close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 66. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fece’alnâhâ nekâlen limâ beyne yedeyhâ vemâ ḣalfehâ vemev’izaten lilmuttekîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O zaman bunu görenlerle sonradan gelenlere ibret, sakınanlara da bir öğüt olmak üzere onları maymun şekline sokmuştuk.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Biz) Bunu, (maymun misali birer taklitçi ve şeytanın takipçisi olma durumunu) hem çağdaşlarına, hem sonra gelecek olanlara ibret verici bir ceza, takva sahipleri için de bir öğüt kılıverdik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve o maymunlaşmış insanları, görenlerle sonradan gelenlere uyarıcı bir örnek ortaya koyduk. Yolunu Allah'ın kitabıyla bulanlara, ibret alınacak bir ders haline getirdik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu ibret dolu cezayı, bizzat görenlere ve sonraki nesillere bir ders, bir gözdağı, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananlara, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlere de unutamayacakları bir öğüt, bir ibret vesilesi kıldık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bu olayı, öncekilere ve sonradan geleceklere ders verici bir ceza ve takva sahipleri için de bir öğüt kıldık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bunu, hem çağdaşlarına, hem sonra gelecek olanlara 'ibret verici bir ceza', takva sahipleri için de bir öğüt kıldık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz, o azâbı; onlarla bulunanlara, onlardan sonra gelip duyanlara, ibret; ve takvâ sâhibi müminlere de bir nasihat kıldık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bu cezayı, ondan önceki ve sonraki toplumlara bir ibret ve muttakiler için bir öğüt yaptık.
[Maddi mesh, insanlara bir öğüt olduğu gibi, manevi mesh de ruhunu ve özünü koruyanlar için bir uyarıdır.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz bu cezayı, bizzat görenlere ve sonradan gelenlere bir ders, sakınanlar için de bir öğüt vesilesi kıldık.
Besim Atalay
swap_vert close
İmdi, bu olayı görmüş olanlarla, sonrakilere onu ceza yapmıştık, sakınanlara da öğüt kılmıştık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz bunu hem o zamandakilere hem de sonradan geleceklere bir ibret ve sorumluluk bilinciyle yaşamak isteyenlere de bir nasihat kıldık.
Cemil Said
swap_vert close
Ânları hem-’asırlarına ve ahfâdına müdhîş misâl şekline koyduk ve Allâh’dan korkanlara ’ibret olarak gösterdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İçinizden cumartesi günü azgınlık edenleri elbette biliyorsunuz. Onlara "Aşağılık birer maymun olunuz" dedik; bunu, çağdaşlarına ve sonradan geleceklere bir ceza örneği ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara öğüt olsun diye yaptık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.[23]
Bazı tefsir bilginleri, âyette sözü edilen maymunlaştırma olayının temsîlî, bazıları da gerçek olduğunu söylemişlerdir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Biz bunu, hem çağdaşlarına hem de sonradan gelenlere ibret veren bir ceza, müttakiler için de bir öğüt kıldık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz bunu (maymunlaşmış insanları), hadiseyi bizzat görenlere ve sonradan gelenlere bir ibret dersi, müttakîler için de bir öğüt vesilesi kıldık.
 Allah Benî İsrail’den kötülükte şuurlu olarak ısrar eden o bedbahtları önce maymun kılığına sokmuş, sonra da onları helâk etmiştir. Bunun, insanların aslının maymun olduğu iddiasıyla bir ilgisi yoktur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Bu cezayı çağdaşlarına ve sonraki kuşaklara bir ibret ve erdemli insanlar için de bir öğüt yaptık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bu ibret dolu cezayı öncekilere ve sonrakilere bir ders, korunacaklara da bir nasihat, bir öğüt yaptık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ve bu ukubeti önündekilere ve arkasındakilere bir dersi ibret ve korunacaklara bir va'z-u nasıhat olmak üzere yaptık.
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz bu azabı, hem onu görenlere hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt (vesilesi) kıldık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz bunu, onlara ve onlardan sonra gelecek kuşaklara ibret; muttakilere de öğüt olarak yaptık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Binâen'aleyh onu hem önündekilere (o zaman hazır olanlara), hem ardındakilere (sonradan geleceklere) ibret verici ceza ve (mü'minlerden) takvaaye erenlere de bir öğüd yaptık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Böylece bunu (bu hâdiseyi) önündekilere ve arkasındakilere (o zamanda bulunanlara ve ardından geleceklere) ibret verici bir cezâ, takvâ sâhiblerine ise bir nasîhat kıldık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Biz onu (ruh ve karakter olarak maymunlaşma hadisesini), hem önündekilere (o zaman orada hazır olanlara) hem de geride kalanlara (çağdaşları olup da orada hazır olmayanlara) bir ceza örneği, (kötülüklerden) sakınanlar için de bir öğüt vesilesi kıldık. *
(*) Arapçada (خلف)’’half’’ sözcüğü sonradan gelenler için değil, geride kalanlar, yani orada hazır olmayan çevredekiler için kullanılır. Konuyla ilgili İbn Kesir tefsirindeki İbn Abbas’a ait aşağıdaki tefsir metnine de bakılabilir. فالمراد: لما بين يديها وما خلفها في المكان؛ كما قال محمد بن إسحاق عن داود بن الحصين عن عكرمة عن ابن عباس: لما بين يديها من القرى، وما خلفها من القرى (تفسير القرآن العظيم – ابن كثير)،  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yasağı delenlerin aşağılanmalarını, hem kendi dönemleri için, hem de onlardan sonra gelenler için, örnek bir ceza yaptık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onun için Biz bu olay hem gelmişlere, hem de sizden sonra geleceklere bir gözdağı, sakınanlar için de öğüt olsun dedik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İşte bunu [⁵] evvel gelmişlere de [⁶] sonra geleceklere de bir ibret-i mania, mütteki/lere de bir mev/iza kıldık.
[5] Bu kıssayı, bu ukubeti, bu ümmeti, bu mesh keyfiyetini, bu karyeyi, bu maymunları..[6] Hazır olanlara.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bunu, hem kendi kuşakları ve hem de gelecek nesiller için ibret verici bir örnek ve sorumluluk bilincinde olanlar için de bir öğüt yaptık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylece (o anda) yaptıkları ve (daha önce) yapmış oldukları şeylere karşılık bunu ibret verici bir ceza ve takva sahipleri için de bir öğüt vesilesi kıldık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte bu cezayı; hem o çağda yaşayanlara, hem de sonradan geleceklere ibret verici bir ders, kötülükten sakınanlar için de öğüt alınacak bir örnek kıldık.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bunu, mevcut muhataplarına ve sonrakilere bir ibret, Müttakîler / Sakınıp Korunanlar için bir uyarı yaptık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bu cezaları biz, onlara ve gelecek nesillerine bir ibret olsun diye verdik. sağlamcılara da bir öğüt olsun istedik...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz bunları hem onu görenlere, hem de sonraki geleceklere bir ibret ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüt kıldık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bunu öndekilere (onları görenlere) ve arkalarındakilere (ibretlik) bir ceza, [muttakî]ler (duyarlı olanlar) için de bir öğüt kılmıştık.
Mehmet Türk
swap_vert close
65,66. (Ey İsrâil oğulları!) içinizden cumartesi yasağını çiğneyenleri, Bizim onlara: “Birer aşağılık maymunlar olun!” dediğimizi¹ ve bunu; o olayı görenler ve sonradan gelenler için bir ibret ve Allah’a karşı hata etmekten sakınanlar için bir öğüt kıldığımızı da biliyorsunuz.
1 Bazı müfessirler, bu “birer aşağılık maymunlar olun!” ifâdesini “maymun gibi olun, maymun karakterli olun, maymundan beter olun” şekillerinde anlamışlarsa da müfessirlerin çoğunluğuna ve ibarenin zahirine göre bu, gerçek anlamında kullanılmıştır. Bk. (Maide: 60, A’raf: 163-166)  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve onları hem kendi zamanları, hem de bütün gelecek zamanlar için uyarıcı bir örnek kıldık, Allah’a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlara da ibret alınacak bir ders. ⁵²
52 Sebt Günü’nü ihlal edenlerin kıssasının tamamı ile “maymunlar”a yapılan mecazî atıf için bkz. 7:163-166. Burada “kendi zamanları” diye tercüme edilen mâ beyne yedeyhi ifadesi sure 3, not 3’de izah edilmiştir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Böylece onların uğradığı bu cezayı hem önlerinde bulunanlar için, hem de kendilerinden sonra gelecekler için bir ibret ve sorumlu davrananlar için de bir öğüt vesilesi yaptık. 5/60, 7/179, 25/44
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve onları, hem ilk kuşaklar hem de sonraki nesiller için bir ibret vesikası, (taklitten) sakınanlar için de uyarıcı bir örnek kıldık.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve biz bunu (bu çok büyük cezayı, maymunlaşmış insanları) bizzat görenlere ve sonradan gelenlere bir ibret ve takva sahibi olanlara bir öğüt yaptık.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve bunu, önündeki mevcutlara ve ardından geleceklere bir ibret ve korunanlara da bir öğüt yaptık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık bunu o zamandakilere ve ondan sonrakilere bir ibret, müttekiler için de bir nasihat kıldık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bunu, hem bu hâdiseye şahit olanlara, hem de sonradan gelecek olan nesillere bir ibret ve korunacaklara da bir öğüt kıldık.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve bunu, önündekilere ve ardından geleceklere ibret bir ceza, (Allah'ın azabından) korunanlara da bir öğüt yaptık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onların bu cezâlarını hazır olub görenlere ve sonradan gelenlere numûne-i 'azâb ve 'ibret ve Allâh'dan korkub sakınanlara va'az ve nasîhat kıldık.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunu, o gün yaşayanlara ve arkadan gelenlere ders ve müttakîlere [*] öğüt olsun diye yapmıştık.
[*] Müttakî, kendi yapısını bozmayan kişidir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Böylece onların akıbetini hem önlerinde bulunanlar için, hem de kendilerinden sonra gelecekler için bir ibret ve Allah'tan korkanlar için de bir öğüt vesilesi yaptık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bunu da, hem onların çağdaşlarına, hem de sonradan geleceklere bir ibret, sakınanlara ise bir öğüt olsun diye yaptık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bu durumu, o zamankilere ve onların ardından geleceklere ibret dolu bir ceza, takva sahiplerine de bir öğüt yaptık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ķılduķ anı ya'nį buzine eylemegi 'aźāb, anlaruñ içün kim andan ilerüdür; daħı anlaruñ içün kim andan ilerüdür. daħı ögütdür śaķınıcılara ya'nį muḥammed ümmetinden.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḳılduḳ ol ‘aẕābı, i‘tibār olmaġ‐ıçun, ol zamānda olan ḳul[lara], ṣoñra gelen ümmetlere daḫı, ögüt daḫı olmaġ‐ıçun Tañrı Ta‘ālādan ḳorḳıcılara.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz bunu onlarla bir dövrdə yaşayanlar və sonradan gələnlər üçün ibrət və müttəqilərdən ötrü nəsihət olsun deyə etdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We made it an example to their own and to succeeding generations, and an admonition to the God fearing.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So We made it an example to their own time and to their posterity, and a lesson to those who fear Allah.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَجَعَلْنَاهَا
böylece onu kıldık
نَكَالاً
ibret verici bir ceza
لِمَا
o kimse- lere ki
بَيْنَ يَدَيْهَا
önündedir
وَمَا
ve o kim-selere ki
خَلْفَهَا
arkasındadır
وَمَوْعِظَةً
ve bir nasihat
لِلْمُتَّق۪ينَ
muttakiler için
Biz bunu (maymunlaşmış insanları) önündekilere ve arkasındakilere (o zamanda bulunanlara ve ardından geleceklere) ibret verici bir ceza, muttakiler (Allah'a karşı kulluk sorumluluğunu bilip yerine getirmeye çalışanlar) için de bir nasihat kıldık.
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
نَكَال
İsim
ن ك ل
İbret verici ceza, azap
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
يَد
İsim
ي د ي
El
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
خَلْف
İsim
خ ل ف
Arka, halife, nesil, ard
مَوْعِظَة
İsim
و ع ظ
Nasihat, hatırlatma
مُتَّقِين
Etken fiil-VIII
و ق ي
Muttakiler, takvâ sahipleri