close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul sîrû fî-l-ardi śümme-nzurû keyfe kâne ‘âkibetu-lmukeżżibîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Gezin yeryüzünü de görün inkar edenlerin sonları ne olmuş.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Yeryüzünde dolaşın (ve tarihten ibret alın) da, sonra görün (bakalım) davetçileri yalanlayanlar nasıl bir akıbete uğramışlardır?"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde dolaşın ve gerçekleri yalanlıyanların sonlarının ne olduğunu görün.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Yeryüzünde dolaşın da, peygamberlerini yalanlayanların âkıbeti nasıl olmuş, görün, inceleyin ibret alın" de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da yalanlayıcıların sonları nasıl olmuş bir görün!"
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra yalanlayanların sonu nasıl oldu, bir görün.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
De ki: “-Yeryüzünde dolaşın da hele bir bakın; o peygamberlere yalancı diyenlerin sonu nasıl olmuştur.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde dolaşın, yalancıların sonunun nasıl olduğuna bakın!”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde dolaşınız ve hakikati yalanlayanların sonlarının ne olduğunu görünüz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Yeryüzünde gezerek, görün, yalan sayanların sonu ne olduğunu»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde dolaşın ve hakikati yalanlayanların sonlarının ne olduğuna bir bakın!”
Araplar, ticaret alanları bulma, yeni geçim kaynakları elde etme, avlanma ve hayvan sürüsü gütme gibi farklı amaçlarla sefere çıkarlardı. Buna karşılık, ayetteki ilahi direktif gereği, bilgi toplama ve pedagojik amaçlı gezi onlar için yepyeni bir şeydi. Tarihin olaylarını yorumlamaya yönelik sistematik bir çalışma o zamanın insanının düşünce düzeyi için yeni ve farklı bir yöntemdi. Devletleri, milletleri, toplumları, kültürleri, bölgesel hadiseleri, coğrafi inkişafları, toplumsal olayları zaman ve yer göstererek anlatan ve bunların daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını araştıran, milletlerin kurduğu medeniyetleri, ülkelerin iç ve dış sorunlarını inceleyen güvenilir çalışmalar yoktu. O zamana kadar tarih diye ortaya konulan çalışmaların en ileri düzeydeki örnekleri birtakım basit gözlemlerden ya da geçmişteki olayların birbirinden kopuk hikâyelerinden ibaretti. Bu ve buna benzer ayetlerde geçmişteki olaylara ait bilgilerin keşfi, toplanması, bir araya getirilmesi ve insanlık tarihinin belirli sistematik yasalara göre yorumlanması, mazideki olaylara ilişkin tüm bilgilerin, olayların vuku bulduğu dönemin koşulları göz önüne alınarak nesnel bir şekilde sunulması isteniyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara "Arzı dolaşınız rasûllere yalancılık isnâd idenlerin ’âkıbeti ne oldığını görünüz" de.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra da, yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde gezin dolaşın da (Peygamberleri) yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir görün.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: Yeryüzünde dolaşın, sonra (hakikati) yalan sayanların sonunun nasıl olduğuna bakın!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Yeryüzünde dolaşın, sonra (peygamberleri) yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın!
Edip Yüksel
swap_vert close
De: "Yeryüzünü dolaşın da yalanlayıcıların sonu nasıl olmuş bir bakın."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş, görün!".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: yer yüzünde dolaşın da bakın o Peygâmberlere yalancı diyenlerin akıbeti nasıl olmuş?»
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim! Hakkı inkâr edenlere) De ki: “Yeryüzünde (gezin) dolaşın da (peygamberleri) yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir görün!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünü dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün!”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Yer (yüzün) de gezib dolaşın, sonra da bakın ki (peygamberleri) yalanlayanların sonu nice olmuşdur».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde dolaşın, sonra (da peygamberleri) yalanlayanların âkıbetinasıl olmuş, bakın!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın (ve tarihten ders alın), sonra da (hakikati) yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın.*
(*) Müşrikler, gerçeği daha yakından kavramak gibi iyi niyete dayalı sebeplerle değil, sırf Hz. Peygamber’e karşı çıkmak, onunla alay etmek, acze düşürüp itibarını yıkmak maksadıyla bu tür teklifler ileri sürdükleri için 10. âyette Resûlullah’a, kendisinden önceki peygamberlerin de böyle alayla karşılandıkları hatırlatılmakta, fakat başlarına gelen felâketler sonunda alay ettikleri haberlerin ne kadar kesin gerçekler olduğunu acı şekilde anladıkları bildirilmekte. 11. âyette Mekke müşriklerine, dolayısıyla peygamberlik ve vahiy gerçeğinden kuşkuya düşüp inkâr eden, alaya alan herkese, dünyayı gezip dolaşmaları, eskilerin izlerini, kalıntılarını inceleyerek ilâhî hakikatleri yalanlayanların âkıbetlerinin ne olduğunu görmeleri tavsiye edilmektedir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 381) Ayrıca onlar, ticaret alanları bulma, yeni geçim kaynakları elde etme, avlanma ve hayvan sürüsü gütme gibi farklı amaçlarla sefere çıkarlardı. Buna karşılık, ayetteki ilahi direktif gereği, bilgi toplama ve pedagojik amaçlı gezi onlar için yepyeni bir şeydi. Tarihin olaylarını yorumlamaya yönelik sistematik bir çalışma o zamanın insanının düşünce düzeyi için yeni ve farklı bir yöntemdi. Devletleri, milletleri, toplumları, kültürleri, bölgesel hadiseleri, coğrafi inkişafları, toplumsal olayları zaman ve yer göstererek anlatan ve bunların daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını araştıran, milletlerin kurduğu medeniyetleri, ülkelerin iç ve dış sorunlarını inceleyen güvenilir çalışmalar yoktu. O zamana kadar tarih diye ortaya konulan çalışmaların en ileri düzeydeki örnekleri birtakım basit gözlemlerden ya da geçmişteki olayların birbirinden kopuk hikâyelerinden ibaretti. Bu ve buna benzer ayetlerde geçmişteki olaylara ait bilgilerin keşfi, toplanması, bir araya getirilmesi ve insanlık tarihinin belirli sistematik yasalara göre yorumlanması, mazideki olaylara ilişkin tüm bilgilerin, olayların vuku bulduğu dönemin koşulları göz önüne alınarak nesnel bir şekilde sunulması isteniyor. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Yeryüzünü dolaşın da, önceki yalanlayanların durumu ne olmuş, görün.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Yeryüzünde bir dolaşın da elçilerimizi yalancı yerine koyanların sonu nice oldu bir görün."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki yer yüzünde gezin, tozun; sonra yalan sayanların sonu ne olduğuna bakın.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Yeryüzünde dolaşın ve sonra yalanlayıcıların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra da yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Müslüman! Onlara de ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın ve geçmiş toplumları, medeniyetleri araştırın da, hakîkati yalanlayanların sonu nice olmuş, bir görün!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: -“Yeryüzü’nde gezip dolaşın! Bir bakın, Yalanlayanlar’ın akıbeti / sonu nasıl oldu?”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
De ki: “ yeryüzünü gezin ve görün bakalım, gerçekleri alaya alıp yalanlayanların sonu n’olmuş ? “
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara de ki; "Yeryüzünde dolaşın! Yalanlayanların sonu nasıl olmuş görün!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde dolaşın; sonra yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın!” [*]
İbret almak için yeryüzünde gezip dolaşmayla ilgili benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:137; Yûsuf 12:109; Nahl 16:36; Hacc 22:46; Neml 27:69; Rûm 30:9, 42; Fâtır 35:44; Mü’min 40:21, 82; Muhammed 47:10.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Sen onlara): “Yeryüzünde gezin-dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün!” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde dolaşın ve hakikati yalanlayanların sonlarının ne olduğunu görün!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde dolaşın da hakikate karşı, yalana sarılanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!” 3/137, 12/109, 16/36, 27/69, 40/82
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Dolaşın yeryüzünü, sonra görün gerçeği yalanlayanların sonunun nice olduğunu!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlara de ki: Yeryüzünde dolaşın da peygamberlerini yalan sayanların sonu nice olmuş görün! (onların -Ad ile Semud'un- geride bıraktıkları harabeler yollarınızın üzerindedir.)
(Müşrikler, kıyamete, hesaba ve cennet ile cehenneme inanmazlar, Rablerinin rahmetine sığınacaklarına Ona ortak koştukları nesnelerden şefaat ve yardım dilenirler)  
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da (Allah’ı) yalanlayanların sonu nasıl olmuş, görün!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Yeryüzünde dolaşınız, sonra bakınız ki, tekzîp edenlerin akibeti nasıl olmuştur?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Dünyayı gezin dolaşın, sonra da peygamberlere “yalancı” diyenlerin âkıbetlerinin nice olduğunu bir düşünün. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş, görün!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Di ki: Arzda seyr ü seyahat idin ve sonra âyâtımızı tekzîb idenlerin 'âkıbetleri nasıl oldığına nazar iyleyin (âsâr-ı mevcûdelerine bakub 'ibret alın).
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Yeryüzünde dolaşın da o yalancıların sonunun nasıl olduğunu bir görün.”
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki: -Yeryüzünde gezin, de yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Yeryüzünde gezin de bakın, yalanlayanların sonu ne olmuş!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şunu söyle: Dolaşın yeryüzünde de bakın nasıl olmuş gerçeği yalanlayanların sonu!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit: “yüriñ yirde andan baķuñ nite oldı śoñı yalan dutıcılaruñ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Yürüñüz yirlerde, andan görüñüz nice oldı āḫiri yalancılaruñ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) De: “Yer üzünü dolaşın və sonra görün ki, (peyğəmbərlərə) yalançı deyənlərin aqibəti necə oldu?”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say (unto the disbelievers): Travel in the land, and see the nature of the consequence for the rejecters!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "Travel through the earth and see what was the end of those who rejected Truth."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
س۪يرُوا
dolaşın
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
ثُمَّ
sonra
انْظُرُوا
bakın
كَيْفَ
nasıl
كَانَ
oldu
عَاقِبَةُ
âkıbeti
الْمُكَذِّب۪ينَ
yalanlayanların
De ki: "Yeryüzünde dolaşın sonra da (resulleri) yalanlayanların âkıbetinin nasıl olduğuna (bir) bakın!"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
سَارَ
Fiil-I
س ي ر
Dolaştı, yola çıktı, yürüdü, gezdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
كَيْف
İsim
ك ي ف
Nasıl
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَاقِبَة
İsim
ع ق ب
Âkıbet, son
مُكَذِّبِين
Etken fiil-II
ك ذ ب
Yalanlayanlar, yalanlayıcılar