close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 100. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vece’alû li(A)llâhi şurakâe-lcinne veḣalekahum(s) veḣarakû lehu benîne vebenâtin biġayri ‘ilm(in)(c) subhânehu vete’âlâ ‘ammâ yasifûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bir de Allah'a cinleri eş tanıdılar, halbuki onları da yaratan odur ve bilgisizlikle, onun oğulları, kızları olduğunu da uydurdular. O onların tavsif ettiği şeylerden arıdır ve yücedir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bazıları) Cinnleri Allah’a ortak koştular. Oysa onları da O yaratmıştır. (Cinnler Allah’ın mahlûkatıdır.) Bir de hiçbir bilgiye dayanmaksızın O’na (Cenab-ı Hakka hâşâ) oğullar ve kızlar yakıştırıp-uydurdular. O (Allah) ise bu nitelendiregeldikleri şeylerden Yücedir, uzaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bir de tuttular cinleri de Allah yarattığı halde cinleri O'na ortak koştular. O'na bilgisizce İsa ve Üzeyir gibi kimseleri oğullar ve melekleri de kızlar olarak uydurup, saçmaladılar. Ama O Allah, yücelikte sınırsız, her yönde kusursuz ve eksiksizdir. Onların ileri sürdüğü niteliklerden uzak ve yücedir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Cinleri, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak durumuna getirdiler. Oysa ki, onları da Allah yarattı. Bilgisizce Allah'a oğullar ve kızlar yakıştırdılar. Hâşâ, Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzeh ve yücedir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/116; 4/117-120; 18/50; 19/44; 34/41; 36/60-61.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Cinleri Allah'a ortak koştular. Oysa onları O yaratmıştır. Yine hiçbir bilgiye dayanmaksızın O'na oğullar ve kızlar yakıştırdılar. O, onların vasıflandırmalarından uzak ve yücedir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Cinleri Allah'a ortak koştular. Oysa onları O yaratmıştır. Bir de hiç bir bilgiye dayanmaksızın O'na oğullar ve kızlar yakıştırıp-uydurdular. O ise nitelendiregeldikleri şeylerden yücedir, uzaktır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Böyleyken, tuttular Allah'a cin'leri ortak koştular. Halbuki onları da Allah yaratmıştır. Bir de bilgileri olmadan Allah'ın oğulları ve kızları olduğunu uydururlar. Allah onların (ortak ve çocuk edinme) vasıflamalarından münezzehtir; ve yücedir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Cinleri Allah’a eş koştular. Hâlbuki onları Allah yaratmıştır. Bilgisizce, Allah’a oğullar ve kızlar uydurdular. Allah, onların tavsif ettiklerinden çok münezzeh ve çok yücedir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Cinleri Allah'a ortak koştular. Oysa ki, onları da Allah yaratmıştı. Bilgisizce O'na oğullar ve kızlar yakıştırdılar. O'nun şanı yücedir, onların ileri sürdükleri vasıflardan uzaktır.
Besim Atalay
swap_vert close
Allaha, cinleri ortak koştular, onları da yaratan o, bilgileri olmaksızın onunçün oğlanlarla, kızlar yakıştırdılar, o kutsaldır, o yücedir, onların dediklerinden
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bir de cinleri, (görünmeyen varlıkları) Allah'a ortak koştular. Hâlbuki onları O yaratmıştır. Bilmeden O'na oğullar ve kızlar isnat ettiler. Hâşâ O, onların ileri sürdüğü niteliklerden uzaktır ve şanı yücedir!
Bkz. 2/116, 4/117-120, 18/50, 19/44, 34/41, 36/60-61 Putperestliğin zirvede olduğu dönemlerde bazı Araplar cinleri Allah’ın yardımcıları olarak görüyorlardı. Yahudiler, Uzeyr Peygamber’e, Hıristiyanlar ise İsa Peygamber’e Allah’ın oğlu diyorlardı. Müşriklerden bazıları da meleklere dişilik isnat ederek onların Allah’ın kızları olduğunu iddia ediyordu.  
Cemil Said
swap_vert close
Kâfirler Allâh’a şirk koşdılar halbuki Allâh ânları yaratdı ve ma’bûdlarını da o halk itdi, cehllerinden Allâh’a oğullar kızlar isnâd itdiler! Allâh böyle şeylerin pek fevkindedir. Bunlardan münezzehdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Cinleri O yaratmışken kafirler Allah'a ortak koştular. Körü körüne O'na oğullar ve kızlar uydurdular. Haşa, O onların vasıflandırmalarından yücedir.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bir de cinleri Allah’a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Cinleri Allah’a ortak koştular. Oysa onları da Allah yaratmıştır. Bilgisizce O’na oğullar ve kızlar yakıştırdılar. Allah, onların ileri sürdüğü vasıflardan uzak ve yücedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Cinleri Allah'a ortak koştular. Oysa ki onları da Allah yaratmıştı. Bilgisizce O'na oğullar ve kızlar yakıştırdılar. Hâşâ! O, onların ileri sürdüğü vasıflardan uzak ve yücedir.  
 Bazı Arap putperestleri cinleri Allah’a ortak koşarak onlara taparlardı. Onların da Allah’ın mahlûku olduğunu, mahlûk olan bir varlığın tanrı olamayacağını düşünemiyorlardı. Ayrıca yahudiler, Uzeyr Peygamber’e Allah’ın oğlu; hıristiyanlar da İsa Peygamber’e Allah’ın oğlu diyorlardı. Bazı müşrikler de meleklere dişilik vasfı isnat ederek Allah’ın kızları diyorlardı. İşte Allah Teâlâ bunlara işaret ederek kendisinin bu gibi vasıflardan münezzeh olduğunu ifade buyurmaktadır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'a cinleri ortak koştular. Halbuki onları O yaratmıştır. Bilmeden O'na oğullar ve kızlar yakıştırdılar. O'nun şanı yücedir, onların nitelemelerinden çok üstündür.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar, Allah'a cinlerden de ortak koştular. Halbuki onları yaratan O'dur. Bilgileri olmadan O'na oğullar, kızlar uydurdular. O'nun şânı onların uydurdukları sıfatlardan münezzeh ve yücedir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
100,101. Bir de tuttular Allâha Cinleri (gizli mahlûkları) şerik koştular, halbuki o onları yarattı, bundan başka ona oğullar ve kızlar saçmaladılar, ne dediklerini bildikleri yok, onun zatı sübhanîsi semavât ve yerin mübdii, ona veled nasıl tasavvur edilir? ki bir eşi bulunmak mümkin değil, o her şeyi yaratmış ve her şeye alîm
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Fakat bunca hakikate rağmen, kâfirler,) cinleri (de) Allah’a ortak koştular. Hâlbuki onları da O yaratmıştır. Hiçbir (ilâhî) bilgiye dayanmaksızın O’na oğullar ve kızlar isnat ettiler. O (Allah), onların vasıflandırdıkları şeylerden (her türlü noksan sıfattan) uzaktır ve şânı yücedir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Cinleri¹ Allah'a ortak koştular. Oysa onları da O yaratmıştır. Bir bilgiye dayanmadan O'na oğullar ve kızlar isnat ettiler! O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır ve yücedir.
1- Görünmez güçleri ve varlıkları.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Cinleri Ona (Allaha) ortak yapdılar. Halbuki bunları da O yaratmışdır. Bundan başka (ne dediklerini) bilmeden Onun oğulları ve kızları olduğunu da uydurub söylediler. Onun zâti ise vasfedegeldiklerinden çok uzakdır, çok yücedir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar) cinleri de, Allah'a ortaklar saydılar; hâlbuki onları (da Allah) yarattı ve bilgisizce O'na oğullar ve kızlar uydurdular. O, onların vasfetmekte olduklarından çok münezzeh ve çok yücedir!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bir de (bazıları) cinleri (gözle görülmeyen yaratıkları) Allah’a ortak koştular. Oysa ki, onları da Allah yaratmıştır. Bilgisizce ona oğullar ve kızlar yakıştırdılar. O, onların (o şirk koşanların) niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir. *
(*) Arap putperestleri cinleri Allah’a ortak koşarak onlara taparlardı. Onların da Allah’ın mahlûku olduğunu, mahlûk olan bir varlığın tanrı olamayacağını düşünemiyorlardı. Ayrıca yahudiler, Uzeyr Peygamber’e Allah’ın oğlu; hıristiyanlar da İsa Peygamber’e Allah’ın oğlu diyorlardı. Bazı müşrikler de meleklere dişilik vasfı isnat ederek Allah’ın kızları diyorlardı. İşte Allah Teâlâ bunlara işaret ederek kendisinin bu gibi vasıflardan münezzeh olduğunu ifade buyurmaktadır. (Diy. Vakfı Meali 100. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onları Allah yarattığı halde, bilmedikleri, tanımadıkları şeyleri (cinleri) Allah’a ortaklar koştular ve bilgisizce “Allah’ın oğulları ve kızları var” diye yalan uydurdular. Allah onların vasıflandırdıkları şeylerden çok yüce ve uzaktır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar cinleri Allah’a eş koştular. Oysaki cinleri de Allah yaratmıştır. Hiç bir bilgileri yokken Allah’ın oğulları, kızları var diye yalan uydurdular. Allah ise onların bütün anlattıklarından uzaktır, yücedir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Cinleri Allah yaratmış iken onlar cinleri [⁵] ortak yaptılar. Hiçbir bilgileri olmaksızın Allah için oğullar, kızlar uydurdular. Allah bu gibi vasıflardan münezzehtir, pek yücedir.
[5] Veya Melekleri.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, cinleri de Allah’a ortak koştular. Hâlbuki onları O yaratmıştır. Hiçbir bilgileri olmadığı hâlde O’na oğullar ve kızlar isnat ettiler [harakû]. O, onların vasfettiği niteliklerden münezzeh ve yücedir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, Allah'a cinleri ortak koştular. Halbuki onları yaratan O'dur. Bilgisizce O'na oğullar ve kızlar uydurdular. Hâşâ! O, onların nitelendirdiği şeylerden münezzehtir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat bunca açık delillere rağmen bazı câhiller, melek, şeytan, İblîs gibi varlıkları yani birtakım rûhânî kuvvetleri ve cinleri kendilerine kurtarıcı ve koruyucu edinip ilâhlık makâmına yücelterek Allah’a ortak koştular. Oysa gerek kendileri, gerek o tapındıkları varlıklar olsun, hepsini yaratan Allah’tır. Bir de, “Melekler, Allah’ın kızlarıdır.” Uzeyr ve İsa, Allah’ın oğludur.” diyenlerin yaptığı gibi, câhillikleri yüzünden Allah’a oğullar ve kızlar yakıştırdılar.Hayır; Allah, onların uydurduğu bu gibi acziyet ve noksanlık ifâde eden bütün niteliklerden uzaktır, yüceler yücesidir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onları da yarattığı halde, Cinnler’i Allah’a ortaklar koştular. Bilgisizce, O’nun için oğlanlar ve kızlar uydurdular. O, vasfettikleri / niteledikleri şeylerden münezzehdir ve çok yücedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Aslında cinleri Allah yarattığı halde kalkıp onları Allah'a ortak ettiler. Bir de bilir bilmez Allah'a kızlar ve oğlanlar yakıştırdılar. Oysa Allah, onların havsalasına sığmayacak kadar erişilmez bir yüceliğe sahiptir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Onlar hiç bilmediği varlıklara ilahlık payesi vererek Allah’a ortak koştular. Oysaki ilahlaştırdıklarını da Allah yaratmıştı. Bilgisizce Allah’a oğullar kızlar yakıştırdılar. Hâşâ! Allah onların ileri sürdüğü yalanlardan uzaktır.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Cinleri Allah’a ortaklar koştular. (Oysa) onları da (Allah) yaratmıştı. Bilgisizce O’na oğullar ve kızlar yakıştırdılar. O, onların ileri sürdüğü yakıştırmalardan yücedir. [*]
Bu mesaj Sâffât 37:158-159. ayetlerle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar Allah’a cinlerden de ortaklar koştular.¹ Hâlbuki onları da yaratan Odur. Bir de tuttular bilgisizce Ona oğullar ve kızlar uydurdular.² Allah, onların kendisi hakkında uydurdukları sıfatlardan çok uzak ve pek yücedir.³
1 Bu ayet; “Onlar, Allah ile cinler arasında da bir soy bağı uydurdular. Oysa cinler de kesinlikle (kıyamet günü) huzurumuza getirileceklerini bilirler.” (Saffat: 158.) âyetinin de delâleti ile Allah ile iblis arasında bir nesep alâkası gerektiren iki birader gibi kabul ederek, “hayırların yaratıcısı Allah, şerrin yaratıcısı iblistir” diyen zındıklar hakkında nâzil olmuştur. Bu itikat, tam bir Mecûsi itikadıdır. Mecûsiler, bu âlemdeki bütün hayırlar nurdan (Hürmüz’den-Yezdan’dan) bütün şerler de zulmetten (Ehrimen’dendir) diye ikili bir din inancına sahiptirler. Esasen Zerdüştün “Zend” kitabına nispeti ifade eden Farsçadaki “zendik” ve Arapçadaki “zindık” Türkçeye “zındık olarak geçmiştir ve Mecûsilerin genel lakabıdır. Bütün Mecûsi mezheplerinde bir insanın anası ve kız kardeşi ile evlenmesi helâl kabul edilirdi. Mecûsilik içinde haram ve helâl tanımayan eski bir “ibahiyye fırkası” vardı ki, bunlar tüm kadınların ve malların ot, su mera gibi ortak kullanıma dâhil olduğunu söylerlerdi. Zındık tabirinin bu “Mazdekiyye” denilen ilk komünist fırkası için kullanıldığı da bilinmektedir. İçlerinde birçok sufi ekollerin de bulunduğu Müslümanlara, döneminin toplum mühendislerinden olan zındıklar, bunu mecusilikteki “Yezdan/Hürmüz-Ehrimen” ikilemini “Allah-Şeytan” ikilemi olarak inandırmışlardır. Zamanının en önemli toplum mühendislerinden olan Muhyiddin-i Arabi’nin, (Şeytanın Hileleri) Şeceret-ül Kevn isimli kitabındaki şeytan, Ehrimen’in Müslümanlara şeytan diye yutturulmasından başka bir şey değildir. Zira burada anlatılan şeytan, (hâşâ) İlahlık vasıflarına sahip ve Peygamber (a.s)’dan (hâşâ) daha akıllı bir mahlûk olarak gösterilmiştir. Bu gün pek çok Müslüman, şeytanı bir kötülük ilahı gibi görmekte hatta Allah’tan çok şeytandan, cinden, şefkat tokadından, karabasandan ve birilerinin çarpmasından… korkmaktadır. Bu itikatların tamamı mecusilikten gelmiştir ve bunlara bu şekilde inanmak küfürdür. İslam’a göre şeytan diye özel bir varlık yoktur. Şeytanlık tıpkı mü’minlik gibi bir sıfattır. Bu sıfatı ilk kazanan ise “iblis” isimli bir cindir. Bu sıfatlara sahip olan her insan ve cin şeytanın ta kendisidir. Sonuç olarak Allah’ı hakkıyla takdir etmeyen kâfirler veya Müslümanları kâfirleştirmek isteyen toplum mühendisleri, cinleri Allah’a eş tuttular. Hâlbuki onları da Allah yarattı. Ya’ni cinler de Allah’ın kuludur. Binaenaleyh mahlûku Halikına şerik ve rakip addetmeğe kalkışmak ve Allah’ın izni olmaksızın cinlerin âlemde ve insanlar üzerinde bir tesir yapabileceklerini farz etmek ve bu suretle Allah’ın mahlûkuna karşı bir aczine ihtimal vermek büyük bir hamakat, dalâlet ve açık bir küfürdür.2 Müşrik Araplar ve Sâbiîler, melekleri Allah’ın kızları, Mecusiler, Hürmüz ve Ehrimeni, Yahûdîler, Üzeyr’i, Hıristiyanlar, Mesih’i, Allah’ın oğulları kabul ettiler. Hattâ bunlara ilâhlık pâyeleri verdiler. Bu noktadan bakıldığında, bunların kâfirlikte birbirlerinden hiç farkları yoktur. 3 Buradaki cinler ifâdesi, bütün gözle görülmesi mümkün olmayan varlıkları, temsilen kullanılmış olabilir. Çünkü bu kâfirler sadece cinleri değil, melekleri, şeytanı, perileri, aklı, nefsi, maddeyi, kuvveti, rûhu, tabiatı, rûhaniyetleri, varlığı dahi olmayan iyi veya kötü rûhları, gizli güçleri, karanlığı ve aydınlığı bile kendilerine rab edindiler veya onları Allah’a denk gördüler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama bazıları bütün görünmez varlık türlerine ⁸⁶ Allah’ın yanında (O’na denk) bir yer yakıştırmaya başladılar, halbuki onları[n tümünü] yaratan O’dur; ve cehaletleri yüzünden O’na oğullar ve kızlar isnad ettiler! ⁸⁷ O, sonsuz ihtişam sahibidir ve insanların her türlü tasavvur ve tahayyülünü aşan bir yüceliğe sahiptir: ⁸⁸
86 Cinn çoğul ismi (yaygın ama yanlış bir şekilde “cinler”i veya “kötü ruhlar”ı gösterdiği varsayılır) cenne fiilinden türetilmiştir: “o gizli idi” [veya “gizlendi”], yahut “gözlerden saklandı”; bu nedenle, gecenin görmeyi engelleyen karanlığı cinn olarak adlandırılır (Cevherî). Arap filologlarına göre cinn terimi, öncelikle, “[insan] duyularının dışındaki varlıklar”ı gösterir (Kâmûs, Lisânu’l-‘Arab, Râğıb) ve bu nedenle görünmeyen varlıkların veya güçlerin her türüne teşmil edilebilir. Bu terimin ve daha geniş sonuçlarının tartışılması için bkz. Ek III.87 Lafzen, “hiç bilgi (sahibi) olmadan O’nun için oğullar ve kızlar uydurdular” [yahut, “haksız şekilde atfettiler”]: melekleri “Allah’ın kızları” (bazı tanrıçaları için de kullandıkları bir sıfat) olarak gören İslam öncesi Arapların inançlarına ve Hz. İsa’yı “Allah’ın oğlu” olarak gören Hristiyanlık doktrinine bir atıf. Ayrıca bkz. 19:92 ve ilgili not 77.88 Yani O, bütün kusurlardan ve çocuk sahibi olma kavramının îma ettiği her türlü yetersizlikten kesinlikle münezzehtir. “Tasavvur” kavramının kendisi, bir nesnenin başka nesnelerle karşılaştırılması veya arada paralellikler kurulması ihtimalini ifade eder: Ancak Allah benzersizdir, “hiçbir şey O’na benzemez” (42:11) ve bu nedenle, “hiçbir şey O’na denk tutulamaz” (112:4). Bunun sonucu olarak, O’nu veya O’nun “vasıflarını” tanımlamaya yönelik bütün teşebbüsler mantıkî bir imkansızlık ile karşı karşıya bulunurlar ve ahlaken/manen ise günah sayılırlar. O’nun tanımlanamazlığı gerçeği, Kur’an’da zikredilen Allah’ın “sıfatları”nın O’nun gerçekliğini sınırlamadığını, ama tersine, O’nun faaliyetinin Kendi yarattığı evren üzerindeki kavranabilir/görülebilir etkilerini gösterdiğini açıkça ortaya koyar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah’ın yarattığı görünmez varlıkları/cinleri O’na ortak koştular. Bilgisizce O’nun için oğullar ve kızlar yakıştırdılar. Oysaki O, onların bu çirkin yakıştırmalarından münezzeh ve çok yücedir. 34/40-41-42, 37/158, 72/6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat görünmez varlık türlerine Allah’a denk bir makam yakıp yakıştırdılar, oysa ki onları da O yaratmıştı. Bir de cehaletleri yüzünden O’na oğullar ve kızlar peydahladılar. O’nun aşkın ve yüce olan zâtı, insanların her tür tasavvur ve tahayyüllerinin üzerindedir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Buna rağmen insanların içinde, Rablerinin birliğini inkar edenler oldu. Bazıları) Cinleri, Allah'a ortak koştular, oysa cinleri de O, yaratmıştır! (Bazıları da) Gaflete kapılarak O'na oğullar ve kızlar yakıştırdılar. Allah, onların uydurduğu bu noksan sıfatlardan münezzehtir, yücelerin Yücesidir.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve cinleri Allah’a ortak yaptılar. Halbuki onları O yaratmıştır. Bilmeden O’na oğullar ve kızlar icâdettiler. Oysa O, onların ileri sürdüğü niteliklerden münezzehtir!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Allah Teâlâ için cinleri ortak kıldılar. Halbuki, onları da o yaratmıştır. Ve Cenâb-ı Hakk'a bilmeksizin oğullar ve kızlar uydurdular, onun Zât-ı Subhanîsi ise vasfettiklerinden münezzehtir, müteâlîdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Böyle iken tuttular, cinleri Allah'a şerik yaptılar; halbuki bunları da O yaratmıştır. Bundan başka O'na birtakım oğullar ve kızlar yakıştırdılar. Ne dediklerini bildikleri yok! O, müşriklerin Kendisine isnad ettikleri bu gibi nitelendirmelerden münezzehtir, yücedir. [2, 116; 4, 117-120; 18, 50; 19, 44; 36, 60-61; 34, 41]
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Tuttular) cinleri Allah'a ortak yaptılar. Halbuki onları O yaratmıştır. Bilmeden O'na oğullar ve kızlar icadettiler. Haşa O, onların ileri sürdüğü niteliklerden münezzehtir!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve Allâh'a cinleri ve şeytânları şerîk kıldılar. Halbuki onları (cinleri ve şeytânları) O halk itdi. Sözlerinin derecesini bilmeksizin Allâh içün erkek ve kız evlâdlar uydurdılar. Cenâb-ı Hak onların bu vasıflarından münezzehdir. [¹]
[1] Yehûd'un " 'Uzeyr" ve Nasârâ'nın "İsa" 'aleyhisselâm içün Allâh'ın oğlı ve müşrikîn-i 'arabın da melâike Allâh'ın kızlarıdır dimeleri.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Cinleri Allah'ın ortakları saydılar; oysa cinleri O yaratmıştır. Allah'ın oğulları ve kızları var diye bilgisizce kestirip attılar. O, onların tanımlamalarından uzak ve yücedir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın yarattığı cinleri O'na ortak koştular. Cahilce O'nun için oğullar ve kızlar icat ettiler. O, onların vasıflandırdıklarından münezzeh ve çok yücedir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar ise, hiçbir şey bilmedikleri halde, Allah'ın yarattığı cinleri(18) Ona ortak koştular, Ona oğullar ve kızlar yakıştırdılar. Oysa Allah, onların yakıştırdıklarından münezzeh ve yücedir.
(18) Burada ve 37:158’de “cin” deyimi cinleri, şeytanları, melekleri, ruhanî varlıkları kapsayacak şekilde, “görünmeyen varlıklar” anlamını ifade etmektedir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'a bir de cinleri/gözle görülmeyen yaratıkları ortak koştular. Oysaki, onları O yaratmıştır. Bilgisizce O'na oğullar ve kızlar isnat etme saçmalığını gösterdiler. Şanı yücedir O'nun! Onların nitelemelerinin ötesindedir O!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķıldılar Tañrı’ya ortaķlar şeyŧānları daħı yarattı anları. daħı yalan baġladılar anuñ-içün oġlanlar daħı ķızlar bilmekliķsüz. arulıġıdur anuñ daħı yüceldi andan kim śıfat eylerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Şirk getürdiler Tañrı Ta‘ālāya cinnīleri. Tañrı Ta‘ālā özlerini yaratdı. Yalansöylediler Tañrı Ta‘ālā ḥaḳḳına, oġlı ḳızı var didiler ‘ilmsüz, kāfir oldılar.Tañrı Ta‘ālā münezzehdür, yücedür anlar yalan söyledügi oġlandan ḳızdan.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Cinləri (Allah) yaratdığı halda, (kafirlər və cahillər) onları Allaha şərik qoşdular, (nəyə inandıqlarını, nə danışdıqlarını) bilmədən (özlərindən) Onun üçün oğullar və qızlar uydurub düzəltdilər. Allah isə onların Ona aid etdikləri sifətlərdən uzaqdır (pakdır) və yüksəksə durur.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Yet they ascribe as partners unto Him the jinn, although He did create them, and impute falsely, without knowledge, sons and daughters unto Him. Glorified be He and high exalted above (all) that they ascribe (unto Him).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Yet they make the Jinns equals(929) with Allah, though Allah did create the Jinns; and they falsely, having no knowledge, attribute to Him sons and daughters. Praise and glory be to Him! (for He is) above what they attribute to Him!
929 Jinns: who are they? In 18:50 we are told that Iblis was one of the Jinns, and it is suggested that that was why he disobeyed the Command of Allah. But in that passage and other similar passages, we are told that Allah commanded the angels to bow down to Adam, and they obeyed except Iblis. That implies that Iblis had been of the company of angels. In many passages Jinns and men are spoken of together. In 55:14-15, man is stated to have been created from clay, while Jinns from a flame of fire. The root meaning of junna, yujannu, is "to be covered or hidden," and janna yajunnu, in the active voice, "to cover or hide," as in 6:76- Some people say that jinn therefore means the hidden qualities or capacities in man; others that it means wild or jungle folk hidden in the hills or forests. I do not wish to be dogmatic, but I think, from a collation and study of the Quranic passages, that the meaning is simply "a spirit," or an invisible or hidden force. In folklore stories and romances like the Arabian Nights they become personified into fantastic forms, but with them we are not concerned here. Both the Qur'an and the Hadith describe the Jinn as a definite species of living beings. They are created out of fire and are like man, may believe or disbelieve, accept or reject guidance. The authoritative Islamic texts show that they are not merely a hidden force, or a spirit. They are personalized beings who enjoy a certain amount of free will and thus will be called to account. (Eds.).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَجَعَلُوا
ve kıldılar
لِلّٰهِ
Allah'a
شُرَكَٓاءَ
ortaklar
الْجِنَّ
cinleri
وَخَلَقَهُمْ
hâlbuki on- ları yarattı
وَخَرَقُوا
ve uydurdular
لَهُ
O'na
بَن۪ينَ
oğullar
وَبَنَاتٍ
ve kızlar
بِغَيْرِ عِلْمٍۜ
bilgisizce
سُبْحَانَهُ
O Subhân'dır
وَتَعَالٰى
ve çok yücedir
عَمَّا
o şey- den ki
يَصِفُونَ۟
vasfediyorlar
(Kâfirler) Bir de cinleri Allah'a şirk koştular. Hâlbuki onları (da Allah) yarattı ve (hatta o kâfirler, hakkında) hiçbir bilgileri olmaksızın Allah'a oğullar ve kızlar (isnat edip) uydurdular. (Hâşâ!) O, Subhân'dır (her türlü noksanlıktan münezzehtir) ve onların vasıflandırmalarından çok yücedir.
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
شَرِيك
İsim
ش ر ك
Ortak, şirk koşma
جِن
İsim
ج ن ن
Cin
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
خَرَقَ
Fiil-I
خ ر ق
Uydurdu, yardı, deldi
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
بُنَيَّ
İsim
ب ن ي
Oğulcuğum, yavrucuğum. بَن۪ٓي , بَنُٓوا: Oğullar, evlatlar.
بَنَات
İsim
ب ن ي
Kızlar
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
سُبْحَان
İsim
س ب ح
Subhân (her türlü noksanlıktan münezzeh olan)
عَلَا
Fiil-I
ع ل و
Çok yüce oldu, yükseldi, üstün geldi, büyüklük tasladı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
وَصَفَ
Fiil-I
و ص ف
Anlattı, niteledi, vasıflandırdı, yakıştırdı