De ki: “Haydi, (harâm saydıklarınız hakkında) Allah’ın bunu harâm ettiğine dair (ilâhî bir hükme dayanarak) şahitlik edecek olan şahitlerinizi getirin!” Şahitlik etseler bile, sen onlarla beraber şahitlik etme (sözlerini kabullenme, zira onlar Allah adına yalan söylüyorlar). Âyetlerimizi yalanlayanların ve âhirete inanmayanların hevâlarına uyma! Ve onlar, (başka varlıkları) Rablerine denk tutuyorlar.
Bu âyet-i kerîmede, “Âyetlerimizi yalanlayanların ve âhirete inanmayanların heves ve arzularına uyma” diye, Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] efendimizin şahsında bütün mü’minlere uyarı vardır. Hitap, Peygamber üzerinden ümmete yapılmıştır. Yoksa hâşâ, Hz. Peygamber’den [sallallahu aleyhi vesellem] böyle bir şeyin meydana gelmesi mümkün değildir.
Peygamberler, ismet (günahsızlık) sıfatına sahiptirler. Hayatlarının hiçbir döneminde (çocukluk, gençlik, peygamberlik öncesi veya peygamberlik vazifesini yaparken) küçük-büyük, gizli-açık hiçbir günaha meyletmezler, her daim ilâhî koruma altındadırlar.