close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 121. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ te/kulû mimmâ lem yużkeri-smu(A)llâhi ‘aleyhi ve-innehu lefisk(un)(k) ve-inne-şşeyâtîne leyûhûne ilâ evliyâ-ihim liyucâdilûkum(s) ve-in eta’tumûhum innekum lemuşrikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'ın adı anılarak kesilmeyen hayvanları yemeyin ve şüphe yok ki kötülüktür bu ve şüphe yok ki Şeytanlar, sizinle çekişmeleri için dostlarına telkinde bulunurlar, onlara uyarsanız siz de şirk koşanlardan olursunuz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Üzerine Allah’ın isminin anılmadığı (Besmelesiz kesilen) şeyi yemeyin; çünkü bu fısktır (yoldan çıkıştır; kesilme dışında vurularak veya şokla öldürülen hayvanlar hastalık saçacaktır). Gerçekten şeytanlar (kapitalist ve komünist zihniyetli şerli odaklar) sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına (işbirlikçi uşaklarına) gizli teklif ve tavsiyelerde (vahyeder gibi sinsi telkinlerde) bulunurlar. Eğer onlara itaat eder de (şirke ve şekavete yönelirseniz), şüphesiz siz de (artık) müşriklerden oluverirsiniz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu sebeple üzerine Allah'ın adı anılmayan şeylerden yemeyin, zira bu gerçekten yoldan çıkmaktır. Çünkü şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için fısıldarlar.Eğer onlara uyarsanız biliniz ki, sizler de Allah'tan başka varlıklara, ilahlık yakıştıranlardan olursunuz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Üzerlerine, Allah'ın adı anılmadan, Allah'ın adı zikredilmeden kesilen hayvanların etinden yemeyin. Bu, hak dinin dışına çıkan, isyankâr, bozguncu bir davranıştır. Şeytanlar, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, sizin hayata geçirdiğiniz dinî esasları, ilkeleri değiştirme konusunda mücadele etmeleri için dostlarına telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız, siz de ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşanlardan olursunuz.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 9/31.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Üzerine Allah'ın adı anılmamış olan (hayvanın eti)nden yemeyin. Şüphesiz o fısktır (yoldan kaymadır). Doğrusu şeytanlar dostlarına, sizinle tartışmaları için telkinde bulunmaktadırlar. Eğer onlara itaat ederseniz o zaman siz de müşrik olursunuz.
121.Ebu Davud, Hakim ve daha başkalarının Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre bazı kimseler (Müslümanlara): "Allah`ın öldürdüğünü yemiyorsunuz ama sizin kendi öldürdüğünüzü yiyorsunuz" dediler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Taberani ve daha başkalarının Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre de, Yüce Allah: "Üzerine Allah`ın adı anılmamış olan (hayvanın eti)nden yemeyin" diye buyurunca İran mecusileri Kureyşilere adam göndererek Muhammed (a.s.) ile tartışmalarını ve: "Senin kendinin bıçakla kestiğin helal oluyor da Allah`ın altın şimşirle kestiği (yani ölü hayvan eti) haram oluyor (bu nasıl iştir)?" demelerini istediler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Üzerinde Allah'ın isminin anılmadığı şeyi yemeyin; çünkü bu fısk'tır (yoldan çıkıştır). Gerçekten şeytanlar, sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına gizli-çağrılarda bulunurlar. Onlara itaat ederseniz şüphesiz siz de müşriklersiniz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Üzerlerinde Allah'ın ismi anılmamış (besmele çekilmemiş) olan hayvanlardan yemeyin. Çünkü onu yemek, emre aykırı harekettir (fıskdır). Doğrusu şeytanlar, sizinle mücadele etmek için, kendi dostlarına mutlaka telkinde bulunurlar. Ey müminler! Eğer siz onlara itaat ederseniz, muhakkak siz de Allah'a ortak koşanlar olursunuz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Üzerinde Allah’ın isminin zikredilmediği şeylerden sakın yemeyin. Bu yemek, Allah’ın yasalarını çiğnemektir. Ve şüphesiz şeytanlar, sizinle mücadele etsinler diye dostlarına fısıldarlar. Eğer onlara itaat ederseniz, mutlaka siz de müşrik olursunuz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Üzerine Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyiniz! Şüphesiz bu büyük günahtır. Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız, şüphesiz siz de Allah'a ortak koşanlardan olursunuz.
Besim Atalay
swap_vert close
Kesilirken, üzerinde Allahın adı anılmayandan yemeyiniz, bu buyrumdan dış bir iştir, sizinle çekişmekçin, şeytanlar dostlarına öğüt vermektedirler, onlara başeğerseniz, eş koşmuş olursunuz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Üzerinde Allah'ın adı (kasten) anılmayan (hayvanların etlerin)den asla yemeyin! Çünkü bu davranış tam bir yoldan çıkıştır. Ve (insanların kalplerindeki) şeytanî dürtüler, sahiplerine, sizi (neyin günah olduğu ve neyin olmadığı konusunda) tartışmaya çekmelerini fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah'a ortak koşmuş olursunuz.
Bkz. 5/5 ve dipnotu.Allah’ın adının anılmaması konusunda kasıt olup olmadığına bakmak gerekir. Yenmesi helal olan bir hayvan kasıtlı olarak Allah’ın adı anılmadan kesilirse ya da Allah’tan başka varlıklara adanarak kurban edilirse haram olur. Yoksa unutularak besmele çekilmeden kesilen hayvanın eti haram olmaz.Ayetin ikinci pasajında; “şeytani dürtülerin, sahiplerini Allah’ın açık öğretileri konusunda seni tartışmaya çekmek istedikleri” ifade edilerek, tartışmaya girmemek konusunda ciddi uyarı vardır. Yani, eğer onlara ilgi gösterirsen, kendilerini adeta ahlakî ve mânevi meseleler konusunda kanun koyucular olarak görmüş olursun. Bu durumda da sadece Allah’a izafe edilmesi gereken pozisyonu onlarla paylaşmış olursun ki bu da Allah’a şirk koşmak olur.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın ismi zikr olunmıyarak kesilen şeyi yimeyiniz çünki fâsıkdır. Şeytânlar bu husûsda kendilerini dinleyenler ile mübâhase itmek isterler eğer ânları dinler iseniz müşrik olursunuz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Üzerine Allah'ın adının anılmadığı kesilmiş hayvanları yemeyin, bunu yapmak Allah'ın yolundan çıkmaktır. Doğrusu şeytanlar sizinle tartışmaları için dostlarına fısıldarlar, eğer onlara itaat ederseniz şüphesiz siz müşrik olursunuz.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.[192]
Müşrikler ölmüş hayvan eti yerler ve aralarında, “Bakın, Muhammed ve ashabı kendi elleriyle kestikleri hayvanların etini yerler de Allah’ın öldürdüğü haramdır, derler” diye dedikodu yaparlardı. Âyet, müşriklerin durumuna düşmemeleri konusunda mü’minleri uyarmaktadır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Üzerine Allah’ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin. Kuşkusuz bu büyük günahtır. Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Üzerine Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin. Kuşkusuz bu büyük günahtır. Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız şüphesiz siz de Allah'a ortak koşanlar olursunuz.  
 Aslında yenmesi helâl olan herhangi bir hayvan, kasden Allah’ın adı anılmadan kesilirse, o hayvanın etini yemek haram olur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Üzerinde ALLAH'ın ismi anılmayanlardan yemeyin. Çünkü o, yoldan çıkmadır. Şeytanlar, sizinle tartışmaları için dostlarına vahyeder. Onlara uyarsanız siz de ortak koşmuş olursunuz
Hayvanları keserken ve/veya etlerini yerken Tanrı'nın ismini anmalıyız. Hayvanı kesen kişinin o işlem anında Tanrı'yı anıp anmadığını bilmiyorsak veya keserken unutmuşsak, onu yerken anmalıyız. Bu ayet, genelde yanlış anlaşılmakta ve yabancı ülkelerde yaşayan dindarların lokantalardan etli yemek yememelerine yol açmaktadır. Oysa, bu ayeti 6:145 ve benzeri ayetlerin ışığında değerlendirdiğimizde bu ayetin anlamı netlik kazanır. Bu ayet, müslüman olmayanlar veya dinsizler tarafından kesilen hayvanları haram etmez. Tanrı'nın ismini andıkları hayvanları güya Tanrı'ya adadıkları için insanlara haram kılan, ve yemek için kestikleri hayvanların helal olması için üzerlerinde "özellikle" Tanrı'nın ismini anmayan müşriklerin bu uygulamasını protesto etmemizi öğütler bu ayet. Zira boyle bir uygulama, Tanrı'ya ortak koştukları din adamlarının uydurduğu bir şeriatten kaynaklanmakta ve Tanrı'dan başkası adına olmaktaydı. Nitekim 6:119 ayeti buna işaret etmektedir. Kısacası, 6:119-121, 145 ve 22:37 ayetleri dikkatle okunursa, bu ayetteki yasağın Tanrı'nın isminin dini amaçlarla özellikle anılmadığı müşriklerin kurbanları hakkında olduğu anlaşılır.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Üzerlerine Allah'ın ismi anılmamış olanlardan yemeyin, çünkü onu yemek yoldan çıkmaktır. Şeytanlar, dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız, muhakkak ki, Allah'a ortak koşanlardan olursunuz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Üzerlerine Allah ismi anılmamış olanlardan yemeyin, çünkü o, kat'î bir fisktır, bununla beraber Şeytanlar kendi yararına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka telkınatta bulunacaklardır, eğer onlara itâat ederseniz şüphesiz siz de müşriksinizdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Size helâl kılınmış olan hayvanlardan bile olsa,) üzerlerine Allah’ın ismi anılmadan kesilenlerden yemeyin. Çünkü o (nu yemek harâmdır), kesinlikle (Allah’a) itaatsizliktir. Şeytanlar, sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına fısıldarlar. Eğer onlara itaat ederseniz, elbette siz de (Allah’a) ortak koşanlardan olursunuz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Üzerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin. Çünkü o fısktır.¹ Şeytanlar kendi evliyasına² sizinle mücadele etmelerini vahyederler³, eğer onlara uyarsanız kuşkusuz siz de müşriklerden olursunuz.
1- Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. Benliğine, yaradılışına uygun olmayan bir yola sapan. 2- Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Çevirilerde “Veli” ve velinin çoğulu olan “evliya” sözcüğüne “dost” olarak anlam verilmektedir. Oysaki bu sözcük, etik anlamıyla dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetme, koruma, gözetilme anlamına gelmektedir. Kur'an, “dost” deyimi için halil sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin, 2:254; 4:125; 17:73; 25:28) 3- Telkinde bulunurlar. Fısıldarlar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Üzerlerine Allahın ismi anılmayanlardan yemeyin. Çünkü bu, muhakkak ki bir fıskdır. Filhakıyka şeytanlar, sizinle mücâdele etmeleri için kendi dostlarına mutlakaa telkinlerde bulunurlar. Eğer onlara itaat ederseniz şübhesiz ki siz de Allaha eş tanıyanlarsınızdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve üzerine Allah'ın ismi anılmamış olan (besmele ile kesilmemiş hayvan)lardan yemeyin!(1) Çünki o gerçekten bir isyandır! Ve şübhesiz ki şeytanlar, dostlarına (helâl haram hakkında) sizinle mücâdele etmeleri için elbette telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız, muhakkak ki (haramı helâl saymakla) siz de elbette müşrik kimselersinizdir.
(1)“Esbâb-ı zâhiriye (görünüşteki sebebler) eliyle gelen ni‘metleri, o esbab (sebebler) hesâbına almamak gerektir. Eğer o sebeb ihtiyâr (irâde) sâhibi değilse, meselâ hayvan ve ağaç gibi, doğrudan doğruya o ni‘meti Cenâb-ı Hakk hesâbına verir. Mâdem o, lisân-ı hâliyle بِسْمِ اللّٰهِ der, sana verir. Sen de Allah hesâbına olarak بِسْمِ اللّٰهِ de, al. Eğer o sebeb ihtiyâr sâhibi ise, o بِسْمِ اللّٰهِ demeli, sonra ondan al. Yoksa alma! Çünki, وَلَا تَاْكُلُوا مُمَّالَمْ يَذْكَرُاسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ [Üzerine Allah’ın ismi anılmamış olan (besmele ile kesilmemiş hayvan)lardan yemeyin!] âyetinin ma‘nâ-yı sarîhinden (açık ma‘nâsından)başka bir ma‘nây-ı işârîsi (işâretle anlattığı bir ma‘nâsı da) şudur ki: ‘Mün‘im-i Hakīkī’yi (hakīkī ni‘met verici olan Allah’ı) hatıra getirmeyen ve O’nun nâmıyla verilmeyen ni‘meti yemeyiniz’, demektir. O hâlde hem veren بِسْمِ اللّٰهِ demeli hem alan بِسْمِ اللّٰهِ demeli. Eğer veren بِسْمِ اللّٰهِ demiyorsa, fakat sen de almaya muhtaç isen sen بِسْمِ اللّٰهِ de; verenin başının üstünde rahmet-i İlâhiyenin elini gör. Şükür ile öp. Ondan al.” (Lem‘alar, 17. Lem‘a, 139-140)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (kesilirken) üzerinde Allah’ın adı anılmayan hayvanlardan yemeyin! Ve kuşkusuz bu davranış (başkası adına kurban kesmek, putlar adına hayvan boğazlamak) tam bir yoldan çıkmaktır. Bir de şeytanlar kendi yandaşlarına (adamlarına) sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Ve eğer onlara (şeytanın yandaşlarına) boyun eğerseniz şüphesiz sizler de (Allah’tan) başka varlıklara, ilahlık yakıştıranlardan olursunuz. *
(*) Ya da: “Üzerine Allah’ın adının anılmadığı şeylerden yemeyin, muhakkak bu fısktır.” Fakat bu tür bir çeviri dil açısından problemlidir. Şöyle ki: Bu ibareyi oluşturan iki cümleden birincisi fiil, ikincisi isim cümlesidir. Bu ikisinin arasında bağlaç bulunmaktadır. Dilde farklı türde iki cümleyi birbirine atfetmek hoş karşılanmamıştır. Bu da iki cümle arasındaki vavın atıf ya da başlangıç vavı olma seçeneklerini zayıflatmaktadır. Geriye vavın hâl olma seçeneği kalmaktadır ki; bu en isabetli seçenektir ve tercihimiz de bu gerekçeye dayanmaktadır (Bkz: İtkân II, 322; krş: Râzî). Dahası burada ifade edilenle “Allah’tan başkası adına kesilenlerin haram kılındığını” ifade eden bu sûrenin 145. âyeti arasındaki farklılık da böylece giderilmiş olmaktadır. Bu anlama göre kesilen bir hayvanda, “üzerine Allah’ın adının anılmış olması” değil, “O’ndan başkası adına kesilmemiş olması” yeter-şart olarak görülmektedir. Allahu a‘lem. Bu ifade, insanın kendisine en yakın duyguları olan şeytanî ve ayartıcı güdülerini de doğal olarak kapsamaktadır. Burada insan, kendisine sürekli kötülüğü telkin eden benliğinin çekim alanına girme tehlikesine karşı uyarılmaktadır. (M. İslamoğlu Meali 121. Ayet Açıklaması) Ayrıca konuyla ilgili aşağıdaki (مفاتيح الغيب) adlı Er- Râzî’nin tefsir metnine bakılabilir. Yani buna göre eti yenilen hayvan Allah’tan başkası adına veya putlar adına kesilirse o zaman haram olur, yoksa haram olmaz! Not: Bundan hareketle, putlar adına kesim yapmayan putperestler dışındaki bütün gayri Müslimlerin de (ateist, deist vs. gibi) kestikleri helal kapsamında değerlendirilebilir. Çünkü bunlar da put adına hayvan kesmiyorlar. (الله اعلم) قال الشافعي رحمه الله تعالى: هذا النهي مخصوص بما إذا ذبح على اسم النصب، ويدل عليه وجوه: أحدها: قوله تعالى: {وَإِنَّهُ لَفِسْقٌ } وأجمع المسلمون على أنه لا يفسق أكل ذبيحة المسلم الذي ترك التسمية. وثانيها: قوله تعالى: {وَإِنَّ ٱلشَّيَـٰطِينَ لَيُوحُونَ إِلَىٰ أَوْلِيَائِهِمْ لِيُجَـٰدِلُوكُمْ } وهذه المناظرة إنما كانت في مسألة الميتة، ...، وثالثها: قوله تعالى: {وَإِنْ أَطَعْتُمُوهُمْ إِنَّكُمْ لَمُشْرِكُونَ } وهذا مخصوص بما ذبح على اسم النصب، يعني لو رضيتم بهذه الذبيحة التي ذبحت على اسم إلهية الأوثان، فقد رضيتم بإلهيتها وذلك يوجب الشرك. قال الشافعي رحمه الله تعالى: فأول الآية وإن كان عاماً بحسب الصيغة، إلا أن آخرها لما حصلت فيه هذه القيود الثلاثة علمنا أن المراد من ذلك العموم هو هذا الخصوص، ومما يؤكد هذا المعنى هو أنه تعالى قال: {وَلاَ تَأْكُلُواْ مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ ٱسْمُ ٱللَّهِ عَلَيْهِ وَإِنَّهُ لَفِسْقٌ } فقد صار هذا النهي مخصوصاً بما إذا كان هذا الأمر فسقاً، ثم طلبنا في كتاب الله تعالى أنه متى يصير فسقاً؟ فرأينا هذا الفسق مفسراً في آية أخرى، وهو قوله: { قُل لا أَجِدُ فِيمَا أُوحِىَ إِلَيَّ مُحَرَّمًا عَلَىٰ طَاعِمٍ يَطْعَمُهُ إِلا أَن يَكُونَ مَيْتَةً أَوْ دَمًا مَّسْفُوحًا أَوْ لَحْمَ خِنزِيرٍ فَإِنَّهُ رِجْسٌ أَوْ فِسْقًا أُهِلَّ لغير الله به } [الأنعام: 145] فصار الفسق في هذه الآية مفسراً بما أهل به لغير الله، وإذا كان كذلك كان قوله: {وَلاَ تَأْكُلُواْ مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ ٱسْمُ ٱللَّهِ عَلَيْهِ وَإِنَّهُ لَفِسْقٌ مخصوصاً بما أهل به لغير الله (مفاتيح الغيب )،  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’ın ismi anılmadan kesilmiş hayvanları yemeyin. Zira onları yemek yoldan çıkmaktır. Doğruların karşısına dikilmiş (şeytanlar) olanlar, yandaşlarına (kendilerini veliler edinenlere) sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunuyorlar. Eğer onlara itaat ederseniz, Allah’a ortak koşanlardan olursunuz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Üzerlerinde Allah’ın adı anılmıyanı yemeyin. Gerçekten bu bir suçtur. Şeytanlar sizlerle bunu çekişmelerini yoldaşlarının kafasına soktu. Onlara boyun eğecek olursanız gerçekten sizler Allah’a eş koşmuş olursunuz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kesilirken Allah/ın adı anılmayan şeyi yemeyin; çünkü o [²], daire-i taatten çıkmaktır. Şeytanlar kendi dostlarına sizinle [³] mücadele etmek için, ilkaatta bulunuyorlar. Siz de onlara itaat ederseniz mutlak müşrik olursunuz.
[2] Onu yemek, yahut Allah'ı anmamak.[3] Mecusilerin en muannitleri; dostları olan müşrikin-i Kureyş'e.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Üzerine Allah’ın adının anılmadığı şeylerden yemeyiniz, Çünkü o (davranış), gerçekten bir yoldan çıkmadır [fısk]. Şeytanlar elbette dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için fısıldarlar. Eğer onlara itaat ederseniz muhakkak ki siz de şirk koşanlardan olursunuz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Üzerine Allah'ın adının anılmadığı kesilmiş hayvanları yemeyin, bunu yapmak Allah'ın yolundan çıkmaktır. Doğrusu şeytanlar sizinle (bu konuda) tartışmaları için dostlarına telkinde bulunurlar. Eğer onlara itaat ederseniz şüphesiz siz şirk koşanlar olursunuz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ayrıca, kesilirken veya avlanılırken üzerinde Allah’ın adı kasten anılmayanhayvanların etlerinden sakın yemeyin! Zira bu davranış, Allah’ın emrine açıkça karşı gelmektir.Şunu da iyi bilin ki, tıpkı şeytanlar gibi İslâm mesajının karşısına dikilen Yahudi, Hıristiyan ve müşrik toplumların din ve siyaset önderleri, sizinle daha etkin biçimde mücâdele edebilsinler diye kendi müttefik ve dostlarına yeni taktik ve stratejiler öğreterek şeytanca fikirler ilham edeceklerdir.Dikkat edin; eğer verdikleri hükmü benimseyerek onlara gönülden itaat edecek olursanız, kesinlikle siz de Allah’tan başka varlıkların otoritesine boyun eğen birer müşrik konumunda olursunuz!Ve sonuçta, Allah’ın gazâbına uğrar, perişan bir duruma düşersiniz. Nitekim şu misal, bakın bu durumu ne güzel anlatıyor:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Üzerine Allah’ın adı anılmamış şeylerden yemeyin! O, elbette bir fısktır / yoldan çıkıp sapmaktır. Şeytanlar, sizinle mücadele etmeleri için veliyylerine vahyediyorlar. Onlara itaat ettiyseniz, siz elbette Müşrikler’siniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Besmelesiz kesilmiş hayvan etini yemeyin. Yoksa, bu bir isyan olur. Çünkü şeytanlar, yandaşlarına habire sizinle uğraşmalarını fısıldar. Şayet şeytana uyarsanız, kesinlikle çok Tanrı’cı / müşriklerden olursunuz...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kesilirken üzerine Allah’ın adı anılmayan hayvanlardan yemeyin! Çünkü onu yemek yoldan çıkmadır. Şeytanlar sizinle mücadele etmeleri için dostlarına telkinde bulunur. İnkâr edenler de inançlarınızla alay ederler. Haramları işletmek için her türlü tuzağı kurarlar. Kasıtlı olarak ilahlarına adadıkları hayvanların etlerinden yedirerek dininizi oyuncak haline getirirler. O nedenle kâfirlere karşı uyanık olun! Onların tuzaklarına düşmeyin! Eğer onlara uyarsanız, şüphesiz siz de ortak koşanlar gibi olursunuz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Üzerine Allah’ın adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin! Şüphesiz ki o elbette yoldan çıkmaktır. Şüphesiz ki şeytanlar, dostlarına sizinle mücadele etmeleri için vahyeder (fısıldar)lar. [*] Onlara uyarsanız siz de müşrik olursunuz.
Burada ve En‘âm 6:112’de geçen [vahy] kavramıyla ilgili fiiller “fısıldamak” ve “vesvese vermek” gibi anlamlarda değerlendirilmelidir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Üzerlerine Allah’ın ismi anılmayan şeylerden yemeyin. Çünkü onu yemek, büyük günâhtır.¹ Gerçekten şeytanlar, dostlarına sizinle mücadele etmelerini telkin ederler. (Ey îman edenler!) Eğer onlara uyarsanız işte o zaman kesinlikle Allah’a ortak koşanlardan olursunuz.²
1 Bu hüküm, yenilmesi, içilmesi adet olan her şey için geçerlidir. Yani yenilen ve içilen şeyler üzerine mutlaka, “besmele” çekilmesi gerekir veya üzerine “besmele” çekilemeyen şeyleri yemek ve içmek haramdır. Fakihlerin çoğunluğu bu hükmün, kesilen hayvanlar için olduğu kanaatindedirler. Bk. (Bakara: 173, Mâide: 3, En’am: 118-119, 145)2 Bu ifâdeden, üzerine Allah’ın ismi zikredilmeyen şeylerden yemenin veya yenilecek şeyler üzerine Allah’ın, ismini anmamanın, sadece bir günâh olarak kalmayıp, şirk olacağı da anlaşılabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bu nedenle, üzerinde Allah’ın adı anılmayan şeylerden yemeyin, zira bu gerçekten günahkarca bir davranış olur. Ve [insanların kalplerindeki] şeytanî dürtüler, sahiplerine, ¹⁰⁶ sizi [neyin günah olduğu ve neyin olmadığı konusunda] tartışmaya çekmelerini fısıldarlar; ve eğer onlara uyarsan bil ki sen, Allah’tan başka varlıklara veya güçlere ilahlık yakıştıranlar [gibi] olursun. ¹⁰⁷
106 Lafzen, “şeytanlar, kendilerine yakın olanlara/dostlarına (ilâ evliyâihim) fısıldarlar”. Şeyâtîn’i yukarıda “şeytanî dürtüler” olarak çevirmem konusunda bkz. 2:14 ile ilgili not 10 ve 14:22 ile ilgili not 31.107 Yani, “senin şeytanî dürtülerin, Allah’ın bu konudaki açık buyruklarını gözden kaçırmanı sağlamak için neyin günah olduğu ve neyin olmadığı konusunda seni tartışmaya çekmeye çalışırlar; ve eğer onların keyfî, saptırıcı muhakeme tarzlarına uyarsan onları adeta ahlakî kanun koyucular pozisyonuna çıkarmış ve böylece yalnızca Allah’a mahsus olan bir hakkı onlara izafe etmiş olursun”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Üzerine Allah’ın adı anılmadan kesilmiş hayvanlardan yemeyin. İşte bu, emre isyandır. Zira şeytanlaşmış insanlar, kendi dostlarına, sizinle uğraşıp ikna etmeleri için telkinde bulunurlar. Onlara uyarsanız, siz de müşriklerden olursunuz. 2/173, 6/138-145, 16/115, 22/34
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Üzerine Allah’ın adı anılmayıp (başkasının adı anıldığı için) fısk olduğu muhakkak olan şeylerden yemeyin![¹¹¹⁴] Ve şeytanlar kendi dostlarına, sizi (haramı-helali belirleme konusunda) tartışmaya çekmeyi telkin ederler;[¹¹¹⁵] ve eğer onlara uyarsanız, hiç kuşkusuz siz Allah’tan başkasına ilâhlık yakıştırmış olursunuz.
[1114] Ya da: “Üzerine Allah’ın adının anılmadığı şeylerden yemeyin, muhakkak bu fısktır.” Fakat bu tür bir çeviri dil açısından problemlidir. Şöyle ki: Bu ibareyi oluşturan iki cümleden birincisi fiil, ikincisi isim cümlesidir. Bu ikisinin arasında bağlaç bulunmaktadır. Dilde farklı türde iki cümleyi birbirine atfetmek hoş karşılanmamıştır. Bu da iki cümle arasındaki vavın atıf ya da başlangıç vavı olma seçeneklerini zayıflatmaktadır. Geriye vavın hâl olma seçeneği kalmaktadır ki; bu en isabetli seçenektir ve tercihimiz de bu gerekçeye dayanmaktadır (Bkz: İtkân II, 322; krş: Râzî). Dahası burada ifade edilenle “Allah’tan başkası adına kesilenlerin haram kılındığını” ifade eden bu sûrenin 145. âyeti arasındaki farklılık da böylece giderilmiş olmaktadır. Bu anlama göre kesilen bir hayvanda, “üzerine Allah’ın adının anılmış olması” değil, “O’ndan başkası adına kesilmemiş olması” yeter-şart olarak görülmektedir. Allahu a‘lem. [1115] Bu ifade, insanın kendisine en yakın duyguları olan şeytanî ve ayartıcı güdülerini de doğal olarak kapsamaktadır. Burada insan, kendisine sürekli kötülüğü telkin eden benliğinin çekim alanına girme tehlikesine karşı uyarılmaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Üzerine Allah’ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin, çünkü bu çok kötü murdar bir şeydir! (Yoldan çıkma demektir) Şeytanlar dostlarına, sizi yoldan çıkarmak için telkinde bulunurlar. Şayet siz onlara uyacak olursanız, biliniz ki sizler de, Allah’a ortak koşanlardan olursunuz.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve üzerine Allah’ın adı anılmayan şeylerden yemeyin, zira bu fasıkça bir davranış olur. Ve şüphesiz şeytanlar sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına fısıldarlar. Eğer onlara uyarsanız şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Üzerine Allah Teâlâ'nın ismi zikredilmemiş olanlardan yemeyiniz. Ve şüphe yok ki, o bir fısktır ve muhakkak ki, şeytanlar sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına ilkaatta bulunurlar. Ve eğer onlara itaat ederseniz şüphe yok ki, siz de müşriklersinizdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah adına kesilmeyen hayvanın etini yemeyin! Bu, Allah yolundan çıkmaktır, isyandır. Şeytanlar kendi adamlarına sizinle mücadele etmeleri için telkinlerde bulunurlar. Şayet onlara uyarsanız, siz de düpedüz müşrik olur çıkarsınız. [9, 31]
Zebiha konusunda üç türlü içtihad vardır. a-Allah’ın adı zikredilmeksizin boğazlanan hayvanın eti helâl değildir, besmele ister kasden, ister yanılarak terkedilsin (İbn Ömer, Nâfi, İmam Malik, Davud). b- Besmele şart değil, müstehabdır, ister kasden, ister sehven terk edilsin (İbn Abbas, Şafiî, İmam Ahmed). c- Besmeleyi unutarak terk etmek zarar vermez, fakat kesen kimse kasden terk etmiş ise o hayvanın eti helâl olmaz (Hz. Ali, Hasan el-Basrî, Ebû Hanîfe).  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Kesilirken) üzerine Allah'ın adı anılmayan(hayvan)lardan yemeyiniz! Çünkü o(nu yemek), yoldan çıkmadır. Şeytanlar, dostlarına, sizinle mücadele etmelerini fısıldarlar. Eğer onlara uyarsanız, şüphesiz siz de ortak koşanlar(gibi olur)sunuz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Üzerine (kesilir iken) Allâh'ın ismi zikr olunmayan şeyleri yimeyiniz, bu, (bunların ekli) muhakkak fıskdır. Şeytânlar dostlarına, sizinle mücâdele itmeleri içün ilkââtda bulunurlar. Eğer onlara itâ'at ider iseniz siz de müşriklerden olursunuz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kesilirken, sırf fasıklık olsun diye, Allah’ın adının anılmadığı kesin ise o hayvanlardan yemeyin[*]. Şeytanlar dostlarına, (bu gibi konularda) sizinle mücadele etmelerini fısıldarlar. Onlara uyarsanız kesinlikle müşrik olursunuz.
[*] Şüpheli durumlarda yenebilir. Çünkü hiçbir helal, şüphe ile haram olmaz. Bir grup sahabî Resûlullâh'a: "Ey Allah'ın Resulü! Bazıları bize et getiriyor. Üzerine Allah'ın adını anıp anmadıklarını bilmiyoruz. Ondan yiyelim mi, yemeyelim mi?" diye sordular, dedi ki: "Siz Allah'ın adını anın ve yiyin!" (Buhârî, Zebâih, 21; Ebû Dâvûd, Edâhî, 13–19; İbn Mâce, Zebâih, 4.)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Üzerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin. Bu, fasıklıktır. Şeytanlar, dostlarına sizinle mücadele etmeleri için fısıldarlar. Onlara uyarsanız, siz de müşriklerden olursunuz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Üzerine Allah'ın adı anılmayan şeylerden yemeyin; çünkü bu Allah'a itaatten çıkmak olur. Şeytanlar ise, dostlarına, sizinle tartışmalarını telkin ederler. Onlara itaat ederseniz siz de müşrik olursunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Üzerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin. Böyle bir şey tam bir yoldan çıkıştır. Şeytanlar kendi evliyasına/dost ve destekçilerine sizinle mücadele etmeleri için elbette ki vahiy gönderirler. O şeytan evliyasına boyun eğerseniz kesinlikle müşrikler oldunuz demektir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yimeñ andan kim anılmadı Tañrı adı anuñ üzere daħı bayıķ ol ma'śįyetdur. daħı bayıķ şeyŧānlar gizleyü söylerler ya'nį vesvese eylerler dostlarına tā ŧartışalar sizüñ-ile. daħı eger muŧį' olursañuz anlara bayıķ siz müşriķlersiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı yimeñüz ol nesneden ki añılmadı Tañrı Ta‘ālānuñ adı anuñüstine. Ol fısḳdur. Taḥḳīḳ şeyṭānlar ilḳā iderler dostlarına sizüñ bile çekiş‐meg‐içün. Daḫı eger uysañuz anlara siz müşriklerden olursız.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Üstündə Allahın adı çəkilməmiş heyvanların ətindən yeməyin. Bu, şübhəsiz ki, günahdır. Həqiqətən, şeytanlar öz dostlarına sizinlə mücadilə etmək üçün (çirkin fikirlər və yaramaz əqidələr) təlqin edirlər. Əgər onlara itaət etsəniz, şübhəsiz ki, siz də müşrik olarsınız.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And eat not of that whereon Allah's name hath not been mentioned, for lo! it is abomination. Lo! the devils do inspire thee minions to dispute with you. But if ye obey them, ye will be in truth idolaters.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Eat not of (meats) on which Allah.s name hath not been pronounced: That would be impiety. But the evil ones ever inspire their friends to contend with you if ye were to obey them, ye would indeed be Pagans.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا تَاْكُلُوا
ve yemeyin
مِمَّا
o şeyler- den ki
لَمْ يُذْكَرِ
anılmamıştır
اسْمُ
adı
اللّٰهِ
Allah'
ın
عَلَيْهِ
üzerine
وَاِنَّهُ
çünkü o
لَفِسْقٌۜ
elbet bir fâsıklıktır
وَاِنَّ
ve şüp- hesiz
الشَّيَاط۪ينَ
şeytanlar
لَيُوحُونَ
elbet vahyederler
اِلٰٓى اَوْلِيَٓائِهِمْ
dostlarına
لِيُجَادِلُوكُمْۚ
sizinle mücadele etmeleri için
وَاِنْ
ve eğer
اَطَعْتُمُوهُمْ
onlara tabi olursanız
اِنَّكُمْ
muhakkak ki siz
لَمُشْرِكُونَ۟
elbette müşrik kimselersiniz
Üzerine Allah'ın adı anılma(dan kesilen hayvanlar)dan yemeyin; çünkü bu fâsıklıktır. Bir de şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için vahy(edip telkin)de bulunurlar. Eğer onlara tabi olursanız muhakkak ki siz de müşriklerden olursunuz.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
ذَكَرَ
Fiil-I
ذ ك ر
Hatırladı, zikretti, andı, öğüt aldı, tezekkür etti
اِسْمٌ
İsim
س م و
Ad, isim
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فِسْق
İsim
ف س ق
Fısk
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
شَيْطَان
İsim
ش ط ن
Şeytan
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
جَادَل
Fiil-III
ج د ل
Mücadele etti, tartıştı, uğraştı
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَطَاعَ
Fiil-IV
ط و ع
İtaat etti, tabi oldu, uydu, boyun eğdi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مُشْرِك
Etken fiil-IV
ش ر ك
Müşrik, müşrik erkek, Allah'a şirk koşan