close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Câsiye Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veylun likulli effâkin eśîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yazık boyuna yalan söyleyip durmadan suç işleyene.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(O halde yazıklar olsun.) Gerçeği sürekli ters yüz edip duran (Kur’ani hükümleri hain yöneticilerin keyfine göre yanlış yorumlayıp yozlaştıran), günaha (ve zorbalığa) düşkün olan herkesin vay haline!
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yalana ve günaha dadanan kimsenin vay haline.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bütün yalancıların, bilerek günah işlemekte ısrar edenlerin, günaha dadananların vay haline!
Ahmet Varol
swap_vert close
Çok yalancı, çok günahkar her kişinin vay haline!
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçeği sürekli ters yüz eden, günaha düşkün olan herkesin vay haline.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şiddetli azab olsun, insafsız yalancıya, çok günah işliyene!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Her yalancı günahkâr adama yazıklar olsun!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bütün yalancı ve günahkârların vay haline!
Besim Atalay
swap_vert close
Vaydır, günah yapan her yalancı iftiracıya
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kendini aldatarak günaha gömülenlerin vay haline!
Cemil Said
swap_vert close
7,8. Hayf Allâh’ın âyetlerini ismâ’ idüb de hiç işitmemiş gibi tekebbürde devâm iden yalancının hâline! Âna ’azâb-ı elîm ihbâr it.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
7,8. Kendine okunan Allah'ın ayetlerini dinleyip, sonra, onları hiç duymamış gibi büyüklük taslamakta direnen, yalancı ve günahkar kişinin vay haline! Ona can yakıcı bir azap müjdele.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Her günahkâr yalancının vay hâline!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
7-8. Kendisine Allah’ın âyetleri okunurken işitip de sonra büyüklenerek işitmemişcesine inkârda ısrar eden her bir günahkâr iftiracıya yazıklar olsun! Bu sebeple göreceği ağır azabı ona bildir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Vay haline, her yalancı ve günahkâr kişinin!
Edip Yüksel
swap_vert close
Vay haline her uydurukçu günahkarın!
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Her günahkâr kişinin vay haline!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Veyl o her bir vebal yüklü sahtekâra
Emrah Demiryent
swap_vert close
7-8. Kendisine okunan Allah’ın âyetlerini dinleyip, sonra, onları hiç duymamış gibi büyüklük taslamakta direnen, çok yalancı ve günahkâr her kişinin vay hâline! (Resûlüm) İşte onu, elem dolu bir azap ile müjdele!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bütün yalancı günahkârların vay haline!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yalana, günâha dadanan her (kimsen) in vay haaline!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Her iftirâcı, günahkâr kimsenin vay hâline!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Durmadan iftira eden (yalan uyduran, yalana, sahtekârlığa dadanan, yalanda sınır tanımayan), günahkârların vay haline!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Durmadan yalan uyduran günahkârların vay haline!
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yazıklar olsun çok yalan söyliyen, çok günah işliyen o kimseye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yalana dadanmış, günaha düşkün herkesin vay haline!
İsmail Yakıt
swap_vert close
Her bir günahkâr yalancının/iftiracının vay hâline!
Kadri Çelik
swap_vert close
Her yalancı, günah yüklü kimsenin vay haline!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyleyse, cehennemde başına geleceklerden dolayı, Allah adına küstahça yalan söyleyen ve O’na başkaldıran bu günahkârın vay hâline!O öyle nankör, öyle küstahtır ki;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yazıklar olsun her bir günahkâr yalancıya!
Mehmet Çakır
swap_vert close
İftira suçlularının çekeceği var!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Her günahkâr yalancının vay haline!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yalancı (ve) günahkâr herkesin vay hâline!
Mehmet Türk
swap_vert close
Günâhtan korkmayan sahtekâr kimselerin tamamına birden, yazıklar olsun.
Muhammed Esed
swap_vert close
Vay haline kendi kendini aldatan ⁶ günahkarın,
6 Lafzen, “yalancı” -ve özellikle, “ısrarlı/müzmin yalancı”- anlamına gelen effâk terimi, burada “kendi kendine yalan söyleyen” kişiyi ifade eder; çünkü o me’fûk’tur, yani “aklı ve muhakemesi doğru yönden sapmıştır” (Cevherî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah hakkında yalan uydurup günaha batanların tümüne yazıklar olsun! 10/17, 39/56
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kendini aldatarak günaha gömülenlerin topuna birden yazıklar olsun![⁴⁴⁶⁹]
[4469] Effâk, “yalanda sınır tanımayan”dır. Yalan sınırı aşınca bizzat sahibini aldatır. “Kendisini aldatarak” karşılığının gerekçesi budur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Böylece) Yalancı, günahkar olan her kişinin vay haline!
Osman Fırat
swap_vert close
Her günahkâr yalancının vay hâline!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Herbir yalancının, günaha, düşkünün vay hâline!
Suat Yıldırım
swap_vert close
7, 8. Yalana, sahtekârlığa, günaha dadanan her kimsenin vay haline! Böylesi, Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir de sonra kibrine yediremeyip büyüklük taslayarak, sanki onları hiç işitmemiş gibi inkârında direnir. Ona gayet acı bir azabı müjdele!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Her yalancı, günah yüklü kimseye yuh olsun!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şiddetli 'azâb o yalancı ve çok günâhkârlaradır ki
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yalanlanlar uydurup duran ve günaha dalan herkese yazıklar olsun!
Şaban Piriş
swap_vert close
Yazıklar olsun yalancı günahkara!..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yalana dalmış günahkârların hepsine yazıklar olsun!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yazıklar ve azaplar olsun günaha batmış her yalancı iftiracıya,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ķatı 'aźāb dur her gey yalancınuñ çoķ yazuķlu!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Helāklik her yalancı yaman kişiye
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yalana dadanmış, günaha düşkün hər kəsin vay halına!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Woe unto each sinful liar,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Woe to each sinful dealer in Falsehoods:(4742)
4742 A soul so dead, as described in the last note, is indeed wretched. It will resort to falsehoods, in worship, in conduct, and in its attitude towards Allah. It will be obstinate, and pretend to be "above such things'. It will hear the most beautiful Message but not profit by it. The loss or punishment is its own, and grievous it is!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيْلٌ
yazıklar olsun
لِكُلِّ
herbi- rine
اَفَّاكٍ
çok ifti- racının
اَث۪يمٍۙ
çok gü- nahkârın
Yazıklar olsun! Her bir iftiracı günahkâra!
وَيْل
İsim
وَيْل
Yazıklar olsun, yuh olsun, vay hâline
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
اَفَّاك
Etken fiil
ا ف ك
Çok iftiracı, çok yalancı
اَثِيم
Sıfat
ا ث م
Günahkâr, günah işleyen