close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Beled Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve vâlidin vemâ veled(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve babaya ve oğula.
Baba Âdem Peygamberdir, oğul da soyu sopu. Soy soptan maksat, soyundan gelen peygamberlerdir diyenler de vardır. Her oğul ve babadır, Âdem Peygamberle Hz. Muhammed (s.a.a)'dir diyenler de bulunmuştur.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Her doğurtucu (baba)ya, (doğuran anaya) ve doğan (evlada) da (yemin ederim ki kâfirler aldanıyorlar).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Babaya ve oğula andolsun ki,
Ahmet Tekin
swap_vert close
İnsanlığa atalık edenlere ve onlardan doğan hayırlı nesillere yemin ederim.
Ahmet Varol
swap_vert close
Babaya ve (ondan üreyip) doğana da (yemin ederim),
Ali Bulaç
swap_vert close
Babaya ve doğan-çocuğa da.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ve yemin ederim bir (Âdem) babaya ve (ondan üreyip) doğana ki,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Babalara ve zürriyetlerine(*) yemin ederim ki;
(*) Peygamber, manevi bir baba olarak İslam âlemini meydana getirmiştir.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2,3. Senin yaşamakta olduğun bu beldeye; doğurana ve doğana yemin olsun ki, [759][760]
[759] Beled sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 129.[760] Yemin edilen üç varlık hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 132-133.  
Besim Atalay
swap_vert close
Hem ataya, hem oğluna ant
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve o babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin olsun ki,
Yani “insanın ilk atasına ve ondan meydana gelen soylara, milletlere ya da İbrahim ve oğlu İsmail’e veya her babaya ve oğluna” andolsun ki,  
Cemil Said
swap_vert close
Vâlid ve veled nâmına dahî kasem iderim.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğurana ve doğurduğuna and olsun ki;
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
1,2,3,4. Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke’ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ana babaya ve bunlardan meydana gelen çocuklara!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4. Bu beldeye -ki sen bu beldedesin-, babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Doğurana ve doğurduğuna da andolsun.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve and olsun baba ve çocuğuna.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve bir validle veledine ki
Emrah Demiryent
swap_vert close
Babaya (insanlığın ilk atası olan Âdem’e) ve ondan meydana gelen çocuğa (bütün peygamberlere ve sâlih insanlara) kasem olsun ki,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun doğurana ve doğurduğuna!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Babaya da, doğana da (yemîn ederim),
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve (yemîn ederim) babaya ve doğan (çocuğ)a!
İhsan Aktaş
swap_vert close
1,2,3. Hayır! (Gerçek, onların sandığı gibi değil.) Senin yaşamakta olduğun bu (şanlı) beldeye (İbrahim Peygamberin başlattığı tevhid mücâdelesinin, son elçiyle yeniden filizlenip yeşerdiği bu bereketli topraklara, halkının huzur ve güven içerisinde yaşadığı bu kutsal ve emin şehre), doğurana ve doğana kasem ederim ki. *
(*) 1. ‘’Lâ uksimu’’ başındaki Lâ harfi üzerinde durulmadığı zaman, bu ifadenin birebir çevirisi “yemin etmem” dir. Burada ise “hayır, yok vs.” gibi olumsuz bir ifadeden sonra yemini pekiştirmek için kullanılan deyimsel bir ifade mevcûttur. Bu ifade, “Bu yeminin üzerine söylenecek ve dinlenecek başka söz yoktur; ancak şu söyleyeceğim hakikat vardır.” anlamına gelir. Yemini ve şâhitliği pekiştirmektedir. Bundan dolayı alttaki âyetler kimsenin inkâr edemeyeceği ve herkesin bildiği hakîkatler olmalıdır. “El-beled” ifadesinden kasıt herkes tarafından bilinen Mekke şehridir. Kur’an’da nerede bu kalıp kullanılmışsa orada Mekke şehri kastedilmiştir. (Bkz İbrahim:35) Yani İlk ayetin başında bulunan (لا)‘’la’’ harfi, olumsuz edatı olup ‘’Gerçek o inkârcıların düşünüp sandıkları gibi değil’’ diye ayette bir anlam katmaktadır. 2: “Ve ente hıllun” ifadesi, bir yere inmek, konaklamak yerleşmek, ikâmet etmek manasındadır. Hz. Muhammed’in bu beldede dünyaya gelip ikamet etmesinin sebebi açıklanacağı için böyle bir giriş yapılmaktadır. Hz. Muhammed’in; zulmün, şirkin, ahlâksızlığın zirve yaptığı bir beldede, çok ağır bir görevi üstlenme sebebine dâir aklındaki sorular cevaplandırılmaktadır. Her insan bir amaç için bir yerlerde dünyaya gelir. İnsan için önemli olan ne yapabileceğini fark edip yaratılış amacına uygun seçimler yapmaktır. 3. Valid, baba anlamına kullanılan ’eb’ kelimesi gibidir. Eb daha genel olarak bir şeyin icat, ıslah veya zuhuruna sebep olan herkese denilirken, vâlid daha çok fiilî olarak baba olan kimse için kullanılır. İnsan bir çocuk sahibi olmadıkça vâlid diye isimlendirilmez. Fakat eb böyle değildir. Çünkü insanlar birinin biyolojik babası olmayan kişiye de ebû fülânin (falanın babası) künyesini verirler. Bu âyetteki “vâlid”ise biyolojik baba demektir. Veled, doğan çocuk demektir... (Rağıb) (Kurandan Hayata) Ayrıca burada (وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَ) ifadesinin anlamı genel olup yüce Allah’ın emriyle her doğuran ve doğandır. Zira bununla yüce Allah canlıların ve özellikle insanlığın yaratılışı için koymuş olduğu kendi yaratılış yasasına, yani insanların doğup büyeme ve üreme yasası olan evrendeki sünnetullah’a yemin etmek suretiyle dikkatimizi bu ilahi yasaya çekmek ve üzerinde düşünmemizi sağlamak istemiştir. (الله اعلم) وقال مجاهد : إن " لا " رد على من أنكر البعث ، ثم ابتدأ فقال أقسم ، والمعنى : ليس الأمر كما تحسبون (تفسير فتح القدير)القول الثاني: أنّ (لا) للنّفي ومنفيُّها محذوفٌ ، وهي ردٌّ على أمرٍ ذكره الكفّار، فقيل لهم: لا ، ثم ابتدأ اللَّهُ تعالىقَسَماً. اختاره الفراء والطبري وابن قتيبة [7] وابن العربي والقشيري . قال الفراء في قوله تعالى لَآ أُقۡسِمُ بِيَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ١[القيامة:1]: « القرآن جاء بالرد على الذين أنكروا : البعث ، والجنة ، والنار ،فجاء الإقسام بالرد عليهم فى كثير من الكلام المبتدأ منه ، وغير المبتدأ ».-- (وَوالِدٍ وَما وَلَدَ) أي وكل والد وكل مولود من الإنسان وغيره.وفي القسم بهذا لفت لأنظارنا إلى رفعة قدر هذا الطور من أطوار الوجود وهو طور التوالد، وإلى ما فيه من بالغ الحكمة وإتقان الصنع، وإلى ما يعانيه كل من الوالد والمولود في إبداء النشء، وتبليغ الناشئ وإبلاغه حده من النمو المقدّر له.انظر إلى البذرة في أطوار نموها، كم تعاني من اختلاف الأجواء، ومحاولة امتصاص الغذاء مما حولها من العناصر إلى أن تستقيم شجرة ذات فروع وأغصان، وتستعد لأن تلد بذرة أو بذورا أخرى تعمل عملها، وتزين الوجود بجمال منظرها.وأمر الإنسان والحيوان في ذلك أعجب وأعظم، والتعب والعناء الذي يلاقيا كل منهما في سبيل حفظ نوعه، واستبقاء جمال الكون بوجوده أشد وأكبر ( تفسير المراغي) - وقوله - عز وجل -: {وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَ}: فيكون القسم بالخلائق أجمع، (تأويلات أهل السنة)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Doğurana ve doğurduğuna yemin olsun ki.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Babaya da, doğana da ant olsun ki,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ata/ya ve kendisinin zürriyetine de [³] yemin ederim ki
[3] Yani ata'n İbrahim'le İsmail'e ve sana. Veya Âdem'le oğullarına.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun babaya ve oğluna²,
2 Bazı müfessirlere göre bu ayette Hz. İbrâhim ile oğlu Hz. İsmail kastedilmektedir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Babaya ve doğan çocuğa da.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve insanlığın ilk atası olan Âdem ile Havvâ’ya ve onlardan meydana gelerek kabîleler, boylar, milletler oluşturan nesillere andolsun ki,
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Doğurana da, doğurduğuna da (yemin ederim) ki;
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bu şehre emeği geçen baba evlat hakkı için
Mehmet Çoban
swap_vert close
Doğuranlara doğurduklarına andolsun!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Babaya ve çocuğa (da yemin ederim).
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve yemin olsun babaya ve çocuğuna.¹
1 Bu baba ve çocuğu; Âdem ve zürriyeti, İbrahim ve oğlu İsmail, Hz. Peygamber ve ümmeti veya her baba ve oğlu olabilir. Doğrusunu Allah bilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve [tanıklığa çağırırım] anne-babayı ve çocukları: ²
2 Lafzen, “doğuranı ve doğurduğunu”. Taberî’nin ikna edici açıklamasına göre bu ibare, “her anne-baba ve bütün çocukları” anlamına gelir: yani, baştan sona bütün insan soyu. (Vâlid müzekker şekli, elbette, hem erkek hem kadın ebeveyni göstermektedir.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O babaya ve o oğula ki. 2/124...134, 6/83...90
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve babaya ve oğluna:[⁵⁷²⁹]
[5729] Veya: “doğurana ve doğurmayana” (Krş: tek ve çift şahit olsun: 89:3 ve 112:3). Baba, yani vahyin “babanız İbrahim” dediği Hz. İbrahim ve onun oğlu Hz. İsmail ve dolaylı olarak Hz. Muhammed. Mekke’nin ruhu Kâbe, dünyanın ruhu da insandır. Büyük yetimin babası ve büyük yetim Hz. Nebi de kastedilmiş olabilir. Bu ibare doğrudan İbrahim ve İsmail’i ifade etse de, dolaylı olarak âdemoğullarının tümünü kapsar. Mekke’nin diğer şehirlere göre merkezi konumu ne ise, Âdem’in âdemoğullarına ve Âdemoğullarının da diğer yaratılmışlara göre konumu odur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Fakat) Baba ile oğluna (Adem a.s. ile Ademoğullarına) andolsun ki,
Osman Fırat
swap_vert close
Ve babaya ve evlada,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve bir pedere ve zürriyetine de (andolsun).
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hem o değerli baba, hem o değerli evladının hakkı için:
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve (and içerim) doğurucuya ve doğurduğuna ki,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Baba ve zürriyeti ile kasem iderim ki (Adem ve evlâdları olan bütün insânlar ile yemîn iderim ki)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ana-babaya[*] ve evladına bakın da düşünün,
[*] Âyette geçen (َوَالِد) Vâlid وَلَدَ = velede fiilinin ismi failidir. "وَلَدَ = doğum yaptı" demektir. Erkek doğum yapamayacağı için el-Kamusu'l-muhît'e göre anaya hem valid hem valide denir. Lisan'ul-arab'a göre valide والِدَةٌ doğuran kadın َوَالِد valid ise soyundan gelinen kadın demektir. Kur'ân'da ana ile baba bir arada zikredilince anaya valide, babaya da mevlûdün leh denir. (bkz. Bakara 2/233). Baba daوَلَدَ = velede fiilinin fâilidir. Allah'ın baba olmadığını ifade için "لَمْ يَلِد" (İhlâs 112/3) buyrulmuştur. Öyleyse vâlid; yerine göre baba, yerine göre ana anlamındadır. Bu âyette geçen vâlid her iki anlamı da içerir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Anne, baba ve çocuklara,
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve babaya ve evlâdına.(1)
(1) Hz. Âdem ve insanlar; yahut Hz. İbrahim ve nesli; yahut Peygamberimiz ve ümmeti; yahut bütün babalar ve evlâtlar.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve doğurana ve doğurduğuna da yemin olsun ki,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ŧoġurıcı ataya daħı aña kim ŧoġurdı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ata ḥaḳḳı‐çun ki Ādemdür, daḫı ẕürriyeti ḥaḳḳı‐çun.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And içirəm ataya və onun övladına (Adəmə və onun nəslinə, yaxud İbrahimə və oğlu İsmailə) ki,
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the begetter and that which he begat,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And (the mystic ties of) Parent and Child;-(6132)
6132 A parent loves a child ordinarily: the father is proud and the mother, in spite of her birth pains, experiences supreme joy when the child is born. But in abnormal circumstances there may be misunderstandings, even hatred between parent and child. So Makkah cast out her most glorious son, but it was only for a time. Makkah was sound at heart; only her power had been usurped by an ignorant autocracy which passed away, and Makkah was to receive back her glory at the hands of the son whom she had rejected but whom she welcomed back later. And Makkah retains for all time her sacred character as the centre of Islam.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَوَالِدٍ
ve babaya
وَمَا
ve o şeye ki
وَلَدَۙ
doğdu
Babaya ve ondan meydana gelen çocuğa da (yemin ederim ki),
وَالِد
İsim
و ل د
Ana baba, anne, baba
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
وَلَدَ
Fiil-I
و ل د
Doğurdu, çocuk sahibi oldu