İşte böyle. Biz onları (muttaki olan o kadın ve erkekleri) huri îyn (güzel bakışlı arkadaş ve hizmetçiler) ile bir araya getirmiş (olacağ)ız.*
[*] Kur’an’da eşleştirmek fiilinin iki türlü kullanımı vardır. Birincisi evlendirmek anlamına gelen ( زَوَّجْنَاكَهَا لِكَیْ ) zevvecnâkehâ...(Bkz: Ahzab 33/37) şeklinde olur. Bu nedenle söz konusu ayetler (وزوجناهم حورا عينا)’’ ve zevvecnahum huren i’ynen’’ şeklinde olsaydı, o zaman cinsel amaçlı evlendirmek anlamına gelirdi. Ama Kur’an’da huriler için böyle bir ifade asla yoktur. Zira Arapçada evlendirmek için ((زوجتك بها ’’zevvectuke biha’’ şeklinde değil, (زوجتكها)’’zevvectukeha’’şeklinde kulanılır. Eşleştirmenin ikinci anlamı ise, yanına ve hizmetine vermek için anlamına gelen (وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ) zevvecnâhum bi hurin’’ şeklindeki ayet kalıbıdır. (S. Vakfı Meal Açıklaması) Yani (ب ) harfiyle müteaddi olursa ( زوجنا) ‘’zevvecna’’evlendiririz’’değil, onlara karin yaparız/ arkadaş ve hizmetçi olarak veririz’’ anlamına gelir. Bu nedenle Kur’an’ın her yerinde geçen (حور - حورعين) ‘’Hur veya Huri îyn’’, cinsel amaçlı cennet kadınları olmayıp, aksine bunlar cennete giren herkese (bütün erkek ve kadınlara) rehberlik yapan ve otağlarda, saraylarda hizmet eden cennet yaratıklarıdır, yani bunlar da vildân gibi cennet hizmetçileridirler, fakat görevleri Vildanlardan biraz farlı olabilir. (الله اعلم). Aralarındaki fark ise, bunlar kadın erkek demeden cennet ehline hem rehberlik ederler hem de otağlarda ve saraylarda hizmet ederler. (الله اعلم) Ayrıca kendimize şu soruyu sormamız gerekir. Mademki Kur’an’a göre cennete giren (متقين)’’ mutakkiler’’ hem erkeklerden hem de kadınlardandır, öyleyse eğer cennetteki huriler cennet kadınları iseler ve cennete giren muttakilerlerle (kadın ve erkeklerle) evlendirilirlerse o zaman kadın kadınla evlendirilmiş olur! Peki, cennete kadın kadınla mı ilişkiye girecek, böyle bir saçmalık olur mu? Haşa! Demek ki, huriler cinsel amaçlı olmayan hem cennete rehberlik eden hem de kadın ve erkek demeden bütün cennet ehline hizmet ederler. Ayrıca (وَزَوَّجْنَاهُم) ve zevveckahum’’daki ‘’هم ‘’onlar’’zamiri, cennetlere giren bütün mutakki kadın ve erkek kimseleri ifade eder. Zira Arapça dil gramer kuralları gereği eğer erkek ve kadınlara birlikte vurgu yapılıyorsa, kullanılan zamir ve ifadeler daima eril şeklinde olur. İşte maalesef Arapça diline tam vakıf olmayanlar sanıyorlar ki bu eril zamirlerle sadece cennete giren erkekler kast ediliyor. Oysa bu çok yanlıştır. Örneğin: Bir ülke lideri halkına hitap ediyor! Ve (أيها المواطنون) ‘’eyyuhel muvatınun’’ Ey vatandaşlarım!’’ diyor. Yani Arapça olarak kullanılan bu hitap şekli erkeklere yönelik gibidir, fakat bu hitap erkek kadın bütün vatandaşlaradır. Eğer hitap sadece kadınlara yönelik ise o zaman (أيتها المواطنات)’’eyyetuhel muvatınat’’ şeklinde olur. Ama erkek ve kadınlara birlikte hitap ediliyorsa, işte burada olduğu gibi Arapçada hitap şekli hep böyle olur. Çünkü kadınlar yalnız olurlarsa, o zaman dişil zamirler ve ifadeler kullanılır. Bu nedenle Kur’an’da Arapça olduğu için kullandığı ifadeler doğal olarak bu dilin gramer kurallarına uygun olması lazım. Aşağıdaki açıklamalara da bakılabilir.
هنا علينا أن نقف ونسأل أنفسنا سؤالاً مهم جدًا ومنطقي، وهو: من هم الّذين زوَّجَهُم الله تعالى بحورٍ عين؟ الجواب واضِح جدًا وجلِيّْ. هُم المُتَّقين ذكورًا كانوا أم إناثًا. ونحن إذا سلّمنا بتفاسير أئمة التراث أنَّ الحور العين هُنَّ نساءً جميلات خارقات أعدَّهُنَّ الله من أجل الشهوات الجنسية، فهذا يعني أنَّ تلك النساء الخارقات هُنَّ لسنَ فقط للمتقين من الرجال ولكنّهُنَّ أيضًا للمتقين من النساء. لأنَّ المتقين في لغة القرءان ومن خلال تلك الآيات البينات هُم ذكور وإناث. فالمتقين هم ليسوا فقط من فئة الذكور (الرجال)، والله تعالى لا يُدخِل المتقين من فئة الذكور فقط الجنة ويستثني المتقين من فئة النساء فيدخلهم جهنم. ونحن لدينا سؤال نرغب في طرحه عليكم: هل تقبلون بأن تكون الحور العين أيضًا للنساء المؤمنات في الجنة؟ بمعنى أصح، هل تقبلون بأن تمارس النساء المؤمنات في الجنة الجنس مع نساء الحور العين؟قدم الدكتور علي منصور كيالي، الباحث الاسلامي، تفسيرا جديدا للحور العين حيث قال أنهن كالدليل السياحي هذه الايام وليس لهن أي وظيفة جنسية مستندا في كلامه هذا الى تفسير جديد لايتين من القران الكريم. وقال كيالي أن الحور العين هن “بالمعنى الحالي دليل سياحي أو عبارة عن الخدم الذين يوزعون الشراب والفواكه” وأكد أنهن “لسن للعمل الجنسي كما يعتقد الكثير” بدليل أن “الله ذكرهن بايتين وكل اية مكونة من كلمتين فقط ليحسم الموضوع (مدرسة محمد - قدم الدكتور علي منصور كيالي، الباحث الاسلامي)”