close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Cinn Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve ennehu lemmâ kâme ‘abdu(A)llâhi yed’ûhu kâdû yekûnûne ‘aleyhi libedâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve şüphe yok ki Allah'ın kulu, ona çağırmaya kalktı mı cinler, öylesine toplanıyorlardı etrafına ki neredeyse birbirlerini ezeceklerdi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şu bir gerçek ki, Allah’ın kulu (olan Muhammed), O’na dua (ibadet ve Hakkın hâkimiyeti) için her kalktığında, onlar (müşrikler) neredeyse çevresinde keçeleşiyor (kümeleşiyor)lardı; (yani bütün müşrikler ve münafık kimseler, Hz. Peygamber Efendimize düşmanlık hususunda birleşip kenetleşiyorlardı.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Doğrusu Allah'ın kulu Muhammed Rabbine ibadet için kalkınca, inkârcı müşrikler neredeyse O'nun üzerine çullanıyorlardı veya cinler Kur'ân'ı dinlemek arzu ve hırsıyla neredeyse aşırı kalabalıktan dolayı birbirini ezeceklerdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ı ilâh tanıyan, candan müslüman olarak Allah'a bağlanan saygılı kulu Muhammed, tebliğ için ne zaman meydanlara çıkıp, davete başlasa, âşikâre ibadet etse, Allah'a dua ve niyazda bulunsa, cinler dinlemek için üşüşürler, neredeyse, onun üzerinde keçeleşecekler, müşrikler de peygamberleri engellemek için etrafını kuşatırlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Gerçekten Allah'ın kulu O'na ibadet için kalktığında onun üzerine üşüşerek neredeyse keçe gibi olacaklardı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şu bir gerçek ki, Allah'ın kulu (olan Muhammed,) O'na dua (ibadet ve kulluk) için kalktığında, onlar (müşrikler,) neredeyse çevresinde keçeleşeceklerdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şu gerçek de var: Allah'ın kulu (Hz. Peygamber), kalkmış O'na ibadet ederken, nerde ise cinler (Kur'an'ı dinleyelim diye peygamberin) etrafında üstüste yığılıyorlardı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve gerçekten Allah’ın kulu (Peygamber) O’na yalvarmaya başlayınca, neredeyse afet çekirdekleri gibi üstüne çullanacaklardı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ın kulu, Allah'a dua etmek üzere kalktığında, müşrikler/kâfirler neredeyse üzerine çullanacaklardı.
Besim Atalay
swap_vert close
Allahın kulu, Allahı çağırırken, onun üzerine keçe gibi yığılmaya başladılar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hal böyleyken Allah'ın kulu (Muhammed), tek olan Allah'a çağırdığında, o (hakikati inkâr ede)nler hep birlikte etrafını telaşla kuşatırlardı.
Cemil Said
swap_vert close
’Abdullah (Muhammed ’aleyhisselâm) namâza durdığı vakit etrâfını cinler aldılar, izdihâm teşkîl itdiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'ın kulu Muhammed, O'na yalvarmak, namaz kılmak için kalkınca, nerdeyse, çevresinde keçeleşirler, birbirlerine girerlerdi.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Allah’ın kulu (Muhammed), O’na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur’an’ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’ın kulu O’na ibadet etmek üzere kalktığında üstüne çıkarcasına etrafına üşüşüyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'ın kulu, O'na yalvarmaya (namaza) kalkınca, neredeyse onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.  
 Resûl-i Ekrem namaza kalkınca, cinler Kur’an’ı dinlemek iştiyakıyla âdeta birbirine yapışık vaziyette onun etrafında toplanıyorlardı. Bu âyet için, putperest insanların ve cinlerin Hz. Peygamber’in dinini iptal gayesiyle birbirlerine kenetlendikleri tefsiri de yapılmıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ın kulu kalkıp sadece O'na çağırdığında ona karşı nerdeyse hepsi bir bütün oldular.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'ın kulu (Hz. Peygamber) kalkmış O'na dua ederken, neredeyse (cinler) onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve filhakıka o Allahın kulu kalkmış ona duâ ederken üzerine keçeleneyazdılar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah’ın kulu (ve resûlü olan Muhammed), O’na ibadet etmek üzere (namaza) kalkınca, (okuduğu Kur’ân’ı dinlemek için cinler, kalabalıktan/izdihamdan) nerede ise keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O Allah'ın kulu¹, O'na çağrıda bulunmaya kalktığı zaman, neredeyse çevresinde keçe gibi oluyorlardı.²
1- Muhammed. 2- Müşrikler çevresini sarıyorlardı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Bana) şu hakıykat de (vahyedilmişdir:) Allahın kulu Ona ibâdet için (namaza) kalkdığı zaman nerdeyse onlar, etrafında keçeler (gibi dertop) oluyorlardı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şu da muhakkak ki, Allah'ın kulu (o peygamber) O'na ibâdet etmek üzere (namaza)kalkınca, (okuduğu Kur'ân'ı dinlemekte olan cinler) nerede ise onun etrâfında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi (öyle üşüştüler).
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve şüphesiz Allah’ın kulu (ve elçisi olan Muhammed insanları) O’na (iman ve ibadet ve kulluk için) davet etmek üzere kalktığında; onlar (o inanmayan ve Allah’tan başkasına tanrısal nitelikler yakıştıran müşrikler) yekvücut olup neredeyse üzerine çullanıverirlerdi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şüphesiz ki Allah’ın kulu, ne zaman dua etmek için kalksa, inkâr edenler hemen başına üşüşürler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte Allah’ın kulu Muhammet Ona tapmaya kalkınca onun dolayında keçe gibi sımsıkı oluyorlardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Allah/ın kulu Muhammed, Allah/a ibadet etmek için namaza kalktığı zaman onun etrafında hemen keçe gibi sımsıkı oluyorlardı» [²].
[2] Periler Kur'an'ı işitmek için etrafında kesif bir izdiham teşkil ediyorlardı. Veya müşrikler ona fenalıkta bulunmak için birbirinin üzerine yığılıyorlardı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah’ın kulu/Muhammed, O’nu çağırmak için kalktığında, onlar neredeyse birbirlerini çiğnercesine başına üşüşürlerdi [libeden].
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah'ın kulu (Muhammed), Rabbine yakarmaya durunca, müşrikler (alay etmek için) toplanıp doluşurlardı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ama ne var ki, Allah’ın kalbi imanla dolu bir kulu ve Rasulü olan Hz. Peygamber inkârcıların bulunduğu bir mescitte namaza durup yalnızca O’na yalvarmaya başlayınca öfkeden kuduran kâfirler, nerdeyse onun üzerine çullanıp onu oracıkta linç edeceklerdi.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şu bir gerçektir ki; nitekim Allah’ın kulu dua etmek üzere kalktığında onun üzerine keçeleneyazdılar / üşüşüverdiler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer bir tanrı kulu, Allah'a doğrudan el açıp yalvarırsa, bütün melekler, onun etrafında etten duvar oluştururlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler; sizin Allah’tan başkasının emirlerini dinlemeyeceğinizi, Allah’tan başka varlıklara yalvarmayacağınızı işittiklerinde, sinirlerinden keçe gibi kaskatı kalırlar. Onlar ister ki; yolundan gittikleri, yasalarına uydukları, böylece ilahlaştırdıkları insanların arkasından gidin! Onları kurtarıcı koruyucu bilin! Hatta onlar ölmüş olsa bile onlardan medet umun! Bir şey istediğinizde onlardan isteyin! Ey kurtarıcımız, ey koruyucumuz, bizi kurtar, bizi koru, bize yardım et deyin! Onlar böyle ister. Taptıkları insanlara sizin de tapmanızı isterler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’ın kulu, O’na davet için kalktığında (yoldan sapanlar) neredeyse onun üzerine çullanırlardı.
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah’ın kulu (Muhammed,) Allah’a kulluk için kalktığında, o (müşrikler) neredeyse onun çevresinde (onu yıldırmak için) bütünleştiler.¹
1 (كَادُوا)’nun zamiri “Cinne” veya “Cinn ve insanlar” olabilir. Allah’ın kulu ise, Hz. Peygamberin kendisidir. “Allah’ın kulu Muhammed (s.a.v) kalkmış ona duâ ve ibadet ederken o kulun üzerine keçelene yazdılar demek”: a- O dinleyen Cinler acelelerinden izdiham ile etrafına öyle toplandılar ki az daha keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi, çünkü hiç görmedikleri bir ibadet görüyor ve bir duâ dinliyorlardı. b- Bu söz Cinlerin sözü olduğu düşünülürse, Cinler kavimlerine: “O Allah’ın kulu kalkmış Allah’a duâ ederken müşrik insanlar ona düşmanlıkla aleyhine öyle toplanmışlardı ki az daha birbirlerine geçip keçeleneceklerdi. c- İnsan ve cinn kâfirleri onun işini ve davetini iptal etmek için aleyhinde öyle toplanmışlardı ki az daha birbirlerine keçeleneceklerdi. (Elmalılı) Bu, kâfirlerin genel karakteristik özelliğidir. Zâten hep böyle yaparlar. Onları bu halde görenler, kendilerini güçlü sansınlar diye yapay bir beraberlik örneği gösterirler. (Mearic 36-37)’de de bu psikolojik baskı türünün bir başka şekli, örnek olarak verilmektedir. Günümüzde ise bu taktik, yapay ittifaklar halinde devletler çapında bile yapılmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama ne zaman Allah’ın bir kulu O’na ibadet etmek için ayağa kalksa, o [hakikati inkar ede]nler hep birlikte etrafını telaşla kuşatırlardı. ¹⁵
15 Lafzen, “kalabalıklar halinde (libed, tekili libdeh) onun üstüne üşüşürlerdi” -yani “Allah’ın [hidayet] ışığını söndürmek” niyetiyle (Taberî, 9:32’ye atıfta bulunarak). Müfessirlerin büyük kısmı, yukarıdaki ayetin Peygamber Muhammed (s)’e ve müşrik çağdaşlarının o’na gösterdikleri düşmanlığa işaret ettiği görüşündedirler. Bu yorum ilk bakışta doğru olsa bile, pasajın genel bir anlam taşıdığı ve toplumun çoğunluğunun, bütün dönemlerde ve bütün toplumlarda, aşikar olan -ama popüler olmayan- bir manevî/ahlakî hakikati savunan bir azınlığa veya kişiye gösterdikleri düşmanlığa işaret ettiği açıktır. (Daha iyi anlaşılması için yukarıdaki ayet 19:73-74 ve ilgili notlarla bağlantılı olarak okunmalıdır.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hal böyleyken tek bir Allah’a kulluk için davete kalktığında onu etkisiz kılmak için neredeyse birbirlerini ezecek şekilde onun çevresine üşüşüyorlardı. 5/49, 28/87
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne var ki Allah’ın kulu O’na davete kalkmayagörsün; hemen yek vücut olup üzerine çullanıverirlerdi.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah'ın kulu (Muhammed s.a.s.) O’na yalvarmaya (namaza) kalkınca neredeyse (cinler) çevresinde keçe gibi birbirine giriyorlardı. (Kur’an’ı dinlemek için üzerine yığılıyorlardı)
Osman Fırat
swap_vert close
Allâh’ın kulu kalkıp O’na yalvarınca (hayretten, hepsi) onun üzerine üşüşüp nerdeyse keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve muhakkak ki, Allah'ın kulu vaktâ ki kalktı, O'na dua eder oldu, az kaldı ki, onun üzerine toplaşmış cemaatler oluversinler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ne tuhaftır ki, işi tam tersine çevirip, Allah'ın has kulu, bir olan Allah'a ibadete kalkınca, başına öyle bir üşüştüler ki nerdeyse birbirlerini çiğneyeceklerdi.
Bir önceki âyetin buyurduğunun tam aksine müşrikler, dünyanın ilk mescidi olan Kâbe-i Muazzamayı putlarla doldurmuş ve orada Allah’ı tek İlah tanıyarak ibadete yönelen Hz. Peygamber (a.s.)’ı engellemeye çalışmışlardı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'ın kulu kalkıp O'na yalvarınca (hayretten, hepsi) onun üzerine üşüşüp nerdeyse keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Vaktâ ki Allâh'ın kulı (Muhammed) 'ibâdete kalkdıkda onun etrâfına toplanub 'âdetâ izdihâm iylediler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah’ın kulu (Muhammed) ona duaya kalkınca, cinler (ne yaptığını görmek için) birbirlerini ezecek gibi oldular.
Şaban Piriş
swap_vert close
Nitekim Allah'ın kulu, ona dua/ibadet için ayağa kalktığında az kalsın üzerine çullanacaklardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'ın kulu kalkıp da Rabbine dua etmeye başlayınca, birbirine girercesine onun başına üşüştüler.(3)
(3) Allah’ın Resulü namaza durunca, onun ibadetini görmek isteyen cinler merakla etrafını sardılar. Veya, Peygamber (yahut, aynı sebepten, mü’minler) Rabbine yöneldiği zaman, düşmanları da onun çağrısını etkisiz bırakmak için bir araya toplanır, onun başına üşüşür, çeşitli tertiplere girişirler.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın kulu kalkmış O'na yakarırken, onlar onun üzerine keçeleşir gibi üşüşüyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ ol vaķt kim ŧurdı Tañrı ķulı ya'nį peyġamber ŧapar-ıdı aña ya'nį irte namāzı ķılurken naħl’da yaķın oldılar kim olalar anuñ üzere biribiri üzerine ķonılmışlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol vaḳt ki durdı Tañrı ḳulı Muḥammed resūlu’llāh Allāha ‘ibādeteylemeg‐içün, yaḳın oldılar ki anuñ emrini bāṭıl ideler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allahın bəndəsi (Muhəmməd əleyhissəlam) Ona ibadət etmək (namaz qılmaq) üçün qalxdıqda (cinlər) az qalmışdı ki, onun ətrafında keçə kimi bir-birinə keçsinlər (izdihamın çoxluğundan bir-birinin üstünə minsinlər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when the slave of Allah stood up in prayer to Him, they crowded on him, almost stifling.'
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Yet when the Devotee(5743) of Allah stands forth to invoke Him, they(5744) just make round him a dense crowd."
5743 The Devotee of Allah: the Prophet Muhammad. 5744 They. The immediate reference was to the Pagan Quraysh who were then in possession of the Ka'bah and who put all sorts of obstacles and indignities in the way of Prophet for preaching the One True God and denouncing idol-worship. They used to surround him and mob him and to treat him as if he was guilty of some dreadful crime. But the wider application refers to the habit of the world to make a marked man of any who diverges from the beaten paths of their favourite sins and who pleads earnestly for the cause of truth and righteousness. They ridicule him; they surround him with jeers and obloquy; and they try to make the physical condition of his life as difficult for him as possible.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَنَّهُ
ve şüp-hesiz o
لَمَّا
ne za-man ki
قَامَ
kalk- tı
عَبْدُ
kulu
اللّٰهِ
Allah'
ın
يَدْعُوهُ
O'na dua ediyor
كَادُوا
nerede iseler
يَكُونُونَ
oluyorlar
عَلَيْهِ
onun üzerinde
لِبَداًۜ۟
keçeler gibi
Allah'ın kulu (olan Muhammed) O'na dua etmek (ve Kur'ân okumak) üzere kalkınca (cinler onu dinlemek için) neredeyse (üst üste birikip) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
قَامَ
Fiil-I
ق و م
Dikildi, ayakta durdu, kalktı, kıyamda durdu
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
كَادَ
Fiil-I
ك و د
(Bir şey yapmak üzere olmak ama onu yapmamak) Nerede ise, neredeyse
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
لِبَد
İsim
ل ب د
Keçeler