close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Cinn Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve ennehum zannû kemâ zanentum en len yeb’aśa(A)llâhu ehadâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve şüphe yok ki onlar da sizin sandığınız gibi Allah'ın, kesin olarak hiçbir kimseyi tekrar diriltmiyeceğini sanıyorlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Ve onlar (cinnlerin kâfir takımı), sizin de öyle zannedip aldandığınız gibi, Allah’ın hiç kimseyi kesin olarak (ahirette hesaba çekmek üzere) diriltmeyeceğini sanmışlardı."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hakikaten o cinler de siz insanların zannettiği gibi Allah'ın hiçbir kimseyi asla diriltemeyeceğini veya Allah'ın hiçbir kimseyi peygamber olarak göndermeyeceğini sanmışlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Onlar da, sizin zannetiğiniz gibi, Allah'ın hiç kimseyi asla peygamber olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirmeyeceğini zannediyorlardı.”
bk. Kur’ân-ı Kerim, 46/29-33.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar da sizin sandığınız gibi Allah'ın hiç kimseyi diriltmeyeceğini sanmışlardı.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Ve onlar, sizin de sandığınız gibi Allah'ın hiç kimseyi kesin olarak diriltmeyeceğini sanmışlardı.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O insanlar da, (ey cinler) sizin zannettiğiniz gibi, Allah'ın ebedîyen hiç bir kimseyi öldükten sonra diriltmiyeceğini zannetmişlerdi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Ve bana bildirildi ki:) O cinler de, siz insanların sandığı gibi, Allah’ın hiç kimseyi diriltmeyeceğini sanmışlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Cinler sizin sandığınız gibi Allah'ın hiçbir kimseyi peygamber olarak göndermeyeceğini sanıyorlardı.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar da sizin gibi, Allahın kimseyi diriltmiyeceğin sanıyorlardı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Gerçekten onlar da sizin sandığınız gibi, Allah'ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı.”
Cemil Said
swap_vert close
"İnsânların kâfirleri de sizin gibi Allâh’ın tekrâr diriltmeyeceğine i’tikâd idiyorlardı."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Doğrusu, onlar da sizin, Allah'ın kimseyi yeniden diriltmeyeceğinizi sandığınız gibi sanıda bulunmuşlardı."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Gerçekten onlar da, sizin sandığınız gibi, Allah’ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Tıpkı sizin sandığınız gibi onlar da Allah’ın hiç kimseyi tekrar diriltmeyeceğini ¬zannederlerdi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar da sizin sandığınız gibi, Allah'ın hiç kimseyi tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Onlar, tıpkı sizin sandığınız gibi, ALLAH'ın hiç bir kimseyi göndermeyeceğini sanıyorlardı."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Doğrusu onlar sizin zannettiğiniz gibi, zannetmişlerdi ki, Allah asla kimseyi Peygamber göndermeyecek.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve doğrusu onlar sizin zann ettiğiniz gibi zann etmişlerdi ki: Allah ebedâ hiç bir kimseyi ba's etmiyecek
Emrah Demiryent
swap_vert close
Gerçekten onlar da sizin sandığınız gibi, Allah’ın hiç kimseyi (öldükten sonra) tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten de onlar sizin sandığınız gibi, Allah'ın hiç kimseyi diriltmeyeceğini sanmışlardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Hakıykaten onlar da, sizin zannetdiğiniz gibi, Allahın hiçbir kimseyi kat'iyyen diriltemeyeceğini sanmışlar».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Hakikaten onlar da sizin zannettiğiniz gibi, Allah'ın hiç kimseyi aslâ diriltmeyeceğini zannetmişlerdi.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve şüphesiz onlar (o cinlere sığınan insanlar) da sizin sandığınız gibi, Allah’ın hiç kimseyi tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı. (*)
(*) Burada hem konuşanların hem de muhatap olanların cinler olduğunu ve (بعث) ‘’ba’s’’ ifadesinden kasıt da ahiretteki diriliş olduğunu söylemek ayetlerin siyak ve sibakıyla daha uyumlu olduğu görülmektedir. (الله اعلم) Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir.: وأنهم أي الإِنس - ظنوا واعتقدوا {كَمَا ظَنَنتُمْ} واعتقدتم أيها الجن، أن الله - تعالى - لن يبعث أحدا بعد الموت، وهذا الظن منهم ومنكم ظن خاطئ فاسد، فإن البعث حق، وإن الحساب حق، وإن الجزاء حق (الوسيط في تفسير القرآن الكريم) واعلم أن حمله على كلام الجن أولى لأن ما قبله وما بعده كلام الجن (مفاتيح الغيب).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlarda aynen sizin zannettiğiniz gibi, Allah’ın hiçbir kimseyi ölümünden sonra diriltmeyeceğini zannediyorlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten onlar da, tıpkı sizin gibi, Allah hiç bir kimseyi yeni baştan diriltemez sanmışlardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Sizin zannettiğiniz gibi insanlar da Allah kimseyi tekrar diriltmeyecek zannetmişlerdi [⁴]»;
[4] Yahut periler, siz kâfirlerin zannettikleri gibi zannetmişlerdi. Bu halde bu, ve evvelki âyet vahiy cümlesinden olur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Doğrusu, onlar da sizin zannettiğiniz gibi, Allah’ın hiçbir kimseyi yeniden diriltmeyeceğini zannetmişlerdi.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ve onlar (insanlar), sizin (cinlerin) sandığınız gibi Allah'ın hiç kimseyi kesin olarak diriltmeyeceğini sanmışlardır.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Çünküo insanlar da, tıpkı sizin bir zamanlar sandığınız gibi, Allah’ın insan ve cinlerin hayatına hiçbir zaman müdâhale etmeyeceğini, dolayısıyla hiç kimseyi Peygamber olarak göndermeyeceğini ve öldükten sonra hiç kimsenin dirilmeyeceğini sanıyorlardı. Fakat biz Kur’an’ı dinledikten sonra, bu iddianın tamamen yanlış olduğunu anladık.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“ ‘Allah kimseyi asla yeniden diriltmeyecek’ diye zannettiğiniz gibi onlar da zannediyordu”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hattâ bu sığınmacılar, tıpkı siz cinler gibi, 'Allah kimseyi tekrar diriltmez' sanıyormuş...
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Sözlerine inandıklarımız da Allah’ın hiç kimseyi diriltmeyeceğini sanmışlardı.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar da sizin sandığınız gibi, Allah’ın kimseyi (elçi) olarak göndermeyeceğini sanmışlardı.
Mehmet Türk
swap_vert close
“(Ey Cinler!) Doğrusu o (insanlar da) sizin zannettiğiniz gibi Allah’ın kimseyi (Peygamber olarak) göndermeyeceğini zannetmişlerdi.”
Muhammed Esed
swap_vert close
O kadar ki, sizin [vaktiyle] düşündüğünüz gibi, onlar da Allah’ın hiç kimseyi [yeniden] asla [elçi olarak] göndermeyeceğini düşünmeye başladılar. ⁵
5 Taberî’nin (Kelbî’nin rivayetine dayanarak) ve İbni Kesîr’in yorumları. Yahudilerin hakim çoğunluğu, Eski Ahid’de açıkça zikredilmiş olanların dışında hiçbir peygamberin gelmeyeceğine inanıyordu; onların Hz. İsa’yı ve Muhammed (s)’i reddetmelerinin ve Allah’ın yaratılış planına doğrudan nüfûz sağlayabilmek amacıyla “göğe uzanmaları”nın (bkz. sonraki ayet) sebebi budur.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– İşte o insanlar da sizin gibi, Allah’ın hiç kimseyi yeniden diriltemeyeceğini, hiç kimseyi elçi olarak göndermeyeceğini zannederlerdi. 40/35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Öyle ki o sapık insanlar, tıpkı sizin sandığınız gibi Allah’ın hiç kimseyi elçi göndermeyeceğini[⁵³⁵⁰] sanmışlardı.[⁵³⁵¹]
[5350] Veya: “Yeniden diriltmeyeceğini”. Yahudilerin kendi dışındakilere risalet gelmeyeceğine dair inançlarına atıf. Bu söylem, insan neslinden umut kesmeye delâlet eder. [5351] 5 âyetteki ennâ zanennâdaki mütekellim zamirleri ile cinlerin ağzından sürdürülen söylem, 7. âyetteki zannû gaib ve zanentum muhatab zamirleriyle, yerini gerçek mütekellim olan Allah’a bırakmış gibidir. Aynı şey arkadan gelen pasajda da gerçekleşir. Zira 16-19’da konuşan doğrudan Allah’tır. Aslında zamirler ve mercileri arasındaki bu baş döndürücü değişiklik, ele alınan konuda “kim demiş”e değil, “neyi, niçin demiş”e kilitlenmemiz gerektiğini ihsas eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gerçek şu ki onlar da (o azan cinler de) sizin (müşriklerinizin) sandığı gibi, Allah'ın hiç kimseyi (peygamber olarak) göndermeyeceğini sandılar.
(Burada ba'sın, ahirette ölüleri diriltme manası akla gelirse de, esas maksadın, dünyada vaki olan Peygamber s.a.s.'in gönderilişi olduğunu takip eden ayetler anlatmaktadır.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar da sizin sandığınız gibi Allâh’ın hiç kimseyi (öldükten sonra) diriltmeyeceğini sanmışlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve şüphesiz onlar da sizin zannetiğiniz gibi zannetmişlerdir ki, Allah hiçbir kimseyi peygamber göndermeyecektir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. De ki: Bana vahyolunduğuna göre bir cin cemaati Kur'ân'ı dinledikten sonra şöyle dediler: “Biz gerçekten, doğru yolu gösteren harikulade bir Kur'ân dinledik. Bundan böyle Rabbimize asla bir şerik tanımayacağız. Rabbimizin şanı çok yücedir, O ne eş, ne de çocuk edinmiştir. Meğer içimizden birtakım cahiller, Allah hakkında gerçek olmayan sözler söylüyormuş! Biz de saf saf, insanları ve cinleri, Allah hakkında yalan söylemez sanmışız! Meğer bir kısım insanlar cinlerden bazılarına sığınıp, böylece onları daha da azgın hale getirmişler! Onlar da, sizin zannettiğiniz gibi, Allah'ın ölen hiçbir kimseyi diriltmeyeceğini zannetmişler. [37, 1;46, 29-33]
Hz. Peygamber (a.s.)’ın Kur’ân dinleyen cinleri görüp görmediği hakkında farklı rivayetler vardır. Hadisçiler cinlerin Kur’ân dinlemek için farklı zamanlarda altı ayrı defa geldiklerini kabul ederler. Hadiseye şahid olan Abdullah İbn Mes’ud (r.a)’ın Efendimizin onları gördüğü şeklindeki tesbiti, birçok müfessirce tercih edilmektedir.Cinlerin insanların dillerini bildikleri anlaşılıyor. Bütün dilleri bilmeseler bile, yaşadıkları bölgenin dillerini öğrendikleri düşünülebilir. 6. âyetle ilgili olarak İbn Abbas (r.a) “Cahiliyede Araplardan biri ıssız bir vadide konakladığında bir tehlikeden korktuğu zaman, o vâdinin büyüğü diye düşünülen cinne sığınırdı.” Allah’ın dünyaya halife kıldığı insanoğlu, Allah’tan gaflet edip cinlere sığınınca, onlar da gururlanmış, azmış ve onlara daha fazla eziyet etmeye başlamışlardı. 6. âyetten, bu anlaşılıyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar da sizin sandığınız gibi Allah'ın hiç kimseyi diriltmeyeceğini sanmışlardı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Ey Müşrikler) Onlar da sizin zan iylediğiniz gibi, Allâh Te'âlâ'nın kimseyi öldükden sonra ba's itmeyeceğini zan iylediler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar da sizin sandığınız gibi, Allah’ın artık kimseyi elçi göndermeyeceğini sanmışlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sizin zannettiğiniz gibi, onlar da Allah'ın hiç kimseyi yeniden diriltemeyeceğini sanmışlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Onlar da, sizin zannettiğiniz gibi, Allah kimseyi diriltmeyecek sanıyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Onlar, tıpkı sizin sandığınız gibi, Allah'ın hiç kimseyi asla diriltmeyeceğini/peygamber göndermeyeceğini sanmışlardı."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı bayıķ ādemįler śandılar nite kim śanduñuz kim ķoparmaya yirden Tañrı kimseyi.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve anlar ṣandılardı siz ṣanġan gibi ki Tañrı Ta‘ālā hīç kimseyi ikinci dirilt‐mez.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar (o insanlar) da siz (cinlər, yaxud o cinlər də siz insanlar) təkin elə güman edirdilər ki, Allah heç kəsi (öləndən sonra) diriltməyəcəkdir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And indeed they supposed, even as ye suppose, that Allah would not raise anyone (from the dead)
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
´And they (came to) think as ye thought, that Allah would not raise up any one (to Judgment).
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَنَّهُمْ
ve gerçek-ten onlar
ظَنُّوا
sanırlardı
كَمَا
o şey gibi ki
ظَنَنْتُمْ
sanırdınız
اَنْ لَنْ يَبْعَثَ
asla diriltmez
اللّٰهُ
Allah
اَحَداًۙ
hiç kimseyi
"Gerçekten o (cin)ler de sizin sandığınız gibi, Allah'ın hiç kimseyi (resul olarak seçip göndererek manen) diriltmeyeceğini sanmışlardı."
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
ظَنَّ
Fiil-I
ظ ن ن
Bildi, zanda bulundu, zannetti, anladı, sandı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
ظَنَّ
Fiil-I
ظ ن ن
Bildi, zanda bulundu, zannetti, anladı, sandı
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
بَعَثَ
Fiil-I
ب ع ث
Diriltti, gönderdi, ulaştırdı, kaldırdı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir