Sekiz eş olarak: (Küçükbaş- büyükbaş olmak üzere Allah’ın evcil hayvanlardan size rızık olarak verdiğini yiyiniz; küçükbaş olan) Koyun (cinsin)den (erkek ve dişi olarak) iki, keçi (cinsin)den de (erkek ve dişi olarak) iki: (Ey Resulüm! Allah’ın helal ve tertemiz bu tür nimetlerini insanlara yasaklayan bu ve benzeri zalimlere) De ki: “O, bunların (koyun ve keçinin) erkeklerini mi, dişilerini mi, yoksa bu iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram kılmıştır? Eğer (bu iddianızda) doğrulardan iseniz ilme dayalı bana haber verin! *
(*) Bu ve bundan sonraki ayet, Arapların, cehaletlerinden ve batıl inançlarından kaynaklanan saçma sapan uygulamalarını anlatıyor. Cahiliye Arapları birtakım isimler altında uydurma helal haram listeleri yaparlardı ve listeleri herhangi bir makul gerekçeye dayanmadan kafalarına göre değiştirirlerdi. Bu saçmalıklarından bir tanesi de bazen hayvanların erkeklerini, bazen dişilerini, bazen de bunların yavrularını haram sayarlardı. Üstelik yaptıkları bu saçmalığın Allah’ın bir emri olduğunu iddia ederlerdi. Bu ve bundan sonraki ayet, bilgisizce insanları saptırmak için ortaya atılan bu tip batıl düşüncelerin mantıksızlığını anlatıyor. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Ayrıca zevc: Cinsinden bir diğeri ile beraber bulunan demektir. Böyle olunca eş, ikisinin değil, ikiden birinin diğerine göre ismidir. Zevc “çift” değil, “eş” yani bir çiftin her bir tekidir. Meselâ sekiz çift denilince on altı eş anlaşılır. Ama şekiz eş, denilince ikisi koyun, ikisi keçi, ikisi deve, ikisi sığır cinsinden olmak üzere erkek ve dişi dört çift anlaşılır. Ayrıca buradaki (ثَمَانِيَةَ أَزْوَاجٍ) ifâdesi bir önceki âyetteki, “yük taşıyan ve yatırılıp kesilen hayvanlardan” bedel olabildiği gibi, (كلوا)’’külü’’nün mefulü de olabilir. Yani o hayvanlar, şekiz eştir. Bu nedenle bazı meallerde geçen (ثمانية أَزْوَاجٍ)’’ezvac’’ sekiz çift’’şeklindeki tercüme yanlış olup doğrusu, (ثَمَانِيَةَ أَزْوَاجٍ) sekiz eş’’ demektir. İşte, metni aşağıya alınan er - Râzî tefsirinde de geçtiği gibi, (ثَمَانِيَةَ أَزْوَاجٍ) ’’semâniyete ezvac’’ın 142. âyette bulunan (كُلُواْ مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّهُ)’’külü mimma rezekakümüllahü’’deki emir kipi olan (كلوا)’’külü’’nün mefulü de olur. Eğer’’hamületen ve ferşen’’e bedel yaparsak daha uzağa gider, oysa (كلوا)’’külü’’ emir kipi ona daha yakındır. Arapça dil gramerin bir kuralı da şöyledir; eğer yakın olana da, uzak olana da gitmesi mümkünsa, (القريب أولي من البعيد) yakın olan, uzak olandan daha evladır. İşte bundan hareketle biz de buna göre ayete meal vermeyi uygun bulduk: Öyleyse ayetin takdiri şöyle olur: قوله: {ثَمَـٰنِيَة } وجهان: } الثاني: أن يكون التقدير: كلوا مما رزقكم الله ثمانية أزواج (مفاتيح الغيب ،)