close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Duhâ Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve emmâ-ssâ-ile felâ tenher
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve bir şey dileyeni boş çevirme, azarlama.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Sana ihtiyacını arz edip) Yardım dilenenleri (sıkıntı ve sorunlarına çözüm yolu olacak cevaplar bekleyenleri) azarlayıp (mahrum ve mahzun bırakmayasın!)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yardım isteyeni de hangi çeşit olursa olsun boş çevirme.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yardım isteyenlere, medet umanlara lütuf ve ihsanın esirgenmesine rıza gösterme.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dileneni de azarlama.
Ali Bulaç
swap_vert close
İsteyip-dileneni azarlayıp-çıkışma.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Dilenciyi de azarlama.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bir şey isteyeni sakın kovma (sosyal bağları sağlam tut.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Dilenciyi de azarlama!
Besim Atalay
swap_vert close
Dilenciyi kovmayasın
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yardım isteyeni asla azarlama!
Cemil Said
swap_vert close
sâili koğmakdan hazr iyle,
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ve sakın bir şey isteyeni azarlama;
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sakın isteyeni azarlama!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
El açıp isteyeni de sakın boş çevirme!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
El açıp isteyeni de sakın azarlama.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dilenciyi de azarlama.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Dilenciyi de azarlama.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ve amma sâili azarlama
Emrah Demiryent
swap_vert close
Senden bir şey isteyeni boş çevirme.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sakın isteyeni¹ geri çevirme.
1- İstenilen şey somut olarak belirtilmemiş olmakla birlikte, bağlama bakıldığında; istenilen şeyin “bilgi edinme,” “hakkı öğrenme,” “korunup gözetilme” olduğu anlaşılmaktadır. Bir sonraki ayetten de bu anlaşılmaktadır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sâile gelince: (Onu) da azarlayıb koğma.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve dilenciye gelince, sakın (onu) azarlama!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (kim olursa olsun, dini ve inancı ne olursa olsun yardım) isteyeni de asla geri çevirme, *
(*) Câhiliye döneminde başlıca sosyal ve ahlâkî problemlerden biri de yetimlerin ve yoksulların durumu idi. Onların hakları gözetilmez, malları ellerinden alınır, kendilerine zulmedilirdi. Buna göre 9-10. âyetlerin ana hedefi Resûlullah’ın şahsında bütünüyle toplumun dikkatini bu iki temel ahlâkî ve sosyal problem üzerine çekmek ve bunları çözüme kavuşturmaktı. Bunun yanında, daha özel olarak Resûlullah’a mazhar olduğu anılan ihsanlar karşısında şükür mahiyetinde bazı görevleri hatırlatılmaktadır. Burada sıralanan görevlerin, 6-8. âyetlerde Hz. Peygamber’e bahşedildiği bildirilen ilâhî lütuflarla alâkalı olduğu görülmektedir. Buna göre Allah onu yetim iken korumuştur; o da yetimi incitmemeli, himaye etmeli, (bütün maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamalı ve sosyal güvencelerini sağlamalıdır.) Allah ona ne yapacağını bilmez iken yol göstermiştir… Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa:639-640  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İsteyeni de bundan sonra azarlama.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sakın dilenene homurdanma.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sakın dilenen kimseyi azarla kovma,
İsmail Yakıt
swap_vert close
El açıp yardım isteyene [es-sâ’il] gelince, sakın onu azarlama/geri çevirme!⁶
6 “Es-sâ’il” Arapçada dileyen, soran, isteyen, el açıp yalvaran gibi anlamlara gelir. Genelde dilenciler için kullanılır. Burada kelimenin belirlilik takısı olan “el” takısıyla gelmesi, o kişinin fakirliği ve muhtaç olduğu bilinen bir kişi olmasıdır. İşte o muhtaç durumda olduğu kesin bilinen kişiler azarlanmayacak ve geri çevrilmeyecektir. Yoksa tanımadığımız rastgele dilenciler için değil. O gibilere vermek zorunlu olmadığı gibi doğru da değildir. Dilencilik günümüzde çok istismar edilmektedir, bunu meslek haline getirenler vardır, dikkatli olmalıyız. Ayrıca “sâ’il” kelimesi aynı zamanda sual soran anlamına da gelmektedir. Soru soran kişi soruyu öğrenmek için sormuşsa, yani öğrenmek için sorduğu biliniyorsa, cevap verilir, o kişi aydınlatılır. Eğer soru maksatlı sorulmuşsa veya soranın ne amaçla sorduğu bilinmiyorsa, o zaman cevap verme zorunluluğu yoktur.  
Kadri Çelik
swap_vert close
İsteyip dilenene de azarlayıp çıkışma.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve asla azarlama, herhangi bir konuda senden soru sorup bilgi isteyeni ya da yardım isteyeni!Ona yardım elini uzat, eğer gücün yetmiyorsa, tatlı bir üslûpla özür dile, fakat hiçbir zaman onu kapından kovma!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Soru Soran’ı (İsteyen’i) azarlama!
Mehmet Çakır
swap_vert close
İsteyeni azarlama!
Mehmet Çoban
swap_vert close
İhtiyacı olduğu için isteyeni azarlama! Şaşkınlık içinde sana gelip yol arayanları horlama! Onları küçük görme! Onları ezme! Onlarla alay etme!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sorup (yardım) isteyeni sakın azarlama!
Mehmet Türk
swap_vert close
9,10,11. Öyleyse sakın yetimi hor görme, isteyeni de azarlama.¹ Ve Rabbinin nîmetini (minnet ve şükranla) anlat da anlat. ²
1 Sâil (السَّائِلُ): “dilenci ve soru soran,” anlamına gelir. Azarlama emri; kovmamayı gerektirdiği için, dilenciyi, azarlamanın yasaklanmış olması, istemede ısrar etmediği durumdadır. Eğer istemede ısrar eder de yumuşak bir şekilde reddetmek fayda vermezse o vakit azarlamada bir sakınca yoktur. Hasan el-Basri’ye göre, “sail”den maksat, mal isteyen değil, “ilim ve din ile ilgili soru soran” demektir ve ilim soran kimseye ilmi olan kimsenin cevap vermemesi kesinlikle yasaktır. Bir hadis-i şerifte: “Kendisine bir ilim sorulup da onu gizleyen kimseye, ateşten bir gem vurulur” buyrulmuştur. Mutlak manada “sâil” lafzı, dilenci manasında asıl olmakla beraber “dileyen, dilenen” veya hangi suretle olursa olsun “isteyen, soran,” mutlak olarak da “talep eden” manasını taşır. (Elmalılı)2 Bu sûreden itibaren “Nas sûresinin” sonuna kadar her sûrenin bitiminde “tekbir” almak sünnettir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
yardım isteyeni asla geri çevirme, ⁴
4 Sâil terimi, kelime anlamıyla “isteyen kimse”yi gösterir ki bu da yalnız “dilenci”yi değil, hem maddî hem de manevî açıdan zor durumda iken yardım ve hatta bir konuda aydınlanma (tavsiye) isteyen herkesi kapsar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
El açıp isteyeni/din konusunda soru soranı azarlama! 2/177, 4/36, 89/15...18
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Her durumda yardım isteyeni azarlama![⁵⁷⁸³]
[5783] Zımnen: Yol göstermeni isteyeni (Krş: Abese sûresi 3-10). Bu ilkenin Kur’an terbiyesindeki yeri, bu âyeti dengeleyen şu âyetle birlikte düşünülmelidir: “insanlardan arsızca istemezler” (2:273).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
9,10. O halde sakın yetimi azarlama (ona iyi davran) senden bir şey (bilgi) isteyeni boş çevirme. (İhtiyacını gider, ona nasihatte bulun, doğru yolu göster)
Osman Fırat
swap_vert close
Sakın yardım isteyeni azarlama!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve bir şey dileneni de sakın kovma.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İsteyene de kaba davranma, onu azarlama!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dilenciyi azarlama.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sâili red itme. (Sadaka vir, olmadığı halde güzel söz söyle)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İsteyene ve sorana karşı ilgisiz kalma[*].
[*] نهر , açma veya açılma (تفتُّح شيءٍ أو فتحِه) anlamına gelir." (Mekayis'l-luğa s.1000) Biriyle arayı açmak ve mesafe koymak, ona ilgisiz davranmaktır. Peygamberimiz, İbn Ümmi Mektûm'a ilgisiz kaldığı için azarlanmıştı. Bkz. Abese 80/1  
Şaban Piriş
swap_vert close
İsteyeni azarlama.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İsteyeni(1) azarlama.
(1) Veya soranı.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yoksulu/bir şey isteyeni azarlama!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ammā dilenciyi sekidü çaġırma.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı dilenci yüzine çaġırma.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Dilənçini də (qapıdan) qovma!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Therefore the beggar drive not away,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nor repulse the petitioner (Unheard);(6186)
6186 Then there are the people who come with petitions-who have to ask for something. They may be genuine beggars asking for financial help, or ignorant people asking for knowledge, or timid people asking for some lead or encouragement. The common attitude is to scorn them or repulse them. The scorn may be shown even when alms or assistance is given to them. Such an attitude is wrong. Charity is of no moral value without sympathy and love. Nor is it charity to give to idle sturdy professional beggars, for show or to get rid of them. They are mere parasites on society. Every petition should be examined and judged on its merits.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَمَّا
ve ama
السَّٓائِلَ
sorup isteyeni
فَلَا تَنْهَرْۜ
sakın azarlama
Senden (sual edip bir şey) isteyeni de sakın azarlama!
اَمَّا
Edat
اَمَّا
Fakat, ama, ancak, öyleyse
سَٓائِل
Etken fiil
س ا ل
İsteyen, soran, sorup isteyen
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَهَرَ
Fiil-I
ن ه ر
Azarladı