Bu (Kur'an), insanlar için (nuruyla Allah'a yönelten) basiretlerdir, kesin bilgiyle inanan bir kavim için de bir hidayet ve bir rahmettir.
(Kur’an-ı Kerim’in insanlar için basiretler olarak nitelendirilmesi, Kur’an’ın yol göstericilik ve aydınlatıcılık misyonunun anlamını daha da derinleştirmektedir. Doğrusu bu Kur’an yol gösteren, varlıkların görülmesini sağlayan gözler gibidir. Kur’an özü itibariyle hidayettir. Başlı başına rahmettir. Fakat bütün bunlar kesin bir inanca, kuşkuya yer vermeyen, kararsızlık bulaşmayan, şüpheden eser bulunmayan bir güvene bağlıdır. Kalp kesin bir inanca, sarsılmaz bir güven duygusuna sahip olunca, izleyeceği yolu bilir, bocalamaz, telaşlanmaz, yolunu şaşırmaz. O zaman yolunun açık, ufkunun aydınlık, amacının kesinleşmiş, hayat sisteminin ana hatlarıyla belirlenmiş olduğunu görür. O zaman Kur’an, onun için kesin olarak bir nur, bir yol gösterici, bir rahmet olur.)