close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 111. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velev ennenâ nezzelnâ ileyhimu-lmelâ-ikete vekellemehumu-lmevtâ vehaşernâ ‘aleyhim kulle şey-in kubulen mâ kânû liyu/minû illâ en yeşâa(A)llâhu velâkinne ekśerahum yechelûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlara melekler indirseydik, ölüler dirilip onlarla konuşsaydı, her şeyi toplayıp önlerine koysaydık gene Allah dilemedikçe inanmazlardı, fakat çoğu bilmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçek şu ki, velev Biz onlara (inkârcılara, Yahudi, Hristiyan ve münafıklara) melekler indirip (uyarsaydık), onlara ölüler (dirilip) konuşsaydı ve (dile gelip varlığımıza ve buyruklarımıza şahitlik yapmak üzere) her şeyi karşılarına toplasaydık, Allah’ın dilediği dışında (yine de) inanmayacaklardı. Çünkü onların çoğu ancak cahillik edip durmaktadırlar.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Eğer biz onlara, melekler indirmiş olsaydık ve ölüler, kendileriyle konuşmuş olsalardı ve hakikati kanıtlayabilecek herşeyi karşılarına çıkarıp, önlerinde bir araya toplamış olsaydık bile, Allah dilemedikçe, yine inanmazlardı. Ama onların çoğu, bundan tamamen habersizdirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi toplayıp grup grup önlerine getirseydik, ancak Allah'ın, sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olması halinde onlar iman edeceklerdi. Fakat onların çoğu bilgiden, muhakemeden uzak, tutarsız, cahilce davranmakta devam ediyorlar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/124; 10/96-97; 17/92; 25/21.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlara melekleri indirseydik, kendileriyle ölüler konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık Allah dilemedikçe yine iman etmezlerdi. Ancak onların çoğu bilmemektedir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçek şu ki, biz onlara melekler indirseydik, onlarla ölüler konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık, -Allah'ın dilediği dışında yine inanmayacaklardı. Ancak onların çoğu cahillik ediyorlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer hakikaten biz onlara (diledikleri gibi) Melekleri indirseydik, ölüler de kendileriyle konuşsaydı, bütün varlıkları karşılarında toplayarak senin doğruluğuna şâhid ve kefil gösterseydik, Allah dilemedikçe, yine şüphe yok ki iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu (bu gerçeği) bilmezler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Mucize olarak:) Eğer onlara melekleri indirseydik, ölüler onlarla konuşsaydı, her şeyi onların önünde toplasaydık da, Allah’ın diledikleri müstesna, yine de inanacak değillerdi. Fakat çokları bunu bilmezler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz onlara melekleri indirseydik, ölüler kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikten sonra yine inanmazlardı; fakat çokları cehalet üretiyorlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz onlara melekler indirseydik, ölüleri söyletseydik, her bir şeyi önlerine yığsaydık da, Tanrı dilemedikçe, yine inan etmezler, pek çokları bilmezler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer, onlara gerçekten melekleri indirseydik, ölüler kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık, Allah dilemedikçe (kendileri de istemedikçe), onlar yine de inanmayacaktı. Fakat onların çoğu (yaptıkları cahilliğin kendilerini nereye götüreceğini) bilmezler.
Bkz. 10/96-97, 17/92, 25/21  
Cemil Said
swap_vert close
Eğer melekler inzâl itmiş olsak, ölüler ânlara hitâb itmiş olsa ve her şeyi ânların gözleri önüne getirsek yine Allâh istemedikce îmân itmezler lâkin mü’minlerin ekserîsi bunı bilmiyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Eğer biz onlara melekleri indirsek, ölüler onlarla konuşsa ve her şeyi karşılarına toplasaydık, Allah dilemedikçe, yine de inanmazlardı; fakat onların çoğu bunu bilmiyorlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, Allah dilemedikçe yine de iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Eğer (istedikleri gibi) onlara melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdi; fakat çokları bunu bilmezler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdi; fakat çokları bunu bilmezler.  
 Sapıklığa dalanların sapmalarına sebep, delillerin azlığı veya yokluğu değildir. Şayet sapıkların dilediği gibi, ölüler dirilse de kendileri ile konuşsa hatta kâinattaki her şey dile gelse ve onları imana çağırsa, yine kabul etmezler. Çünkü kalplerinde fitne, vicdanlarında pas vardır. Onlar hidayete yönelmedikleri için Allah da hidayete ermelerini dilemez.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara melekleri indirsek, kendileriyle ölüler konuşsa ve her şeyi getirip önlerine toplasak, ALLAH'ın diledikleri hariç, yine inanacak değillerdir. Fakat çoğu bu gerçeği bilmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah'ın diledikleri hariç, yine de inanacak değillerdi, fakat çokları bunu bilmezler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Biz onlara dedikleri gibi Melekler indirmiş olsak da, ölüler kendilerile konuşsa da, ve bütün mevcudatı karşılarında fevc fevc haşrederek kefil göstersek de yine ihtimali yok iymân edecek değillerdi, meğer ki Allah dilemiş olsun, lâkin çokları bu hakıkatin câhili bulunuyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz onlara (mu‘cize olarak) melekleri de gönderseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatin şahitleri olarak) toplasaydık, Allah (cüz’î irâdelerine müdahalede bulunarak, hakkı zorla kabul ettirmeyi) dilemedikçe, onlar yine de îmân edecek değillerdi. (Ve lâkin Allah, imtihân gereği insanların ve cinlerin hak-bâtıl tercihlerinde, cüz’î irâdelerine müdahalede bulunarak onları zorla imana getirmeyi asla dilemez.) Fakat onların çoğu (bu hakikati) bilmezler
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer onlara gerçekten melekleri indirmiş olsaydık, ölüler onlarla konuşsaydı, her şeyi karşılarında toplasaydık, Allah dilemedikçe¹, yine de iman etmezlerdi. Fakat onların çoğu cahillik² ederler.
1- Zorunlu kılmadıkça, imanı tercih etmek zorunda bırakmadıkça. 2- Hevalarına uymayı, çıkarlarını, bencilliklerini, şeytana tabi olmayı, dünyanın aldatıcı imkanlarını tercih ederler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer hakıykaten biz onlara melekleri indirseydik, ölüler kendileriyle konuşsaydı, her şey'i de onlara karşı (senin söylediklerine) kefiller (ve şâhidler) olmak üzere bir araya getirib toplasaydık onlar, Allah dilemedikçe, yine îman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki gerçekten biz, onlara melekleri indirseydik, ölüler de kendileriyle konuşsaydı ve (senin doğruluğuna) kefîl olarak onlara karşı herşeyi toplasaydık, Allah'ındilemesi müstesnâ, (onlar, küfürlerindeki inadları sebebiyle) îmân edecek değillerdi; fakat onların çoğu câhillik ederler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer biz onlara (inkâra şartlanmış o müşriklere) melekleri indirseydik, ölüler onlarla konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, (zatım olan) Allah’ın dilemesi (iradelerini ellerinden alarak onları imana zorlaması) müstesnâ, yine da onlar (küfür, inat, kibir ve azgınlıkları sebebiyle) inanacak değillerdi. Ama onların çoğu (yaptıkları cahilliğin kendilerini nereye götüreceğini) bilmezler. *
(*) Yani onları zorunlu kılmadıkça, imanı tercih etmek zorunda bırakmadıkça, inat, kibir ve azgınlıkları sebebiyle yine inanacak değillerdi. Çünkü melekleri görebilmeleri için beşer suretinde görünmeleri gerekirdi, ama bu defa da bunlar melek değil bizim gibi beşerdirler diyeceklerdi. Ölülerin/ruhların konuşmalarına gelince bunlar da gözle görülmeyen cinlere aittir veya büyü, hayalet vb. olaylardır diyeceklerdi. Çünkü insanın inanmaya yönelik niyet ve iradesi yoksa inanmamak için kendine her türlü bahaneyi bulmaya çalışır. Özetle, yüce Allah insanı ne zaman hidayete erdirir?” sorusunun doğru cevabı bellidir: “İnsan istediği ve bu yönde iradesini kullandığı zaman”  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz onlara melekleri indirseydik veya ölüler onlarla konuşsaydı veya her şeyi onların karşısına getirip toplasaydık, Allah dilemedikçe onlar iman etmezlerdi. Ama şunu bilin ki onların pek çoğu cahillik ediyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer gerçekten biz onlara melekleri gönderseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı, var olan bütün nesneleri de önlerinde toplasaydık, Allah dilemedikçe onlar yine de inanmazlardı. Ancak onların pek çoğu bunu bilmiyorlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şayet onlara Melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı, herşeyi onlara bölük bölük [¹] toplasaydık yine Allah/ın dilediklerinden başkaları imana gelecek değildi; fakat onların pek çokları cahillerdir.
[1] Veya kefil olarak veya bütün halkı müvacehede bulundursak da bunlar sıtkına şehadet etseler bile.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz onlara melekleri indirseydik ve ölüler kendileriyle konuşsalardı ve her şeyi onların önüne getirseydik, Allah dilemedikten sonra yine inanmazlardı. Fakat onların çoğu hâlâ bilmiyorlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler onlarla konuşsaydı ve de her şeyi karşılarına toplasaydık, Allah dilemedikçe, yine de iman etmezlerdi; fakat onların çoğu cahillik etmekteler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Şâyet dedikleri gibi onlara melekleri gönderseydik veya ölüler mezarlarından kalkıp kendileriyle konuşsaydı ve hattâ onların mûcize dediği her şeyi bir araya getirip senin Peygamberliğinin şahidi olarak önlerine koymuş olsaydık bile, Allah irâdelerini ellerinden alıp zorla Müslüman olmalarınıdilemedikçe, hiç birisi imana gelmeyecekti. Zira onların hakîkati keşfetmek gibi bir niyetleri yoktur. Çünkü onların çoğu, özgür ve bilinçli bir seçimle gönüllerini hakîkate açmadıkları takdirde, böyle mûcizelerin zorlamasıyla imanın mümkün olamayacağını bilmezler. Fakatsizler, bu tip insanların asla iman etmeyeceğini, kıyâmete kadar onlarla mücâdelenin kaçınılmaz olduğunu bileceksiniz:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biz, onlara Melekler’i indirseydik, onlarla Ölüler konuşsaydı, karşılaşmak üzere onlara her şeyi toplasaydık, Allah’ın dilemesi dışında inanmazlardı; ama onların çoğu câhillik ediyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili resulüm! onlara melek de indirsek, ölüler dile gelip konuşsa da, tüm belgeleri toplayıp önlerine yığsak da, Allah istemedikçe inanmaları mümkün değil. Zaten çokları ne yaptığının bilincinde değil.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer biz onlara melekleri gönderseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdi. Bunun nedeni; biz onların önyargılı inkârlarından dolayı, inkârlarıyla gözlerini, kalplerini, kulaklarını mühürleriz. Kalpleri mühürlenince her şeyi bütün gerçeğiyle görseler bile yine inkâr ederler. Bu yasamızın gereğidir. Fakat çokları bunu bilmez. Onlar önlerine somut bir şey konulunca inanacaklarını mı söylüyor? Bu onların en büyük yalanıdır. Önlerinde yarattığımız nice somut şeyler var. Her şeyden önce kendileri somut bir varlık olarak yaratışımıza delil değil mi? Sanki kendi gerçeklerini, etraflarında gördükleri gerçekleri görebilmişler gibi bize ayet getir inanacağız mı diyorlar? Hayır! Onlar asla inanacak değildir. Ve biz inkârlarıyla kalplerine mührümüzü vurmuşuzdur. Ancak önyargılarından kurtuldukları zaman mührümüzü açarız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz onlara melekleri indirseydik, ölüler onlara konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdi [*] fakat çoğu bilmezler.
Benzer mesajlar: En‘âm 6:25, 109; A‘râf 7:146; Yûnus 10:33, 96; Hicr 15:13-15; İsrâ 17:93; Şu‘arâ 26:199; Sebe’ 34:31.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer Biz onlara apaçık melekler indirseydik, ölüler kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi getirip karşılarına koysaydık, Allah’ın diledikleri dışındakiler yine de inanmazlardı. Fakat onların çoğu bunu bilmiyorlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
Biz onlara melekler göndermiş olsaydık ve ölüler kendileriyle konuşmuş olsaydı, ⁹⁶ ve [hakikati kanıtlayabilecek] her şeyi karşılarına çıkarıp önlerinde bir araya toplamış olsaydık [bile], Allah dilemediği sürece yine inanmazlardı. ⁹⁷ Ama onların çoğu [bundan] tamamen habersizdir.
96 Zımnen, ölümden sonra hayat olduğu gerçeği hakkında.97 Bkz. yukarıda not 95.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer Allah, onlara Melekleri indirmiş olsaydı, ölüler de onlarla konuşmuş olsaydı ve gerçeği ispat edecek her şeyi onların önüne sermiş olsaydı bile Allah dilemedikçe iman etmezlerdi. Fakat onların çoğu bu ilahi yasayı bilmemektedirler. 6/109, 10/99-100, 13/31
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Eğer Biz onlara melekleri indirmiş olsaydık, ölüler de onlarla konuşmuş olsalardı, (gerçeği isbat edecek) her şeyi de onların önüne sermiş olsaydık, Allah istemedikçe yine de iman etmezlerdi.[¹¹⁰⁴] Fakat onların çoğu (bunu) bilmezden gelirler.
[1104] “Allah insanın hidayetini ne zaman ister?” sorusunun doğru cevabı bellidir: “İnsan istediği zaman” (Bkz: 13:27; 14:4; 24:21 ve ilgili notlar).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Onlar "Bize melekleri getirmeliydin” -Hicr/7- dediler, isteklerine uyup) Eğer biz onlara gerçekten melekleri indirseydik; (yine de iman etmezlerdi.. Nitekim onlar "Babalarımızı diriltip getiriniz de şahit etsinler" -Duhan/36- dediler, isteklerine uyup) Eğer ölüler -diriltilip- kendileriyle konuşsaydı; (yine de imana gelmezlerdi.. Nitekim onlar "Allah ve bütün melekleri kefil olarak getir" de-İsra/92- dediler, bu isteklerine de uyup) üzerlerine her şeyi kefil olarak toplasaydık, -Allah’ın diledikleri hariç- onlar yine de inanacak değillerdi. Çünkü onların çoğu (böyle olur olmaz şeyleri, imana gelmek için değil, akıllarınca Peygamberi güç duruma düşürmek için söyleyen) kendini bilmezler güruhudur!
Osman Fırat
swap_vert close
Biz onlara melekleri indirseydik, ölüler kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allâh dilemedikten sonra yine iman etmezlerdi lakin ekserisi câhillik ediyorlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Eğer Biz hakikaten onlara melekleri indirsek ve onlar ile ölüler konuşacak olsalar ve onların üzerine her şey de bölük bölük haşretsek yine imân edecek değillerdir. Meğer ki Allah Teâlâ dileyecek olsun. Fakat onların çokları bilmezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz onlara, dedikleri gibi melekleri de indirseydik, ölüler diriltilip kendileriyle konuşsaydı, istedikleri her şeyi toplayıp karşılarına koysaydık, onlar, ihtimali yok, yine iman edecek değillerdi. Allah dilerse o başka! Fakat onların çoğu bunu bilmezler. [17, 92; 6, 124; 25, 21; 10, 96-97]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz onlara melekleri indirseydik, ölüler kendilerine konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikten sonra yine inanmazlardı; fakat çokları cahillik eder(kaprislerine uyar)lar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz onlara melekler göndersek, ölüleri (dirilüb) onlarla konuşsalar, her istedikleri şeyi önlerinde toplasak yine îmâna gelmezler, meğer ki Allâh onların îmân itmelerini murâd ide. Lâkin ekserisi bunı (cehillerinden) bilmezler. [²]
[2] Bir gün Mekke müşrikleri: "Eğer bize istediğimiz gibi bir mu'cize getirir isen sana îmân ideriz" diye yemîn itdiler. Hazret-i Rasûl: "Ne istiyor iseniz söyleyiniz" didikde Safâ dağını altun yap, ölülerimizden ba'zılarını dirilt de bizimle konuşsunlar, bize gökden melekler indir ve göster" didiler. Müslümânlardan bir tâife bu yemînlerine inanarak ve îmân itmelerini ümîd iderek Rasûlullah'ın bu mu'cizeleri göstermesini istediler. Rasûl-ü Ekrem bu husûs içün du'â itmek üzere iken Cebrâîl 'aleyhisselâm gelerek bu ve bundan evvelki iki âyet-i kerîmeyi getirdi. Ne olur ise olsun, istedikleri mu'cizeler gösterilse bile îmân itmeyecekleri beyân buyuruldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Biz onlara melekleri indirsek, ölüler onlarla konuşsa ve her şeyi önlerine döksek, yine de inanıp güvenmezler. Allah’ın öyle olmasını tercih etmesi (zorlayıcı düzen kurması)[*] başka. Fakat onların pek çoğu (gerçeği bilmelerine rağmen) kendilerine hakim olamazlar.
[*] Şae fiiline anlam verilmesi ile ilgili olarak Bkz. Bakara 2/20 ve dipnotu.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Biz, onlara melekleri de indirseydik, ölüler onlarla konuşsaydı ve her şeyi de onlara karşı delil olarak bir araya getirseydik, Allah dilemedikçe yine iman etmezlerdi. Fakat, onların çoğu cahillik ederler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz onlara melekleri indirsek, ölüler onlarla konuşsa, karşılarında bütün varlıkları bölük bölük toplasak, Allah'ın diledikleri müstesna, onlar yine iman edecek değillerdir. Lâkin onların çoğu bunu bilmez.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına dikseydik, Allah'ın dilemesi dışında, yine de inanmazlardı. Ne var ki, çokları cehalet sergiliyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger biz indürmiş-misse-dük anlaruñ üzere firişteler daħı söylemiş- misse anlara ölüler daħı dirmiş miş-sevüz anlaruñ üzere her neseneyi bölükler yā yüze yüz olmayalardı kim įmān getüreler illā kim dileye Tañrı velįkin eyregi anlaruñ bilmezler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eger biz indürse‐y‐dük anlara feriştehleri, yā söylese‐y‐di anlara ölü‐ler, yā ḥaşr eylese‐y‐dük anlara her nesneyi, muḳābil īmān getürmezlerdi,illā eger dilese Tañrı Ta‘ālā. Līkin anlaruñ çoġı cāhillerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər Biz (istədikləri kimi) mələkləri onlara göndərsəydik, ölülər onlara danışsaydı və hər şeyi dəstə-dəstə toplayıb onların qarşısına qoysaydıq belə, Allah istəmədikcə, onlar iman gətirməzdilər. Lakin onların əksəriyyəti (bunu) bilməz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And though We should send down the angels unto them, and the dead should speak unto them, and We should gather against them all things in array, they would not believe unless Allah so willed. Howbeit, most of them are ignorant.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Even if We did send unto them angels, and the dead did speak unto them, and We gathered together all things before(940) their very eyes, they are not the ones to believe, unless it is in Allah.s plan. But most of them ignore (the truth).
940 The most stupendous miracles even according to their ideas would not have convinced them. If the whole pageant of the spiritual world were brought before them, they would not have believed, because they-of their own choice and willrefuse knowledge and faith.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْ
ve eğer
اَنَّـنَا
şüphe- siz Biz
نَزَّلْـنَٓا
indirseydik
اِلَيْهِمُ
onlara
الْمَلٰٓئِكَةَ
melekleri
وَكَلَّمَهُمُ
ve onlarla konuşsaydı
الْمَوْتٰى
ölüler
وَحَشَرْنَا
ve toplasaydık
عَلَيْهِمْ
onlara
كُلَّ شَيْءٍ
her şeyi
قُبُلاً
karşıla- rında
مَا كَانُوا
olmazlardı
لِيُؤْمِنُٓوا
iman edecek
اِلَّٓا
an- cak
اَنْ يَشَٓاءَ
dilemesi
اللّٰهُ
Allah'ın
وَلٰكِنَّ
fakat
اَكْثَرَهُمْ
onların çoğu
يَجْهَلُونَ
cahillik ederler
Eğer Biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatin şahidleri olarak) toplasaydık Allah dilemedikçe onlar yine de iman edecek değillerdi; fakat onların çoğu (nefislerine uyarak) cahillik ederler.
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
نَزَّلَ
Fiil-II
ن ز ل
İndirdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
كَلَّمَ
Fiil-II
ك ل م
Konuştu, söyledi
مَيِّت
İsim
م و ت
Ölü
حَشَرَ
Fiil-I
ح ش ر
Topladı, haşrettti, bir araya getirdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
قُبُل
İsim
ق ب ل
Karşılarında, ön, göz önünde
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لٰكِنّ
Harf-i istidrak
لٰكِنّ
Ancak, fakat, lakin, başka, hariç
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
جَهِلَ
Fiil-I
ج ه ل
Cahillik etti, cahilce davrandı