close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 129. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekeżâlike nuvellî ba’da-zzâlimîne ba’dan bimâ kânû yeksibûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İşte biz, kazandıkları suç yüzünden zalimlerin bir kısmını, bir kısmına böyle musallat ederiz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Böylece Biz kendi kesbleri (kötü tercih ve gafletleri) nedeniyle, zalimlerin bir kısmını, diğer kısmının (yanına yoldaş) başına yönetici yapar (ezdiririz. Hain idareciler de, peşlerinden giden kalabalık gafiller de bunu hak etmişlerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte bu şekilde varlık sebebine aykırı davranmış olanları, kimini kimine kazandıkları günah ve yaptıkları azgınlık sebebiyle dost ve yoldaş ederiz, birbirlerini ayartıp baştan çıkarırlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İnsanların ve cinlerin ilâhî emirlere isyan edenlerini perişan ettiğimiz gibi, işlemekte oldukları ameller, yüklendikleri günahlar sebebiyle, inkâr ve isyanda devam eden, İslâmî hayatı yaşamayı, İslâmî faaliyetleri engelleyen, engelleme tedbirleri alan zâlimlerin bir kısmını, diğer bir kısmına idareci yapar, birbirlerini saptırmaları, azdırmaları ve azaba dûçar etmeleri için onları birbirlerine musallat ederiz.
Ahmet Varol
swap_vert close
İşte böylece, kazandıklarına karşılık zalimlerin bir kısmını diğerlerinin peşlerine takarız.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece biz, kazandıkları dolayısıyla zalimlerin bir kısmını bir kısmının başına geçiririz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte biz, asî insanlarla cinleri böyle birbirinden faydalandırdığımız gibi, zalimlerin bazısını bazısına, kazandıkları işler sebebiyle idareci ve hâkim yaparız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Böylece Biz, yaptıklarından dolayı zalimleri birbirine musallat ederiz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte kazandıkları günahlarından ötürü zâlimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine böyle takarız.
Besim Atalay
swap_vert close
Yaptıkları işler dolayısiyle, işte biz de böylece, zalimlerden nicesini, bir nicesi üstüne saldırtmaktayız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte böylece işledikleri günahlar yüzünden zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine takarız (inatları yüzünden birbirlerini felakete götürürler).
Cemil Said
swap_vert close
A’mâlinin ecri olarak zâlimlerin ba’zılarını diğer zâlimlerin velîsi yapdık.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Zalimlerin bir kısmını, kazandıklarından ötürü diğer bir kısmına böylece musallat ederiz.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte böylece işledikleri günahlardan ötürü zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına dost yaparız.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte böylece işledikleri günahlardan ötürü zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine takarız.
Edip Yüksel
swap_vert close
Zalimleri böylece eşleyerek birbirinin dostları yaparız. Yaptıklarından ötürü...
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte biz böylece, kazandıkları günahlardan dolayı zalimlerin bir kısmını, diğer bir kısmına dost yaparız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve işte biz, zalimlerin ba'zısını ba'zısına kesibleri sebebiyle böyle dost ederiz
Emrah Demiryent
swap_vert close
İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zâlimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte böylece kazandıklarından dolayı, zalimlerin bir kısmını diğerlerinin peşine takarız.¹
1- Saldırtırız, bela ederiz, zorba yaparız.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte biz zaalimlerden kimini kimine, irtikâb etmekde oldukları (günâhlar) yüzünden, böylece musallat ederiz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte böylece kazanmakta oldukları (günahlar) yüzünden, zâlimlerin bazılarını bazılarına dost ederiz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve işte böylece (dünyada) işledikleri (suç ve kötü) şeylerden dolayı (ahiret günü ateşte) zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine takarız (ateşte onları beraber yaparız).*
(*) Not: Her ne kadar birçok mealde ‘’ onları birbirlerine musallat kılarız veya dost yaparız’’şeklinde ayetin tercümesi yapılmış ise de, hiç de isabetli değildir. Çünkü hem bundan önceki hem de sonraki ayetlerde anlatılanların tamamı mahşerde/ hesap gününde gerçekleşir. Eğer 129. ayetteki mesajı dünya hayatıyla ilişkilendirirsek, siyak ve sibak açısından ayetler arasında uyumsuzluk olur.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Böylece kendilerine zulmedenlerin bazılarını, yaptıkları davranışlardan (ortak yanlışlarından) dolayı bazılarına yakınlaştırdık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Böylece Biz kıyıcıların kimini kiminin üzerine çullandırırız, kazandıkları günahlardan dolayı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Böylece zalimlerin bir kısmını bir kısmına kazançlarından dolayı musallat ederiz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kazandıkları şeylerden/günahlardan dolayı, işte Biz böylece zalimlerin bir kısmını, diğer bir kısmının peşine takarız/başına musallat ederiz [nuvellî].⁴³
43 Krş. Mâide, 5/51; Tevbe, 9/67;  
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte böylece zalimlerin bir kısmını, kazandıklarından ötürü diğer bir kısmına böylece musallat ederiz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte biz, kötülükte birbirleriyle yardımlaşarak suç ortaklığı yapan zâlimleri, kazandıkları günahlar yüzünden böyle birbirlerinin dostları ve yardakçıları durumuna düşürürüz!O gün Allah, zâlimlere soracak:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte böyle, kazanıyor oldukları şeyler sebebiyle Zâlimler’in bazısını bazısına veliyy kılıyoruz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bu şekilde biz, yaptıklarına bakarak, bazı suç odaklarını, dostluk kimliği altında birbirilerine düşman ederiz...
Mehmet Çoban
swap_vert close
İşte! Kazandıkları günahlarından dolayı zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine böyle takarız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte böylece işledikleri (günahlar) nedeniyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına dost/yoldaş yaparız. [*]
Zalimler, kendi tercihleri sonucu birbirlerine yoldaş olurlar. Yüce Allah, hak etmeyen hiç kimseye zalim demez, onları zalimlikle nitelendirmez.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte böylece Biz kazandıkları günâhlar sebebiyle, zalimleri birbirine dost yaparız.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve bu şekilde, zalimlerin, [kötü] fiilleri ile birbirlerini ayartıp baştan çıkarmalarını ¹¹⁵ sağlarız.
115 Lafzen, “birbirlerine yakın olmalarını” yahut “birbirlerini tutmalarını”. Yukarıdaki cümlenin başındaki “bu şekilde” (kezâlike) ibaresi, kötülerin, “zihinleri çelmeyi amaçlayan yaldızlı/parlak yarı-hakikatleri birbirlerine fısıldama” (bu surenin 112. ayeti) şekillerine açık bir işarettir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte böylece, şeytanlarla iş birliği yapan zalimler, işledikleri sebebiyle birbirlerinin ayartıcı dostları olurlar. 8/73, 35/40, 45/19
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve işte Biz zalimleri, işledikleri yüzünden birbirinin başına böyle sararız.
Orhan Kuntman
swap_vert close
İşte biz böylece, işledikleri günahları yüzünden, zalimlerin bir kısmım, diğer bir kısmına musallat ederiz,
(Cin şeytanlarını, insanlardan zulümde aşırı gidenlere musallat ederiz. Birbiriyle dost olurlar, yekdiğerini baştan çıkarırlar. Nitekim, Zuhruf suresinin 36. ayetinde: "Rahman'ı anmaya göz yumana, yanından hiç ayrılmayacak bir şeytanı arkadaş veririz" buyurulmuştur)  
Osman Fırat
swap_vert close
Kazanmakta oldukları sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına işte böylece musallat ederiz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve işte böylece zalimlerin bazısını bazısına irtikab ettikleri şeyler sebebiyle musallat ederiz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte biz, işledikleri günahlardan ötürü, zalimlerden kimini kimine musallat ederiz.
Kimini kimine idareci yahut dost yaparız, yahut “kimini kiminin peşine takarız” mânaları da verilmiştir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte kazandıkları(günahları)ndan ötürü zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine böyle takarız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İşte bu sûretle zâlimlerden ba'zılarını ba'zılarına -işledikleri şirk ve me'âsî sebebiyle- musallat kılarız.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Böylece biz, yapıp ettiklerine karşılık yanlış yapanların kimini kiminin peşine takarız.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte böyle, zalimleri işledikleri sebebiyle birbirlerinin dostu yaparız..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kazandıkları günahlar yüzünden, zalimleri birbirine Biz böyle dost yaparız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte biz, zalimlerin bir kısmını bir kısmına, kazanır oldukları şeyler yüzünden bu şekilde dost/yardımcı/yönetici/önder yaparız.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ancılayın üstin ellü eylerüz žālimleruñ bir nicesini bir niceye andan ötürü kim oldılar ķazanurlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñ gibi musallaṭ ider‐biz ẓālimleri biri biri üstine günāhları sebebi‐y‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Beləliklə, qazandıqlarına (qazandıqları günahlara) görə zalımların bə’zisini digərinin arxasına taxaraq (və ya pis işləri bir yerdə gördükləri üçün qiyamət gününün əzabından onları bir-birinə belə yaxınlaşdırarıq).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thus We let some of the wrong-doers have power over others because of what they are wont to earn.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thus do we make the wrong-doers turn to each other, because of what they earn.(952)
952 See n. 950 above. Evil consorts with evil because of their mutual bargains. But in doing so they save the righteous from further temptation.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَكَذٰلِكَ
ve işte böylece
نُوَلّ۪ي
dost ederiz
بَعْضَ
bir kısmını
الظَّالِم۪ينَ
zalimlerin
بَعْضاً
bir kısmına
بِمَا
o şey yü- zünden ki
كَانُوا
idiler
يَكْسِبُونَ۟
kazanıyorlar
İşte Biz, kazanmakta oldukları (günahlar) yüzünden zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle dost ederiz.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
وَلّٰى
Fiil-II
و ل ي
Döndü, çevirdi, dönüp kaçtı, üstlendi, dost etti, yöneldi, yüz çevirdi
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
كَسَبَ
Fiil-I
ك س ب
Kazandı