close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 122. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Eve men kâne meyten feahyeynâhu vece’alnâ lehu nûran yemşî bihi fî-nnâsi kemen meśeluhu fî-zzulumâti leyse biḣâricin minhâ(c) keżâlike zuyyine lilkâfirîne mâ kânû ya’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ölüyken diriltip insanların arasında yol alması için kendisine bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklara dalmış olan ve bir türlü de çıkamayan kimseye benzer mi hiç? İşte böylece kafirlere, yaptıkları şeyler, süslü ve hoş gösterilmededir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Kalbi) Ölü iken kendisini (iman ve İslam’la) dirilttiğimiz ve insanlar içinde (sapıtmadan, örnek ve rehber olarak) yürümesi için kendisine bir nur (akıl ve anlayış) verdiğimiz kimsenin durumu, (gaflet ve cehalet) karanlıklarında kalıp oradan bir çıkış (yolu) bulamayan kimsenin durumu gibi midir? İşte, kâfirlere yapmakta oldukları böyle ’süslü ve çekici’ gösterilmiştir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve ölü iken, hayata kavuşturduğumuz ve insanlar arasında yolunu bulması için kendisine ışık tuttuğumuz kimsenin durumu, hiç içinden çıkamayacağı derin bir karanlığın içinde bulunup asla çıkamayan kimsenin durumu gibi midir? Ama böyle: Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlere yaptıkları herşey, böyle süslenip yaldızlı gösterilmiştir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Küfür ve cehalet bataklığında manen ölü iken dirilttiğimiz, kendisine insanlar arasında yürüyebileceği hidayet nuru verdiğimiz kimse, inkâr karanlıkları içinde kalıp, karanlıktan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi mi olur? Ama, küfür bataklığından çıkamayan, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere, işlemeye devam ettikleri ameller böyle süslenip güzel gösterilmiştir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 11/24; 35/19-23; 67/22.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürümesini sağlayan bir ışık verdiğimiz kimse karanlıkların içinde kalıp da oradan çıkamayan kimse gibi olur mu! İşte kâfirlere yaptıkları böyle süslü gösterildi.
122.Ebu Şeyh`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime Hz. Ömer (r.a.) ile Ebu Cehil hakkında indirilmiştir. Yani: "Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürümesini sağlayan bir ışık verdiğimiz kimse" denirken Hz. Ömer (r.a.), "karanlıkların içinde kalıp da oradan çıkamayan kimse" denirken de Ebu Cehil kastedilmiştir. Buna benzer bir rivayeti de İbnu Cerir Dahhak`tan rivayet etmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ölü iken kendisini dirilttiğimiz ve insanlar içinde yürümesi için kendisine bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, karanlıklarda kalıp oradan bir çıkış bulamıyanın durumu gibi midir? İşte, kafirlere yapmakta oldukları böyle 'süslü ve çekici' gösterilmiştir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hiç (evvelce) küfürle ölü olup (sonra) kendisini hidayetle dirilttiğimiz ve ona, insanlar arasında yürüdüğü bir iman (nur) verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde (küfürde) kalmış olan ve ondan bir türlü çıkamıyan kimse gibi olur mu? (Olmaz). Fakat kâfirlere yaptıkları şeyler öyle yaldızlı gösterilmektedir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ölü olup da (vahiy ile) canlandırdığımız; insanlar arasında verdiğimiz nurun aydınlığı ile yürüyen kişi ile karanlıklar içinde kalıp da içinden çıkamayan kişi bir olur mu? Durum böyle iken, kâfirlerin yapmakta olduğu şeyler onlara güzel gösterilmiştir. (Onun için karanlıklar içinde kalıp, pislikten zevk alıyorlar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte kâfirlere, yaptıkları böyle süslü gösterilmiştir.
Besim Atalay
swap_vert close
Ölü iken diriltilip, insanların arasında yürüyebilmek üzere kendine aydınlık verilen bir kimse, karanlıklar arasında kalarak, çıkmıyan kimse gibi olur mu? Kâfir olan kimselere böylecene, yaptıkları işler güzel görünür
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Manen) ölü iken (yani imandan mahrum durumdayken) dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık tuttuğumuz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte kâfirlere yaptıkları çirkinlikler (ilahi yasalar gereğince) böyle çekici gösterilmiştir.
Cemil Said
swap_vert close
Meyyit iken kendisine cân virdiğimiz [1] ve insânlar içinde yürümesi içün tenvîr iylediğimiz âdem ile zulumâtda yürüyen ve ândan çıkamıyacak olanlar bir olur mı? Halbuki kâfirlerin a’mâli de kendilerine güzel göründi.
[1] Ya’ni câhil iken irşâd itdiğimiz.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ölü iken kalbini diriltip, insanlar arasında yürürken önünü aydınlatacak bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, karanlıklarda kalıp çıkamayan kimsenin durumu gibi midir? Kafirlere de, işledikleri güzel gösterilmiştir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine, insanlar arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, hiç, karanlıklar içinde kalmış, bir türlü ondan çıkamamış kimsenin durumu gibi olur mu? İşte kâfirlere, işlemekte oldukları çirkinlikler böyle süslü gösterilmiştir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ölü iken dirilttiğimiz ve insanlar arasında yürüyebilmesi için kendisine ışık tuttuğumuz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte kâfirlere yaptıkları böyle güzel gösterilmiştir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte kâfirlere yaptıkları böyle süslü gösterilmiştir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ölüyken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde olup da ondan çıkamıyan kimse gibi olur mu? İnkarcıların yaptıkları işler böyle süslü gösterilmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ölü iken hidayetle dirilttiğimiz, kendisine insanlar arasında yürüyecek bir nûr verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp, ondan çıkamayan kimse gibi olur mu? Fakat kâfirlere, yaptıkları, böyle süslü gösterilir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem bir adam ölü iken biz onu diriltmişiz ve kendisine bir nur vermişiz, insanlar içinde onunla yürüyor, hiç o bittemsil zulmetler içinde kalmış ve ondan bir türlü çıkamıyacak bir halde bulunan kimse gibi olurmu? Fakat kâfirlere amellere öyle yaldızlı gösterilmektedir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Manen) ölü (durumunda) iken (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmesinden dolayı kendisine lütfumuzla hidâyet bahşederek manen) dirilttiğimiz ve kendisine insanların arasında (sapıtmadan) yürüyebileceği bir nur ihsan ettiğimiz kimse, (ısrarla hakkı inkâr etmesinden ötürü küfür) karanlıklar (ı) içinde kalıp da oradan çıkamayan kimse gibi olur mu? Kâfirlerin yapmakta oldukları şeyler kendilerine süslü göründü.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ölü iken¹ dirilttiğimiz;¹ ona, insanlar arasında, onunla yürüyeceği bir nur² verdiğimiz bir kimse; karanlıklar içinde kalıp bir türlü çıkamayan kimse gibi olur mu? Gerçeği yalanlayan nankörlerin yaptıkları, kendilerine sevimli gösterildi.
1- Cahiliye karanlığı içinde, gerçeklerden habersiz ve şirk içindeyken Kur'an nuruyla aydınlattığımız, tevhid inancı ile arındırarak doğru yola ilettiğimiz. 2- Aydınlık.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir ölü iken kendisini diriltdiğimiz, ona insanların arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimse; içinden çıkamaz bir halde karanlıklarda kalan kişi gibi olur mu hiç? Kâfirlerin yapmakda oldukları şeyler kendilerine öyle süslü göründü.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Küfür içinde olmakla) ölü (hükmünde) iken, bunun ardından kendisini (îmanla)dirilttiğimiz ve kendisine insanlar içinde, sâyesinde yürüye(bile)ceği bir nûr verdiğimiz kimse, hiç karanlıklarda kalan, (ve) ondan (bir türlü) çıkamayacak durumda olan kimse gibi olur mu? İşte kâfirlere, yapmakta oldukları şeyler böyle süslü gösterildi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hiç (manen) ölü iken (vahiy, iman, ilim ve hidayetle) kendisine hayat verdiğimiz ve onunla insanların arasında yürüyeceği bir nur (manevi ışık, akıl, ilim ve anlayış) verdiğimiz kimse, içinden çıkma imkânı bulamayacağı zifiri (cahiliye) karanlıkları içinde kalıp, ondan (o cahiliye karnlığından) hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi mi olur? İşte böylece inkârcılara yaptıkları kötülükler süslü (çekici) görünmüştür.*
(*) Buradaki “ölü” kelimesi, mecazı olup bildiğimiz ölü anlamına gelmemektedir. “Ölü iken” ifadesi, hakikati anlayıp iman etmeyen insana işaret etmektedir. Yani burada vahiysiz hayat ölüme, vahyin yaşandığı hayat ise canlılığa işaret olarak dile getirilmiştir. Çünkü Kur’an’da inkârcılar ölüye benzetildiği birçok ayet vardır. (Yâsîn 69, 70, Fâtır 19-22, Neml 80) İşte manen ölü iken kendisine hayat verilen, cahiliye karanlığı içinde, gerçeklerden habersiz ve şirk içindeyken Kur’an’la aydınlanan, tevhid inancıyla arındırılarak doğru yola iletilen kimsedir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ölü halde iken dirilttiğimiz ve insanların içinde, bizim gösterdiğimiz aydınlık yol üzerinde yürüyenle, karanlıklar içinde olup ta içinden çıkamayan bir insanın durumu aynı mıdır? Biz gerçekleri inkâr edenlerin yaptıklarını, kendilerine süslü gösterdik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimse ki ölü idi, biz onu dirilttik, onun için bir ışık da varettik, insanlar arasında yürüsün diye. Bu kimse karanlıklar içinde kalan, oradan çıkamıyan kimse gibi midir? Böylece Allah’ı tanımıyanların işledikleri suçlar kendilerine güzel gösterilmiştir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ölü iken dirilttiğimiz, halk arasında yürümesi hususunda bir nur [⁴] peyda ettiğimiz kimse ile karanlıklar içinde kalıp oradan çıkamayacak olan kimse bir olur mu? Bunun gibi [⁵] kâfirlere işledikleri şey hoş görünmüştür.
[4] Kur'an, din, hikmet ışıkları.[5] Mü'minlere iman hoş göründüğü gibi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Manen) ölü iken kendisini dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği/gideceği yolu bulması için bir ışık [nûr] verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp oradan hiç çıkamayan kimse gibi olur mu? İşte böyle kâfirlere yapmakta oldukları şeyler (yine de) güzel/ süslenmiş görünüyor.³⁹
39 Krş. En’âm, 6, 43, 108 Tevbe, 9/37; Neml, 27/4  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ölü iken dirilttiğimiz ve insanlar arasında yürürken önünü aydınlatacak bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, karanlıklarda kalıp çıkamayan kimsenin durumu gibi midir? İşte (karanlıklarda kaldıkları için) kâfirlere, yaptıkları böyle süslendirilmiştir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnanç bakımından ölü iken, kendisine hayat bahşettiğimiz ve halkın içinde rahatça gezip dolaşmasını sağlayacak bir ışıkla yolunu aydınlattığımızbir mümin, zifiri karanlıklara gömülen ve oradan asla çıkış yolu bulamayan bir inkârcı ile bir olur mu?İşte, hakîkati görmek istemeyen bu kâfirlerin çirkin davranışları, ilâhî yasalar gereğince kendilerine böyle güzel ve çekici gösterilmiştir.Ve bu kanunlar, yalnızca Mekke’de ve Arabistan’da yaşayanlara özgü de değildir:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ölmüş iken hayat verdiğimiz ve İnsanlar arasında onun için yürüyeceği bir nûr / ışık yaptığımız kimse, ondan bir çıkışın olmadığı Karanlıklar’daki kimsenin misâli gibi midir? İşte böyle, işliyor oldukları şeyler Kâfirler için süslendi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ölü iken hayat verdiğimiz, ayrıca insan içine çıkıp dolaşabilecek hâle getirdiğimiz saygın bir adam, karanlıklara saplanıp kalmış çaresiz adamla bir olur mu? İnkarcılar hep kendi yaptıklarını beğenirler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Dünyada yaşattığımız insana kendisi ve yaşadığı dünyayla ilgili gerçek bilgiler göndeririz. Dünyada uyacağı yasaları belirleriz. Belirlediğimiz yasalar insan için en güzel, en temiz, en iyi yasalardır. İnsana dünya yaşamının anlamını ve amacını öğretiriz. Hiç bir insan dünyadaki sınırlı aklıyla, kısıtlı bilgileriyle, öğrettiğimiz gerçekleri kendi başına bulamaz. Hatta bütün insanlar bir araya gelseler yine bulamazlar. Onların hali gerçekleri bilmeyen, gerçekleri göremeyen ölüler gibidir. Ölüler gibi yaşayanlara dirilmeleri için ayetlerimizi göndeririz. Ayetlerimiz dirilmek isteyenleri diriltir. Onlar dirilince görmeyen gözleri görür, duymayan kulakları duyar. Dünyada ayetlerimize inanan, yasalarımıza göre yaşayanlar, artık dirilmişlerdir. Ayetlerimizle kendilerini gerçeğiyle tanırlar. Ahiret hayatlarını görürler. Onun için kâfirlere sormak gerekir. Ölüler gibiyken kendisini dirilttiğimiz, kendisine karanlıklar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklarda kalan kimselerle bir midir? Kâfirlere yaptıkları işler önyargılarıyla süslü cazip gösterilmiştir. Onlar bir türlü karanlıklarda olduğunu fark edemezler. Üstelik onlara yol gösterecek ışığı da bulamazlar. İnkâr edenler karanlıklarda etrafını görmeyenler gibi şaşkındır. El yordamıyla kendine yol aramaktadır. Şaşkınlığından sürekli bir yerlere çarpmaktadır. Hâlbuki ışığımızla aydınlananlar için hayatlarını tehlikeye sokacak bir şey yoktur. İnsanlar için gönderdiğimiz helal haram sınırları, bireysel toplumsal yasalar, hem dünya hem ahiret için her türlü tehlikeden koruyacak ışıktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Manen) ölüyken (Vahiy ile) dirilttiğimiz [*] ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir [nûr] (ışık) verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte yaptıkları şeyler kâfirlere böyle süslü gösterilmiştir.
Bu ifadede “ölüm” ve “diriltme” kavramlarının vahiy ile ilişkisine değinilmekte, vahiysiz hayat ölüme, vahyin yaşandığı hayat ise canlılığa işaret olarak dile getirilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Hiç ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir nur verdiğimiz kimse, karanlıklar içerisinde kalıp oradan bir türlü çıkamayan kimse gibi olur mu?¹ İşte kâfirlere yaptıkları şeyler (kendi nefisleri tarafından) böyle süslü gösterilir.
1 Bu âyetteki ifâdeler mecâzî olduğu için, âyetin anlamı: “Hiç kâfir iken kendisine îman nasip ettiğimiz ve kendisine insanlar arasında kararlılıkla yürüyebileceği bir îman feraseti verdiğimiz kimse, küfür karanlıkları içerisinde kalıp oradan bir türlü çıkamayan kimse gibi olur mu?” şeklinde düşünülebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[RUHEN] ölü iken hayata kavuşturduğumuz ve insanlar arasında yolunu bulması için ¹⁰⁸ kendisine ışık tuttuğumuz kimse, hiç içinden çıkamayacağı derin karanlığın içine [gömülüp kalmış] biri gibi olur mu? [Ama] böyle: hakikati inkar edenlere yaptıkları güzel görünür.
108 Lafzen, “insanlar arasında yürümesi için”. Bütün müfessirler, “ölü”nün mecazî olduğunda ve bu ifadenin, iman ile ruhen hayat bulan ve bundan dolayı hayat tarzlarını sağlıklı bir şekilde düzenleyebilen insanlara işaret ettiğinde hemfikirdirler.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hiç ölü iken (Vahiy ve imanla) hayat verdiğimiz, insanlar arasında yolunu bulması için yürüyeceği bir ışık/vahiy bahşettiğimiz kimsenin durumu, içinden çıkamayacağı karanlıklara gömülmüş kişi gibi olur mu?1 Gel gör ki gerçeği örtbas eden kâfirlere yaptıkları güzel görünüyor.2, 16/39, 20/126, 39/71, 67/9-10, 213/33, 16/63, 47/14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
HİÇ (manen) ölüyken hayat verdiğimiz ve insanlar arasında yolunu bulması için kendisine ışık tuttuğumuz kimse, içinden çıkma imkânı bulamayacağı[¹¹¹⁶] zifiri karanlıklara gömülüp giden kimse gibi olur mu?[¹¹¹⁷] İşte inkârcılara yaptıkları böyle güzel görünür.
[1116] Nefyin haberi bâ ile gelirse imkân ve/veya ihtimal yokluğuna delâlet eder. [1117] Allah’ın gör dediği yerden bakınca ölüm ve hayatın tarifi değişiyor. Tıpkı burada olduğu gibi.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ölü iken (manevi hayattan yoksun iken) dirilttiğimiz insanlar arasında yürüyebileceği bir nur verdiğimiz (kalbini iman nuru ile aydınlattığımız) bir kimse (şirk ve küfür) karanlıkları içinde bocalayan ve ondan asla çıkamayan kimse ile hiç eşit olabilir mi? İşte kafirlere yaptıkları (kötü) ameller böyle süslü gösterilmiştir, (onlar o zulmetler, o cehaletler içinde yüzerken, kendilerini doğru yolun yolcusu zannederler)
Osman Fırat
swap_vert close
Ölü iken kendisini dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp oradan çıkamayan kimse gibi olur mu? İşte kâfirlere, işledikleri öyle süslü gösterilmiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ya bir adem ki ölü iken diriltmişiz ve ona bir nûr vermişiz, onunla insanlar arasında yürüyor. O, meselâ zulmetler içinde kalmış, ondan asla çıkamaz bir halde bulunmuş olan bir kimse gibi midir?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ölü iken kendisini dirilttiğimiz ve insanlar arasında yürümesi için kendisine bir ışık (iman nûru) verdiğimiz kişi, hiç karanlıklarda kalıp çıkamayan kimse gibi olur mu? Olmaz ama kâfirlere, yapmakta oldukları işler böyle güzel gösterilir. [67, 22; 11, 24; 35, 19-23]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ölü iken kendisini dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayan kimse gibi olur mu? İşte kafirlere, yaptıkları (işler), öyle süslü gösterilmiştir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ölülerden iken (küfürde iken) diriltdiğimiz (hidâyetle İslâm kıldığımız) ve nâs arasında onun ziyâsıyla ilerilemesi içün kendisine nûr virdiğimiz kimse zulümâtda olan ve ondan kurtulamayan kimse gibi midir? Böylece kâfirlere işledikleri şeyler müzeyyen kılındı. [¹]
[1] Bir gün Ebû Cehil Rasûl-ü Ekrem'in üstüne bir mundârlık atdı. O vakit henüz İslâm olmamış bulunan Hamza bin Abdulmuttalib bunı işidince eline ok ve yayını alarak Ebû Cehil'in üstüne hücûm itdi. Ebû Cehil ona: "Yâ Hamza görmüyor musun ki Muhammed putlarımıza ta'n ider, dînimizi takbîh iyler ve bize sefîhlik istinâdında bulunur" didikde Hamza: "Evet hakkı da vardır. Sizden ziyâde sefîh olur mu ki Allâh'ı bırakub bir takım taş parçalarına taparsınız" cevâbını virdi ve şehâdet getirerek İslâm oldı. Bu âyet-i kerîme onun hakkında nâzil olmuşdur. "İbn-i Abbas"  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ölü gibi iken canlandırdığımız ve kendisine verdiğimiz aydınlıkla insanlar arasında dolaşan kimse, karanlıklara saplanıp oradan çıkamayan kimse gibi olur mu? Ayetleri görmezlikten gelenlerin işlerinin kendilerine güzel görünmesi böyle olur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ölü iken dirilttiğimiz, kendisine insanlar arasında, vasıtasıyla yürüyeceği bir ışık verdiğimiz kimsenin durumu, hiç içinden çıkamayacağı karanlıklardaki kimse gibi midir? Şu kadar var ki kafirlere yaptıkları işler güzel görünüyor.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürümesini sağlayacak bir nur verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp da oradan çıkamayan kimse gibi olur mu? İnkâr edenlere, yapmakta oldukları şey işte böyle hoş görünür.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bir ölü iken kendisine hayat verdiğimiz, insanlar içinde yürümesi için kendisine bir ışık tuttuğumuz kişinin durumu, karanlıklar içinde kalmış, bir türlü ondan çıkamayan kişininki gibi olur mu? İşte böyle! Küfre sapanlara, yapmakta oldukları süslü-püslü gösterilmiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol kim oldı ölü ya'nį kāfir pes dirilttük anı daħı eyledük aña aydınlıķ kim yürir anuñ-ile ādemįler içinde ancılayın mıdur kim beñzeri anuñ ķarañlıķlar içinde degül çıķıcı andan? ancılayın bezenildi kāfirlere ol kim oldılar işlerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kimse ki ölmiş‐idi pes anı diriltdük, daḫı ḳılduḳ özine nūr yürümeg‐içün anuñla ḫalḳ ortasında, ol kimse gibidür ki ḳarañuluḳ içinde ḳalmışdur, andan çıḳmaġı yoḳdur. Anuñ gibi bezendi kāfirlere ol nesne ki işlerlerdi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Heç (küfrlə) ölü olub diriltdiyimiz, sonra insanlar arasında gəzmək üçün özünə bir nur (islam dini) verdiyimiz kəs zülmət içində qalıb oradan çıxa bilməyən kimsə kimi ola bilərmi? Etdikləri əməllər kafirlərə belə gözəl göstərildi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Is he who was dead and We have raised him unto life, and set for him a light wherein he walketh among men, as him whose similitude is in utter darkness whence he cannot emerge? Thus is their conduct made fad seeming for the disbelievers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Can he who was dead,(945) to whom We gave life, and a light whereby he can walk amongst men, be like him who is in the depths of darkness, from which he can never come out? Thus to those without faith their own deeds seem pleasing.
945 Here is an allegory of the good man with his divine mission and the evil man with his mission of evil. The former, before he got his spiritual life, was like one dead. It was Allah's grace that gave him spiritual life, with a Light by which he could walk and guide his own footsteps as well as the footsteps of those who are willing to follow Allah's light. The opposite type is that which hates Allah's light, which lives in the depths of darkness, and which plots and burrows against all that is good. But the plots of evil recoil on itself, although it thinks that mey will hurt the good. Can these two types be for a moment compared with each other? Perhaps the lead in every centre of populations is taken by the men of evil. But file good men should not be discouraged. They should work in righteousness and fulfil their mission.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَوَمَنْ
o kimse (olur) mu
كَانَ
idi
مَيْتاً
bir ölü
فَاَحْيَيْنَاهُ
sonra onu dirilttik
وَجَعَلْنَا
ve kıldık
لَهُ
ona
نُوراً
bir nûr ki
يَمْش۪ي
yürüyor
بِه۪
onun- la
فِي
için- de
النَّاسِ
insanlar
كَمَنْ
o kimse gibidir ki
مَثَلُهُ
onun misali
فِي
içinde olandır
الظُّلُمَاتِ
karanlıklar
لَيْسَ
değildir
بِخَارِجٍ
çıkacak olan
مِنْهَاۜ
ondan
كَذٰلِكَ
işte böyle
زُيِّنَ
süs- lendi
لِلْكَافِر۪ينَ
kâfirler için
مَا
o şey- ler ki
كَانُوا
idiler
يَعْمَلُونَ
yapıyorlar
(Manen) Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir nûr (yani iman) verdiğimiz kimse, hiç (şeytana tabi olmuş) karanlıklar içinde kalmış (ve) ondan hiç çıkamayacak kimse gibi olur mu? İşte, kâfirler için yapmakta oldukları şeyler (kendilerine) böyle süslü gösterilmiştir.
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مَيْت
İsim
م و ت
Ölü
اَحْيَا
Fiil-IV
ح ي ي
Hayat verdi, diriltti, yaşattı
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
نُور
İsim
ن و ر
Nûr, aydınlık
مَشَى
Fiil-I
م ش ي
Yürüdü, gezip dolaştı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
مَثَل
İsim
م ث ل
Misal, örnek, benzetme, benzer
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ظُلُمَات
İsim
ظ ل م
Karanlıklar
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
خَارِج
Etken fiil
خ ر ج
Çıkacak kimseler, çıkacak olan
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
زَيَّنَ
Fiil-II
ز ي ن
Süsledi
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı