close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 145. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul lâ ecidu fîmâ ûhiye ileyye muharramen ‘alâ tâ’imin yat’amuhu illâ en yekûne meyteten ev demen mesfûhan ev lahme ḣinzîrin fe-innehu ricsun ev fiskan uhille liġayri(A)llâhi bih(i)(c) femeni-dturra ġayra bâġin velâ ‘âdin fe-inne rabbeke ġafûrun rahîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Bana vahyedilenler arasında ölmüş hayvan etinden, dökülmüş kandan, yahut da domuz etinden başka, yiyene haram edilen bir şey bulamıyorum ben. Şüphe yok ki domuz, pistir ve bir de Allah'tan başkası için kesilen hayvan haramdır ki bu da pek kötü bir şeydir. Ancak zorada kalana, isyan etmeyi kurmamak ve ihtiyaçtan fazla da yememek şartıyla helaldir bunlar ve hiç şüphe yoktur ki Rabbin, suçları örter, rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Bana vahyolunanlar içinde (Kur’an-ı Kerim’de, yaşaması için) yemesi gereken bir kimsenin yiyecekleri arasında; sadece ‘Leş veya akıtılmış kan, veya domuz eti -zaten pistir-, ya da fasıklıkla Allah’tan başkası adına kesilen hayvanların dışında;’ yenmesi haram kılınmış hiçbir şey bulamıyorum. Hatta mecbur ve muhtaç kalan kimse, başkasının hakkına el uzatmamak ve haddi aşmamak üzere bunlardan bile yiyebilir.  Çünkü Rabbin gerçekten bağışlayan ve merhamet edendir." (Bir de, zaten pis ve iğrenç olduklarından, Hz. Peygamberimizce yenmesi yasaklanan fare ve köpek gibi şeylerden de sakınmak gerekir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki, ey peygamber! “Bana vahyedilenler de leş veya akan kan veya iğrenç bir şey olan domuz eti, ilâhî sınırı aşıp günah işleyerek, Allah'tan başkası adına boğazlanan hayvandan başka yiyecek bir kimse için, yenmesi haram olan hiçbir şey görmüyorum. Ama kişi, ölüm tehlikesi gibi bir zaruret içindeyse, aç gözlüce saldırmadan ve zaruri ihtiyacını da aşmadan yiyebilir, bilin ki Rabbiniz acıyandır, bağışlayandır.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Bana vahyolunan Kur'ân'da, bu haram dediklerinizi yiyen kimse için haram edilmiş bir şey bulamıyorum. Ancak ölmüş hayvan-leş, veya akıtılmış kan yahut domuz eti-bu gerçekten pistir, zararlıdır- yahut hak dinin kurallarının dışına çıkma, günah işleme, isyan etme kastıyla Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvan olursa bunlar haramdır. Ama kim çaresiz kalırsa, helâl saymayarak, zarurî ihtiyaç sınırını aşmadan bunlardan yiyebilir. Rabbin kesinlikle kullarını koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir." de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Bana vahyedilenler arasında, leş, akıtılan kan, domuz eti -ki bu kesinlikle murdardır- ve yoldan çıkarak Allah'tan başkasının adına kesilmiş olanın dışında (bu sizin haram olduğunu ileri sürdüklerinizden) bir şey yiyene yediğinin haram olduğuna dair bir hüküm bulamıyorum. Kim çaresiz kalarak (haram kılınmış olanlardan) taşkınlık etmeden [17] ve aşırıya gitmeden yerse (bilsin ki) Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir."
17.Bizim "taşkınlık etmeden" anlamını verdiğimiz "ğayre bağin" ibaresiyle ne kastedildiği konusunda tefsirlerde değişik açıklamalarda bulunulmuştur: Bazı müfessirlere göre bu ibare "kendisi gibi çaresiz kalmış birinin hakkına tecavüz etmeden" anlamındadır. Bazı müfessirler ise "başkasının payına el uzatmadan" anlamı vermişlerdir. Bir başka açıklamaya göre bu ibare "haram şeyden lezzet alma veya haramı helal sayma düşüncesiyle olmaksızın" anlamındadır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Bana vahyolunanlar içinde, yiyen bir kimsenin yiyeceği (şeyler) için, ölü eti, dökülen kan, domuz eti -ki bu gerçekten murdardır ya da Allah'tan başkası adına kesilmiş bir fısk dışında, haram kılınmış bir şey bulmuyorum. Kim kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalırsa, -saldırmamak ve haddi aşmamak şartıyla (bu sayılanlardan ölmeyecek kadar yiyebilir). Şüphesiz Rabbin bağışlayandır, esirgeyendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm) de ki: “- Bana vahyolunanlar içinde, yiyen bir kimsenin yiyeceği arasında, dediğiniz gibi, haram edilmiş bir şey bulmuyorum. Yalnız haram olarak şunlar var: Ölü, yahut akıtılan kan, yahut domuz eti ki, o şüphesiz bir pistir, yahut Allah'dan başkasının adına bir fısk olarak boğazlanan. Bununla beraber her kim bunlarda çaresiz kalırsa, tecavüz etmemek ve zaruret miktarını aşmamak üzere yiyebilir. Çünkü Rabbin çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Bana vahyedilenler içinde yiyebilen için haram olan bir şey bulamıyorum; meğerki o şey leş veya akıtılmış kan veya domuz eti –çünkü o pistir- veya kanunsuz olarak, Allah’tan gayri şeylere kesilen bir kurban ise…” Kim, istemeyerek veya haddi aşmayarak bunlardan yemek zorunda kalırsa, bilsin ki Rabbin, Gafur ve Rahimdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Bana vahyedilende, leş veya akan kan veya iğrenç bir şey olan domuz eti ya da üzerinde Allah'tan başka bir ismin anıldığı günahkârca bir kurban dışında, yenmesi yasak olan hiçbir şey bulamıyorum. Ama kişi zaruret içindeyse, başkasına zarar vermemek ve sınırı aşmamak üzere yiyebilir. Rabbin affedicidir; merhamet sahibidir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Bana vahyolunan şeyden, yemek istiyenlere ölü hayvanla, akan kandan, murdar olduğu, buyrum dışı olduğu için, domuz etinden, Allahtan özgesiyçin kesilmiş olan şeyden başka, haram nesne görmüyorum, sıkıntıda kalıp da azgınlık, aşırılık yapmamış bulunanı, Tanrım bağışlar, hem de yarlıgar»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Bana vahyedilenlerde leş, akıtılmış kan, iğrenç bir şey olan domuz eti, üzerinde Allah'tan başka bir ismin anıldığı kurban dışında yenmesi yasak olan hiçbir şey görmüyorum. Kim de çaresiz kalırsa açgözlüce saldırmadan ve zaruri ihtiyacını da aşmadan (isteksiz olarak yerse bunda bir sakınca yoktur). Çünkü şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” 
Bkz. 2/173, 5/3, 16/115Allah’ın, yenmesini yasakladığı şeylerin neden yenmediğini bilmek zorunda değiliz. Müslümanlıkta aslolan; ister hikmeti bilinsin, isterse bilinmesin, emrettiği şeyde Allah’a itaat etmek, yasakladığı şeyi de derhal terk etmektir. Derinliği ve hikmeti belli olmasa bile bir şeyin helal ya da haram olarak Kur’an’da kayıt altına alınmış olması, o şeyin bağlayıcı tarzda şer’î bir hüküm olması için yeterlidir. Bu ayette yasaklananların dışında kalanlarla ilgili toplumsal tercihlere ve alışkanlıklarına bakmak lazım. Çünkü Kur’an’ın yasakladığı yiyecekler, aralarında belli zaman geçmesine rağmen geçtiği yerlerin tamamında değişme görülmemektedir. (Bakara 2/173, Maide/53, Nahl 16/115)Yalnız bu, her bulduğunuzu yiyebilirsiniz demek de değildir. Nitekim Bakara suresinin 2/168. ayetinde “Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz şeylerden yiyin!” buyrulmaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara di ki: "Et’ıme meyânında memnû’ oldığı bana vahy idilen yalnız ölmüş hayvânlar, dökülmüş kan ve hınzır etidir, çünki bu fenâ bir şeydir." Allâh’ın isminden gayrı bir isim ile zebh idilmiş hayvânâtı ekl itmek muvâfık değildir. Meğer ki muztar kalınmış ve günâh işlemek ve Allâh’a isyân iylemek kasdıyla yapılmamış olsun. Allâh gafûr ve rahîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Bana vahyolunanda, leş, akıtılmış kan, domuz eti ki pistir ve günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilen hayvandan başkasını yemenin haram olduğuna dair bir emir bulamıyorum; fakat darda kalan, başkasının payına el uzatmamak ve zaruret miktarını aşmamak üzere bunlardan da yiyebilir." Doğrusu Rabbin bağışlar ve merhamet eder.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Bana vahyolunan Kur’an’da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir.” Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.[200]
Darda kalan kimsenin, haram kılınan yiyeceklerden yiyebileceği ile ilgili olarak ayrıca, bu sûrenin 119. ve Bakara sûresi, 173. âyetlerine bakınız.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Bana vahyedilende, murdar et (meyte) veya akıtılmış kan yahut domuz eti -ki pisliğin kendisidir- ya da günah işlenerek Allah’tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, yiyecek kimse için yasaklanmış bir şey bulamıyorum. Ama biri zanda kalırsa, haksızlığa sapmadıkça, sınırı aşmadıkça (yiyebilir). Çünkü rabbin bağışlayan ve esirgeyendir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Bana vahyolunanda, leş veya akıtılmış kan yahut domuz eti -ki pisliğin kendisidir- ya da günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, yiyecek kimseye haram kılınmış birşey bulamıyorum. Başkasına zarar vermemek ve sınırı aşmamak üzere kim (bunlardan) yemek zorunda kalırsa bilsin ki Rabbin bağışlayan ve esirgeyendir.
 Bu âyetin açıklaması için aynı suredeki 119. âyetin açıklamasına bakınız.  
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki: "Bana vahyedilende, yiyen birisi için şunların dışında haram edilmiş bir madde bulamıyorum: () Leş, () akıtılmış kan, () domuzun eti -ki pistir-, () ALLAH'tan başkasına sapıkça adanmış yiyecekler." Zorda kalan bir kimse, istekli olmaz ve sınırı aşmazsa kuşkusuz senin Rabbin Bağışlayandır, Rahimdir.
145-146 Kuran, yenmesi yasaklanan maddeleri açıklamış ve onların dışındakilerin haram olmadığını belirtmiştir. Domuzun etini haram kılan Kuran, 146. ayette dolaylı olarak, Tanrı'nın et ile yağı ayırabildiğini yağı da haram etmek istese bunu ifade edebileceğini bildirir. Ancak Allah'ı gereği gibi değerlendire-miyenler, bu ayetlere rağmen, birbiriyle çelişen yüzlerce haramı Kuran'ı ileten ve izleyen Muhammed peygambere iftira etmektedir. Bak 10:59-60; 16:112-116.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Bana vahyolunanda, (bu haram dediklerinizi) yiyen kimse için haram edilmiş bir şey bulamıyorum. Ancak leş, veya akıtılmış kan, yahut domuz etiki bu gerçekten pistir yahut Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvan olursa, bunlar haramdır. Ama kim çaresiz kalırsa, (başkasının hakkına) tecavüz etmemek ve zaruret sınırını aşmamak üzere (bunlardan yiyebilir)" Çünkü Rabbin çok bağışlayandır, merhamet edendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: Bana vahyolunanlar içinde bu haram dediklerinizi yiyecek bir adama haram kılınmış bir şey bulmuyorum, meğer ki şunlar olsun: Ölü yahud dökülen kan yahud hınzir eti ki o şübhesiz bir pistir yahud Allahtan başkasının ismi anılmış sarîh bir fisk, ki bunlarda da her kim muztarr olursa diğer bir muztarra tecâvüz etmediği ve zaruret mıkdârını aşmadığı takdirde şüphe yok ki Allah gafurdur rahîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! Yine o müşriklere) De ki: “Bana vahyolunan (hükümler arasın) da; leş, akıtılmış kan yahut necis olduğu hususunda şüphe bulunmayan domuz eti ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş hayvanın dışında, (sizin harâm olduğunu ileri sürdüklerinizden) yiyen kimse için harâm kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat başkasına zarar vermemek ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın, kim (ölmeyecek kadar bunlardan yemeye) mecbur kalırsa yiyebilir. Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Müşrikler koyun, keçi, deve ve sığırların bazen erkeklerini bazen dişilerini bazen de bunların yavrularını, harâm sayıyorlar ve bu hayvanların, Allah Teâlâ tarafından harâm kılındığını söyleyerek Allah Teâlâ’ya iftira atıyorlardı. 143, 144 ve 145. âyet-i kerîmeler, müşriklerin bu çirkin tutumlarını, yalan ve iftiralarını bildirmektedir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Bana vahyolunanda; leş, akıtılmış kan, pis olan domuz eti veya bir sapkınlık olarak Allah'tan başkası adına kesilmiş olanlar hariç, yiyecek kimse için haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Kim mecbur kalırsa haddi aşmadan, zaruri ihtiyacı kadar bunlardan yiyebilir. Kuşkusuz Rabb'in Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Bana vahyolunanlar arasında, yiyen bir kimsenin yiyeceği içinde (sizin haram dediklerinizden böyle) haram edilmiş bir şey bulmuyorum. Yalnız gerek ölü, gerek dökülen kan, gerek domuz eti — ki bu, şübhesiz bir murdardır —, yahud Allahdan başkasının adına boğazlanmış bir fısk olmak müstesnadır. (Bunlar haramdır. Bununla beraber) kim (bunlardan bir şey'i yemiye) muztar kalırsa (kendisi gibi zaruret haalindeki bir kimseye) tecâvüz etmemek ve (zaruret mıkdarını) aşmamak üzere (yiyebilir). Çünkü Rabbin çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Bana vahyolunanlar içinde bunu (bu haram dediklerinizi) yiyecek olan bir yiyici kimseye, haram kılınmış bir şey bulmuyorum; ancak (o şeyin) ölü (usûlünce kesilmeden veya avlanmadan ölen bir hayvan) veya akıtılmış kan veya domuz eti, ki o pistir, veya (kesilirken) üzerine Allah'dan başkasının adı zikredilmiş (olmakla açıkça işlenen) bir fısk olması müstesnâ. Fakat (başkasının hakkına) tecâvüz edici ve haddi (zarûret mikdârını) aşıcı olmadan, kim(ölmeyecek kadar bunlardan yemeye) mecbur kalırsa, artık (bilsin ki) şübhesiz Rabbin, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.”(1)
(1)“*اِنَّ الضَّرُورَاتِ تُب۪يحُ لْلَحْظُورَاتِ*kāidesi yani zarûret (mecbûriyet) haramı helâl derecesine getirir. İşte şu kāide ise, küllî (umûmî) değil. Zarûret, eğer haram yoluyla olmamış ise, haramı helâl etmeye sebebiyet verir. Yoksa sû-i ihtiyârı ile (irâdesini kötüye kullanmakla), gayr-ı meşrû‘ (haram)sebebler ile zarûret olmuş ise, harâmı helâl edemez, ruhsatlı (izinli) ahkâmlara (hükümlere) medâr olamaz, özür teşkîl edemez. Meselâ bir adam, sû-i ihtiyârıyla haram bir tarzda kendini sarhoş etse, tasarrufâtı(yaptığı işler) ulemâ-i şeriatça (fıkıh âlimlerince) aleyhinde cârîdir (geçerlidir), ma‘zur (özürlü) sayılmaz. Tatlîk etse (boşasa) talâkı (boşaması) vâki‘ olur. Bir cinâyet etse, cezâ görür. Fakat sû-i ihtiyâriyle olmazsa talâk vâki‘ olmaz, cezâ da görmez. Hem meselâ bir içki mübtelâsı, zarûret derecesinde mübtelâ olsa da diyemez ki, zarûrettir, bana helâldir.” (Sözler, 27. Söz, 155)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) De ki: ’Bana vahyolunanlar içinde (Kur’an’da) bunu (bu haram dediklerinizi) yiyecek olan bir yiyici kimseye, haram kılınmış bir şey bulmuyorum; ancak (o şeyin) ölü (usûlünce kesilmeden ölen bir hayvan) veya akıtılmış kan veya domuz eti, ki o (daha) pistir (sağlığa zararlıdır) veya (kesilirken) üzerine Allah’dan başkasının adı anılmış (olmakla açıkça işlenen) bir fısk olması müstesna (işte bunlar haramdır). Fakat Kim darda kalırsa, zaruretten dolayı, aşırı yememek ve haddi aşmamak şartıyla (bunlardan da yiyebilir). Oysa şüphesiz senin Rabbin (çok) bağışlayan,(çok) merhamet edendir. *
(*) Bu ayet konusunda iki görüş vardır. 1. İbn Abbas ve Hz. Aişe’ye ait görüştür ki, bunlara göre burada zikredilenlerden başkası haram değildir. 2. Cumhurun görüşüdür ki, bu görüşe göre, bunların dışında sünnetle belirtilenlen her şey de haramdır. Bk: (Maverdi Tefsiri) Ayrıca ayette (قُل لاَّ أَجِدُ فِي مَا أُوْحِيَ إِلَيَّ مُحَرَّمًا)’’ifadesiyle burada zikredilenlerden başka haram olmadığı anlaşılır, çünkü helal ve haram ancak vahiyle bildirilir, oysa burada zikredilenlerden başka vahiyle haram kılanan bir şey yoktur. O zaman sünnetle etinin yenilmesi nehyedilenler ya muvakkat bir nehidir, (Hayber günü merkep etinden nehyedilmesi gibi…) ya da kerahetendir. Bu da’’dört ayaklı hayvanların azı dişi olanların ve pençesiyle av yapan kartal cinsinden olanlar gibi’’ İşte bunları yemek haram değil, kerahattan nehyedilmiştir. Ayrıca Kur’an’ın genel bir ifadesi olan (وكلوا حلالا طيبا) ’’Allah’ın size rızık olarak verdiğinden helâl, temiz (sağlıklı) olarak yiyin…’’ şeklindeki müteaddit ayetlerde belirtildiği gibi, Kur’an’da haram kılınmayan ve temiz olup insan sağlığına zararlı olmayan hayvan etleri dâhil bütün gıdalar helâl sayılır. Bu nedenle Kur’an’da haram kılınan veya insan sağlığına zararlı olan her şey haramdır. İlmen zararalı olmayan ve Kur’an’da haram kılınmayan her şey de helâldır. Ayrıca Kur’an’da geçenlerin dışında hangi hayvan etinin insan sağlığına zararlı olup olmadığına ve dolayısıyla haram olduğuna dair karar verebilecek olanlar sadece konunun uzmanlarıdır, yani gıda ve bilim insanlarıdır. (الله اعلم) وفي هذه الآية قولان: أحدهما: أنها مشتملة على جميع المحرمات فلا يحرم من الحيوان ما عدا هذا المذكور فيها ، وهذا قول ابن عباس ، وعائشة. والثاني: أنها تشتمل على تحريم ما تضمنها وليست مستوعبة لجميع [ ص: 183 ] المحرمات لما جاءت به السنة من تحريم كل ذي ناب من السباع وذي مخلب من الطير ، وهذا قول الجمهور (تفسير الماوردي) فقوله تعالى : ( قل لا أجد في ما أوحي إلي محرما ) إلا هذه الأربعة مبالغة في بيان أنه لا يحرم إلا هذه الأربعة وذلك لأنه لما ثبت أنه لا طريق إلى معرفة المحرمات والمحللات إلا بالوحي ، وثبت أنه لا وحي من الله تعالى إلا إلى محمد عليه الصلاة والسلام ، وثبت أنه تعالى يأمره أن يقول : إني لا أجد فيما أوحي إلي محرما من المحرمات إلا هذه الأربعة كان هذا مبالغة في بيان أنه لا يحرم إلا هذه الأربعة (التفسير الكبير) فقد روى ابن أبي شيبة والبخاري عن ابن عمر قال: « نهى النبي ﷺ عن لحوم الحمر الأهلية يوم خيبر وما صح من الأحاديث في النهي عن طعام غير هذه الأنواع الأربعة فهو إما مؤقت لعارض وإما للكراهة فقط، ومن الأول تحريم الحمر الأهلية» ومن الثاني (اي الكراهة) ما رواه البخاري ومسلم عن أبي ثعلبة الخشني: أن رسول الله « نهى عن كل ذي ناب من السباع وكل ذي مخلب من الطير (تفسير المراغي )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Yemek yiyerek karnını doyuracak birisi için, bana vahyolunanlar içinde, ölü eti veya akıtılmış kan veya domuz eti ki “O pisliktir yahut sınırı aşmaktır”, veyahut Allah’dan başkası için adanmış kurbandan başka haram edilmiş, yiyecek bulamıyorum. Kim darda kalırsa, zaruretten dolayı, aşırı yememek ve haddi aşmamak şartıyla yiyebilir.” Senin Rabbin bağışlayan ve merhamet edendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "benim gönlüme bildirilenler arasında yiyene yemesi haram kılınan yalnız ölü eti, akmış kan, domuz, ki o da gerçekten pistir, ya da Allah’tan başkasının adı anılarak kesilen vardır. Ancak zorda kalıp da azıtmamak, aşkınlık etmemek üzere yiyenler için değil. Çünkü senin çalabın yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara de ki «— Bana vahiy olunanlar arasında haram dedikleriniz içinde ölüden veya akar kandan veya murdar olan domuz etinden veya fısk yani Allah/tan başkası için boğazlanandan başka bir yiyicinin yiyeceğinde, haram edileni bulamıyorum. Herkim ıztırar halini, ruhsat miktarını geçmeksizin bunalıp nâçar kalırsa yiyebilir; çünkü Allah gafurdur, rahimdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Bana vahy edilenler arasında; leş, akıtılmış kan veya domuz eti -ki o pistir- veya günahkârca bir fiil olduğundan [fiskan] Allah’tan başkası adına kesilen hayvan etinin dışında yiyen kimse için haram edilmiş bir şey bulamıyorum. Ancak kim darda/mecbur kalırsa, açgözlülük etmemek/başkasının hakkına saldırmamak ve zaruret dışı haddi aşmamak kaydıyla (yasaklardan yiyebilir). Muhakkak ki senin Rabbin Gafûr’dur, Rahîm’dir.”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Bana vahyolunanda; leş veya akıtılmış kan yahut pis olduğunda hiç şüphe olmayan domuz eti ya da günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, yiyecek kimseye haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Elbette haksızlık etmeksizin ve haddi aşmaksızın zorda kalan (da bilsin ki) şüphesiz bu durumda rabbin bağışlayandır, esirgeyendir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Peygamber! Yiyeceklerdeki helâl-haram sınırını belirlemek üzere de ki: “Bana vahyedilen Kur’an ayetleri ve diğer ilâhî direktifler arasında; boğazlanmadan ölmüş olan leş, akan, akıtılmış kan, domuzun eti yağı, kemiği vb. herşeyi —ki o pistir— ve Allah’tan başkasının adına kesilmiş olan hayvanlar dışında, haram dediklerinizden yemek isteyen bir kimseye haram kılınmış bir şey göremiyorum.Fakat her kim yiyecek başka bir şey bulamama veya başkasının zorlaması gibi sebeplerle bunlardan yemeye mecbur kalırsa, insan hayatını tehlikeye düşürecek biçimde başkalarının hakkına saldırmamak ve yemek zorunda kaldığı ölçüyü aşmamak şartıyla, ona da günah yoktur. Çünkü Rabb’in, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.Bunların dışında haramlar bulunduğunu öne sürenlere inanmayın. Gerçi;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Ölmüş hayvan eti veya akıtılmış kan veya domuz eti -ki pistir- veya bir fısk (yoldan çıkıp sapmak) olarak Allah’tan başkası için kesilenler hariç, bana vahyedilenlerin içinde yiyecek olan bir kimse için haram edilmiş bir şey bulamıyorum. Kim, sınırı aşmamak, zaruret miktarını geçmemek üzere zarurette / mecbur çaresiz kaldıysa, gerçekten senin rabbin, rahîm gafûrdur”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm de ki: " ben, bana vahyedilenler içerisinde yasaklı bir hayvan göremiyorum. Bir insana yasak edilenler ise şunlardır: Leş, etten dışarı çıkmış olan kan, pislikle beslenen domuz eti, sırf inat olsun diye Allah adına kesilmemiş hayvanlar. " zorda kalanlar, kerhen ve aşırıya kaçmadan yiyebilir. Çünkü senin Rabb'in, engin hoşgörülü bir sevgi selidir…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara de ki; "Bana vahyolunan Kur’an’da haram dediklerinize haram diyen bir hüküm bulamıyorum. Ancak leş yahut akıtılmış kan yahut domuz eti yahut Allah’tan başka ilahlar adına, yani uydurduğunuz putlar adına kesilmiş hayvanlar haramdır. Ancak; kim çaresiz kalırsa, başkasının hakkına saldırmamak, ihtiyaç sınırını aşmamak üzere haram sayılanlardan yiyebilir. Çaresiz kalanlara izin verilmiştir. Çünkü Rabbiniz sizin ne durumda olduğunuzu gayet iyi bilir. Pişman olup hatalarından tövbeyle dönenler için Rabbiniz bağışlayandır, esirgeyendir."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Bana vahyolunanda, leş veya akıtılmış kan veya domuz eti –ki bu pisliğin kendisidir– ya da günah işlenerek Allah’tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, onu yiyecek kimseye haram kılınmış bir şey bulamıyorum.” (Ancak) azgınlık yapmayacak ve sınırı aşmayacak şekilde kim (bunlardan yemek) zorunda kalırsa, [*] (bilsin ki) Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir. [*]
Yüce Allah yiyecek, içecek vs. şeylerle ilgili olarak insanların bazen kendi iradeleri dışında gelişebilecek birtakım durumları da hatırlatmaktadır. İfadenin edilgen getirilmesinin nedeni de bu olsa gerektir. Böyle mecburiyetlerin ve kaçınılmaz durumların yaşandığı anlarda daha önce haram kılındığı belli olan hükümlerin askıya alınabileceğini, bu yasak hükümlerin o zamanlarda uygulanmayabileceğini haber vermekte, benzer sıkıntılı durumlarda, yaşanabilecek çaresizlik hallerinde müminlere ruhsat vermektedir.,Benzer mesajlar: Bakara 2:173; Mâide 5:3; Nahl 16:115. Bu ayette, bir sonraki ayette de ifade edildiği üzere, yahudilerin azgınlıkları nedeniyle kendilerine haram kılınan tırnaklı hayvanlar ve başka bazı etlerle yağlar konusundaki kabulleri reddedilmektedir. Ayetteki bilgi yahudi algısını redde yöneliktir; yoksa bütün haramlar burada sayılıyor değildir. Nitekim, içki, rüşvet, yolsuzluk, hırsızlık, her türlü batıl kazanç, üzerine Allah’ın adı anılmadan kesilen hayvanların yenmemesi gibi hususlar başka ayetlerde yer almaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed! Onlara): “Bana vahyolunan (Kitap)da leş,¹ akıtılmış kan, gerçekten bir pislik olan² domuz eti ya da Allah’tan başkası adına apaçık bir günâh olarak kesilmiş hayvan dışında (bu haram dediklerinizi) yiyen kimse için yasaklayıcı (bir emir) ve mecbur kalan kimsenin de saldırmamak ve sınırı aşmamak şartıyla³ (bunlardan yiyebileceği)nden başka bir hüküm bulamıyorum.” de. Allah, çok bağışlayandır, pek esirgeyendir.⁴
1 Konunun teferruatı için Bk. (Mâide: 3)2 Yani yalnız zahiren pis olanlar değil, domuz eti gibi esasen pis olanlar da haramdır. Bazı Müslümanlar, domuzun haram kılınması ile ilgili güya birçok ilmi izahlar yapmaktadılar. Bunların birçoğu hikmetçilik mantığına dayanmaktadır. Domuz eti, Allah haram dediği için haramdır ve Allah pis dediği için pistir. Yani her türlü pisliklerden temizlense bile esasen pistir ve haramdr. Buna böyle iman etmek gerekir.3 Yani ölmeyecek kadar yemek haram değildir. Ancak bu sınır aşılırsa haram olur. Her ne kadar “zaruretler haramları mubah kılarsa” da “zaruretin miktarını aşmak” da haramdır. 4 Aynı konu için Bk. (Bakara: 173, Mâide: 3, En’am: 118-119, 121)  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki [ey Peygamber]: “Bana vahyedilenlerde leş veya akan kan veya iğrenç bir şey olan domuz eti, veya üzerinde Allah’tan başka bir ismin anıldığı günahkarca bir kurban ¹³⁴ dışında yenmesi yasak olan hiçbir şey ¹³⁵ görmüyorum. Ama kişi zaruret içindeyse -aç gözlüce saldırmadan ve zaruri ihtiyacını da aşmadan [yemiş] ise- [bilin ki] Rabbiniz çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır”. ¹³⁶
134 Lafzen, “günahkarca bir fiil” (fısk) -burada putperestçe bir kurban kasdedilmek-tedir.135 Lafzen, “yiyene ondan yemesi yasak olan bir şey”.136 Karş. 2:173 ve 5:3.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: “Bana vahyolunan hükümler arasında; leş, akıtılmış kan, domuz eti ki o katıksız bir pisliktir ve Allah’tan başkası adına, putperestçe kurban edilen hayvandan başka, yiyecek kimse için yenilmesi haram herhangi bir şey bulamıyorum. Fakat zorda kalan kimse de iştah duymadan ve sınırı aşmadan bunlardan yerse, iyi bilsin ki senin Rabbin eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet sahibidir. 2/173, 5/3, 16/115, 22/30
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Bana vahyedilenler içerisinde leş ya da akan kan veya domuz eti -ki o katıksız pistir- yahut amacından saptırılarak Allah’tan başkası adına kesilen kurban dışında, yemek isteyen için[¹¹³⁶] yasak olan hiçbir şey göremiyorum.[¹¹³⁷] Fakat çaresiz kalan kimse, hakka tecavüz etmeden ve zaruret sınırını aşmadan (yemişse), unutma ki Rabbin tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
[1136] Yenilmesi kesin yasak olan bu dört madde dışında kalanlarla ilgili kişisel ya da toplumsal alışkanlık ve tercihleri dikkate alan bir ifade için bkz: 7:157, not 119. [1137] Bu dört madde, bu âyetten sonra sırasıyla inen Nahl 115 ve Bakara 173’de innemâ hasr edatıyla gelmiştir. Burada hasr edatının yerini lâ..illâ.. ile yapılan nefy-isbat cümlesi almıştır. Çok daha sonra inen Mâide 3 ile bu dört yasak pekiştirilmiştir. Bu sonuncu âyetin öncekilerden tek farkı leş sınıfına giren kimi hayvan ölümlerini isim isim sayarak detaylandırmasıdır. Bu dört âyetin de belâgat çatısı yasakları genişletmek değil sınırlandırmak üzerine inşâ edilmiştir. Bu sûrenin ana teması da icat edilmiş sahte kutsallar ve sahte haramlara karşı Allah’ın sınırlarını vurgulamaktır. Söz konusu iki sahte icat, sonuçta sahte bir dindarlık üretmektedir (Krş: 10:59; 2:78).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, o zalimlere) De ki: bana vahyolunanlar arasında, sizin haram dediklerinize ait bir hüküm bulamıyorum. (Aksine onların -koyun, keçi, deve ve sığırın erkek dişi herkese helal kıldığını bildiren hükümler vardır. Rabbinizin helal kıldığını nasıl oluyor da haram kılabiliyorsunuz? Bilmeniz gerekir ki) Ancak, leş veya akıtılmış kan yahut domuz eti ki, o gerçekten murdardır; ya da Allah'tan başkası adına kesilen haram kılınmıştır; ama kim (hayati tehlike karşısında) çaresiz kalırsa, (başkasının hakkına) tecavüz etmemek ve zaruret sınırını aşmamak üzere bunlardan yiyebilir. (Ey Muhammed, onları uyar, umulur ki, tevbe edip küfürlerinden vazgeçerler) Çünkü, Rabbin çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: Bana vahyolunanda, bu yediğiniz yiyeceklerde (bu harâm dedikleriniz) için harâm edilmiş bir şey bulamıyorum. Ancak leş, yahut akıtılmış kan, yahut domuz eti ricstir ya da bir fısk olarak Alah’tan başkası adına boğazlanmışlar başka.. Ama kim zorda kalırsa, azgınlık etmeden ve sınırı aşmamadan bunlardan yiyebilir. Çünkü Rabbin bağışlayandır, esirgeyendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Bana vahyedilmiş olan da yiyecek bir kimseye yiyeceği haram kılınmış bir taam bulamıyorum. Meğer ki ölü veya akar kan veya domuz eti ki bu şüphesiz bir murdar şeydir veyahut bir fısk ki, üzerine Allah'tan başkasının ismi zikredilerek kesilmiş bulunur, maahaza her kim muzdar kalırsa tecavüz etmeksizin ve haddi aşmaksızın (bunlardan yiyebilir).» Çünkü senin Rabbin şüphe yok ki gafûrdur, rahîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: Bana vahyolunanlar içinde, bu haram dediklerinizin, yemek isteyen kimseye haram kılındığını görmüyorum. Ancak leş, yahut akıtılmış kan, yahut pis olduğunda hiç şüphe olmayan domuz eti, veya Allah yolundan çıkarak Allah'tan başkası adına kesilen hayvan olursa başka (bunlar haramdır). Fakat kim çaresiz kalırsa başkasının hakkına tecavüz etmemek ve zaruret sınırını aşmamak üzere bunlardan yiyebilir. Çünkü Rabbin gafurdur, rahimdir (affı ve merhameti boldur).
Âyetin zahiri, yenilmesi haram olan yiyecekleri leş, akan kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvan eti olarak dört sınıf olarak bildirmektedir. Halbuki haramlar, daha fazladır. Bu güçlüğü gidermek için değişik izahlar yapılmıştır. Bazı âlimlere göre haramlar dörde münhasır olduğundan zaten sorun yoktur. Selef-i Salihîn döneminden beri konu ihtilaflı olduğundan mesele içtihadîdir. Ayrıntılar için geniş tefsirlere bakılmalıdır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: Bana vahyolunanda, (bu haram dediklerinizi) yiyen kimse için haram edilmiş bir şey bulamıyorum. Ancak leş, yahut akıtılmış kan, yahut domuz eti -ki pistir- ya da Allah'tan başkası adına boğazlanmış bir fısk (murdar olmuş hayvan) olursa başka (bunlar haramdır). Ama kim çaresiz kalırsa, (başkasının hakkına) saldırmamak ve (zorunluluk) sınırı(nı) aşmamak üzere (bunlardan yiyebilir). Çünkü Rabbin bağışlayandır, esirgeyendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: Bana vahy olunan şeyde (Kur'ân'da) ölü, akıdılmış kan, mundar veyâ fısk olan domuz eti ve Allâh'dan başkası içün zebh olunan hayvândan gayrı yenilen şeylerden harâm idilmiş bir şey bulmadım (bunlar harâmdır). Cenâb-ı Hakk'a 'isyân ve Allâh'ın hudûdını tecâvüz kasdıyla olmayarak bunlardan (muharremâtdan) yimeğe muztar kalanı Allâh mağfiret ider. Rabbin mağfiret idici ve merhametlidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki: “Bana gelen vahiyde yiyen kişiye yemesi haram kılınmış bir şey bulamıyorum; ölü (leş), akmış kan, tam bir zararlı olan domuz eti ya da fasıklık edip Allah'tan başkasının adı anılarak kesilen hayvan olursa başka. Kim zorda kalır da isyan etmeden ve aşırıya gitmeden bunlardan yerse senin Rabbin onu bağışlar ve ikram eder.”
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Bana vahyolunanlar arasında; ölü, akıtılmış kan, domuz eti ki -pistir- ve Allah'tan başkası adına, O'na bir isyan olarak kesilen hayvandan başkasını yemenin haram olduğuna dair bir şey bulamıyorum. Bununla birlikte kim darda kalırsa, isyan niyeti taşımaksızın ve başkasının payına el uzatmadan (bunlardan yiyebilir.) Şüphesiz Rabbin, bağışlayandır, merhamet edendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Bana vahyedilenler arasında, yiyecek olan kimse için haram edilmiş birşey görmüyorum—ancak leş, akıtılmış kan, domuz eti—ki o pisliktir—bir de Allah'a itaatten çıkarak Allah'tan başkasının adına kesilmiş hayvan müstesna. Kim başkasının hakkına tecavüz etmeden ve haddi aşmadan (24) bunlardan yemek zorunda kalırsa, (25) şüphesiz ki Rabbin çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
(24) Kendisi gibi zorda kalmış birinin hakkına tecavüz etmeden ve zaruret miktarını aşmadan.(25) Hayatî bir tehlike söz konusu olursa.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Bana vahyolunanlar içinde, bu haram dediklerinizi yiyecek birine yasaklanmış bir şey bulamıyorum. Yalnız şunlardan biri olursa başka: leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o bir pisliktir- Allah'tan başkası adına boğazlanmış bir murdar." Iztırar haline düşen, başkasının hakkına dokunmamak, zorunluluk sınırını da aşmamak şartıyla bunlardan yiyebilir. Çünkü senin Rabbin çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit: “bulımazın anuñ içinde kim vaḥy olındı baña ḥarām olınmış yiyici üzere kim yir anı illā kim ola ölü yā ķan dökülmiş yā ŧoñuz eti. bayıķ ol ḥarāmdur yā ma'śįyet kim ün getürildi Tañrı’dan ayruķ içün her kim geñsüz olınur-ise güc eylemeyici-iken ne daħı ḥaddan geçürici-iken bayıķ çalabuñ yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcıdur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Men ṭapmaz‐men baña vaḥy olan Ḳur’ānda, ḥarāmnesne yiyen kişiye ki yir illā murdār ölmiş olsa, yā dökülmiş ḳan olsa, yādoñuz eti olsa. Pes ol necisdür ḥarāmdur. Yā fısḳ olsa ki ḳurbān olsa Tañrı‐dan özgeye. Pes kim żarūrete düşse, ẓulm eylemeyüp ta‘addī eylemeyüp yise,pes Tañrı Ta‘ālā yazuḳlar baġışlayıcıdur, raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) De: “Mənə gələn vəhylər içərisində murdar olduqları üçün ölü heyvan, axar qan, donuz əti və ya Allahdan başqasının adı ilə (bismillah deyilmədən) günah olaraq kəsilmiş heyvanlar istisna olmaqla, hər hansı bir kəsin yediyi yeməklər içərisində haram buyurulan bir şey görmürəm. Bununla yanaşı, hər kəs məcburiyyət qarşısında qalsa, həddi aşmadan, zəruri ehtiyacını ödəyəcək qədər (bunlardan yesə, Allah ona cəza verməz)”. Çünki sənin Rəbbin, həqiqətən, bağışlayandır, rəhm edəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: I find not in that which is revealed unto me aught prohibited to an eater that he eat thereof, except it be carrion, or blood poured forth, or swine flesh for that verily is foul or the abomination which was immolated to the name of other than Allah. But whoso is compelled (thereto), neither craving nor transgressing, (for him) lo ! your Lord is Forgiving, Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "I find not in the message received by me by inspiration any (meat) forbidden to be eaten by one who wishes to eat it, unless it be dead meat, or blood poured forth,(969) or the flesh of swine,- for it is an abomination - or, what is impious, (meat) on which a name has been invoked, other than Allah.s". But (even so), if a person is forced by necessity, without wilful disobedience, nor transgressing due limits,- thy Lord is Oft-forgiving, Most Merciful.
969 Blood poured forth: as distinguished from blood adhering to flesh, or the liver, or such other internal organs purifying the blood.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
لَٓا اَجِدُ
bulamıyorum
ف۪ي مَٓا
o şeyler içinde ki
اُو۫حِيَ
vahyo- lundu
اِلَيَّ
bana
مُحَرَّماً
haram kılın- mış bir şey
عَلٰى طَاعِمٍ
yiyen bir kimse için
يَطْعَمُهُٓ
onu yiyor
اِلَّٓا
an- cak
اَنْ يَكُونَ
olması
مَيْتَةً
ölü
اَوْ
veya
دَماً
kan
مَسْفُوحاً
akıtılmış
اَوْ
veya
لَحْمَ
eti
خِنْز۪يرٍ
domuz
فَاِنَّهُ
ki şüp- hesiz o
رِجْسٌ
bir pisliktir
اَوْ
ve- ya
فِسْقاً
bir fısk ki
اُهِلَّ
kesil- miştir
لِغَيْرِ
başkası için
اللّٰهِ
Allah'
tan
بِه۪ۚ
ken- disi
فَمَنِ
fakat kim
اضْطُرَّ
zorda kalırsa
غَيْرَ بَاغٍ
saldırıcı olmadan
وَلَا عَادٍ
ve sınırı aşıcı olmadan
فَاِنَّ
artık muhakkak
رَبَّكَ
Rabbin
غَفُورٌ
Ğafûr'dur
رَح۪يمٌ
Rahîm'dir
(Resulüm!) De ki: "Bana vahyolunan (Kur'ân)da, leş veya akıtılmış kan yahut domuz eti -ki o, şüphesiz necistir- ya da Allah'tan başkası adına kesilmiş bir fısk (murdar olmuş bir hayvan) dışında yiyecek kimseye haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat (başkasının hakkına) saldırmamak ve sınırı aşmamak üzere kim de (bunlardan) yemek zorunda kalırsa (bilsin ki) muhakkak Rabbin Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir).
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مُحَرَّم
Edilgen fiil-II
ح ر م
Haram kılınmış, Harem
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
طَاعِم
Etken fiil
ط ع م
Yiyen
طَعِمَ
Fiil-I
ط ع م
Tattı, yedi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مَيْتَة
İsim
م و ت
Ölü
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
دَم
İsim
د م و
Kan
مَسْفُوح
Edilgen fiil
س ف ح
Akıtılmış
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
لَحْم
İsim
ل ح م
Et
خِنْزِير
İsim
خ ن ز ر
Domuz
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رِجْس
İsim
ر ج س
Pislik, murdar, pis olan
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
فِسْق
İsim
ف س ق
Fısk
اُهِلَّ
Fiil-IV
ه ل ل
Kesildi
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اِضْطَرَّ
Fiil-VIII
ض ر ر
Mahkûm etti, mecbur kaldı, zorda kaldı
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
بَاغ
Etken fiil
ب غ ي
Saldıran
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَادٍ
Etken fiil
ع د و
Sınırı aşıcı, haddi aşıcı, haddi aşan
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli