close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Cinn Sûresi 23. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İllâ belâġan mina(A)llâhi ve risâlâtih(i)(c) vemen ya’si(A)llâhe ve rasûlehu fe-inne lehu nâra cehenneme ḣâlidîne fîhâ ebedâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bana düşen, ancak Allah'tan tebliğdir ve onun hükümlerini size bildirmektir; ve kim, Allah'a ve Peygamberine karşı gelirse artık onun hakkıdır cehennem ateşi, ebedi olarak da kalır orada.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"(Benim görevim) Sadece Allah’tan olanı ve O’nun risalet mesajını tebliğ edip (açıklamaktır). Kim Allah’a ve O’nun Elçisine isyan ederse, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere onun için cehennem ateşi vardır."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Benim görevim ancak Allah'tan geleni ve O'nun gönderdiklerini tebliğdir. Kim Allah'a ve peygamberine karşı gelirse, onun cezası ebediyyen kalacağı cehennem ateşidir.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ancak Allah'tan geleni, Kur'ân'ı tebliğ ederek, peygamberlik görevimi yerine getirerek azaptan kurtulabilirim. Allah ve Rasulüne, Kur'âna ve sünnete karşı gelenlere, âsî olanlara Cehennem ateşi vardır. O ateşte ebedî kalırlar.”
Ahmet Varol
swap_vert close
(Benim yaptığım) sadece Allah'tan geleni ve onun gönderdiklerini tebliğdir. Kim Allah'a ve peygamberine karşı gelirse onlar için içinde sonsuza kadar kalacakları cehennem ateşi vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
'(Benim görevim,) Yalnızca Allah'tan olanı ve O'nun gönderdiklerini tebliğ etmektir. Kim Allah'a ve O'nun elçisine isyan ederse, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere onun için cehennem ateşi vardır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ben ancak Allah'dan ve gönderdiklerinden bir tebliğ yaparım. Kim de Allah'a ve peygamberine isyan ederse, muhakkak ona cehennem ateşi vardır; orada devamlı kalıcılar olmak üzere...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ben ancak Allah’tan gelen vahiyleri ulaştırmak ve O’nun mesajlarını iletmek işine sahibim. Artık kim Allah’a ve elçisine karşı gelse, onun için, içinde ebedî kalacağı Cehennem ateşi vardır.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Benim elimden gelen sadece Allah'ın mesajını ulaştırmak ve emirlerini bildirmektir. Kim Allah'a ve Peygamberine karşı gelirse, bilsin ki ona içinde süreli kalacağı cehennem ateşi vardır.”
Besim Atalay
swap_vert close
İşim ancak, Allahın katından gelmiş olanla, emirlerini eriştirmektir; hem Allaha, hem de peygambere karşı koyana cehennem ateşi var, orda tüm sonsuz kalırlar!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“(De ki; benim görevim,) Benim görevim, Allah'tan gelen vahyi size tebliğ etmek böylece bana yüklediği elçilik görevini yerine getirmekten ibarettir. Kim Allah'a ve O'nun resulüne karşı gelirse, bilsin ki ona, içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır.”
Cemil Said
swap_vert close
"Allâh’ın vahy iylediğini size teblîğ itmekden ve ânın haberlerini size bildirmekden başka vazîfem yokdur. Kim Allâh’a ve rasûlüne ’isyân ider ise cehennem âteşine düşecek ve orada ilelebed kalacakdır."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Benim yaptığım yalnız, Allah katından olanı, O'nun gönderdiklerini tebliğdir. Allah'a ve Peygamberine kim karşı gelirse ona, içinde sonsuz ve temelli kalınacak cehennem ateşi vardır."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Ancak Allah’tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O’nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
22-23. Şunu da söyle: “Şüphe yok ki, Allah’ın dinini tebliğ edip gönderdiklerini yerine ulaştırmadıkça beni de Allah’a karşı kimse koruyamaz; O’ndan başka sığınılacak kimse de bulamam.” Artık Allah’a ve resulüne isyan edenler bilsinler ki, içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi onları beklemektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Benim yaptığım) ancak Allah katından olanı, O'nun gönderdiklerini tebliğdir. Artık kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, bilsin ki ona, (kendi gibilerle birlikte) içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Ancak ALLAH'tan bir duyuruyu ve mesajını iletirim." Artık kim ALLAH'a ve elçisine karşı gelirse içinde ebedi kalacağı cehennem ateşini hakeder.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Benim yapabileceğim, sadece Allah'tan size duyuru yapmak ve O'nun elçilik görevlerini yerine getirmektir." Artık kim Allah'a ve onun elçisine baş kaldırırsa, ona içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ancak Allahdan ve risalâtından bir tebliğ yapabilirim, her kim de Allaha ve Resulüne ısyan ederse muhakakki ona Cehennem ateşi var, içinde ebedâ kalmak üzere onlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Bana düşen vazife sadece Allah’tan gelen vahyi size tebliğ etmek ve onu size açıklamaktır.” Her kim Allah’a ve O’nun resûlüne karşı gelirse, bilsin ki, hiç şüphesiz onun için, içinde ebedî kalacağı cehennem ateşi vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Bana düşen sadece Allah'tan aldığım vahyi size duyurmak ve gönderileni iletmektir. Kim Allah'a ve O'nun Resûlüne karşı gelirse, bilsin ki onun için kesintisiz olarak sürekli içinde kalacağı Cehennem ateşi vardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«(Benim elimden gelen) ancak Allahdan olanı, Onun gönderdiklerini tebliğdir. Kim Allaha ve peygamberine ısyân ederse şübhesiz onun için cehennem ateşi vardır, kendileri orada ebedî, dâim kalıcılar olmak üzere.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“(Benim yapabileceğim) ancak Allah'dan ve O'nun gönderdiklerinden bir tebliğdir.” O hâlde kim Allah'a ve Resûlüne isyân ederse, artık şübhesiz ki ona Cehennem ateşi vardır;(ve onlar) orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ancak (benim görevim) Allah’tan gelen vahyi (Kur’anı) ve onun mesajlarını (insanlara) iletmektir. Ve kim Allah’a ve elçisine baş kaldırırsa (bilsin ki) elbette onun için cehennem ateşi vardır. (Allah’ın dilediği vakte kadar) o hep orada kalacaktır. *
(*) Not: Arapçada (خالد)’’halid’’ kalmak anlamında olduğu gibi, (أبد)’’ebed’’ kelimesi de uzun zaman, kesinlik vs. gibi anlamlara da gelir. Bu nedenle yüce Allah’ın kendi kullarına karşı daima sınırsız merhamete sahip olması yüzünden, cehennem ve onun azabı hakkında bazı ayetlerde geçen (أبد)’’ebed’’ kelimesini sonsuz olarak değil de, uzun süre, Allah’ın dilediği vakte veya cezası bitene kadar’’ şeklinde algılamak doğru ve daha uygun olduğunu düşünüyoruz… Bu nedenle,‘’ebeden’’ kelimesine bu şekilde meal vermeyi de uygun bulduk. (الله اعلم) İşte ebed kelimesinin bir sözcük anlamı da şöyledir. )"( أبد - الأَبَدُ: الدهر = الزمان الطويل ،والجمع آباد وأُبود؛ (تعريف و معنى أبد في قاموس المعجم الوسيط ،اللغة ا Zira ‘’EBED’’ uzun zaman anlamına da gelir:: أبد - الأَبَدُ: الدهر = الزمان الطويل Ama (أَبَد الآبدين - أبَد الدَّهْر – الي لأَبَد ) gibi şeklindeki ifadeler,‘’ebedi ve sonsuz’’ anlamına gelir. Oysa cehennem hakkında bu tür ifadelerin hiçbiri Kur’an’da geçmez. Yani (خالد - ابد)’’halid ve ebed’’ birlikte gelseler bile ‘’sonsuz ve ebedi’’ anlamına gelmez. İşte Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai ve Ahmed’in üzerine ittifak ettikleri aşağıdaki hadis buna bir delildir: Çünkü eğer (خالد - أبد) ‘’halid ve ebed’’ birlikte gelseler dâhi ebedi ve sonsuz anlamında olsa o zaman bir Müslüman intihar ettiğinde ahiret günü cehennem içinde sürekli ve sonsuza dek kendine aynı şekilde o cezayı uygulayacak, yani sonsuza dek kendini hep intihar edecek. Hâlbuki Müslümanlığın inanışına göre, bir insan mü’min ise, sonsuza dek ebediyen cehennemde kalmaz. Demek ki, ‘’halid ve ebed ‘’birlikte gelseler bile ebedi ve sonsuz anlamında değildir. Bu nedenle bu hadiste geçen (خَالِدًا مُخَلَّدًا فِيهَا أَبَدًا،)’’haliden muhalleden fiha ebeden’’ cümlesi ‘’sonsuza dek kendine aynı cezayi verecektir’’ şeklinde tercüme de hatalıdır. İşte söz konusu hadisin hatalı tercümesi şöyledir. ‘’ Her kim bir dağdan kendisini aşağıya atıp öldürürse, bu intihar eden kimse cehennem ateşinde ebedî ve daimî surette kendisini yüksekten aşağıya bırakır. Bir kimse de zehir içer, canına kıyarsa zehiri elinde içer bir halde ebedî ve daimî bir surette cehennem ateşinde (azap olunacak)’tır. Herhangi bir kimse de kendisini (bıçak vs. gibi) bir demir parçasıyla öldürürse, o da bıçağı elinde karnına vurarak ebedî ve daimî surette cehennemde (azap olunacak)’tır. İşte bu cümlenin (خَالِدًا مُخَلَّدًا فِيهَا أَبَدًا،) yani ‘’ ebedî ve daimî surette’’ şeklindeki çeviri yanlıştır, eğer doğru ise, iman sahibi olup da intihar eden cehennemden hiç çıkmayacak ve sonsuza dek kendine hep aynı cezayı uygulayacaktır. Hâlbuki islamdaki inanç öyle değildir. Demek ki, Kur’an’da cehennemdekiler için kullanılan (خالد - أبد)’’halid ve ebed’’ kelimeleri birlikte geldiğinde bile, sürekli veya ebedi değil de, kesin, uzun süre, cezası bitene kadar veya Allah’ın dilediği vakte kadar orada kalmayı ifade eder. Yani her ne kadar (أبد) ‘’ebed’’ kelimesi Arapçadan Türkçeye gelmişse de, her iki dildeki anlamları farklıdır. Çünkü Türkçedeki anlamı ‘’ebedidir. Ama Arapçada bunun gerçek anlamı ebedi değil, uzun süre, kesinlik ve hatta pekiştirme gibi anlamlara gelir. Bu nedenle yüce Allah’ın sınırsız merhametinin gereği cehennem ve azap ebedi/sonsuz/ olmayacaktır. Halid ve ebed kelimeleriyle ilgili detaylı bilgi için Nisa-4/93 ve Hûd-11/107. ayetlerin açıklamalarına bkz: İlgili Hadis metni de aşağıdadır. مَن تَرَدَّى مِن جَبَلٍ فَقَتَلَ نَفْسَهُ، فَهو في نَارِ جَهَنَّمَ يَتَرَدَّى فيه خَالِدًا مُخَلَّدًا فِيهَا أَبَدًا، وَمَن تَحَسَّى سُمًّا فَقَتَلَ نَفْسَهُ، فَسُمُّهُ في يَدِهِ يَتَحَسَّاهُ في نَارِ جَهَنَّمَ خَالِدًا مُخَلَّدًا فِيهَا أَبَدًا، وَمَن قَتَلَ نَفْسَهُ بِحَدِيدَةٍ، فَحَدِيدَتُهُ في يَدِهِ يَجَأُ بِهَا في بَطْنِهِ في نَارِ جَهَنَّمَ خَالِدًا مُخَلَّدًا فِيهَا أَبَدًأ (اخرجه البخاري ومسلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yalnızca Allah’dan bana ulaşan mesajlar ve elçilik görevi var. Kim Allah’a ve O’nun elçisine isyan edip başkaldırırsa, elbette ki onun için sürekli kalacağı cehennem ateşi var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak, benim için Allah’tan olanı, Onun gönderdiklerini bildirmek var, o kadar. Her kim Allah’a, Onun elçilerine karşı ayaklanacak olursa artık onun için Cehennem ateşi vardır. O hep orada kalacaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah tarafından olan tebliğden ve benimle gönderdiği haberlerden başka elimden bir şey gelmez. Her kim Allah/a ve peygamberine karşı gelirse onun cezası ebedî kalmak üzere Cehennem ateşi olacaktır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Ben ancak Allah’tan geleni ve gönderdiklerini tebliğ etmekle yükümlüyüm. Kim Allah’a ve elçisine karşı gelirse, işte onun için, içinde ebediyen sürekli kalacağı cehennem ateşi vardır.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Yalnızca Allah'tan (gelen hükümleri) tebliğ etmek ve mesajlarını iletmek dışında (bir sığınak bulamam). Kim Allah'a ve O'nun resulüne isyan ederse, şüphesiz onun için, içinde sonsuz ve temelli kalıcılar oldukları cehennem ateşi vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Çünkü ben de sizin gibi bir insanım ve görevim, sadece, Allah’tan gelen mesajlarıörnek uygulama ve açıklamalarla sizlere ulaştırarak O’nun bana verdiği elçilik görevini yerine getirmekten ibarettir.” O hâlde ey insanlar ve cinler, dinleyin: Her kim Allah’a ve Elçisine başkaldıracak olursa, onun hakkı, sonsuza dek içinde kalacağı cehennem ateşidir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Ancak Allah’tan bir tebliğ (bildirim) ve O’nun risaletleri başkadır". Kim Allah’a ve O’nun rasûlüne isyan ederse, ebedî kalmak üzere onun için Cehennem’in ateşi vardır”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Benim işim, Allah'ın emrini duyurmaktır. Çünkü Allah'a ve resulüne karşı gelenler, sonsuza kadar yanmaya mahkumdur... "
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Ben ancak Allah’ın bana verdiği görev gereği vahiyle aldığım bilgileri sizlere açıklıyorum. Vahiyle gönderilen emirleri sizlere bildiriyorum. Benim yapacağım bu kadar. Artık kim Allah’a, Elçisine başkaldırırsa, ona içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Benim görevim), Allah’tan gelen ve O’nun mesajlarından oluşan (emirleri) sadece tebliğdir. Allah’a ve Elçisine isyan eden kişi için içinde [ebedî] kalacakları cehennem ateşi vardır. [*]
Benzer mesajlar: Nisâ 4:169; Mâide 5:37; Ahzâb 33:65; Müddessir 74:28; İnfitâr 82:16.  
Mehmet Türk
swap_vert close
22,23. (Bir de onlara): “Eğer Allah’ın benimle gönderdiklerini sizlere duyurmazsam,¹ kesinlikle bana Allah’tan (gelecek bir azaptan) beni kimse kurtaramaz ve kesinlikle ben, Onun dışında sığınacak (bir makam da) bulamam. (Şunu iyi bilin ki,) Allah’a ve Onun Elçisine isyan edenlere, içerisinden hiç çıkmayıp, sürekli kalacakları cehennem ateşi vardır.” de.
1 Buradaki (إِلَّا) , (اِنْ) ve (لَا)’dan oluşan (إِلَّا)’dır. Tercüme, bu durum dikkate alınarak yapılmıştır. (Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
eğer Allah’ın mesajlarını ve O’ndan [bana ulaşan ay-dınlığı dünyaya] duyurmamış olsaydım.” ¹⁶ Allah’a ve Elçisi’ne isyan edenlere gelince, şüphe yok ki onları içinde sonsuza dek kalacakları cehennem ateşi beklemektedir. ¹⁷
16 Lafzen, “... tebliğ etmem dışında” (illâ belâğan). Ancak bu örnekte, illâ edatı in lâ’nın (“eğer olmazsa/eğer yoksa”) kısaltılmış biçimidir: böylece, yukarıdaki ifade, “eğer tebliğ etmezsem” [yahut “eğer duyurmakta başarısız kalırsam”] anlamındadır (Taberî, Zemahşerî, Râzî).17 Bu ifade, açıkçası, “hakikati inkar edenler” -yani, bilinçli olarak- ve böylece kendi ruhsal kimliklerini tahrip edenler ile ilişkilidir. Burada sözü edilen insanlar, “topluca etrafını telaşla kuşatanlar”dır (ayet 19).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Benim görevim, Allah’tan gelen vahyi size tebliğ etmek böylece bana yüklediği elçilik görevini yerine getirmekten ibarettir. Artık kim Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine isyan ederse bilsin ki böylelerin hakkı ebedi kalmak üzere cehennem ateşini boylamaktır. 5/67, 13/40, 24/54
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
tabii Allah’tan gelen görevi ve O’nun mesajlarını iletme hali başka…”[⁵³⁶⁵] Artık kim Allah’a ve Elçi’sine karşı gelirse, iyi bilsin ki onun payına içinde ebedî kalacağı Cehennem düşecektir.
[5365] Zımnen: İnsanın başına gelenlerin sebebi görünmeyen varlıklar değil, kendi sorumsuzluğudur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
“(Benden beklenen) Ancak Allah katından gelen vahyi tebliğ etmek ve peygamberlik görevimi yerine getirmektir. Kim Allah’a ve Resulüne karşı gelirse, muhakkak onun için cehennem ateşi vardır, onlar orada sonsuza dek kalacaklardır.”
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak benim yapabileceğim sadece Allah’tan (bana vahyedilenleri) size duyurmak ve O’nun elçilik görevlerini yerine getirmektir. Artık kim Allah’a ve Elçisine baş kaldırırsa, ona içinde sürekli kalacağı cehennem ateşi vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ancak Allah'tan ve O'nun gönderdiklerinden bir tebliğdir ve her kim Allah'a ve onun resûlüne isyan ederse, artık şüphe yok ki,onun için cehennem ateşi vardır, orada ebedîyen kalıcılar olmak üzere.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Benim vazifem sadece Allah'ın mesajlarını tebliğ etmektir. Kim Allah'a ve Elçisine isyan ederse, ona cehennem ateşi vardır, hem de ebedî kalmak üzere oraya girecektir. [5, 67]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Benim yapabileceğim sadece Allah'tan (bana vahyedilenleri) size duyurmak ve O'nun elçilik görevlerini yerine getirmektir. Artık kim Allah'a ve Elçisine baş kaldırırsa, ona içinde sürekli kalacağı cehennem ateşi vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Benim elimde olan Allâh'dan me'mûr oldığım risâletimi size teblîğdir. Allâh ve rasûlüne 'âsî olana ebeden ve muhalled kalmak üzere cehennem vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Benim görevim, Allah'tan geleni, O’nun gönderdiklerini tebliğden ibarettir. Kim Allah’a ve elçisine karşı gelirse yeri cehennem ateşidir. Onlar orada ölmezler, sonsuza dek kalırlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ancak Allah'tan bir duyuru ve elçilik görevi(ni yerine getiriyorum.) Kim Allah'a ve elçisine karşı gelirse, onun için, içinde ebedi kalacağı cehennem ateşi vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bana düşen, Allah tarafından gönderilenleri tebliğ etmekten ibarettir. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, onun için, ebediyen içinde kalmak üzere Cehennem ateşi vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Ancak Allah'tan bir tebliğ ve O'nun mesajlarından bir şeyler sunabilirim." Allah'a ve O'nun resulüne isyan edenler için cehennem ateşi vardır. Uzun süre orada kalacaklardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“illā degürmek Tañrı’dan daħı yalavaçlıķlarını daħı her kim 'āsį olur-ise Tañrı’ya daħı yalavacına bayıķ anuñdur ŧamu od ebed ķalıcılarken anuñ içinde hemįşe.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İllā teblīġ eylemeg‐içün Tañrı Ta‘ālādan ve risāletin degürmeg‐içün. KimTañrıya ve resūline ‘āṣī olsa, aña cehennem odı vardur, ebedī ḳalurlar an‐da.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Mənim əlimdən) Allah dərgahından olanı və Onun göndərdiklərini (Qur’anı və dini hökmləri) təbliğ etməkdən başqa (heç bir şey gəlməz). Allah və Onun Peyğəmbərinə asi olanları cəhənnəm odu gözləyir. Onlar orada həmişəlik qalacaqlar!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(Mine is) but conveyance (of the truth) from Allah, and His messages; and whoso disobeyeth Allah and His messenger, lo! his is fire of hell, wherein such dwell forever.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Unless I proclaim what I receive from Allah and His Messages: for any that disobey Allah and His Messenger,- for them is Hell: they shall dwell therein for ever."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلَّا
ancak
بَلَاغاً
bir teb- liğdir
مِنَ اللّٰهِ
Allah'tan
وَرِسَالَاتِه۪ۜ
ve O'nun gönder- diklerinden
وَمَنْ
o hâl-de kim
يَعْصِ
isyan ederse
اللّٰهَ
Allah'a
وَرَسُولَهُ
ve resulüne
فَاِنَّ
artık şüphesiz
لَهُ
ona var
نَارَ
ateşi
جَهَنَّمَ
cehen- nem
خَالِد۪ينَ
daima kalıcıdırlar
ف۪يهَٓا
orada
اَبَداًۜ
ebedi olarak
"(Benim yapabileceğim) Ancak Allah'tan ve O'nun (vahiy olarak bana) gönderdiklerinden bir tebliğdir." O hâlde kim Allah ve resulüne karşı gelirse, şüphesiz ona içinde ebedi kalacağı cehennem ateşi vardır.
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
بَلَاغ
İsim
ب ل غ
Tebliğ
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رِسَالَات
İsim
ر س ل
Gönderilen
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
عَصَا
Fiil-I
ع ص ي
İsyan etti, asi oldu, karşı geldi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
جَهَنَّم
Özel isim
جَهَنَّم
Cehennem
خَالِدٌ
Etken fiil
خ ل د
Ebedi kalıcı, devamlı kalıcı, ölümsüz
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَبَدًا
Zaman zarfı
ا ب د
Hiçbir zaman, ebediyen, sürekli, asla