close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 9. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velev ce’alnâhu meleken lece’alnâhu raculen velelebesnâ ‘aleyhim mâ yelbisûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Peygamberi, bir melek olarak halk etseydik gene bir erkek şeklinde halk ederdik ve gene düştükleri şüpheden kurtulmazlardı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Biz) Onu (Hz. Peygamber Aleyhisselam’ı) eğer bir melek kılsaydık, (yine) elbette erkek insan (suretinde bir melek) yapardık ve mutlaka (kâfirlerin) duymuş oldukları (şüpheleri) yine katardık. (Herkesi inanmaya mecbur bırakacak netlikte bir imtihan yapmazdık.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve eğer biz, peygamberi bir melek olarak gönderseydik, herhalde onu bir erkek şeklinde görünmesini sağlardık da, yine onlar bu insan mı, melek mi diye kuşkuya düşerlerdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer biz, peygamberi bir melek olarak göndermeyi planlasaydık, onu mutlaka liyâkatli ve güvenilir bir erkek suretine sokar, onları, yine de düşmekte oldukları kuşkuya düşürürdük.
bk. Kur’an-ı Kerim, 3/164; 9/128; 17/95.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer onu (peygamberi) bir melek kılsaydık [1], bir adam şeklinde kılardık da onları düştükleri kuşkuya yine düşürürdük.
1.Yani bir meleği peygamber olarak gönderseydik.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Onu eğer bir melek kılsaydık, elbette erkek (suretinde bir melek) kılardık ve mutlaka katmakta oldukları (şüpheleri) yine katardık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer Peygamberleri bir melek yapaydık, yine onu bir adam şeklinde gösterirdik ve elbette onları, düşmekte oldukları şüpheye yine bırakırdık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer o peygamberi melek yapsaydık yine de onu adam şeklinde yapardık ve onları yine, düştükleri kuşkuya düşürürdük. (Çünkü bunlar imtihanı kaybetmeyi hak ediyorlar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer peygamberi bir melek kılsaydık, elbette onu insan sûretine sokar, onları yine düşmekte oldukları kuşkuya düşürürdük.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz, onu melek kılsaydık, erkek kılığında yaratırdık, düştükleri şüpheye düşürürdük
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer onu, biz bir melek yapsaydık, yine de onu bir insan kılığında gönderirdik ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük.
Bkz.17/95, 23/24Müşrikler “Muhammed melek değildir, insandır” dedikleri halde yine de çıkar ve menfaatlerine ters düştüğü için iman etmedikleri ifade edilmektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Eğer melek göndere idik âdem şeklinde gönderecek idik ve kendi elbiseleri gibi elbise iksâ idecek idi[1].
[1] O vakit de -Sen insânsın diyu- inanmazlardı.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Biz onu melek kılsaydık, bir insan şeklinde yapardık da, düştükleri şüpheye onları yine düşürmüş olurduk.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Eğer onu (Peygamberi) bir melek kılsaydık yine onu bir adam (suretinde) yapardık[169] ve onları yine içinde bulundukları karmaşaya düşürmüş olurduk.[170]
169. Müşrikler, melekleri kadın suretinde hayal edip böyle inanırlardı. Bu inanışın yanlışlığını vurgulamak üzere, onlara melek gönderilse bile bunun kadın suretinde temsil edilemeyeceği ifade edilmiştir. (Bakınız: Zuhruf sûresi, âyet, 19)170. Kâfirlerin ısrarla istedikleri şekilde peygamber bir melek olsaydı, o melek bir insan suretinde gelecekti. Çünkü sıradan insanların meleği asıl şekliyle görmelerine imkân yoktu. Bu defa onların bu husustaki şüpheleri ve müşkülleri aynen sahnelenmiş olacaktı. Zira peygambere dedikleri gibi ona da, “Sen de bizim gibi bir beşersin, melek olamazsın” diyeceklerdi.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şayet peygamberi bir melek kılsaydık muhakkak ki onu (yine) bir adam suretine sokar, onları yine halen içinde bulundukları kuşkuya düşürürdük.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer peygamberi bir melek kılsaydık muhakkak ki onu insan sûretine sokar onları yine düşmekte oldukları kuşkuya düşürürdük.  
 Şimdi, peygamber insan olduğu için, «Sen de bizim gibi bir insansın» diyerek inanmayan kâfirler, o zaman da meleği insan sûretinde görecekler ve ona «Biz senin melek olduğunu nereden bilelim; sen de bizim gibi bir insansın» diyerek onun melek olduğuna inanmayacaklar, getirdiklerini dinlemeyecekler ve peygamberliğini tasdik etmeyeceklerdi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu bir melek yapsaydık, onu bir adam biçiminde gönderir ve mevcut kuşkuları içinde bırakırdık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer Peygamberi, biz bir melek yapsaydık, yine de onu bir adam şeklinde yapardık ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kendisini bir Melek kılaydık yine onu bir er kılacaktık ve düşmekte bulundukları şübheye onları yine düşürecektik
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şâyet biz, peygamber olarak (insan değil de) bir melek gönderseydik, onu yine insan sûretinde yollardık (çünkü meleği aslî sûreti ile görmeye dayanamazlardı. Bu sefer de) onlar, (“Bu insan mı, melek mi?” diye) *şüpheye düşerlerdi.
* لَلَبَسْنَا fiilinin akla ilk gelen manası olan “şüpheye düşürmek” kelimesinin Allah Teâlâ’ya isnat edilmesi câiz değildir. İstihzâ etmek/alay etmek, tuzak kurmak ve aldatmak kelimelerinde olduğu gibi bu kelimede de sonucun, işlenen suçun ismiyle isimlendirilmesi söz konusudur. Zira bu tür ifadelerin akla ilk gelen manasıyla Allah Teâlâ’ya isnat edilmesi câiz değildir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve Biz, bir melek görevlendirseydik, onu da insan şeklinde gönderirdik ve onları düştükleri kuşkuya yine düşürürdük.¹
1- “Bu da senin gibi bir insandır.” der, yine inanmazlardı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer onu (peygamberi) bir melek yapsaydık onu (o meleği) de her halde bir adam (suretinde) gösterir ve her halde onları yine düşmekde oldukları şüpheye düşürürdük.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve onu (o peygamberi) bir melek kılsaydık, elbette onu (yine) bir adam (sûretinde)kılardık,(1) doğrusu onları, karıştırmakta oldukları şeyde yine şübheye düşürürdük.
(1)“Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın çendan (gerçi) her hâli ve her tavrı, sıdkına(doğruluğuna) ve nübüvvetine (peygamberliğine) şâhid olabilir; fakat her hâli, her tavrı hârikulâde olmak lâzım değildir. Çünki, Cenâb-ı Hakk onu beşer (insan) sûretinde göndermiş, tâ insanın ahvâl-i ictimâiyelerinde (ictimâî hâllerinde) dünyevî, uhrevî (dünya ve âhiret) saâdetlerini kazandıracak a‘mâl ve harekâtlarında (amel ve hareketlerinde) rehber olsun ve imam olsun ve herbiri birer mu‘cizât-ı kudret-i İlâhiye (İlâhî kudretin mu‘cizeleri) olan âdiyât (basit zannedilen şeyler) içindeki hârikulâde olan san‘at-ı Rabbâniyeyi ve tasarruf-ı kudret-i İlâhiyeyi göstersin. Eğer ef‘âlinde (fiillerinde) beşeriyetten (insanlık hâlinden) çıkıp hârikulâde olsa idi, bizzat imam olamazdı; ef‘âliyle (fiilleriyle), ahvâliyle (hâlleriyle), etvârıyla (tavırlarıyla) ders veremezdi.” (Zülfikār, 19. Mektûb, 5-6)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer biz, onu (mesajlarımızın tebliğini yapmakla görevli kıldığımız elçiyi) bir melek kılsaydık (onlara görünebilmesi için) muhakkak ki, onu bir adam (beşer) şeklinde kılardık da (bu defa bu insan mı, melek mi diyeceklerinden) onları düştükleri kuşkuya yine düşürürmüş olurduk (yani onları yine aynı kuşku içinde bulurduk).*
(*) İnkârcıların ısrarla istedikleri şekilde peygamber bir melek olsaydı, o melek bir insan suretinde gelecekti. Çünkü sıradan insanların meleği asıl şekliyle görmelerine imkân yoktu. Bu defa onların bu husustaki şüpheleri ve müşkülleri aynen sahnelenmiş olacaktı. Zira peygambere dedikleri gibi ona da “Sen de bizim gibi bir beşersin, melek olamazsın” diyeceklerdi. Yani o zaman meleği insan sûretinde görecekler ve ona «Biz senin melek olduğunu nereden bilelim; sen de bizim gibi bir insansın» diyerek onun melek olduğuna inanmayacaklar, getirdiklerini dinlemeyecekler ve peygamberliğini tasdik etmeyeceklerdi. (وَلَلَبَسْنَا عَلَيْهِم} على الملائكة {مَّا يَلْبِسُونَ} مثل ما يلبسون من الثياب (تفسير القرآن - الفيروز ابادي) والثالث: وللبسنا على الملائكة من الثبات ما يلبسه الناس من ثيابهم، ليكونوا على صورهم وعلى زِيِّهم، قاله جويبر.( النكت والعيون) (وَلَوْ جَعَلْنَاهُ مَلَكًا ) أي لو جعلنا الرسول إليهم ملَكاً (لَّجَعَلْنَاهُ رَجُلاً ) لأنّ الملائكة أثيريّون لا تراهم الناس ولا تسمع أصواتهم إلا بالإيحاء فينبغي أن نجعل للملَك جسماً مادّياً لكي تراهُ الناس (وَلَلَبَسْنَا عَلَيْهِم مَّا يَلْبِسُونَ ) يعني فإذا جعلناهُ رجلاً بأن جعلنا لهُ جسماً مادّياً التَبسَ الأمرُ عليهم كما هم مُلتبسون الآن (حقائق التأويل في الوحي والتنزيل) أي لو بعثنا إلى البشر رسولاً ملكياً لكان على هيئة الرجل لتمكنهم مخاطبته والانتفاع بالأخذ عنه، لأنهم لا يستطيعون النظر إلى الملائكة من شدة النور، ولو كان كذلك لالتبس عليهم الأمر كما هم يلبسون على أنفسهم في قبول رسالة الرسول البشري.( أضواء البيان في تفسير القرآن - الوسيط في تفسير القرآن الكريم )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz elçiyi meleklerden yapsaydık, onu yine bir adam (suretinde) yapardık ve elçi meleğe, onların üzerlerine giydiği kıyafetlerinden giydirirdik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer Biz bir melek gönderseydik onu insan biçimine sokardık da ne de olsa onları şüpheleriyle başbaşa bırakırdık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Peygamberi melek göndereydik elbette bir kişi suretinde yapardık. Onlara yine şüphelendikleri şeyi şüpheli kılardık [¹].
[1] «Ay! Bu da senin gibi insandır» derlerdi, yine şüphe, ye düşerlerdi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer Biz onu/elçiyi bir melek yapsaydık, onu bir insan/ adam şeklinde [racul] yapardık. İçine düştükleri şaşkınlığa (bu sefer) Biz düşürürdük.
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz onu melek kılsaydık, bir adam (insan suretinde) yapardık da düştükleri şüpheye onları yine düşürmüş olurduk.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kaldı ki, Biz elçi olarak bir melek gönderseydik, onu bir insan şeklinde gönderirdik; böylece o inkârcıları, şimdi düştükleri şüphelere yine düşürmüş olurduk. İnsanlara Peygamber olarak kim gönderilirse gönderilsin mutlaka o da Hz. Peygamber’in tavrıyla O’nun söylediklerini söyleyecek, istemeyenler de aynı asılsız bahanelerle inanmayacaklar. O hâlde ey Peygamber! Sen hakîkate çağırmaya devam et, onların kaba davranışlarına üzülme:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onu bir melek kılsaydık, elbette onu da bir adam kılardık. Onları büründükleri şeye yine büründürürdük.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer Tanrı elçisini melek yapsaydık, görebilmeleri için yine adam kılığına sokar, kafalarını yine karıştırırdık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer onlara meleklerden bir elçi gönderseydik; muhakkak ki onu insan şekline sokar onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onu (peygamberi) bir melek kılsaydık şüphesiz ki onu bir erkek (insan suretinde) yapar, düşmekte oldukları kuşkuya onları yine düşürürdük. [*]
Ayetin sonundaki [mâ yelbisûne] ifadesi inkarcıların zaten şüphe içinde olduklarını, dolayısıyla şüphelerini sürdürdüklerini, onları şüpheye düşürenin Allah olmadığını göstermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer Biz o Peygamberi (insan değil de) bir melek kılsaydık, yine de onu bir erkek şeklinde¹ gönderirdik.² O zaman da onları (kendi kendilerine) düştükleri şüpheye Biz, düşürmüş olurduk.
1 Buradan; Meleklerin kadın şeklinde gönderilmeyeceği anlaşılmaktadır. Peygamberler de kadınlardan olmayacağına göre, buradaki (رَجُلًا) ifâdesini feminist, hümanist veya ne olduğu belli olmayan kaygılarla “adam veya insan” şeklinde tercüme etmek doğru değildir. Zaten Kur’an’da ismi zikredilen tüm peygamberler erkektir. Kâfirler, Melekleri hep kadın olarak hayal ediyorlardı. Böylece kâfirlerin bu tezleri de çürütülmüştür. Ayrıca melekleri gönderen Allah olduğuna göre, onları nasıl isterse, öyle gönderir. Vahiy ve uyarı için gelen meleklerin tamamı da hep erkek şeklinde göndermiştir. 2 Allah o gönderdiği Peygamberi beşer değil, onların dedikleri gibi Melek olarak gönderse idi mutlaka onu bir erkek suretine koyar da gönderirdi. Cebrail Rasulullah’a da çok defa Dıhyet’ül-Kelbî suretine girerek inerdi. Bazen de Peygamberle beraber Sahabeye de gayet beyaz elbiseli ve çok siyah saçlı bir adam suretinde görünürdü. Üzerinde hiç bir sefer alameti görünmez ve Sahabeden hiç biri de tanımazdı. Vahiy hadîslerinde Peygamberimizin: “Melek bana bazen erkek şeklinde görünürdü” buyurulduğu bilinmektedir. Cebrailin bir a’rabî suretinde geldiği, imanı, İslam’ı, İhsanı, sorarak İslâm’ın binâsını talim ettiği de meşhurdur. Melek, Hz. Meryem’e, bir erkek suretinde görünmüştü. Hz. İbrahim’e ve Hz. Lût’a da melekler erkek misafir suretinde gelmişlerdi. Melekler hakikatte onların hayalleri gibi kızlar değildir. Hatta onlara karşı kadın suretinde görünmeleri bile ihtimal dışıdır. Buna işareten bu ayette: “Peygamberi melek gönderecek olsa idik her halde bir erkek sûretine kor da gönderirdik” buyurulmuştur. Şimdi Peygamberin, beşer olduğundan dolayı kendilerine benzediğine itiraz edenler, o zaman da Meleği insan suretinde görecekler ve ona da: “biz senin Melek olduğunu ne bilelim? Sen de bizim gibi bir beşersin” diyecekler, melek olduğuna inanmayacaklar ve sözlerini dinlemeyeceklerdi.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve Biz, bir meleği elçimiz olarak tayin etmiş olsaydık [bile], ⁷ onun kesinlikle bir insan olarak [görünmesini] sağlardık ve böylece onları, şimdi içinde bulundukları şaşkınlığa yine düşürürdük. ⁸
7 Lafzen, “onu bir melek yapmış olsaydık” -buradaki zamir, açıkça, Allah’ın mesajını tebliğ edenlere delalet etmektedir (Zemahşerî).8 Lafzen, “şaşırdıkları şeyi onlar için daha şaşırtıcı yapardık”. İnsanın melekleri gerçek şekilleriyle kavraması imkansız olduğundan buradaki mutasavver semavî elçi, bir insan şeklinde olmak zorundadır -böylece, onların, mesajın doğrudan “teyidi”ne yönelik talepleri yerine getirilmemiş ve kendi kendilerini uğrattıkları şaşkınlık giderilememiş olacaktır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer onu bir melek de yapsaydık, yine onu bir adam şeklinde yapardık da şu anda düştükleri şaşkınlığa yine düşerlerdi. 6/50, 17/95, 43/60
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve eğer Biz elçiyi melek yapsaydık, onu yine insan[¹⁰²¹] kılığında gönderirdik; böylece şimdi içine düştükleri şaşkınlığa onları yine düşürürdük.
[1021] Lafzen: “erkek”. Burada müşrik muhatapların dişi melek tasavvuruna ince bir gönderme ile birlikte, kendi hâllerine bakarak insan soyundan ümit kestiklerine dair zımnî bir atıf da görüyoruz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Onlardan kimi de, beşerden peygamber olur mu? Eğer Allah, peygamber göndermek isteseydi melek gönderirdi, dediler.) Şayet biz peygamberi bir melek kılsaydık, (meleği göremeyecekleri için) onu bir erkek şekline koyar da öyle gönderirdik! (o zaman da "biz senin melek olduğunu ne bilelim, sen de bizim gibi bir beşersin" derlerdi) Şimdiki gibi onları kuşkuya biz düşürmüş olurduk. (O zaman da onun peygamberliğini tanımayacaklardı, onların bu talepleri küfürlerini örtmek için bir bahane ve Rableri tarafından gönderilen Peygamber ile alay etmektir)
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer onu (Peygamberi) bir melek !alsaydık yine onu bir adam (suretinde) yapardık ve onları giyindirirdik O giydiklerinden.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer O'nu (peygamberi) bir melek kılsaydık, elbette O'nu yine bir erkek (suretinde) kılardık ve onları yine düşmüş oldukları şüpheye düşürürdük.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Şayet o elçiyi melek kılsaydık, yine onu bir adam şeklinde gösterir de düştükleri şüpheye onları yine düşürmüş olurduk. [17, 95; 9, 128; 3, 164]
Beşeriyetin büyük bir kısmının sapması, kendi hemcinslerinden peygamberleri kabul etmemelerinden ileri gelmiştir. Onlara kalsa, otorite sağlamak, bağlanmak için mutlaka insanüstü, tanrısal bir güç olması gerekir. Bu zihniyet hak peygamberlerin öğrettiklerini bile şirkle bulaştırmıştır. Budizm, Hinduizm, Zerdüşt dini, muhtemelen peygamber tebliğleri etrafında oluşmuş büyük dinlerdi. Onlardan daha yakın dönemdeki Hıristiyanlığın bile, Hz. İsa gibi bir peygamberi, Tanrının oğluna dönüştürmesi, bu ihtimali kuvvetlendirmektedir. Allah, Hz. Muhammed (a.s.)’ın evrensel ve ebedî risâleti ile beşeriyeti eğitmek ve onlara en mâkul ve yaratılışlarına en uygun bu sade gerçeği benimsetmek istiyor. Sade, güzel, fıtrî gerçek şudur: Kâinatı yaratan Allah’ın insanlık hakkındaki buyruklarını ulaştırmasının en mâkul yolu, insanların içlerinden seçtiği mükemmel elçilere mesajlarını vahiy yolu ile bildirmesidir. İlâhî terbiye ile en güzel nûmune mertebesine yükselen, Allah’ın kitabını tebliğ, tebyin ve tatbik eden (ulaştıran, açıklayan ve uygulayan) o Peygamber ve bir harfi bile değişmeden Hakkın hücceti olarak ortada olan Kur’ân: Allah’ı, Peygamberi, insanı, hayatı, aklı, evreni, dünyayı âhireti her şeyi yerli yerine koymuştur.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer O(Hak Elçisi)ni melek yapsaydık, yine bir adam (şeklinde) yapardık ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve eğer biz, rasûli melek kılmış olsa idik (rasûl olarak melek gönderse idik) onı insân şeklinde kılar ve insânların giydiği libâsı ona giydirir idik. [¹]
[1] Ne olurdı Muhammed bize semâdan bir kağıd üzerinde yazılı bir kitâb getire idi yâhud ona bir melek nâzil olub da bize söz söyle[ye] idi diyenlere cevâben nâzil olmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eğer bir meleği elçi olarak gönderecek olsak onu erkek kılığına sokar da yine onları şüpheleriyle baş başa bırakırız.
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer (Resûlü) melek de yapsaydık, yine onu bir adam şeklinde yapardık ve onları düşürdüğümüz şüpheye düşürürdük.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz bir meleği peygamber olarak gönderecek olsaydık, onu yine bir adam olarak gösterir; onları içine düştükleri şüpheye yine düşürürdük.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer o peygamberi bir melek kılsaydık kuşkusuz onu bir er kişi yapacaktık ve içine yuvalandıkları kuşku ve karmaşayı onların üzerlerine giydirmiş olacaktık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger eylese-dük anı firişte eyleyedüķ er ya'nį er sūretında daħı ķarışdura- y- ıduķ anlaruñ üzere anı kim ķarışdururlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eger peyġamberi ferişteh eylese‐y‐dük, anı ḳılurduḳ ādem ṣūre‐tinde bir kişi. Daḫı geydürürdük anlara anlar geydüginden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər Biz onu (peyğəmbəri) mələk etsəydik (və ya kafirlərə mələklərdən bir peyğəmbər göndərsəydik), yenə də onu bir insan qiyafəsində göndərər və onları (göndərilənin mələk deyil, özləri kimi bir adam olması barəsində) bir daha düşdükləri şübhəyə salardıq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Had We appointed an angel (Our messenger), We assuredly had made him (as) a man (that he might speak to men); and (thus) obscured for them (the truth) they (now) obscure.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If We had made it an angel, We should have sent him as a man, and We should certainly have caused them confusion in a matter which they have already covered with confusion.(842)
842 Supposing an angel should appear to their grosser senses, he could only do it in human form. In that case their present confused notions about spiritual life would be still more confounded. They would say: "We wanted to see an angel, and we have only seen a man!" (Cf. 17:93).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْ
ve eğer
جَعَلْنَاهُ
onu kılsaydık
مَلَكاً
bir melek
لَجَعَلْنَاهُ
elbette onu kılardık
رَجُلاً
bir adam
وَلَلَبَسْنَا
ve elbette düşürürdük
عَلَيْهِمْ
onları
مَا
o şe- ye ki
يَلْبِسُونَ
düşüyorlar
Eğer o (insanlar için gönderdiğimiz resul)ü de bir melek kılsaydık, muhakkak onu (yine) bir adam (suretinde) yapardık da onları yine düşmekte olduklarına (resule ve onun getirdiği âyetlere karşı kuşkuya) düşürürdük.
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
رَجُل
İsim
ر ج ل
Erkek, adam
لَبِسَ
Fiil-I
ل ب س
Giydi, örttü, takındı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَبِسَ
Fiil-I
ل ب س
Giydi, örttü, takındı