close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Duhân Sûresi 53. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yelbesûne min sundusin ve-istebrakin mutekâbilîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnce ve kalın ipekliler giyerler, karşıkarşıya otururlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hafif ipekten (iç giysiler) ve ağır işlenmiş atlastan (dış elbiseler) giyinirler, karşılıklı (otururlar).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
ince ve kalın ipekten elbiseler giyerler ve karşı karşıya otururlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İnce, ipek ve parlak atlas kumaşlardan elbiseler giyerek, karşılıklı otururlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
İnce ipekten ve parlak atlastan giyerek karşılıklı (otururlar).
Ali Bulaç
swap_vert close
Hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan (elbiseler) giyinirler, karşılıklı (otururlar).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sündüs ve İstebrak'dan (ibaret işlemeli ve kalın) elbiseler giyerek karşı karşıya gelirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İnce ipekten, parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı otururlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnce ve kalın ipekten elbiseler giyerek karşılıklı otururlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Karşılıklı olarak, nice atlastan, yufka ipekliden giysi giyerler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
52-53. Bahçelerde ve çeşme başlarında ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı oturacaklardır.
Cemil Said
swap_vert close
52,53. Nehirlerle iskâ idilmiş bağçelerde ipekli ve sırmalı elbise ile karşu karşuya oturacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnce ipekten ve parlak atlastan giyinerek karşılıklı otururlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı otururlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
51-53. Allah’a itaatsizlikten sakınanlar ise güvenli bir yerdedirler; dostlarla karşı karşıya ipekli ve sırmalı elbiseler giymiş olarak cennetlerde ve pınar başlarındadırlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
51, 52, 53. Müttakîler ise hakikaten güvenilir bir makamdadırlar. Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan giyerek karşılıklı otururlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
İpek ve atlastan giysiler içinde karşılıklı otururlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı olarak otururlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sündüs ve istebraktan elbiseler giyerek karşı karşıya
Emrah Demiryent
swap_vert close
İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek (cennet tahtları üzerinde) karşılıklı otururlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İpekten ve atlastan elbiseler giyerler, karşılıklı otururlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İnce, nâzik ve kalın (altın işlemeli) ipeklerden, atlaslardan giyecekler, karşı karşıya (gelerek mahabbet edecekler) dir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İnce ipekten ve kalın ipekten (elbiseler) giyerek karşılıklı oturanlardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
52, 53. (O muttaki erkek ve kadınlar) Cennetlerde (bahçelerde) ve pınar (baş)lar(ın)dadırlar. Karşı karşıya oldukları hâlde atlastan, parlak ipekten (libaslar) giyineceklerdir. *
(*) Bunlar yine erkek olsun kadın olsun cennetlere giren muttaki kimselerdir. Konuyla ilgili aşağıdaki açıklamaya bakılabilir. ولقد أكمل تعالى بقوله عنهم في آية (53): "يَلْبَسُونَ مِنْ سُنْدُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُتَقَابِلِينَ" (ذكورًا وإناثًا) (مفهوم الحور العين وقاصرات الطرف من خلال أحسن التفسير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İpekten ve parlak kumaşlardan elbiseler giyerek karşılıklı otururlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar ipekli sırmalı kumaşlar giyeceklerdir, karşı karşıya oturacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İnce atlaslar, sırmalı kumaşlar giyecekler [⁴], yüzyüze gelip sohbete koyulacaklar.
[4] Veya ince ve kalın ipekli kumaşlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İpek ve atlas giysiler giyerek karşılıklı otururlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan (elbiseler) giyinirler, karşılıklı olarak (otururlar).
Mahmut Kısa
swap_vert close
İpek ve atlastan giysiler içinde, altın işlemeli koltuklara uzanarak karşılıklı oturacaklar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sündüs (ince ipek kumaş) ve istebrak (kalın ipek kumaş) elbiseler giyerler karşı karşıya!
Mehmet Çakır
swap_vert close
İpekli ve atlas giysiler, karşılıklı keyifler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnce ipekten, parlak atlastan elbiseler giyinip karşılıklı otururlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Karşılıklı oturarak ince ipek ve parlak atlastan giyinecekler.
Mehmet Türk
swap_vert close
İnce ve kalın ipekten işlenmiş, yeşil elbiseler giyerek, karşılıklı otururlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
ipek ve altından giysiler içinde birbirlerine [sevgiyle] yaklaşarak. ²⁹
29 Cennet’teki hayatın bu belirli temsîlleri için bkz. 18:31, not 41.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İnce atlaslardan ipekli sırmalı kumaşlardan elbiseler giyecek ve karşılıklı oturup sohbet edecekler. 18/30
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Tarifsiz güzellikte sonsuz özgürlük libası ve altın sırmalı kaftanlar giyip göz göze bakışacaklar.[⁴⁴⁵⁹]
[4459] “Tarifsiz” kelimesi belirsiz formun çevirideki karşılığıdır. Yani: güzelliğin üretildiği merkezler olan cennette, hepsi de sıra dışı güzellikler. Sınırsız hürriyeti temsil eden harîr kelimesini “ipek” diye değil de “sonsuz özgürlük libası” diye çevirmemizin lûgavî ve istikrâî gerekçeleri için bkz: 76:12, not 16.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İnce ipekten ve parlak atlastan giyinip kuşanırlar ve karşılıklı oturup sohbet ederler.
Osman Fırat
swap_vert close
İnce ipekten ve parlak atlastan giysiler giyerek karşılıklı otururlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Karşı karşıya oldukları halde atlastan, parlak ipekten (libaslar) giyineceklerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
51, 52, 53, 54, 55, 56, 57. Müttakiler güvenli bir makamdadırlar: Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giymiş olarak karşılıklı otururlar. Hem Biz onları güzel gözlü hurilerle evlendiririz. Onlar canlarının çektiği her meyveden rahatlıkla isterler. İlk ölüm dışında artık orada ölüm tatmazlar. Allah kendilerini, tarafından bir lütuf eseri olarak cehennem azabından korur. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı budur!
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnce ipekten ve parlak atlastan giysiler giyerek karşılıklı otururlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İpekli ve sırmalı kumaşlardan giyinmiş oldukları halde karşı karşıya otururlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İpek sırmalı kumaşlara bürünecek, karşı karşıya oturacaklar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Halis ipek ve parlak atlastan elbiseler giyerek, karşılıklı otururlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinir, karşılıklı otururlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnce ipekten, parlak atlastan giymiş olarak, karşılıklı oturmaktadırlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
geyürler yufķa barcından daħı ķalıñ barcından ķarşu ķarşu olıcılarken.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Geyerler dürlü ḳumāşlar yaşıl ḥarīrden, daḫı tāze ibrişümden. Biri birineḳarşu otururlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Taftadan və atlazdan (nazik və qalın ipdən) libaslar geyib qarşı-qarşıya əyləşəcəklər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Attired in sin and silk embroidery, facing one another.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Dressed in fine silk(4726) and in rich brocade, they will face each other;(4727)
4726 Cf. 18:31 , and n. 2373. 4727 Everything will be open and in social companionship: for all the petty feelings of jealousy or exclusiveness will have passed away.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَلْبَسُونَ
giyerler
مِنْ سُنْدُسٍ
ince ipekten
وَاِسْتَبْرَقٍ
ve parlak atlastan
مُتَقَابِل۪ينَۚ
karşılıklı olanlardır
İnce ipekten ve parlak atlastan (elbiseler) giyerek karşılıklı otururlar.
لَبِسَ
Fiil-I
ل ب س
Giydi, örttü, takındı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سُنْدُس
İsim
سُندُس
İnce ipek
اِسْتَبْرَق
İsim
اِسْتَبْرَق
Kalın ya da parlak atlas, sırmalı kumaş, altınla dokunmuş sündüs, kalın ipek.
مُتَقَابِل۪ين
Etken fiil-VI
ق ب ل
Karşı karşıya, karşılıklı olarak