close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Beled Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lekad ḣalaknâ-l-insâne fî kebed(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gerçekten de biz insanı sıkıntı içinde yarattık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçekten Biz insanı sıkıntı ve zorluklar içinde (yetişen çok harika bir sanat eseri ve mükemmel bir fabrika biçiminde) yaratmışızdır. (Hâlâ çoğu akledip anlamıyorlar.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
gerçekten biz insanı acı, sıkıntı ve imtihan ile yüklü bir hayat içerisinde yarattık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ana rahminden ölünceye kadar, sıkıntı, eziyet, mükellefiyet ve binbir güçlüklerle karşı karşıya yarattık biz insanı.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 82/6-7; 95/4-5.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun ki, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu biz, insanı bir meşakkat içinde yarattık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz, insanı sıkıntı ve zorluklarla yoğurarak yaratık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz, insanı zorluklar içinde yarattık.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz insanı güçlük içre yarattık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz insanı (hayatında karşılaşacağı) birtakım zorluklara, sıkıntılara dayanacak şekilde yarattık.
Cemil Said
swap_vert close
İnsânı meşâkkatde halk itdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
1,2,3,4. Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke’ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hiç kuşkusuz biz insanı zahmetli bir hayat için yarattık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4. Bu beldeye -ki sen bu beldedesin-, babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnsanı zorluklar arasında (direnmesi için) yarattık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz insanı gerçekten bir sıkıntı içinde yarattık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hakikaten biz insanı bir meşakkat içinde yarattık
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz biz insanı (hayatında karşılaşacağı) meşakkatlere karşı dayanıklı yarattık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz insanı gerçekten zorluk arasında yarattık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
ki biz insanı, andolsun, meşakkat içinde yaratdık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ki) insanı, gerçekten bir meşakkat içinde (olmak üzere) yarattık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Elbette biz insanı, zorluklar (acılar ve sıkıntılar) içinde (olacak ve bunlara göğüs gerebilecek güçte) yarattık. *
(*) Ayette geçen kebed kelimesi “acı, sıkıntı, baskı, imtihan, dayanma gücü vb. anlamlara gelmektedir. Bu da insanın, doğduğu günden öleceği güne kadar az veya çok sıkıntılar, ihtiyaçlar, acılar ve zorluklarla karşılaşmasının kaçınılmaz olduğunu gösterir. “Hayat mücadelesi” ifadesinin genel kabul görerek kullanılması da insanın dünya hayatının “mücadele” şeklinde özetlenebileceğini göstermektedir. Bu durum aynı zamanda insana mücadele gücü ve iradesi de kazandırmaktadır. Âyetlerde ayrıca Hz. Peygamber’in karşılaşacağı güç şartlara, müşriklerin ona uygulayacağı baskılara da işaret edilmektedir. Tefsir (Kur’an Yolu)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz insanı güçlüklere dayanıklı olarak yarattık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
doğrusu biz insanı acı çekmek için yarattık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Elbette biz insanı meşekkat içinde yarattık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Gerçekten Biz insanı zorluklara katlanacak [kebed] hâlde yarattık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ki şüphesiz biz insanı bir zorluk içinde yarattık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Biz insanı, birçok acılar, sıkıntılar ve zorluklar arasında mücâdele ederek çetin bir sınavdan geçmesi için yarattık.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gerçekten İnsan’ı bir kebed (zorluk) içinde yarattık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
biz insanı, hep zora koştuk.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Elbette insanları zorluk içinde yarattık. İnsanlar zorlukları hayatlarının gerçeği olarak yaşıyor. Söyleyin! Yaşadığınız gerçekleri inkâr edebilir misiniz?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki biz insanı zorluklar konusunda (dayanıklı) yarattık.
Mehmet Türk
swap_vert close
Gerçekten Biz insanı, sıkıntılarla (mücadele etmesi için) yarattık.
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçek şu ki, Biz insanı acı, sıkıntı ve imtihan [ile yüklü bir hayat]a gönderdik. ³
3 Kebed terimi, “acı”, “sıkıntı”, “zorluk”, “baskı”, “imtihan” vb. kavramlarını kapsadığından ancak yukarıdaki gibi bileşik bir ifade ile çevrilebilirdi.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz insanı meşakkatlere dayanıklı yarattık. 3/195, 13/22
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hakikaten Biz insanoğlunu farklı meşakkatlere dayanıklı yarattık.[⁵⁷³⁰]
[5730] Veya: “dengeli ve uyumlu”. Sadece burada geçen kebedîn hem “meşakkat” hem de “güç ve kudret” mânalarına dayanarak. Ayrıca bu mâna, bir sonraki âyetle uyum içindedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Biz insanı, meşakkatler içinde (bocalasın diye) yarattık!
(Ona hür irade verdik ama onu, serbest bırakmadık, yaptıklarından sorumlu tuttuk, - Peygamberler vasıtasıyle- Kitaplar indirerek, emir ve yasaklarımızı bildirdik, bunlara karşı geldiği takdirde dünyada ve ahirette cezalandırılacağım açıkça belirttik. Bu uyarımıza rağmen evvelki kavimler, ayetlerimizi yalan saydılar, peygamberlerine karşı geldiler, hak daveti kabul edecekleri yerde şeytanın peşinden gittiler ve hak ettikleri akıbete, helâke uğradılar. Ancak içlerinden pek azı, hür irade emanetine hıyânet etmedi, hak daveti kabul etmenin doğru yolda yürümenin zorluklarına katlandı. Peygamberlerini yalnız bırakmadılar! Biz de, gönderdiğimiz peygamber ile maiyyetinde olanları kurtardık, selamete erdirdik) (Ey Muhammed; senin kavminden de sana tabi olanlar ve dünya ve ahiret azabına inanmayarak küfürde direnenler olacaktır! Nitekim)  
Osman Fırat
swap_vert close
Biz insanı zorluk içinde yarattık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak ki, Biz insanı elbette bir meşakkat içinde (bulunacağı bir mahiyette) yarattık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz insanı, imtihan ve çile yüklü bir hayata gönderdik. [82, 6-7; 95, 4-5]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz insanı zorluk arasında yarattık.
İnsanın, insan haline gelişi, pek büyük zamanları almıştır. Ve insanın meydana gelmesi için bütün dünyâ, bütün kâinât seferber olmuştur. Bu kadar özenle yaratılmış olan insan da başı boş bırakılacak değildir. Onun çevresini pek çok güçlük sarmıştır. İnsan, bu güçlüklere katlanmak, bunları yenmek zorundadır. İnsan, güçlüklerle uğraştığı ve onları yendiği ölçüde değer kazanır.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz insânı şiddet ve meşâkkatde yaratdık.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnsanı, zorlukları aşacak güçte yaratmışızdır.
Şaban Piriş
swap_vert close
“İnsanı dosdoğru/dayanıklı olarak yaratmışızdır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz insanı zorluklar için yarattık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz insanı gerçekten bir sıkıntı ve zorluk içinde yarattık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ yarat(t)uķ “ādemį ķatılıķ maşaķķat içinde.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz yaratduḳ Ādem oġlını zaḥmet içinde.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz insanı məşəqqətdə yaratdıq! (İnsan doğulduğu gündən qəbir evinə gedənə qədər əzab-əziyyət içində çalışıb çabalayır, həyat boyu müxtəlif çətinliklərlə üzləşər. Bu, ilahı bir hikmətdir, həyatın qanunudur!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
We verily have created man in an atmosphere:
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Verily We have created man into toil and struggle.(6133)
6133 Cf. "Man is born unto troubles as the sparks fly upward" (Job, 5:7); "For all his days are sorrows, and his travail grief (Ecclesiastes, 2:23). Man's life is full of sorrow and vexation; but our text has a different shade of meaning: man is born to strive and struggle; and if he suffers from hardships, he must exercise patience, for Allah will make his way smooth for him (65:7; 94:5-6). On the other hand no man should boast of worldly goods or worldly prosperity (see verses 5-7 below).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَقَدْ
hakikaten
خَلَقْنَا
Biz
yarattık
الْاِنْسَانَ
insanı
ف۪ي كَبَدٍۜ
bir meşakkat içinde
Hakikaten Biz insanı (imtihanlara göğüs gerecek şekilde) bir meşakkat içinde yarattık.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
اِنْسَان
İsim
ا ن س
İnsanlar, insanlardan olan, kabile
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كَبَد
İsim
ك ب د
Meşakkat