(Allah) Gökleri ve yerküreyi (bütün evreni) bir örnek edinmeksizin (eşsiz bir şekilde) yaratandır. O’nun nasıl bir evladı olabilir? (Hiçbir şeye muhtaç olmadığı hâlde bu nasıl düşünülebilir?) O’nun bir eşi (ve benzeri) de yoktur. Ve her şeyi O yaratmıştır. (Yaratıcı olarak bir eşi ve dolayısıyla çocukları olması mümkün değildir.) Ve her şeyi bilen O’dur.*
(*) Bedî (بَدِيعُ) kelimesi Allah’ın ismi olarak kullanıldığında “Bir şeyi herhangi bir alete, temel maddeye, daha önce var olan örneğe, zaman ve mekâna ihtiyaç duymadan, yoktan ve eşsiz bir mükemmellikte yaratan” anlamına gelir ve sadece Allah için kullanılır. Bir önceki âyette müşriklerin, yüce Allah’ın birliğine ve kemaline aykırı düşen bâtıl inançları reddedilip, O’nun bu tür yakıştırmalardan münezzeh bulunduğu ifade buyurulduktan sonra bu âyette de tenzihin gerekçesi açıklanmıştır. Buna göre müşriklerin iddialarının aksine, gerek onların ulûhiyyet isnat ettikleri varlıkları gerekse bütün görünür ve görünmez mevcudatı, gökleri ve yeri kısaca bütünüyle evreni benzersiz bir şekilde yapıp yaratan Allah’tır. Bu durumda herhangi bir varlığı O’na ortak koşmak son derece anlamsızdır…(Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 448) Bu nedenle birine (بديع الزمان) ‘’Bediuzzaman’’demek asla uygun değildir. Çünkü Bediuzzaman,‘’zamanın eşsiz yaratıcısı’’anlamına gelir. Yani (بديع)’’ Allah’ın Esmaü’l- Hüsna isimlerindendir. Aşağıdaki lügat kitabının metnine bkz:
(البَديع: اسم مِن أسماء الله الحسنى، ومعناه: الَّذي لا مثيلَ له ولا شبيهَ في ذاته أو صفاته أو أفعاله، والمبدِع الَّذي خلق الأشياء ابتداء لا على مثالٍ سابق، وفردًا لم يشاركُه فيها غيرُه : مُوجِدها (تعريف و معنى بديع في معجم المعاني الجامع - معجم عربي عربي)