1,2,3. Hayır! (Gerçek, onların sandığı gibi değil.) Senin yaşamakta olduğun bu (şanlı) beldeye (İbrahim Peygamberin başlattığı tevhid mücâdelesinin, son elçiyle yeniden filizlenip yeşerdiği bu bereketli topraklara, halkının huzur ve güven içerisinde yaşadığı bu kutsal ve emin şehre), doğurana ve doğana kasem ederim ki. *
(*) 1. ‘’Lâ uksimu’’ başındaki Lâ harfi üzerinde durulmadığı zaman, bu ifadenin birebir çevirisi “yemin etmem” dir. Burada ise “hayır, yok vs.” gibi olumsuz bir ifadeden sonra yemini pekiştirmek için kullanılan deyimsel bir ifade mevcûttur. Bu ifade, “Bu yeminin üzerine söylenecek ve dinlenecek başka söz yoktur; ancak şu söyleyeceğim hakikat vardır.” anlamına gelir. Yemini ve şâhitliği pekiştirmektedir. Bundan dolayı alttaki âyetler kimsenin inkâr edemeyeceği ve herkesin bildiği hakîkatler olmalıdır. “El-beled” ifadesinden kasıt herkes tarafından bilinen Mekke şehridir. Kur’an’da nerede bu kalıp kullanılmışsa orada Mekke şehri kastedilmiştir. (Bkz İbrahim:35) Yani İlk ayetin başında bulunan (لا)‘’la’’ harfi, olumsuz edatı olup ‘’Gerçek o inkârcıların düşünüp sandıkları gibi değil’’ diye ayette bir anlam katmaktadır. 2: “Ve ente hıllun” ifadesi, bir yere inmek, konaklamak yerleşmek, ikâmet etmek manasındadır. Hz. Muhammed’in bu beldede dünyaya gelip ikamet etmesinin sebebi açıklanacağı için böyle bir giriş yapılmaktadır. Hz. Muhammed’in; zulmün, şirkin, ahlâksızlığın zirve yaptığı bir beldede, çok ağır bir görevi üstlenme sebebine dâir aklındaki sorular cevaplandırılmaktadır. Her insan bir amaç için bir yerlerde dünyaya gelir. İnsan için önemli olan ne yapabileceğini fark edip yaratılış amacına uygun seçimler yapmaktır. 3. Valid, baba anlamına kullanılan ’eb’ kelimesi gibidir. Eb daha genel olarak bir şeyin icat, ıslah veya zuhuruna sebep olan herkese denilirken, vâlid daha çok fiilî olarak baba olan kimse için kullanılır. İnsan bir çocuk sahibi olmadıkça vâlid diye isimlendirilmez. Fakat eb böyle değildir. Çünkü insanlar birinin biyolojik babası olmayan kişiye de ebû fülânin (falanın babası) künyesini verirler. Bu âyetteki “vâlid”ise biyolojik baba demektir. Veled, doğan çocuk demektir... (Rağıb) (Kurandan Hayata) Ayrıca burada (وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَ) ifadesinin anlamı genel olup yüce Allah’ın emriyle her doğuran ve doğandır. Zira bununla yüce Allah canlıların ve özellikle insanlığın yaratılışı için koymuş olduğu kendi yaratılış yasasına, yani insanların doğup büyeme ve üreme yasası olan evrendeki sünnetullah’a yemin etmek suretiyle dikkatimizi bu ilahi yasaya çekmek ve üzerinde düşünmemizi sağlamak istemiştir. (الله اعلم)
وقال مجاهد : إن " لا " رد على من أنكر البعث ، ثم ابتدأ فقال أقسم ، والمعنى : ليس الأمر كما تحسبون (تفسير فتح القدير)القول الثاني: أنّ (لا) للنّفي ومنفيُّها محذوفٌ ، وهي ردٌّ على أمرٍ ذكره الكفّار، فقيل لهم: لا ، ثم ابتدأ اللَّهُ تعالىقَسَماً. اختاره الفراء والطبري وابن قتيبة [7] وابن العربي والقشيري . قال الفراء في قوله تعالى لَآ أُقۡسِمُ بِيَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ١[القيامة:1]: « القرآن جاء بالرد على الذين أنكروا : البعث ، والجنة ، والنار ،فجاء الإقسام بالرد عليهم فى كثير من الكلام المبتدأ منه ، وغير المبتدأ ».-- (وَوالِدٍ وَما وَلَدَ) أي وكل والد وكل مولود من الإنسان وغيره.وفي القسم بهذا لفت لأنظارنا إلى رفعة قدر هذا الطور من أطوار الوجود وهو طور التوالد، وإلى ما فيه من بالغ الحكمة وإتقان الصنع، وإلى ما يعانيه كل من الوالد والمولود في إبداء النشء، وتبليغ الناشئ وإبلاغه حده من النمو المقدّر له.انظر إلى البذرة في أطوار نموها، كم تعاني من اختلاف الأجواء، ومحاولة امتصاص الغذاء مما حولها من العناصر إلى أن تستقيم شجرة ذات فروع وأغصان، وتستعد لأن تلد بذرة أو بذورا أخرى تعمل عملها، وتزين الوجود بجمال منظرها.وأمر الإنسان والحيوان في ذلك أعجب وأعظم، والتعب والعناء الذي يلاقيا كل منهما في سبيل حفظ نوعه، واستبقاء جمال الكون بوجوده أشد وأكبر ( تفسير المراغي) - وقوله - عز وجل -: {وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَ}: فيكون القسم بالخلائق أجمع، (تأويلات أهل السنة)