close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 104. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kad câekum besâ-iru min rabbikum(s) femen ebsara felinefsih(i)(s) vemen ‘amiye fe’aleyhâ(c) vemâ enâ ‘aleykum bihafîz(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki Rabbinizden görgüler ihsan edildi size. Kim can gözünü açıp görürse faydası kendisine, kör olanın ziyanı da gene kendine ve ben, sizin üstünüze dikilmiş bir bekçi değilim.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçek şu ki; size Rabbinizden (O’nun kâinattaki zuhuratını ve Kur’an’ın hakikatini anlayıp kavrayacak) basiretler (yaratılış gerçeğini gösteren belgeler) gelmiştir. Kim (hikmet ve ibretle bakıp) basiretle görürse, kendi lehinedir; kim de (tabiat kanunlarındaki ve Kur’ani kurallardaki gerçeklere karşı) kör davranıp (görmek istemezse) bu da kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinizde bir bekçi (zorla imana getirici) değilim.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şimdi Rabbinizden size, bu ilâhî kitap vasıtasıyla anlama ve kavrama kabiliyetleri verilmiştir. O halde kim görmek isterse, kendi lehine, kim de körlüğü tercih ederse, kendi aleyhine davranmış olur. Kalbi katılaşmış olanlara de ki: “Ben sizin üzerinize bekçi değilim.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Size Rabbinizden önünüzü aydınlatan, ufkunuzu açan, güven sağlayan, basiretinizle anlayabileceğiniz Kur'ân âyetleri gelmiştir. Kim basiretli davranarak hakkı görürse, faydası kendisine, kim de kör kesilmeye devam ederse zararı kendisinedir. Benim sizin üzerinizde, koruma, denetim, zabıta görevim yok.”
bk. Kur’ân-ı Kerim, 22/46.  
Ahmet Varol
swap_vert close
"Size Rabbinizden açık deliller gelmiştir. Kim görürse yararı kendine, kim de kör olursa, kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinize bekçi değilim." [11]
11.Bu ayet Resulullah (a.s.)`ın dilinden söylenilmesi üzere bu ifade ile inmiştir. Yüce Allah, Hz. Peygamber (a.s.)`den inkarcılara böyle söylemesini istemektedir. Kur`an-ı Kerim`in genel olarak Resulullah (a.s.) tarafından söylenilmesi istenen ifadelerin başında "De ki:" ibaresi bulunmaktadır. Ancak bazı yerlerde de bu ibareye yer verilmeden Resulullah (a.s.) tarafından söylenilmesi istenen ifadelere ayet metinleri içinde yer verilmektedir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçek şu ki size Rabbinizden basiretler gelmiştir. Kim basiretle-görürse kendi lehine, kim de kör olursa (görmek istemezse) kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinizde gözetleyici değilim.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Size Rabbinizden, hakkı ve batılı ayırd etmek için açık hüccetler geldi. Artık kim, hakkı görür de ona iman ederse, kendi lehinedir. Kim de hakkı görmeyip batılı seçerse, kendi aleyhinedir. (günahını yüklenir). Ben üzerinize bir gözetleyici değilim (vazifem tebliğden ibarettir.).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Artık, kalp ile idrak edilecek açık deliller Rabbinizden size gelmiştir. Kim idrak etse, o kendisi için idrak etmiştir. Kim de kör kalırsa, o da onun aleyhinedir. Ve ben sizin koruyucunuz değilim.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Doğrusu size Rabbiniz tarafından basiretler/idrâk kabiliyeti verilmiştir. Artık kim hakkı görürse faydası kendine, kim de kör olursa zararı kendinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.
Besim Atalay
swap_vert close
Size Tanrınızdan belgeler geldi, kim görürse kendisine, kim görmezse kendi zararınadır, ben sizin üstünüze bekçi değilim
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Doğrusu Rabbinizden size anlama ve kavrama (kabiliyeti) verilmiştir. O halde, kim (gerçeği) görmek isterse kendi lehine ve kim de (bunca hakikate rağmen) körlüğü tercih ederse kendi aleyhine davranmış olur. Ve (inanmamakta ısrar edenlere de ki): “Ben de sizin üzerinize (illa da inanmanızı sağlayacak) bir bekçi değilim (sadece bir tebliğciyim).”
Cemil Said
swap_vert close
Basîret size rabbinizden geldi, her kim hakkı görir ise kendi menfa’atini görir hakkı görmiyenlerin kendileri zarar çeker. Sen ânlara: "Ben sizin muhâfızınız değilim" di.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu size Rabbiniz'den açık belgeler gelmiştir; kim görürse kendi lehine ve kim körlük ederse kendi aleyhinedir. Ben sizin bekçiniz değilim.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller[188] geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük ederse kendi zararınadır. Ben başınızda bekçi değilim.
Basiret, gönül gözü demektir. Kafadaki göze basar denildiği gibi, kalp ve gönül gözüne de basiret denir. Âyetteki “gerçekleri gösteren deliller” ifadesi ile, Allah Teâlâ tarafından Resûlullah’a vahyolunan âyetler ve Allah’ın birliğine, kuvvet ve kudretine delalet eden ve yukarıda geçen âyetlerde dile getirilen ibret alınacak kâinat olayları kastedilmiştir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Doğrusu size rabbiniz tarafından basîretler (idrak kabiliyetleri) verilmiştir. Artık kim hakkı görürse faydası kendine, kim de görmezse zararı kendinedir. (De ki:) “Ben üzerinize bekçi değilim.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Doğrusu) size Rabbiniz tarafından basiretler (idrak kabiliyeti) verilmiştir. Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de kör olursa zararı kendinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.  
 Allah insanlara eşyayı görmeleri için nasıl maddi gözler vermişse gerçekleri kavrayabilmeleri için de kalp gözü diyebileceğimiz idrak güçleri vermiştir. Artık kim bu kabiliyetini doğruya kullanmazsa zararı kendi aleyhine olur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Rabbinizden size aydınlatıcı bilgiler gelmiş bulunuyor. Kim görürse kendi yararına, kim körlük ederse kendi zararınadır. Ben üzerinize bekçi değilim.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Muhakkak size Rabbinizden basiretler (kalb gözleri) geldi. Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de körlük ederse zararı kendisinedir. Ben sizin bekçiniz değilim!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hakıkat Rabbınızdan size bir çok basıretler geldi artık kim gözünü açar görürse kendi lehine, kim de körlük ederse kendi aleyhinedir ve o halde ben size karşı muhafız değilim
Emrah Demiryent
swap_vert close
Doğrusu (şu ki,) Rabbiniz tarafından size (hakikati gösteren) deliller gelmiştir. Artık kim bunları görürse kendi yararına, kim de (hakikate karşı) körlük ederse kendi zararınadır. (De ki: “Ben ancak uyarıcıyım.) Sizin üzerinize muhafız değilim (yaptıklarınızdan sorumlu da değilim)!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Rabb'inizden size idrak etme yeteneği¹ verilmiştir. Kim gerçeği görürse² kendi yararınadır, kim de gerçeği görmezse³ kendi aleyhinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.
1- Basiret, kavrama. 2- İdrak ederse, kavrarsa. 3- İdrak etmezse, kavramazsa.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Size Rabbinizden muhakkak basıyretler gelmişdir. Artık kim (onlarla hakkı) görür (ve îman eder) se kendi lehine, kim (ondan) kör kalırsa o da kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinizde bir bekci değilim.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Muhakkak ki size Rabbinizden basîretler (kalb gözünüzün nûru olan deliller)gelmiştir. Artık kim (hakkı) görürse, kendi lehinedir. Kim de körlük ederse, kendi aleyhinedir.(2) Ve ben, sizin üzerinize (yaptıklarınızı gözetici bir) muhâfız değilim!
(2)“Gözün nûru, nûr-ı îmanla ışıklanırsa ve kavîleşirse (kuvvetlenirse), bütün kâinât gül ve reyhanlar ile müzeyyen (süslü) bir Cennet şeklinde görünür. Gözün gözbebeği de, bal arısı gibi, bütün kâinât safhalarında menkuş (nakışlı) gül ve çiçek gibi delillerinden, bürhanlarından alacağı ibret, fikret, ünsiyet (alışkanlık) gibi usâre (özsu) ve şiralarından vicdanda o tatlı, îmanlı balları yapar. Eğer o göz küfür zulmetiyle (karanlığıyla) kör olursa, dünya, genişliğiyle berâber bir hapishâne şekline girer. Bütün hakāik-ı kevniye (kâinâtın hakīkatleri), nazarında gizlenir. Kâinât ondan tevahhuş eder (yabancılaşır). Kalbi ahzân (hüzünler) ve ekdâr (kederler) ile dolar.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 65)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey Resulüm! Onlara) Muhakkak ki, gerçeği görmeniz için Rabbinizden size (manen gözünüzü açacak, aklınıza ışık tutacak) deliller (belgeler, kanıtlar) gelmiştir. O hâlde kim (gerçeği) görmek isterse, kendi lehine, kim de körlük ederse (gerçeği görmek istemezse), kendi aleyhine davranmış olur. Ve ben sizin üzerinizde bir gözetleyici değilim.” (de.)*
(*) Bu ayet Resulullah (a.s.)`ın dilinden söylenilmesi üzere bu ifade ile inmiştir. Yüce Allah, Hz. Peygamber (a.s.)`den inkârcılara böyle söylemesini istemektedir. Kur`an-ı Kerim`in genel olarak Resulullah (a.s.) tarafından söylenilmesi istenen ifadelerin başında "De ki:" ibaresi bulunmaktadır. Ancak bazı yerlerde de bu ibareye yer verilmeden Resulullah (a.s.) tarafından söylenilmesi istenen ifadelere ayet metinleri içinde yer verilmektedir. (A. Varol Meali En’âm Suresi 104. Ayet Açıklaması) Aşağıdaki tefsir metinlerine de bkz: والقول مقدر، أَى قل يا محمد قد جاءَكم بصائر من ربكم فمن أَبصر فلنفسه ومن عمى فعليها وما أَنا عليكم بحفيظ، وهنا تم القول (تيسير التفسير - أطفيش) قل ايها النبي للناس: مِن خالقكم جاءتكم هذه الآيات البينات كدلائل تتبصرّون فيها من الحجج الكونية والبراهين العقلية،( تيسير التفسير – القطان) قل - أيها النبى - للناس: قد جاءكم من خالقكم ومالك أمركم حُجج وبينات فى القرآن (المنتخب في تفسير القرآن الكريم) وَقُلْ لَهُمْ يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ: قَدْ جَاءَتْكُمْ مِنْ خَالِقِكُمْ بَصَائِرُ فِي هَذا القُرْآنِ (أيسر التفاسير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Size Rabbinizden, çevrenizdeki her şeyi doğru anlamak için bir ölçü (Kur’an) gelmiştir. Kim bu ölçülerle hayata bakarsa, kendisi için yararlı olur. Kimde bu doğru ölçüleri görmemezlikten gelirse, kendi aleyhinedir. Ben sizin koruyucunuz değilim.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Doğrusu çalabınızdan size gönül belgeleri geldi. Herkim bu gerçekleri görürse kendine iyilik etmiş olur. Her kim bu gerçeklere göz yumarsa yine kendine kötülük etmiş olur. Ben sizin gözcünüz değilim.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Size Rabbinizden hüccetler [³] gelmiştir. Herkim onu görürse faydası kendi lehine olur. Herkim kör kalırsa o da aleyhine olur. Ben sizin üzerinize bekçi değilim.
[3] Veya Kur'an âyetleri.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun size Rabbinizden basiretler/gerçeğin delilleri geldi. Kim görürse lehine, kim de körlük ederse aleyhinedir. Ben sizin bekçiniz [hafîz] değilim.
Kadri Çelik
swap_vert close
Doğrusu size Rabbinizden apaçık belgeler gelmiştir; kim görürse kendi lehine ve kim körlük ederse kendi aleyhinedir. Ben sizin koruyucunuz değilim.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Dinleyin, ey insanlar! İşte size Rabb’inizden, hakîkati tüm berraklığıyla gösteren apaçık deliller gelmiş bulunuyor. Şu hâlde, her kim ilâhî vahye kulak verip gerçeği görürse, bu onun kendi yararınadır, kim de bunca ayet ve delilleri görmezlikten gelerek hakîkate karşı kör kalırsa, bu da yine kendi zararınadır. Sizi zorla inandırmak, benim görevim değildir, zira ben, sizin başınızda bekçi değilim.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gerçekten size rabbinizden basiretler / görecek gözler gelmiştir. Kim görürse, kendi lehinedir. Kim de körlük ederse, kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinizde koruma görevlisi (korucu) değilim.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ancak, Tanrı tarafından sizlere, ileriyi görebilme yeteneği verilmiştir. Artık ileriyi görebilen ileri gider, göremeyen geri kalır. Ben her daim başınıza bitip sizi uyarmam.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Rabbiniz yaratılışı anlayabilmeniz için size akıl, muhakeme, idrak kabiliyeti vermiştir. Artık kim gerçeği görürse yararı kendisine, kim de kör olursa zararı kendinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.” de.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(De ki:) “Elbette size Rabbiniz tarafından öngörüler [*] gelmiştir. Artık kim (gerçeği) görürse yararı kendisine, kim de kör davranırsa zararı kendisinedir. Ben üzerinize asla bekçi değilim.”
Ayette geçen [besâir] kelimesi “basiretler, öngörüler, ferasetler” gibi anlamlar içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed! Onlara): “Doğrusu Rabbiniz tarafından size, bir de idrak kabiliyeti¹ verilmiştir. Artık kim, bununla hakkı görürse faydası kendisine, kim de görmezse zararı kendisinedir. Artık ben sizin üzerinizde bir gözetleyici değilim.” (de.)
1 Basiret: İdrak, zekâ, tecrübe, kalp ile görme, doğru ve ölçülü bakış, feraset. Kalbin görmesine sebep olan idrak kuvveti, feraset, kalp gözüyle meydana gelen tam anlayış, delil ve idrak kabiliyeti demektir. Başımızdaki göze “basar,” kalp gözüne de “basiret” denir. Esas basiret imandır. Basireti açık olanlar Allah’ın dinine ve hükümlerine talip olurlar. Basireti kapalı olanlar da Allah’ın nizam ve hükümlerine sırt çevirirler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Şimdi Rabbinizden size [bu ilahî kelâm yoluyla] anlama ve kavrama araçları verilmiştir. O halde, kim görmek isterse kendi lehine, ve kim de körlüğü tercih ederse kendi aleyhine davranmış olur. Ve [kalbi katılaşmış olanlara de ki]: “Ben sizin bekçiniz değilim!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Rabbinizden size basiret/bilinç kaynağı olan vahiy/Kuran gelmiştir. Kim bu vahyin gösterdiği yola girip gereğini yaparsa, bunun yararı kendisinedir; kim de körleşirse, bu da onun aleyhinedir. Zira ben, sizin koruyucunuz değilim. 6/50-51, 13/19, 22/46, 27/81
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu, Rabbinizden size basiret kaynağı (olan bir vahiy) gelmiştir.[¹⁰⁹⁷] Artık kim (vahyin gösterdiği hakikati) görmek isterse kendi lehine, kim de körlüğü tercih ederse kendi aleyhinedir. Nitekim (siz kendinizi korumazsanız), asla Ben sizin koruyucunuz olmam.[¹⁰⁹⁸]
[1097] Besâir için bkz: 7:203 ve 17:102, notlar. [1098] Tefsirler, hafîz sıfatını rakîb anlamına alarak, bu âyeti ya da en azından âyetin son cümlesini Allah Rasûlü’ne atfetmişlerdir. Âyetin ait olduğu pasajda söyleyen Allah’tır ve bunu değiştirecek başkaca bir gerekçe de bulunmamaktadır. Âyetin bu son cümlesi ise Allah’ın insana verdiği iradeyi yok saymayacağına, onun tercihine saygı göstereceğine, önce akıl verip sonra da yokmuş gibi davranmayacağına delâlet eder ve bunu en güzel veren anlam da şudur: “Asla Ben sizin koruyucunuz olmam”.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey insanlar) Size Rabbinizden basiretler (sizi aydınlatacak, gerçeklerden haberdar eyleyecek deliller, Kur'an ayetleri) gelmiştir, artık kim (kalp gözüyle bakar da gerçekleri) görürse kendi yararınadır, (selamet yolunu bulur) Kim de (kalp gözünü yumar da, o apaçık delilleri) görmezlikten gelirse, kendi zararınadır! (sapıklık bataklığında çırpınıp durur)
Osman Fırat
swap_vert close
Şimdi Rabbinizden size ( anlama ve kavrama) basiretleri verilmiştir. O halde, kim görmek isterse kendi lehine, ve kim de körlüğü tercih ederse kendi aleyhine davranmış olur. Ve ben sizin başınıza bekçiniz değilim!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Muhakkak size Rabbiniz tarafından basiretler gelmiştir. Artık kim görürse kendi lehinedir, kim de görmezse kendi aleyhinedir. Ve ben sizin üzerinize bir muhafız değilim.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Rabbinizden size muhakkak ki deliller gelmiştir. Artık kim gözünü açar görürse kendi lehine, kim de hakkı görmeyip batılı seçerse kendi aleyhinedir. (Sen de ki: ) “Ben sizin üzerinizde bekçi değilim. ” [22, 46]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Doğrusu size Rabbinizden basiretler geldi. Artık kim (gerçeği) görürse yararı kendisine, kim de (gerçeğe karşı) kör olursa zararı kendisinedir. Ben sizin üzerinize bekçi değilim.
Gönül gözleri, gerçeğin kanıtları  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Size rabbiniz tarafından âşikâr hüccetler ve 'alâmetler geldi. Hakkı gören kendi nefsine ve kör olub görmeyen de kendi nefsinedir. Ve ben sizin üzerinize bekçi ve muhâfız değilim.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Rabbinizden size göstergeler (basiretler) geldi. Kim görürse kendi için görür, kim de körlük ederse kendi aleyhine olur. Ben sizi koruyacak değilim.
Şaban Piriş
swap_vert close
Size Rabbinizden apaçık deliller gelmiştir. Her kim bunları görürse kendisi içindir. Kim de körlük ederse aleyhinedir. Yoksa ben, sizin üzerinizde bir bekçi değilim.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Size Rabbinizden gerçeği gösteren deliller gelmiştir. Artık görenin yararı kendisine, körlük edenin zararı da kendisinedir. Ben sizin üzerinizde bir bekçi değilim.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gerçek şu ki, size Rabbinizden gönül gözleri gelmiştir. Kim görürse kendisi yararına, kim körlük ederse kendisi zararına... Ben sizin üzerinize bekçi değilim.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ geldi size ḥüccetler çalabuñuzdan pes her kim gordi gendüzi-y- içündür daħı her kim görmedi-y-ise gendü üzeredür daħı degülin ben üzerüñüze śaķlayıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ geldi size delīller Çalabuñuzdan. Pes kim ḥaḳḳı görse özi‐çündürẟevābı, daḫı kim kör olsa ḥaḳdan ‘aẕābı özinedür. Daḫı sen eyit yāMuḥammed: Men sizi ṣaḳlayıcı degül‐men, di, ‘aẕābdan.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Rəbbinizdən sizə parlaq dəlillər gəlmişdir. Kim (onları) görsə, öz lehinə, kim görməsə, öz əleyhinədir. Mən sizə nəzarətçı deyiləm. (Mənim vəzifəm ancaq dini təbliğ etməkdir)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Proofs have come unto you from your Lord, so whoso seeth, it is for his own good, and whoso is blind is blind to his own hurt. And I am not a keeper over you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Now have come to you, from your Lord, proofs (to open your eyes): if any will see, it will be for (the good of) his own soul; if any will be blind, it will be to his own (harm): I am not (here) to watch over your doings."(932)
932 I understand "Say" to be understood in the beginning of this verse. The words would then be the words of the Prophet, as in fact is suggested in verse 107 below. That is why I have enclosed them in inverted commas.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَدْ
muhak- kak
جَٓاءَكُمْ
size gelmiştir
بَصَٓائِرُ
basiretler
مِنْ رَبِّكُمْۚ
Rabbinizden
فَمَنْ
artık kim
اَبْصَرَ
görürse
فَلِنَفْسِه۪ۚ
kendi lehinedir
وَمَنْ
ve kim
عَمِيَ
kör olursa
فَعَلَيْهَاۜ
kendi aleyhinedir
وَمَٓا اَنَا۬
ve ben değilim
عَلَيْكُمْ
sizin üze- rinize
بِحَف۪يظٍ
muhafız
(Resulüm! De ki) "Muhakkak ki size Rabbinizden basiretler (hakkı görmeniz için bir nûr olan Kur'ân âyetleri) gelmiştir. Artık kim (hakkı) görürse kendi lehinedir. Kim de körlük ederse kendi aleyhinedir ve ben sizin üzerinize (yaptıklarınızı gözetici bir) muhafız değilim."
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
بَصِيرَة
İsim
ب ص ر
Basiret, kalp gözüyle görmek
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَبْصَرَ
Fiil-IV
ب ص ر
Gördü, görür
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
عَمِىَ
Fiil-I
ع م ي
Kör oldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنَا
Zamir
اَنَا
Ben
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
حَفِيظ
Etken fiil
ح ف ظ
Hafîz (Allah'ın esması, ismidir. Gözetleyen, muhafaza eden demektir). Ayrıca muhafaza edici, muhafız demektir.