close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 73. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fekulnâ-dribûhu biba’dihâ(c) keżâlike yuhyi(A)llâhu-lmevtâ veyurîkum âyâtihi le’allekum ta’kilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Demiştik ki: O adama, ineğin bir uzvuyla vurun işte Allah, aklınız başınıza gelsin diye ölüleri böyle diriltir, delillerini size böyle gösterir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bunun için de: "Haydi şimdi ona (cesede, kestiğiniz ineğin) bir parçasıyla vurun" demiştik. Böylece, Allah ölüleri diriltir ve size ayetlerini gösterir; ki akıllanasınız (ve gerçeği anlayasınız).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sığırın bir kısmıyla öldürülen adama vurun, demiştik te, vurulunca da o şahıs dirilivermişti. İşte böylece Allah ölüleri diriltir. Size böylece gücünü ve delillerini gösterir ki, aklınızı başınıza alasınız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz onlara: “Kestiğiniz sığırın bir parça etiyle o ölüye vurun" dedik. Allah ölüleri de böyle diriltir. Size âyetlerini, mûcizelerini gösteriyor ki, aklınızı başınıza alasınız.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/259-260.  
Ahmet Varol
swap_vert close
"Onun (kestiğiniz ineğin) bir parçasıyla ölüye vurun" dedik. İşte Allah ölüleri böyle diriltir ve belki akıl edersiniz diye size böyle ayetlerini gösterir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bunun için de: 'Ona (cesede, kestiğiniz ineğin) bir parçasıyla vurun' demiştik. Böylece, Allah ölüleri diriltir ve size ayetlerini gösterir; ki akıllanasınız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte bunun için dedik ki, o sığırın bir parçasıyla (kaatili bilinmiyen) ölüye vurun. (onlar da vurdular, ölü dirildi). Bunun gibi, Cenâb'ı Allah ölüleri diriltir ve bu ölüyü diriltmekle size kudret ve âyetlerini gösterir, umulur ki, akıllanasınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz dedik ki: “O ölünün (kopmuş) parçasını ona yapıştırın.” (O dirildi, kendisini kimin öldürdüğünü söyledi.) Allah ölüleri böylece diriltir, ayetlerini size gösterir ki; anlayasınız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Haydi, şimdi öldürülen bu adama, kesilen ineğin bir parçasıyla vurun” dedik. Allah ölüleri bu şekilde diriltir ve size âyetlerini gösterir. Umulur ki, aklınızı kullanırsınız.
Besim Atalay
swap_vert close
İmdi biz: «Öldürülmüş olana, berikinin bir parçasın vurunuz» diye söylemiş idik, işte böyle, Allah, ölüleri diriltir, belgelerin size gösterir, ola ki anlayasız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Bu amaçla) dedik ki; “Haydi, şimdi öldürülen bu adama, kesilen ineğin bir parçasıyla vurun!” Allah ölüleri bu şekilde diriltir ve size âyetlerini gösterir. Umulur ki bu sayede aklınızı işletirsiniz.
İsrailoğullarından birisi bir adamı öldürmüş ve o, bu olayın aydınlatılması için Hz. Musa’ya gitmişti. Ortada bir şahit olmadığından, katilin bulunması konusunda Hz. Musa da işin içinden çıkamamıştı. Allah, gerçeğin ortaya çıkmasını ve bunu öldürülen adamın dilinden açıklamayı murad etmişti. Bunun için de bir sığır kesmelerini ve kesilen sığırın bir parçasıyla maktule vurmalarını emretmişti. Emri alan İsrailoğulları; bu vecibeyi yerine getirerek bir sığır kesmiş ve kesilen sığırın bir parçasıyla ölen adama vurmuşlardı. Bunun üzerine ölen adam dile gelerek kendisini öldürenin Hz. Musa’ya gelen adam olduğunu söylemişti. Bu olayla; hem insanların kavrayamadığı Allah’ın yeniden yaratma konusundaki gücü somut bir örnekle gösterilmiş hem de çok büyük düşmanlıklara neden olabilecek bir olay aydınlığa kavuşmuştu.   
Cemil Said
swap_vert close
Sığırın bir parçasıyla o maktûle urulmasını emr itdik. "Bu vechile Allâh emvâtı ihyâ ider ve gözünüzün önünde mu’cizeler yaratır" didik, belki nihâyetde anlarsınız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Sığırın bir parçasıyla ona vurun" dedik. İşte böylece Allah ölüleri diriltir ve aklınızı kullanasınız diye size ayetlerini gösterir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun” dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye mucizelerini de size böyle gösterir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sonra “(kesilen ineğin) bir parçasıyla ölüye vurun” dedik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye size âyetlerini gösterir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Haydi, şimdi (öldürülen) adama, (kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun» dedik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye size âyetlerini (Peygamberine verdiği mucizelerini) gösterir.
 Sığır kesme kıssası, daha ziyade İsrailoğullarından iki gencin, mirasına konmaları için amcalarını öldürmelerine bağlanır. Olay Hz. Musa’ya arzedilir. Hz. Musa bir türlü katilleri bulamaz ve Allah’a sığınır. O da bir sığır kesilmesini, onun bir parçasıyla ölüye vurulmasını, ölünün dirilip katili haber vereceğini bildirir. Netice de böyle olur. Âyetlerin zahiri de buna işaret eder. Ancak eski Mısırlıların ineğe tapmaları, bir ara yahudilerin de buzağıya tapmış olmaları, sığır kesilmesi hadisesinde başka hikmetlerin de bulunduğunu gösterir. «Bir parçasıyle ona vurun» buyurulup arkasından da Allah’ın ölüleri diriltmesinden bahsedilince, müfessirlerin çoğu bunu «kesilen ineğin bir parçası ile ölüye vurulmak suretiyle onun dirilmesi» şeklinde anlamışlardır. Bu takdirde olay bir mucizedir; Allah’ın kudreti ile ölü böyle bir sebep olmadan da dirilebilir. Dikkatleri daha ziyade çekmek için böyle bir merasim tertip edilmiş ve akabinde mucize gerçekleşmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"(Düvenin) bir parçasıyla ona (öldürülene) vurun," dedik. İşte, ALLAH ölüleri böyle diriltir ve düşünesiniz diye ayetlerini (mucizelerini) böyle gösterir.
Biyokimyacılar, düvenin dokusundaki DNA'ları yaşlı dokulara transfer ederek onları gençleştirmeyi başararak bu ayetin anlattığı mucizevi olayı günümüzde bilimsel yöntemlerle gerçekleştirmişlerdir. Bak 4:82.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte bundan dolayı, o sığırın bir parçası ile o ölüye vurun, dedik. Allah ölüleri işte böyle diriltir ve size âyetlerini gösterir, belki aklınızı başınıza toplarsınız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
onun için dedik ki o bakaranen bir parçasile o maktule vurun, işte böyle Allah ölüleri diriltir ve size âyetlerini gösterir gerek ki akıllanasınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
“(Emrimizle kesmiş olduğunuz) sığırın bir parçası ile öldürülene vurun!” buyurduk. (Denileni yaptılar ve iznimizle, ölü dirilerek miras meselesi yüzünden iki amcaoğlunun kendisini öldürdüklerini söyledi). Allah (kudreti ile) ölüleri diriltir, (Allah’ın her şeye kadir olduğunu,) düşünesiniz (anlayasınız) diye size mu‘cizelerini böyle gösterir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Onun bir kısmı ile ona vurun” dedik.¹ İşte Allah, böylece ölüleri dirilterek ayetlerini² size gösterir. Umulur ki gerçeği kavrarsınız.
1- Kesilen sığırın bir parçasıyla öldürülene vurun. 2- Kanıtlarını.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onun için biz «Ona (öldürülen o adama, kesilen o ineğin) bir parçasiyle vurun» demişdik. İşte Allah böylece ölüleri diriltir, size âyetlerini (kudretini açıklayan delilleri, alâmetleri, mu'cizeleri) gösterir. Gerek ki aklınızı başınıza alasınız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bunun üzerine: “(Boğazladığınız sığırın) bir parçasıyla ona (o ölüye) vurun!”(1)demiştik. Allah, ölüleri işte böyle diriltir ve akıl erdiresiniz diye size âyetlerini gösterir!
(1)Rivâyete göre İsrâiloğulları, ineğini çok seven bir şahıstan, böyle bir ineği buldular ve derisi dolusunca altın karşılığında satın alıp kestiler. Bir uzvunu, kātilinin kim olduğu husûsunda münâkaşa ettikleri ölüye vurdular. Bunun üzerine ölü, damarlarından kanlar akar bir hâlde doğruldu. Ona: “Seni kim öldürdü?” dediler. O da: “Beni filanca öldürdü” dedi. (Nesefî, c. 1, 99)“Ey Benî İsrâil ve ey Benî Âdem! Kalb katılığı ve kasâvetinizle öyle bir Zât-ı zü’l-Celâl’in evâmirine (emirlerine)karşı itâatsizlik ediyorsunuz ve öyle bir Şems-i Sermedî’nin ziyâ-yı ma‘rifetine (O’nu ta‘rîf eden nûrlu delillere)gafletle gözlerinizi yumuyorsunuz ki, Mısır’ınızı Cennet sûretine çeviren Nîl-i Mübârek gibi koca nehirleri, âdî(basit), câmid (ruhsuz) taşların ağızlarından akıtıp mu‘cizât-ı kudretini (kudretinin mu‘cizelerini), şevâhid-i vahdâniyetini (birliğinin şâhidlerini) o koca nehirlerin kuvvet ve zuhûr (çıkış) ve ifâzaları (akmaları)derecesinde, kâinâtın kalbine ve zemînin (yeryüzünün) dimâğına vererek, cin ve insin kulûb ve ukūlüne(kalblerine ve akıllarına) isâle ediyor (akıtıyor). Hem hissiz, câmid bazı taşları böyle acîb bir tarzda mu‘cizât-ı kudretine mazhar etmesi; güneşin ziyâsı (ışığı) güneşi gösterdiği gibi, o Fâtır-ı zü’l-Celâl’i (celâl sâhibi yaratıcıyı) gösterdiği hâlde, nasıl O’nun o nûr-ı ma‘rifetine karşı kör olup görmüyorsunuz?” (Zülfikār, 25. Söz, 77)Münâfıklar hakkında, bakınız; (sahîfe 3, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Bu amaçla) biz, onun (öldürülen nefsin) bir kısmı ile (katil olmakla şüphelenen) kişiye vurun (faili meçhul cinayetleri çözme yöntemini uygulayın!) dedik. İşte Allah (bu tür prensiplerle) ölüleri böyle diriltir (yani o gün şeriatlarında bulunan bu prensibin uygulanmasıyla insanların kanı ve canı koruma altına alır). Ve aklınızı iyice kullanıp algılayasınız diye böylece ayetlerini size gösterir. *
(*) Konuyla ilgili Muhammed Esed şöyle diyor; İdribûhu bi-ba‘dihâ tabiri, kelime anlamıyla: “onun bir kısmı ile ona vurun” diye çevrilebilir -ve bu karşılık, İsrailoğulları’na, kurban edilen sığırın etinden bir parça ile öldürülen adamın cesedine vurmaları emrinin verildiği, bunun üzerine adamın mucizevî olarak canlanıp katili gösterdiği gibi gülünç bir iddianın pek çok müfessir tarafından ileri sürülmesine neden olmuştur. Ne Kur’an, ne Hz. Peygamber’in herhangi bir sözü, hatta ne de Kitâb-ı Mukaddes, bu son derece hayalî izaha en ufak bir ruhsat vermez. Bu nedenle, söz konusu iddia kabul edilemez. İdribûhu’daki hû zamiri müzekker (eril) iken nefs ismi (ki burada “adam” diye çevrilmiştir) hakikatte müennes (dişil) isimdir: Buradan, idribûhu emrinin muhtemelen nefs’e işaret etmediği sonucu çıkar. Diğer yandan, darabe fiili (kelime anlamı “vurdu”) çok sık sembolik veya mecazî anlamda kullanılan bir fiildir. Mesela, darabe fi’l-ard (“yeryüzünde seyahat etti”), veya darabe’ş-şey’ bi’ş-şey’ (“bir şeyi diğer bir şey ile karıştırdı”), ya da darabe meselen (“benzetme yaptı” veya “bir kıssa anlattı” yahut “bir tasvir yaptı”) veya ‘alâ darbin vâhidin (“aynen uygulandı” veya “aynı şekilde”) veya duribet aleyhim ez-zilleh (“onlar aşağılanmaya uğradılar” veya “onlara aşağılanma uygulandı”) ve diğerleri gibi. Bütün bunları göz önüne alarak, yukarıdaki Kur’an paragrafında görülen idribûhu emrinin “ona” veya “buna uygula” diye çevrilmesinin daha uygun olacağı kanaatindeyim (bu şekildeki bir kullanım ile toplumsal sorumluluk prensibine atıf yapılmaktadır). Ba‘dıhâ’daki (“onun bir kısmı”) hâ müennes zamiri ise, öncesindeki en yakın müennes isim ile ilgilidir -yani, öldürülen nefis (kişi) ile veya üzerinde (fîhâ) toplumun anlaşmazlığa düştüğü cinayet olayının kendisi ile. Böylece, idribûhu bi-ba‘dihâ tabirinin en uygun karşılığı,“bu [prensib]i bu gibi [çözümlenmemiş cinayet olay]larından bazısına uygulayın” olmalıdır: Çünkü, açıktır ki, bilinmeyen şahıs veya şahıslar tarafından işlenen cinayetteki toplumsal sorumluluk prensibi, bu tür bütün durumlara değil, yalnızca bazılarına tatbik edilebilir. (M. Esed Ayet Açıklaması) … Yine M. İslamoğlu, Menar tefsiri sahibi olan R. Rıza’dan ilgili olayı şöyle naklediyor. Bu olay faili meçhul cinayetleri çözümlemek için uygulanan bir yöntemdir. Buna göre, bir cinayet suçu işlendiğinde kâtil tespit edilemez ve maktul de yerleşim birimine yakın bir yerde bulunursa, oranın halkından kim onların şeriatlarında tanımlandığı gibi gelir de kurban edilen ineğin üzerinde elini yıkarsa o cinayeti işlememiştir. Bunu yapmayan kimsenin kâtil olduğu ortaya çıkar. (Menâr, I-351). İdribuhu bi ba‘dıha benzeri deyimsel bir ibare Eski Ahid’de de geçer (Tesniye 21:1-9). [138] Buradaki “ölüyü diriltme” şu âyet ışığında anlaşılmalıdır: “Kim bir hayat kurtarırsa, bütün insanlığı kurtarmış gibi olur” (5:32). Yine “kısasta sizin için hayat vardır” âyetindeki “hayat” da bu anlamdadır. Âyet, kesin deliller olmadan herhangi birinin cinayet suçundan yargılanarak ölüme mahkûm edilmesinin önüne geçmeyi, ölüyü diriltmek olarak nitelendiriyor. Zira cezası ölüm olan bir yargılamada yanlışlık, telafisi imkânsız bir hatadır. Bu konu aşağıya metni alınan A. Vahhap En – Necar’ın eseri olan (قصص الانبياء) ile (تفسير المنار) ve (زهرة التفاسير) adlı eser ve tefsirlerde geçiyor. Ayrıca konuyla ilgili İsmail Yakıt’ın Meal Açıklaması da şöyledir: 54’’ … İsrailoğullarında faili meçhul cinayetlerde faili bulmak için bir yöntem/kural vardı. Katili ortaya çıkarmak için, önce bir sığır kesilir, şüpheli kişiler üzerine ellerini yıkamak suretiyle katili bilmediğine dair yemin ettirme yöntemi kullanılırdı. (Tevrat, Tesniye, 21/1-9). Katili bulmak için yapılan bu yöntemde şüphelinin telaşı, psikolojik davranışı, heyecanı vb. kendini ele verdirirdi. İslam hukukunda da “kasâme” adı verilen yönteme işaret vardır. (Bkz. A. Şener, C. Sofuoğlu ve M. Yıldırım’ın meâli) Ayette “Bu yöntemi uygularsanız bazı cinayetlerin faillerini bulabilirsiniz” iması vardır. Cinayetin engellenmesi veya hayatın korunması anlamına gelen güzel bir sembolik ifadedir. Böylece ferdi intikam olayları, kesin delile dayanmayan yanlış hukuki kararların önlenmesine işaret etmektedir. Burada ayrıca faili meçhul bir cinayetin failinin bulunmasıyla adeta ölü dirilmiş gibi olur yani vicdanlar rahatlar. ...والظاهر مما قدمنا أن ذلك العمل كان وسيلة عندهم للفصل في الدماء عند التنازع في القاتل إذا وجد القتيل قرب بلد ولم يعرف قاتله ؛ ليعرف الجاني من غيره ، فمن غسل يده وفعل ما رسم لذلك في الشريعة بريء من الدم ، ومن لم يفعل ثبتت عليه الجناية . ومعنى إحياء الموتى - على هذا - حفظ الدماء التي كانت عرضة لأن تسفك ، بسبب الخلاف في قتل تلك النفس ، أي يحييها بمثل هذه الأحكام ، وهذا الإحياء على حد قوله - تعالى ( ومن أحياها فكأنما أحيا الناس جميعا (تفسير المن Bkz.1- ( قصص القران ) للمرحوم استاذ عبدالوهاب النجار ) – 2- محمد رشيد ( تفسير المنار ) 3- محمد ابو زهرة ( زهرة التفاسير))  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bu katletme olayının çözümünü, benzer olaylara uygulayın. Allah’ın ölüyü nasıl dirilttiğini (katili ortaya çıkarmayı) size gösterecek ki belki aklınızı kullanırsınız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onun için: « İneğin bir parçasıyla öldürülene vurun» buyurduk. İşte Allah ölüleri böyle diriltir, size belgelerini de böyle gösterir, aklınız yatsın diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Haydi maktule ineğin bir parçasıyle vurun, dedik. İşte Allah böyle ölüleri diriltir, size alâmetlerini [²] gösterir, tâ ki akıl erdiresiniz.
[2] Kudretinin kemaline delâlet eden delilleri.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bunun üzerine: “Bu yöntemi, bazı hâllerde (fâili meçhul cinayetlerde) uygulayın”⁵⁴ dedik. Böylece Allah ölüye hayat verir⁵⁵ ve size ayetlerini gösterir. Ola ki aklınızı kullanırsınız.
54 D-r-b kökünden gelen darb kelimesi (ayette yadribû) her zaman “dövmek”, “vurmak” anlamında değildir. Aldığı harf-i cer ve/veya mef’ûlüne göre farklı anlamlara gelir: darabe bi= vurmak; darabe fi= seyahata çıkmak, dolaşmak; darabe ala= uygulamak; darabe meselen= örnek vermeye kalkmak vs… Ayette ise pek çok meâl ve tefsir, kurban etinden bir parçanın ölüye vurulmasıyla dirildiğini söyler. Bu tercüme Kur’an semantiğine uymaz. Öldürülen kişi için “nefs” kelimesi kullanılmıştır ve dişidir. “ha” zamiri gelmesi gerekirken “hu” zamiri gelmiştir. Gerçi Kur’an’da 3. şahıs zamirleri sıkıntılıdır. Kur’an’ın indiği dönemde toplumda farklı kullanımlar vardı. Gramer okulları zaten Hicret’ten iki asır sonra oluşturuldu. İsrailoğullarında faili meçhul cinayetlerde faili bulmak için bir yöntem/kural vardı. Katili ortaya çıkarmak için, önce bir sığır kesilir, şüpheli kişiler üzerine ellerini yıkamak suretiyle katili bilmediğine dair yemin ettirme yöntemi kullanılırdı. (Tevrat, Tesniye, 21/1-9). Katili bulmak için yapılan bu yöntemde şüphelinin telaşı, psikolojik davranışı, heyecanı vb. kendini ele verdirirdi. İslam hukukunda da “kasâme” adı verilen yönteme işaret vardır. (Bkz. A. Şener, C. Sofuoğlu ve M. Yıldırım’ın meâli) Ayette “Bu yöntemi uygularsanız bazı cinayetlerin faillerini bulabilirsiniz” iması vardır. 55 Cinayetin engellenmesi veya hayatın korunması anlamına gelen güzel bir sembolik ifadedir. Böylece ferdi intikam olayları, kesin delile dayanmayan yanlış hukuki kararların önlenmesine işaret etmektedir. Burada ayrıca faili meçhul bir cinayetin failinin bulunmasıyla adeta ölü dirilmiş gibi olur yani vicdanlar rahatlar.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Bunun üzerine “Onun (sığırın) bir parçasıyla ona (ölüye) vurun” dedik. İşte Allah ölüleri böyle diriltir ve sizlere ayetlerini gösterir; umulur ki akledersiniz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Bunun bir parçasıyla ona, yani kurban edilen ineğin bir parçasıyla, öldürülen kişinin cesedine vurun!” dedik. Mûsâ kesilen ineğin bir parçasını cesede vurunca, ölü mûcizevî bir şekilde dirilerek kendisini kimin öldürdüğünü söyledi. İşte Allah, ölüleri böyle kolayca diriltir; aklınızı kullanasınız diye size mûcizelerini böyle gösterir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Bunun bir kısmıyla ona vurun!” dedik. Allah, Ölüler’i işte böyle diriltiyor, size âyetlerini gösteriyor. Umulur ki akledersiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Kesilen kurban etini cesede biraz dokundurun dirilecektir " dedik o kadar. Bakın Allah, ölülere de böyle can verecek. aklınızı kullanabilmeniz için de size bir takım ipuçları veriyor...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bunun üzerine; “Öldü olarak gördüğünüz adama; bir parça ile vurun!” dedik. Siz adama vurunca adam ayıldı. Böylece onun diriltildiğini zannettiniz. İşte! Rabbiniz ölüleri de böyle diriltecek! Sizin ölüm zannettiğiniz şey; dünyadaki bayılmaya benzeyen farklı bir şeydir. Siz ölene vurunca, ölene dokununca diriltemezsiniz. Ancak bayılanları ayıltır, onu dirilttiğinizi zannedersiniz. Ama Rabbiniz ölülere Sur’a üflettirerek dokunur. O zaman ölen insanlar diriltilir. Tıpkı bayılan insanın dirilişi gibi! Anlayasınız diye Allah ayetlerini böyle açıklamaktadır. Belki düşünür öğüt alırsınız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
“Şimdi ona (öldürülen kişiye, kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun.” demiştik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve akıl edesiniz diye size delillerini gösterir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Bunun için: “O (kesilen sığırın) bir parçasını o öldürülen adamın (cesedine) vurun.” dedik. İşte Allah, belki akıl edersiniz diye ölüleri dirilterek size mûcizelerini böyle gösterir.¹
1 Bu âyette bahsedilen olayla ilgili bazı rivâyetler varsa da bu rivâyetler arasında pek tutarlılık olmadığı için bahse değer bulunmamış, olayın sadece Kur’an’da nakledildiği şekli ile yetinilmiştir. En doğrusunu Allah bilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Biz dedik ki: “Bu [prensib]i bu gibi [çözümlenmemiş cinayet olay]larının bazılarına da uygulayın: ⁵⁷ Bu yolla Allah canları ölümden korur ve kendi iradesini size gösterir ⁵⁸ ki (bunu görüp) muhakemenizi kullan[mayı öğren]ebilesiniz.”
57 İdribûhu bi-ba‘dihâ tabiri, kelime anlamıyla: “onun bir kısmı ile ona vur” diye çevrilebilir -ve bu karşılık, İsrailoğulları’na, kurban edilen sığırın etinden bir parça ile öldürülen adamın cesedine vurmaları emrinin verildiği, bunun üzerine adamın mucizevî olarak canlanıp katili gösterdiği gibi gülünç bir iddianın pek çok müfessir tarafından ileri sürülmesine neden olmuştur. Ne Kur’an, ne Hz. Peygamber’in herhangi bir sözü, hatta ne de Kitâb-ı Mukaddes, bu son derece hayalî izaha en ufak bir ruhsat vermez. Bu nedenle, sözkonusu iddia kabul edilemez. İdribûhu’daki hû zamiri müzekker (eril) iken nefs ismi (ki burada “adam” diye çevrilmiştir) hakikatte müennes (dişil) isimdir: Buradan, idribûhu emrinin muhtemelen nefs’e işaret etmediği sonucu çıkar. Diğer yandan, darabe fiili (kelime anlamı “vurdu”) çok sık sembolik veya mecazî anlamda kullanılan bir fiildir. Mesela, darabe fi’l-ard (“yeryüzünde seyahat etti”), veya darabe’ş-şey’ bi’ş-şey’ (“bir şeyi diğer bir şey ile karıştırdı”), ya da darabe meselen (“benzetme yaptı” veya “bir kıssa anlattı” yahut “bir tasvir yaptı”) veya ‘alâ darbin vâhidin (“aynen uygulandı” veya “aynı şekilde”) veya duribet aleyhim ez-zilleh (“onlar aşağılanmaya uğradılar” veya “onlara aşağılanma uygulandı”) ve diğerleri gibi. Bütün bunları gözönüne alarak, yukarıdaki Kur’an paragrafında görülen idribûhu emrinin “ona” veya “buna uygula” diye çevrilmesinin daha uygun olacağı kanaatindeyim (bu şekildeki bir kullanım ile toplumsal sorumluluk prensibine atıf yapılmaktadır). Ba‘dihâ’daki (“onun bir kısmı”) hâ müennes zamiri ise, öncesindeki en yakın müennes isim ile ilgilidir -yani, öldürülen nefis (kişi) ile veya üzerinde (fîhâ) toplumun anlaşmazlığa düştüğü cinayet olayının kendisi ile. Böylece, idribûhu bi-ba‘dihâ tabirinin en uygun karşılığı, “bu [prensib]i bu gibi [çözümlenmemiş cinayet olay]larından bazısına uygulayın” olmalıdır: Çünkü, açıktır ki, bilinmeyen şahıs veya şahıslar tarafından işlenen cinayetteki toplumsal sorumluluk prensibi, bu tür bütün durumlara değil, yalnızca bazılarına tatbik edilebilir.58 Lafzen, “Allah ölüye hayat verir ve size ayetlerini gösterir” (yani, O, iradesini bu tür mesajlar veya emirler vasıtasıyla gösterir). “O ölüye hayat verir” sembolik ifadesi, hayatların korunmasına işaret eder ve 5:32’dekine benzer bir muhteva taşır. Bu bağlamda, ister ferdî intikam olayları sonucu olsun, isterse yalnızca belirsiz bir şüpheye ve belki de haksızlığa yol açan ikinci dereceden delillere dayalı hatalı bir hukukî sürecin sonucu olsun, kan dökülmesine ve masum kişilerin öldürülmesine mani olmaya işaret eder (Menâr I, 351).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Onun bir parçasıyla vurun/cinayeti çözme yöntemini kullanın! ’dedik. İşte Allah ölüleri de böyle diriltir. Ve aklınızı kullanasınız diye size ayetlerini gösterir.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bu maksatla dedik ki: “Bu (prensib)i bu türden (çözümlenmemiş cinayet olaylarından) bazılarına da uygulayın!”[¹³⁷] Allah aklınızı kullanabilesiniz diye ölüyü işte böyle diriltir ve âyetlerini size bu şekilde gösterir.[¹³⁸]
[137] Bu anlamı Menâr sahibine borçluyum. R. Rıza bu âyet bağlamında şunları söyler: “Buradaki “darb” (vurma) konusunda birçok rivayet naklederler. Denilir ki, bu sözcükle kastedilen ineğin dili ya da buduyla yahut da kuyruğuyla öldürülen kişiye vurmaktır. Dediler ki: İsrâiloğulları ineğin parçasıyla vurdular, maktul dirildi ve “beni kardeşim, ya da yeğenim falanca veyahut da başka biri öldürdü” dedi. Âyet bununla ilgili bir metin bile değilken nasıl bunca ayrıntıyı verir? Daha önce de açıkladığımız gibi, bu olay faili meçhul cinayetleri çözümlemek için uygulanan bir yöntemdir. Buna göre, bir cinayet suçu işlendiğinde kâtil tesbit edilemez ve maktul de yerleşim birimine yakın bir yerde bulunursa, oranın halkından kim onların şeriatlarında tanımlandığı gibi (2:67, not 122) gelir de kurban edilen ineğin üzerinde elini yıkarsa o cinayeti işlememiştir. Bunu yapmayan kimsenin kâtil olduğu ortaya çıkar” (Menâr, I-351). İdribuhu bi ba‘dıha benzeri deyimsel bir ibare Eski Ahid’de de geçer (Tesniye 21:1-9). [138] Buradaki “ölüyü diriltme” şu âyet ışığında anlaşılmalıdır: “Kim bir hayat kurtarırsa, bütün insanlığı kurtarmış gibi olur” (5:32). Yine “kısasta sizin için hayat vardır” âyetindeki “hayat” da bu anlamdadır. Âyet, kesin deliller olmadan herhangi birinin cinayet suçundan yargılanarak ölüme mahkûm edilmesinin önüne geçmeyi, ölüyü diriltmek olarak nitelendiriyor. Zira cezası ölüm olan bir yargılamada yanlışlık, telafisi imkânsız bir hatadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bunu sağlamak için) "Haydi, ona (öldürülen adama, kesilen o ineğin) bir parçasıyla vurun" dedik, (derhal ölü dirildi de katili gösterdi, aranızdaki çekişme de sona erdi) İşte Allah ölüleri böyle diriltir de; (ahireti düşünüp) aklınızı başınıza alasınız diye size ayetlerini (mucize delillerini) gösterir!
Osman Fırat
swap_vert close
(Sığırın) bir parçası ile öldürülene vurun" dedik ( ölü dirildi. ) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, belki akledersiniz diye ayetlerini size böyle gösterir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İmdi dedik ki, «Onun (boğazlayacağınız sığırın) bazı parçasını o maktule vurunuz.» İşte Allah Te'âlâ ölüleri böyle diriltir ve sizlere âyetlerini gösterir. Gerektir ki akılâne düşünesiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bunun üzerine dedik ki: «Kestiğiniz sığırın bir parçasıyla o maktûlün cesedine vurun» (Vurulunca da o diriliverdi. ) İşte Allah bunu nasıl dirilttiyse ölüleri de öyle diriltir. Aklınızı iyice kullanasınız diye âyetlerini size gösterir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onun için "(ineğin) bir parçasıyla o (öldürülene) vurun." demiştik. İşte Allah böylece ölüleri diriltir, size ayetlerini gösterir ki düşünesiniz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onun (boğazlanan sığırın) bir parçasıyla maktûle urınız. İşte Cenâb-ı Hak bu sûretle ölüyü tekrâr dirildüb size âşikâr 'alâmetlerini gösterir. Belki aklınızı başınıza alırsınız didik.[¹]
[1] Hazret-i Mûsâ'nın vahiy mûcibince ta'rîf iylediği bakarayı -ki sâlih bir adamın babasından kalma, ormanda kendi başına ve salma olarak büyümüşdi- ağır bahâ ile satun alub kesdiler ve Mûsâ'nın emri vechile onun bir parçasıyla maktûle urduklarında maktûl dirilüb ayağa kalkdı ve: birâdezâdem katl itdi didikden sonra yine düşüb öldi. Bu sûretle tahakkuk iden kâtil kısâsen i'dâm olundı. Ve mîrâsdan mahrûm kaldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Ölenin vücudunun parçasını yerine koyun!” demiştik. Allah ölülere, bu şekilde (parçaları birleştirerek) can verir. [*] Size âyetlerini gösterir ki aklınızı kullanasınız.
[*] Ölüden ayrılan parçanın onunla birleştirilmesi emredilmektedir. Yeniden dirilme, tekrar yaratılan kemiklerin birleştirilip et giydirilmesi şeklinde olacaktır. (Bkz. Bakara 2/259)  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Bir parçasıyla ona vurun, dedik. İşte Allah ölüleri de böyle diriltir. Ve aklınızı kullanasınız diye size ayetlerini gösterir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Ona, bir parçasıyla vurun”(39) dedik. İşte Allah ölüleri böyle diriltir ve akıl edesiniz diye size âyetlerini gösterir.(40)
(39) Kesilen ineğin bir parçasıyla, öldürülen kimseye vurun.(40) Âyette ayrıntı verilmemişse de, “Allah ölüleri böyle diriltir” sözü, ölünün dirilerek katilini haber vermiş olduğuna işaret etmektedir. Bu mucize, etrafımızda ve kendi üzerimizde sürekli olarak tekrarlanan mucizelerden farklı birşey değildir. Kesilmiş bir ineğin bir parçası bir ölüye hayat vermekten ne kadar uzak ise, canlı bedenlerinin başlangıcını teşkil eden ve onların canlanmasında rol alan şeyler de cansızları canlandırmaktan o kadar uzaktır. Bir tohum veya bir yumurta cansız olduğu gibi, onların canlanmasında rol oynuyor görünen ısı, ışık, su, hava, toprak gibi şeylerin tümü de cansızdır ve bir ölüyü canlandırma konusunda bir inek kemiğinden daha ileride değildir. Cansız tohumdan canlı ağaca, cansız yumurtadan canlı kuşa uzanan olaylar zinciri içinde hayatın nerede başladığı ve nasıl ortaya çıktığı ise, bütün akıllara ve bilime meydan okuyan bir mucizedir. Ve bu mucize, her an, her yerde, gözlerimiz önünde sayısız örnekleriyle devam eder, gider. İşte Allah, ölüleri böyle diriltir ve âyetlerini bize gösterir—akıl edelim diye.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şöyle dedik: "Kesilen ineğin bir parçasıyla öldürülen adama vurun." İşte böyle diriltir Allah ölüleri. Size ayetlerini gösteriyor ki, aklınızı işletebilesiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes eyittük: “urun ölüyi, bir nicesiyile ol śıġıruñ ya'nį dili-y-ile, yā budıyıla, yā ķuyruġı dibiyle. ancılayın dirildür Tañrı ölüleri daħı gösterür size nişānların, anuñ-içün kim siz anlayasız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes eyitdük anlara ki: Vuruñuz ölmiş kişiyi ṣıġıruñ ba‘żısı‐y‐ıla. Anuñ gibidirildür Tañrı Ta‘ālā ölmişleri. Gösterür size āyetlerini, ola kim fikr eyleye‐siz Tañrınuñ ḳudretini.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Belə olduqda Biz: “(Kəsilmiş inəyin) bir parçasını ona (qatili bilinməyən ölüyə) vurun!” – dedik. (Onlar da vurdular və ölü dirildi). Allah (bütün) ölüləri bu qaydada dirildər və sizə Öz mö’cüzələrini göstərər ki, ağla gəlib (bunu) dərk edəsiniz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We said: Smite him with some of it. Thus Allah bringeth the dead to life and showeth you His portents so that ye may understand.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So We said: "Strike the (body) with a piece of the (heifer)." Thus Allah bringeth the dead to life and showeth you His Signs: Perchance ye may understand.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَقُلْنَا
bunun üze- rine dedik
اضْرِبُوهُ
ona vurun
بِبَعْضِهَاۜ
bazısı ile
كَذٰلِكَ
işte böyle
يُحْـيِ
diriltir
اللّٰهُ
Allah
الْمَوْتٰى
ölüleri
وَيُر۪يكُمْ
ve size gösterir
اٰيَاتِه۪
mucize- lerini
لَعَلَّكُمْ
belki siz
تَعْقِلُونَ
aklınızı kullanırsınız
Bunun üzerine, "haydi, (şimdi öldürülen) o (adam)a (kesilen sığırın) bir parçasıyla vurun" dedik. Allah, ölüleri işte böyle diriltir ve (belki) aklınızı kullan(ır, düşünüp anl)arsınız diye size mucizelerini (böyle) gösterir.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
ضَرَبَ
Fiil-I
ض ر ب
Misal getirdi, vurdu, sefere çıktı, dövdü, vazgeçti, dolaştı
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَحْيَا
Fiil-IV
ح ي ي
Hayat verdi, diriltti, yaşattı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَيِّت
İsim
م و ت
Ölü
اَرَي
Fiil-IV
ر ا ي
Gösterdi
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
عَقَلَ
Fiil-I
ع ق ل
Aklını kullandı, akletti, akıl erdirdi