close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 136. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vece’alû li(A)llâhi mimmâ żerae mine-lharśi vel-en’âmi nasîben fekâlû hâżâ li(A)llâhi biza’mihim vehâżâ lişurakâ-inâ(s) femâ kâne lişurakâ-ihim felâ yasilu ila(A)llâh(i)(s) vemâ kâne li(A)llâhi fehuve yasilu ilâ şurakâ-ihim(k) sâe mâ yahkumûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'ın yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah'a bir hisse ayırıp boş düşüncelerine göre bu Allah'ın diyorlardı, bu da ortaklarımız olan putların. Putlara ait olanlar, Allah'a ulaşmıyordu ama Allah'a ait olanlar, ortaklarına, putlara kavuşuyordu, hükmettikleri şey ne de kötüydü.
Tarlalarını, şu kısım Tanrının, şu kısım putların diye ekerler, 5. sûrenin 103. âyetinin izahında bildirildiği gibi hayvanlarının bir kısmını da putlara ait sayarlardı. Putlara ayrılan kısımda eksiklik hasıl olursa Allah zengindir, putlarımızınsa ihtiyaçları var deyip Allah'a ait olandan alarak putlara ait olana katarlar ve putlara hizmet edenlere verirlerdi.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Müşrikler) O’nun (Cenab-ı Hakkın) üretip-türettiği ekin ve hayvanlardan, (güya) Allah için de bir pay ayırdılar, sonra kendi zanlarınca: "Bu Allah’ındır, bu da şirk koştuklarımızın (putlarımızın ve canlı tağutlarımızın hakkı)dır" dediler. Kendi ortakları için olan (pay), Allah tarafına geçmezdi, ama Allah’a ait olan kendi ortaklarının tarafına (payına) geçerdi. (Yani sözde Allah’a ayırdıkları hisseleri çalıp tağutlarına verirlerdi.) Ne kötü hüküm verip (küfre düşerlerdi).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'la birlikte başkalarına da ilahlık yakıştıranlar, Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan Allah'a pay ayırırlar ve “Bu Allah'ındır” derler. Ne iddia haksız  şekilde “Ve bu da Allah'a ortaklar koştuğumuz varlıklar içindir” diye iddia ederler. Kendi ortakları için olan pay, Allah tarafına aktarılmaz ama, Allah'a ait olan pay, kendi ortakları tarafına aktarılabilir. Yani, fonlar arası aktarmalarda Allah zengindir, ihtiyacı yoktur diye putlarına ayrılan tarafı artırmaya çalışırlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın üretip çoğalttığı ekin ve hayvanlardan Allah'a bir hisse ayırıyorlar ve kendi düşüncelerine göre: “Bu Allah'ın, şu da ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak saydığımız varlıkların" diyorlardı. Ortak saydıklarına ayrılan hisse Allah'ın rızasını gerektirecek yerlere dağıtılmadığı için Allah'a ulaşmamakta, fakat Allah'a ayrılan hisseden, rızasına uygun olmayan yere dağıtıldığı için ortak saydıklarına ulaşmaktadır. Verdikleri hüküm ne kötüdür.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 16/57; 43/15.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendi zanlarıyla: "Bu Allah'ın, bu da ortak koştuklarımızındır" diyerek Allah'ın yarattığı ekinden ve hayvanlardan Allah'a pay ayırdılar. Ortak koştukları için ayırdıkları Allah'a ulaşmaz. Allah'a ayırdıkları ise işte o ortak koştuklarına ulaşır. [14] Ne kadar da kötü hüküm veriyorlar!
14.Cahiliye müşrikleri hayvanlarının ve ekinlerinin bir kısmını kendi zanlarınca sadaka olarak ayırır ve: "Şu Allah`ın, şu da putlarımızındır" diyerek paylaştırırlardı. Allah için ayırdıklarını fakirlere ve misafirlere, putları için ayırdıklarını da puthanelerin hizmetçilerine verirlerdi. Bununla birlikte putları için ayırdıklarından bir şeyin zayi olması durumunda Allah`a ayırdıklarından alıp ona eklerler ama Allah için ayırdıklarından bir şeyin zayi olması durumunda putlarına ayırdıklarından alıp ona ekleme gereği duymazlardı. Yine Allah`a ayırdıkları ekinlerin putlarına ayırdıklarından daha iyi ve verimli olması durumunda değiştirirlerdi. Burada dikkat çekilen uygulamalardan Maide suresinin 103. ayeti kerimesinde de sözedilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
O'nun üretip-türettiği ekin ve hayvanlardan Allah için bir pay ayırdılar, sonra kendi zanlarınca: 'Bu Allah'ındır, bu da ortaklarımızındır' dediler. Kendi ortakları için olan (pay), Allah tarafına geçmez, ama Allah'a aid olan kendi ortaklarının tarafına (payına) geçer. Ne kötü hüküm veriyorlar?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Tuttular Allah'ın yarattığı ekinden ve davardan, müşrikler, hisseler ayırdılar ve inançlarınca: “- Bu Allah'ın ve bu da Allah'a ortak koştuğumuz putların” dediler. Putlar için olan hisse çoğalsa, ondan Allah için harcamazlar. Fakat Allah için ayırdıkları hisse çoğalınca, Allah'ın ihtiyacı yoktur diye, putları yolunda harcarlar. Ne kötü hüküm vermektedirler!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın yaratıklarından, ekin ve hayvanlardan Allah için bir pay ayırdılar. İddialarınca “bu Allah’ındır, bu da Allah’a ortak koştuklarımız içindir” dediler. Fakat ortak koştukları için ayırdıkları pay Allah’a ulaşmazken, Allah’ın payı onların putlarına ulaşır… Ne kötü yargılıyorlar!
[Laik düzenlerde de, din devlete karışmazken devlet dine karışır.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar, Allah'ın yarattığı ekin ve davar gibi şeylerden bir pay ayırırlar. Kendi zanlarınca, “Bu, Allah'ındır, bu da ortaklarımızındır” derler. Ortakları için olan Allah'a ulaşmıyor, Allah için olan ortaklarına ulaşıyordu. Bunlar ne kadar kötü hükmediyorlar!
Besim Atalay
swap_vert close
Ekinden, yılkıdan Allah ne yaratmışsa, Allaha pay ayırırlar, kendi sanılarınca: «Bu Allahın, bu da putlarımızın payıdır» derler, putlarına ayrılandan, Allaha hiç vermeyip, Allaha ayrılandan putlarına verirler, ne kötü hükmederler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar, Allah'ın yarattığı tüm ekinlerden ve (evcil) hayvanlardan O'na sınırlı bir pay ayırdılar. Asılsız saplantılara uyarak: “Bu Allah'ındır, bu da (O'na eş koştuğumuz) ilahlarımızındır” dediler. Üstelik ilahları (için ayırdıkları) payı Allah'a geçmezken, Allah (için ayırdıkları) pay (Allah zengindir diye) bu ortaklara geçebiliyor. Ne kötü hüküm veriyorlar. 
Bkz. 5/103 ve dipnotu.Cahiliye Arapları hayvanların ve ekinlerin bir kısmını keyiflerine göre Allah’la taptıkları putlar arasında bölüştürürlerdi. Allah için ayırdıklarını yoksullara ve kimsesizlere dağıtırlardı, putlar için ayırdıklarını da onların huzurunda yapılan ayinlerde kullanırlardı. Putların payında eksilme veya bozulma olduğunda “Allah zengindir putlar ise muhtaçtır” diyerek Allah’a ayırdıklarından bunu tamamlarlar,Allah için ayırdıklarında bir eksilme veya bozulma olduğunda ise yine, “Allah zengindir, ihtiyacı yoktur” diyerek buna aldırış etmezlerdi.Bu ayet, yapılan bu saçmalığa işaret ederken aynı zamanda bu örnekle Allah, hayatın çok önemli bir gerçeğine vurgu yapıyor. İnsanların bazıları imkânlarının çoğunu (putlaştırdığı) para, makam, şan, şöhret ve servet gibi şeyler için seferber ederken, Allah için zamanlarının ve imkanlarının azını harcıyorlar. Bu da gösteriyor ki onların yaptıklarıyla Cahiliye müşriklerinin yaptıkları farksızdır.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın virdiği hubûbât ve hayvânâtın bir kısmını Allâh’a tahsîs idiyorlar. Ve diyorlar ki: "Bu Allâh’ındır ve bu da şerîk koşdığımız putlarındır" Lâkin bunlara tahsîs itdikleri iyi olur ise [1] Allâh’a tahsîs itmezler Allâh’a tahsîs itdikleri iyi olur ise putlara tahsîs iderler, bu ne bâtıl hükümdür.
[1] İyi mahsûl virir ise.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kendi zanlarına göre, "Bu Allah'ındır, bu da putlarımızındır" diyerek, Allah'ın yarattığı hayvanlar ve ekinlerden pay ayırdılar. Putları için ayırdıkları Allah için verilmez, ama Allah için ayırdıkları putlarına verilirdi; ne kötü hüküm veriyorlardı!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah’ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O’na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, “Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için” dediler. Ortakları için olan Allah’ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar![194]
Bu âyet, Cahiliye Araplarının yanlış ve saçma âdetlerinden birini anlatıyor: Hurma, arpa, buğday gibi ziraat ürünleriyle, koyun, keçi, deve, sığırdan Allah için bir pay ayırırlar, misafirlere, fakirlere harcarlar; kendileri bundan yemezlerdi. Bir pay da putlarına ayırır, onu istedikleri gibi putların hizmetlerine harcarlardı. Ayrıca Allah için ayırdıklarından artakalanı putlara ait fona aktarırlar, “Allah zengindir, fazlasına ihtiyacı yok. Putlar ise fakirdir”, diye bir de kılıf uydururlardı. Âyette bu akılsızca uygulama kınanıyor.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’ın yarattığı ekin ve hayvanlardan Allah’a pay ayırıp zanlarınca, “Bu Allah’a, bu da ortaklarımıza (putlara)” dediler. Ortakları için ayrılan Allah’a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor! Ne kötü hüküm veriyorlar!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'ın yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah'a pay ayırıp zanlarınca, bu Allah'a, bu da ortaklarımıza (putlarımıza) dediler. Ortakları için ayrılan Allah'a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor! Ne kötü hüküm veriyorlar?  
 Câhiliye Araplarından bazıları, ekinlerinin ve hayvanlarının bir kısmını Allah ile putları arasında bölüştürürler ve «Şu Allah’ın payı, bu da tanrılarımızın payıdır» derlerdi. Allah için ayırdıklarını konuklara ve fakirlere harcarlar, tanrılar için ayırdıklarını da onların huzurunda yapılacak âyin vb. şeylere sarfederlerdi. Eğer Allah’ın hakkından putun hakkına bir şey geçerse onu öyle bırakırlardı. Putun hakkından Allah için ayrılan tarafa bir şey geçerse, onu alıp tekrar putun payına katarlardı. Ve «Allah zengindir, bunlar ise fakirdir» derlerdi. Puta ayrılan, neticede yine kendilerine kalacağından, onun payından Allah için ayrılan tarafa bir şey geçmemesine dikkat ederlerdi. İşte Yüce Allah onların bu yaptıklarına işaret etmekte ve onları kınamaktadır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ın ürettiğı ekinlerden ve çiftlik hayvanlarından O'na bir pay ayırarak, kafalarına göre, "Bu ALLAH'ın, bu da ortaklarımızındır," dediler. Ortaklarının payı ALLAH'a ulaşmıyor; ancak ALLAH'ın payı ortaklarına ulaşıyor! Ne de kötü hüküm veriyorlar.
Kuran, sadece Mekkeli müşrikleri uyarmak için gelen bir kitap değildir. O tüm insanlara öğütler ve uyarılar içerir. Nitekim, müşrikleri eleştiren ayetlerin günümüz müşriklerini de aynı şekilde kapsadığını görüyoruz. Hadis ve fıkıh kitaplarını Kuran'a ortak koşanların: "Allah'a göre şunlar haram, peygambere veya falanca alime göre de şunlar haramdır" biçimindeki iddiaları bu ayetin kapsamına girer.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'ın yarattığı ekin ve hayvanlardan Allah'a bir hisse ayırmakta ve kendilerince: "Bu, Allah'a ait; şu da ortaklarımıza ait" demektedirler. Ortakları için olan hisse Allah'a ulaşmamakta, fakat Allah'a ayrılan hisse ortaklarına ulaşmaktadır. Verdikleri hüküm ne kötüdür.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Tuttular Allâh için onun yarattıklarından: Hars ve en'amdan bir hıssa ayırdılar, zuumlarınca şu, dediler: Allâh için, şu da şeriklerimiz için, amma şerikleri için olan Allah tarafına geçmez, Allah için olana gelince o şerikleri tarafına geçer, ne fenâ hukûmet yapıyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Müşrikler) kendi zanlarına göre, “Bu Allah’ındır, bu da putlarımızındır” diyerek, Allah’ın yarattığı hayvanlar ve ekinlerden (putları için) pay ayırdılar. Putları için ayırdıkları Allah için verilmez, ama Allah için ayırdıkları putlarına verilirdi; ne kötü hüküm veriyorlardı!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'ın var ettiği ziraat ürünlerinden ve hayvanlardan, O'na bir pay ayırıp, zanlarınca: “Bu Allah'a, bu da ortaklarımızadır.” dediler. Ortakları için ayrılan, Allah'a ulaşmıyor, Allah için ayrılan, ortaklarına ulaşıyor.¹ Ne kötü hüküm veriyorlar.
1- Kendi paylarından Allah için hiç harcamazlarken, Allah için harcamak üzere ayırdıklarını, kendi paylarına katıyorlar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar Allah için, onun yaratdığı ekin ve meyvelerle hayvanlardan, bir hisse ayırdılar da kendi boş zanlarınca «Şu Allahın, dediler, şu da ortaklarımız (olan putlar) ın. Ortaklarına âid olanlar Allaha ulaşmaz amma, Allaha âid olanlar, (evet) onlar ortaklarına gider! Hükm edegeldikleri bu şeyler ne kötüdür!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah'a, (kendi) yarattığı ekinler ve en'amdan (sağmal hayvanlardan, güyâ) bir hisse (ve putlarına da bir hisse) ayırdılar da, zanlarınca: “Bu Allah'ındır, bu da (O'na şirk koştuğumuz) ortaklarımızındır!” dediler. Hâlbuki ortaklarına âid olan, Allah'a hiç ulaşmaz; Allah'a âid olana gelince, o hemen ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (putperestler) Allah’ın (yeryüzünde) türettip yaydığı ekinlerden ve hayvanlardan Allah’a bir hisse ayırıp boş düşüncelerine göre bu Allah’ın (yolunda, yoksullara harcanacak) diyorlardı, bu da ortak koştuklarımız putlar için. Kendi ortakları için olan pay, (sözde) Allah için ayrılan kısma aktarılmaz, ama Allah’a ait olan pay ise, kendi ortakları tarafına aktarılır. Uyguladıkları hüküm ne kardar da kötü idi!*
(*) Allah için yoksullara ayrılan fondan putlara ayrılan fona aktarılıyor ve harcanıyordu. Ama putlar için ayrılan fondan Allah için yoksullara ayrılan fona aktarılmıyor ve yoksullara harcanmıyordu. Yani ortak saydıklarına ayrılan hisse Allah’ın rızasını gerektirecek yere dağıtılmadığı için Allah’a ulaşmamakta, ama Allah’a ayrılan hisseden, rızasına uygun olmayan yere dağıtıldığı için ortak saydıklarına ulaşmaktadır. (فَما كانَ لِشُرَكائِهِمْ فَلا يَصِلُ إِلَى اللَّهِ) أي فما عيّنوه لشركائهم لا يصرف إلى الوجوه التي جعلوها لله لا بالتصدق ولا بالضيافة ولا غيرهما، بل يهتمون بحفظه وإنفاقه على السدنة وذبح الذبائح والقرابين عندها. (وَما كانَ لِلَّهِ فَهُوَ يَصِلُ إِلى شُرَكائِهِمْ) أي وما عينوه وجعلوه له فهو يحوّل أحيانا للتقرب به إليها (تفسير المراغي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar tarlalara ektiklerinden ve sahip oldukları hayvanlardan Allah’a bir pay ayırdılar. Dediler ki “ Bunlar Allah için ayırdıklarımız (onların kendi kafalarına göre ayırdıkları) bunlarda bizim Allah’dan başka olan ilahlarımız için ayırdıklarımız.” Ayırdıkları paylar ortak koştuklarına ait değildir. Aynı zamanda Allah için ayırdıkları da Allah’a ait olduğu halde, o Allah için ayırdıkları paylar, onları Allah’a yaklaştıracak değillerdir. Ama ayırdıkları paylar, onları ortak koştuklarına daha çok yaklaştırır. Hüküm verdikleri şey ne kadar kötüdür.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar Allah’ın yarattığı ekinden, davardan pay ayırıp da kendi kuruntularınca derler: "Bu, Allah için, bu da eş koştuklarımız için." Ancak eş koştukları için olan Allah’a erişmez de Allah için olan eş koştuklarına erişir. Ne kötü yargılayıştır bu.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Müşrikler Allah/ın ekinden, davarlardan yarattığı şeylerden birçok pay çıkarmışlar, zuumlarınca «— Bu, Allah içindir, bu da şeriklerimiz olan putlarımız içindir» demişlerdi. Şerikleri için olan, Allah/a ulaşmıyordu; Allah için olan ise şeriklerine ulaşıyordu [¹]. Bunlar ne kötü hükmediyorlar!
[1] Putlarına ayırdıkları helâk olursa ona bedel Allah'a ayırdıklarından alırlar, hademesine verirlerdi, Allah'a ayırdıkları halde bunu yapmazlardı. «Allah zengindir, putlar züğürttür» derlerdi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, Allah’ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan, O’nun için bir nasip/pay ayırırlar ve kendi zanlarınca da “Bu Allah’a bu da ortaklarımız/putlarımız için” derlerdi. Ortakları için ayrılan (pay artarsa) Allah için verilmez, ama Allah için ayırdıkları (pay artarsa) ortak koştuklarına verirlerdi.⁴⁴ Ne kötü hüküm veriyorlar!
44 İbn Abbas’a göre: “Müşrikler ürünlerinden ve hayvanlarından, hem Allah için, hem de putları için birer hisse ayırıyorlardı. Putları için ayırdıklarını putlarına harcıyorlar; Allah için olanı ise çocuklara ve fakirlere yediriyorlar, kendileri ondan hiç yemiyorlardı. Sonra eğer Allah’a ayırdıkları hisseden bir şeyler putlara ayırdıkları hisseye karışırsa onu öylece bırakıyor ve ‘Allah’ın buna ihtiyacı yok’ diyorlardı ama putların hissesinden bir şeyler Allah’ın hissesine ayırdıklarına karışır ise, onu oradan alıp putların hissesine katıyor ve ‘putlar buna muhtaç’ diyorlardı.” Ayet bu olaya işaret etmektedir (Razî).  
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendi zanlarına göre, “Bu Allah'ındır, bu da ortaklarımızındır” diyerek, Allah'ın yarattığı hayvanlar ve ekinlerden pay ayırdılar. Ortakları için ayrılan Allah'a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor (öyle mi?)! Pek de kötü hüküm veriyorlar!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah’ın yarattığı tarım ürünlerinden ve evcil hayvanlardan bir kısmını putlarının, bir kısmını da Allah’ın payı olarak ayırırlar ve kendi bâtıl iddialarına dayanarak, “Bunlar Allah’ın, bunlar da O’nun yetki ve tasarrufuna ortak olan diğer ilâhlarımızın payıdır!” derler. Üstelik, ilâhları ve bu ilâhların bakıcıları —yani kendileri— için ayırdıkları, Allah’ın payına —ki fakir fukaraya harcanmak üzere ayrılmıştır— asla karışmaz; kazara karışsa da “Allah’ın buna ihtiyacı yoktur!” diyerek hemen alıp yerine koyarlar, fakat Allah için ayırdıkları, ilâhlarının payına kolayca karışır. Bunu da ilâhlarının nasibi sayıp onların payına katarlar. Ayrıca Allah, putlar için ayrılanları kabul etmediği gibi böyle bir taksim ile güya ortakları yanında Allah’a ayrılan payı da asla kabul etmez. Ne kötü hüküm veriyorlar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah için, ürettiği Ekinler’den ve EN’ÂM / Ehil Hayvanlar’dan bir hisse ayırdılar. Onların sanarak iddialarına göre (güya akıllarınca): “Bu Allah’ındır; bu da ortaklarımızın!” dediler. Ortakları için olan şey Allah’a ulaşmaz; Allah için olan şey ise ortaklarına ulaşır. Ne kötü hüküm veriyorlar!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Akıllarısıra, Allah'ın ektiği ekinlerden ve büyük baş hayvanlardan Allah'a pay ayırıp: " bu Allah'ın, şu da Tanrı’larımızın " derlerdi. Ne hikmet ise, Tanrı’larına adadıkları, Allah'a ulaşmaz, ama, Allah'a adadıkları, Tanrı’lara ulaşırdı. Hepsi, saçma sapan hükümlerdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’ın yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah’a pay ayırıp, bu Allah’a bu da ilahlarımıza dediler. Bu onların zanlarından ibaretti. İlahlarına ayırdıkları paylar Allah’a ulaşmıyor. Allah’a pay ayırdıktan bir müddet sonra, Allah için ayırdıkları payları ilahları adına aralarında bölüşüyorlar. Ne kötü hüküm veriyorlar?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah’a birer pay ayırıp, zanlarınca “Bu Allah için, bu da ortaklarımız (putlarımız) için.” dediler. [*] Ortakları için ayrılan (pay) Allah’a ulaşmıyor, Allah için ayrılan (pay ise) ortaklarına ulaşıyor! [*] Vermekte oldukları hüküm (ne) kötüdür!
Yüce Allah Mekkeli müşriklerin Allah ve putlarla ilgili algılarını ortaya koymakta ve hayvanlarla ekinlerden zanlarınca belirledikleri miktarları Allah’a ve putlarına ayırdıklarını bildirmektedir. Bu konuda Nahl 16:56’da şu bilgi yer almaktadır: “Kendilerine rızık olarak verdiklerimizin bir kısmından, durumunu bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar.” Yüce Allah müşriklerin kendilerince belirledikleri paylarla ilgili olarak gerek ekinleri, gerekse hayvanları kendisinin yarattığını özellikle hatırlatmakta, yaptıkları taksimatın yanlışlığına değinmektedir. Onlar belirledikleri hisselerin bir kısmını Allah’a, diğer kısmını ise putlarına uygun görmüşlerdi. Yüce Allah bu konuda herhangi bir emir vermiş olmamasına rağmen, kendilerince böyle bir tasarrufta bulunmuşlardı. Ancak burada bile hakkaniyet ölçüleri gözetmedikleri devam eden cümlede yer almaktadır Buradaki mesajda müşriklerin güya Yüce Allah için ayırdıklarını iddia ettikleri payı ortaklarına ulaştırmaları (vermeleri) kınanmaktadır. Çünkü Yüce Allah için ayrılan pay da sonuçta ortaklarının olmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(O müşrikler) Allah’ın yarattığı ekin ve hayvan gelirlerinden keyiflerine göre Allah’a bir pay ayırarak: “Şu Allah’a, şu da putlarımıza aittir.” dediler. Fakat putları için olan payı, Allah yolunda harcamayıp, Allah’a ayrılan payı, putları için harcadılar.¹ (Eğer böyle zannediyorlarsa) ne kadar yanlış hüküm veriyorlar.²
1 Yukarıya kastedilen anlam verilmiştir. Âyetin bu bölümü kelime anlamıyla: “Fakat ortakları için ayrılan Allah’a ulaşmazken, Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor.” şeklinde ifâde edilebilir.2 Müşrik Araplar, zirâî mahsullerinden ve yetiştirdikleri hayvanlardan keyiflerine göre bir kısmını Allah için, bir kısmını da diğer putları için ayırırlardı. Allah için ayırdıklarını misafirlere ve fakirlere, putlar için ayırdıklarını da onlar için yapılan ayin ve kurbanlara harcarlardı. Eğer Allah için ayırdıkları daha iyi ve daha fazla olursa, onu da putlarına harcarlar ve: “Allah zengindir, bunlar fakirdir.” derlerdi. Böyle yaparak, putlarını Allah’a tercih ederler ve putları için ayırdıklarını asla Allah için harcamazlardı. Bu âyet, bu davranışlarının yanlışlığını tenkit etmektedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ONLAR, Allah’ın yarattığı tarlalar ile hayvanların mahsullerinden O’na bir pay ayırırlar ve “Bu Allah’a aittir!” derler; yahut [haksız şekilde], ¹¹⁹ “Ve bu [da], eminiz ki, Allah’ın uluhiyetinde pay sahibi olan varlıklar içindir!” ¹²⁰ diye iddia ederler. Ama zihinlerinde Allah’a ortak saydıkları varlıklar için ayırdıkları şey, [onları] Allah’a yakınlaştırmaz, Allah için ayırdıkları da [onları ancak] Allah’ın uluhiyetine ortak koştukları o varlıklara yakınlaştırır. ¹²¹ Gerçekten de ne kötüdür onların yargıları!
119 Haksız şekilde -çünkü var olan her şey son tahlilde yalnız Allah’a aittir.120 Lafzen, “bizim [Allah’a] koştuğumuz ortaklarımız için” -yani, “Allah ile ortak olduklarını düşündüklerimiz”. Şerîk teriminin bir açıklaması için bkz. bu surenin 22. ayeti ile ilgili not 15. İslam öncesi Araplar, tarım mahsullerinin ve hayvanlarının bir kısmını bazı putlarına, bir kısmını da onlardan biri -ve en büyüğü- olarak gördükleri Allah’a adarlardı. Ancak Kur’an’ın metodu ile uyumlu olarak yukarıdaki ayet, yalnızca İslam öncesi Arap hayatının tarihsel yönüne atıfta bulunmamakta, daha geniş ve daha genel bir muhteva da taşımaktadır: yani, yalnızca dinî “mükellefiyetler”in Allah ile muhayyel tanrılar arasında paylaşılmasına değil, ama aynı zamanda O’nun yaratıcı güçlerinden bir bölümünün O’nun yanısıra başka bir şeye veya kimseye izafe edilmesine de işaret etmektedir.121 Yani, onların dinî görevlerinden bir “kısmı”nı Allah’a yöneltmeleri gerçeği, imanlarını güçlendirmez; ama daha çok, O’nun aşkın benzersizliğinin inkar edilmesine işaret eder ve böylece onları muhayyel ilahî veya yarı-ilahî “aracılar”a daha fazla bağımlı hale getirir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah’ın yarattığı ekinden ve evcil hayvanlardan, Allah’a bir pay ayırıyorlar ve batıl inançlarına göre, “Bu, Allah’ındır, bu da ortaklarımızındır” diyorlar. Ortakları için ayırdıkları pay Allah’a ulaşmıyor ama Allah için ayırdıkları pay ortaklarına ulaşıyordu. Ne saçma hüküm veriyorlar öyle! 16/56, 10/35, 68/35-36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ALLAH’IN yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan bir pay ayırıp, bâtıl inançlarına[¹¹²⁶] göre dediler ki: “Bu Allah’a aittir, bu da (Allah’a) koştuğumuz ortaklarımıza.”[¹¹²⁷] Oysa ortakları için olan Allah’a ulaşmıyor, fakat Allah için olan ortaklarına ulaşıyordu: ne berbat muhakeme tarzları var!
[1126] Bu bağlamda “bâtıl inanç” vurgusu taşıyan zu‘m için bkz: 64:7, not 8. [1127] Şirkin Allah’ı inkâr olmayıp, hak-bâtıl şirketi olduğunun açık delillerinden biri.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Çünkü onlar) Allah'ın yarattığı ekin ve hayvanları taksime kalkıştılar zanlarınca bir pay ayırarak "Bu, Allah için", "Şu da, putlarımız için" dediler. (Fakat bu taksime de riayet etmediler, zira) Ortakları için ayrılan pay Allah'a ulaşmadı. (Allah için sarfedilmezdi) Fakat, Allah'a ayırdıkları, putlarına ulaşırdı! (Putlarına ayırdıkları yetmeyince, Allah'a ait olandan alıp sarfederlerdi) Verdikleri hüküm ve kadar kötüdür! (Ki böylece putlarını Rablerinden üstün tutmuş oluyorlar!)
Osman Fırat
swap_vert close
Allah’a ektikleri ürünlerden ve hayvanlardan bir pay ayırdılar ve zanlarınca, "Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için" dediler. Ortakları için olan Allah’a ulaşmadı ama Allah için ayırdıkları ise ortaklarına ulaştı.. Ne kötü hükmediyorlar!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve (o müşrikler) Allah için O'nun yarattığından, ekinden ve hayvanlardan bir pay ayırdılar, sonra zûmlarınca, «Bu Allah içindir, bu da ortaklarımız (putlarımız) içindir,» dediler. Artık ortakları için olan Allah'a ulaşmaz, Allah için olan ise o ortaklarına ulaşır. Hükmeder oldukları şey ne fena!
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan kendilerince Allah'a bir hisse ayırdılar da kendi batıl iddialarınca: “Şu, Allah'ın” dediler, “Şu da uluhiyette ortakları olan putlarımızın. ”Ortakları için ayırdıkları, Allah'ın hissesine konulmaz, ama Allah'a ait olanlar ortaklarının hissesine aktarılır. Bunlar ne kötü hüküm veriyorlar! [16, 57; 43, 15]
Müşrikler hem Allah için, hem de putları için hububat ekiyorlardı. Allah için ektikleri yetişip, put namına ektikleri gelişmezse, Allah adına ekilenin bir kısmını puta ait hisseye devreder ve derlerdi ki: “Allah ganîdir, putlar ise muhtaçtır.” Aksi olur, yani putlara ait ekin gelişir, Allah’a ayırdıkları ekin gelişmezse, oradan bu tarafa bir şey ilave etmez, “Nasılsa Allah ganîdir!” derlerdi. Keza davarları da bölüştürürlerdi. Allah’a ayırdıkları hisseden misafirlere yedirir, putların payını ise putlara ait işlerde harcarlardı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'ın yarattığı, ekin(ler)den ve hayvanlardan Allah'a pay ayırdılar. Zanlarınca: "Bu Allah'a, bu da ortaklarımıza" dediler. Ortakları için ayrılan Allah'a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan, ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar!
Câhiliyye Araplarından bazıları, ekinlerinden ve hayvanlarından bir kısmını Allah ile putları arasında bölüştürürlerdi. "Şu Allah'ın payı, şu da tanrılarımızın payı" derlerdi. Allah için ayırdıklarını konuklara ve fakirlere harcarlar; tanrıları için ayırdıklarını da onların huzurunda yapılacak âyîn ve diğer şeylere harcarlardı. Eğer Allah'ın hakkından putun tarafına bir şey geçerse onu öyle bırakırlardı. Putun hakkından Allah için ayrılan tarafa bir şey geçerse onu alıp tekrar putun hakkına katarlar, "Allah zengindir, bunlar fakirdir" derlerdi. Puta ayrılan, sonuçta yine kendilerine kalacağından, onun hakkından Allah için ayrılan tarafa bir şey geçmemesine özen gösterirlerdi. İşte âyet, onların bu geleneğine dokunmaktadır. (Bkz. İbn Hişâm: Sîret: 1/80)  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ'nın halk itdiği ekinlerden ve hayvânlardan hisse ayırarak zu'mlarınca "Bu Allâh içün ve bu da putlarımız içündür" didiler. Putların hissesine (noksan olsa) Allâh içün olan hisseden artırırlar ve Allâh hissesine (az olursa) putlar içün olan hisseden artırmazlar. Ne çirkin hüküm iderler. [¹]
[1] Müşrikler ekinlerinden ve hayvânât-ı ehliyeden Allâh içün ve putları içün hisseler ayırır, Allâh içün olanı misafire ve fukarâya ve putlar içün olanı esnâmın hademesine virirlerdi. Allâh içün ayırdıkları hisseden bir şey eksilse veyâ telef olsa aldırmazlar ve putlar hissesinden bir şey eksilse veyâ telef olsa onı Allâh hissesinden ikmâl iderlerdi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar Allah'ın yetiştirdiği ekinden ve en’amdan O’na pay ayırır ve kendilerince “Bu Allah’ın, bu da O'na ortak saydıklarımızın" derlerdi. Ortak saydıklarının payından Allah'ın payına geçmez ama Allah’ın payından ortak saydıklarının payına geçer. Ne kötü karar veriyorlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın yarattığı ekin ve hayvandan Allah'a bir hisse ayırıyorlar, akıllarınca:-Bu, Allah'ındır, bu da ortak (koştuk)larımızındır, diyorlar. Ortakları için ayırdıkları Allah'a verilmez; ama Allah için ayırdıkları ise ortak (koştuk)larına verilirdi. Ne kötü hüküm veriyorlar!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir de, Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan, Allah'a da bir pay ayırdılar ve akıllarınca “Bu Allah'ın, bu da şeriklerimizin” dediler. Şeriklerinin payını Allah için ayırdıklarına katmazlar; ama Allah için ayırdıklarını şeriklerinin payına katarlar. Ne kötü birşeydir o hükmettikleri!(22)
(22) Arap müşriklerinin putlarına ayırdıkları hisseler putların hizmetçilerine, Allah için ayırdıkları pay da fakirlere verilirdi. Putların payında eksilme veya bozulma olduğunda Allah’a ayırdıklarından bunu tamamlarlar, Allah için ayırdıklarında bir eksilme veya bozulma olduğunda ise, “Allah zengindir, ihtiyacı yoktur” diyerek buna aldırış etmezlerdi. Âyet, bu örnekle, hayatın önemli bir gerçeğini bize hatırlatmaktadır: Allah’a ortak koşulan yerde, hükümler Allah adına değil, daima ortaklar adına verilir. Allah’ın zenginliği ise, sadece, Allah hesabına fedakârlık yapılacağı zaman hatırlanır. Bütün imkânlar, Allah’a ortak kabul edilen şeyler için seferber edilir; gerçek hayatta da onların sözü geçer. Allah’a ise, kendisine saygı duyulan, ama her işe de karıştırılmayan bir tanrı rolü biçilir. Bu âyette anlatılan uygulama, 121’inci âyette yer alan “Onlara itaat ederseniz siz de müşrik olursunuz” uyarısının somut bir örneğini teşkil etmektedir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kendi döllendirip yaydığı ekinden ve hayvanlardan Allah'a bir pay ayırdılar da kendi zanlarınca şöyle dediler: "Bu Allah için, bu da ortaklarımız için." Ortakları için olan Allah'a ulaşmaz. Ama Allah için olan, ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eylediler Tañrı içün andan kim yarattı ekinden daħı yılķılardan ülü pes eyittiler “uşbu Tañrı’nuñdur” śanmaġı-y-ıla anlaruñ “daħı uşbu ortaķlarumuzuñdur.” pes ol kim oldı ortaķlarınuñ deġmez Tañrı’ya daħı ol kim oldı Tañrı’nuñ ol irer ortaķlarından yavuz oldı ol kim ḥüķm eylerler!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḳıldılar Tañrı Ta‘ālāya yaratduġı nesnelerden, ekinden ve davarlardan birülüş, şirklerine daḫı bir ülüş. Eyitdiler: Bu Allāh ülüşidür özleri sözleri‐y‐leve bu şerīklerümüzüñdür, didiler. Ammā şerīkleri naṣībi Tañrı Ta‘ālāya irişmez. Daḫı ola ki Allāh naṣībidür şerīklerine yitişür. Ne ḳatı yaman ḥükm eyledi müşrikler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Müşriklər) Allah üçün Onun yaratdığı əkindən və davardan pay ayırıb öz (batil) inanclarına görə: “Bu, Allahın və bu da (Allaha) şərik qoşduğumuz bütlərin!” – dedilər. Onların bütləri üçün ayrılmış hissə Allaha çatmaz, Allah üçün ayrılmış hissə isə bütlərə çatardı. Onların verdikləri hökm necə də pisdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They assign unto Allah, of the crops and cattle which He created, a portion, and they say: "This is Allah's" in their make believe "and this is for (His) partners in regard to us." Thus that which (they assign) unto His partners in them reacheth not Allah and that which (they assign) unto Allah goeth to thee (so called) partners. Evil is their ordinance.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Out of what Allah hath produced in abundance in tilth and in cattle, they assigned Him a share: they say, according to their fancies:(958) "This is for Allah, and this" - for our "partners"! but the share of their" partners "reacheth not Allah, whilst the share of Allah reacheth their "partners" ! evil (and unjust) is their assignment!
958 There is scathing sarcasm here, which some of the commentators have missed. The Pagans have generally a big Pantheon, though above it they have a vague idea of a Supreme God. But the material benefits go to the godlings, the fancied "partner" of Allah; for they have temples, priests, dedications, etc., while the True and Supreme God has only lip-worship, or at best a share with numerous "partners." This was so in Arabia also. The shares assigned to the "partners" went to the priests and hangers-on of the "partners", who were many and clamorous for their rights. The share assigned to Allah possibly went to the poor, but more probably went to the priests who had the cult of the "partners", for the Supreme God had no separate priests of His own. It is also said that when heaps were thus laid out, if any portion of Allah's heap fell into the heaps of the "partners" the priests greedily and promptly appropriated it, while in the contrary case the "partners" priests were careful to reclaim any portion from what they called "Allah's heap." The absurdity of the whole thing is ridiculed. Allah created everything: how can He have a share?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَجَعَلُوا
ve kıldılar
لِلّٰهِ
Allah'a
مِمَّا
o şey- den ki
ذَرَاَ
çoğalttı
مِنَ الْحَرْثِ
ekinden
وَالْاَنْعَامِ
ve hayvanlardan
نَص۪يباً
bir pay
فَقَالُوا
ve dediler
هٰذَا
bu
لِلّٰهِ
Allah'
ındır
بِزَعْمِهِمْ
zanlarınca
وَهٰذَا
ve bu
لِشُرَكَٓائِنَاۚ
ortaklarımızındır
فَمَا
halbuki o şey ki
كَانَ
oldu
لِشُرَكَٓائِهِمْ
ortakları için
فَلَا يَصِلُ
hiç ulaşmaz
اِلَى اللّٰهِۚ
Allah'a
وَمَا
ve o şey ki
كَانَ
oldu
لِلّٰهِ
Allah için
فَهُوَ
fakat o
يَصِلُ
ulaşıyor
اِلٰى شُرَكَٓائِهِمْۜ
ortaklarına
سَٓاءَ
ne kö- tüdür
مَا
o şey ki
يَحْكُمُونَ
hüküm veriyorlar
Onlar, Allah'ın (yaratıp) çoğalttığı ekinlerden ve hayvanlardan Allah'a bir pay ayırdılar. Zanlarınca, "bu, Allah'ındır, bu da (O'na şirk koştuğumuz) ortaklarımızındır" dediler. Ortakları için ayrılan, Allah'a ulaşmıyor; fakat Allah için ayrılan, ortaklarına ulaşıyor! (Bak) Ne kötü hüküm veriyorlar?
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ذَرَاَ
Fiil-I
ذ ر ا
Çoğalttı, yarattı, yaydı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَرْث
İsim
ح ر ث
Ekin, tarla
نَعَم
İsim
ن ع م
Hayvan, sağmal, davar
نَصِيب
İsim
ن ص ب
Nasip, pay, parça
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
زَعْم
İsim
ز ع م
Zan
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
شَرِيك
İsim
ش ر ك
Ortak, şirk koşma
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
شَرِيك
İsim
ش ر ك
Ortak, şirk koşma
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
وَصَلَ
Fiil-I
و ص ل
Birleştirdi, sığındı, ulaştı, dokundu, erişti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
وَصَلَ
Fiil-I
و ص ل
Birleştirdi, sığındı, ulaştı, dokundu, erişti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
شَرِيك
İsim
ش ر ك
Ortak, şirk koşma
سَٓاءَ
Fiil-I
س و ا
Çok kötü, ne kötü, hoşuna gitmedi, kaygılandı, kötü etti, kötüleşti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
حَكَمَ
Fiil-I
ح ك م
Hüküm verdi, hükmetti