close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Cinn Sûresi 24. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Hattâ iżâ raev mâ yû’adûne feseya’lemûne men ad’afu nâsiran ve ekallu ‘adedâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonunda, vaadedilen şeyi gördüler mi artık bilirler kimmiş yardımcısı daha zayıf ve sayı bakımından taraftarı daha az?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hatta ki onlar, kendilerine va’ad edileni (eceli ve ahireti) gördükleri zaman, yardımcı olmak bakımından kim daha zayıfmış ve sayı bakımından kim daha azmış (ve zavallıymış), artık öğrenmiş olacaklardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Nihayet o inkârcılar tehdit edildikleri azabı ve kıyamet saatini gördükleri zaman kimin yardımcı bakımından daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bilip öğreneceklerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nihayet tehdit edildikleri şeyi, kıyameti, azâbı gördükleri zaman kimin yardım edeninin zayıf ve az olduğunu öğrenecekler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonunda kendilerine vaadedileni gördüklerinde kimin yardımcı bakımından daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bilecekler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonunda kendilerine vadedileni gördükleri zaman, yardımcı olmak bakımından kim daha zayıfmış ve sayı bakımından kim daha azmış artık öğrenmiş olacaklardır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet o vaad olundukları azabı (kıyamette) gördükleri vakit; yardımcısı en zayıf, sayıca da en az olan kimmiş bilecekler; (O mu, yoksa kendileri mi).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Nihayet kendilerine va’dedilen azabı gördükleri zaman, kimin yardımcılarının daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bileceklerdir.(*)
(*) Bedir Savaşının olacağına işarettir.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sonunda uyarıldıkları azabı gördüklerinde, kimin yardımcıları daha zayıf ve taraftarlarının daha az olduğunu bileceklerdir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Aldanmış bulunan şeyi gördüklerinden, kimin yardımcısı zayıfmış, kimin de sayısı azmış göreceklerdir»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar kendilerine yönelik tehditlerin somut olarak gerçekleştiğini (kıyameti/azabı) gördüklerinde hangi tarafın destek bakımından zayıf ve sayıca az olduğunu anlayacaklardır.
Cemil Said
swap_vert close
Kendilerine haber virilen ’azâbı gördikleri vakit yardımda daha za’îf ve va’adce daha kalîl olanın kim oldığını anlarlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sonunda, kendilerine söz verileni gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha güçsüz ve sayısının daha az olduğunu bileceklerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Nihayet uyarıldıkları şeyi gördüklerinde kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış, bilecekler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sonunda tehdit edildikleri azabı gördükleri zaman kimin yardımcılarının daha güçsüz ve sayıca daha az olduğunu anlayacaklar.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonunda, tehdit edilip durduklarını (azabı, kıyameti) gördükleri zaman, kim yardımcı olma bakımından daha güçsüz ve sayıca daha az imiş, bileceklerdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerine söz verilen şeyi gördüklerinde kimin yardımcısının güçsüz ve sayıca az olduğunu görecekler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kendilerine vaad edilen şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının en zayıf ve en az olduğunu bileceklerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Nihayet o va'dolundukları şey'i gördükleri vakıt artık bileceklerdirki yardımcısı en zaıyf ve sayıca en aza olan kimmiş?
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Kâfirler) kendilerine vadedileni (azabı) gördükleri zaman, kimin yardımcı bakımından daha zayıf ve (kimin destekçi) sayısının daha az olduğunu anlayacaklar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Uyarıldıkları şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve kimsesiz olduğunu bilecekler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Nihayet onlar tehdîd edilmekde oldukları (azâbı) gördükleri zaman kimin yardımcısı daha zaîf, sayısı daha azmış bileceklerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nihâyet tehdîd olunup durdukları (Cehennem azâbı)nı gördükleri zaman, artık kimin yardımcı bakımından daha güçsüz ve sayıca daha az olduğunu bileceklerdir!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Nihayet vadolundukları şeyi (kıyameti) gördüklerinde hangi tarafın destek bakımından zayıf ve sayıca az olduğunu bileceklerdir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar kendilerine vaat edileni gördüklerinde, kimin yardımcı olarak daha zayıf ve sayıca az olduğunu öğrenecekler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonunda bu gibiler kendilerine adanan azabı görünce kimin yardımcısı daha güçsüz, kimin sayıca az olduğunu öğreneceklerdir."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar seni pek zayıf, yardımcısız görürler. Nihayet vaadolundukları Bedir azabını gördükleri zaman yardımcısı gayet zayıf ve adedi pek az olanın kim olduğunu anlayacaklar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Tâ ki kendilerine vaat olunanları gördükleri zaman, elbette kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış bilecekler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonunda onlar, kendilerine vaat edileni gördükleri zaman, yardımcı olmak bakımından kim daha zayıfmış ve sayı bakımından kim daha azmış artık öğrenmiş olacaklardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bugün küstahça kibirlenen zâlimler, kendilerine söz verilen azâbın gerçekleştiğini gördüklerinde, kimin sahipsiz, yardımcısız olduğunu ve kimin sayıca az “bir avuç zavallı” olduğunu anlayacaklar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ne vaad ediliyor, sonunda gördükleri zaman, kim yardım eden olarak en zayıf, kim sayı bakımından en az, artık bileceklerdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sonunda inkarcılar, sözü edilen tehlikeyi sezdiler. Artık kimin desteği daha zayıf, kimin sayısı daha azmış yakında / BEDİR’de anlayacaklar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler hesap günü geldiğinde, azabı karşılarında gördüklerinde, kimin yardımcı bakımından daha zayıf, sayıca daha az olduğunu bilecekler. Hesap günü dünyada güvendikleri, bize yardım edecekler diye inandıkları onların yanından kaçacaklar. Onlar bu gerçeği bizzat görecekler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonunda, kendilerine vadedilen şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve sayısının daha az olduğunu ileride bileceklerdir. [*]
Benzer mesajlar: Kehf 18:34; Meryem 19:75.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(O kâfirler), kimin yardımcısının daha zayıf ve daha az olduğunu, kendilerine vâdedilen (cehennemi) görünce anlayacaklar.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Öyleyse bırak,] önceden uyarıldıkları [akibet]i görecekleri an ¹⁸ gelinceye kadar [beklesinler]: o zaman anlayacaklar kim, hangi [tür] insan daha çaresiz ve daha kimsesizdir! ¹⁹
18 Yani, Hesap Günü. Karş. benzer bir ifadeye sahip olan 19:75’in ikinci paragrafı.19 Lafzen, “yardımcılar açısından zayıf ve sayı bakımından az” -yani, sayıca kalabalık olmalarına rağmen fazla önem taşımayan.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonunda onlar kendilerine vaat edilen azabı gördüklerinde, yardıma kim daha muhtaçmış ve sayıca kim daha azmış o zaman anlayacaklar. 4/97, 47/27
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
TEHDİT edildikleri azabı görünceye kadar yolları var;[⁵³⁶⁶] işte o zaman, kimin yardıma daha muhtaç ve sayıca az olduğunu anlayacaklar.[⁵³⁶⁷]
[5366] Hattâ, izâ ile birlikte cümle başında geldiğinde “söz başı” olduğuna delâlet eder. Âyeti paragraf başı yapmamızın gerekçesi budur. [5367] Allah’a görünmeyen varlıklardan yardımcı, eş, ortak ve evlat tasavvur etmenin arkasındaki zehirli ve hasta bilince işaret. Bu, Allah’ın muhtaç olduğunu vehmetmenin yanında, tevhid akidesinin temeli olan Allah’ın tekliğini bir zaafmış gibi tersinden anlamayı da getiriyor. Yani: Cinleri bir tek olan Allah’a ortak koşanlar, böyle yapmakla Allah’ı güçlendirmiş mi oluyorlar?  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, müşrikler seni zayıf ve yardımcısız sanırlar) Kendilerine va’d olunan azabı gördükleri zaman, kimin yardımcısının zayıf ve az olduğun anlayacaklardır”
Osman Fırat
swap_vert close
Ta ki uyarıldıkları şeyi gördüklerinde kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış, bilecekler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Tehdid olunur oldukları şeyi gördükleri vakit artık bileceklerdir ki, yardımcı itibariyle en zaif ve adeden en az olan kim imiş?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kendilerine vâd olunan azabı veya kıyamet saatini gördüklerinde, kimin yardımcılarının daha zayıf, kimin askerlerinin daha az olduğunu, işte o zaman anlayacaklardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kendilerine va'dedilen şeyi (ya azabı veya kıyamet sa'atini) gördükleri zaman, kimin yardımcı bakımından daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bileceklerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar kendilerine va'd olunan 'azâbı gördüklerinde o zamân yardımcı cihetinden daha za'îf ve 'adedi daha az olanın kim oldığını anlarlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu gibiler tehdit edildikleri azabı görünce, kimin yardımcısının daha zayıf ve daha az sayıda olduğunu öğreneceklerdir.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Kendilerine vaat edileni gördükleri zaman, kimin yardımcı olarak daha zayıf ve sayısının az olduğunu anlayacaklar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Nihayet kendilerine vaad edilmiş olan şeyi gözüyle görür ve kimin yardımcısı daha güçsüzmüş, kimin sayısı daha azmış, o zaman anlarlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sonunda, onlar kendilerine vaat edileni gördüklerinde, yardımcı bakımından daha zayıf kim, sayı bakımından daha az kim, bileceklerdir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
tā ķaçan göreler anı kim va'de olınurlar tįz bileler kim ża'if ıraķdur arķa viricidin yaña daħı azıraķdur śaġışdın yaña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḥattā ol vaḳt ki göreler va‘de olunduḳları nesneyi, bileceklerdür kimüñ[nāṣırı] ża‘īfraḳdur, yā kimüñ ‘adedi azdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar təhdid olunduqlarını (qiyamətdəki, və ya Bədr vuruşundakı əzabı) gördükləri zaman kimin köməkçisinin daha zəif və sayca daha az olduğunu biləcəklər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Till (the day) when they shall behold that which they are promised (they may doubt); but then they will know for certain) who is weaker in allies and less in multitude.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
At length, when they see (with their own eyes) that which they are promised,-(5747) then will they know who it is that is weakest in (his) helper and least important in point of numbers.
5747 When the Hereafter arrives, and true values are restored, they will see clearly that the Promise of Allah was true, and that death on this earth was not the end of all things. Then they will see that those who were accounted weak on this earth will, in the realm of Reality, be strong ones; those who seemed to have no following here will have, there, all the great and true ones with them, to help them and welcome them to their own ranks.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
حَتّٰٓى
nihayet
اِذَا
o za-man ki
رَاَوْا
gör- düler
مَا
o şe-yi ki
يُوعَدُونَ
vaad olunuyorlar
فَسَيَعْلَمُونَ
artık bileceklerdir
مَنْ
kim-dir
اَضْعَفُ
daha zayıf
نَاصِراً
yardımcı cihetiyle
وَاَقَلُّ
ve daha az
عَدَداً
sayıca
(Resulüm!) Ne zaman ki onlar, kendilerine vaad edilen (kıyamet azabın)ı gördüklerinde kimin yardımcısının daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bil(ip anlay)acaklar.
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَضْعَف
İsim
ض ع ف
Daha zayıf
نَاصِر
Etken fiil
ن ص ر
Yardımcı, yardım eden
اَقَلّ
İsim
ق ل ل
Daha az
عَدَد
İsim
ع د د
Sayı, adet, miktar