close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 135. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul yâ kavmi-’melû ‘alâ mekânetikum innî ‘âmil(un)(s) fesevfe ta’lemûne men tekûnu lehu ‘âkibetu-ddâr(i)(k) innehu lâ yuflihu-zzâlimûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Ey kavmim, siz elinizden geleni yapın, ben de yapmadayım. Yakında bilir, anlarsınız kimin sonunun hayırlı olacağını. Şüphe yok ki zalimler, muratlarına ermezler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Ey kavmim, bütün imkânlarınızla çalışıp (elinizden geleni) yapın; şüphesiz ben de (görevimin gereğini) yapıyorum (yapacağım). Yakında (kutlu) sonuç diyarının (ülke ve dünya iktidarının) kimin olacağını, bilip-öğreneceksiniz. Gerçekten zalimler (şeytani amaçlarına ve) kurtuluşa ermeyeceklerdir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: “Ey inanmayan toplumum! Gücünüz içinde olan herşeyi yapın, ben de Allah yolunda görevimi yerine getirmek üzere, gayret göstereyim; ve zamanla anlayacaksınız gelecek kimindir. Şüphe yok ki, varoluş gayesine aykırı hareket edenler, asla mutluluğa erişemiyeceklerdir.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ey kavmim, terketmediğiniz hayat tarzınızı, iktidarınızı yaşamaya devam edin, bütün imkânlarınızla elinizden geleni yapın. Ben de bilinçli olarak görevimi yapmaya devam ediyorum. Bu hayatın, bu dünyanın sonunda kimin kazanacağını, siz de yakında öğreneceksiniz. Şu bir gerçektir ki, küfürleri, nankörlükleri, baskıları, işkenceleri sebebiyle zâlimler kurtuluşa ebedî nimetlerle mutluluğa eremez." de.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 11/121-122; 21/105; 24/55; 40/51-52; 58/21; el-Câmi’ li-Ahkâmi’l-Kur’ân, 7/89.  
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Ey kavmim! Gücünüzün elverdiğini yapın, ben de yapıyorum. Bu yurdun (dünyanın) sonunun kimin olacağını yakında bileceksiniz. Şüphe yok ki, zalimler kurtuluşa eremezler."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Ey kavmim, bütün yapabileceğinizi yapın; şüphesiz ben de yapıyorum. Bu yurdun (dünyanın) sonu, kimindir, bilip-öğreneceksiniz. Gerçekten zalimler kurtuluşa ermeyeceklerdir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasulüm, kavmin Kureyş'e) de ki: “- Ey kavmim! Bütün kuvvetinizle yapacağınızı yapın. Ben vazifemi yapıyorum. Artık dünya evinin sonu olan cennet, kimin olacaktır, bileceksiniz. Şüphe yok ki, zalimler kurtuluşa ermezler.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Ey kavmim! Siz kendi yerinizde yapacağınızı yapın. Ben de (kendi yerimde yapacağımı) yapıyorum. Sizler ilerde yerin, yurdun kime kalacağını öğrenirsiniz. Şüphesiz zalimler felah bulmaz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Ey kavmim! Elinizden geleni yapınız! Ben de yapacağım! Yurdun sonunun kimin lehine olduğunu yakında bileceksiniz. Gerçek şu ki, zâlimler iflâh olmazlar.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Ey ulusum! Gücünüzün yettiğini yapınız, ben de yaparım, göreceksiniz ki son yurt kimindir? Allah zalimlere kurtuluş vermez»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Ey kavmim! (Allah'ın nurunu söndürmek için) elinizden geleni yapın, ben de (O nurun her tarafa yayılarak dünyayı aydınlatması için) elimden geleni yapacağım. Yakında kimin nihai başarıya ulaşacağını göreceksiniz!” Şu muhakkak ki, zalimler asla mutluluğa erişemezler.
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara di ki: "Ey kavim elinden geldiği mertebe çalış ben de çalışacağım. Ebedî cennet hayâtının kime nasîb olacağını öğreneceksiniz. Allâh zâlimleri iflah itmez."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki, "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu ben de yapacağım. Sonucun kimin için hayırlı olacağını bileceksiniz. Zulmedenler şüphesiz kurtulamazlar."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de (görevimi) yapacağım. Ama dünya yurdunun sonucunun kimin olacağını yakında öğreneceksiniz. Şüphesiz, zalimler kurtuluşa eremezler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Ey kavmim! Elinizden gelen ne varsa yapın! Ben de yapacağım! İleride göreceksiniz, güzel akıbet kimin olacak. Şu muhakkak ki zalimler iflâh olmaz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Ey kavmim! Elinizden geleni yapın! Ben de yapacağım! Yurdun (dünyanın) sonunun kimin lehine olduğunu yakında bileceksiniz. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmazlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki: "Ey halkım, elinizden geleni yapın, ben de elimden geleni yapacağım. Yakında kimin nihai başarıya ulaştığını göreceksiniz!" Zalimler onmazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Ey kavmim! Gücünüz yettiğince yapacağınızı yapın, ben de yapıyorum. Yakında (dünya) yurdunun sonunun kimin olduğunu bileceksiniz. Muhakkak zalimler kurtuluşa eremezler".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey kavmım, de: Bütün kuvvetinizle yapın yapacağınızı ben vazifemi yapıyorum, artık yakında bileceksiniz: Dünya evinin sonu kimin olacak? Şu muhakkak ki zalimler felâh bulmazlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! O müşriklere) de ki: “Ey kavmim! (İslâm’ı kabul etmiyor ve küfrünüzde ısrar ediyorsunuz, madem öyle, haydi bana karşı olan düşmanlığınızda) elinizden geleni yapın. Hiç şüphesiz ki, ben de (Rabbimin bana vermiş olduğu tebliğ vazifemi) yapacağım. Âhiret yurdunda güzel sonun kimin olacağını yakında öğreneceksiniz. Şüphesiz, zâlimler/kâfirler (îmân edip de günahlarına tövbe etmedikleri müddetçe) kurtuluşa eremezler.”
* “elinizden geleni yapın”; Âyet-i kerîmedeki bu ifade, bir emir ifadesi olmayıp, esasında, tehdit ve meydan okuma ifadesidir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Ey halkım! Elinizden geleni yapın. Ben de yapacağım. İleride göreceksiniz! Son yurt kimin olacak? Kuşkusuz zalimler kurtuluşa eremezler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Ey kavmim, elinizden geleni (komayın) yapın. Ben (vazifemi) hakkıyle yapanım. Artık (dünyâ) evin (in) sonu (olan cennet) kimin olacakdır, (bunu) bileceksiniz. Şu muhakkakdır ki zaalimler muradlarına ermeyecek.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Ey kavmim! Elinizden geleni yapın; şübhesiz ben (de vazîfemi)yapıcıyım. Artık dünyanın âkıbeti kimin lehine olacağını ileride bileceksiniz.” Şu muhakkaktır ki, zâlimler kurtuluşa ermez!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm! Onlara) De ki: Ey halkım! Elinizden geleni yapın! Ben de (bana vahyedilmekte olan ilahi mesajların tebliğini) yapacağım! Bu yurdun (dünya) sonunun kimin lehine olduğunu yakında bileceksiniz. Şüphesiz, zalimler iflah olmazlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Ey kavmim! Bulunduğunuz mekânda ne yapmak istiyorsanız yapın. Bende doğru bildiklerimi yapacağım. Sonra gelecek olan saadet yurdu kime aitmiş bileceksiniz. Elbetteki Allah, haksızlık yapanları kurtuluşa eriştirmez.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey ulusum! Elinizden geleni yapın. İşte ben de yapıyorum. Artık dünya evinin sonu kime yarıyacağını öğreneceksiniz. Gerçekten Allah kıyıcıları ondurmıyacaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara de ki «— Ey kavmim! Elinizden gelen düşmanlığı yapın. Ben de hilm ile muamele edeceğim. Yakında dâr-ı âhirette hayırlı akıbetin kimin olacağını bilirsiniz. Zalimler felâh bulmazlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki, “Ey kavmim! Siz kendinize yakışanı/elinizden geleni yapınız. Muhakkak ben de yapıyorum. (Dünya) yurdunun akıbetinin kimin için (hayırlı) olduğunu bileceksiniz. Muhakkak ki zalimler kurtuluşa/ mutluluğa erişemezler!
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Ey kavmim! Var gücünüzle elinizden geleni yapın! Doğrusu ben de (elimden geleni) yapacağım. Bu yurdun (dünyanın) sonu kimindir, bilip öğreneceksiniz. Zulmedenler şüphesiz kurtulamazlar.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
O hâlde, ey şanlı Elçi! Allah’a başkaldırma cüretini gösteren bu inkârcılara meydan okuyarak de ki: “Ey halkım, Allah’ın nurunu söndürmek için, haydi elinizden geleni yapın; ben de sizin zulmünüze karşı elimden geleni yapacağım! Bekleyin, kimlerin mutlu sona ulaştığını yakında göreceksiniz! Gerçekten zâlimler, asla kurtuluşa eremezler!Hele şu zâlimler, nasıl kurtuluşa erebilirler ki;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Ey kavmim! İmkânlarınıza göre işleyin bakalım! Ben de işlemekteyim. İlerde bileceksiniz; Yurd’un akıbeti kimin oluyor? Şu bir gerçektir ki; Zâlimler iflâh olmaz / kurtuluşa ermez”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onlara şunu söyle: " Sevgili milletim! Siz yapacağınızı yapın, ben de yapayım, Yer edinmede kimin başarılı olacağını pek yakında göreceksiniz, çünkü haksızlık edenin sonuç alması imkânsızdır... "
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki; “Ey kavmim! Elinizden geleni yapın! Ben de yapacağım! Dünya hayatının sonunda; kimin haklı olduğunu yakında bileceksiniz. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmazlar!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Ey kavmim! Elinizden geleni yapın; ben de yapacağım! [*] Yurdun (bu dünyanın) sonunun kimin olacağını ileride bileceksiniz. Şüphesiz ki zalimler kurtulamazlar.”
Benzer mesaj: Hûd 11:121.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed! Onlara): “Ey kavmim! Siz ne yaparsanız yapın; kesinlikle ben de (görevimi) yapacağım. Yakında (dünya hayatının sonunda) hayırlı sonucun kime nasip olacağını, öğreneceksiniz. Zalimler ise asla kurtuluşa eremez.” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Ey [inanmayan] halkım! Gücünüz içinde olan her şeyi yapın [ki] ben de [Allah yolunda] gayret göstereyim; ve zamanla anlayacaksınız gelecek kimindir. ¹¹⁸ Şüphe yok ki zalimler asla mutluluğa erişemeyecekler!”
118 Lafzen, “yurdun (mutlu) sonunun kime ait olacağını”. “Yurt” (dâr) terimi, Kur’an’da, hem bu dünya (dâru’d-dünyâ), hem de öteki dünya (dâru’l-âhire) ile ilgili kullanılmıştır. Müfessirlerin büyük çoğunluğu, burada öteki dünyaya işaret edildiği görüşündedirler: Ancak Zemahşerî, onu yeryüzündeki hayata bağlamaktadır. Bu yorumların her ikisi de metin ile uyumlu olduğundan, ikisini de kapsayan yukarıdaki çeviriyi tercih ettim.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: “Ey toplumum, siz size yakışanı yapın ben de görevimi yapıyorum. Mutlu sonun kimin olacağını nasıl olsa yakında öğreneceksiniz. Şu bir gerçek ki kendilerini helake sürükleyen zalimler asla iflah olmazlar.” 15/3, 20/135, 38/88, 67/29
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Ey halkım! Siz kendinize yakışanı yapın! Ben de görevimi yapıyorum ve nasıl olsa zamanla anlayacaksınız kimin mutlu sona ulaşacağını!” Kesin olan şu ki, zalimler asla iflah olmayacaklar.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: Ey kavmim, elinizden geleni yapın. (Şirk ve küfürde direnip durun) Şüphe yok ki ben de yapacağım! (Peygamberlik görevimi yerine getirmeye çalışacağım) İlerde dünya evinin sonu olan cennetin kime nasip olacağım bileceksiniz. Gerçek şu ki zalimler muradlarına eremeyeceklerdir!
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de (görevimi) yapacağım. Ama dünya yurdunun sonucunun kim için( güzel) olacağını yakında öğreneceksiniz. Şüphesiz, zalimler kurtuluşa eremezler."
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Ey kavmim! Son derece iktidarınız ile yapacağınızı yapınız, şüphe yok ki, ben de (memur olduğum vazifeyi) yapmaktayım. Artık şüphesiz yakında bileceksinizdir ki, dar-ı ahiretin güzel akibeti (kime) nâsip olacaktır! Şu muhakkak ki, zalimler felâha eremiyeceklerdir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Ey halkım, var gücünüzle elinizden geleni yapın. Ben vazifemi yapıyorum. Güzel âkıbetin kime ait olacağını yakında bileceksiniz. Şu muhakkak ki zalimler iflah olmazlar. [11, 121-122; 58, 21; 40, 51, 52; 21, 105; 24, 55]
Bu âyette geçen dâr’dan maksat cennet değil, dünyadır. Dolayısıyla mâna şöyle olur: “Allah’ın bu dünyayı yaratmasına sebep olan güzel âkıbetin hangimize ait olacağını sonra bileceksiniz.” Zemahşerî’nin dediği gibi burada nazik bir uyarma vardır. Uyaranın haklı, uyarılanın ise batıl yolda olduğu insaf ve nezaketle anlatılmaktadır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Ey kavmim, gücünüz yettiğince yapacağınızı yapın, ben de yapacağımı yapıyorum. Yakında (dünya) yurdu(nu)n sonunun kime aidolacağını bileceksiniz. Zalimler, asla onmazlar!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: Ey Kavmim! İstediğiniz gibi işleyiniz, ben de rabbimin bana emr iylediğini işerim. 'Âkıbet dâr-ı âhiretin kimin olacağını karîben anlarsınız. Zâlimler muhakkak felâh bulmazlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Ey Halkım! Elinizden geleni yapın; ben de yapacağım. Bu dünyanın sonunun kime yarayacağını yakında öğreneceksiniz. Şurası gerçek ki yanlış yapanlar umduklarına kavuşamayacaklardır.”
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki: -Ey kavmim, yapabileceğinizi yapın. Ben de (görevimi) yapacağım. Dünya ve ahiret mükafatının kimin olduğunu öğreneceksiniz. Gerçek şu ki: Zalimler kurtuluşa eremez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Ey kavmim, siz elinizden geleni yapadurun; ben de yapıyorum. Bu dünyanın sonunun kim hakkında hayırlı olacağını siz de öğreneceksiniz. Şurası muhakkak ki, zalimler asla iflâh olmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey toplumum! Yapabileceğinizi yapın. Ben de yapıp ediyorum. Yakında yurdun sonunun kime ait olacağını bileceksiniz. Gerçek olan şu ki, zalimler kurtulamayacaklardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “iy ķavmum! işleñ yirüñüz ḥāluñuz üzere bayıķ ben işleyiciven. pes tįz bilesiz anı kim ola anuñ śoñı sarāyuñ ya'nį uçmaķ bayıķ ķurtılmaz žālimler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed ḳavmüñe: ‘Amel eyleñüz mertebelerüñüz ḳadarınca, bendaḫı ‘amel eyler‐men. Siz bilseñüz gerek ki kimüñ olsa gerek āḫiret evi.Taḥḳīḳ ẓālimler iflāḥ olmazlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum! Qüreyş kafirlərinə) de: “Ey camaatım, əlinizdən gələni edin. Mən də (öz vəzifəmi) yerinə yetirirəm. Axirət yurdunun (gözəl) aqibətinin kimə nəsib olacağını biləcəksiniz. Şübhəsiz ki, zalımlar nicat tapmayacaqlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say (O Muhammad) : O my people! Work according to your power. Lo! I too am working. Thus ye will come to know for which of us will be the happy sequel. Lo! the wrong- doers will not be successful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "O my people! Do whatever ye cans:(957) I will do (my part): soon will ye know who it is whose end will be (best) in the Hereafter: certain it is that the wrong- doers will not prosper."
957 Insofar as this is addressed to the Unbelievers it is a challenge: "Do your utmost; nothing will deter me from my duty: we shall see who wins in the end." Passing from the particular occasion, we can understand it in a more general sense, which is true for all time. Let the evil ones do their worst. Let those who believe do all they can, according to their opportunities and abilities. The individual must do the straight duty that lies before him. In the end Allah will judge, and His judgement is always true and just (Cf. 28:37).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
يَا
ey
قَوْمِ
kav- mim
اعْمَلُوا
yapın
عَلٰى مَكَانَتِكُمْ
imkânınıza göre
اِنّ۪ي
şüphe- siz ben
عَامِلٌۚ
yapıcıyım
فَسَوْفَ
artık yakında
تَعْلَمُونَۙ
bileceksiniz
مَنْ
o kim- seyi ki
تَكُونُ
olur
لَهُ
lehine
عَاقِبَةُ
âkıbeti
الدَّارِۜ
yurdun
اِنَّهُ
şu muhak- kak ki
لَا يُفْلِحُ
iflah olmaz
الظَّالِمُونَ
zalimler
(Resulüm!) De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Şüphesiz ben de (elimden geleni) yapacağım! Yakında (dünya) yurdun(un) âkıbetinin kimin lehine olduğunu bileceksiniz. Muhakkak ki zalimler iflah olmazlar."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَكَانَت
İsim
ك و ن
İmkâna göre, duruma göre, hâl
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَامِل
Etken fiil
ع م ل
Çalışan, yapıcı, yapan, memur, amel işleyen, iş yapan
سَوْف
Fiil
سَوْف
Yakında, -ecek, -acak, olacak
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
عَاقِبَة
İsim
ع ق ب
Âkıbet, son
دَارٌ
İsim
د و ر
Yurt, ev
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَفْلَحَ
Fiil-IV
ف ل ح
Felaha erdi, iflah oldu, kurtuluşa erdi, felah buldu
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden