close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 108. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ tesubbû-lleżîne yed’ûne min dûni(A)llâhi feyesubbû(A)llâhe ‘adven biġayri ‘ilm(in)(k) keżâlike zeyyennâ likulli ummetin ‘amelehum śümme ilâ rabbihim merci’uhum feyunebbi-uhum bimâ kânû ya’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'tan başka çağırıp dua ettikleri şeylere sövmeyin ki sonra bilgisizlikle onlar da Allah'a söverler. İşte biz, böylece her topluluğa, yaptıklarını süsleyip güzel gösterdik, sonra da dönüp varacakları yer, Rablerinin tapısıdır ve o da, ne yaptıklarını bildirir onlara.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Müşrik ve münkirlerin) Allah’tan başka yalvarıp-yakardıklarına (taptıklarına) sövmeyin; ki sonra onlar da haddi aşarak cahilce (ve küstah şekilde) Allah’a sövmesinler! İşte böyle, Biz her ümmete (niyetlerine ve liyakatlerine göre) yaptıklarını süslü (çekici) gösterdik, ardından nihayet onların son varışları Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını onlara haber verecektir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'tan başka varlıklara yalvarıp sığınan kimselere sövmeyin ki, onlar da kin ve cehaletlerinden dolayı Allah'a sövmesinler. Zira biz, her topluma kendi yaptıklarını güzel gösterdik. Ama zamanı geldiğinde, onlar Rablerine döneceklerdir. O zaman Allah onlara, bütün yaptıklarını en doğru şekilde anlatacaktır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların, Allah'ın dışında, kulları durumundaki taptıkları, yalvardıkları şeyler konusunda yakışıksız sözler söylemeyin. Sonra onlar da, bilgisizlikleri sebebiyle sınırı aşıp Allah hakkında ileri geri konuşmasınlar. Böylece biz, koordineli hareket eden, yetişmiş her millete, topluluğa kendi işlerini süsleyip güzel gösterdik. Sonunda hesap vermek üzere Rablerinin huzuruna getirilecekler. O da, işlemeye devam ettikleri amelleri, birer birer ortaya koyarak onları hesaba çekecektir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onların Allah'tan başka taptıklarına sövmeyin ki onlar da aşırıya giderek bilgisizce Allah'a sövmesinler. Bu şekilde her ümmete yaptığını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri Rabblerinedir ve O kendilerine yapmakta olduklarını haber verir.
108.Abdurrezzak`ın Katade (r.a.)`den rivayet ettiğine göre Müslümanlar inkârcıların putlarına küfrettiler, inkârcılar da Allah`a küfrettiler. Bunun üzerine Yüce Allah bu ayeti kerimeyi indirdi  
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah'tan başka yalvarıp-yakardıklarına (taptıklarına) sövmeyin; sonra onlar da haddi aşarak bilmeksizin Allah'a söverler. İşte böyle, biz her ümmete yaptıklarını süslü (çekici) gösterdik, sonra onların son varışları Rablerinedir. O, yaptıklarını onlara haber verecektir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Müşriklerin Allah'dan başka taptıkları putlara sövmeyin ki, onlar cehâletle tecavüz ederek Allah'a sövmesinler. Her ümmete, böylece amellerini süslemişizdir. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. O vakit, kendilerine, ne yapıyor olduklarını haber verecektir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’tan başka şeylere dua edenler(in ilahlarına) sövmeyin ki, azgınca ve bilgisizce Allah’a sövmesinler. Evet, böylece her millete kendi yaptıklarını güzel göstermişiz. Sonra Rablerinin huzuruna dönecekler de Allah, onların yapmakta oldukları şeyleri onlara haber verecektir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'tan başkasına tapanlara sövmeyiniz! Sonra onlar da bilmeyerek Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini süsledik. Sonunda dönüşleri Rabblerinedir. Artık O, ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.
Besim Atalay
swap_vert close
Allahtan başkasına tapanlara söğmeyin, onlar dahi aşırılık ederler, bilgisizlikle Allaha söverler, biz böylece her ümmetin işlerini bezedik, en sonunda döneyiniz Allaha, yaptıkları şeyler onlara haber verilecektir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah'tan başka varlıklara tapanlara (şirkte ısrar ediyorlar diye) sövmeyiniz ki, onlar da cahillikle şaşkınlığa kapılıp Allah'a sövmesinler. Zira Biz her topluma (güzel görmek istedikleri için) kendi yaptıklarını güzel gösterdik. Sonunda dönüşleri ancak rablerinedir. O, onlara (dünyada) yaptıklarını bütün ayrıntılarıyla anlatacaktır.
Ayet doğrudan Allah’tan başka varlıklara dua edenlere sövmeyi yasaklıyor ve inancı, düşüncesi ve kimliği ne olursa olsun hiç kimseye hakaret edilmesini uygun görmüyor. Zira bu hem savunulan değerleri hakarete açık hale getirir hem de düşmanlığı tetikler.Doğru olan, onlara sövmek yerine onları anlamaya ve şirkin yanlışlığını onlara anlatmaya çalışmaktır.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’dan mâ’adâ tapdıkları putlara sebb itme çünki cehâletlerinden ânlar da Allâh’a sebb iderler böylece her kavme a’mâlini ta’yîn itdik sonra rablerine ’avdet itdikleri vakit Allâh ânlara yapdıklarını söyliyecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da cahillikle ileri giderek Allah'a sövmesinler. Böylece her ümmete işini güzel gösterdik, sonra dönüşleri Rab'lerinedir. O, işlediklerini haber verir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onların, Allah’ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah’a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri ancak Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını kendilerine bildirecektir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’tan başkasına tapanlara kötü söz söylemeyin; sonra onlar da bilmeden, taşkınlık yaparak Allah hakkında kötü sözler söylerler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini çekici gösterdik. Sonunda dönüşleri rablerinedir. Artık O, ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilgisizce, düşmanca Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini câzip gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.  
 Rivayete göre, Resûlüllah (s.a.) müşriklerin putlarını kötülüyor ve ta’n ediyordu. Müşrikler: «Ya tanrılarımıza sövmeye son verirsin veya biz de senin tanrına söveriz» dediler. Bunun üzerine bu âyet nazil oldu. Âyetin hükmü her zaman geçerlidir. Millet veya fertlerin mukaddes kabul ettiği şeylere sövmemek gerekir. Zira bu tür davranışlar daima aksi tesir göstermekte ve mukaddes kabul edilen şeylere hakarete sebep olmaktadır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ın dışında yalvardıklarına sövmeyiniz ki onlar da sınırı aşıp cehaletten dolayı ALLAH'a sövmesinler. Biz her topluluğa yaptıkları işi böyle süslü gösterdik. Sonunda dönüşleri Rab'lerinedir ve onlara yapmış bulunduklarını haber verir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onların Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da bilmeyerek sınırı aşıp Allah'a sövmesinler. Biz, her ümmete yaptıkları işi böyle süslü gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. O, onlara ne yaptıklarını haber verir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Maamafih onların Allahdan beride taptıklarına sebb de etmeyin ki cehaletle tecavüz ederek Allâha sebbetmesinler; her ümmete böyle amellerini tezyin etmişizdir, sonra ise hep dönüp Allaha varacaklar, o vakıt kendilerine temamen haber verecek ne yapıyorlardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey îmân edenler! Allah’ı ilâh edinmekle birlikte,) Allah’tan başka varlıklara (da) tap (arak, Allah’a şirk koş) anlara (ve ilâh edindikleri putlara) sövmeyin ki onlar, cehaletle (sizin söylediklerinize hiddetlenip, kin ve düşmanlıkla, kâfirliklerinde daha da azgınlaşarak) hadlerini aşıp, Allah’a sövmesinler. Her toplumun amelleri, kendilerine güzel göründü. Sonunda onların dönüşleri ancak Rablerinin (manevi) huzurunadır. O, onlara (dünya hayatında) ne yapmakta olduklarını haber verecektir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'ın yanı sıra yöneldiklerine hakaret etmeyin ki onlar da hadlerini aşarak cahillikle Allah'a hakaret etmesinler. Her ümmettin yaptıklarını, kendilerine süslü gösterdik. Sonra Rabb'lerine döneceklerdir. O, onlara yaptıklarını haber verecektir.¹
1- Ayette de görüldüğü gibi Müslümanlar kesinlikle hakaret dili kullanamazlar. Allah, inancı düşüncesi ve kimliği ne olursa olsun hiç kimseye hakaret edilmesini uygun görmemektedir. Hakaret etmek, hakaret edilmeyi uygun görmek demektir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allahdan başkasını (Tanrı edinerek) çağıranlara sövmeyin. Sonra onlar da haddi aşarak nâdânlıkta Allaha söverler. Biz her ümmetin yapdıklarını (kendilerine) öylece hoş gösterdik. Sonunda, dönüşleri yalınız Rablerinedir. Artık O, ne yapıyor idiyseler kendilerine haber verecekdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve onların Allah'dan başka tapmakta olduklarına sövmeyin! Yoksa (onlar da)haddi aşarak bilgisizce Allah'a söverler! Böylece her ümmete (kendi) amellerini süsledik; sonra dönüşleri ancak Rablerinedir; artık (O da, dünyada) yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (ey iman edenler!) Onların, Allah’ın yanı sıra yalvarıp- yakardıklarına (taptıklarına, kutsal değerlerine ve inançlarına) sövmeyin (hakaret edip saygısızlıkta bulunmayın); sonra onlar da haddi aşarak ve bilgisizce Allah’a (kutsal değer ve inançlarınıza) söverler. (İşte ey iman edenler!) Böylece (başkalarının taptıklarına ve kutsal değerlerine sövmemeniz gerektiğini mesajlarımızla yasalaştırdığımız gibi) biz (bunun gibi) her topluma da )yapmaları gereken) işlerini (elçilerimize vahyettiğimiz mesajlarla hep) güzel olarak göstermişiz (yasalaştırmışız)dır. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O, ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.*
(*) Ayet doğrudan Allah’tan başka varlıklara dua edenlere sövmeyi yasaklıyor ve inancı, düşüncesi ve kimliği ne olursa olsun hiç kimseye hakaret edilmesini uygun görmüyor. Zira bu hem savunulan değerleri hakarete açık hale getirir hem de düşmanlığı tetikler. Doğru olan, onlara sövmek yerine onları anlamaya ve şirkin yanlışlığını onlara anlatmaya çalışmaktır. (C. Külünkoğlu Meali 108.ayet Açıklaması) İşte bu ayetin hükmü gereğince hiçbir kimse başkasının dinine, inancına, düşüncesine ve kutsal değerlerine asla sövemez ve hakaret edemez. Yani bu tür tutum ve davranışlar Kur’an’da tamamen yasaklanmıştır. Yine bu ayette görüldüğü gibi müslümanlar kesinlikle hakaret dili kullanamazlar. Hiç kimseye veya inancına hakaret edilmesini uygun göremezler. Hakaret etmek, hakaret edilmeyi uygun görmek demektir... Ayrıca ayette (زَيَّنَّا لِكُلِّ اُمَّةٍ عَمَلَهُمْ) ‘’zeyyenna likülli ümmetin amelehum’’ şeklindeki ayetin meali; ‘’Böylece biz her topluma, yapmaları gerekeni gönderdiğimiz mesajlarla güzel ve süslü göstermişizdir’’şeklindedir. Yani yüce Allah gönderdiği mesajlarla/vahiy yoluyla kötü işleri güzel göstermez, bilakis kötü işleri süslü ve güzel gösteren şeytandır. Aşağıdaki tefsir metinlerine bkz: قيل في معناه أقوال: أحدها: أن المراد كما زيّنا لكم أعمالكم زيّنا لكل أمة ممن قبلكم أعمالهم من حسن الدعاء إلى الله تعالى وترك السبّ للأَصنام ونهيناهم أن يأتوا من الأَفعال ما ينفر الكفار عن قبول الحق عن الحسن والجبائي ويسمي ما يجب على الإِنسان أن يعمله بأنه عمله كما تق تقول لولدك أو غلامك أعمل عملك أي ما ينبغي لك أن تفعله.( مجمع البيان في تفسيرالقرآن - الطبرسي) (كَذَلِكَ زَيَّنَّا لِكُلِّ أُمَّةٍ عَمَلَهُمْ) أي زيّنّا لهم أعمال الخير وزيّن لهم الشيطان أعمال الشر (كتاب: المتشابه من القرآن)ّ وقال الحسن: أي{زينا لكل أمّة} العمل الذي أوجبناه عليهم فجعل {زينا} بمعنى شرعنا (. (البحر المحيط) -- وكذلك يقول جعفر بن حرب والكعبي وغيرهما من المعتزلة: إنه زين عليهم عملهم الذي فرض عليهم أن يعملوا ويأتوا به، وأما ما لا ينبغي أن يقولوا فلا؛ كقوله (ولكن الله حبب اليكم الايمان وزينه في قلوبكم وكره اليكم الكفر والعصيان (الحجرات - 7) الآية ذكر في الإيمان: التزيين، وفي الكفر: التكريه ،( والشيطان يزين لهم الكفر (والفسوق؛ فلا يحتمل أن يكون الله يزين لهم ما يزين الشيطان؛ فدل أنه إنما يزين لهم ما يؤمرون به ويفرض عليهم (تأويلات أهل السنة - الماتريدي) وللمفسرين بحسب اختلافهم في نسبة الأفعال إليه تعالى أقوال في الآية منها: أن المراد هو التزيين بالأمر والنهي وبيان الحسن والقبح (الميزان في تفسير القرآن) ) أحدها: كما زينا لكم فعل ما أمرناكم به من الطاعات كذلك زينا لمن تقدم من المؤمنين فعل ما أمرناهم به من الطاعات، قاله الحسن - والثالث: كما أوضحنا لكم الحِجج الدالة على الحق كذلك أوضحنا لمن قبلكم من حِجج الحق مثل ما أوضحنا لكم.( النكت والعيون) : قال الجُبَّائي: زينَّا لكلِّ أمَّةٍ تقدَّمت ما أمَرْنَاهم به مِنْ قَول الحق وقال الكَعْبِيَ: إنَّه - تعالى - زيَّن لَهُم ما يَنْبَغِي أن يَعْمَلُوا، وهم لا يَنْتَهُون (اللباب في علوم الكتاب) كذلك زينا للامم المتقدمين أعمالهم التي أمرناهم بها ودعوناهم اليها (التبيان الجامع لعلوم القرآن - الطوسي)ِ  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların Allah’dan başka yardıma çağırdıklarına (ilahlarına) sövmeyin. Onlarda (size karşılık olarak) düşmanlıkla ve bilgisizce Allah’a sövmesinler (sorumlu olursunuz). Böylece her topluma yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra onların dönüşleri Rablerine olup, bütün yaptıkları kendilerine haber verilir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah’tan başkasına tapanlara sövmeyin. Sonra onlar da bilgisizliklerinden dolayı taşkınlık edip Allah’a söverler. Biz her topluluğun işlediklerini kendine güzel gösterdik. Onların dönüşleri çalaplarına olacaktır. Allah onlara bütün işlediklerini bildirecektir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/tan başka taptıklarına sövmeyin; çünkü onlar da nadanlıkla tecavüzde bulunarak Allah/a söverler. Bunun gibi her bir ümmete işlerini süslü gösterdik. İşte Rab/leri onlara işlediklerini haber verecektir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların Allah’ın dışında çağırdıklarına/putlarına sövmeyiniz. Onlar da bilgisizce size karşı düşmanlıklarından dolayı Allah’a söverler. Biz her topluluğa [ummet] yaptıklarını süsledik. Sonra onların dönüşleri Rablerinedir. O, onlara yapmış oldukları şeyleri haber verir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah'tan başkasına tapanlara sövmeyin; sonra onlar da düşmanca, bilgisizce Allah'a (iman edenlere) söverler. İşte böyle, biz her ümmete yaptıklarını süslü (çekici) gösterdik, sonra onların son varışları rablerinedir. O yapmakta olduklarını onlara haber verecektir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah’tan başka varlıklara tapanlara, O’nun yerine başkalarına yalvaranlara sövmeyin. Bizzat kendi şahıslarını aşağılamayın. Ayrıca; Onların Allah’tan başka yalvardıkları ve kutsal saydıkları putlarına, önderlerine, ilâhlarına da sövmeyin. Böylece onlar da cahillikle taşkınlık edip Allah’a sövmesinler. Çünkü onlar, doğruyu-yanlışı birbirinden ayırt edemeyen kimselerdir.İşte biz her topluma, kendi yaptıklarını böyle güzel gösterdik. Allah tarafından ortaya konulan yasalar gereğince, insanlar sürekli yaptıkları kötülükleri zamanla doğal ve olağan davranışlar olarak algılamaya, hattâ bir süre sonra onları savunmaya başlarlar. O hâlde, güzel bir imana sahip olmak isteyenlerin güzel davranışlar göstermeleri gerekir. Bunun için de, şu hakîkatin çok iyi idrâk edilmiş olması şarttır: Her insan bir gün ölümü tadacaktır. Sonra hepsi Rab’lerinin huzuruna çıkacak ve o zaman Allah, bütün yaptıklarını onlara haber verecektir.İşte bunu idrâk edemeyen kâfirler, Kur’an gibi muhteşem bir mûcizeyi görmezlikten geliyorlar da, sırf bahaneler öne sürebilmek için:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’tan başka yalvardıklarına kötü söz söylemeyin / sövmeyin! Bilgisizce sınırı aşarak Allah’a kötü söz söylerler / söverler. İşte böyle, her ümmete onların amelini süsledik. Sonra onların dönüşü rabb’lerinedir. Onlara işliyor oldukları şeyleri bildirir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Başka dinden olanların tanrılarına sövmeyin. Bakarsın onlar da öfke ile kalkıp, farkında olmadan sizin Tanrınıza küfredebilirler. Çünkü herkes kendi yaptığını beğenir. Ama sonunda Rab’lerine dönecekler, o da onlara yapıp ettiklerini sayıp dökecektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’ın yasalarından başka yasalara uyanlara, Allah’ın yasalarına karşı çıkarak kendi yasalarını koyanlara, kul yasasıyla insanları yönetenlere, onların taptığı putlara, onların ilahlarına sövmeyin; sonra onlar da bilgisizce, düşmanca Allah’a söverler. Böylece onlara, onların putlarına, onların ilahlarına söverek, onları Allah’a sövmeye teşvik etmiş, bundan dolayı da büyük suç işlemiş olursunuz. Biz inkâr eden her toplumun insanlarını; kendi fikirlerini, kendi yaptıklarını cazip görecek yasayla yarattık. Onlar yasamız gereği sürekli kendilerini doğru yolda zannederler. Hâlbuki onlara akıl vermiştik ki düşünüp öğüt alsınlar. Vardıkları sonuçları tekrar tekrar elden geçirsinler. Yanlışlarını bulup düzeltsinler. Ancak onlar verilen aklı iyi kullanamadılar. Yanlışlarını kendilerine yol edindiler. Sonunda dönüşleri bizedir. Hesap günü onların yüzlerine yaptıklarını bir bir okuruz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’ın peşi sıra (varlıklara) yalvaranlara (bile) sövmeyin; (sonra) onlar da bilmeyerek Allah’a söverler. [*] Böylece biz her ümmete kendi işlerini süslü gösterdik. Sonunda dönüşleri sadece Rablerinedir. O da yaptıklarını kendilerine bildirecektir.
Bu ayette müslümanların gündeminde “sövgü” olmaması gerektiği hükme bağlanmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey îman edenler!) Allah’tan başkasına tapanlara sövüp, onların da bilgisizce hiddetlenip Allah’a sövmelerine sebep olmayın.¹ Biz, her ümmete kendiişlerini kendilerine süslü gösterdik. Sonunda onların dönüşleri nasıl olsa Rablerinedir. O da onlara yaptıklarını, tek tek haber verecektir.
1 Yani, onlara söverek, onların hissiyatlarına dokunup, karşılık olarak hiç de hak etmediği halde, Allah’ı kendi putlarına eş değerde görerek Allah’a sövmelerine sebep olmayın. Aslında onların taptıkları, muhâtap almaya değmeyecek kadar kıymetsiz şeylerdir. Böyle yaparak kâfirlere ve ilâhlarına değer vermeyin. “Onlara sövmemek” demek; onları eleştirmemek, onların tanrılarını çeşitli diyaloglar adına kutsamak ve Allah’la eş değerde görme basitliğini göstermek, anlamına gelmez.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onların Allah’tan başka yalvarıp sığındıkları [varlıklar]a sövmeyin ⁹² ki onlar da kin ve cehaletten dolayı Allah’a sövmesinler: zira Biz her topluma kendi yaptıklarını güzel gösterdik. ⁹³ [Ama] zamanı geldiğinde onlar Rablerine döneceklerdir: O zaman Allah onlara bütün yaptıklarını [en doğru şekilde] anlatacaktır.
92 Başka insanların kutsal saydığı herhangi bir şeye -bu, Allah’ın birliği prensibini ihlal ediyor olsa bile- sövmenin yasaklanması çoğul olarak ifade edilmiştir ve bu nedenle bütün müminlere hitab etmektedir. Böylece Müslümanların, başkalarının yanlış inançlarına karşı çıkmaları istendiği halde, bu inançların temel unsurlarını tezyif etmelerine ve böylece hata yapan insanların duygularını incitmelerine izin verilmemiştir.93 Lafzen, “böylece ... güzel yaptık”. Bu, kendisine çocukluğundan itibaren benimsetilen ve yetişkinliğinde sosyal çevresiyle paylaştığı inançları tek mümkün ve doğru inançlar olarak görmenin insanın tabiatından doğduğuna işarettir -sonuçta, bu inançlara yönelik bir eleştiri, çoğu zaman düşmanca bir psikolojik tepki doğurur.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Müşriklerin, Allah ile aralarına koyup dua ile yalvarıp yakardığı kimselere sövmeyin ki, onlar da bilmeden taşkınlık ve densizlikle Allah’a sövmesinler. İşte böylece her topluma yanlış inanç ve davranışları kendilerine güzel göründü. Sonuçta onlar, Rablerine dönecekler; Allah da onlara yaptıklarını bir bir haber verecek. 6/159, 10/23, 39/7, 58/6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah’tan başkalarına yalvarıp yakaranlara sövmeyin ki, onlar da cehaletin verdiği nefretle Allah’a sövmesinler:[¹¹⁰¹] Zira Biz her topluma kendi yaptıklarını güzel gösterdik.[¹¹⁰²] Sonuçta onlar Rablerine dönecekler: İşte o zaman yaptıkları kendilerine bir bir haber verilecektir.
[1101] Dilbilgisi kuralları dikkate alındığında âyetin doğru çevirisi budur. Âyet doğrudan Allah’tan başka kimselere dua edenlere sövmeyi yasaklamaktadır, onların Allah’ın astı olarak telakki ettiklerine değil. Davette küfür ve hakaret, küfür ve hakarette ise davet yoktur. Zira bu hem duyguları incitir hem de savunulan değerleri küfür ve hakarete açık hâle getirir. [1102] Zımnen: Şirki anlayışla karşılamayın, fakat şirke bulaşmış insanın durumunu anlamaya çalışın!  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) Onların Allah'tan başka taptıklarına (putlarına) sövmeyin ki, onlar da bilmeyerek haddi aşıp, Allah'a sövmesinler. Biz, her ümmete yaptıkları işi böyle süslü gösterdik!
(Bir kavim iman ederse, Cenâb-ı Hak o topluluğa sâlih amel işlemeyi hoş gösterir, daha fazlasını yapmaları için onlara şevk ve kolaylık verir. Fakat bir kavim ki, şirk ve küfürde direnir, onlara da günah işlemeyi süslü püslü gösterir. Nitekim Ra'd suresinin 11. ayetinde: "...bir kavim, özlerindekini (güzel hal ve ahlakı) değiştirip bozmadıkça, Allah şüphesiz onların halini değiştirmez, fakat Allah, (güzel hal ve ahlakını bozan) bir kavmin de azabım diledi mi, artık onun reddine hiçbir çare yoktur" buyurulmuştur.) NOT: Ayetin son bölümünün mealinin baskıda çıkmadığı görülüyor -(ÖFK)  
Osman Fırat
swap_vert close
(Onların) Allah’tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da bilmeyerek taşkınlıkla Allah’a sövmesinler! Biz, her topluluğa yaptıkları işi böyle süslü gösterdik; sonunda dönüşleri Rablerinedir. O, onlara ne yaptıklarını haber verecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah'tan başkasına tapanlara sövmeyiniz. Sonra onlar da bilmeksizin Allah Teâlâ'ya düşmanlıkla söverler. Öylece her ümmete amellerini tezyin etmişizdir. Sonra dönüşleri Rablerinedir. Artık onlara ne yapar olduklarını haber verecektir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onların Allah'tan başka yalvardıkları tanrılarına hakaret etmeyin ki, onlar da cahillik ederek hadlerini aşıp Allah'a hakaret etmesinler. Böylece her ümmete, yaptıkları işi güzel gösterdik. Sonra dönüşleri yalnız O'na olacak ve O da yaptıklarını kendilerine bir bir bildirip karşılığını verecektir.
Allah Teâlâ bir önceki âyette, hikmetiyle insanların hak dini seçip seçmemeyi kendi tercihlerine bıraktığını bildirmiştir. Allah dileseydi hiç müşrik ve kâfir kalmazdı, fakat bunu dilememiştir, buyurarak kâfirlere yapılan tebliğ işinde önemli bir metod veriyor. O da onları haktan iyice uzaklaştıracak şeylerden kaçınmak ve onların putlarına, liderlerine ve inançlarına sövüp hakaret etmemektir. Zira sövüp hakaret etmenin tebliğle ilgisi yoktur. Mümine düşen kızmaksızın, telaşsız, soğukkanlı bir tebliğdir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Onların) Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da bilmeyerek taşkınlıkla Allah'a sövmesinler! Biz, her ümmete yaptıkları işi böyle süslü gösterdik; sonunda dönüşleri Rablerinedir. O, onlara ne yaptıklarını haber verecektir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Müşriklerin Allâh'dan gayrı tapdıklarına söğmeyiniz, onlar da zulüm ve cehâletleri ile Allâh'a söğerler. Biz böylece her ümmete kendi işlerini müzeyyen kıldık (onı güzel ve makbûl görirler). Onların nihâyet gelecekleri yer Allâh Te'âlâ'dır ve o zamân Allâh Te'âlâ onlara (dünyâda iken) işledikleri şeylerden haber virir. [¹]
[1] Müşrikler bir gün nezd-i risâlete gelerek: "Yâ Muhammed eğer bizim esnâmımıza ta'n itmekden ve ashâbın da putlarımıza söğmekden fâriğ olmazlar ise biz de senin rabbine söğeriz" dimeleriyle bu âyet-i kerîme nâzil olarak küffârın putlarına sebb idilmemesi emr olundı. Bu âyet-i kerîme şerre müeddî olan şeyi, hayır ve tâ'at olsa da terk lâzım oldığına delâlet ider.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onların Allah'tan önce yardıma çağırdıklarına siz sövmeyin ki taşkınlık ve bilgisizlik edip onlar da Allah'a sövmesinler. Her toplumun (ümmet) işini kendine böyle güzel gösterdik. Sonra dönüşleri Rablerinedir. O, onlara bütün yaptıklarını bildirecektir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Müşriklerin, Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da taşkınlık ederek cahilce Allah'a sövmesinler. Her toplumun yaptığını böyle süslemişizdir. Sonra Rab'lerine döndürülürler de, O, kendilerine ne yaptıklarını haber verir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların Allah'tan başka yalvardıkları ilâhlarına sövmeyin ki, onlar da bilgisizce hadlerini aşıp Allah'a sövmesinler. Biz her millete işlerini böyle hoş göstermişizdir. Sonunda hepsinin dönüşü Rablerinin huzurunadır; O da yapmakta olduklarını kendilerine bildirir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın berisinden birilerine niyazda bulunanlara/Allah dışında birileri için çağrı yapanlara/onların, Allah dışında yakardıklarına sövmeyin. Yoksa onlar da düşmanlıkla ve bilgisizce Allah'a söverler. Biz her ümmete yaptığı işi bu şekilde süslü gösterdik. Sonra hepsinin dönüşü Rablerinedir. O, onlara, yapmakta olduklarını haber verecektir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı sögmeñ anlara kim ŧaparlar Tañrı’dan ayruġa pes sögeler Tañrı’ya žulm-iken bilmeksüz. ancılayın bezedük her ümmete 'amelini anlaruñ andan çalabı’ları yañadur dönecek yirleri pes ħaber vire anlara anı kim oldılar-ıdı işlerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Sögmeñüz ol kişileri ṭaparlar Tañrıdan özgeye, pes anlar sögerler TañrıTa‘ālāya ẓulm‐ıla ‘ilmsüz. Anuñ gibi bezedük her ümmete ‘amellerini.Andan ṣoñra Tañrı Ta‘ālā ḥażretinedür dönmekleri. Pes ḫaber virür anlaraişledükleri işleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allahdan başqalarına tapınanları söyməyin. Yoxsa onlar da (Allaha qarşı hörmət və ehtiram) bilmədikləri üzündən Allahı düşməncəsinə söyərlər. Beləcə, hər bir ümmətə öz əməllərini gözəl göstərdik. (Mö’minlərə Allah rizasına gördükləri işləri gözəl göstərdiyimiz kimi, kafirlərə də çirkin əməllərini yaxşı göstərdik). Sonra onlar Rəbbinin hüzuruna qayıdacaqlar. (Allah isə) onlara etdikləri əməllər barəsində xəbər verəcəkdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Revile not those unto whom they pray beside Allah lest they wrongfully revile Allah through ignorance. Thus unto every nation have We made their deed seem fair. Then unto their Lord is their return, and He will tell them what they used to do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Revile not ye those whom they call upon besides Allah, lest they out of spite revile Allah in their ignorance. Thus have We made alluring to each people(936) its own doings. In the end will they return to their Lord, and We shall then tell them the truth of all that they did.
936 A man's actual personal religion depends upon many things: his personal psychology, the background of his life, his hidden or repressed feelings, tendencies, or history (which psychoanalysis tries to unravel), his hereditary dispositions or antipathies, and all the subtle influences of his education and his environment. The task before the man of God is: (1) to use any of these which can subserve the higher ends; (2) to purify such as have been misused; (3) to introduce new ideas and modes of looking at things; and (4) to combat what is wrong and cannot be mended-all for the purpose of leading to the truth and gradually letting in spiritual light where there was darkness before. If that is not done with discretion and the skill of a spiritual Teacher, there may be not only a reaction of obstinacy, but an unseemly show of dishonour to the true God and His Truth, and doubts would spread among the weaker brethren whose faith is shallow and infirm. What happens to individuals is true collectively of nations or groups of people. They think in their self-obsession that their own ideas are right. Allah in His infinite compassion bears with them, and asks those who have purer ideas of faith not to vilify the weaknesses of their neighbours, lest the neighbours in their turn vilify the real truth and make matters even worse than before. Insofar as there are mistakes, Allah will forgive and send His grace for helping ignorance and folly. Insofar as there is active evil, He will deal with it in His own way. Of course the righteous man must not hide his light under a bushel, or compromise with evil, or refuse to establish right living where he has the power to do so.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا تَسُبُّوا
ve sövmeyin
الَّذ۪ينَ
o kimse- lere ki
يَدْعُونَ
yalvarıyorlar
مِنْ دُونِ
başkasına
اللّٰهِ
Allah'
tan
فَيَسُبُّوا
yoksa
söverler
اللّٰهَ
Allah'a
عَدْواً
haddi aşarak
بِغَيْرِ عِلْمٍۜ
bilgisizce
كَذٰلِكَ
işte böylece
زَيَّنَّا
süsledik
لِكُلِّ
herbi- rine
اُمَّةٍ
ümme- tin
عَمَلَهُمْ
amellerini
ثُمَّ
son- ra
اِلٰى رَبِّهِمْ
Rabblerinedir
مَرْجِعُهُمْ
onların dönüşleri
فَيُنَبِّئُهُمْ
artık onlara haber verecektir
بِمَا
o şey- leri ki
كَانُوا
idiler
يَعْمَلُونَ
yapıyorlar
Onların Allah'tan başka (dua edip) yalvardıklarına sövmeyin! Sonra onlar da bilgisizce hadlerini aşarak (sizin iman ettiğiniz) Allah'a söverler. İşte Biz, her ümmete kendi amellerini böyle süslü gösterdik. Sonra onların dönüşleri Rabblerinedir. (O) Yaptıklarını onlara (tek tek) haber verecektir.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
سَبَّ
Fiil-I
س ب ب
Sövdü
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
سَبَّ
Fiil-I
س ب ب
Sövdü
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَدْو
İsim
ع د و
Haddi aşmak, saldırmak
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
زَيَّنَ
Fiil-II
ز ي ن
Süsledi
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
اُمَّة
İsim
ا م م
Ümmet, topluluk
عَمَل
İsim
ع م ل
Amel, iş
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مَرْجِع
İsim
ر ج ع
Dönüş
نَبَّاَ
Fiil-II
ن ب ا
Haber verdi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı