close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Cinn Sûresi 5. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve ennâ zanennâ en len tekûle-l-insu velcinnu ‘ala(A)llâhi keżibâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve bizse şüphe yok ki ne insanlar, ne de cinler, Allah hakkında yalan şeyler söylemez sanıyorduk.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Oysa hakikaten biz, insanların ve cinnlerin Allah’a karşı asla yalan söylemeyeceklerini zannetmiştik."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve gerçekten biz insanların ve cinlerin Allah'a karşı yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Biz, insanların ve cinlerin Allah adına asla yalan uydurmayacağını, Allah'a iftira etmeyeceğini biliyorduk.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Oysa biz insanların ve cinlerin Allah'a karşı yalan söylemeyeceklerini sanmıştık.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah'a karşı asla yalan söylemiyeceklerini sanmıştık.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hakikaten biz, insan ile cin, Allah'a karşı asla yalan söylemez sanmışız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ve insanlar ile cinlerin, Allah namına yalan uydurmayacaklarını sanıyorduk.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Biz, insanları ve cinleri Allah hakkında asla yalan söylemezler sanmıştık.”
Besim Atalay
swap_vert close
Biz sanırdık ki, gerek in'den, gerek cin'den Allaha karşı kimse hiç yalan uydurmaya!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Biz ise, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.”
Cemil Said
swap_vert close
"Biz gerek insânlardan ve gerek cinlerden kimse Allâh hakkında kizb söylemez zan ider idik."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Doğrusu insanların ve cinlerin Allah'a karşı yalan uydurabileceklerini sanmazdık."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla gerçek dışı şeyler söylemeyeceklerini ¬sanırdık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Halbuki biz, gerek insanlar gerekse cinler Allah hakkında asla yalan söylemezler, sanmıştık.
Edip Yüksel
swap_vert close
"İnsanların ve cinlerin ALLAH'a karşı yalan uyduramıyacaklarını sanmıştık."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Doğrusu biz insanları ve cinleri Allah'a karşı asla yalan söylemez sanmışız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve doğrusu biz, İns ü Cinn Allaha karşı asla yalan söylemez sanmışız
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini zannetmiştik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Doğrusu biz “insin ve “cinnin”¹ Allah'a karşı asla yalan söylemeyeceklerine inanıyorduk.
1- Yerli- yabancı, tanıdık- tanımadık, bilinen-bilinmeyen kimselerin.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Gerçek biz de insan (olsun), cin (olsun) Allaha karşı (hiçbiri) asla yalan söylemez, sanmıştık.»
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Hâlbuki biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında aslâ yalan söylemeyeceklerini sanmıştık!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Oysa gerçekten biz, insanların ve (bizim gibi görünmeyen bir varlık olan) cinlerin Allah hakkında; yalan söylemeyeceklerini sanmıştık.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Biz tanıdığımız (ins) ve tanımadığımız yabancı (cinlerin) kimselerin Allah adına, kesinlikle yalan söylemeyeceklerini zannediyorduk.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Doğrusu, şimdiye kadar biz, insanlar olsun, cinler olsun, Allah’a karşı h,iç yalan söylemezler sanıyorduk.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Biz insanlardan, perilerden hiçbir kimse Allah namına yalan söz söyleyemeyecek, zannediyordun da onlara uymuştun.»;
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Muhakkak ki biz, insanların da cinlerin de Allah’a karşı yalan söyleyemeyeceklerini zannediyorduk.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah'a karşı asla yalan söylemeyeceklerini sanmıştık.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ey halkımız! Doğrusu, insanların ve cinlerin Allah’a karşı bu kadar pervasızca ve bile bile yalan söyleyecekleri, aklımızın ucundan bile geçmezdi.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Biz, zannediyorduk ki; Cinnler ve İnsanlar, Allah’a asla yalan söylemeyecekler”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
hattâ iblisin yanlış bilgilendirmesi yüzünden biz, 'ins ve cin, Allah'a yalan söyleyemez' diye biliyormuşuz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Biz temiz bir insanız. Saf düşüncelere sahibiz. İnançlarımız net arı duru! Bu nedenle insanların bize yalan söylemeyeceklerini düşünüyorduk. Allah hakkında bizi kandırmayacaklarını sanıyorduk. Bu inancımız sadece bildiğimiz tanıdığımız insanlar için değildi. Biz bilmediğimiz tanımadığımız bütün insanların da aynı şekilde, insanları kandırmayacaklarına inanıyorduk. Bu nedenle insanlara güvendik. Onların sözlerine uyarak peşlerinden gitmiştik. Hâlbuki onlar bize yalan söylemişler.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz hiçbir insan ve cinin Allah hakkında yalan söylemeyeceğini sanmıştık.
Mehmet Türk
swap_vert close
“Biz de; insanların ve cinlerin, Allah’a karşı kesinlikle yalan söylemeyeceklerini sanırdık.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve ne insanın ne de [hiçbir] görünmez gücün Allah hakkında yalan uydurmayacağını ³ düşün[mekte yanılmış]tık.
3 Bu ayette ve sonrakinde cinn terimi (burada “görünmez güçler” olarak çevrilmiştir), açıkça “tabiatüstü güçler” olarak tanımlanan varlıklara veya daha doğrusu kişinin onların egemenliğine girmesine işaret etmektedir (bkz. Ek III). Bu “güçler”, ister gerçek, isterse insan tahayyülünün ürünleri olsunlar, “Allah hakkında yalan uydururlar”; çünkü kendi hakimiyetleri altında bulunanları, Allah’ın varlığının ve yaratılmış evren ile ilişkisinin “mahiyeti” hakkında hayalî, keyfî anlayışlar benimsemeye iterler: bütün batınî dinlerde, (ruhanî sırlara nüfûz ve üstün güçlere yakınlık iddiasındaki -T.ç.n.) gnostik ve teosofik sistemlerde, kabalistik Musevîlikte ve hepsinin birçok ortaçağ versiyonunda ortaya çıkan anlayışlardır bunlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asılsız şeyler söylemeyeceklerini zannederdik. 2/78, 11/18-19
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Halbuki biz, ne insanların ne de cinlerin Allah’a iftira edeceğine asla ihtimal vermezdik.”[⁵³⁴⁷]
[5347] Zımnen: Böyle sanarak onları taklit ettik ve bu da bizi şirke sürükledi.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
“Biz ise, insanlar ve cinler Allah'a karşı, asla yalan söylemezler sanıyorduk”
Osman Fırat
swap_vert close
Kesinlikle biz insanların ve cinlerin, Allah’a karşı yalan söylemeyeceklerini sanmıştık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve doğrusu biz sanmış idik ki, insan ve cin, Allah'a karşı bir yalan söyler değildir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. De ki: Bana vahyolunduğuna göre bir cin cemaati Kur'ân'ı dinledikten sonra şöyle dediler: “Biz gerçekten, doğru yolu gösteren harikulade bir Kur'ân dinledik. Bundan böyle Rabbimize asla bir şerik tanımayacağız. Rabbimizin şanı çok yücedir, O ne eş, ne de çocuk edinmiştir. Meğer içimizden birtakım cahiller, Allah hakkında gerçek olmayan sözler söylüyormuş! Biz de saf saf, insanları ve cinleri, Allah hakkında yalan söylemez sanmışız! Meğer bir kısım insanlar cinlerden bazılarına sığınıp, böylece onları daha da azgın hale getirmişler! Onlar da, sizin zannettiğiniz gibi, Allah'ın ölen hiçbir kimseyi diriltmeyeceğini zannetmişler. [37, 1;46, 29-33]
Hz. Peygamber (a.s.)’ın Kur’ân dinleyen cinleri görüp görmediği hakkında farklı rivayetler vardır. Hadisçiler cinlerin Kur’ân dinlemek için farklı zamanlarda altı ayrı defa geldiklerini kabul ederler. Hadiseye şahid olan Abdullah İbn Mes’ud (r.a)’ın Efendimizin onları gördüğü şeklindeki tesbiti, birçok müfessirce tercih edilmektedir.Cinlerin insanların dillerini bildikleri anlaşılıyor. Bütün dilleri bilmeseler bile, yaşadıkları bölgenin dillerini öğrendikleri düşünülebilir. 6. âyetle ilgili olarak İbn Abbas (r.a) “Cahiliyede Araplardan biri ıssız bir vadide konakladığında bir tehlikeden korktuğu zaman, o vâdinin büyüğü diye düşünülen cinne sığınırdı.” Allah’ın dünyaya halife kıldığı insanoğlu, Allah’tan gaflet edip cinlere sığınınca, onlar da gururlanmış, azmış ve onlara daha fazla eziyet etmeye başlamışlardı. 6. âyetten, bu anlaşılıyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz insanların ve cinlerin, Allah'a karşı yalan söylemeyeceklerini sanmıştık (onun için o beyinsizin sözüne uymuştuk),
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ve biz zan iderdik ki insânlardan ve cinlerden hiç biri Cenâb-ı Hak üzerine yalan söylemez" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Biz sanıyorduk ki insanlar ve cinler, Allah’a karşı yalan söyleyemezler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Biz de, insanların ve cinlerin Allah hakkında yalan söylemeyeceklerini zannederdik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Oysa biz ne insanların, ne de cinlerin Allah hakkında yalan söylemeyeceklerini sanırdık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Biz sanmıştık ki, ne insanlar ne de cinler Allah hakkında asla yalan söylemezler."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı bayıķ śanduġ-ıdı kim hergiz söylemeye ādemį daħı perrį Tañrı üzere yalan.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı biz ṣanurduk ki eyitmez ins ve cin Tañrı Ta‘ālā ḥaḳḳına yalansöz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz elə güman edirdik ki, nə insan, nə də cin tayfası Allah barəsində yalan danışmaz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And lo! we had supposed that humankind and jinn would not speak a lie concerning Allah
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
´But we do think that no man or spirit should say aught that untrue against Allah.(5731)
5731 No one ought to entertain false notions about Allah. For by joining false gods in our ideas of worship, we degrade our conception of ourselves and the duty we owe to our Creator and Cherisher, to Whom we have to give a final account of life and conduct. If we worship idols or heavenly bodies, or human beings, or any creature, or false fancies born of self or foolish abstractions, or the lusts and desires of our own hearts, we are not only doing violence to Truth, but we are causing discord in the harmony of the world.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَنَّا
ve şüphe- siz biz
ظَنَنَّٓا
zannet-miştik
اَنْ لَنْ تَقُولَ
asla söylemez
الْاِنْسُ
insanlar
وَالْجِنُّ
ve cinler
عَلَى
hak- kında
اللّٰهِ
Allah
كَذِباًۙ
bir yalan
"Hâlbuki biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini zannediyorduk."
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
ظَنَّ
Fiil-I
ظ ن ن
Bildi, zanda bulundu, zannetti, anladı, sandı
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنْس
İsim
ا ن س
İnsan
جِن
İsim
ج ن ن
Cin
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَذِب
İsim
ك ذ ب
Yalan, yalanlamak, yalan uydurmak