close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 142. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemine-l-en’âmi hamûleten veferşâ(en)(c) kulû mimmâ razekakumu(A)llâhu velâ tettebi’û ḣutuvâti-şşeytân(i)(c) innehu lekum ‘aduvvun mubîn(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hayvanlardan yüklerinizi taşıyanlar var, yününden faydalandıklarınız var ve onları da yaratan o Allah'ın, sizi rızıklandırdığı şeyleri yiyin ve Şeytan'ın izini izlemeyin; şüphe yok ki o, size apaçık bir düşmandır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hayvanlardan yük taşıyan ve (yünlerinden, tüylerinden) döşek (ve türlü giyecek) yapılanları da (yaratan O’dur). Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden yiyip (yararlanın) ve şeytanın adımlarına uymayın (şaşkınlık ve şımarıklığa kaymayın). Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. (Şeytani dürtüleri ve düzenleri terk edin.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hayvanlardan yük taşıyanı ve yününden döşek ve sergi yapılanları da yaratan O'dur. Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin, şeytanın izinde gitmeyin. Unutmayın ki o şeytan, kendisi görünmese de sizin apaçık düşmanınızdır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O, hayvanlardan yük taşıyanları, etleri yenenleri ve yünlerinden döşekler, giyim eşyaları yapılanları yaratandır. Allah'ın size verdiği rızıklardan yiyin. Şeytanın, şeytan tıynetli ahlâksız azgınların, şeytanî güçlerin peşlerine takılmayın, izlerinden gitmeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hayvanlardan da yük taşıyan ve kesilen (veya tüylerinden döşekler yapılan) [16] türler yarattı. Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin ve şeytanın izinden gitmeyin. Şüphesiz o sizin için açık bir düşmandır.
16.Ayeti kerimenin metninde geçen "ferş" kelimesi hakkında müfessirler farklı açıklamalarda bulunmuşlardır. Bazılarına göre bununla kesim için beslenen hayvanlar kastedilmektedir. Çünkü bunlar kesilmek için yere yatırılır. Bazı müfessirler ise bununla binek olarak kullanılmaya elverişli olmayan küçük hayvanların kastedildiğini söylemişlerdir. Bir başka açıklamaya göre de burada kastedilenler yünlerinden veya kıllarından döşek vs. yapılan hayvanlardır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Hayvanlardan yük taşıyan ve (yünlerinden, tüylerinden) döşek yapılanları da (yaratan O'dur). Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Davarlardan yük taşıyanı, tüyünden döşek ve sergi yapılacak hayvanları yaratan O'dur. Allah'ın size halâl olarak rızık verdiği şeylerden yeyin. Fakat şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için açık bir düşmandır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eti yenilen hayvanlardan da, hem binek hem kesimlik için yaratmıştır. Allah’ın size verdiği rızıktan yiyin, şeytanın adımlarına uymayın. (Bu helaldir, bu haramdır demeyin.) Şüphesiz o şeytan size apaçık bir düşmandır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hayvanlardan yük taşıyanı da, tüyünden döşek yapılanı da yaratan yine O'dur. Allah'ın size verdiği rızıklardan yiyiniz, şeytanın ardına düşmeyiniz. Şüphesiz o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Besim Atalay
swap_vert close
Yılkılardan dahi, kimisini yük için, kimisini yün için yaratan odur, Allahın verdiği azıktan yiyin, şeytanın izine uymayasınız, o sizinçin açık düşman
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hayvanlardan yük taşıyanı da tüyünden döşek yapılanı da yaratan O'dur. Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden yiyin, şeytanın ardına düşmeyin! Şüphesiz o sizin için apaçık bir düşmandır.
“Şeytan”, Arapça “Şetane” kelimesinden rahmetten uzaklaştı, Hakk ’tan uzak oldu; “Şata” kökünden ise, “öfkeden tutuştu, kahroldu” gibi anlamlara gelir. İnsandaki bütün şer dürtülerin ortak adı olarak da değerlendirilir Şeytan. Dini ıstılahta ise, Kehf suresinin 18/50. ayetinde de anlatıldığı gibi; Allah’ın Âdem’e secde emrine karşı gelip isyan ettiği için Allah’ın rahmetinden kovulan ve insanların amansız düşmanı olan, cin taifesinin inkârcı kesiminden gizli bir varlık olarak tanımlanır. “Şeytan” kelimesi Kur’an’da tekil olarak 63 ve çoğul/şeyatîn olarak 17 yerde geçmektedir. Ayette, verilen nimetler hatırlatılıyor ki, bu nimetlerin sahibi hatırlansın ve insanın en büyük düşmanı olan şeytanın ardına düşülerek cehenneme gidilmesin.  
Cemil Said
swap_vert close
Hayvânâtdan bir kısmı yük taşımak, bir kısmı zebh idilmek içün halk olunmuşdur. Şeytânın tesvîlâtına kapılmayınız o sizin ’alenî düşmanınızdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hayvanları da yük ve kesim için yaratan Allah'tır. Allah'ın size verdiği rızıktan yiyin, şeytana ayak uydurmayın, o size apaçık bir düşmandır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yine O, hayvanlardan da irili ufaklı var edendir.[198] Allah’ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Âyetin bu kısmı, “O, hayvanlardan yük taşıyanları ve tüylerinden döşek yapılanları yaratandır” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hayvanlardan yük taşıyanları ve tüyünden sergi yapılanları da (yaratan O’dur). Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin; şeytanın ardına düşmeyin; şüphesiz o sizin için apaçık bir düşmandır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hayvanlardan yük taşıyanı ve tüyünden döşek yapılanları yaratan O'dur. Allah'ın size verdiği rızıktan yeyin, şeytanın ardına düşmeyin; şüphesiz o sizin için apaçık bir düşmandır.  
 Âyette geçen «hamûle», yük taşıyan hayvan demektir; «ferş» ise henüz binilme çağına gelmemiş küçük hayvan veya yününden, kılından yaygı, sergi ve döşek yapılabilen hayvanlardır. Yatırılıp kesilen hayvan manasına da gelir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Çiftlik hayvanları, binmeniz, kesmeniz veya kendilerinden yatak malzemesi çıkarmanız içindir. ALLAH'ın size verdiği rızıklardan yeyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin; çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hayvanlardan da (çeşit çeşit yarattı). Kimi yük taşır, kiminin yününden döşek yapılır. Allah'ın size verdiği rızıktan yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın (peşinden gitmeyin); çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
En'âm içinden gerek yük götüreni ve gerek serileni vücude getiren de o, Allâhın size merzuk kıldığı ni'metlerden yiyin fakat Şeytanın adımlarına uymayın, çünkü o sizin için açık bir düşmandır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hayvanlardan yük taşıyanı da, tüyünden döşek yapılanı da yaratan O’dur. Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin ve (sakın) şeytanın adımlarına (telkinlerine) uymayın. Şüphesiz o (şeytan) sizin için apaçık bir düşmandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve hayvanlardan yük taşıyanlar ve serilecek olanlar/döşek yapılanlar var. Allah'ın rızık olarak verdiklerinden yiyin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. O sizin için apaçık bir düşmandır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Davarlardan yük taşıyacak (tüyünden) döşek yapılan (hayvan) ları yaratan da Odur. Allahın size (halâl kılıb) rızık yapdığı şeylerden yeyin. Şeytanın izleri ardınca gitmeyin. Çünkü o sizin apaçık bir düşmanınızdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sağmal hayvanlardan yük taşıyanı ve (kesilmek için) yere yatırılanı da (sizin için yaratan O'dur). Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın! Çünki o, size apaçık bir düşmandır.(2)
(2)“Şeytanların kâinâtta îcad cihetinde hiçbir medhalleri (müdâhaleleri) olmadığı, hem Cenâb-ı Hakk rahmet ve inâyetiyle (yardımıyla) ehl-i hakka tarafdâr olduğu (...) hâlde, hizbü’ş-şeytanın (şeytan tarafdarlarının) çok def‘a ehl-i hakka galebe etmesinin hikmeti nedir? Ve ehl-i hak, her vakit şeytanların şerrinden Cenâb-ı Hakk’a sığınmasının sırrı nedir? El-cevab: Hikmeti ve sırrı şudur ki: Ekseriyet-i mutlaka ile (çoğunlukla) dalâlet ve şer, menfîdir, tahribdir, ademîdir (yokluktan ibârettir), bozmaktır. Ve ekseriyet-i mutlaka ile hidâyet ve hayır, müsbettir, vücûdîdir (varlığa dâirdir), i‘mardır, ta‘mirdir. Herkesçe ma‘lûmdur ki: Yirmi adamın yirmi günde yaptığı bir binâyı, bir adam, bir günde tahrîb eder. (...)İşte bu sırdandır ki: Ehl-i dalâlet, hakīkaten zaîf bir kuvvetle pek kuvvetli ehl-i hakka bazen gālib oluyor. Fakat ehl-i hakkın öyle muhkem (sağlam) bir kal‘ası var ki, onda tahassun ettikleri (sığındıkları) zaman, o müdhiş düşmanlar yanaşamazlar ve bir halt edemezler. Eğer muvakkat bir zarar verseler, وَالْعاَقِبَةُ لِلْمُتَّق۪ينَ [(Güzel) âkıbet, takvâ sâhiblerinindir] sırrıyla, ebedî bir sevab ve bir menfaatle o zarar telâfi edilir. O kal‘a-i metîn, o hısn-ı hasîn (sağlam kale) ise, şeriat-ı Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâm’dır ve sünnet-i Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm’dır.” (Lem‘alar, 13. Lem‘a, 71)Ayrıca, şeytanın yaratılıp insana musallat edilmesindeki hikmetler için bakınız; (sahîfe 141, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve yük taşımaya elverişli olan ve olmayanıyla (küçükbaş–büyükbaş olmak üzere evcil) hayvanlardan da (sizin için yaratan Odur). Allah’ın size verdiği rızıklardan (fakir, yoksul, muhtaç ve işsizleri de faydalandırmak suretiyle) yiyin ve şeytanın (helal ve haramlar hususunda) adımlarına uymayın. Şüphesiz ki o, sizin için açık bir düşmandır. *
(*) “Şeytan”, Arapça “Şetane” kelimesinden rahmetten uzaklaştı, Hakk ’tan uzak oldu; “Şata” kökünden ise, “öfkeden tutuştu, kahroldu” gibi anlamlara gelir. İnsandaki bütün şer dürtülerin ortak adı olarak da değerlendirilir Şeytan. Dini ıstılahta ise, Kehf suresinin 18/50. ayetinde de anlatıldığı gibi; Allah’ın Âdem’e secde emrine karşı gelip isyan ettiği için Allah’ın rahmetinden kovulan ve insanların amansız düşmanı olan, cin taifesinin inkârcı kesiminden gizli bir varlık olarak tanımlanır. “Şeytan” kelimesi Kur’an’da tekil olarak 63 ve çoğul/şeyatîn olarak 17 yerde geçmektedir. Ayette, verilen nimetler hatırlatılıyor ki, bu nimetlerin sahibi hatırlansın ve insanın en büyük düşmanı olan şeytanın ardına düşülerek cehenneme gidilmesin. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yük taşınan, (yünlerinden ve kıllarından) yataklar ve kilimler yaptığınız hayvanlar var. Allah’ın rızık olarak verdiklerinden yiyin ve şeytanın (yenilen, içilen, helal ve haramlar hususunda) adımlarına uymayın, zira o size apaçık bir düşmandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yük taşıyacak, yünü alınacak davarları da Allah yarattı. Allah’ın size azık olarak verdiklerini yiyin. Şeytan’ın izleri üzerinden gitmeyin. Çünkü O sizin açıktan açığa düşmanınızdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Davarlardan yük taşıyacak, tüyünden de döşek yapılacak hayvan yapan yine O/dur [⁷]. Allah/ın size merzuk kıldıklarından yiyin. Şeytanın izlerine uymayın; çünkü o, size apaşikâr bir düşmandır.
[7] Öküz gibi yük yükletilecek, koyun, keçi gibi zebh olunup tüyünden döşek yapılacak hayvanlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hayvanlardan yük taşıyacak ve (yünlerinden) döşek yapılacak [ferşen] olanları (da var eden O’dur). Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden yiyiniz ve şeytanın adımlarını izlemeyiniz. Muhakkak ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Yük taşıyan büyük baş hayvanları da (kesilirken) yerlere serilen küçükbaş hayvanları (da O yaratmıştır). Allah'ın size verdiği rızıktan yiyin, şeytanın adımlarına uymayın, o size apaçık bir düşmandır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Evcil hayvanlardan da, kimini yük taşımak, kiminin de etinden, sütünden, derisinden, yününden... faydalanmak üzere yaratıp emrinize âmâde kılan, O’dur. O hâlde, Allah’ın size bahşettiği nîmetlerden yiyin için, fakat sakın harama yönelerek yahut Allah’ın helâl kıldığı bu tertemiz nîmetleri yasaklayarak (7. A’râf: 31)şeytanın izinden gitmeyin; zira o, sizin apaçık düşmanınızdır!Bakın, şeytanın izinden gidenler, Allah’ın tertemiz nîmetlerini saçma sapan gerekçelerle yasaklayarak insanlığı bu güzelliklerden nasıl mahrum bırakıyorlar:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yük taşıyıcı ve yün yapıcı olmak üzere EN’ÂM’dan / Ehil Hayvanlar’dan da (yetiştirdi). Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden yiyin! Şeytan’ın adımlarına uymayın! O, sizin için açık bir düşmandır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, bazı büyük baş hayvanları ağırlık taşımak ve yünleri için yaratmıştır. Allah'ın sizlere verdiği besin maddelerinden yiyin. Ancak, şeytanın izinden gitmeyin. Çünkü şeytan, sizin baş düşmanınızdır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hayvanlardan da çeşit çeşit yarattık ki kimi yük taşır, kiminin tüyünden döşek yapılır. Allah’ın size verdiği rızktan yiyin, faydalanın. Ancak şeytanın adımlarını izleyerek haksızlık yapmayın. Allah’ın bütün insanlar için verdiği rızkları sadece kendi payınıza geçirmeyin. Eğer şeytanın kötü fısıltılarına kulak verirseniz o size mutlaka haksızlık yaptırır. Zira o apaçık düşmanınızdır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hayvanlardan yük taşıyanı ve tüyünden (kılından) döşek yapılanları da (yaratandır). Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden yiyin! Şeytanın adımlarını izlemeyin! [*] Şüphesiz ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Benzer mesajlar: Bakara 2:168, 208; Nûr 24:21.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Kimi yük taşıyan ve kimi de yatırılıp kesilen¹ hayvanları yaratan da O Allah’tır. (Ey îman edenler!) Allah’ın size rızık olarak verdiği şeylerden yiyin ve sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.
1 Hamule: Yük götüren, ağırlık çeken tahammüllü demektir ki çektiği yüke “humule” denilir. Bunu lisanımızda hamule şeklinde söyleyenler yanlış söylerler. Ferş: Kelime anlamıyla döşek demektir. Burada kastedilen anlamı ise; döşek gibi yere döşenen, yatırılıp kesilen veya yünlerinden, kıllarından döşekler, sergiler, ayakkabılar yapılan veya yer yüzüne serilip yayılan demektir. Yani, “enam denilen yumuşak hayvanattan da hamule ve ferş (yükler taşıyan ve yatırılıp kesilen şeyler) yarattı” demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Yük taşımaya mahsus olan ve etleri için beslenen hayvanlardan, Allah’ın size rızık olarak verdiklerini yiyin ve Şeytan’ın izinden gitmeyin: ¹²⁹ unutmayın, o sizin apaçık düşmanınızdır!
129 Yani, Allah’ın insana helal kıldığını bâtıl inançlara dayanarak yasaklamak suretiyle. Hem 138-140. ayetlerde, hem de 142-144. ayetlerde anlatılan İslam öncesi tabulara bütün atıflar, Allah’ın vahiy yoluyla açıkça yasaklamadığı her türlü yiyeceğin (ve dolayısıyla, başka bedenî zevklerin) helal olduğunu vurgulamayı amaçlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hayvanlardan yük taşıyanı da vardır, tüylerinden yatak/yorgan yapılanları da. Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin, fakat şeytanlaşmış kişilerin peşinden gitmeyin. Unutmayın ki o sizin apaçık düşmanınızdır. 2/168, 16/5...8-80-81, 36/60...64-72-73
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve yük taşımaya elverişli olan ve olmayanıyla[¹¹³⁴] hayvanlardan, Allah’ın size rızık olarak verdiklerini yiyin ve şeytanın izinden gitmeyin: Unutmayın ki o sizin apaçık düşmanınızdır.
[1134] Ferşen, “yaygı ve sergi” anlamına gelir. Karnı yere yakın olduğu için yük vurmaya elverişli olmayan hayvanlardan kinaye kullanılmış olmalıdır. Kimileri lafzî anlamdan yola çıkarak “yününden sergi, döşek yapılan” karşılığını verir. Tercihimiz, bu ibareyle ma‘rûşâtin ğayra ma‘rûşâtin (141) arasındaki benzerliğe dayanır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yük taşıyan ve tüyünden döşek yapılan davarları da yaratan Odur. Allah’ın size (helal kılıp) rızık yaptığı şeylerden yeyin. Şeytanın adımlarına uymayın, (peşinden gitmeyin) Çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır. (Sizi Rabbinizin rahmetinden yoksun bırakmak ister)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve hayvanlardan da yük taşıyan, tüyünden mefruşat yapılan (vardır). Allâh’ın size verdiği rızıktan yeyin, şeytânın adımlarını izlemeyin (onun peşinden gitmeyin). Zira o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve hayvanlardan yük taşıyanları ve serilecek olanları (da O yaratmıştır). Allah Teâlâ'nın size rızk kıldığı şeylerden yiyin ve şeytanın izlerine uymayın. Şüphe yok ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Davarlardan da çeşit çeşit yarattı: kimi yük taşır, kiminin yününden ve kılından sergi yapılır. Allah'ın size verdiği rızkından yiyin, fakat şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o sizin besbelli bir düşmanınızdır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hayvanlardan da (çeşit çeşit yarattı,) Kimi yük taşır, kiminin tüyünden sergi yapılır. Allah'ın size verdiği rızıktan yeyin, şeytanın adımlarını izlemeyin (onun peşinden gitmeyin). Zira o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Âyetteki ferş kelimesi, sergi anlamına geldiği gibi, yatırmak anlamına da gelebilir. Yatırmak, boğazlamaktan kinâyedir. O zaman mânâ şöyle olur: "Hayvanlardan kimini yük taşımak, kimini yatır(ılıp bağazlan)mak için yaratmıştır.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve hayvânât-ı ehliyeden yük taşımak ve yatak ve mefrûşât yapılmak gibi menfa'atler peydâ iyledi. Allâh'ın size rızık iylediği şeyleri yiyiniz ve şeytânın izine tâbi' olmayınız. O sizin içün âşikâr düşmandır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Allah) En’amın bazısını yük taşımak, bazısını da binmek için (yaratmıştır). Allah'ın size azık olarak verdiklerini yiyin. Şeytanın izinden gitmeyin. O sizin açık düşmanınızdır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Hayvanlardan yük taşıyan ve (yününden) yatak yapılanlar vardır. Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin, fakat, şeytanın izinden gitmeyin. Çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yük taşıtıp yününden yararlandığınız hayvanları da O yarattı. Allah'ın size verdiği rızıklardan yiyin, ama şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hayvanlardan yük taşıyanı da yaygı/döşek yapılanı da yaratan yine O'dur. Allah'ın size verdiği rızıklardan yiyin, şeytanın adımlarını izlemeyin! Çünkü o sizin için açık bir düşmandır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yılķılardan götüriciler daħı giçi develer. yiñ andan kim rūzį virdi size Tañrı daħı uymañ şeyŧān adımlarına bayıķ ol size düşmāndur bellü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḥayvānlaruñ ba‘żısını ḳılduḳ size yük getürmeg‐içün ve ba‘żısını yimeg‐içün. Yiñüz ol rızḳdan ki size virdi Tañrı Ta‘ālā. Daḫı uymañuz şeyṭān yol‐larına. Taḥḳīḳ size ol ulu düşmandur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yük daşıyan və (yunlarından) döşək düzəldilən heyvanları da (yaradan Odur). Allahın sizə verdiyi ruzilərdən yeyin və Şeytana uymayın. Şübhəsiz ki, o sizin açıq-aşkar düşməninizdir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And of the cattle (He produceth) some for burdens, some for food. Eat of that which Allah hath bestowed upon you, and follow not the footsteps of the devil, for lo! he is an open foe to you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Of the cattle are some for burden and some for meat:(967) eat what Allah hath provided for you, and follow not the footsteps of Satan: for he is to you and avowed enemy.
967 Superstition kills true religion. We come back to the Arab Pagan superstitions about cattle for food. The horse is not mentioned, because horse flesh was not an article of diet and there were no superstitions about it. Sheep and goats, camels and oxen were the usual sources of meat. Sheep and goats were not used as beasts of burden, but camels (of both sexes) were used for carrying burdens, and oxen for the plough, though cows were mainly used for milk and meat. The words "some for burden and some for meat" do not differentiate whole species, except that they give you the first two and the last two as categories.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمِنَ الْاَنْعَامِ
yine hayvanlardan
حَمُولَةً
yük taşıyanlar
وَفَرْشاًۜ
ve döşek yapılanları
كُلُوا
yiyin
مِمَّا
o şeyler- den ki
رَزَقَكُمُ
sizi rızık- landırdı
اللّٰهُ
Allah
وَلَا تَتَّبِعُوا
ve tabi olmayın
خُطُوَاتِ
adımlarına
الشَّيْطَانِۜ
şeytanın
اِنَّهُ
muhak- kak o
لَكُمْ
size
عَدُوٌّ
bir düş- mandır
مُب۪ينٌۙ
apaçık
Yine hayvanlardan yük taşıyanları ve (yününden, tüyünden) döşek yapılanları da (yaratan O'dur). Allah'ın size verdiği rızıktan yiyin, şeytanın adımlarına tabi olmayın! Muhakkak ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَعَم
İsim
ن ع م
Hayvan, sağmal, davar
حَمُولَة
İsim
ح م ل
Yük taşıyanlar
فَرْش
İsim
ف ر ش
Döşek yapılan
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَزَقَ
Fiil-I
ر ز ق
Rızıklandırdı, rızık verdi, yedirdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
خُطُوَات
İsim
خ ط و
Adımlar
شَيْطَان
İsim
ش ط ن
Şeytan
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
عَدُوّ
İsim
ع د و
Düşman
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan