close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Câsiye Sûresi 17. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve âteynâhum beyyinâtin mine-l-emr(i)(s) femâ-ḣtelefû illâ min ba’di mâ câehumu-l’ilmu baġyen beynehum(c) inne rabbeke yakdî beynehum yevme-lkiyâmeti fîmâ kânû fîhi yaḣtelifûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve sonradan olacak işe ait de apaçık deliller gösterdik onlara; derken, o hususta kendilerine bir bilgi geldikten sonradır ki ancak aralarındaki hırs ve haset yüzünden ayrılığa düştüler; şüphe yok ki Rabbin, kıyamet gününde, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında, aralarında hüküm verecek.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bunun gibi, onlara bu emirden (Dini hükümlerden) açık alâmetler ve belgeler verdik. Onlar ise, kendilerine ilim geldikten sonra, birbirini çekememezlikten (Hakka tecavüz ve terslikten) ötürü tefrikaya (ayrılığa) düştüler. Rabbin bunların ihtilaf edip birbirinden ayrı düşmüş oldukları hususlar hakkında, kıyamet (sonrası hesap) günü şüphesiz aralarında hüküm verip yargılayacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve onlara din işinde veya seni peygamber yapacağımız hakkında, açık deliller verdik. Onlar kendilerine bu bilgilerin verilmesinden sonra, sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin ayrılığa düştükleri her konuda, onlar arasında hüküm verecektir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Dinî konularda, Hâtemü'l-enbiyâ'nın hak peygamber olduğu konusunda, devlet, millet, ekonomik hayat ve ümmet hayatı ile, kamu düzeni ile ilgili konularda onlara açık deliller, hükümler verdik. Ama onlar kendilerine doğru bilgiler geldikten sonra, liderliği ve hakimiyeti hep kendi uhdelerinde tutma hırsları, hasetleri, haksızlıkları, şer'î kurallara karşı çıkmaları ve bozgunculukları sebebiyle ayrı baş çekerek kasıtlı ihtilâf çıkardılar. Şüphesiz Rabbin, kasıtlı ayrılık çıkarmaya, çarpıtmaya devam ettikleri konularda, kıyamet günü onları sorguya çekecek, cezayı hak edenlerin hükmünü icra edecektir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlara bu işte açık deliller verdik. Onlar ancak kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki kinden dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin kıyamet günü, ayrılığa düştükleri hususlarda aralarında hüküm verir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve onlara bu emirden açık belgeler verdik. Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, yalnızca aralarındaki 'hakka tecavüz ve azgınlıktan' dolayı ihtilafa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ihtilafa düştükleri şeyde kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlara din işinden açık deliller (ayet ve mucizeler) de vermiştik. Şimdi (bu din işinde) ayrılığa düşmeleri, sırf kendilerine (gerçeğe dair) ilim geldikten sonra azgınlırk ve ihtirastan dolayıdır. Muhakkak ki Rabbin, onların ayrılığa düştükleri şeyde, kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve onlara vahiyden açık bilgiler verdik. Ancak ilim kendilerine geldikten sonra, azgınlık ve kıskançlıktan dolayı ihtilafa girdiler. Şüphesiz senin Rabbin, kıyamet günü onların ihtilaf ettiği konularda onları yargılayacaktır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlara din işinde açık kanıtlar verdik. Onlar kendilerine bilgi geldikten sonra sadece aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü, ayrılığa düştükleri şeylerde onlar arasında hüküm verecektir.
Besim Atalay
swap_vert close
İşleriyçin, onlara belgeler de vermiştik, kendi aralarında çekemezlik yüzünden, bilgi geldikten sonra ayrışmaya koyuldular; ayrıştıkları şeyi, senin Tanrın kıyamet günü aralarında hükmedecektir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yine onlara din ve dünya işleriyle ilgili apaçık deliller verdik. Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki azgınlık ve kıskançlık yüzünden (tekrar) ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düştükleri konularda, kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.
Cemil Said
swap_vert close
Bizim emirlerimize dâir ânlara edille-i zâhire gösterdik. Halbuki ânlar kendilerine ’ilim bahş idildikden sonra biri birilerine karşu hased ve ’adâvetlerinden nâşî ihtilâf itdiler. Kıyâmet gününde rabbin ânların ihtilâflarını fasl idecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Din konusunda, onlara belgeler verdik; ancak, kendilerine ilim geldikten sonra birbirini çekememezlikten ayrılığa düştüler. Rabbin kıyamet günü, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında şüphesiz aralarında hükmedecektir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlara din konusunda açıklamalar yaptık. Kendilerine bu bilgiler geldikten sonra sadece birbirine karşı hak tanımazlık yüzünden aralarında görüş ayrılığına düştüler. Kuşkusuz rabbin kıyamet gününde, aralarında ihtilâfa düştükleri konularda hükmünü verecektir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Din konusunda onlara açık deliller verdik. Ama onlar kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara apaçık emirler verdik. Kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki çekememezlikten ötürü ayrılığa düştüler. Diriliş Günü senin Rabbin, ayrılığa düştükleri konularda onların arasında yargı verecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Din hususunda onlara apaçık deliller verdik. Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki çekememezlik ve düşmanlık yüzünden ayrılığa düşmüşlerdi. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düştükleri şeylerde, kıyâmet günü aralarında hükmedecektir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bu emirden onlara beyyineler de vermiştik, imdi ıhtilâf etmeleri sırf kendilerine ılim geldikten sonra aralarında bagy-ü ıhtırastan dolayıdır, muhakkak ki rabbın onların ıhtilâf edip durdukları şeyde Kıyamet günü beyinlerinde hukmünü verecektir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Din konusunda onlara açık deliller verdik. Ama onlar kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki çekememezlik (ve baş olma sevdası) yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında hesap günü aralarında hükmünü verecektir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlara, buyruklardan, apaçık, açıklayıcı bilgiler verdik. Sonra onlar, kendilerine ilim geldikten sonra hırslarına kapılarak ayrılığa düştüler. Rabbin, ayrılığa düştükleri konularda Kıyamet Günü hüküm verecektir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlara (dîn) emr (in) den açık açık deliller de vermişdik. Şimdi onların (bu emr hakkında) ihtilâfa düşmeleri (başka sebeble değil) ancak kendilerine (hakıykat-ı haale dâir) bilgi geldikden sonra aralarındaki ihtirasdan dolayıdır. Şübhesiz Rabbin onların ihtilâf etmekde oldukları şeyler hakkındaki hükmünü kıyaamet günü aralarında verecekdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem onlara bu emir hakkında (din husûsunda) açık deliller verdik. Fakat (onlar), ancak kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki azgınlıktan (ve hasedden) dolayı ihtilâfa düştüler. Şübhesiz ki Rabbin, üzerinde ihtilâfa düşegeldikleri şeyler hakkında kıyâmet günü aralarında hüküm verecektir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlara (dini) emirden açıklayıcı belgeler vermiştik. Ancak kendilerine (doğru) bilgiler geldikten sonra, yalnızca aralarındaki ’hakka tecavüz ve azgınlıktan’ dolayı ihtilafa düştüler. Elbette ki Rabbin, hakkında ihtilafa düştükleri şeyde (konularda) kıyamet günü aralarında (adaletle) hükmedecektir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara işlerinde de açıklayıcı bilgiler vermiştik. Ancak, onlara o açıklayıcı bilgiler geldikten sonra, aralarındaki çekememezlikten dolayı ayrılıklara düştüler. Elbette ki senin Rabbin kıyamet günü, aralarında ayrılığa düştükleri şeylerin hükmünü verecektir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlara din işinde apaçık belgeler de verdik. Onların biribirlerine düşmeleri ancak kendilerine buyruk geldikten sonra aralarındaki kıskançlıktan ileri geldi. İşte senin çalabın arasını kalkış günü yargılayacaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara Tevrat/ta işleri hususunda açık deliller [³] de verdik. Onlar, ancak hakikat hali bildikten sonra aralarında çıkan haset ve hırstan dolayı ihtilâfa düştüler [⁴]. Üzülme, çünkü Rabbin aralarında ihtilâf ettikleri şeyi kıyamet günü bitirecek.
[3] Yani dünya işlerini gösterdik veya dinlerine ait helâl ve haramı bildirdik veya mûcizeler verdik veya bi'seti Muhammediye'yi haber verdik.[4] Hakikati bilince ihtilâfa düşmemek lâzımken bilâkis ihtilâfa düştüler. Çünkü maksatları ilim değil, belki riyaseti ele geçirmekti veya Kitaplarında zikrolunan peygamber gelince ihtilâfa düştüler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bu (din ve dünya) işinde⁴ onlara açık deliller [beyyinât] verdik. Ancak, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki aşırı kıskançlıklar [bağyen]⁵ yüzünden ayrılığa düştüler. Muhakkak ki Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
4 Krş. Âl-i İmrân, 3/159; Şûrâ, 42/38 5 “Bağyen”; aşırılığı, haddi aşmayı, ihtirası ifade eden bir kelimedir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve onlara (dini) emirden açık belgeler verdik. Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, yalnızca aralarındaki ihtirastan kaynaklanan azgınlık yüzünden ihtilafa düştüler. Şüphesiz senin Rabbin, hakkında ihtilafa düştükleri şeyde kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve onlara, hak dinin özü, esası ve amacı konusunda apaçık deliller vermiştik. Ne var ki onlar, kendilerine ilim ve hikmet dolu ayetlergeldikten sonra, sırf aralarındaki çıkar çatışmaları, kin, ihtirâs, azgınlık ve çekememezlik yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Böylece Peygamberlerin getirdiği inanç sistemini terk edip, bunun yerine kendi uydurdukları hurâfeleri din hâline getirdiler. Ama hiç şüphen olmasın ki, Rabb’in ayrılığa düştükleri her konuda, Diriliş Günü aralarında hükmünü verecektir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara Emr’den beyyineler (açık belgeler) verdik. Aralarındaki bağy / azgınlık / haksızlık / çekemezlik yüzünden onlara ancak İlim geldikten sonra ihtilaf ettiler. Senin rabbin, ihtilaf ediyor oldukları şeylerde Kıyâmet günü aralarında hüküm verir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ayrıca kendilerine gelecek Tanrı elçisi ile ilgili birtakım ipuçları verdik. Ama onlar, tam da böyle bir bilgiye sahip olmuş iken, hasetten birbirlerine düştüler. Artık Allah, onların üzerinde uzlaşamadıkları konularla ilgili kararını kıyamet gününde verecektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara yaşayacakları düzenin yasalarını gönderdik. Ama katımızdan onlara gerçekler gönderildikçe, yasalarımızla onları destekledikçe yoldan saptılar. Birbirlerine karşı duydukları hasetten, birbirlerine karşı duydukları kıskançlıktan, birbirlerini çekememezlikten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin hesap günü ayrılığa düştükleri şeyleri açıklayacaktır. Yeryüzünde yaşadıkları süre içerisinde tartıştıkları her şey için hükmünü verecektir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İş(lerle) ilgili onlara apaçık deliller vermiştik. (Ancak) onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düşmüşlerdi. [*] Şüphesiz ki Rabbin, anlaşmazlığa düştüğü şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hükmedecektir. [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:213; Âl-i İmrân 3:19; Yûnus 10:93; Şûrâ 42:14; Beyyine 98:4.,Benzer mesajlar: Bakara 2:113; Yûnus 10:93: Nahl 16:124; Secde 32:25.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlara bu (son Peygamber) konusunda¹ açık deliller verdik. Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, sadece aralarındaki çekemezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin kıyamet günü onların ayrılığa düştükleri her konuda aralarında adaletle hüküm verecektir.
1 İbnu Abbas; bu emrin Efendimizin geleceği ve Tihame’den Yesribe hicret edeceği bilgisi olduğunu belirtmiştir. (Kurtubî) Ayrıca âyetin bu bölümü; “Onlara din konusunda açık deliller verdik.” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve onlara [imanın] amacı ¹⁵ konusunda açık işaretler verdik; onlar, bütün bu bilgilerin kendilerine tevdî edilmesinden sonradır ki, aralarındaki kıskançlıktan dolayı farklı görüşlere sarıldılar: ¹⁶ [ama] ihtilafa düştükleri her konuda Kıyamet Günü Rabbin onlar arasında bir hüküm verecektir.
15 Birçok klasik müfessirin, emr kelimesinin burada “din”i işaret ettiği görüşünde olmalarına ve bütün ifadeyi buna göre, “dine ilişkin işaretler” şeklinde yorumlamalarına rağmen, mine’l-emr ifadesinin bu bağlamdaki karşılığının benim verdiğim karşılık olduğuna inanıyorum. Emr teriminin bütün muhtemel anlamlarının -“emir”, “talimat”, “buyruk”, “[ilgi] konusu”, “olay”, “eylem”, vb. gibi- ortak paydası, ister dolaylı isterse açık olsun, amaç/hedef unsuru olduğundan, (yukarıda verdiğim) bu anlamın, bütün ilahî vahiylerin ve insanın onlara inancının gerisindeki amaca atıfta bulunan ve yukarıdaki vecîz ifadede geçen terimin doğru karşılığı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kur’an öğretisini bütünlüğü içinde ele aldığımızda görürüz ki, bütün sahih itikatların temel hedefi, ilkin Allah’ın varlığının ve her insanın O’na karşı sorumluluğunun kavranması; ikinci olarak, insanın Allah’ın yaratma planındaki olumlu -mantıken/tabiatıyla zorunlu- bir öge olarak sahip olduğu değerli konumun bilincine varması ve böylece her türlü hurafeden ve irrasyonel korkulardan kendini kurtarması; ve son olarak da (yukarıda 15. ayette ifade edildiği gibi), insana yaptığı her iyi ve kötü şeyin sadece kendi faydası veya zararına olduğu bilincinin kazandırılmasıdır.16 Bkz. 23:53 ve ilgili not 30.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yine onlara din ve dünya işleri ile ilgili gerekli bilgileri öğretmiştik. Fakat onlar kendilerine ilahi bilgiler geldikten sonra sırf hırs ve kıskançlık yüzünden kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Şüphesiz Rabbin aralarında anlaşmazlığa düştükleri konularda kıyamet günü kesin hükmünü verecektir. 2/113, 3/55, 42/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Dahası onlara (tevdi edilen) görevden dolayı açık işaretler vermiştik.[⁴⁴⁸¹] Ne ki onlar durdular durdular da, kendilerine bilgi geldikten sonra -sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden- ayrılığa düştüler:[⁴⁴⁸²] Şu kesin ki, Rabbin Kıyamet Günü ayrılığa düştükleri her konuda onlar arasında hüküm verecektir.
[4481] İlk akla gelen anlamları “iş, dünyevî iktidar, yasa, buyruk, öneri” olan el-emrin bu bağlamdaki en uygun karşılığı, verilen “görev”, yani “misyon” olmalıdır (Bkz: 28:44, not 52). [4482] Tevrat gelinceye kadar tek millet idiler. Tevrat gelince daha bir bütünleşeceklerine paramparça oldular. Bu ve buna benzer âyetlerin verdiği bir başka mesaj da şudur: Vahiy, samimi olanla samimi olmayanı ayrıştıran bir tabiata sahiptir. Vahyin sıfatı olan Furkân’ın hakkı bâtıldan ayıran mânası yanında, “samimi olanı samimi olmayandan ayrıştıran” mânası da vardır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Her peygamber geldiğinde) Din konusunda onlara açık deliller vermiştik. (Herkes hakkına razı olsun, Rablerinin nimetlerine nankörlük edip başkasının hakkına tecavüz etmesin, harama yönelmesin diye emretmiştik) Ama onlar, kendilerine bu ilim (ve emirler) geldikten sonra, aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphe yok ki Rabbin ayrılığa düştükleri şeyler hakkında, kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve onlara bu emrimizden olan işlerden açıklamalar verdik ihtilaf etmediler ancak kendilerine bilgiler geldikten sonra sadece aralarındaki azgınlık yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz, Rabbin ahiret günü, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında onlar arasında hükümünü verecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlara o emirden açık emirler vermiştik, artık ihtilafta bulunmadılar, ancak kendilerine bilgi geldikten sonra bir azgınlık olarak (ihtilâfa, düştüler). Şüphe yok ki, senin Rabbin Kıyamet günü onların aralarında kendisinde ihtilaf eder oldukları şeyler hakkında hüküm verecektir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlara din işinde parlak deliller, mûcizeler verdik. Şimdi onların din konusunda ihtilaf etmeleri, sırf kendilerine gerçeğe dair ilim geldikten sonra haset ve ihtirastan dolayıdır. Senin Rabbin kıyamet günü, ayrılığa düştükleri hususlarda aralarında hükmünü verecektir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve onlara bu (din) iş(in)de açık deliller verdik. Onlar kendilerine bilgi geldikten sonra sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz, Rabbin kıyamet günü, ayrılığa düştükleri şeylerde onlar arasında hüküm verecektir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve onlara emr-i dînde vâzıh ve âşikâr delîller gönderdik. Onlar, kendilerine 'ilim geldikden sonra aralarındaki hased dolayısıyla dînde ihtilâf iylediler. Tahkîk rabbin, ihtilâf iyledikleri şeyi yevm-i kıyâmetde aralarında hüküm ve fasl ider.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara, görevlerini açıklayan belgeler verdik. İhtilafa düşmeleri, kendilerine bu bilgi[*] geldikten sonra aralarında çıkan kıskançlıktan dolayı oldu. Senin Rabbin (Sahibin), onların ihtilaf ettikleri konularda (mezardan) kalkış günü kararını verecektir.
[*] O bilgi (ilim), Kur'an bilgisidir. Aynı kelimenin kullanıldığı ve bir kitap olarak Kur'an'dan bahseden benzer ayetleri incelediğimizde bu bilginin, Kur'an'nın ayetleri ayetler ile açıklayan kendi iç bağlamı (tevili) olduğu anlaşılmaktadır. Son nebinin geleceğini bilen ve onu bekleyen İsrailoğulları, Kur'an'nın Allah'ın kitabı olduğunu bu bilgi sayesinde idrak etmişler ancak hemen sonrasında kıskançlıkla ihtilafa düşmüşlerdir. Çünkü önceki kitapların ehli (ustaları) hangi topluma bir kitap, hikmet ve nebi gelirse onların çağdaşlarına üstün geleceğini gayet iyi bilmektedirler. Dolayısıyla gelecek nebiye inanmak sorumluluğu ile mevcut üstünlüklerini devam ettirmek arasında tercih yapmaya mecbur kalmışlardır. Bu oldukça zorlu bir imtihandır. Bkz. Al-i İmran 3/7 ile Bakara 2/286 ve dipnotları  
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara emrimizi bildiren belgeler vermiştik. Kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki “bağy” yüzünden anlaşmazlığa düşmüşlerdi. Rabb'in, kıyamet günü, aralarında anlaşmazlığa düştükleri konuda hüküm verecektir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara din konusunda apaçık deliller de vermiştik. Fakat onlar, kendilerine bilgi ulaştıktan sonra, sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Rabbin, onların ihtilâf ettikleri şey hakkında kıyamet günü aralarındaki hükmünü verecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlara, iş ve yönetime ilişkin açık-seçik belgeler verdik. Onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki azgınlık ve kıskançlık yüzünden ihtilafa düştüler. Hiç kuşkusuz, Rabbin, onlar arasında, tartışıp durdukları şeyle ilgili olarak kıyamet günü hüküm verecektir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı virdük anlara delįller işden ya'nį dįn işinden pes ŧartışmadılar ya'nį muḥammed ḥaķķında illā andan śoñra kim geldi anlara bilmek ḥased içün aralarında. bayıķ çalabuñ hükm eyleye aralarında ķıyāmet güni anuñ içinde kim oldılar anuñ içinde ŧartışurlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı virdük anlara delīller dīn emrinde. Pes muḫtelif olmadılar, illā özleri‐ne ‘ilm geldükden ṣoñra düşmanlıġ‐ıla ortalarında. Senüñ Tañrıñḥükm ider anlar ortasında, ḳıyāmet güninde, anlar çekişgen nesnede. |
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlara din işində (dini məsələlərdə və ya Muhəmməd əleyhissəlamın peyğəmbər göndəriləcəyi barədə) açıq-aşkar dəlillər vermişdik. Onlar yalnız (tövhid, dini əmrlərin büsbütün həqiqət olduğu haqda) özlərinə elm (qəti dəlillər) gəldikdən sonra aralarındakı həsəd (ədavət) üzündən (dində) ixtilafa düşdülər. (Ya Rəsulum!) Həqiqətən, sənin Rəbbin ixtilafda olduqları məsələlər barəsində qiyamət günü onların arasında hökm edəcəkdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And gave them plain commandments. And they differed not until after the knowledge came unto them, through rivalry among themselves. Lo! thy Lord will judge between them on the Day of Resurrection concerning that wherein they used to differ.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We granted them Clear Signs in affairs (of Religion): it was only(4754) after knowledge had been granted to them that they fell into schisms, through insolent envy(4755) among themselves. Verily thy Lord will judge between them on the Day of Judgment as to those matters in which they set up differences.
4754 Cf. 10:93. The Jews were the more to blame that they fell from Grace after all the divine favours which they had enjoyed. Their schisms and differences arose from mutual envy, which was rebellious insolence against Allah. As the next verse shows, some of them (not all) rejected the mission of the Prophet, also through envy that a Prophet had come among the Arabians. 4755 Cf. 2:90, and that whole passage, with its notes.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاٰتَيْنَاهُمْ
ve onlara verdik
بَيِّنَاتٍ
apaçık deliller
مِنَ الْاَمْرِۚ
emirden
فَمَا اخْتَلَفُٓوا
ama ayrılığa düşmediler
اِلَّا
ancak
مِنْ بَعْدِ
sonraki
مَا
o şey- den
جَٓاءَهُمُ
kendileri- ne geldi
الْعِلْمُۙ
ilim
بَغْياً
kıskançlık yüzünden
بَيْنَهُمْۜ
araların- daki
اِنَّ
şüp- hesiz
رَبَّكَ
Rabbin
يَقْض۪ي
hüküm verecektir
بَيْنَهُمْ
aralarında
يَوْمَ الْقِيٰمَةِ
kıyamet günü
ف۪يمَا
o şey- lerde ki
كَانُوا
idiler
ف۪يهِ
hak- kında
يَخْتَلِفُونَ
ayrılığa düşüyorlar
Onlara emirden (olan dini konularda) apaçık deliller verdik; ama onlar kendilerine ilim (olarak vahyimiz) geldikten sonra sadece aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
بَيِّنَة
İsim
ب ي ن
Apaçık delil, apaçık mucize
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اِخْتَلَفَ
Fiil-VIII
خ ل ف
İhtilafa düştü, ayrılığa düştü
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
بَغْي
İsim
ب غ ي
Kıskançlık, azgınlık, zulüm
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
قَضَى
Fiil-I
ق ض ي
Hükmetti, bitirdi, hüküm verdi, takdir etti, tamamladı, yerine getirdi, karar verdi
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
قِيٰمَة
İsim
ق و م
Kıyamet
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اِخْتَلَفَ
Fiil-VIII
خ ل ف
İhtilafa düştü, ayrılığa düştü