close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Duhân Sûresi 42. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İllâ men rahima(A)llâh(u)(c) innehu huve-l’azîzu-rrahîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ancak Allah kime acırsa o başka; şüphe yok ki odur üstün ve rahim.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak Allah’ın rahmet ettiği (mü’min, müttaki ve mücahit kulları) başka. (Onlara şefkat ve şefaat edilecektir.) Şüphesiz O (Allah), Üstün ve Güçlü olandır, (kullarına acıyıp) Esirgeyendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ancak Allah'ın yardım ettiği kimseler kurtulur, Şüphesiz O Allah, kâfirlerden intikam almaya karşı çok güçlü ve mü'minlere de çok acıyıp merhamet edendir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ancak, Allah'ın rahmeti ve merhameti ile muamele ettiği kimselerin, mü'minlerin birbirlerine faydası olur, onlara yardım edilir. Kudretli hükümran olan O'dur. Engin merhamet sahibidir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 23/101; 70/10-11.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak Allah'ın rahmet ettikleri müstesna. Şüphesiz O, güçlüdür, çok merhametlidir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak Allah'ın rahmet ettiği başka. Şüphesiz O, üstün ve güçlü olandır, esirgeyendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ancak Allah'ın merhamet ettiği kimseler böyle değil. (Bunlar birbirlerine şefaat eden müminlerdir). Çünkü O Azîz'dir= kâfirlerden intikam alır, Rahîm'dir= müminlere merhamet eder.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın rahmet ettikleri müstesna. Şüphesiz Allah, izzet, güç ve rahmet sahibidir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ın acıdıkları hariç, çünkü O'nun her şeye gücü yeter; çok merhametlidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Ancak Allah, bir kimseyi yarlıgamış buluna, O emredir, O yarlıgar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yalnız, Allah'ın rahmet ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir.
Cemil Said
swap_vert close
Ancak Allâh’ın merhamet itdiği kurtulabilür. O ’azîz ve rahîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yalnız, Allah'ın merhamet ettiği kimseler bunların dışındadır. O, şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yalnız, Allah’ın yardım ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
41-42. O gün hiçbir dostun dostuna bir faydası dokunmaz, onlar başka yerden de yardım görmezler, ancak Allah’ın rahmetine mazhar olanlar müstesna. Allah izzet ve rahmet sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ancak Allah'ın merhamet ettiği kimseler böyle değildir. Şüphesiz O, üstündür, merhametlidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yalnız ALLAH'ın merhamet ettikleri hariç. O Üstündür, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ancak Allah'ın merhamet ettiği kimseler böyle değildir. Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, çok merhamet edicidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ancak Allahın rahmetiyle yarlıgadığı başka, çünkü o öyle azîz öyle rahîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
41-42. O gün, Allah’ın, (mü’minlerden) merhamet ettikleri hariç, hiçbir dost, dosta fayda veremeyecek ve onlara (azaba müstahak olanlara, kesinlikle) yardım da edilmeyecek. Şüphesiz O (Allah), her işinde mutlak galip olandır, (razı olduğu kullarına) çok merhametlidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ancak Allah'ın rahmet ettiği kimseler hariç. Kuşkusuz O, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allahın esirgediği kimseler böyle değil. Çünkü O, bizzat kâfirlerden intikaam almıya hakkıyle kaadir, (mü'minleri) çok esirgeyicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ancak Allah'ın merhamet ettiği kimseler müstesnâ. Şübhesiz ki Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Rahîm (çok merhamet edici) olan ancak O'dur.
İhsan Aktaş
swap_vert close
41, 42. O gün (ahiret günü), hiçbir yakının, yakınına bir yararı olmaz. Ve onlara (başka yerlerden de) yardım edilmez (herkes dünyada yaşadığının karşılığını alacak). Ancak (yardımı hak edenlerden) Allah’ın rahmet ettikleri müstesna (onlara o gün yardım edilecektir). Kuşkusuz O, mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir. *
(*) Bu ve Kur’an’ın muhtelif yerlerinde bu anlamdaki ayetleri gördükten sonra hâlâ birilerinden şefaat umarak günah işleme rahatlığını gösterenleri anlamak mümkün değil. Âyetler çok açık, Allah’ın kararı çok nettir. Kimsenin kimseye bir faydasının olmayacağı çok kesin. Torpilin, kayırmanın, arka çıkmanın, sahiplenmenin işe yaramayacağı belirgin. Kişinin kendi amellerinden başka Allah’ın rahmetinin ve mağfiretinin dışında ona yardım edecek hiçbir gücün olmayacağı aleni. Buna rağmen birilerinin şefaatine, himmetine, kayırmasına güvenme rahatlığı nereden geliyor? Eğer Kur’an’daki bu ayetlere gerçekten inanırsak işte o zaman şefaatçi aramak yerine güvenebileceğimiz çalışmalar yaparız, daha doğru ve verimli bir hayat ortaya koyarız. Birilerine güvenmek, birilerinin gönlünü almak ve kapıkulu olmak yerine Allah’a güveniriz, O’nun rızası için çalışırız, O’na kul oluruz, O’na sığınırız, yaptıklarımızı O’na arz ederiz, her şeyi O’ndan bekleriz, O’nun rahmetine güvenir ve O’nun rızasını kazanmak için mücadele veririz. İşte o zaman kimsenin bize şefaat etmesini beklemeyiz, zaten gerek de kalmaz. (C. Külünkoğlu Meali 41.Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yalnızca Allah’ın merhamet edip bağışladıklarına yardım edilecek. Çünkü O çok güçlü ve merhametli olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Meğer ki Allah’ın esirgedikleri ola. Çünkü O, erklidir, acıyıcıdır,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Meğer ki Allah/ın merhamet ettiği kimseler olsun. Çünkü O, yegâne galiptir, merhametlidir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ancak Allah’ın merhamet ettiği kimseler bunların dışındadır. Muhakkak ki O, Azîz’dir, Rahîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ancak Allah'ın rahmet ettiği başka. Hiç şüphesiz O üstün güç sahibi olandır, esirgeyendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ancak Allah’ın şefkat ve merhametini hak edenler başka! Onlar elbette ilâhî yardıma mazhar olacaklardır. Hiç kuşkusuz O, sonsuz kudret ve merhamet sahibidir. Allah’ın gazâbını hak edenlere gelince:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ancak, Allah’ın merhamet ettiği kimseler başka! Gerçekten O, Rahîm Azîz’dir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah'ın sevgi halkasına aldıkları ise el üstünde tutulacaklar. Çünkü Allah, engin sevgi gücü ile egemendir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’a inandıkları, Allah’ın yasalarına göre dünyada yaşadıkları için Allah’ın yardım ettiği kimseler hariç! Şüphesiz Allah mutlak güç sahibi ve çok merhamet edendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ancak Allah’ın merhamet ettiği kişiler böyle değildir. Şüphesiz ki O güçlüdür, çok merhametlidir.
Mehmet Türk
swap_vert close
41,42. O gün, Allah’ın merhamet ettikleri dışında hiçbir dost, dosta fayda veremeyecek ve hiç kimse de yardım göremeyecektir. Şüphesiz O (Allah) çok şereflidir, pek merhametlidir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah’ın rahmetini ve şefkatini bağışladığı kimseler hariç: yalnız O, kudret sahibidir, rahmet kaynağıdır.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah’ın rahmet ettikleri müstesna. Şüphesiz O’dur gücü sonsuz olan ve rahmetine sınır olmayan. 3/185, 6/16
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah’ın rahmet ettiği kimseler müstesna: zira yalnızca O’dur her işinde mükemmel olan, sonsuz merhamet sahibi O’dur.[⁴⁴⁵⁶]
[4456] Âhiretteki şefaat anlayışının sınırlarını çizen âyetlerden biri (Konuyla ilgili tüm âyetlerin ayrıntılı bir tahlili için bkz: 39:44, not 47).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ancak Allah’ın rahmetine nâil olanlar müstesna! (Bunlarsa müminlerdir ki onlar Rablerinin izniyle, peygamberlerinin şefaatına ererler) Şübhe yok ki O, her şeye gücü yetendir, çok merhamet edendir.
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak Allâh’ın merhamet ettiği hariç. Şüphesiz O, üstündür merhametlidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah'ın rahmet ettiği kimse müstesna. Şüphe yok ki o Allah, azîzdir, rahîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
41, 42. O gün dost dosta fayda veremez. Allah'ın merhametine mazhar olanlar dışında, kimseye yardım da edilmez. O, gerçekten azîzdir, rahîmdir (üstün kudret sahibidir, merhamet ve ihsanı boldur). [23, 101; 70, 10-11]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ancak Allah'ın acıdığı kimseler (kurtulur). Şüphesiz O, üstündür esirgeyendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ancak Allâh'ın rahmet buyurdukları (birbirine mu'âvenet idebilirler.) Allâh gâlib ve kâdir ve kullarına rahîmdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ama Allah’ın ikram edeceği kişiler olacaktır. O üstündür, ikramı boldur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın merhamet ettikleri dışında. Çünkü O, çok güçlü ve merhametlidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'ın rahmet ettikleri müstesna. Şüphesiz ki O herşeyin mutlak galibi ve sonsuz rahmet sahibidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın rahmet ettiği kimse müstesna. Allah Azîz'dir, Rahîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
illā ol kim raḥmet ķıldı Tañrı bayıķ ol beñdeşsüzdür raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İllā ol kimse ki Tañrı Ta‘ālā raḥmet ide. Ol raḥmet idici ‘azīzdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allahın rəhm etdiyi kimsədən başqa! Şübhəsiz ki, O, yenilməz qüvvət, mərhəmət sahibidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Save him on whom Allah hath mercy. Lo! He is the Mighty, the Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Except such as receive(4720) Allah.s Mercy: for He is Exalted in Might, Most Merciful.
4720 Allah's Mercy will be the only thing of any efficacy: for He is both able t o help ("Exalted in Might") and willing to forgive ("Most Merciful").  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلَّا
an- cak
مَنْ
o kim- se ki
رَحِمَ
merha- met etti
اللّٰهُۜ
Allah
اِنَّهُ
şüphe- siz O
هُوَ
O
الْعَز۪يزُ
Azîz'dir
الرَّح۪يمُ۟
Rahîm'dir
Ancak Allah'ın merhamet ettiği kimseler müstesna; çünkü O, Azîz'dir, Rahîm'dir (bütün şerefin ve kudretin sahibi olan, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir).
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
رَحِمَ
Fiil-I
ر ح م
Merhamet etti, rahmet etti, acıdı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli