close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekadi-stuhzi-e birusulin min kablike fehâka billeżîne saḣirû minhum mâ kânû bihi yestehzi-ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Senden önceki peygamberlerle de alay edildi de alay edenler, alaylarının cezasına uğradılar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun Senden önceki elçiler de alaya alınmıştı da; o alaya aldıkları şey (İslam gerçeği ve İlahi intikam haberi), onlardan (Dini; şakalaşmaya ve karnaval aracı kılmaya çalışarak) maskaralık yapanları (sonunda) çepeçevre kuşatmıştı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edilmişti. Ama alaya aldıkları şey, peygamberleri küçümseyenleri perişan etti.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Senden önceki Rasullerle de alay edilmişti. Bu yüzden onlarla alay edenleri, alay ettikleri şeyin gücü, azap kuşattı, işlerini bitirdi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Senden önce de peygamberlerle alay edilmişti. Ancak onlardan alay edenleri alaya almış oldukları şey çepeçevre kuşattı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, senden önceki elçiler de alaya alındı da alaya aldıkları şey, onlardan maskaralık yapanları çepeçevre kuşatıverdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Andolsun ki, (ey Rasûlüm) senden önce gönderilen peygamberlerle de eğlenildi. Fakat eğlendikleri o hak, içlerinden maskaralık edenleri kuşatıverdi (de helâk oldular).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hiç şüphesiz, senden önceki peygamberlerle de alay edildi. Alay ettikleri hakikat, peygamberleri küçük gören o kâfirleri sardı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun ki, senden önceki peygamberlerle de alay edilmişti; bu yüzden, onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıvermişti.
Besim Atalay
swap_vert close
Senden önce nice nice peygamberler alaylandı, alay etmiş olanlar, alaylarının cezasını görür
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki, senden önceki resullerle de alay edilmişti ama onları küçümseyen kimseleri, (sonunda) alay edip durdukları şeyin kendisi mahvetmişti.
Cemil Said
swap_vert close
Senden evvel dahî dûçâr-ı istihzâ oldılar. İstihzâlarının cezâsı müstehzîleri ihâta itdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, senden önce birçok peygamberler alaya alınmıştı, onlarla eğlenenleri, alaya aldıkları şey mahvetti.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Andolsun, senden önce de birçok peygamber alaya alınmıştı da onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıp mahvetmişti.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Senden önceki peygamberlerle de alay edilmiş, sonunda onlarla alay edenleri, alaya aldıkları şey (azap) kuşatıvermişti.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Senden önceki peygamberlerle de alay edilmiş, bu yüzden onlarla alay edenleri alay ettikleri şey (azap) kuşatıvermişti.
Edip Yüksel
swap_vert close
Senden önceki elçiler de eğlence konusu yapılmıştı. Ne var ki, alay edenleri eğlendikleri gerçek kuşatıverdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Senden önce de peygamberlerle alay edilmişti. Fakat onlardan alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıverdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kasem olsun ki (ya Muhammed) senden evvel gönderilen Peygamberlerle de eğlenildi, fakat o eğlenildikleri hak, o masharalığı edenleri çebçevre kuşatıverdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Hiç şüphesiz, senden önceki peygamberlerle de alay edildi. (Fakat) onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey (azap) kuşattı (ve böylece kâfirler müstahak oldukları azap ile helâk edildiler)
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun, senden önce de resullerle alay edildi. Onlarla alay edenleri, alaya aldıkları şey çepeçevre kuşatıverdi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Habîbim) andolsun, senden evvelki peygamberlerle de istihza (alay) edildi de eğlenmekde oldukları şey (ler, ya'ni hak), içlerinden o maskaralık edenleri çepeçevre kuşatıverdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) And olsun ki, senden önceki peygamberlerle de alay edilmişti; fakat onlarla maskaralık edenleri, o alay etmekte oldukları şey (azab)kuşatıvermişti.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Gerçekten senden önce de (mesajlarımızın tebliğini yapmakla görevli kıldığımız) elçilerle alay edilmişti. Bu yüzden onlardan alay edenleri, alay ettikleri şey (azap) kuşatıvermişti.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Senden önce gönderdiğimiz elçilerle alay edildi. Sonra alay edenlere, alay ettikleri (azap) onların üzerine gerçekleşti.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Doğrusu onlar, senden önceki elçilerle de eğlendiler de içlerinden eğlenenleri o eğlendikleri kuşatıverdi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Senden evvel peygamberler de eğlenceye alınmışlardı. Akabinde eğlencelerinin vebali maskaralık edenleri sardı [²].
[2] Cezalarını çektiler, sen sıkılma.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun senden önceki elçilerle de alay edildi. Fakat alay edenler, alay ettikleri gerçekle kuşatılıp yok edildiler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz senden önceki bazı peygamberler de alaya alınmıştı. Fakat bu alaycılar, alay konusu yaptıkları şey (ilahi azap) tarafından kıskıvrak kuşatılıverdiler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Andolsun, senden önceki Peygamberlerle de alay edilmişti, fakat onları alaya alan küstahları, sonunda alay ettikleri o korkunç azap çepeçevre sarıp helâk etmişti!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun senden önceki rasûllerle de alay edildi! Alay ediyor oldukları şeyler, onları küçümsemiş olanları çepeçevre kuşatarak içine aldı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Senden önce de Tanrı elçileriyle hep alay edilegelmiştir, ama alaya alınan şeyler, hep alaycıların başında patlamıştır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Senden önceki elçilerimizle de alay edilmiş, bu yüzden alay edenleri alay ettikleri gerçek kuşatıvermişti. Bilin ki yasamızda, yapanın yaptığı yanına kalmaz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki senden önceki elçilerle de alay edilmişti ve alay edenleri alay ettikleri şey (çepeçevre) kuşatmıştı. [*]
Benzer mesajlar: Ra‘d 13:32; Hicr 15:11, 95; Enbiyâ 21:41.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun ki, senden önceki Peygamberlerle de mutlaka alay edildi, (ama sonunda) alay ettikleri şeyler, alay edenlerin kendilerini kuşatıverdi.¹
1 Aynı âyet için Bk (Enbiyâ: 41)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçekte, senden önce [de] peygamberler alaya alındılar, ama onları küçümseyip alay edenler, [sonunda] alay ettikleri şey tarafından kuşatılıp mahvedildiler. ⁹
9 Lafzen, “alaya aldıkları şey, onları (yani, peygamberleri) küçümseyenleri perişan etti”. Bunun anlamı şudur: Manevî hakikatlerin istihza ile reddedilmeleri onlarla alay edenleri kaçınılmaz şekilde çarpacak ve onların ölümden sonraki hayatları üzerinde yıkıcı bir etki yapmakla kalmayıp -toplum içindeki bir çoğunluk tarafından inatla sürdürüldüğü takdirde- toplumların manevî/ahlakî temellerini ve bu suretle dünyevî mutluluklarını ve hatta bazan fiziksel varlıklarını da tahrip edecektir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zaten senden önceki elçilerle de alay edilmişti ama onlarla alay edenleri, alay ettikleri hakikat çepeçevre kuşatmıştı. 13/32, 15/11, 21/36-41, 30/60
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu senden önceki elçilerle de alay edildi. Ama onlarla alay edenler, alay ettikleri gerçek tarafından kuşatılıp yok edildiler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Andolsun ki, senden önceki peygamberlerle de alay edildi. (Hak daveti kabul etmedikleri takdirde, Rableri katından üzerlerine azap indirileceği uyarılarına hiç aldırmadılar, alaya aldılar) Bu yüzden alay ettikleri şey (azap) onları kuşatıverdi, (helak olup gittiler)
Osman Fırat
swap_vert close
Gerçekte, senden önceki elçilerle (de) alay edilmişti ama ne var ki, onları küçümseyen kimseleri, (sonunda, ) alay edip durdukları şey onları hakladı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Andolsun ki, senden evvelki peygamberler ile de elbette istihzâda bulunulmustur. Artık o kendisiyle istihzâda bulundukları şey, onlardan istihzâda bulunanları her taraftan kuşatıverdi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Senden önce de nice peygamberlerle alay edilmişti. Fakat alay ettikleri gerçek, o maskaralık edenlerin üzerine inip her taraflarından sararak mahvetti.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Senden önce de peygamberlerle alay edilmişti. Fakat onlarla alay edenleri, alay ettikleri gerçek kuşatıverdi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Senden evvel de rasûllerle istihzâ olundı. Onlardan rasûllerini masharaya alanları, istihzâlarının cezâsı olarak 'azâb ihâta itdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Senden önce de elçiler hafife alındı. Onlarla eğlenenlerin hafife aldıkları o şey, daha sonra onların başına geldi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Zaten, senden önceki Resullerle de alay edilmişti de alay ettikleri şey, onlardan alay edenleri çepeçevre kuşatmıştı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Senden önceki peygamberlerle de alay edilmişti. Sonra o alay edenleri, alaya alıp durdukları şey kuşatıverdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun ki, senden önceki resullerle de alay edildi; fakat eğlence konusu yaptıkları şey, o maskaralığı sergileyenleri kıskıvrak sarıverdi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ yañsulandı yalavaçlar senden ilerü; pes indi belā anlara kim yañsularlar peyġamberleri anuñ cezāsı kim oldılardı aña yañśularlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ masḫaralıġa alındı nice peyġamberler senden öñdin. Pes helāk ey‐ledi anları, masḫaralıġa alan kişileri, masḫaralıġa alduḳları sebebi bile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əlbəttə, səndən əvvəlki peyğəmbərlər də məsxərəyə qoyulmuşdular. Lakin məsxərəyə qoyanları məsxərəyə qoyduqlarının özü məhv etdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Messengers (of Allah) have been derided before thee, but that whereat they scoffed surrounded such of them as did deride.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Mocked were (many) messengers before thee; but their scoffers were hemmed in by the thing that they mocked.(843)
843 (Cf. 13:32 and 36:30). "The scoffers were mocked by the thing that they mocked" would express epigrammatic ally part of the sense, but not the whole. "Hemmed in" implies that the logic of events turned the tables, and as a man might be besieged and surrounded by an enemy in war, and would be forced to surrender, so these mockers will find that events would justify Truth, not them. The mockers of Jesus-where were they when Titus destroyed Jerusalem ? The mockers who drove out Muhammad from Makkah-what was their plight when Muhammad came back in triumph and they sued for mercy- and he gave it to them! According to the Latin proverb, Great is truth, and must prevail.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدِ
andol- sun ki
اسْتُهْزِئَ
alay edilmişti
بِرُسُلٍ
resullerle
مِنْ قَبْلِكَ
senden önceki
فَحَاقَ
bu yüzden kuşattı
بِالَّذ۪ينَ
o kimseleri ki
سَخِرُوا
alay ettiler
مِنْهُمْ
onlarla
مَا
o şey ki
كَانُوا
idiler
بِه۪
onun ile
يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟
alay ediyorlar
(Resulüm!) Andolsun ki senden önceki resullerle de alay edilmişti, bu yüzden onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey (olan o azap) kuşatıverdi.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اِسْتَهْزَاَ
Fiil-X
ه ز ا
Alay etti
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
حَاقَ
Fiil-I
ح ي ق
Kuşattı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
سَخِرَ
Fiil-I
س خ ر
Alay etti, alaya aldı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
اِسْتَهْزَاَ
Fiil-X
ه ز ا
Alay etti