close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 141. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vehuve-lleżî enşee cennâtin ma’rûşâtin veġayra ma’rûşâtin ve-nnaḣle ve-zzer’a muḣtelifen ukuluhu ve-zzeytûne ve-rrummâne muteşâbihen veġayra muteşâbih(in)(c) kulû min śemerihi iżâ eśmera veâtû hakkahu yevme hasâdih(i)(s) velâ tusrifû(c) innehu lâ yuhibbu-lmusrifîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle bir mabuttur ki çardaklı ve çardaksız bağları, bahçeleri, tatları çeşitli hurmaları, ekilmiş şeyleri, bir bakıma birbirine benzeyen, bir bakıma benzemeyen zeytinleri ve narları yetiştirip meydana getirir. Meyve verince meyvelerinden yiyin, devşirme günü hakkını da israf etmemek şartıyla verin, şüphe yok ki o, müsrifleri sevmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tatları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmez şekilde- yaratan O’dur. (Ekinleriniz ve bahçeleriniz) Meyve verdiğinde bunların ürünlerinden yiyin (ve değerlendirin…) Hasat günü (fakirlerin) hakkını da verin. (Ama) İsraf etmeyin. Çünkü (Allah) israf edenleri sevmez.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O'dur hem ekilip biçilen ve hem de kendiliğinden yetişen bahçeleri var eden, hurma ağaçlarını, çeşit çeşit mahsüller veren tarlaları, zeytin ağacını ve narı meydana getiren, hepsi yaratılış ve gelişme ilkelerinde birbirine benzer ama yapı, görüntü ve tad olarak birbirinden çok farklıdır. Olgunlaştığında onların meyvelerinden yiyin ve yoksullara mahsülün toplandığı gün, haklarını verin ve Allah'ın nimetlerini israf etmeyin, şüphesiz O israf edenleri sevmez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O asmalı ve asmasız üzüm bağları, hurmalıklar, ürünleri çeşit çeşit ekinler, birbirlerine benzeyen ve benzemeyen zeytinlikler ve nar bahçeleri yetiştirendir. Meyveleri olgunlaştığı zaman meyvesinden bir miktar yeyin. Hasat zamanı da Allah'ın, ihtiyaç sahipleri ve mahlûkat için tanıdığı, belirlediği sorumluluğu yerine getirin, onların hakkını verin. Cahilce davranarak, meşru sınırları aşarak mallarınızı harcamayın, mükellefiyetleri dışında insanlardan ağır vergiler almayın. Şu bir gerçektir ki, Allah meşru harcama sınırını aşanları, insanlara ağır mükellefiyetler yükleyen kanun koyucuları-idarecileri sevmez.
bk. Kur’an- Kerim, 17/26; 30/38; 51/19; 7024; et-Tefsîru’l-Kebir, 13/210-211. Bu âyetteki (...yeyin) ifadesi, ihtiyacı olanın, canı çekenin serbestçe izin almadan, dalındaki meyvadan, mah-sulden yiyebileceği şeklinde anlaşılmaktadır.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız bahçeler meydana getiren, tatları birbirinden farklı hurmalar ve ekinler, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytinler ve narlar yaratan O'dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasad gününde de hakkını verin. İsraf da etmeyin. Çünkü O israf edenleri sevmez.
Ali Bulaç
swap_vert close
Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tadları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmezyaratan O'dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasad günü hakkını verin; israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız üzüm bağlarını, tadları ve yemişleri muhtelif hurmaları, hububatı (tahılları), zeytinleri, narları, birbirine hem benzer, hem de benzemez bir halde meydana getiren Allah'dır. Her biri mahsûl (ürün) verdiği zaman mahsulünden yeyin. Hasad (devşirme) günü de hakkını (zekât ve sadakasını) verin; israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız bağlar inşa eden, değişik yiyecekler olarak hurma ve ekinleri yaratan, birbirlerine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve nar icad eden O Allah’tır. O nimetlerden her biri meyve verdiğinde onun meyvesinden yiyin. Harman günü de hakkını (zekâtını) verin. Fakat israf etmeyin. Şüphesiz Allah, müsrifleri sevmez.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmaları, sebzeleri, zeytinleri, narları yaratan O'dur. Her biri meyve verdiği zaman, meyvesinden yiyiniz. Devşirilip toplandığı gün de hakkını/zekât ve sadakasını veriniz. İsraf etmeyiniz, çünkü Allah isrâf edenleri sevmez.
Besim Atalay
swap_vert close
Çardaklı, çardaksız bahçeler ile, yemişi çeşitli, hurmaları, ekinleri, birbirine benzeşen, benzeşmeyen, zeytini, narı da yaratan o, yemişinden yiyiniz, yemişlenince, harman günü, hakkını da verin, israf etmeyin, Allah sevmez israf eyliyenleri
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız (asmalı ve asmasız üzüm) bağları/bahçeleri, tatları çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, (renk, koku ve lezzetleriyle) birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yaratan O'dur. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da hakkını (öşrünü ve sadakasını) verin. İsraf etmeyin! Çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Burada bahsedilen hak; öşür ve sadakadır. Bu hakkın verilmesi için zekâtta olduğu gibi mahsulün üzerinden bir yıl geçmesi gerekmez. Ürünün elde edilmesinden hemen sonra verilmesi gerekir. İnfak konusunda Bkz. 17/26, 30/38, 51/19, 70/25  
Cemil Said
swap_vert close
Asma bağçeleri ve asma olmıyan bağçeleri, hurma ağaçlarını, envâ’ı buğdayları, zeytun ve nar gibi biri birine benzeyub de lezzeti biri birinin ’aynı olmıyan ağaçları yaradan Allâh’dır bunların meyvelerini ekl idiniz, hasad zamânında borcınızı edâ idiniz, isrâfdan ictinâb idiniz zîrâ Allâh müsrifleri sevmez.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız bağları inşa eden Allah'tır. Tadları çeşitli ekin ve hurmaları, zeytin ve narı birbirine benzer ve benzemez şekilde yaratan O'dur. Ürün verdiği zaman ürününden yiyin, devşirildiği ve biçildiği gün hakkını verin; israf etmeyin, çünkü Allah müsrifleri sevmez.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı biçimde yaratandır.[196] Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü)[197] verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
196. Bakınız: En’âm Sûresi, âyet, 99 ve ilgili dipnot.197. Öşür, “onda bir” demektir. Toprak ürünlerinde bu oranda verilen zekâtın özel adıdır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız bağları, değişik ürünleriyle hurmaları, ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen biçimlerde zeytin ve narları meydana getiren O’dur. Her biri ürün verdiğinde ürününden yiyin; hasat günü de hakkını verin; fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O'dur. Herbiri meyve verdiği zaman meyvesinden yeyin. Devşirilip toplandığı gün de hakkını (zekât ve sadakasını) verin, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Edip Yüksel
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, zeytinleri ve narları -benzer veya farklı- yaratan O'dur. Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yeyin ve hakkını da hasat gününde verin. Savurganlık yapmayın; O, savurganları sevmez.
Zekat yardımı o kadar önemlidir ki Tanrı Rahmetini zekat verenlere ayırmıştır (7:156). Ancak Müslümanlar bu emri terkederek zekatı yılda bir defaya indirdiler. Elimize geçen gelirin zekatını vakit geçirmeden vermeliyiz. Vereceğimiz zekatın oranı, israf edip kendimizi muhtaç kılmamak veya cimri davranmamak koşuluyla bize birakılmıştır. Bak 2:219; 17:29.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Asmalı ve asmasız (üzüm) bahçeleri, hurmaları, ürünleri çeşit çeşit ekinleri, zeytinleri ve narları, birbirine benzer ve benzemez biçimde yaratan O'dur. Her biri meyve verince meyvesinden yiyin, hasat günü de hakkını (zekat ve sadakasını) verin; amaisraf etmeyin, çünkü O, israf edenleri sevmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O ma'ruş ve gayri ma'ruş Cennet âsâ bağları: O tatları, yemişleri muhtelif mezruâtı, o hurmaları, zeytinleri, narları, birbirlerine hem benzer hem benzemez bir halde vücude getiren hep odur, her biri mahsul verince mahsûlünden yiyin, hasad günü hakkını da verin, bununla beraber israf etmeyin, çünkü o israf edenleri sevmez
Emrah Demiryent
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, çeşit çeşit hurma ve ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O’dur. (O nimetlerin) her biri mahsul verince ürününden yiyin, hasat edildiği zaman hakkını (öşrünü) verin, sakın israf etmeyin! Şüphesiz O israf edenleri sevmez.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Asmalı ve asmasız bahçeleri, çeşit çeşit hurmaları; zirai ürünleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yetiştiren O'dur. Her biri meyve verdiği zaman, meyvesinden yiyin. Hasat zamanı da onun hakkını¹ verin. İsraf² etmeyin, kuşkusuz O, israf edenleri sevmez.
1- Sadakasını. 2- Haddi aşmak, bozgunculuk yapmak, ölçüsüz davranmak, taşkınlık yapmak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O çardaklı ve çardaksız cennet (gibi üzüm) bağ (larını), o meyveleri ve tadları çeşidli hurmaları, mezrûâtı, zeytinleri, narları — birbirine hem benzer, hem benzemez bir halde — yaratıb yetişdiren Odur (Allahdır). Her biri mahsul verdiği zaman mahsulünden yeyin. Devşirildiği ve toplandığı gün de hakkını (sadakasını) verin. İsraf etmeyin. Çünkü O (Allah) israf edenleri sevmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız bağları, hurma ağaçlarını, meyvesi muhtelif ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytinleri ve narları meydana getiren de O'dur.(Herbiri) meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin ve hasad edildiği gün hakkını (öşrünü)verin ve (O'nun rızâsı dışında harcayarak) isrâf etmeyin!(1) Çünki O, isrâf edenleri sevmez.
(1)“Hâlık-ı Rahîm, nev‘-i beşere verdiği ni‘metlerin mukābilinde şükür istiyor. İsraf ise şükre zıddır, ni‘mete karşı hasâretli (zararlı) bir istihfaftır (hafîfe almadır).” (Lem‘alar, 19. Lem‘a, 146)Ayrıca iktisad ve israf hakkında bakınız; (Lem‘alar, 19. Lem‘a, 146-155)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve O (Allah) ki, asmalı asmasız bağlar, bahçeler, hurmalıklar, istifade ve tüketim açısından farklı farklı ekinler, birbirlerine bazı yönlerden benzeyen bazı yönlerden benzemeyen zeytinler ve narlar yaratıp yetiştirmektedir. Ürün (meyve) verdiği zaman ürününden yiyin. Devşirildiği ve toplandığı gün (toplumun fakir, yoksul, işsiz ve muhtaç kimselerin) onlardaki hakkını verin. Savurganlık da etmeyin. Şüphesiz o, savurganları sevmez. *
(*) Ayette bazı Câhiliye uygulamalarının hükümsüz olduğu belirtildikten sonra burada tekrar sûrenin asıl konusu olan itikadî meselelere dönülerek yeryüzünü türlü nimetlerle bezeyen yüce Allah’ın kudretinin sınırsızlığına ve buna işaret eden delillerin zenginliğine dikkat çekilmesi yanında; müşriklerin, yukarıda değinilen telakkilerinin aksine, sahiplerinin bu tür meyve, ekin ve hayvanların ürünlerinden ve Allah’ın insanlar için yarattığı rızıklardan istifade etmenin temelde mubah olduğu, bu sebeple onlardan öncelikle kendilerinin yemeleri veya kullanmalarında bir sakınca bulunmadığı; bunun yanında, başkalarının da bu ürünlerde zekât, sadaka, nafaka, komşu hakkı gibi hakları olduğu belirtilmekte ve bu hakkın ödenmesi emredilmektedir.(Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ekilebilir ve ekilemeyen bahçeleri, hurmaları, çeşit çeşit ürünler veren tarlaları, zeytinleri ve tatları birbirine benzeyen ve benzemeyen narları yaratan O dur. Onların verdiği ürünleri yiyin. Ürünleri olgunlaşıp da hasat ettiğinizde, fakirlerin haklarını verin ve israf edipte aşırı gitmeyin, Allah israf edenleri sevmez.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Öylesine Allah ki çardaklı, çardaksız bağları, tadları başka başka olan hurmaları, ekinleri, zeytinleri ve narları, birbirlerine hem benzer hem benzemez bir halde yarattı. Bunlar ürünlerini verince ürünlerinden yiyin. Onlar toplanınca da yoksulların hakkını verin. Sakın saçıp savurmayın. Çünkü O saçıp savuranları sevmez.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Asmalı, asmasız bağları [⁴]; herbirinin yenecek şeyleri başka başka olacak [⁵] hurma ağaçları ile ekini; birbirine hem benzer, hem benzemez zeytin, nar ağaçlarını peyda eden O/dur. Meyvalandığı zaman onların meyvasından yiyin. Biçildiği günde hakkını verin [⁶], israf etmeyin. Çünkü Allah müsrifleri sevmez.
[4] Yahut halkın diktiği nebat ile hüday-ı nâbit olanı.[5] Tatları başka, görünüşleri başka.[6] Zekâtını verin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, hurmalıkları, çeşit çeşit ekili arazileri, zeytini ve narı birbirine benzer ve benzemez bir biçimde inşa/var eden O’dur. Her biri meyve verdiğinde meyvesinden yiyiniz ve hasat günü de hakkını/ sadakasını veriniz, fakat israf etmeyiniz. Muhakkak ki O, israf edenleri sevmez.
Kadri Çelik
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız bağları inşa eden Allah'tır. Tatları çeşitli ekin ve hurmaları, zeytin ve narı, birbirine benzer ve benzemez şekilde yaratan O'dur. Ürün verdiği zaman ürününden yiyin, devşirildiği ve biçildiği gün hakkını verin. İsraf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Asmalı ve asmasız üzüm bağlarını, tatları ve meyveleri birbirinden farklı hurmaları, ekinleri, zeytinleri ve narları –hem birbirine benzer, hem de bambaşka renk, koku ve lezzette— yaratan O’dur. Meyve verdikleri zamanmeyvelerinden yiyin fakat ürünlerinin toplanacağı hasat günü fakirlerin hakkını da verin; sakın meşrû olmayan yerlere harcama yaparak veya yoksulun hakkını çiğneyerek yâhut ihtiyaçtan fazlasını harcayarak ya da aşırı lükse kaçarak, bu nîmetleri israf etmeyin! Çünkü Allah, israf edenleri sevmez!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O’dur ki çardaklı ve çardaksız bahçeleri de inşa’ etti (yaptı); yemesi (yemişleri) çeşitli hurmaları ve ekinleri de, birbirine benzeyen ve benzemeyen Zeytinler’i de ve Narlar’ı da (bitirip yetiştirdi). Ürün verdikleri zaman ürünlerinden yiyin! Hasat edildiği zaman hakkını verin! (İsraf edip) Aşırı gitmeyin! O, Aşırı Gidenler’i sevmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Çardaklı çardaksız bahçeler yapan, Her biri değişik tat ve lezzette ekin ve hurmaları yetiştiren, her cinsten zeytin ve nar çeşidini yaratan Allah'ın; ağaçları, meyveye oturunca yiyin, ayrıca, hasadının hakkını da verin. Döküp saçmayın. Çünkü Allah müsrifleri hiç sevmez…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar bilsin ki; çardaklı çardaksız üzüm bahçelerini, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, zeytinleri, narları, birbirine benzer benzemez biçimde yaratan Allah’tır. Allah yaratmıştır ki her birinin meyvesinden yiyin. Hasat günü insanların hakkını verin. Haksızlık yapıp insanlardan bazılarına yasaklayarak haddi aşmayın! Böyle yaparsanız helal olan şeyleri harama çevirerek israf etmiş olursunuz. İyi bilin ki haram yollardan insanların haklarını çalıp harcamanız büyük israftır. Rabbiniz helali harama çevirerek yaptığınız israfı yasaklamıştır. Helal yollardan elde ettiklerinizi bolca yiyin için. Sakın helal yoldan kazandıklarınızı haram yolda harcayarak israf etmeyin! O zaman size ateş dokunur!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız bahçeler, hurma(lar), ürünleri çeşitli ekinler, birbirine benzeyen ve benzemeyen biçimde zeytin ve narları yaratan O’dur. Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin! [*] Toplandığı gün [*] de hakkını ([zekât]ını ve [sadaka]sını) verin [*] (fakat) israf etmeyin! Şüphesiz ki O, israf edenleri sevmez. [*]
Bu ayet En‘âm 6:99. ayetle birlikte okunmalıdır.,Bu ifade tarımsal ürünlerde, dolayısıyla zekat ve sadaka gibi ekonomik içerikli ibadetlerde “bir yıl” beklenmesi gerektiği kabulünü geçersiz kılmaktadır.,Bu cümle infakın, sadakaların ve elbetteki zekâtın edilen “kâr”dan değil, sahip olunan “mal”dan verilmesi gerektiğinin apaçık delilidir. Benzer mesajlar: Tevbe 9:103; İsrâ 17:26; Rûm 30:38; Zâriyât 51:19; Me‘âric 70:24.,Benzer mesaj: A‘râf 7:31.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Asmalı ve asmasız çeşit çeşit bahçeleri, hurmaları, meyveleri farklı ürünleri, birbirine benzer ve birbirinden farklı zeytinleri, narları, yaratan, hep Odur. İşte bunların her biri meyve verince meyvesinden yiyin, hasat günü de (Allah’ın) hakkı (olan zekâtı)nı verin.¹ Fakat asla israf etmeyin, çünkü O israf edenleri sevmez.
1 Burada bahsedilen hak; zekât, öşürdür. Bu hakkın verilmesi için mahsulün üzerinden bir yıl geçmesi (havl’ül hevelan) şart değildir. Bu zekât yani öşrün, mahsulün elde edilmesinden hemen sonra verilmesi gerekir. Aynı konu için Bk. (Zariyat: 19, Mearic: 25)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Zira O’dur [hem] ekilip biçilen ve [hem de] kendi başına yetişen bahçeleri, ¹²⁷ (var eden,) hurma ağaçlarını, çeşit çeşit mahsuller veren tarlaları, zeytin ağacını ve narı meydana getiren: [hepsi] birbirine benzer ve hepsi birbirinden çok farklıdır! ¹²⁸ Olgunlaştığında onların meyvelerinden yiyin ve [yoksullara] mahsulün toplandığı gün haklarını verin. Ve [Allah’ın nimetlerini] israf etmeyin: kuşkusuz O müsrifleri sevmez!
127 Bu, ma‘rûşât ve ğayru ma‘rûşât (lafzen, “çardaklı olan ve olmayanlar”) terimlerinin genel kabul gören açıklamasıdır. “Bahçeler”den söz edilmesi, burada, yaşayan ve büyüyen her şeyin -evrendeki başka şeyler gibi- varlığını yalnız Allah’a borçlu olduğu ve bu nedenle, onu gerçek veya muhayyel başka bir güce tesadüfî veya bilinçli olarak atfetmenin sapkınlık olduğu inancını tasvir etme amacı güder.128 Bkz. bu surenin 99. ayeti ile ilgili not 85.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zira O’dur aynı topraktan çıktığı halde çardaklı ve çardaksız bahçeleri, tadı birbirine benzeyen ve benzemeyen çeşitli hurma ve ekinleri, zeytin ve narları yaratan. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat zamanı geldiğinde fakire hakkını verin, fakat israf ederek savurganlık yapmayın. Çünkü O, aşırılık yapanları sevmez. 6/99, 7/31, 13/4, 17/26, 36/33
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve O’dur insan eliyle yetiştirilen ve kendi başına yetişen bahçeleri[¹¹³¹] bağları, hurmagilleri, çeşit çeşit ürün veren tarlaları, biri diğerine çok benzeyen ve biri diğerinden çok farklı[¹¹³²] zeytingilleri ve narı var eden. Her biri ürün verdiğinde ürünlerinden yiyin ve hasat günü (yoksullara) haklarını verin; fakat israf etmeyin: Unutmayın ki O israfçıları sevmez.[¹¹³³]
[1131] Taberî’nin İbn Abbas’tan naklen aktardığına dayanarak. Lafzen “çardaklı ve çardaksız” anlamına gelen ma‘ruşâtin ve ğayra ma‘rûşâtin ibaresi, bir sonraki âyetin başında yer alan hamûleten ve ferşen ibaresiyle ilginç bir uyum oluşturmaktadır. Bu dikkate alındığında, bu ibareye “yerde yetişen gövdesiz ve ağaçta yetişen gövdeli bitkiler” anlamı da verilebilir. [1132] Bu ifade için bkz: not 82. [1133] İsraf, amaçsızca saçıp savurmaktır (17:26).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) Çardaklı ve çardaksız üzüm bağlarını, ürünleri çeşit çeşit hurmalıkları, ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer veya benzemez biçimde- yaratan Odur. Meyva verdiğinde, her birinin meyvasından yeyin, hasat zamanı da sadakasını verin, fakat israf etmeyin, çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Osman Fırat
swap_vert close
O’dur ki, çardak!ıçardaksız bahçeleri inşa etti. Ve hurma ve ziraati yapılan muhtelif yemişler ve zeytin ve de nar.. Bir birlerine benzer veya birbirinden farklıdırlar. Bunlar ürünü verince ürünlerinden yiyin. Ve hasat günü de (hasat ettiğinizin) hakkını (öşürünü/ onda birini) verin. Ve israf yapmayın, çünkü O, israf edenleri sevmez
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve O, o zâttır ki, yeryüzüne döşenmiş ve döşenmemiş bostanları ve yenilmesi muhtelif hurmaları ve ekinleri ve birbirine benzer ve benzemez bir halde zeytin ve nar ağaçlarını yaratmıştır. Onlardan herbirinin meyvelendiği zaman meyvesinden yiyiniz, biçildiği gün de hakkını veriniz ve israfta bulunmayınız, şüphe yok ki, Allah Teâlâ müsrifleri sevmez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Asmalı - asmasız bağ ve bahçeleri, mahsûlleri, çeşit çeşit hurma ve ekinleri, birbirine şekil ve renk yönünden benzer, tat bakımından benzemez tarzda yaratıp yetiştiren hep O'dur. Her biri mahsul verince ürününden yiyin, devşirildiği gün hakkını (öşürünü) da verin, israf etmeyin, çünkü O müsrifleri sevmez.
Bu âyet, öşrün bütün mahsulleri kapsadığına dair İmam Ebû Hanife’nin delillerindendir. Zekât âyetlerinin Medine’de indiğini düşünenler, buradaki hakkın, Mekke döneminde vacip kılınan bir sadaka olduğunu söyler ve 51,19 ve 70, 24 âyeti ile irtibat kurarlar. “Mamafih bu âyette hak, mutlak olduğundan, zekâta yani öşüre şamil olduğu söylenebilir.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurma(ları), ekin(ler)i, zeytinleri, narları -birbirine benzer, benzemez biçimde- yaratan hep O'dur. Her biri meyva verdiği zaman meyvasından yeyin, hasat günü hakkını (sadakasını) verin; fakat israf etmeyin; çünkü O, israf edenleri sevmez!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O Allâh'dır ki çardaklı ve çardaksız bostanlar, hurma bağçeleri, lezzeti muhtelif mezrû'ât, yaprakları birbirine benzer, meyveleri benzemez zeytun ve nar ağaçları yaratdı. Bunlar meyve virdikleri zamân yiyiniz. Toplandığı vakit de zekâtı viriniz ve isrâf itmeyiniz. Allâh müsrifleri sevmez.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Çardaklı, çardaksız bahçeleri, yemesi farklı hurmaları ve ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytinleri ve narları var eden O’dur. Bunlar ürün verince ürünlerinden yiyin. Hasat gününde de O’nun hakkını[*] verin. Sakın saçıp savurmayın. O saçıp savuranları sevmez.
[*] Zekatı  
Şaban Piriş
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, tadı çeşitli hurma ve ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yaratan O'dur. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da hakkını verin. İsraf etmeyin. Çünkü O, müsrifleri sevmez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Asmalı ve asmasız bağları, çeşitli tatlarda hurma ve ekinleri, zeytin ve nar ağaçlarını, kimi birbirine benzer, kimi benzemez şekilde yaratan Odur. Ürün verdiklerinde onların ürününden yiyin; hasat gününde de yoksulun hakkını verin.(23) Yalnız israf etmeyin. Çünkü Allah müsrifleri sevmez.
(23) Mekke döneminde, daha Müslümanların kendileri ihtiyaç içinde ve baskı altında iken yoksulları gözetme emrinin inmiş olması son derece dikkat çekicidir. İlk inen âyetlerde bu buyruklar yer aldığı gibi, en son inen ve Bakara Sûresinin sonlarında yer alan âyetlerde de uzun uzun yoksulların ve zayıfların gözetilmesi emredilmiş, faiz yasağı üzerinde önemle durulmuştur. İslâm terbiyesinin o âyetlerle varacağı mertebe, Mekke döneminin bu âyetlerinden belli olmakta ve bu dinin bütün insanlığa huzur ve esenlik getirmek üzere gönderildiği açıkça anlaşılmaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, sebzeleri, zeytinleri, narları, birbirine benzer ve benzemez biçimde oluşturan O'dur. Her birinin meyvesinden, olgunlaştığı zaman yiyin ve hasat gününde onun hakkını da verin. İsraf etmeyin, Allah israf edenleri sevmez.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol oldur kim yarattı bostanlar yire döşenmiş daħı ayaķ üstine durur ħurmā aġacı gibi daħı ħurma aġacını daħı ekin dürlü dürlü iken yimişi. anuñ daħı zeytūni daħı narı biribirine beñdeş daħı beñdeş degül. yiñ yimişinden ol vaķt kim yimiş eyledi daħı virüñ ḥaķķını biçmeġi güni daħı haddan geçürmeñ bayıķ Tañrı sevmez ḥaddan geçenleri.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol Tañrı Ta‘ālā yaratdı bostānları üzüm aġaçları‐y‐ıla ve üzümaġacınsuz, ḫurmā aġaçların daḫı yaratdı dürlü dürlü dadlar‐ıla, zeytūnıdaḫı yaratdı, enārı daḫı yaratdı biri birine beñzer, daḫı biri birine beñzemez. Yiñüz anlaruñ yemişlerinden, ḳaçan bitse. Daḫı virüñüz bahāsını biçmekgüninde. İsrāf eylemeñüz, Tañrı Ta‘ālā sevmez müsrifleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yer üzünə sərilmiş və sərilməmiş bağ-bağatı (bostanları və bağları), dadları müxtəlif xurmanı və taxılı, bir-birinə həm bənzəyən, həm də bənzəməyən zeytunu və narı yaradan Odur. (Onların hər biri) bar verdiyi zaman barından yeyin, yığım günü haqqını (zəkatını, sədəqəsini) ödəyin, lakin israf etməyin. (Allah) israf edənləri sevməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He it is Who produceth gardens trellised and untrellised, and the date palm, and crops of divers flavour, and the olive and the pomegranate, like and unlike. Eat ye of the fruit thereof when it fruiteth, and pay the due thereof upon the harvest day, and be not prodigal. Lo! Allah loveth not the prodigals.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It is He Who produceth(964) gardens, with trellises and without, and dates, and tilth with produce of all kinds, and olives and pomegranates, similar (in kind) and different (in variety):(965) eat of their fruit in their season, but render the dues that are proper on the day that the harvest is gathered. But waste not(966) by excess: for Allah loveth not the wasters.
964 Ansha'a: see 6:98, n. 923. 965 A beautiful passage, with music to match the meaning. Cf. 6:99 and notes. 966 "Waste not, want not," says the English proverb. Here the same wisdom is preached from a higher motive. See what magnificent means Allah provides in nature for the sustenance of all His creatures, because He loves them all. Enjoy them in moderation and be grateful. But commit no excess, and commit no waste: the two things are the same from different angles of vision. If you do, you take away something from other creatures and Allah would not like your selfishness.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَهُوَ
ve O
الَّـذ۪ٓي
O zattır ki
اَنْشَاَ
meydana getirdi
جَنَّاتٍ
bahçeleri
مَعْرُوشَاتٍ
imarlı
وَغَيْرَ
ve ol- mayanı
مَعْرُوشَاتٍ
imarlı
وَالنَّخْلَ
ve hurmaları
وَالزَّرْعَ
ve ekini
مُخْتَلِفاً
muhtelif
اُكُلُهُ
yemişleri
وَالزَّيْتُونَ
ve zeytini
وَالرُّمَّانَ
ve narı
مُتَشَابِهاً
birbirine benzer
وَغَيْرَ
ve ol- mayan
مُتَشَابِهٍۜ
birbirine benzer
كُلُوا
yiyin
مِنْ ثَمَرِه۪ٓ
meyvesinden
اِذَٓا
o va- kit ki
اَثْمَرَ
meyve verdi
وَاٰتُوا
ve verin
حَقَّهُ
hakkını
يَوْمَ
günü
حَصَادِه۪ۘ
hasat
وَلَا تُسْرِفُواۜ
sakın israf etmeyin
اِنَّهُ
çünkü O
لَا يُحِبُّ
sevmez
الْمُسْرِف۪ينَۙ
israf edenleri
Hem ekilip biçilen ve hem de kendiliğinden yetişen bahçeleri, hurmaları, ürünleri çeşit çeşit ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O'dur. (Her biri) Meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin! Hasat edildiği gün de hakkını (zekât ve sadakasını) verin, sakın israf etmeyin! Çünkü Allah, israf edenleri sevmez.
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَنْشَاَ
Fiil-IV
ن ش ا
Meydana getirdi, yarattı, vücuda getirdi, inşâ etti
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
مَعْرُوشَات
Edilgen fiil
ع ر ش
İmarlı, ekilip biçilen
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
مَعْرُوشَات
Edilgen fiil
ع ر ش
İmarlı, ekilip biçilen
نَخْل
İsim
ن خ ل
Hurma ağaçları, hurmalıklar
زَرْع
İsim
ز ر ع
Ekin, ekinlik
مُخْتَلِف
Etken fiil-VIII
خ ل ف
Muhtelif, ihtilaf eden, çeşit çeşit, türlü
اُكُل
İsim
ا ك ل
Ürün, yemiş, meyve
زَيْتُون
İsim
ز ي ت
Zeytin
رُمَّان
İsim
ر م ن
Nar
مُتَشَابِه
Etken fiil-VI
ش ب ه
Benzer şekilde, müteşâbih
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
مُتَشَابِه
Etken fiil-VI
ش ب ه
Benzer şekilde, müteşâbih
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ثَمَر
İsim
ث م ر
Meyve, faydalanılan mal, servet
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
اَثْمَرَ
Fiil-IV
ث م ر
Meyve verdi
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
حَصَاد
İsim
ح ص د
Hasat
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَسْرَفَ
Fiil-IV
س ر ف
İsraf etti, aşırı gitti
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
مُسْرِف
Etken fiil-IV
س ر ف
Müsrif, israf eden, haddi aşan