Artık gözetle, bekle; şüphe yok ki onlar da gözetlemedeler, beklemedeler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vertclose
Öyleyse artık Sen, (zalimlerin ve Siyonist kavimlerin başlarına gelecekleri) gözleyip bekle!.. (Zira) Onlar da (korku ve endişe içinde) beklemektedirler.
Abdullah Parlıyan
swap_vertclose
Öyleyse gözetleyip bekle, başlarına ne geleceğini… Şüphe yok ki onlar da ne olacak diye beklemekteler…
Ahmet Tekin
swap_vertclose
Artık sen, sana gelecek yardımı, onların başlarına gelecekleri gözle. Onlar da senin başına gelecekleri gözleyip durmaktadırlar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 40/51-52; 58/21.
Ahmet Varol
swap_vertclose
Artık sen (onların başlarına gelecekleri) gözle. Onlar da gözlüyorlar.
Ali Bulaç
swap_vertclose
Öyleyse sen gözleyip-bekle; elbette onlar da gözleyip-bekliyorlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vertclose
Artık (onların helâkini) bekle; çünkü onlar (senin helâkini) bekliyorlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vertclose
Bekle! Onlar da bekliyorlar. (Kimin haklı olduğu ortaya çıkacaktır.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vertclose
Öyleyse bekle, çünkü onlar da bekliyorlar.[545]
[545] Dühân sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 433-434.
Besim Atalay
swap_vertclose
Sen bekliyesin, onlar da bekliyorlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vertclose
(Hala akıllarını kullanmazlarsa) artık sen (onların başına gelecekleri) bekle! Unutma ki, onlar da (senin anlatılanlarının ne zaman boşa çıkacağını) beklemektedirler.
Cemil Said
swap_vertclose
Sen ânları (kâfirleri) dâimâ nazar-ı dikkatden dûr tutma zîrâ ânlar da seni nazarlarından dûr tutmuyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vertclose
58,59. Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vertclose
Artık sen (onların başına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vertclose
Kuşkusuz onlar bekliyorlar, sen de bekle!
Diyanet Vakfı
swap_vertclose
(Yine de inanmayanların başlarına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler.
Edip Yüksel
swap_vertclose
Öyleyse bekle; onlar da beklemektedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vertclose
Artık sen onların başlarına gelecekleri bekle: Çünkü onlar da bekleyip durmaktadırlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vertclose
O halde gözet çünkü onlar gözetiyorlar
Emrah Demiryent
swap_vertclose
Artık sen, (sana gelecek yardımı ve onların başlarına gelecekleri) bekle. Onlar da (senin başına gelecekleri gözleyip) beklemektedirler.
Erhan Aktaş
swap_vertclose
Artık gözetle! Onlar da gözetleyenlerdir.
Hasan Basri Çantay
swap_vertclose
Artık (onların başına inecek azâbı) gözetle. Çünkü onlar (senin felâketini) bekleyicidirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vertclose
O hâlde (eğer dinlemezlerse, onların helâkini) gözetle; doğrusu onlar da (senin başına bir şey gelmesini) gözetleyicidirler.
İhsan Aktaş
swap_vertclose
Artık sen, (sana gelecek yardımı ve onların başlarına gelecekleri) gözleyip bekle. Şüphesiz onlar da (senin başına gelecekleri) gözleyip durmaktadırlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vertclose
Sen sonucu bekle. Onlarda bekleyecekler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vertclose
Artık onları gözle, çünkü onlar da gözliyeceklerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vertclose
Artık onlara gelecek azabı gözetle, onlar da sana fenalık gelmesini gözetliyorlar.
İsmail Yakıt
swap_vertclose
O hâlde sen onları gözetle/gözden uzak tutma, muhakkak ki onlar da seni gözetlemektedirler.
Kadri Çelik
swap_vertclose
Artık gözet, şüphesiz onlar da gözeticilerdir.
Mahmut Kısa
swap_vertclose
Öyleyse, sen çağrıya devam et ve Rabb’in neler gösterecek, onu bekle;zaten onlar da başlarına gelecek azâbı bekliyorlar!
Mahmut Özdemir
swap_vertclose
Gözetleyip bekle! Onlar da gözetleyip beklemektedir.
Mehmet Çakır
swap_vertclose
Artık beklemede kal. Çünkü onlar beklemede.
Mehmet Çoban
swap_vertclose
Eğer ayetlerimizi onlara okumandan sonra; düşünüp öğüt almazlarsa, inkâr edip yasalarımıza karşı çıkarlarsa, başlarına gelecek felaketi bekle, onlarda beklesin! Onların başına öyle bir bela getiririz ki; ne yapacaklarını şaşırırlar. Onun için; sen tebliğini yap gerisine karışma!
Mehmet Okuyan
swap_vertclose
Sen (durumu bekleyip) gözetle; şüphesiz ki onlar da gözetlemektedir.
Mehmet Türk
swap_vertclose
O halde sen (onların başlarına gelecekleri) biraz bekle. Zâten onlar da beklemekteler.
Muhammed Esed
swap_vertclose
Öyleyse [geleceğin ne getireceğini] bekle: unutma, onlar da bekliyorlar. ³⁵
35 Yani, onu ister bilsinler ister bilmesinler, Allah’ın iradesi yerine gelecektir.
Mustafa Çavdar
swap_vertclose
Şimdi bekle gör onların başına neler geleceğini zaten onlar da senin başına gelecekleri bekliyorlar. 11/39, 25/42, 102 tekasür suresi
Mustafa İslamoğlu
swap_vertclose
Artık sen de (yukarıda tanıtılan cennetini) bekle; çünkü ötekiler (yukarıda tanıtılan cehennemlerini) bekliyorlar!
Orhan Kuntman
swap_vertclose
Öyle ise bekle! (Onların üzerine inecek azabı gözetle, şimdilik onların eziyetlerine katlan) Onlar da (senin yenilgini boşuna) beklemektedirler. (Çok yakında Allah’ın yardımının kime erişeceğini anlayacaklardır)
Osman Fırat
swap_vertclose
Ve gözetle... Kesinlikle onlarda gözetlemektedirler
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vertclose
Artık gözet, şüphe yok ki, onlar gözeticilerdir.
Suat Yıldırım
swap_vertclose
O halde neticeyi bekle! Zaten onlar da senin başına bir felaket gelmesini can atarak beklemektedirler. [58, 21; 40, 51-52]
Süleyman Ateş
swap_vertclose
Biraz bekle, onlar da beklemektedirler (yakında başlarına neler geleceğini göreceklerdir).
Süleyman Tevfik
swap_vertclose
(Eğer onlar bundan mütenebbih olmazlar ise) Sen onlara gelecek 'azâba intizâr it. Onlar da (senin mevtine veyâ mağlûbiyetine) muntazırdırlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vertclose
Sen onları takip et, onlar da seni takip edeceklerdir.
Şaban Piriş
swap_vertclose
O halde bekle zaten onlar da bekliyorlar.
Ümit Şimşek
swap_vertclose
Artık neticeyi bekle; onlar da bekliyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vertclose
Artık, beklemeye geç! Çünkü onlar da beklemekteler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vertclose
pes göz dut ya'nį kāfirler helākine bayıķ anlar göz dutıcılardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vertclose
Pes muntaẓır ol anlara gelecek ‘aẕāba. Anlar daḫı ṣaḳlaşurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vertclose
(Ya Peyğəmbər!) Sən (müşriklərin ölümünü, məğlubiyyətini) gözlə. Şübhəsiz ki, onlar da (sənin ölümünü, məğlubiyyətini) gözləyirlər!
M. Pickthall (English)
swap_vertclose
Wait then (O Muhammad). Lo! they (too) are waiting.
Yusuf Ali (English)
swap_vertclose
So wait thou and watch; for they (too) are waiting.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrowbookmarksave_altmore_vert
content_copyÂyeti Kopyala
linkLinki Kopyala
photo_cameraGörüntü Oluştur
videocamVideo Oluştur
فَارْتَقِبْ
artık gözetle
اِنَّهُمْ
doğrusu onlar
مُرْتَقِبُونَ
gözetleyicidirler
Artık (bu anlatılanlardan sonra yine de seni dinlemezlerse onların başlarına gelecek olanları) gözetle; çünkü onlar da (senin sözlerin ne zaman boşa çıkacak diye) gözetlemektedirler.
اِرْتَقَبَ
Fiil-VIII
ر ق ب
Bekledi, gözetledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.