close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Cinn Sûresi 28. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Liya’leme en kad eblaġû risâlâti rabbihim ve ehâta bimâ ledeyhim ve ahsâ kulle şey-in ‘adedâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gerçekten de Rablerinin elçiliklerini hakkıyla yaptıklarını, hükümlerini tebliğ ettiklerini bilsin diye ve onların her halini de bilgisiyle kavramış, kuşatmıştır ve her şeyi, birbir sayıp tespit etmiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Allah, nebilerine de bazı gaybi bilgiler aktarır) Öyle ki (insanlar) onların, Rablerinden gelen risaleti (insanlara gönderilenleri) tebliğ ettiklerini bilip (anlasınlar. Allah) Onların nezdinde olanları sarıp kuşatmış ve her şeyi tek tek sayıp tespitini yapmış bulunmaktadır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Böylece peygamber kendisine Allah'ın vahyinin melekler tarafından eksiksiz olarak ulaştırıldığını bilsin veya Allah meleklerin Rablerinin mesajını doğru ve sağlam olarak yerine ulaştırdıklarını bilgisiyle kuşatmıştır veya Allah'ın mesajını O'nun kullarına peygamberlerin eksiksiz olarak ulaştırdıklarını açıkca gösterir. Allah meleklerin, peygamberlerin ve kullarının her halini bilgisiyle kavramış ve kuşatmıştır ve herşeyi bir bir sayıp tesbit etmiştir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Rableri, meleklerin ve peygamberlerin tebliğine memur ettiği konuları, tebliğ görevlerini ifalarını; onların sorumluluğuna verilenleri, yanlarında olup bitenleri ilmiyle kudretiyle çepeçevre kuşatarak, her şeyi bir bir sayarak kaydip belirlemesi için onların etrafına koruyucu melekler dizer.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/255.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Öyle ki, Rablerinin risaletlerini (kendileri vasıtasıyla görderdiği hükümleri) tebliğ ettiklerini bilsin. (Allah) onlarda olanı kuşatmış ve her şeyi sayı olarak saymıştır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Öyle ki onların, Rablerinden gelen risaleti (insanlara gönderilenleri) tebliğ ettiklerini bilsin. (Allah,) onların nezdinde olanları sarıp-kuşatmış ve her şeyi sayı olarak da sayıp-tesbit etmiştir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O Peygamber şunu bilsin ki, o elçiler Rablerinin risaletlerini tamamıyla eriştirmişlerdir; ve O, elçilerin yanındaki ilmi kuşatmış ve her şeyi sayıca saymıştır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ki (Allah) o elçilerin, Rableri olan Allah’tan gelen mesajları ulaştırdıklarını görsün. Şüphesiz Allah, onların yanında olan her şeyi (ilmiyle) kuşatmıştır. Ve her şeyi tek tek saymıştır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
27,28. Ancak hoşnut olduğu peygamber hariçtir. Çünkü O, peygamberinin önünden ve ardından gözetleyiciler gönderir ki Rablerinin emirlerini tebliğ ettiklerini bilsin. Allah onları çepeçevre kuşatmıştır ve her şeyi bir bir saymıştır.[686]
[686] Cinn sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 85-86.  
Besim Atalay
swap_vert close
26,27,28. Bilen O'dur göze görünmiyeni, hoşnut bulunduğu bir peygamberden başkasını, kendi sırrına kimseyi bilirli kılmaz, Tanrının elçiliklerin eriştirdiğin bilmeklik için, onun önünde, ardında bekçiler koyduk, her hallerin bilir, her nesnenin sayısını saymıştır»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O elçi bilsin ki Rabbi tarafından gönderilenleri, melekler ona tam olarak ulaştırmış, o da onlarda olanın hepsini almış ve her şeyi tek tek kavramıştır.”
Halk arasında cinlerin insan türünü etkilediği ve onların sağlığına zarar verdiği inancı oldukça yaygındır. Bu bakımdan cin şerrinden korunmak ya da cin çarptığı sanılan insanları iyileştirmek için bazı yollara baş vurulur. Bunlardan bir tanesi de “Cin sûresi” ni okuyarak hastayı iyileştirmektir. Cin şerrine maruz kaldığı düşünülen hasta üzerine cin sûresi kırkbir defa okunur, sûre içinde beş defa âyet sonlarında tekrarlanan “ehadâ” kelimelerinden sonra hastaya üflenir. Ancak bu âdetin güvenilir en küçük bir dayanağı yoktur. Zira cin sûresi cinler hakkında abartılmış bilgi ve inançların yanlışlığını, Kur’an âyetlerinin cinler üzerindeki etkisini ve âhiret hayatının kesin olduğunu anlatıyor. Dolaysıyla bu sûrenin cinlerin bir şerri olduğu ve o cinlerin şerrinden korunmak gibi bir geliş amacı bulunmamaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Tâ ki rabbinin ihâle iylediği vazîfe ve teblîgâtın tamâmen icrâsına nezâret itsünler. Allâh’ın ’ilmi her şeyi ihâta ider, her şeyin ’adedini bilür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
27,28. Ancak peygamberlerden, bildirmek istediği bunun dışındadır. Rablerinin bildirilerini tebliğ etmelerini ortaya koymak için her peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar; onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve herşeyi bir bir sayar.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
27,28. Ancak seçtiği resûller başka. (Onlara bildirir.) Fakat O, Resûlün önünde ve arkasında gözetleyici (melek)ler yürütür ki resûllerin, Rablerinin vahiylerini tebliğ ettiklerini bilsin. Allah, onların her hâlini kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıp dökmüştür.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
27-28. Ancak elçi olarak seçtiği başka. Allah, bu elçilerin her türlü durumlarını ilmiyle kuşattığı ve her şeyin sayısını belirlediği halde, rablerinin mesajlarını tebliğ ettiklerini ortaya çıkarmak için onların önlerinden ve arkalarından gözcüler gönderir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ki böylece onların (peygamberlerin), Rablerinin gönderdiklerini hakkıyla tebliğ ettiklerini bilsin. (Allah) onların nezdinde olup bitenleri çepeçevre kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır (kaydetmiştir).
Edip Yüksel
swap_vert close
Böylece, elçilerin Rab'lerinin mesajını ilettikleri ortaya çıksın. O onların yaptıklarını tümüyle kuşatmıştır ve herşeyi sayı olarak hesaplamıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bilsin diye ki, onlar Rablerinin elçiliklerini yerine getirmişlerdir. Allah onlarda bulunan her şeyi kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bilsin diyeki onlar rablarının risaletlerini hakkıyle iriştirmişlerdir ve o onların nezdindekini ihata etmiş ve her şey'i sayısiyle ihsa buyurmuştur
Emrah Demiryent
swap_vert close
26-27-28. O, (Allah ki mutlak) gaybı bilendir. (Allah) hiç kimseye (mutlak) gaybı bildirmez. Ancak, Allah, razı olup seçtiği elçilerine bazı gayb bilgilerini vahyederek bildirir. Allah, (gaybî bilgileri bildirme esnasında o bilginin şeytanlar tarafından çalınmaması için, şeytanları kovan,) Peygamber’in önünden ve ardından (muhafızlık yapan) gözcüler (melekler) tayin eder ki böylece Peygamber, meleklerin Rablerinin vahyini kendisine, dosdoğru ve eksiksiz bir şekilde ulaştırdığını (kat’î sûretle) bilsin. Allah, onların her hâlini ilmiyle kuşatmış, her şeyi bir bir kaydetmiştir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Rabb'lerinin mesajlarını tebliğ ettiklerini bilmek için.¹ Yanlarında olanları kuşatmış ve her şeyi kayıt altına almıştır.
1- Vahyin hiçbir değişikliğe uğramaksızın olduğu gibi tebliğ edildiğini ortaya koymak için.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Tâki (o peygamberler), Rablerinin gönderdiklerini (o gözetleyicilerin) hakkıyle (kendilerine) tebliğ etdiklerini (şûhüden) bilsin (ler). (Allah, peygamberin) nezdinde olub bitenleri (onların her haalini ilmiyle) kuşatmış, herşey'i (müfredatı vech ile), sayı (sı) ile saymış (tesbît etmiş) dir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Tâ ki (o peygamberlerin), Rablerinin gönderdiklerini hakkıyla teblîğ ettiklerini ortaya çıkarsın; çünki Allah, onların yanında bulunan (her)şeyi (ilmi ile) kuşatmış ve herşeyi bir bir kaydetmiştir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Rablerinin bildirilerini (mesajlarını hakkıyla) tebliğ ettiklerini (şehadet ilmiyle de) ortaya koymak için her elçinin önünden ve ardından gözcüler salar; hâlbuki onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve her şeyi bir bir sayar. *
(*) İlâhî vahyin korunması, ona şeytan sözünün karışmaması ve peygamberlerin Allah’ın mesajlarını tebliğ edip etmediklerinin tam olarak ortaya çıkması için Allah Teâlâ, elçisinin önünde ve arkasında koruyucu / gözetleyici melekler görevlendirmiş (bk. İbn Âşûr, XXIX, 250), çevrelerini bunlarla donatmış ve tahkim etmiştir. Allah bunu, vahyi koruyamadığından değil, hikmeti gereği yapmaktadır; zira Allah’ın her şeye gücü yeter; O’nun ilmi her şeyi kuşatmıştır. Allah’ın peygamberlerini kıyamet ve âhiret halleri gibi bazı gayb konularından haberdar etmesinin bir amacı da mûcize mahiyetindeki bu bilgilerle onların nübüvvetini kanıtlamaktır. Bu âyetler, astroloji yoluyla olağan üstü bilgilere ulaştıklarını söyleyenleri de yalanlamaktadır. Zemahşerî gibi âlimler bu âyetlere dayanarak kerametin imkânsızlığını, keramet olduğu söylenenlerin asılsız olduğunu savunmuşlardır (bk. V, 172-173)… Kaynak : (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 481) Çünkü vahiy olmadan gaybı bilmek mümkün değildir. Öyleyse, yüce Allah’ın elçisi olmayan ve vahiy yoluyla ondan bilgi almayan hiçbir kimsenin gaybı bilmesi/keramet sahibi olması mümkün değildir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Rablerinin verdiği görevleri tebliğ etmişler mi? Bilmesi içindir. Rabbin, elçilerin yanında bulunan her şeyi kuşatmış ve her şeyin tek tek hesabını yapmıştır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çalaplarının gönderdiklerini gerçekten eriştirdiklerini görmek için. Allah onların bütün olanlarını bitenlerini bilgisiyle kuşatmış, her nesneyi sayıya almıştır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şunun için ki o, Rablerinin gönderdikleri haberleri tebliğ ettiklerini bilsin [³]. Allah onların her halini ilmiyle kuşatmış, her şeyin sayısını saymıştır.
[3] Peygamber, enbiya-yi sâlifenin Allah'ın kendileriyle gönderdiği emirlerini tebliğ ettiklerini bilsin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Böyle yapması, elçilerin, Rablerinden gelen vahiyleri [risâlât] hakkıyla tebliğ ettiklerini ortaya koymak içindir. (Allah) onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve her şeyi bir bir sayar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Rablerinin gönderdiklerini hakkıyla ulaştırmış olduklarını, onlarda bulunan her şeyi kuşattığını ve her şeyi bir bir saymış olduğunu bilsin diye (peygamberlere gözcüler tayin etmiştir).
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ki böylece Peygamber, aldığı bilgilerin hayal veya vehim olmadığını; vahiy getiren meleklerin, Rab’lerinin mesajını kendisine dosdoğru ve eksiksiz bir şekilde ulaştırdığını ve Allah’ın, onların yanındakileri, yani iç dünyalarında, hayatlarında ve çevrelerinde olup biten bütün gelişmeleri sonsuz ilmiyle kuşattığını ve bunun da ötesinde, kâinatta olmuş ve olacak her şeyi bir bir sayıp kayıt altına aldığını —en ufak bir şüpheye yer kalmayacak şekilde— bilsin.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bilsin diye ki “kesinlikle rabb’lerinin risaletlerini tebliğ ettiler; (rabb’leri de) onların yanındakileri kuşattı; her şeyi tek tek saydı”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
bunu da, Rab'lerinin buyruklarını cesurca tebliğ etmelerini sağlamak için yapar, çünkü, elçilerin durumunu yakından bilen Allah, her şeyi inceden inceye hesap etmiştir."
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Rabbim elçilerini böyle korur. Rabbim elçilerini koruma altına aldığını her şekilde bildirir. Her olayla hissettirir. Elçiler olarak bunu biliriz. Bunu hissederiz. Biliriz ki, biz Rabbimizin emriyle elçilik yaparız. Biz kendi kendimizi elçi tayin edemeyiz. Arkamızdaki güç Allah’ın gücüdür. O’nun için sağa sola sapmadan sadece verilen bilgileri insanlara açıklarız. Rabbim her şeyi kuşatmıştır. Bilgisi dışında hiçbir şey olmaz. O her şeyi en iyi şekilde bilir. Hiçbir şey O’nun bilgisi dışında gerçekleşmez. İnsan ona göre davranmalıdır. Ben Allah’tan habersiz iş yapabilirim düşüncesine girmemelidir.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
27,28. Ancak dilediği elçi(ler) bunun dışındadır. [*] Rablerinin mesajlarını onların (meleklerin) tebliğ ettiğini bilsin diye, o (elçinin) önünden ve arkasından gözetleyici(ler) gönderir. (Allah) onların beraberinde bulunanı kuşatmış ve her şeyi bir bir sayıp kaydetmiştir.
Benzer mesaj: Âl-i İmrân 3:179. Yüce Allah’ın elçilerine bildirdiği [gayb], onlara vahyettiği kitaplardır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O, bunu (Peygamberlerinin, insanlara) duyurduklarının, Rableri tarafından gönderildiğini bilmeleri için yapar. Çünkü O (Allah, zâten) onların söylediklerini (bilgisiyle) kuşatmış ve her şeyi tek tek kaydetmiştir.
Muhammed Esed
swap_vert close
böylece bu[elçi]lerin tebliğ ettikleri şeyin [yalnızca] Rablerinin mesajları olduğunu açıkça gösterir: çünkü onların [söyleyebilecekleri] her şeyi ²³ [bilgisi ile] kuşatan O’dur; ve [mevcut olan] her şeyi bir bir hesaplayandır.
23 Lafzen, “onların yanında olan her şeyi”, yani hikmeti ve bilgiyi.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Elçilerin, vahyi eksiksiz bir şekilde size ilettiğini ve Rabbinin onları her taraftan kontrol ettiğini ve her şeyi bir bir kaydedip muhafaza ettiğini ortaya koysun. 2/97.99, 25/32, 26/192.201, 87/6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O’nun böyle yapması, (rasullerin) tebliğ ettiklerinin Rablerinin risaleti olduğunu; dahası ellerindeki (vahyi) çepeçevre kuşattığını ve her şeyi tek tek sayarak muhafaza altına aldığını belirtmek içindir.[⁵³⁷³]
[5373] Bu âyet vahyin her türlü saldırıdan, özellikle de cinlerin tasallutundan korunmuş olduğunu ifade eder. Bizce sûrelerin başındaki mukatta’âtın verdiği mesajların ilki budur (Bkz: 68:1, not 1).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
27,28. Ancak beğenip seçtiği bir peygamber müstesna! Çünkü onun önünden ve ardından gözetleyiciler (koruyucu melekler) salar (ve ona gayb bilgisinin dilediği kadarını açar) ki, beğenip seçtiği Peygamberler; Rablerinin gönderdiklerini, elçilerin kendilerine hakkıyle tebliğ etmiş olduğundan emin olsunlar. (Allah) onların (gerek o peygamberin, gerek meleklerin) nezdinde olup bitenleri kuşatmış ve her şeyi sayıp tesbit etmiştir!
Osman Fırat
swap_vert close
Ki rablerinin vahiylerini tebliğ ettiklerini bilsin. Allah, onların her hâlini kuşatmış ve her şeyi bir bir sayıp dökmüştür.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Rablerinin risâletlerini hakkıyla eriştirmiş olduklarını bilmesi için (öyle muhafızlar tayin buyurulmuştur). Ve onların yanlarında olanı ilmen kuşatmıştır ve her bir şeyi adeden sayıp bilmiştir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
26, 27, 28. O bütün gaybı bilir. Fakat gayplarını kimseye açmaz. Ancak, bildirmeyi dilediği bir elçiye bildirir. Bu durumda (mesajı korumak için) o elçisinin önüne ve arkasına gözetleyiciler yerleştirir. Böylece (Allah) elçilerinin, Rab'lerinin mesajlarını gereğince tebliğ ettiklerini bilmek (yani fiilen görmek) ister. Doğrusu Allah, kullarının nezdinde ne var, ne yoksa her şeyi ilmiyle ihata etmiş, her şeyi bir bir kaydetmiştir. [2, 255]
Allah’ın gaybı Resulüne bildirmesi, gaybı O’ndan başkasının bildiğini göstermez. Aksine gaybın Allah’a has olduğunu teyid eder. Gözetleyicilerden maksat meleklerdir. Allah Resulüne gönderdiği gaybı, meleklerince koruma altına alınmış olarak gönderir. Hz. Peygamberin risaletinden sonra, gök kapıları cinlere büsbütün kapanınca, onlar, melekler tarafından sıkı bir korumanın olduğunu anlamışlardı. Ayetin meali, muhtemel üç tefsir arasından, bizce en kuvvetlisine göre verilmiştir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Böyle yapar) Ki onların, Rablerinin kendilerine verdiği mesajları duyurduklarını bilsin. Allah, onlarda bulunan herşeyi (bilgisiyle) kuşatmıştır ve herşeyi bir bir saymış(hesabetmiş)tir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Tâ ki rasûl, halka rabbinin risâletini teblîğ itdiğini (teblîğ iylediği şeyde hâricden bir şey olmadığını) ve Allâh'ın o rasûlleri 'indinde olub her şeyi (zerreye varıncaya kadar) sayısıyla bildiğini bile.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O elçi bilsin ki Rabbi tarafından gönderilenleri, melekler ona tam olarak ulaştırmış, o da onlarda olanın hepsini almış ve her şeyi tek tek kav­ramıştır.”[*]
[*] Şeytanlar birinci kat semadan kovuldukları için (Saffat 37/6-10) Mele-i A'lâ'da yani yıldızların olduğu birinci kat semada saklı olan Kur'an'a dokunamazlar. Allah Teâlâ şöyle demiştir: " Yok yok! Yıldızların bulunduğu yerin önemine dikkatinizi çekerim, Bilseniz onun değeri pek büyüktür. (Şunu bilmeniz daha önemlidir: Yıldızların yerinde olan) değerli Kur'an'dır. Kınında saklı bir kitaptadır. Ona, tertemiz olanlardan (meleklerden) başkası dokunamaz. O, bütün varlıkların Sahibi tarafından indirilmiştir. (Vakıa 56/75-80). "Kur'ân'ı şeytanlar indirmedi. Bu, onların yapabileceği bir iş değildir; buna güçleri de yetmez. Onlar, (âyetler ininceye kadar) onları dinlemekten engellenmişlerdir." (Şuârâ 26/210-212) Bu suredeki âyetler, âyetler ininceye kadar şeytanlardan nasıl korunduğunu göstermektedir. İndikten sonra dinlemelerine bir engel kalmaz. Bu durumda bir müdahaleleri olmaması için bize şu emir verilmiştir: "Kur'ân okuyacağın zaman taşlanmış Şeytan'dan Allah'a sığın." (Nahl 16/98)  
Şaban Piriş
swap_vert close
“Rabbinin gönderdiklerini gerçekten tebliğ ettiklerini göstermek için... Onların yanlarında olanı kuşatmış ve her şeyi bir bir kaydetmiştir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Tâ ki, peygamberler, Rableri tarafından gönderilenleri meleklerin tastamam ulaştırdıklarını bilsin. Allah ise onların her halini kuşatmış ve herşeyi tek tek saymıştır.(4)
(4) Gerek peygamberlerin, gerekse onlara vahyi iletenlerin ve onları gözetenlerin her halini Allah bilir. Olmuş ve olacak olan herşeyi, bir zerre bile hariç kalmamak üzere Allah tek tek bilir. Onun ilmi genel bir bilgiden ibaret değildir; herşeyin bütün inceliklerini ve bütün ayrıntılarını kuşatan ezelî bir bilgidir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ki onların, Rablerinin elçiliklerini hedefine tam ulaştırdıklarını bilsin. Allah, onların katında bulunan şeyleri kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıya bağlamıştır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
tā bile kim bayıķ degürdiler çalabıları yalavaçlıķların. daħı ķapladı anı kim ķatlarındadur daħı śaydı her nesneyi śaymaķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bilmeg‐içün ki teblīġ itdiler Tañrıları risālātını ve muḥīṭ olduḳların‐da eline ve iḥṣā itdi barça nesne ṣaymaġ‐ıla.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Peyğəmbərlərinin) öz Rəbbinin göndərdiklərini (nə cür) təbliğ etdiyini bilsin (bəlli etsin). (Allah) onlarda olanların hamısını (peyğəmbərlərin əhvalatını və bütün əməllərini Öz elmi ilə) ehtiva etmişdir. O, hər şeyi bir-bir sayıb yazmışdır (təsbit etmişdir)!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
That He may know that they have indeed conveyed the messages of their Lord. He surroundeth all their doings, and He keepeth count of all things.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"That He may know that they have (truly)(5751-A) brought and delivered the Messages of their Lord: and He surrounds(5752) (all the mysteries) that are with them, and takes account of every single thing."(5753)
5751-A They: the band of watchers. In "he may know" it is better to construe "he" to refer to the Prophet who receives the Message from the "watchers". 5752 Ahata: surrounds, encompasses, encloses, guards on all sides, keeps under his own possession and control, and does not allow to be corrupted or debased. See last note but one. 5753 In the spiritual Kingdom—as indeed, in all things—Allah's knowledge, wisdom, and Plan comprehend all things, great and small. There is nothing which we do, nothing which happens that is outside His account. (Cf. 17:60).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لِيَعْلَمَ
bilmesi için
اَنْ
şüp-hesiz
قَدْ
kesin
اَبْلَغُوا
tebliğ ettiler
رِسَالَاتِ
gönderdiklerini
رَبِّهِمْ
Rabb-lerinin
وَاَحَاطَ
ve kuşattı
بِمَا
o şe- yi ki
لَدَيْهِمْ
yanların- dadır
وَاَحْصٰى
ve saydı
كُلَّ شَيْءٍ
her şeyi
عَدَداً
adet adet
Ki (o resuller), Rabblerinin (vahiy olarak onlara) gönderdiklerini tebliğ ettiklerini kesin olarak bilsin(ler). Allah, onlarda bulunan (her hâl)i kuşatmış ve (onlara verdiği) her şeyi bir bir say(ıp kaydet)miştir.
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَبْلَغُ
Fiil-IV
ب ل غ
Tebliğ etti, ulaştırdı
رِسَالَات
İsim
ر س ل
Gönderilen
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَحَاطَ
Fiil-IV
ح و ط
Kuşattı, kavradı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَدَي
Mekan zarfı
لَدَي
Yanında, -de, -da
اَحْصٰى
Fiil-IV
ح ص ي
Saydı, döktü, kuşattı, hesap etti, sayıp yazdı
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
عَدَد
İsim
ع د د
Sayı, adet, miktar