close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Duhân Sûresi 17. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve lekad fetennâ kablehum kavme fir’avne ve câehum rasûlun kerîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve andolsun ki onlardan önce Firavun'un kavmini de sınamıştık ve onlara güzel huylu bir peygamber gelmişti de.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun Biz kendilerinden önce, Firavun’un kavmini de deneyip imtihandan geçirdik. Onlara üstün meziyetli kerim bir elçi (Hz. Musa) gelmişti;
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz onlardan uzun zaman önce de, Firavun halkını aynı yolla sınadık; Onlara şerefli bir elçi de gelmiş ve
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun, onlardan önce, biz, Firavun'un kavmini de imtihan etmiştik. Onlara asâletli, değerli bir Rasul, Mûsâ gelmişti.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun, onlardan önce Firavun'un kavmini de imtihan ettik ve onlara şerefli bir peygamber geldi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, biz kendilerinden önce, Firavun'un kavmini de denedik. Onlara kerim bir elçi gelmişti;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Celâlim hakkı için, onlardan (Kureyş'den) önce Firavun'un, kavmini imtihan ettik. Onlara da çok şerefli bir peygamber gelmişti.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve andolsun, onlardan önce de Firavun kavmini denedik. Onlara çok iyi bir elçi gelmiş idi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
17,18. Andolsun, biz onlardan önce de, Firavun'un toplumunu imtihan etmiştik. Onlara da değerli bir peygamber gelmiş ve şöyle demişti: “Ey Allah'ın kulları! Çağrıma uyarak bana karşı görevinizi yerine getiriniz. Çünkü ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.”[543]
[543] Hz. Mûsâ ve Firavun’un kıssası hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 399-412.  
Besim Atalay
swap_vert close
Biz önceden, Firavun ile ulusunu sınamış idik, hem onlara, çok da sayın bir peygamber gelmişti
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun, onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir resul (Musa) gelmişti.
Cemil Said
swap_vert close
Zâten ânlardan evvel Fir’avn’ın kavmini imtihâna çekdik ve ânlara muhterem bir rasûl gönderdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, onlardan önce, Firavun milletini denemiştik. Onlara gelen değerli bir peygamber demişti ki:
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir peygamber (Mûsâ) gelmişti.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
17-18. Onlardan önce Firavun’un kavmini de imtihan ettik; onlara, şunu söyleyen değerli bir elçi geldi: “Ey Allah’ın kulları! Bana istediğimi verin, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
17, 18. Andolsun, kendilerinden önce biz, Firavun'un kavmini de imtihan etmiştik. Onlara: Allah'ın kulları! Bana gelin! Çünkü ben size (gönderilmiş) güvenilir bir resûlüm diye (davette bulunan) şerefli bir elçi gelmişti.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlardan önce Firavun'un halkını sınamıştık; onlara şerefli bir elçi gitmişti:
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun ki, biz onlardan önce Firavun kavmini de denemiştik. Onlara çok kıymetli bir peygamber gelmişti.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlım hakkı için onlardan evvel Fir'avnin kavmını fitneye düşürdük, onlara da kerîm bir Resul gelmişti
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, biz onlardan önce de Firavun’un kavmini imtihân etmiştik, onlara çok değerli/şerefli bir peygamber (olan Mûsâ) gelmişti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun Biz, onlardan önce Firavun halkını fitnelendirdik.¹ Onlara çok şerefli bir resûl gelmişti.
1- Sınava tabi tuttuk.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki biz bunlardan evvel Fir'avn kavmini de imtihan etdik. Onlara da çok şerefli bir peygamber gelmişdi,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Celâlim hakkı için, kendilerinden önce Fir'avun kavmini de imtihân ettik; onlara da şerefli bir peygamber (olan Mûsâ) geldi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Muhakkak ki, biz, onlardan (Kur’an’a muhatap olan insanlardan) önce (kendilerine mal, mülk, servet, iktidar ve bütün maddi imkânlar vererek) Firavun toplumunu da sınamıştık. Ve kendilerine (mesajlarımızı ulaştırmak üzere) seçkin bir elçi gelmişti. *
(*) Onların sınanması azapla değil, kendilerine verilen mal, mülk, servet ve maddi imkânlarla olmuştur. ( وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ) أي إختبرنا قبلَ مشركي العرب (قَوْمَ فِرْعَوْنَ) بكثرة الأموال والأرزاق (حقائق التأويل في الوحي والتنزيل)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlardan önce Firavunun kavmini denemiştik ve onlara çok değerli bir elçi gelmişti.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki Biz onlardan önce Firavun ulusunu da sınadık. Onlara görklü bir elçi gelmişti.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Onlardan evvel Firavun kavmini de imtihana çektik. Onlara mükerrem ve muazzez bir peygamber gelmiş
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun, onlardan önce Biz, Firavun’un kavmini de denemiştik [fetennâ]. Onlara yüce/onurlu bir elçi gelmişti.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz biz kendilerinden önce, Firavun'un kavmini de denemeden geçirmiştik ve de onlara yüce bir peygamber gelmişti.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçek şu ki, onlardan önce Firavunu ve halkını da buna benzer bir sınavdan geçirmiştik: Onlara, Mûsâ gibi değerli bir Elçi gelmiş ve şöyle demişti:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun Firavun’un kavmini de onlardan önce imtihan ettik! Onlara kerîm bir rasûl geldi. Diye ki:
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Biz bunlardan önce Firavun halkını da denedik. Hatta kendilerine gelen değerli elçimiz:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Onlardan önce Firavun kavmini de sınamıştık. Onlara değerli bir elçi gönderdik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki kendilerinden önce Firavun’un kavmini de imtihan etmiştik. Onlara değerli bir elçi gelmişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun Biz onlardan önce, Firavun’un toplumunu da denedik ve onlara çok değerli bir Peygamber (olan Mûsa) gelmişti.
Muhammed Esed
swap_vert close
BİZ onlardan [uzun zaman] önce Firavun halkını [aynı yolla] sınadık: onlara soylu bir elçi gelmiş [ve,]
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nitekim biz onlardan daha önce de Firavun halkını sınamıştık. Onlara da saygın bir elçi gelmiş ve şöyle demişti. 10/83, 40/23...50
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DOĞRUSU Biz, onlardan önce de Firavun kavmini sınamıştık. Onlara seçkin[⁴⁴⁴²] bir elçi gelmiş
[4442] Kerîm, “kendi sınıfının üstün ve seçkinleri” için kullanılan sıfat. Rasul insanlar arasından seçilen, rasulun kerim rasuller arasından seçilendir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki -onlardan önce- biz Firavun kavmini de imtihan etmiştik, onlara çok şerefli bir peygamber de gelmişti.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara ikramda bulunan bir resul (Mûsâ) gelmişti.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Andolsun ki, onlardan evvel Fir'avun'un kavmini bir imtihana tâbi tuttuk ve onlara kerîm bir peygamber gelmişti.
Suat Yıldırım
swap_vert close
17, 18. Biz onlardan önce Firavun'un halkını da imtihan ettik, onlara da pek değerli bir resul gelip demişti ki: “Ey Allah'ın kulları, benim hakkımı verin, yani tebliğimi dinleyin; çünkü ben size gönderilen güvenilir bir elçiyim.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun, onlardan önce Fir'avn toplumunu da (imkanlar vererek) sınadık. Onlara değerli bir elçi geldi, (şöyle diyerek):
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz, bunlardan evvel Fir'avn kavmini imtihân itdik. Onlara kerîm rasûl geldi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlardan önce (yine kadir gecesi verilen kararla) Firavun’un halkını da zor bir imtihana sokmuştuk; onlara da değerli bir elçi gelmiş, şöyle demişti:
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlardan önce Firavun kavmini de imtihan etmiştik. Onlara şerefli bir elçi gelmişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlardan önce Biz Firavun'un kavmini de sınamıştık. Onlara çok şerefli bir peygamber geldi ve dedi ki:
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kudretimize yemin olsun ki, onlardan önce Firavun'un kavmini de ince bir imtihana çektik de, asil ve onurlu bir resul geldi onlara.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ śınaduķ anlardan ilerü fir'avn ķavmin daħı geldi anlara yalavaç ħurmatlu ya'nį mūsā
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı biz ṣınaduġ‐ıdı anlardan burun Fir‘avn ḳavmini. Daḫı geldi‐y‐idi özlerine şerīf peyġamber.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun ki, Biz onlardan əvvəl Fir’on qövmünü imtahana çəkmişdik. Onlara möhtərəm bir peyğəmbər (Musa) gəlmişdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And verily We tried before them Pharaoh's folk, when there came unto them a noble messenger,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We did, before them, try the people of Pharaoh:(4700) there came to them a messenger most honourable,(4701)
4700 This reference is to the pride of Pharaoh and his Egyptians, and their fall, rather than to the story of Moses himself; just as in 44:30-33 the reference is to the blessings bestowed on Israel , contrasted with their pride, unbelief, and fall; and in 44:37, to the ancient Himyar kingdom in Yemen , which similarly fell for its sins. 4701 Most honourable: this epithet is specially applied to Moses here, as expressing the truth, in contrast to the Pharaoh's false characterisation of him as "a contemptible wretch"(43:52).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
ve and- olsun
فَتَنَّا
imtihan ettik
قَبْلَهُمْ
onlardan önce
قَوْمَ
kav- mini
فِرْعَوْنَ
Firavun'un
وَجَٓاءَهُمْ
ve onlara gelmişti
رَسُولٌ
bir resul
كَر۪يمٌۙ
kerim
Andolsun Biz, onlardan önce Firavun'un kavmini de imtihan etmiştik. Onlara da kerim (Allah'ın katında ikrama nail olmuş) bir resul (olan Mûsâ) gelmişti.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
فَتَنَ
Fiil-I
ف ت ن
Kötülük yaptı, şaşırttı, imtihan etti, aldattı, fitneye düşürdü, belaya uğrattı, yaktı, işkence etti
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
كَرِيم
İsim
ك ر م
Kerîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İkram eden demektir), kerim, verimli, bereketli, değerli, üstün, ikrama nail, vakarlı