Ancak (benim görevim) Allah’tan gelen vahyi (Kur’anı) ve onun mesajlarını (insanlara) iletmektir. Ve kim Allah’a ve elçisine baş kaldırırsa (bilsin ki) elbette onun için cehennem ateşi vardır. (Allah’ın dilediği vakte kadar) o hep orada kalacaktır. *
(*) Not: Arapçada (خالد)’’halid’’ kalmak anlamında olduğu gibi, (أبد)’’ebed’’ kelimesi de uzun zaman, kesinlik vs. gibi anlamlara da gelir. Bu nedenle yüce Allah’ın kendi kullarına karşı daima sınırsız merhamete sahip olması yüzünden, cehennem ve onun azabı hakkında bazı ayetlerde geçen (أبد)’’ebed’’ kelimesini sonsuz olarak değil de, uzun süre, Allah’ın dilediği vakte veya cezası bitene kadar’’ şeklinde algılamak doğru ve daha uygun olduğunu düşünüyoruz… Bu nedenle,‘’ebeden’’ kelimesine bu şekilde meal vermeyi de uygun bulduk. (الله اعلم)
İşte ebed kelimesinin bir sözcük anlamı da şöyledir. )"( أبد - الأَبَدُ: الدهر = الزمان الطويل ،والجمع آباد وأُبود؛ (تعريف و معنى أبد في قاموس المعجم الوسيط ،اللغة ا Zira ‘’EBED’’ uzun zaman anlamına da gelir:: أبد - الأَبَدُ: الدهر = الزمان الطويل
Ama (أَبَد الآبدين - أبَد الدَّهْر – الي لأَبَد ) gibi şeklindeki ifadeler,‘’ebedi ve sonsuz’’ anlamına gelir. Oysa cehennem hakkında bu tür ifadelerin hiçbiri Kur’an’da geçmez. Yani (خالد - ابد)’’halid ve ebed’’ birlikte gelseler bile ‘’sonsuz ve ebedi’’ anlamına gelmez. İşte Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai ve Ahmed’in üzerine ittifak ettikleri aşağıdaki hadis buna bir delildir: Çünkü eğer (خالد - أبد) ‘’halid ve ebed’’ birlikte gelseler dâhi ebedi ve sonsuz anlamında olsa o zaman bir Müslüman intihar ettiğinde ahiret günü cehennem içinde sürekli ve sonsuza dek kendine aynı şekilde o cezayı uygulayacak, yani sonsuza dek kendini hep intihar edecek. Hâlbuki Müslümanlığın inanışına göre, bir insan mü’min ise, sonsuza dek ebediyen cehennemde kalmaz. Demek ki, ‘’halid ve ebed ‘’birlikte gelseler bile ebedi ve sonsuz anlamında değildir. Bu nedenle bu hadiste geçen (خَالِدًا مُخَلَّدًا فِيهَا أَبَدًا،)’’haliden muhalleden fiha ebeden’’ cümlesi ‘’sonsuza dek kendine aynı cezayi verecektir’’ şeklinde tercüme de hatalıdır. İşte söz konusu hadisin hatalı tercümesi şöyledir. ‘’ Her kim bir dağdan kendisini aşağıya atıp öldürürse, bu intihar eden kimse cehennem ateşinde ebedî ve daimî surette kendisini yüksekten aşağıya bırakır. Bir kimse de zehir içer, canına kıyarsa zehiri elinde içer bir halde ebedî ve daimî bir surette cehennem ateşinde (azap olunacak)’tır. Herhangi bir kimse de kendisini (bıçak vs. gibi) bir demir parçasıyla öldürürse, o da bıçağı elinde karnına vurarak ebedî ve daimî surette cehennemde (azap olunacak)’tır. İşte bu cümlenin (خَالِدًا مُخَلَّدًا فِيهَا أَبَدًا،) yani ‘’ ebedî ve daimî surette’’ şeklindeki çeviri yanlıştır, eğer doğru ise, iman sahibi olup da intihar eden cehennemden hiç çıkmayacak ve sonsuza dek kendine hep aynı cezayı uygulayacaktır. Hâlbuki islamdaki inanç öyle değildir. Demek ki, Kur’an’da cehennemdekiler için kullanılan (خالد - أبد)’’halid ve ebed’’ kelimeleri birlikte geldiğinde bile, sürekli veya ebedi değil de, kesin, uzun süre, cezası bitene kadar veya Allah’ın dilediği vakte kadar orada kalmayı ifade eder. Yani her ne kadar (أبد) ‘’ebed’’ kelimesi Arapçadan Türkçeye gelmişse de, her iki dildeki anlamları farklıdır. Çünkü Türkçedeki anlamı ‘’ebedidir. Ama Arapçada bunun gerçek anlamı ebedi değil, uzun süre, kesinlik ve hatta pekiştirme gibi anlamlara gelir. Bu nedenle yüce Allah’ın sınırsız merhametinin gereği cehennem ve azap ebedi/sonsuz/ olmayacaktır. Halid ve ebed kelimeleriyle ilgili detaylı bilgi için Nisa-4/93 ve Hûd-11/107. ayetlerin açıklamalarına bkz: İlgili Hadis metni de aşağıdadır.
مَن تَرَدَّى مِن جَبَلٍ فَقَتَلَ نَفْسَهُ، فَهو في نَارِ جَهَنَّمَ يَتَرَدَّى فيه خَالِدًا مُخَلَّدًا فِيهَا أَبَدًا، وَمَن تَحَسَّى سُمًّا فَقَتَلَ نَفْسَهُ، فَسُمُّهُ في يَدِهِ يَتَحَسَّاهُ في نَارِ جَهَنَّمَ خَالِدًا مُخَلَّدًا فِيهَا أَبَدًا، وَمَن قَتَلَ نَفْسَهُ بِحَدِيدَةٍ، فَحَدِيدَتُهُ في يَدِهِ يَجَأُ بِهَا في بَطْنِهِ في نَارِ جَهَنَّمَ خَالِدًا مُخَلَّدًا فِيهَا أَبَدًأ (اخرجه البخاري ومسلم)