close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Duhân Sûresi 54. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Keżâlike ve zevvecnâhum bihûrin ‘în(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Böyle işte ve onları evlendiririz iri gözlü hurilerle.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte böyle! Ve Biz onları iri gözlü hurilerle eşlendirip evlendirdiğimizden (mutludurlar).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte böyle olacak, biz onları siyah iri gözlü hûrilerle de evlendiririz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu nimetlere kavuşturduğumuz gibi, onları iri, güzel gözlü hurilerle eveririz.
Ahmet Varol
swap_vert close
İşte böyle. Ayrıca onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte böyle; biz onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte müminlerin cennetteki yeri böyledir. Hem onları iri gözlü Hûri'lerle de eşlendirdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte bunun yanında, onları ceylan gözlü hanımlar ile evlendiririz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Aynı şekilde onlara çok güzel eşler veririz.
Besim Atalay
swap_vert close
İşte böyle, onları ceylân gözlü hurilerle eş kılarız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte böyle. Biz onları keskin bakışlı/ceylan gözlü eşlerle/arkadaşlarla bir araya getireceğiz.
Bkz. 52/20, 55/72, 56/22Ayette geçen “Hurin-inin” ifadesi “keskin bakışlı/ceylan gözlü” anlamına gelen bir ifade olup Kur’an’da dört yerde geçmektedir ve bu ayetlerin tamamı Mekke döneminde nazil olmuştur. Bu ayet, birçok meal ve tefsirde “Onları iri gözlü, güzel kadınlarla evlendireceğiz” şeklinde tercüme edilmiş olsa da burada anlatılmak istenen cennetteki birlikteliklerdir. “Zevvece” geçişli fiili burada “bir kişiyi başka bir kişi ile birleştirdi, bir araya getirdi” anlamında kullanılmıştır. Ayrıca “Ezvac-zevc” terimi Saffat 37/22. ayetinde arkadaş anlamında da kullanılmıştır.  Buradaki eşlerin/arkadaşların mahiyetini ve birleşmenin/birlikteliğin içyüzünü ancak Allah bilir. Kadınların anlamakta zorlandığı “eşlerinin herhangi bir sınır konmadan hurilerle evlenmesi” ifadesi tamamen yanlış yorumlanmaktadır. Yoksa cennette Müslüman erkekleri olduğu gibi kadınları da üzecek bir durum söz konusu olamaz. Dünya algısıyla cenneti ve cennet nimetlerini tasvir ederken ölçüyü kaçırmamak gerekir. Zira aklı fikri nefisini tatmin etmek ve nefsin isteklerini yerine getirmek olan birileri cenneti nefsi terbiye olmuş olanların yeri değil de nefsi doymamış olanların yeri olarak düşünüyor olabilir.  
Cemil Said
swap_vert close
Ândan mâ’adâ kendilerine zevce olarak siyâh gözli hûriler vireceğiz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bu böyledir; onları iri siyah gözlü hurilerle eşlendiririz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşte böyle. Ayrıca onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ayrıca onları beyaz tenli, ceylan gözlü eşlerle birleştireceğiz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte böyle. Bunun yanısıra biz onları, iri gözlü hûrilerle evlendiririz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bu böyledir; onlara güzel eşler vermişizdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte böyle, biz onları ayrıca iri siyah gözlü hurilerle evlendiririz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Evet böyle, hem onları iri gözlü hurîlerle tezvic de etmişizdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
İşte böyle! Ayrıca onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte böyle. Ve onları güzel gözlü hurilerle¹ eşleştirdik.
1- Bu eşleştirme, erkek için de kadın için de geçerli bir eşleştirmedir. Hur, gözdeki siyahın içinde küçük beyazlığın iyice gözükmesidir. Bu gözün güzelliğinin en mükemmel şeklidir. “Güzel bakışlı, bembeyaz parlak gözlü anlamına gelmektedir. “Hur”; Türkçeleşmiş şekliyle “huri” sözcüğünün, kökü “H-V-R” olup, “beyazlık, parlaklık” anlamına gelmektedir. Bu beyazlık, masumiyeti, saflığı, tertemiz olmayı, sevgiyi ifade etmektedir. “Hur” sözcüğünün tekil formu, erkek için “أَحْوَرٌ ” Ehver dişi için “حَوْرَاءٌ” Havra'dır. Yani, “hur” eril ve dişil formun çoğuludur. “Hur” sözcüğü, cinsiyet olarak, erkek ve kadın her iki cinsi de içine alan ortak bir anlama sahiptir. Dolayısı ile bu eşleştirme kadın için de erkek için de geçerli olan bir eşleştirmedir. Bu sözcüğün, tefsir ve çevirilerde Cennet'te erkeklere ikram edilecek eşler şeklinde anlam verilmesi bir zihniyet sorunudur. Ödüllendirmede ve cezalandırmada cinsiyet ayırımcılığı yapmak, Kur'an'a iftira etmektir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte (emir) böyledir. Onlara bembeyaz, şahin gözlü hurileri eş yapdık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte böyle! Hem onları iri gözlü hûrilerle evlendirmişizdir.(1)
(1)“Ekl ve şürb (yeme ve içme) ve muâmele-i zevciye (evlilik hayâtı) gerçi bu dünyada bir ihtiyaçtan gelir, bir vazîfeye gider. Fakat o vazîfeye bir ücret-i muaccele (peşin bir ücret) olarak öyle mütenevvi‘ (çeşitli)lezîz lezzet içlerine bırakılmıştır ki, sâir lezâize tereccuh ediyor (diğer lezzetlere üstün geliyor). Mâdem bu dâr-ı elemde (sıkıntı yeri olan dünyada), bu kadar acîb (hayret verici) ve ayrı ayrı lezzetlere medâr (vesîle) ekl ve nikâhtır. Elbette dâr-ı lezzet ve saâdet (lezzet ve mutluluk yeri) olan Cennette o lezzetler; o kadar ulvî(yüksek) bir sûret alıp ve vazîfe-i dünyeviyenin uhrevî ücretini (dünyadaki vazîfesinin âhirette mükâfâtı olduğunu bilmekten gelen lezzeti) de lezzet olarak ona katarak ve dünyevî ihtiyâcı dahi uhrevî bir hoş iştihâ sûretinde ilâve ederek, Cennete lâyık ve ebediyete münâsib, en câmi‘ (çok lezzetleri içine alan) hayatdâr bir ma‘den-i lezzet (lezzet kaynağı) olur.” (Sözler, 28. Söz, 171)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte böyle. Biz onları (muttaki olan o kadın ve erkekleri) huri îyn (güzel bakışlı arkadaş ve hizmetçiler) ile bir araya getirmiş (olacağ)ız.*
[*] Kur’an’da eşleştirmek fiilinin iki türlü kullanımı vardır. Birincisi evlendirmek anlamına gelen ( زَوَّجْنَاكَهَا لِكَیْ ) zevvecnâkehâ...(Bkz: Ahzab 33/37) şeklinde olur. Bu nedenle söz konusu ayetler (وزوجناهم حورا عينا)’’ ve zevvecnahum huren i’ynen’’ şeklinde olsaydı, o zaman cinsel amaçlı evlendirmek anlamına gelirdi. Ama Kur’an’da huriler için böyle bir ifade asla yoktur. Zira Arapçada evlendirmek için ((زوجتك بها ’’zevvectuke biha’’ şeklinde değil, (زوجتكها)’’zevvectukeha’’şeklinde kulanılır. Eşleştirmenin ikinci anlamı ise, yanına ve hizmetine vermek için anlamına gelen (وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ) zevvecnâhum bi hurin’’ şeklindeki ayet kalıbıdır. (S. Vakfı Meal Açıklaması) Yani (ب ) harfiyle müteaddi olursa ( زوجنا) ‘’zevvecna’’evlendiririz’’değil, onlara karin yaparız/ arkadaş ve hizmetçi olarak veririz’’ anlamına gelir. Bu nedenle Kur’an’ın her yerinde geçen (حور - حورعين) ‘’Hur veya Huri îyn’’, cinsel amaçlı cennet kadınları olmayıp, aksine bunlar cennete giren herkese (bütün erkek ve kadınlara) rehberlik yapan ve otağlarda, saraylarda hizmet eden cennet yaratıklarıdır, yani bunlar da vildân gibi cennet hizmetçileridirler, fakat görevleri Vildanlardan biraz farlı olabilir. (الله اعلم). Aralarındaki fark ise, bunlar kadın erkek demeden cennet ehline hem rehberlik ederler hem de otağlarda ve saraylarda hizmet ederler. (الله اعلم) Ayrıca kendimize şu soruyu sormamız gerekir. Mademki Kur’an’a göre cennete giren (متقين)’’ mutakkiler’’ hem erkeklerden hem de kadınlardandır, öyleyse eğer cennetteki huriler cennet kadınları iseler ve cennete giren muttakilerlerle (kadın ve erkeklerle) evlendirilirlerse o zaman kadın kadınla evlendirilmiş olur! Peki, cennete kadın kadınla mı ilişkiye girecek, böyle bir saçmalık olur mu? Haşa! Demek ki, huriler cinsel amaçlı olmayan hem cennete rehberlik eden hem de kadın ve erkek demeden bütün cennet ehline hizmet ederler. Ayrıca (وَزَوَّجْنَاهُم) ve zevveckahum’’daki ‘’هم ‘’onlar’’zamiri, cennetlere giren bütün mutakki kadın ve erkek kimseleri ifade eder. Zira Arapça dil gramer kuralları gereği eğer erkek ve kadınlara birlikte vurgu yapılıyorsa, kullanılan zamir ve ifadeler daima eril şeklinde olur. İşte maalesef Arapça diline tam vakıf olmayanlar sanıyorlar ki bu eril zamirlerle sadece cennete giren erkekler kast ediliyor. Oysa bu çok yanlıştır. Örneğin: Bir ülke lideri halkına hitap ediyor! Ve (أيها المواطنون) ‘’eyyuhel muvatınun’’ Ey vatandaşlarım!’’ diyor. Yani Arapça olarak kullanılan bu hitap şekli erkeklere yönelik gibidir, fakat bu hitap erkek kadın bütün vatandaşlaradır. Eğer hitap sadece kadınlara yönelik ise o zaman (أيتها المواطنات)’’eyyetuhel muvatınat’’ şeklinde olur. Ama erkek ve kadınlara birlikte hitap ediliyorsa, işte burada olduğu gibi Arapçada hitap şekli hep böyle olur. Çünkü kadınlar yalnız olurlarsa, o zaman dişil zamirler ve ifadeler kullanılır. Bu nedenle Kur’an’da Arapça olduğu için kullandığı ifadeler doğal olarak bu dilin gramer kurallarına uygun olması lazım. Aşağıdaki açıklamalara da bakılabilir. هنا علينا أن نقف ونسأل أنفسنا سؤالاً مهم جدًا ومنطقي، وهو: من هم الّذين زوَّجَهُم الله تعالى بحورٍ عين؟ الجواب واضِح جدًا وجلِيّْ. هُم المُتَّقين ذكورًا كانوا أم إناثًا. ونحن إذا سلّمنا بتفاسير أئمة التراث أنَّ الحور العين هُنَّ نساءً جميلات خارقات أعدَّهُنَّ الله من أجل الشهوات الجنسية، فهذا يعني أنَّ تلك النساء الخارقات هُنَّ لسنَ فقط للمتقين من الرجال ولكنّهُنَّ أيضًا للمتقين من النساء. لأنَّ المتقين في لغة القرءان ومن خلال تلك الآيات البينات هُم ذكور وإناث. فالمتقين هم ليسوا فقط من فئة الذكور (الرجال)، والله تعالى لا يُدخِل المتقين من فئة الذكور فقط الجنة ويستثني المتقين من فئة النساء فيدخلهم جهنم. ونحن لدينا سؤال نرغب في طرحه عليكم: هل تقبلون بأن تكون الحور العين أيضًا للنساء المؤمنات في الجنة؟ بمعنى أصح، هل تقبلون بأن تمارس النساء المؤمنات في الجنة الجنس مع نساء الحور العين؟قدم الدكتور علي منصور كيالي، الباحث الاسلامي، تفسيرا جديدا للحور العين حيث قال أنهن كالدليل السياحي هذه الايام وليس لهن أي وظيفة جنسية مستندا في كلامه هذا الى تفسير جديد لايتين من القران الكريم. وقال كيالي أن الحور العين هن “بالمعنى الحالي دليل سياحي أو عبارة عن الخدم الذين يوزعون الشراب والفواكه” وأكد أنهن “لسن للعمل الجنسي كما يعتقد الكثير” بدليل أن “الله ذكرهن بايتين وكل اية مكونة من كلمتين فقط ليحسم الموضوع (مدرسة محمد - قدم الدكتور علي منصور كيالي، الباحث الاسلامي)”  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Böylece onların yanlarına, güzel görünümlü, onlara eşlik eden hizmetçiler veririz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte bu böyle olacaktır. Ahu gözlülerle de yoldaş olacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Böyle ağırladığımız gibi kendilerine ahu güzeli beyaz yüzlü kadınları da yoldaş yapacağız [⁵].
[5] Veya ahu güzeli hurileri onlara zevce yapacağız.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşte böylece onları güzel gözlü/bakışlı saf ve temiz eşlerle [hurin ıyn] eşleştiririz.
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte böyle ve biz onları beyaz tenli iri gözlülerle evlendiririz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte böyle… Ayrıca onlara, güzel gözlü eşler vereceğiz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte böyle! Onları iri gözlü hûrilere eş yaptık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İşte öyle. Kömür gözlü Hûrîlerle yan yana,
Mehmet Çoban
swap_vert close
İşte böyle! Onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte böyle! Biz onları, (güzel) gözlü hurilerle [*] (de) eşleştirmiş (olacağ)ız. [*]
Çeşitli ayetlerde geçen [hûr] kelimesi, [ahver] veya [havrâ] kelimelerinin çoğuludur ve cennet eşleri için kullanılmaktadır. Gözünün akı çok beyaz, siyahı da çok siyah olanlar veya kalpleri, nefisleri ve gözleri güzel olanlara denilir. İlgili ayetlerde geçen bu kelimenin cinsiyet ve cinsellik içermesi söz konusu değildir. Çünkü kadın-erkek bütün cennetliklere cennet arkadaşı olarak ikram edilecektir.,Benzer mesaj: Sâffât 37:48; Sâd 38:52; Tûr 52:20; Rahmân 55:56, 72; Vâkı‘a 56:22.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ayrıca Biz onları güzel gözlü, beyaz tenli ve kusursuz eşlerle¹ evlendireceğiz.
1 Hûri: (حُورٌ) kelimesi hem (حَوْرَاءُ) kelimesinin hem de (اَحْوَرُ) kelimesinin çoğulu olup, hem erkek hem de dişi için kullanılır. Dişi için kullanıldığında, “güzel gözlü, beyaz tenli ve kusursuz kadın” anlamına geldiği gibi, erkek için kullanıldığında da “güzel gözlü, beyaz tenli ve kusursuz erkek” anlamına gelir. Bu sebeple de bu kelimenin “eş” anlamında tercüme edilmesi daha doğru olur. Ayrıca Cennette “Hûri” adı altında özel bir kadın türünün olup olmadığı, müfessirler tarafından tartışma konusu edilmişse de (Saffat: 48-49 ve Vakıa: 35-37)’ye göre bu kadınların, cennette yeniden yaratılarak bu hale getirilen Müslüman hanımlar olması, daha kuvvetlidir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
İşte böyle olacak. Ve Biz onları güzel gözlü saf ve temiz eşler ile ³⁰ birleştireceğiz.
30 Hûrin ‘înin deyiminin “güzel gözlü saf ve temiz eşler” olarak çevrilmesi konusunda bkz. sure 56, not 8 ve 13. Zevc teriminin (lafzen “bir çift” yahut -metindeki bağlama göre- “çiftlerin biri”) zevvece geçişli fiilinde olduğu gibi (“çift kıldı” veya “bir kişiyi başka bir kişi ile birleştirdi”) her iki cinsi de kapsadığına dikkat edilmelidir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte böyle, biz onları değerli olanlarla eşleştireceğiz. 2/25, 52/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte böyle olacak. Ve Biz onları sıradışı güzellikte bir bakış, pırıl pırıl (bir kalp) taşıyan eşlerle birleştireceğiz.[⁴⁴⁶⁰]
[4460] Lafzen: “güzel gözlü”. Bi-hûrin ‘ıyn ifadesinin terkip olarak ilk geçtiği Rahmân 72 ve Tûr 20’nin notlarına bkz. Bir üstteki âyetle birlikte buradaki “güzel göz” güzel bir bakışı ifade eder. Cennetlik eşlerin yüzünde göz, gözünde yüz izi olmayacak kadar gözlerinin ve gönüllerinin birbirine dönük olduğunun ifadesidir. Dahası, eşlerin birbirlerine gözlerinden mutluluk aktardıklarına da delâlet eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İşte böyle; tenleri bembeyaz (nurlu) ve şahin gözlü hurileri de onlara eş yaparız. (Bunlar, cennet güzelleridir, onları seyretmek insanı mecâzi aşka değil, hakîki aşka iletir)
Osman Fırat
swap_vert close
İşte böyle. Ayrıca onları iri gözlü hurilerle eşleştirdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İşte böyledir ve onları gözleri iri, elbiseleri tertemiz, renkleri beyaz cariyeler ile evlendirdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
51, 52, 53, 54, 55, 56, 57. Müttakiler güvenli bir makamdadırlar: Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giymiş olarak karşılıklı otururlar. Hem Biz onları güzel gözlü hurilerle evlendiririz. Onlar canlarının çektiği her meyveden rahatlıkla isterler. İlk ölüm dışında artık orada ölüm tatmazlar. Allah kendilerini, tarafından bir lütuf eseri olarak cehennem azabından korur. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı budur!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ayrıca onları, iri gözlü hurilerle de evlendirmişizdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Böylece onları gâyet güzel hûrilerle tezvîc ideriz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İşte böyle olacak. Onlara, iri siyah gözlü kadınları(hurileri) hizmetçi olarak[*] vereceğiz.
[*] Kur'an'da eşleştirmek fiilinin iki türlü kullanımı vardır. Birincisi evlendirmek anlamına gelen ( زَوَّجْنَاكَهَا لِكَیْ ) zevvecnâ kehâ like(Bkz: Ahzab 33/37) ve ikincisi yanına, hizmetine vermek anlamına gelen (وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ) zevvecnâhum bi (bu ayet) kalıbıdır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte böyle, onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onları böyle ödüllendirir, güzel gözlü eşlerle birleştiririz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte böyle! Onları iri gözlü hurilerle de eşleştirmişizdir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ancılayın daħı çift eyledük anlara ķaraśı gey ķara aķı gey aķ gözlüleri ulu gözlüler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı evlendürdük anlara göz‐ leri alur ḥūrīler ki
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Mö’minlərin Cənnətdəki əhvalı) belədir. Hələ onları iri (ahu) gözlü hurilərlə evləndirəcəyik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Even so (it will be). And We shall wed them unto fair ones with wide, lovely eyes.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So; and We shall join them to Companions(4728) with beautiful, big, and lustrous eyes.(4729)
4728 The Companions, like the scene, the dress, the outlook, and the fruit, will be beautiful. There will be life, but free from all earthly grossness. The women as well as the men of this life will attain to this indescribable bliss. (R). 4729 Hur implies the following ideas: (1) purity; possibly the word Hawariyun, as applied to the first Disciples of Jesus, is connected with this root; (2) beauty, especially of eyes, where the intense white of the eyeballs stands out against the intense black of the pupil, thus giving the appearance of lustre, and intense feeling: as opposed to dullness or want of expression; and (3) truth and good will.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَذٰلِكَ۠قف
işte böyle
وَزَوَّجْنَاهُمْ
ve onları evlen- dirmişizdir
بِحُورٍ
hûrilerle
ع۪ينٍۜ
iri gözlü
İşte böyle. Bunun yanı sıra Biz onları iri gözlü (güzel bakışlı) hûrilerle evlendirmişizdir.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
زَوَّجَ
Fiil-II
ز و ج
Nikâhladı, evlendirdi, birleştirildi
حُور
İsim
ح و ر
Hûriler
عِين
İsim
ع ي ن
İri gözlü