close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 45. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veste’înû bi-ssabri ve-ssalâ(ti)(c) ve-innehâ lekebîratun illâ ‘ale-lḣâşi’în(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sabretmek ve namaz kılmak hususunda Allah'tan yardım dileyin. Bunlar ağır ve büyük şeylerdir ama saygılı kimselere göre değil.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Her konuda ve zorluk durumunda) Sabır (sebat)la ve namazla (Allah’a sığınıp) yardım isteyin. Ancak bu, (Rablerine kavuşacaklarına, O’na dönüp huzuruna çıkacaklarına inanan ve) Allah’tan saygıyla korkanlardan (başkasına namaz ve sabır) elbette büyük ve ağır (bir yük gibi) gelir (altında ezilip kalırlar; ya terk edip bırakırlar veya baştan savma kılarlar).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey mü'minler! Sabır ve namaza sarılarak Allah'tan yardım dileyin. Bu tam bir sığınma duygusu içinde yürekten Allah'a yönelenler dışında, herkes için zor bir iştir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sabredip, mücadeleye devam ederek, kendinizi eğitip sıkıntılara katlanarak, kötülüğe engel olup iyilik yaparak, namazları kılarak Allah'tan medet umun, size arka çıkmasını isteyin. Bunlar, tam bir teslimiyetle Allah'a imanın, kulluk ve itaatin şuuruna erip saygılı davrananların; hakkaniyete riayet duygusu yaşayanların dışındakilere ağır gelen kulluk görevleridir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 29/45.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu, gönüllerinde Allah'a karşı hürmet duygusu olanların dışındakilere çok ağır gelir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu, şüphesiz, huşû duyanların dışındakiler için ağır (bir yük)dır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de sabır ve namazla Allah'dan yardım isteyin; gerçi bu (nefsinize) ağır gelir, fakat saygılı kimselere değil...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sabır ve namaz (dua) ile yardım dileyin. Hiç şüphesiz namaz, huşu duyanların dışındakilere ağır gelir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
45,46. Sabır ve dua ile Allah'tan yardım isteyin. Sabır ve dua, Rablerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilen, gerçekten kalbi Allah sevgisinden dolayı ürperenlerin dışındakilere ağır gelir.[17]
[17] Huşû ve zann kavramları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 404-409.  
Besim Atalay
swap_vert close
Siz namazla, sabırla O'ndan yardım isteyin, alçak gönüllülerden
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hem sabır (ve sebat)la (sıkıntılara katlanarak ve mücadeleye devam ederek) hem de salatla/duayla (Allah'tan) yardım isteyin. Hiç kuşkusuz bu, (yeryüzünde adâlet ve doğruluğu egemen kılmak için verilen mücadele)yürekten Allah'a yönelenler dışında herkes için zor bir iştir. 
Bkz. 2/153, 6/72 ve namazla ilgili dipnotu, 14/7  
Cemil Said
swap_vert close
45,46. Sabır ve salâta ilticâ idiniz, salât mü’minlere bir bâr değildir, çünki ânlar bir gün rablerini göreceklerini ve âna rücû’ ideceklerini düşünürler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
45,46. Sabır ve namazla Allah'a sığınıp yardım isteyin; Rablerine kavuşacaklarını ve Ona döneceklerini umanlar ve huşu duyanlardan başkasına namaz elbette ağır gelir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah’tan) yardım dileyin.[14] Şüphesiz namaz, Allah’a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Sabır, insanı olgunlaştırır, geliştirir ve güçlendirir. Namaz ise, Allah’a kulluğun, teslimiyetin ve nimetlere şükrün en yüksek ifade biçimi, aktif ve düzenli bir hayatın göstergesidir. Âyette, zorluklar karşısında insanı hem ruhen hem de dış hayatta güçlü kılacak iki temel ögeden yararlanmamız tavsiye edilmektedir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Şüphesiz bunlar, Allah’a huşû ile boyun eğenlerden başkasına ağır gelir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir.
 Âyette geçen sabırdan maksadın oruç olduğu söylenmiştir. Oruç ve namaz, imanı takviye eder, nefsin kibrini kırar, tembelliği ve uyuşukluğu giderir, zor işler karşısında insanı güçlü kılar. Taberânî’nin rivayetine göre, Resûlullah (s.a.) zor bir işle karşılaşınca hemen namaz kılardı. «Allah’a saygıdan kalbi ürperenler» diye tercüme edilen «hâşiîn» zümresine namaz kılmak, oruç tutmak, sabırlı olmak, her yerde ve her zaman gerçekleri söylemekten çekinmemek zor gelmez, zira onlar Allah sevgisi ile kalpleri dolmuş kimselerdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Güçlüklere karşı direnerek (sabır) ve namazla yardım isteyiniz. Elbette bu, halka ağır gelir; ancak saygılı olanlar hariç.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bir de sabırla, namazla yardım isteyin. Şüphesiz bu, (Allah'a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
bir de sabır ile salât ile yardım isteyin, gerçi bu ağır gelir, fakat saygılı kimselere değil
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sabırla (sebat ederek) ve namazla (Allah’tan) yardım dileyin. Hiç şüphesiz ki bu (nları yapmak), gereğince saygı duyarak Allah’tan korkanlardan başkasına ağır gelir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sabır¹ ve salâtla² yardım isteyin. Kuşkusuz bu içtenlikle itaat edenlerden başkasına ağır gelir.
1- Sabır; dayanma, direnme, yılgınlık ve usanç göstermeme, kararlı ve azimli olma anlamına gelmektedir. 2- Duayla. Ayette sabrettikten sonra ayrıca salâtla yani dua ile Allah'tan yardım dileme, ona sığınma istenmektedir. Dolayısıyla bu ayetteki “salât” sözcüğü ile kast edilen şey, “namaz” değil “dua”dır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hem sabır (ve sebat) ile, hem namazla (Hakdan) yardım isteyin. (Gerçi) bu, elbette büyük (ağır ve çetin bir şey) dir. Ancak (Allaha karşı) yüksek saygı gösterenlere göre öyle değil.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O halde sabır ve namaz ile (Allah'dan) yardım isteyin!(1) Hâlbuki şübhesiz o,(Allah'a) gönülden bağlı olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
(1)“Cenâb-ı Hakk, Hakîm ismi muktezâsı (gereği) olarak, vücûd-ı eşyâda (varlıkların yaratılmasında) bir merdivenin basamakları gibi bir tertib vaz‘ etmiş (sıra koymuş). Sabırsız adam teennî (ihtiyat) ile hareket etmediği için, basamakları ya atlar düşer veya noksan bırakır, maksud damına çıkamaz. Onun için hırs mahrûmiyete sebebdir. Sabır ise müşkilâtın anahtarıdır (zorluklardan kurtuluşa vesîledir) ki, اَلْحَر۪يصُ خَٓائِبٌ خاَسِرٌ [Hırs gösteren mahrumdur, zarardadır] اَلصَّبْرُ مِفْتاَحُ الْفَرَجِ [Sabır, ferahlığın anahtarıdır] durûb-ı emsâl (atasözü) hükmüne geçmiştir. Demek Cenâb-ı Hakk’ın inâyet ve tevfîki (yardımı ve muvaffakıyeti), sabırlı adamlar ile berâberdir.” (Mektûbât, 23. Mektûb, 106)“Âbid (ibâdet eden), namazında der: اَشْهَدُ اَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ [Şehâdet ederim ki Allah’dan başka ilâh yoktur!] Yani: ‘Hâlık ve Rezzâk (yaratan ve rızık veren), O’ndan başka yoktur. Zarar ve menfaat, O’nun elindedir. O, hem Hakîmdir, abes (lüzumsuz) iş yapmaz. Hem Rahîmdir, ihsânı, merhameti çoktur’ diye i‘tikād ettiğinden(inandığından), herşeyde bir hazîne-i rahmet kapısını bulur, duâ ile çalar. Hem herşeyi kendi Rabbisinin emrine musahhar (itâatkâr) görür, Rabbisine ilticâ eder (sığınır). Tevekkül ile istinâd edip her musîbete karşı tahassun eder (sığınır). Îmânı, ona bir emniyet-i tâmme (tam bir güven) verir.” (Sözler, 3. Söz, 8)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bir de (her konuda ve zorluk durumunda) sabır (sebat)la ve salâtla (namaz, kulluk, ibadet ve dua ile Allah’tan) yardım isteyin. Şüphesiz o (şekilde) yardım istemek, (Allah’a) derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sabır ve namazla (dua ile) yardım isteyin. Bu şekilde yardım istemek, Allah’a saygısı olanlardan başkalarına, ağır gelir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Güçlüklere katlanarak, Allah’a yalvararak yardım dileyin. Besbelli ki her ikisi de güçtür. Ancak Allah’tan ürkenler için değil.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sabır ile namaz ile ihtiyaçlarınıza karşı yardım dileyin, vakı/a bu husus şüphesiz huşû sahiplerinden [⁷] maadası için çetindir.
[7] Kemal'i tevazu ile emr-i Bâri-i'ye münkat olanlar, Allah'a muti ve mütevazı olanlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sabır/göğüs gererek ve namazla (Allah’tan) yardım isteyiniz. Ancak bu, bütün benliğiyle Allah’a bağlı olanlardan [hâşi’in]⁴⁰ başkasına çok ağır gelir.
40 Huşû’ kelimesi, alçakgönüllülük ve tevazu haline işarettir. Cenab-ı Hak’tan yardım isteyen bir kişi, onu tevazu halinde gönülden istemelidir. Dolayısıyla ayetin anlamı burada gönülden Hakk’a bağlı olmayı, Allah karşısında kalbi ürperen olmayı, içtenlikle samimi olarak istemeyi ifade etmektedir. Huşû’ hâli aynı zamanda gönül huzurunu da ifade eder.  
Kadri Çelik
swap_vert close
(Hakka uyma noktasında) Sabır ve namazdan yardım alın ve şüphesiz bu, huşu duyanlardan başkasına ağır gelir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sabırla ve namazla O’ndan yardım dileyin. Yaratıcınızla aranızdaki gönül bağını sürekli canlı tutun; yeryüzünde adâlet ve doğruluğu egemen kılma uğrunda verdiğiniz mücâdelede, zorluklar karşısında asla yılgınlığa kapılmadan, umudunuzu ve direncinizi kaybetmeden hedefe doğru adım adım ilerleyin! Hiç kuşkusuz bu görev, Allah’a saygıyla boyun eğenlerden başkasına elbette ağır gelecektir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sabır ve Salât ile yardım isteyin! Bunlar ancak İçten Saygılılar’a göre büyük bir iştir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Daima sabırla ve namazla ile güç toplayın.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yolumuzda inançla, azimle, kararlılıkla hiçbir şeyden korkmadan mücadele verin! Salat-ı ikame ederek her zaman bilginizi, bilincinizi artırın! Huzurumda kendinizi özeleştiriye tabi tutarak yaptığınız hatalardan özür dileyin! Sadece Rabbinizden yardım isteyin! Başlarından yardım istemeyin! Unutmayın Rabbinizden başka her varlık yardıma muhtaçtır. Salat-ı ikamenizi böyle yaparsanız Rabbiniz sizinle olur. Şüphesiz gerçekten inanmayan, kalplerinde nifak hastalığı olanlara, salat-ı ikame etmek ağır gelir. Onlar kendilerini özeleştiriye tabi tutmayı, hatalarından dolayı özür dileyip bir daha yapmamaya söz vermeyi, söz verseler de sözlerinde durmayı sevmezler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sabır ve [salât] [*] (fedakârlık) ile (Allah’tan) yardım isteyin! Şüphesiz ki o (sabır ve fedakârlık), saygı duyanlar dışındakilere ağır gelir.
Buradaki [salat] kelimesi, “yardım, destek, fedakârlık” anlamlarına gelmektedir. Benzer bir kullanım Bakara 2:153’te yer almaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
45,46. (Ey îman edenler!) Sabır¹ ve namazla (Allah’tan) yardım dileyin. Şüphesiz (namaz) Rablerine kavuşacaklarını ve Ona kesinlikle döneceklerini bilen, Allah’a gönülden saygı gösterenlerden başkasına ağır bir iştir.
1 Sabır: Acı ve sıkıntıya katlanmak, onu savmak için dayanmak ve direnmek demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
(Ey müminler!) Sabır ve namazla yardım dileyin: Bu, tam bir sığınma duygusu içinde yürekten Allah’a yönelenler dışında herkes için zor bir iştir,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sabır ve salât ile Allah’tan yardım isteyin. Çünkü bu, Allah’a içten saygı duyanların dışındakilere ağır gelir. 2/186, 40/60, 87/15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Allah’tan) sabır ve salât ile yardım isteyin![⁹³] Ancak bu huşû duyanlardan başkasına ağır gelir.
[93] Zımnen: “Direnerek ve dik durarak yardım isteyin!” Sabır “insanın nefsini dizginlemesi”, yani direniştir (Bkz: İlk geçtiği 103:3, not 8). Yılgınlık, korkaklık, çöküntü ve dert yanmanın zıddıdır (Râğıb). Salâtla üç şey de kastedilmiş olabilir: şer’î mânası olan “namaz”, sözlük mânası olan “dua”, kök mânası olan “dik duruş”. Namaz duanın canlanmasıdır, dua kulun Allah’a dayanmasıdır. Salâtın türetildiği es-salâ “bir şeyi dik tutan şey”dir. Otururken ve ayaktayken insanı dik tutan kemiklere de denir (Bkz: 87:15, not 15).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ev Allah'ın kulları! O gibi kötü davranışta bulunan kimselerin ahiretteki halinden ibret alın.. Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım dileyin! Kuşkusuz bu (ibadet) Rablerine karşı saygıdan kalpleri ürperenlerin dışında, herkese zor gelir.
Osman Fırat
swap_vert close
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah’tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah’a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sabır ile ve namaz ile yardım isteyiniz. Ve namaz şüphe yok ki ağır bir iştir. Ancak Hak'tan korkanlar için değil.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sabır göstererek, namazı vesile ederek Allah'tan yardım dileyin! Gerçi bu çok zor bir iştir, fakat içi saygı ile ürperenlere değil. [29, 45]
Bütün bu emirler ve yasaklar İsrailoğullarına hitab etmekle beraber, hükmü onlara mahsus değildir. “Bunlar İslâm şeriatında da vardır. Siz de bunlara İman ve itaat ediniz!” demektir. Zira Tefsir usulündeki bir kurala göre “Sebebin hususiliği, hükmün umumiliğine mani değildir.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sabırla, namazla Allah'tan yardım dileyin, şüphesiz bu, (Allah'a) saygı gösterenlerden başkasına ağır gelir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
45,46. Sabır ve salâtla isti'âne idiniz (Sabra veyâ oruca tevessül ile Cenâb-ı Hakk'ın yardımını isteyiniz) Sabır ve salât gibi ibâdât rablerine mülâkî olacaklarını ve nihâyet ona rücû' ideceklerini zan iden hâşi'lerden (korkanlardan) gayrisine büyük siklet ve meşakkatdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sabırlı[*] davranarak ve namaz kılarak yardım isteyin. Bu, Allah’a saygısı olanlardan başkasına ağır gelir.
[*] Sabır: Katlanmak, göğüs germek, direnmek, dirençli olmak anlamlarına gelir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
45,46. -Sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O'na döneceklerini umanlar ve Allah'a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sabır ve namazla yardım isteyin. Ancak bu, huşû sahiplerinden(28) başkasına pek ağır gelir.
(28) Alçakgönüllü, saygılı; bir kul olarak Rabbinin karşısında yerini ve edebini bilen kimse.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sabra ve namaza/duaya sarılarak yardım dileyin. Hiç kuşkusuz bu, kalbi ürperti duyanlardan başkasına çok ağır gelir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı arķa virmek isten śabr-ıla ya'nį ŧa'atlar üzere daħı bayıķ ol namāz, uludur ya'nį aġırdur, illā ķorķıcılar üzerine.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı yardım isteñüz ṣabr eylemeg‐ile, daḫı namāz bile. Ol namāza ṣabreylemek ġāyetde uludur, aġırdur. Līkin Tañrıdan ḳorḳıcılara aġır degüldür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Müsibət vaxtında) səbr etmək və namaz qılmaqla (Allahdan) kömək diləyin! Bu, ağır iş olsa da, (Allaha) itaət edənlər üçün ağır deyildir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Seek help in patience and prayer; and truly it is hard save for the humble-minded,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nay, seek ((Allah)´s) help with patient perseverance(61) and prayer: It is indeed hard, except to those who bring a lowly spirit,-
61 The Arabic word Sabr implies many shades of meaning, which it is impossible to comprehend in one English word. It implies (1) patience in the sense of being thorough, not hasty; (2) patient perseverance, constancy, steadfastness, firmness of purpose; (3) systematic as opposed to spasmodic or chance action; (4) a cheerful attitude of resignation and understanding in sorrow, defeat, or suffering, as opposed to murmuring or rebellion, but saved from mere passivity or listlessness, by the element of constancy or steadfastness. (Cf. 2:153-154 and nn. 157458).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاسْتَع۪ينُوا
ve isteyin
بِالصَّبْرِ
sabır ile
وَالصَّلٰوةِۜ
ve salât ile
وَاِنَّهَا
ve muhak- kak o
لَكَب۪يرَةٌ
elbette büyüktür
اِلَّا
ancak
عَلَى الْخَاشِع۪ينَۙ
saygı duyan kimselere
Sabır ve salât ile (Allah'ın rızasını, yakınlığını ve cemâlini) isteyin! Muhakkak ki o (sabır ve salât, Allah'a karşı derin bir) saygı duyan (gönülden bağlı) kimseler dışındakilere ağır ve zor gelir.
اِسْتَعَان
Fiil-X
ع و ن
Diledi, istedi
صَبْر
İsim
ص ب ر
Sabır
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَبِيرَة
İsim
ك ب ر
Büyük
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
خَاشِع
Etken fiil
خ ش ع
Saygı duyan, boynu bükük, başı eğik