close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 146. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve’alâ-lleżîne hâdû harramnâ kulle żî zufur(in)(s) vemine-lbekari velġanemi harramnâ ‘aleyhim şuhûmehumâ illâ mâhamelet zuhûruhumâ evi-lhavâyâ ev mâ-ḣteleta bi’azm(in)(c) żâlike cezeynâhum bibaġyihim(s) ve-innâ lesâdikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Biz, Yahudilere, tırnakları bulunan bütün hayvanları ve sırtlarına yapışmış, yahut kemiklerine sıvanmış, yahut da bağırsaklarına karışmış olan yağlardan başka sığır ve koyunun tekmil yağlarını haram etmiştik. Bu da, isyanlarından dolayı onlara verdiğimiz ceza yüzündendi ve şüphe yok ki biz, sözümüzde doğruyuz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Aşırılıkları ve sapkınlıkları yüzünden) Yahudi olanlara her tırnaklı (hayvanı) haram kıldık. Sığırlardan ve koyunlardan, sırtlarına veya bağırsaklarına yapışan veya kemiğe karışanlar dışında, iç yağlarını da onlara haram kıldık. ’Azgınlık ve hakka tecavüzde bulunmaları’ nedeniyle onları böyle cezalandırdık. Biz şüphesiz doğru olanlarız (sözlerimize ve haberlerimize asla yalan karıştırmayız.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz yalnızca Yahudi inancını benimseyenlere, bütün tırnaklı hayvanları yasakladık ve onlara sığır ve koyunların iç yağlarını da yasakladık. Hayvanların sırt tarafındaki ve bağırsaklarındaki yağlar ile kemiğin içindekiler hariç. Böylece işledikleri zulümler yüzünden onları cezalandırdık. Unutmayın biz, sözümüzde duranlarız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yahudiliğin takipçilerine de bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında yahut bağırsaklarında bulunan, ya da kemiğe karışan yağlar dışında, sığırların, koyunların ve keçilerin yağlarını da onlara haram kıldık. Kural tanımamaları, hakka riayet etmemeleri, tecavüzleri, isyanları ve zulümleri sebebiyle onları böyle cezalandırdık. Bizim vaatler ve tehditlerle ilgili sözlerimiz doğrudur.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 3/93; 4/160.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kılmıştık. Sığırların ve koyunların, sırtlarında bulunan yahut bağırsaklarına yapışık veya kemiklerine karışmış olanların dışındaki içyağlarını haram kılmıştık. Taşkınlıkları yüzünden onları işte böyle cezalandırdık. Şüphe yok ki biz doğru sözlüyüz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yahudi olanlara her tırnaklı (hayvanı) haram kıldık. Sığırlardan ve koyunlardan, sırtlarına veya bağırsaklarına yapışan veya kemiğe karışanlar dışında iç yağlarını da onlara haram kıldık. 'Azgınlık ve hakka tecavüzde bulunmaları' nedeniyle onları böyle cezalandırdık. Biz şüphesiz doğru olanlarız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz, Yahudî'lere tırnaklı hayvanların hepsini haram ettik. Sığır ve koyunun iç yağlarını da kendilerine haram yaptık. Bunların sırtlarına veya bağırsaklarına yapışan, yahut kemiklerine karışan yağlar müstesnadır. Bu haramı onlara, zulümlerinden dolayı ceza olarak yaptık. Şüphe yok ki biz, her hususta sadıkız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yahudi olanlara tırnaklı olan bütün hayvanları haram kılmıştık. Sığır ve koyundan da, sırtlarına ve bağırsaklarına yapışık olan veya kemik ile karışmış olan hariç, diğer yağlarını onlara haram kıldık. Bu, onların azgınlıklarından dolayı onlara verdiğimiz bir ceza idi. Ve şüphesiz Biz, doğru söyleriz.
[Sığır ve koyunun eti yağlı olur. Ortadoğu gibi sıcak bir memlekette, saf yağ olan beyaz etlerinin hazmı zor ve sağlığa zararlıdır. Eğer azgınca ve çokça yenilirse… İç yağları ise daha kolay erir. Yahudilere nisbeten fakir olan, çoğu zaman yiyecek bile bulamayan Araplar, bu nisbi yasaktan muaf tutulmuşlardır.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında veya bağırsaklarında taşıdıkları ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere sığır ve koyunun iç yağlarını da onlara haram kıldık. Bu, zulümleri yüzünden onlara verdiğimiz cezadır. Biz elbette doğruyu söyleriz.
Besim Atalay
swap_vert close
Yahudi ulusuna, her tırnaklı hayvanı biz haram kılmış idik, barsakla, sırt yağını, ya da kemik yağını helâl ederek, sığırla koyunun iç yağını haram ettik, böylelikle onları, azmaları yüzünden cezalandırmıştık, evet, biz gerçek söyleriz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz, (aşırılıkları ve sapıklıkları yüzünden yalnızca) Yahudilere vaktiyle bütün tırnaklı hayvanları haram kılmıştık. Bir de sığır ve koyunların sırt, bağırsak ve kemik yağları dışında kalan içyağlarını (don yağlarını) da haram kılmıştık. İşte böyle, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık. Biz elbette doğruyu söyleriz. 
Bkz. 4/161Hz. Musa’nın getirdiği dinin adı İslam’dı. Yahudilik Tevrat’ın gönderilmesinden sonra zamanla değiştirilip bugünkü biçimini almıştır. Ayette adı geçen Yahudilerin, ne Hz. Muhammed zamanındaki Yahudilerle ne de bugünkü Yahudilerle bir ilgisi yoktur.Aslında ayette zikredilenlerin hepsi Yahudilere haram değildi. Fakat peygamberleri öldürmeleri, tefecilik ederek fakirleri ekonomik bakımdan ezmeleri, sömürmeleri, yeryüzünde azgınlık yapmaları gibi zulümleri sebebiyle ve bir de dini meselelerde uyarılmalarına rağmen detaycı olmaları yüzünden Allah bunları belli bir süre Yahudilere haram kılmıştır. “Tırnaklı hayvan” tabirinden anlaşılan o günün Yahudilerine, sığır ve davarın dışında, diğer tırnaklı hayvanların hepsi; at, eşek, deve, tavşan ve bütün kuşlar… gibi hayvanlardır.  
Cemil Said
swap_vert close
Yahûdîlere gelince ânlara ayakları tırnaklı, parmaklı her hayvânı ve sığır ve koyunların beden yağlarını (arka ve bağırsaklarınınki ve kemiklerle muhtelit yağlar müstesnâ olmak üzere) harâm itdik bu da zulümlerinden dolayı tecziye içün idi. Biz sâdıkız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yahudilere tırnaklı her hayvanı haram kıldık. Onlara sığır ve davarın sırt, bağırsak ve kemik yağları hariç, iç yağlarını da haram kıldık. Aşırı gitmelerinden ötürü onları bu şekilde cezalandırdık. Biz şüphesiz doğru sözlüyüzdür.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık. Sığır ve koyunların ise, sırtlarında veya bağırsaklarında bulunanlar, ya da kemiklerine karışanlar dışındaki içyağlarını (yine) onlara haram kıldık. İşte böyle, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık.[201] Biz elbette doğru söyleyenleriz.
Konu ile ilgili olarak bakınız: Nisâ sûresi, âyet,160. Aslında bunlar haram şeyler değildi. Yahudiler bir zamanlar bıldırcın eti ve kudret helvasıyla beslenmişlerdi. Sonra saldırganlık, zulüm, hakka karşı başkaldırma, peygamberleri öldürme, faiz alma, insanları öldürmeyi helâl sayma gibi ölçüsüz davranışları sebebiyle birçok temiz rızıklardan mahrum edilmişlerdi. Sığır ve koyun gibi bazı hayvanların yalnızca iç yağlarının kendilerine haram kılındığı ve bu hayvanların onlara haram kılınan tırnaklı hayvanlar kapsamına girmediği âyetin metninden anlaşılmaktadır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yahudilere mahsus olmak üzere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere, sığır ve koyunun ise iç yağlarını onlara haram kıldık. Taşkınlıkları yüzünden onları böyle cezalandırdık. Biz elbette doğru sözlüyüz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere sığır ve koyunun iç yağlarını da onlara haram kıldık. Bu, zulümleri yüzünden onlara verdiğimiz cezâdır. Biz elbette doğru söyleyeniz.
 Âyette zikredilen «bağy» kelimesi, zulüm manasınadır. Yahudilerin, peygamberleri öldürmeleri, tefecilik ederek fakirleri ekonomik bakımdan ezmeleri, haramı helâl, helâli haram saymaları gibi zulümleri sebebiyle Yüce Allah, âyette zikredilen şeyleri onlara haram kılmıştır. Yoksa aslında bunların hepsi haram değildir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Yahudilere tüm tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sığır ve koyunun da yağlarını haram ettik; ancak sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları, veya kemiklerine karışmış olanlar hariç. Aşırı gitmelerinden ötürü onları böyle cezalandırdık. Biz doğru sözlüyüz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında, yahut bağırsaklarında bulunan, ya da kemiğe karışan yağlar dışında, sığır ve koyunun da, yağlarını onlara haram ettik. Saldırganlıkları yüzünden onları böyle cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yehudîlere her tırnaklıyı haram kıldık, bir de bunlara sığır ve en'amdan sırtlarında olan veya bağırsakları üzerinde bulunan veya kemikle ıhtilât eden kuyruk kısmından maada yağlarını dahi haram kıldık fakat bunu onlara bağıyleri yüzünden bir cezâ yaptık, şüphesiz biz her hussuta sâdıkız
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Biz vaktiyle,) yahûdîlere bütün tırnaklı (hayvan) ları harâm kılmıştık. (Yine vaktiyle, etleri helâl olmakla birlikte) sırtlarına veya bağırsaklarına yapışık olan veya kemiklerine karışan yağlar müstesna, onlara, sığır ve koyunun iç yağlarını da harâm kılmıştık. İşte azgınlıkları yüzünden, onları böyle cezalandırdık. Hiç şüphesiz ki Biz, (her hususta) hep doğruyu buyururuz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yahudilere bütün tırnaklıları haram ettik. Sırtlarında, bağırsaklarında taşıdıkları ve kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere, sığır ve koyunun iç yağını da haram kıldık. Bu, azgınlıkları nedeniyle onlara verdiğimiz cezadır. Kuşkusuz Biz, doğru olanlarız.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz, Yahudilere bütün tırnaklı (hayvan) ları haram etdik. Sığır ve koyunun iç yağlarını da üzerlerine haram kıldık. Bunların sırtlarına veya barsaklarına yapışan, yahud kemiğe karışan (yağlar bu hükümden) müstesnadır. Bu (tahrîmi) onlara, zulümlerinden dolayı, ceza olarak yapdık. Biz elbette doğrucularız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yahudi olanlara da bütün tırnaklı (hayvan)ları haram kıldık. Sığır ve davarın iç yağlarını da onlara haram kıldık; ancak sırtlarının veya bağırsaklar(ın)ın taşıdığı ya da kemiğe karışan (yağ)lar müstesnâ. Azgınlıkları sebebiyle onları böyle cezâlandırdık. Ve muhakkak ki biz, elbette doğru (söyleyen)leriz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve biz, (aşırılıkları ve sapıklıkları yüzünden yalnızca) Yahudi olmuş olanlara vaktiyle bütün tırnaklı hayvanları haram kılmıştık. Bir de sığır ve koyunların sırt, bağırsak ve kemik yağları dışında kalan içyağlarını (don yağlarını) da haram kılmıştık. (Sürekli haram helal sınırlarını çiğnemek, başkalarının haklarını ihlal etmek, saldırmak ve insanları Allah’ın yolundan alıkoymak gibi) taşkınlıklarından dolayı onları bu şekilde cezalandırdık. Ve biz, sadece (doğru olanı yapar ve) doğru olanı söyleriz.*
(*) Ayrıca: Bkz. Tevrat, Levililer, (3: 14–17)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz Yahudi olanlara sığırlardan, koyun ve keçilerden her tırnaklı hayvanları haram etmiştik. Ayrıca sırtlarındaki, bağırsaklarındaki ve kemiklerine karışmış yağların dışındaki, tüm içyağlarını da haram etmiştik. Bu şekilde cezalandırmamızın sebebi, onların isyan etmelerinden dolayıdır. Biz sözümüz de duranlarız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz Yahudilere bütün tırnaklıları haram kıldık. Sığırın, koyunun iç yağlarını da haram kıldık. Yalnız bunların sırtlarına, bağırsaklarına yapışık olanlar, ya da kemiklerinin arasında bulunanlar değil. Bu da azgınlıklarına karşılık olarak. Çünkü, Biz sözümüzü tutarız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yahudi olanlara da tırnaklı olanların hepsini, sığır ve koyun iç yağlarını haram kıldık. Sırtlarına veya bağırsaklarına yapışan veya kemiklere karışan yağ [³] bundan ibarettir. İşte onları yolsuzluklarından dolayı böylece cezalandırdık. Çünkü biz gerçek deriz [⁴].
[3] Kuyruk yağı, kemikteki ilik gibi veya kemiğe bitişik iç yağı.[4] Haberde, vaatte, tehditte sözümüz gerçektir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yahudilere bütün tırnaklı [zufur] hayvanları haram ettik.⁴⁵ Sığır ve koyun cinsinin, sırtlarının taşıdığı veya bağırsaklarına bitişik veyahut kemiğe karışan yağlarının dışında (diğer bütün) iç yağlarını da onlara haram kıldık. Azgınlıkları sebebiyle Biz onları böyle cezalandırdık. Muhakkak ki Biz sözünde duranlarız.
45 Bunun tespitinde ihtilaf vardır. Ayette geçen “zufur” kelimesi silah anlamına da geldiğinden, ilk bakışta tırnağını silah olarak kullanan hayvanlar akla gelir (Razî). İbn Abbas ve Mücâhid ise bunların “devekuşu, kaz ve ördek gibi parmak aralıkları açık olmayanlar” olduğunu söyler. Kısaca sığır ve küçükbaş cinsi hariç; at, eşek gibi hayvanlardır. Yahudiler de “geviş getiren ve çift tırnaklılar hariç diğerleridir” derler.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Yahudilere tırnaklı her hayvanı haram kıldık. Sığırlardan ve koyunlardan, sırtlarına veya bağırsaklarına yapışan veya kemiğe karışanlar dışında iç yağlarını da onlara haram kıldık. Bu zulümleri yüzünden onları bu şekilde cezalandırdık. Biz şüphesiz doğru sözlü olanlarız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yahudilere, vaktiyle bütün tırnaklı hayvanları haram kılmıştık. Bir de, inek ve koyunların içyağlarını —sırt ve bağırsaklarına yapışmış yâhut kemiğe karışmış yağlar hariç— onlara yasaklamıştık.Fakat bu, bütün zamanları ve mekânları kapsayan evrensel bir yasak değildi. Bilakis, azgınlıkları yüzünden onlara verdiğimiz bir cezadan ibaretti. Elbette Biz, doğruyu söylüyoruz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bütün tırnaklı hayvanları, Yahudîleşmiş olanlara haram kıldık. Bağırsaklar veya sırtlarında bulunanlar ya da kemiğe karışmış olanlar hariç, Koyun’un ve Sığır’ın iç yağlarını da onlara haram kıldık. İşte onların bağy / azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık. Biz, elbette doğru söylemekteyiz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yahudilere tırnaklı hayvan etini yasakladık. Sığır ve davarın iç yağlarını da yasakladık. Bu iki hayvanın sadece sırt, bağırsak ve kemiğe yapışık yağlarını yemelerine müsaade ettik. Aşırılıkları sebebiyle onları cezalandırdık. Bizim söylediklerimiz doğrudur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Geçmişte Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram ettik. Sığır ve koyunun yağlarını haram kıldık. Yalnız hayvanların sırtlarının yahut bağırsaklarının taşıdığı ya da kemiğe karışan yağlarını haram etmedik. Saldırganlıkları yüzünden onları böyle cezalandırdık. Biz elbette söylediklerimizi doğru söyleyenlerdeniz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kılmıştık. Sırtlarının veya bağırsaklarının taşıdığı ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere, sığır ve koyunun iç yağlarını da onlara (haram kılmıştık). Bu (durum), haksızlıkları yüzünden onlara verdiğimiz cezadır. [*] Şüphesiz ki biz elbette doğru söyleyenleriz.
Yüce Allah ayetin sonunda yahudilere yönelik ve özel olan bu haramların gerekçesini ifade etmekte ve bunun onların azgınlıklarının karşılığı olduğunu belirtmektedir. Benzer bir ifade Sebe’lilerin cezalandırılmasıyla ilgili olarak Sebe’ 34:17’de de geçmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Daha önce de; Mûsa’nın dinini terk edip)¹ Yahûdî olanlara bütün tırnaklı hayvanları² haram kıldık. Ayrıca sığır ve davardan da sırt, bağırsak ve kemik yağları dışında kalan tüm içyağlarını³ haram kıldık. İşte Biz onları, azgınlıkları yüzünden böyle cezâlandırdık.⁴ Şüphesiz Bizim bu söylediklerimiz, gerçekten doğrudur.
1 Hz. Mûsa’nın getirdiği dinin adı, Yahûdîlik olmadığı için tercüme bu şekilde yapılmıştır. Yani bugünkü Yahûdîliğin Hz. Mûsa’nın diniyle bir ilgisi yoktur. Bunu (هَادُوا) ifâdesinden anlamak mümkündür.2 Zufur: Tırnak demektir. Fakat Arapçada muhtelif hayvanların tırnaklarına ayrı ayrı isimler verilmiş olduğu için zufur kelimesi tamamen lisanımızdaki gibi trnak anlamına gelmez. Meselâ katır ve at tırnağına, “hâfir” sığır, davar ve ceylanlarınki gibi çatal tırnaklara, “zılf” deve tırnağına “huff”, canavarların ve yırtıcı kuşların pençesine “mıhleb” denilir. Fakat “tırnaklı hayvan” tabirinden örfen kedi, köpek vesaire gibi yırtıcı hayvanlar anlaşılır. O halde buradan anlaşılan Yahudilere, sığır ve davar (koyun-keçi dâhil olmamak üzere) diğer tırnaklı hayvanların hepsi (domuz, yırtıcı hayvanlar, at, eşek, deve ve bütün kuşlar… gibi) etlerinin yenilmesi haram kılınmıştır.3 İç yağından kastedilen; Türkçede “don yağı” denilen işkembe ve bağısakların etrafındaki yağlar ve böbrek yağıdır.4 Yani bu haram kılınanlar, esasen haram olan şeyler değildi. Biz bu haramları onlara, sadece azgınlıklarının bir cezâsı olarak verdik.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Biz [yalnızca] yahudi itikadını benimseyenlere bütün tırnaklı hayvanları yasakladık; ¹³⁷ ve onlara koyun ve ineğin iç yağlarını da yasakladık, (hayvanların) sırt tarafındaki veya bağırsaklarındaki yağlar ile kemiğin içindekiler hariç: ¹³⁸ böylece işledikleri zulümler yüzünden onları cezalandırdık; zira, unutmayın, Biz sözümüzde dururuz! ¹³⁹
137 Yukarıdaki cümlenin kuruluş tarzı, bu yasağın daha sonraki müminleri hariç tutarak özellikle Yahudiler üzerine konulduğunu açıklığa kavuşturur (Râzî).138 Karş. Levililer vii, 23 (ki, orada öküz, koyun veya keçi yağlarının “her çeşidi” yasaklanmıştır).139 Bkz. 3:93.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yahudilere, tırnaklı bütün hayvanları haram kıldık. Sığır ve koyunun sırt bölgeleri ile bağırsaklarına ve kemiklerine bitişik yağlar hariç, iç yağlarını haram kıldık. Biz, onları azgınlıklarından dolayı böyle cezalandırdık. Elbette biz doğru söylemekteyiz. 3/93-94, 2/173, 4/160, 16/118
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yahudileşenlere[¹¹³⁸] tırnaklı her tür hayvanı haram kıldık; ve onlara ineğin ve koyunun sırt, bağırsak ve kemik yağları dışında kalan içyağlarını da haram kıldık: Onları, değer yıkıcılıkları yüzünden işte bu şekilde cezalandırdık: çünkü Biz, kesinlikle sözümüze sahibiz.[¹¹³⁹]
[1138] Ellezine hâdû formunu “Yahudiler” ya da “Yahudi olanlar” yerine “Yahudileşenler” şeklinde çevirmek, dil, âyetin bağlamı, Kur’an’ın düşünce sistematiği ve tarihsel gerçeklik açılarından isabetli ve hatta zorunludur. 1) Dil açısından: Bazı âlimler bu formu tehevvedû (Yahudileşenler) ile karşılar (Râzî, 62:6’nın tefsiri). Zebîdî bu kelimeye keynûnet değil sayrûret anlamı vererek ey sâra yahudiyyen (sonradan yahudileşen) anlamı verir (Muhtaru’s-Sıhah). Ayrıca Allah Rasûlü’nün “Her çocuk fıtrat üzere doğar, onu ebeveyni Yahudileştirir” (Buhârî ve Müslim) hadisindeki yuhevvidânihi ibaresi de “yahudileştirir” anlamına gelir. 2) Âyetin bağlamı, müslüman İsrâiloğullarının Yahudileşmesinden söz ediyor ve bu âyette sayılan yasakların gerekçesi aynı âyetin sonunda açıkça yer alıyor: “İşte onları, değer yıkıcılıkları yüzünden bu şekilde cezalandırdık.” Bunun anlamı, “müslüman olan İsrâiloğulları Yahudileştiği için” demektir. 3) Kur’an’a göre tüm peygamberler “islâmın peygamberi”, tüm vahiyler “islâmın vahyi”, tüm vahiy mensupları da “müslüman”dırlar. Dolayısıyla islâm ve müslüman dışındaki tüm isimlendirmeler sonradan kotarılmış yanlış tabirlerdir. 4) Yahudilik, Babil dönüşüne tekabül eden MÖ. 6. yüzyıldan itibaren icat edilmiş kurmaca bir kimliktir. Dinî olmaktan çok siyasî ve sosyaldir. Hz. Musa ve İbranilerle ilişkisi de kurmaca ve yapaydır. Hatta, gerçek Museviliği kundaklayarak onun enkazı üzerine eklemlenmiştir. Kur’an’ın kullandığı bu form, aynı zamanda bunun icat edilmiş bir kimlik olduğunu îmâ eder. Çevirimiz, ifadenin bu tür yan anlamlarını hedef dile taşıma gayretinin ürünüdür (Konuyla ilgili ayrıntılı bir çalışma için bkz: Yahudileşme Temayülü, İstanbul, 1995). [1139] Krş: 3:93; 4:160. Eski Ahid’de yenilmesi serbest ve yasak olanlar: Tesniye, 14:1-19, Levililer; 11 (93):9, 13-19 ve 41-42. Bu yasaklarla İbranî ırkının genetik yapısı arasında bir alâka kurulabilir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yahudilere (ise) bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. -Sırtlarında yahut bağırsaklarında bulunan, ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere- sığır ve koyunun yağlarını da onlara haram kıldık. Bu haram kılma ise, zulümleri yüzünden onlara verdiğimiz bir ceza idi. Biz elbette gerçeği söyleriz.
Osman Fırat
swap_vert close
Yahudilere tırnaklan haram kıldık. Sığır ve koyuların ise, sırtlarında veya bağırsaklarında bulunanlar, ya da kemiklerine karışanlar dışındaki içyağlarını (yine) onlara haram kıldık. İşte böyle, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Yahudiler üzerine her tırnaklı olanı haram kıldık ve onlara sığırdan ve koyundan (çıkarılan) iç yağlarını da haram kıldık. Ancak bunların sırtlarına veya bağırsaklarına yapışkan olan veya bir kemikle karışan yağlar müstesna. Bunu onlara haddi tecavüz ettiklerı için bir ceza olarak yaptık. Ve şüphe yok ki Biz elbette sâdıklarız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sığır ve koyunun içyağlarını da haram kıldık. Yalnız sırtlarında yahut bağırsaklarında bulunan veya kemiğe karışan yağları haram kılmadık. Haddi aşmalarından ötürü onları bu şekilde cezalandırdık. Şüphe yok ki Biz hep doğru söyleriz. [3, 93; 4, 160] {KM, Levililer 3, 3. 17; 11, 3-8; Tesniye 14, 7. 15}
Yahudilerin ya Tevrat’tan önceki bazı uygulamalarından veya Tevrat’tan sonra bir kısım din adamlarının ve otoritelerin ilavelerinden ileri gelen (Mesela: deve eti, tavşan etinin haram sayılması gibi) iddialarına kısaca işaret ediliyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
yahudilere bütün tırnaklı(hayvan)ları haram ettik. Sığır ve koyunun da, yağlarını onlara haram kıldık, yalnız (hayvanların) sırtlarının, yahut bağırsaklarının taşıdığı, ya da kemiğe karışan yağlarını haram etmedik. Aşırılıkları yüzünden onları böyle cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve Yahûdîlere bağy ve 'isyânlarının cezâsı olarak her tırnaklı hayvanı, sığır ve koyunun bağırsaklarına yapışık ve kemiklerinin arasında olan ve göğdelerinde bulunan müstesnâ olmak üzere iç yağlarını da harâm itdik. Biz va'd ve va'îdimizde sâdıkız.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yahudilere tek tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık[*]. Sığır ve koyunların sırtlarına ve bağırsaklarına yapışık olanlarla kemiklerine karışanlar dışında kalan iç yağlarını da haram kıldık. Bu, azgınlıklarına karşılık onlara verdiğimiz cezadır. Biz doğruyu söyleriz.
[*] Yahudiler, karada yaşayan hayvanlardan sadece çatal ve yarık tırnaklı olup geviş getirenleri yiyebilirler. [Levililer, 11:1–3; Tesniye, 14:6.] Bu kurala göre sığır, koyun, keçi, geyik, ceylan, karaca, yaban keçisi, gazal, ahu, dağ koyunu gibi hayvanları yemek helal [Tesniye, 14:4–5.], geviş getirmelerine rağmen çatal tırnaklı olmayan deve, yaban faresi ve tavşan ile çatal tırnaklı olmasına rağmen geviş getirmeyen domuz haramdır. [Levililer, 11:4–8; Tesniye, 14:7–8.] Yine karada yaşayan gelincik, fare, kara kurbağası türleri (keler ve kaplumbağa), kirpi, bukalemun, bütün kertenkele türleri, salyangoz ve köstebek gibi küçük canlılar da yasaklanmıştır.[Levililer, 11:29–31]...  
Şaban Piriş
swap_vert close
Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık; sığır ve koyunun iç yağlarını da onlara haram kıldık. Yalnız sırtlarında veya bağırsaklarında bulunan ya da kemiğe karışanlar bundan müstesnadır. Böylece, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık. Biz, elbette doğru olanlarız.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yahudilere de Biz bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sığır ve koyunun sırtlarına yahut bağırsaklarına yapışan veya kemiğe karışan yağlarının dışındaki iç yağlarını da onlara haram kıldık. Zulümleri yüzünden Biz onları böylece cezalandırdık. Hiç şüphe yok ki, doğruyu söyleyen Biziz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yahudilere tüm tırnaklı hayvanları haram kıldık. Onlara ayrıca sığır ve koyunun yağlarını da haram kıldık. Sığır ve koyunun sırtlarının ve bağırsaklarının taşıdığı yağlarla, kemiklerle karışan yağlar bunun dışındadır. Bunu onlara azgınlıkları yüzünden bir ceza olarak yaptık. Biz elbette sözünde duranlarız.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlaruñ üzere kim cuḥūd oldılar ḥarām eyledük her dırnaķluyı ya'nį ol kim ayru barmaķlu olmaya deve gibi ķas gibi daħı śıġırdan daħı ķoyundan ḥarām eyledük anlaruñ üzere yaġlarını ol ikinüñ ol kim götürdi arķaları ol ikinüñ yā baġarsuķları yā ol kim ķarışdı süñüge ya'nį ķuyruķ. şol cezā virdük anlara žulumlarından ötürü daħı biz ŧoġrularuz yanı ħaber virdügümüzde.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı Yehūdiler üstine ḥarām eyledük her dırnaġı olan nesneyi. Daḫı ṣıġırdanve ḳoyundan ḥarām eyledük anlara iç yaġını. İllā arḳasına ḳarışan yaġḥarām olmadı, yā et içinde olan yaġ, yā süñüge ḳarışan yaġ ḥarām olmadı.Anı cezā eyledük anlara ẓulmleri sebebi ile. Taḥḳīḳ biz girçekler‐biz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yəhudilərə dırnaqlı heyvanların hamısını haram etdik. İnək və qoyunun bellərinə və ya bağırsaqlarına yapışan, yaxud sümüklərinə qarışan yağlar müstəsna olmaqla, onların piylərini də yəhudilərə haram buyurduq. Həddi aşdıqlarına görə onları belə cəzalandırdıq. Şübhəsiz ki, Biz sözündə doğru olanlarıq!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Unto those who are Jews We forbade every animal with claws. And of the oxen and the sheep forbade We unto them the fat thereof save that upon the backs or the entrails, or that which is mixed with the bone. That We awarded them for their rebellion. And lot We verily are Truthful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
For those who followed the Jewish Law, We forbade every (animal) with undivided hoof,(970) and We forbade them that fat of the ox(971) and the sheep, except what adheres to their backs or their entrails, or is mixed up with a bone: this in recompense for their wilful disobedience: for We are true (in Our ordinances).
970 Zufur may mean claw or hoof; it is in the singular number; but as no animal has a single claw, and there is no point in a division of claws, we must look to a hoof for the correct interpretation. In the Jewish Law, (Leviticus. 11:3-6), "whatsoever parteth the hoof, and is cloven footed, and cheweth the cud, among the beasts" was lawful as food, but the camel, the coney (rabbit), and the hare were not lawful, because they do not "divide the hoof. Undivided hoof therefore is the correct interpretation. These three animals, unlawful to the Jews, are lawful in Islam. Cf. 4:160. 971 In Leviticus, ( 7:23 ) it is laid down that "ye shall eat no manner of fat, of ox, or of sheep, or of goat." As regards the exceptions, it is to be noticed that priests were enjoined (Leviticus. 7:6) to eat of the fat in the trespass offering, which was considered holy, viz., "the rump" (back and bone) "and the fat that covereth the inwards" (entrails), (Leviticus, 7:3).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَعَلَى الَّذ۪ينَ
ve o kimselere ki
هَادُوا
Yahudi oldular
حَرَّمْنَا
haram kıldık
كُلَّ
her
ذ۪ي
sahi- bini
ظُفُرٍۚ
tırnak
وَمِنَ الْبَقَرِ
ve sığırdan
وَالْغَنَمِ
ve koyundan
حَرَّمْنَا
haram kıldık
عَلَيْهِمْ
onlara
شُحُومَهُمَٓا
ikisinin iç yağını
اِلَّا
an- cak
مَا
o şey ki
حَمَلَتْ
taşıdı
ظُهُورُهُمَٓا
ikisinin sırtı
اَوِ
ve- ya
الْحَوَايَٓا
bağırsakları
اَوْ
ya da
مَا
o şey ki
اخْتَلَطَ
karıştı
بِعَظْمٍۜ
kemiğe
ذٰلِكَ
işte böyle
جَزَيْنَاهُمْ
onları ceza- landırdık
بِبَغْيِهِمْۘ
azgınlıkları sebebiyle
وَاِنَّا
ve şüphe- siz Biz
لَصَادِقُونَ
elbette doğru söyleyenleriz
Biz, Yahudilere bütün tırnaklı (hayvan)ları haram kıldık. Sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere sığır ve koyunun iç yağlarını da onlara haram kıldık. Azgınlıkları sebebiyle onları böyle cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz.
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هَادَ
Fiil-I
ه و د
Yahudi oldu, yöneldi
حَرَّمَ
Fiil-II
ح ر م
Haram saydı, mukaddes kıldı, men etti
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
ظُفُر
İsim
ظ ف ر
Tırnaklar
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَقَر
İsim
ب ق ر
Sığırlar
غَنَم
İsim
غ ن م
Koyun
حَرَّمَ
Fiil-II
ح ر م
Haram saydı, mukaddes kıldı, men etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
شُحُوم
İsim
ش ح م
İç yağları
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
حَمَلَ
Fiil-I
ح م ل
Taşıdı, yüklendi, hamile kaldı
ظَهْر
İsim
ظ ه ر
Sırt, arka
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
حَوَايَٓا
İsim
ح و ي
Bağırsaklar
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اِخْتَلَطَ
Fiil-VIII
خ ل ط
Karıştı, birbirine karıştı
عَظْم
İsim
ع ظ م
Kemik
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
جَزٰى
Fiil-I
ج ز ي
Ödedi, mükâfatlandırdı, cezalandırdı, karşılığını verdi
بَغْي
İsim
ب غ ي
Kıskançlık, azgınlık, zulüm
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
صَادِق
Etken fiil
ص د ق
Doğru söyleyen, sadakat gösteren, sadık