close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 149. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul feli(A)llâhi-lhuccetu-lbâliġa(tu)(s) felev şâe lehedâkum ecme’în(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: O halde reddedilemeyecek kesin delil, ancak Allah'ındır, elbette dileseydi hepinizi de doğru yola sevk ederdi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim, onlara) De ki: "Son derece açık, kesin ve güvenilir delil, (tabiattaki harika yaratılış eserleri ve Kur’an-ı Kerim ayetleri) Allah’ındır. Eğer O dileseydi (sizde de samimi bir istek ve gayret görseydi), elbette hepinizi toptan hidayete erdirirdi." (Böylece muhkem ayetleri, sahih hadisleri ve icma-ı ümmeti size rehber ettirirdi.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: Öyleyse bilin ki, yalnız Allah katındadır her gerçeğin kesin ve üstün delili; eğer O dileseydi tümünüzü doğru yola iletirdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Kesin, sağlam ve maksada ulaştıran delil Allah'ındır. Allah'ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, hepinizi doğru yola iletirdi." de.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/35; 10/99; 11/118-119.  
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "En sağlam delil Allah'ın delilidir. Allah dileseydi hepinizi doğru yola eriştirirdi."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'En 'üstün ve apaçık' delil Allah'ındır. Eğer O dileseydi elbette tümünüzü hidayete yöneltip-iletirdi.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
De ki: “-Tam hüccet Allah'ındır. O dileseydi, elbette hepinizi birden hidayete erdirirdi.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Etkin hüccet ve beyan Allah’ındır. İsteseydi, hepinizi doğru yola iletirdi.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Kesin delil Allah'a aittir. Allah dileseydi elbette hepinizi doğru yola iletirdi.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Tam hüccet Allahın katındadır, isteseydi hepinizi doğru yola iletirdi» Diyesin ki: «Allah bunu haram kıldı!» diye tanıklıyacak kimseleri getirin, eğer tanık olurlarsa onlara tanık olma, bizim
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “En kesin delil, Allah'ındır. Eğer O dileseydi (sizler de isteseydiniz), hepinizi doğru yola iletirdi.”
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın hücceti vardır. Eğer istese idi hepinizi tarîk-i hidâyete sevk ider idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Üstün delil Allah'ın delilidir. O dileseydi hepinizi doğru yola eriştirirdi" de.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “En üstün delil yalnızca Allah’ındır. O, dileseydi elbette sizin hepinizi doğru yola iletirdi.”[202]
Bu âyetten Allah’ın; insanların doğru yola ermelerini dilemediği anlamı çıkarılamaz. Burada vurgulanmak istenen nokta, insanların hür iradesine Allah’ın müdahale etmediğidir. İnsanlar doğru, ya da eğri yolu kendi hür iradeleriyle seçerler. Allah da bu tercihlerin aksine bir irade ortaya koymaz. Zira böyle bir şey insan iradesine baskı olurdu ki, bu taktirde insanların sorumlu olmaması gerekirdi. Buna göre Allah’ın, insanları kendi tercihlerine ters düşecek şekilde zorunlu olarak doğru yola getirmek istememiş olması, aslında onların iradelerini bu yönde kullanmadıklarının bir ifadesidir. Kısaca âyet şöyle anlaşılmalıdır: “Siz istemeseniz de Allah sizi doğru yola iletebilirdi. Ama bu sizin hür iradenizi yok saymak olurdu. Bu sebeple Allah sizin tercihinize ters düşecek şekilde doğru yola girmenizi istemedi ki iradenize baskı yapmış olmasın.”  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Kesin delil ancak Allah’ındır. Allah dileseydi elbette hepinizi doğru yola iletirdi.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Kesin delil, ancak Allah'ındır. Allah dileseydi elbette hepinizi doğru yola iletirdi.
 Müşrikler «Allah dileseydi ne biz ortak koşardık, ne de atalarımız... Hiçbir şeyi de haram kılmazdık» diyerek kâfirliklerini Allah’ın iradesine bağlamak istiyorlardı. Yüce Allah bu âyet ile kendisinin delilinin daha üstün ve neticeye ulaştırıcı olduğunu bildirdi. Zira O dileseydi kullarını günaha meyletmeyecek özellikte yaratırdı. Ancak O bunu dilemedi, kullarını hem günah işlemeye hem de sevap kazanmaya kabiliyetli bir özellikte yarattı. Onlara irade verdi, kendi dilemesini de kulların iradeleri doğrultusunda yöneltti. Ancak hayra razı oldu, şerre razı olmadı. Allah dilese kuldaki kötülük yapma özelliğini ondan alır ve böylece bütün insanlar hidayete ermiş olurlardı. O zaman da imtihan hikmeti ortadan kalkar ve maksat hasıl olmazdı.  
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki: "En güçlü delil ALLAH'ındır. Dileseydi, elbette hepinizi doğruya ulaştırırdı."
Allah'ın delili, otuz beş ayet önce bildirildiği gibi tam detaylı olan kitabındadır. Saçma sapan hikayeler ve çelişkili haramlar ile dolu olan hadis kitaplarında değil.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "En kesin ve üstün delil, Allah'ındır. Allah isteseydi, elbette hepinizi doğru yola iletirdi."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İşte, de, hucceti baliğa ancak Allahın; evet, o dilese idi sizi hep birden hidayete erdirirdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
De ki: “En sağlam, en üstün delil, Allah’ın delilidir. Eğer O dileseydi, hepinizi (zorla îmâna getirip sizi) doğru yola kavuştururdu (lâkin Allah, imtihân gereği insanların hak-bâtıl tercihlerinde, cüz’î irâdelerine müdahalede bulunmaz).”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Üstün hüccet¹ Allah'ındır. Eğer Allah dileseydi² elbette hepinizi hidayete iletirdi.”
1- Dayanak. Tutanak, kanıt, belge. 2- Sizi, kendi seçiminizin sonucuna bırakmasaydı. Allah, insanın yaptığı seçime göre uygun olan karşılığı vererek, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Söyle (onlara): «(Madem ki öyle bir ilminiz yokdur) o halde tam ve kâmil hüccet Allahın (hücceti) dir. İşte eğer O, dileseydi topunuzu birden elbette hidâyete kavuşdururdu».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Öyle ise en mükemmel delil Allah'ındır. O hâlde (O) dileseydi, elbette sizi hep berâber hidâyete erdirirdi. (Ama O, sizi kendi irâdenize bıraktı.)”
İhsan Aktaş
swap_vert close
De ki: kesin ve eksiksiz delil Allah’ındır. Eğer O, (özgür iradenizi devre dışı bırakarak hakkınızda bir şey) dilemiş olsaydı elbette (sizi iman etmeye mecbur bırakır ve) hepinizi doğru yola iletebilirdi.*
(*) …Burada vurgulanmak istenen nokta, insanların hür iradesine Allah’ın müdahale etmediğidir. İnsanlar doğru, ya da eğri yolu kendi hür iradeleriyle seçerler. Allah da bu tercihlerin aksine bir irade ortaya koymaz. Zira böyle bir şey insan iradesine baskı olurdu ki, bu takdirde insanların sorumlu olmaması gerekirdi. Buna göre Allah’ın, insanları kendi tercihlerine ters düşecek şekilde zorunlu olarak doğru yola getirmek istememiş olması, aslında onların iradelerini bu yönde kullanmadıklarının bir ifadesidir. Kısaca âyet şöyle anlaşılmalıdır: “Siz istemeseniz de Allah sizi doğru yola iletebilirdi. Ama bu sizin hür iradenizi yok saymak olurdu. Bu sebeple Allah sizin tercihinize ters düşecek şekilde doğru yola girmenizi istemedi ki iradenize baskı yapmış olmasın.”(Diy. İşleri Meali (Yeni) 149. Ayet Açıklaması) Yani Allah dileseydi elbette özgür iradenize müdahale ederek sizi inanmaya zorlayabilirdi, ama iman ve inkâr kişinin tercihiyle gerçekleştiği için kimseyi ne inanmaya ne de inkâr etmeye zorlar. Bu nedenle iman da şirk ve inkâr da kişinin tercihiyle gerçekleşmektedir. {فلو شاء لهداكم أجمعين} أي لو شاء لألجأكم إلى الإيمان وهداكم جميعاً إليه بفعل الإلجاء إلا أنه لم يفعل ذلك وإن كان فعله حسناً لأن الإلجاء ينافي التكليف وهذه المشيئة بخلاف المشيئة المذكورة في الآية الأولى لأن الله تعالى أثبت هذه ونفى تلك وذلك لا يستقيم إلا على الوجه الذي ذكرناه فالأولى مشيئة الاختيار والثانية مشيئة الإلجاء(مجمع البيان في تفسير القرآن – الطبرسي - التبيان الجامع لعلوم القرآن) قال الحسن: المشيئة - هاهنا -: مشيئة القدرة، وقال: لو شاء قهرهم وأعجزهم حتى لم يقدروا على معصية قط؛ (تأويلات أهل السنة)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Mutlaka, kesin delil (son sözü söylemek) Allah’a aittir. Eğer O dilerse hepinizi topluca doğru olana iletir.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Dayanağın en sağlamı Allah’ınkidir. Eğer O dileseydi, hepimizi de kesenkes doğru yola iletirdi."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara de ki «— Öyle ise [²] Allah/a mahsus tastamam bir hüccet [³] vardır. O, dileseydi hepinize hidayet verirdi.
[2] Hüccetiniz olmayınca.[3] Veya vuzuhun son derecesine baliğ olan hüccet.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Yine) De ki: “En kesin/üstün [bâliğa] delil Allah’ındır. Şayet Allah dileseydi, hepinizi toptan doğru yola iletirdi.”⁴⁶
46 Eğer Allah hepimizi doğru yola iletseydi yani hepimize hidayet verseydi o zaman biz insanların tercih hakkı kalmamış olurdu. Tercih hakkının olmadığı yerde sorumluluk da olmaz. Bu durumda insanın yeryüzünde sorumlu bir varlık olarak yaratılmasının ve halife yapılmasının bir anlamı kalmazdı.  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Yetkin delil Allah'ındır. O dileseydi hepinizi birden hidayete eriştirirdi” de.
(Menakib-u İbn-i Meğazili s.40 ve 19’da, Enes’in bu ayetin tefsirinde şöyle dediğini nakletmiştir: “Resulullah’ın yanında bulunuyorduk. Ali bin Ebi Talib’i gördüğünde Peygamber şöyle buyurdu: “Ben ve Ali, kıyamet gününde bu ümmetin üzerine yetkin delil ve hüccetiz.”)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sözlerine devamla de ki: “En üstün ve en mükemmel bilgi ve delil, Allah’ın katından gelen bu Kur’an’dır. Ve Kur’an diyor ki; Allah dileseydi, elbette irâdenizi elinizden alır ve hepinizi doğru yola iletirdi. Fakat O, özgür irâdenizle doğruyu seçip iman etmenizi dilemiştir. Aksi hâlde, insanı insan yapan ve meleklerden üstün kılan en büyük meziyeti ortadan kalkar, onun ahlâk ve erdemliliğinin hiçbir anlam ve değeri olmazdı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Tam Kesin Deliller Allah’ındır. O dileseydi, sizi topluca hidayete eriştirirdi”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah'ın delili sağlamdır. Allah isteseydi hepinizi yola getirirdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Üstün delil Allah’ındır. Elbette ki Allah dileseydi hepinizi doğru yola iletirdi. Ancak Allah sizin ne yapacağınızı görmek, sizi kendi yaptıklarınıza şahit kılmak, ayrıca kendiliğinden inananlarla sizin gibi inkâr edenleri ayırmak için özgür bıraktı. Allah iradenize egemen olup, sizi ne doğru yola iletir, ne de saptırır. İradelerinize egemen olmuş olsaydı, dünya hayatı boyunca imtihan edilmenin anlamı kalmazdı. Kendi iradesiyle doğruyu görüp, Allah’a inanan, yasalarına uyanlara haksızlık edilmiş olurdu. Siz inkârcılar bu gerçeği anlamaktan uzaksınız. Çünkü siz yalanlarınızı, bahanelerinizi kendinize yol edinmişsiniz.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Kesin (en üstün) delil, yalnızca Allah’a aittir. (Allah) dileseydi elbette hepinizi doğru yola ulaştırırdı.” [*]
Benzer mesajlar: Mâide 5:48; En‘âm 6:35, 107; Yûnus 10:99; Hûd 11:118-119; Ra‘d 13:31; Nahl 16:9, 93; Secde 32:13; Şûrâ 42:8.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlara: “En kesin ve üstün delil, Allah’ındır. Eğer (Allah) dileseydi, sizin hepinizi birden hak yola ulaştırırdı.” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Öyleyse [bilin ki] yalnız Allah katındadır [her hakikatin] kesin delili; O eğer dileseydi tümünüzü doğru yola yöneltirdi”. ¹⁴³
143 Başka bir deyişle, bir taraftan Allah’ın geleceği bilmesi (ve bu nedenle gelecekte olacakların kaçınılmazlığı) ile diğer taraftan insanın serbest iradesi -görünüşte birbirleriyle çelişen iki önerme- arasındaki gerçek ilişki, insan kavrayışının ötesinde, onu aşan bir konudur; ama ikisi de Allah tarafından konulduğuna göre mutlaka doğrudur. Şöyle ki, bizâtihî “Allah” kavramı, O’nun sonsuz ilim sahibi olmasını öngörür; ahlak ve ahlakî sorumluluk kavramları ise insanın serbest iradesini varsayarlar. Eğer Allah dileseydi her insan dürüst ve erdemlice bir hayat sürdürmek zorunda kalırdı; ama bu, insanı serbest iradesinden yoksun bırakmış olur ve ahlakı asıl anlamından koparırdı.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: “En sağlam, en kesin ve en mükemmel delil Allah’a aittir. O, isteseydi hepinizi doğru yolda kılardı.” 4/165, 6/81, 11/88, 12/40
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “İyi bilin ki, yalnız Allah katındadır hakikatin en kesin delili; evet, O isteseydi, hepinizi doğru yola yöneltirdi.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: En mükemmel ve kesin delil ancak Allah’ındır. (Hangi şeyleri helal ve haram kıldığına ait hükümleri ise, size inen Kur'an’dadır) Şüphe yok ki Allah şayet dileseydi hepinizi elbette doğru yola iletirdi. (Hepinizi zorla imana getirir, putlara tapmanızı engeller ve Allah’ı anmadan kestiğiniz hayvanlardan yediğiniz anda başınıza birer taş düşürerek, aklınızı başınıza getirirdi. Fakat o zaman iman ile küfrün arasında bir fark kalmazdı, insanlar da melekler gibi Rablerinin her emrine itaat eden varlıklar olurlardı.)
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "(Bize) Ulaşmış kesin delil yalnızca Allah’a ait olandır. O, dileseydi elbette sizin hepinizi doğru yola iletirdi. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Hüccet-i bâliğa, Allah Teâlâ'ya mahsustur. Eğer o dileseydi elbette hepinizi hidâyete erdirirdi.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: En kesin ve mükemmel delil, Allah'ındır. Evet, O dileseydi hepinizi doğru yola koyardı. [6, 35; 10, 99; 11, 118-119]
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Üstün delil, Allah'ındır. Allah dileseydi, elbette hepinizi doğru yola iletirdi."
Ama Allah sizlere de irâde vermiş, hidâyetini sizin irâdenize de bağlamıştır. Siz yola gelmek isteyeceksiniz ki Allah da sizi yola getirsin. Allah, doğru yolu gösterdiği halde siz yola gelmezseniz, Allah sizi zorla yola getirmez. Sizi, kendi seçiminizin sonucuna bırakır. Artık davranışınızın sorumluluğuna katlanırsınız. Yoksa elbette Allah, zorla insanları doğru yola getirmek istese, kim O'nun irâdesine ve gücüne karşı gelebilir? Kim O'nun fermânı dışına çıkabilir? Ama insanlar için belli bir süre özgürlük, akıl ve irâdelerine göre davranma yetkisi vermiştir. İnsan neyi isterse Allah onu yaratır, fakat isteyerek yaptığından dolayı insan, eyleminden sorumludur.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Tam ve mükemmel hüccet Allâh Te'âlâ'dadır. Eğer istese cümlenizi hidâyet iderdi."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Susturucu delil Allah’ınkidir: Eğer tercihi Allah yapsaydı elbette hepinizi yola getirirdi[*].
[*] Çünkü Allah emrini verdikten sonra bir şeyin olmaması mümkün değildir. İnsanların müslüman olmaları için emir çıksa o emir herkes için çıkardı. O zaman da imtihanın bir anlamı kalmazdı.  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Tam ve kamil delil Allah'ın delilidir. O, dileseydi hepinizi doğru yola çıkarırdı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Tam ve kesin delil Allah'ındır. O dileseydi, hepinizi birden doğru yola eriştirirdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
En mükemmel kanıt Allah'ındır. O dileseydi hepinizi toptan doğru yola iletirdi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit: “pes Tañrı’nuñdur ḥüccet tamām pes eger dilese-di yol gostere-di size dükeline. ”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Ulu burhān Tañrı Ta‘ālānuñdur, dilese‐y‐di hidāyet vi‐rürdi barçañuza.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
De: “Tutarlı dəlil yalnız Allaha məxsusdur. Əgər O istəsəydi, sizin hamınızı doğru yola yönəldərdi”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say For Allah's is the final argument. Had He willed He could indeed have guided all of you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "With Allah is the argument(973) that reaches home: if it had been His will, He could indeed have guided you all."
973 On the other hand, the argument cuts true and deep, as from Allah to His creatures. Allah is Omnipotent, and can do all that we can conceive. But He, in His Plan, has given man some responsibility, and some choice in order to train man's will. If man fails, he is helped in various ways by Allah's mercy and grace. But man cannot go on sinning, and in a state of sin, expect Allah to be pleased with him (6:147).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
فَلِلّٰهِ
ancak Allah'ındır
الْحُجَّةُ
delil
الْبَالِغَةُۚ
kâmil
فَلَوْ
ve eğer
شَٓاءَ
dile- seydi
لَهَدٰيكُمْ
elbette sizi hi- dâyete erdirirdi
اَجْمَع۪ينَ
hep birlikte
De ki: "Kâmil delil ancak Allah'ın (katında)dır. Eğer O dileseydi elbette hepinizi hidâyete erdirirdi."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
حُجَّة
İsim
ح ج ج
Delil, bahane, tartışma
بَالِغَة
Etken fiil
ب ل غ
Kâmil, ulaşan
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
اَجْمَعِين
İsim
ج م ع
Hepsi, hep beraber, topluca, topyekûn, tümüyle