close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close
Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne yu/minûne bimâ unzile ileyke vemâ unzile minkablike vebil-âḣirati hum yûkinûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, sana indirilene de inanırlar, senden önce indirilenlere de; ahirete de iyice inanmışlardır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Onlar, Sana indirilene (Kur’an-ı Kerim’e), Senden önce indirilenlere (Tevrat ve İncil’in orijinaline) iman edenlerdir ve ahirete de kesin bir bilgiyle inanıp (hazırlık görenlerdir. Ki gerçek ahiret inancı, hesaptan ve azaptan kurtulma amacı taşımayanlar müttaki mü’minlerden değildir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve onlar ki, sana ve senden önce indirilene de inanırlar. Onlar öteki dünyanın varlığından da kesin bir bilgiyle emindirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kur'an esaslarını benimseyerek korunanlar, sana indirilene, Kur'an'a; senden önce indirilenlere, diğer kutsal kitaplara iman edenlerdir. Âhiretin, ebedî yurdun varlığına, delilleriyle, gerekçeleriyle bilerek kesinlikle inananlardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar sana indirilene de, senden önce(ki peygamberlere) indirilenlere de inanırlar. Ahiret (gününün geleceğin)i de kesin olarak bilirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere iman ederler ve ahirete de kesin bir bilgiyle inanırlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O kimseler ki, sana gönderilene (Kur'an'a) ve senden önceki Peygamberlere gönderilene (Tevrât, İncil, Zebûr ve diğer suhufa) îman ederler ve âhirete (kıyamete) ise şüphesiz yakînen inanırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve onlar, sana inen vahye de senden önce inen vahye de (evrensel dini mesajların birliğine) inanırlar. Öldükten sonra dirilip yaşayacakları ikinci hayata da kesinkes inanıyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sana indirilene ve senden önce indirilene de iman ederler; âhiret gününe kesinlikle inanırlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Senden önce inenlere, sana inen kitaba da inanırlar, ahrete de yakın inan beslerler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar hem sana indirilene (Kur'an'a) hem de senden önce indirilene (kitapların asıllarına) inanırlar. (Onların) ahiret hayatının varlığı konusunda da hiçbir şüpheleri yoktur.  
Bkz. 31/4  
Cemil Said
swap_vert close
3,4. Gâibe inananların, ’ibâdet idenlerin ve kendilerine ihsân itdiğimiz ni’metleri fukarâya tevzî’ idenlerin ve sana ve senden evvelki peygamberlere inzâl itdiğimiz vahiylere inananların ve hayât-ı müstakbele inananların kitâbıdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar, sana indirilen Kitap'a da, senden önce indirilenlere de inanırlar; ahirete de yalnız onlar kesinlikle inanırlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler ve âhirete de onlar kesin olarak inanırlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesinkes inanırlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Ahiret konusunda da hiçbir kuşkuları yoktur.
Daha önceki Tanrısal kitaplar tahrifata uğramasına rağmen Tanrısal mesajı hala içerir. Tevrat ve İncil, SADECE Tanrı'ya kul olma mesajını hala taşır (Tesniye 6:4-5, Markos 12:29-30) Ana mesajla ilgili tüm tahrifatlar kolaylıkla belirlenebilir.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve onlar ki hem sana indirilene iman ederler, hem senden önce indirilene. Ahirete de bunlar kesinlikle iman ederler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ve onlar ki hem sana indirilene iyman ederler hem senden evvel indirilene, ahırete yakini de bunlar edinirler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yine onlar (muttakîler), sana gönderilene (Kur’ân’a) ve senden önceki (peygamberlere) gönderilenlere (tahrif edilmemiş Tevrât, İncîl, Zebûr ve sahîfelere) îmân ederler. Ve onlar âhirete de şüphe etmeden kesin olarak îmân ederler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, sana indirilene ve senden önce indirilmiş olanlara inanırlar. Ve onlar, ahirete de kesin olarak inanırlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(O takvaa saahibleri ki Habîbim) onlar sana indirilene de, senden evvel indirilenlere de inanırlar. Âhirete ise onlar şübhesiz bir bilgi ve inan beslerler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yine onlar ki, sana indirilene (Kur'ân'a) ve senden önce indirilenlere (diğer kitablara) inanırlar. Onlar, âhirete de kat'î olarak îmân ederler.(5)
(5)“Evet görüyoruz ki, ale’l-ekser (çoğunlukla) gaddar, fâcir (günahkâr) zâlimler, lezzetler, ni‘metler içinde pek rahat yaşıyorlar. Yine görüyoruz ki, ma‘sum, mütedeyyin (dindar), fakir mazlûmlar, zahmetler, zilletler, tahkīrler, tahakkümler (baskılar) altında can veriyorlar. Sonra ölüm gelir, ikisini de götürür. Bu vaziyetten bir zulüm kokusu gelir. Hâlbuki kâinâtın şehâdetiyle, adâlet ve hikmet-i İlâhiye zulümden pâk ve münezzehtirler (temizdirler). Öyle ise, adâlet-i İlâhiyenin tam ma‘nâsıyla tecellî etmesi (görünmesi) için, haşre(yeniden diriltilmeye) ve mahkeme-i kübrâya (âhiretteki büyük mahkemeye) lüzum vardır ki; biri cezâsını, diğeri mükâfâtını görsün!” (İşârâtü’l-İ‘câz, 53)Âhiret’in kat‘î olarak isbâtı için bakınız; (Zülfikār, 10. Söz, 1-69; Sözler, 29. Söz, 190-211)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yine o (muttakiler) ki, sana indirilene (Kur’an’a) ve senden önce de indirilmiş olana (bütün ilahi kitaplara) iman ederler ve ahirete (hesap gününe) de kesinkes inanırlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O korunanlar (muttakiler) sana indirilene ve senden önce indirilen kitaplara da inanırlar ve onların ahiret gününe inançları da tamdır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O sakınanlar ki sana bildirilen kitaba, senden önce bildirilmiş olan kitaplara, öbür dünyaya da kanasıya inanırlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
3, 4. O müttekiler ki gaybe [⁵] inanırlar, namazı dosdoğru kılar, kendilerine verdiğimiz rızıktan harcederler [⁶], sana inzal olunan (kitaba da), senden evvel inzal olunan (kitaplara da) inanırlar, âhireti yakînen bilirler (ve inanırlar).
[5] Allah'ı bilmek, âhireti bilmek, ahkâm ve şerâyii bilmek gibi tefekkür ve istidlâl hakkında delil ikame olunan şeyler maksuttur.[6] Âyet-i Celîle'den maksat farz olan zekâttır.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar sana indirilene de ve senden önce indirilenlere de inanırlar.⁵ Onlar ahiret hakkında da kesin bir iman sahibidirler [yûkinûn].
5 İnanırlar diye tercüme ettiğimiz “yu’minûn” kelimesi Arapçada “e-m-n” kökünden gelir. Bu kök “iman” dediğimiz kelimenin de köküdür. Bu hem inanmak hem de güven içinde olmak demektir. Güven içinde olan çevreye de güven verir. Türçeye “inanmak” olarak çevirdik.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar ki sana indirilene de senden önce indirilene de inanır ve ahirete de sadece onlar yakin ederler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yine onlar, o takvâ sahipleri, hem sana gönderilen bu son ilâhî vahye, hem de senden önceki elçilere gönderilen Tevrat, Zebur, İncil gibi kitaplara ve diğer bütün ilâhî vahiylere —sonra­dan eklenmiş, değiştirilmiş kısımları hariç— inanırlar. Bütün Peygamberlerin ve ilâhî kitapların aynı inanç ve ahlâk ilkelerini getirdiğini, hepsinin aynı kaynaktan geldiğini bilirler. Âhiretin varlığına da tüm kalpleriyle iman ederler. Dünya hayatının geçici olduğuna, Allah’ın şaşmaz adâleti gereğince tüm insanları yeniden dirilterek iyilikleri ödüllendirip, kötülükleri cezalandıracağına içtenlikle inanır ve bu inanca uygun davranışlar gösterirler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sana indirilmişlere de, senden önce indirilmişlere de inanıyorlar. Âhiret’e de kesin inanıyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
sana indirilenlere inandıkları gibi senden önce indirilenlere de inanırlar, Ah&8206;iret hayatını, görmüşçesine kabul ederler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey Resulüm! İman edenler sana gönderilen Kitaba ve senden önce gönderilen Kitaplara inanırlar. Yeryüzünde insanlık tarihi başladığı andan itibaren insanları uyarmak, yasalarına uyanları müjdelemek için Allah elçiler göndermiş, elçileriyle Kitaplarını göndermiştir. Allah’ın gönderdiği Kitapların hepsi aynıdır. Gönderilen bütün kitaplar sıkı bir şekilde korunan ana Kitaptan gönderilmiştir. Bugün insanların elinde bulunan Kitaplarda bazı farkların olması, gönderilen Kitapların insanlar tarafından değiştirilmiş olmasındandır. Allah’a inananların bu gerçeğe inançları kesindir. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar bilirler ki dünya hayatı gelip geçicidir. Ölümle yeni bir hayat başlar. Yeni başlayan hayatın adına insanlar dünya hayatından sonraki hayat anlamında ahiret hayatı der. İnkâr edenlerin aksine ahiret hayatına Allah’a iman edenler kesin olarak inanırlar. Ahiret hayatıyla ilgili hiçbir şüpheleri yoktur. Onun için ahiret hayatına hazırlanırlar. Dünyadan sonraki ahiret hayatına iyi bir şekilde gitmek için güzel işler yaparlar. Çünkü insan ahiret hayatına neyi götürse onunla yaşayacaktır. İnkârı götürürse inkârı, kötülüğü götürürse kötülüğü, sapıklığı götürürse sapıklığı, imanı götürürse mükâfatı, güzel işlerini götürürse güzellikleri yaşayacaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sana indirilene ve senden önce indiri­len(ler)e iman eder, ahiret gününe de kesin bir şekilde inanırlar.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Onlar, sana indirilene ve senden öncekilere indirilenlere¹ iman ettikleri gibi âhirete² de gönülden kesin bir bilgiyle inanırlar.
1 Yani sana indirilen kitaba ve senden önceki peygamberlere ve onlara indirilen kitapların asıllarına da iman ederler.2 Ayrıca (اَلْاٰخِرَةُ) kelimesinin belirli olarak kullanılması; “sadece Allah’ın bildirdiği âhiret.” anlamını ifade eder. Zira pek çok dinde ve dinleştirilen meşreplerde de kendilerine mahsus âhiret inancı vardır ama bunların İslâm’ın âhiret inancıyla hiçbir ilgisi yoktur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve onlar (ey Peygamber), sana indirilene de senden önce indirilmiş olana ⁵ da iman ederler: çünkü onlar, öteki dünyanın varlığından bütün kalpleriyle emindirler.
5 Bu, Kur’an’ın temel akidelerinden biri olan, ilahî vahyin tarihsel sürekliliği akidesine bir işarettir. Hayat -Kur’an’ın bize öğrettiği üzere- birbiriyle bağlantısız sıçramalar zinciri değil, tersine devamlı ve organik bir süreçtir. Bu kanun, insanın dinî tecrübesini (birikimini) içine alan zihin hayatı için de geçerlidir. Böylece Kur’an’ın vaz‘ettiği din, ancak kendisinden önce gelen ve İslam inancına göre en son ve en mükemmel şekline İslam’da ulaşan büyük tek-tanrılı itikatlar çerçevesinde ele alınması halinde doğru şekilde anlaşılabilir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yine bunlar; sana indirilen Kuran’a ve senden önce indirilenlere ve ahirete de kesin olarak inanırlar. 2/136, 12/111, 42/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve onlar sana indirilene iman ederler, senden önce indirilene de...[¹⁸] Âhiretin varlığına dair ilâhî habere mutmain bir kalple inanmıştırlar.[¹⁹]
[18] Burada Rasulullah ve Hz. İsa’nın nübüvvetine inanmayan Yahudilerle, Yahudilerin kendi peygamberlerine karşı gösterdikleri tavrın aynısını Hz. Muhammed’e karşı gösteren Hıristiyanlara bir gönderme vardır. [19] İman kalbin yönelişi, îkân yöneldiği şeyden kalbin tatmin olmasıdır. Kalp îkân ile tatmin olunca iman o kalpte harekete geçer ve o tatmin duygusu sahibinde bir meleke hâline gelir. Meleke hâline gelen iyilik, adeta sahibini koruyan bir meleğe dönüşür. Bu sonuç, hem hidayet nimetinin hem de Allah’ın insana verdiği değerin büyüklüğünü gösterir. Yazılı âyetler “iman âyetleri”, kevni âyetler “ikân âyetleri”dir. (İlgili bir not için bkz: 45:4, not 4.)  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) onlar hem sana indirilene (Kur'an'a) hem de senden önce indirilene (diğer semavi Kitaplara) inanırlar; ahirete de gönülden iman ederler.
Mesela "Hazreti Musa peygamberdi ama, İsa değildi; Tevrat, Allah'ın kitabıdır, İncil değildir; yahut Musa ve İsa Aleyhisselâm peygamber idiler, ama -hâşâ- Muhammed Aleyhisselam değildir; olsa bile bizim değil, Arapların peygamberidir; Tevrat ve İncil Allah'ın kitabıdırlar, fakat Kur'ân değildir” gibi sözlerle Allah'ın peygamberlerini farklı gören, kimine inanıp kimine inanmayarak Muhammed Aleyhisselâmın peygamberliğini ve ona inen kitap ve dini tanımayanların ahiret hakkında birtakım zanları, bazı kanaatları bulunsa bile yakînleri (kuvvetli bilgileri) yoktur. Gerçi her felsefede, her dinde bir ahiret fikri vardır. Fakat bunların çoğu delilsiz birtakım emellerden; ideallerden ibaret kalır. Çünki meseleler ve ahiret yolunun varlığının imkanı akıl ve kalp ile her zaman sabit olursa da, gerçekleşmesinde aklî delil, varsayımlar ve kalbî temenniler yeterli değildir. O ancak Allah tarafından gelen saygıdeğer peygamberlerin sadık haberleri ile bilinebilecek gaybe dair haberlerdendir. Bunu sona erdiren ve tamamlayan peygamberlerin sonuncusu olan Muhammed Mustafa (s.a.v.)'dır. Şu halde peygamberlere iman etmiyenlerin, ahirete doğru imanları olamayacağı gibi, geçmiş peygamberlere iman edenler bile son peygambere ve ona indirilen Kitap ve şeriata iman etmedikçe, ahiret hakkındaki iman ve kanaatleri yakîn (kesinlik) derecesini bulamaz; hak vakıa (olgu)ya uygun olamaz. Mesela Yahudiler "Cennete ancak yahudi olanlar girecektir" (Bakara, 2/111) ve "Bize cehennem ateşi olsa olsa sayılı birkaç gün dokunacaktır” (Bakara, 2/80) derler. Hıristiyan da aynı sözü kendileri hakkında söylerler. Kendilerinden başkasına dünya ve ahirette hayat ve saadet hakkı tanımazlar. Ve sonra cennetin nimetleri, dünya nimetleri cinsinden midir? Devamlı mıdır, değil midir? O, bir ruhun ebedî olması meselesi, midir, değil midir? diye ihtilaf ederler. Halbuki Allah'ı bir bilip, büyük peygamberleri tasdik ve ahir zaman peygamberinin peygamberliğine ve ona indirilen Kitap ve şeriate de iman ettikleri zaman şahsî ve kişisel olan o gibi bozuk kanaatları, gerçeğe uymayan inanışları Muhammed Aleyhisselâma ait tebliglere imanla gider de, ahiret hakkında gerçeğe uygun kuvvetli bilgi elde ederler.  
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar ki sana indirilene de, senden önce indirilenlere de iman ederler. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlar o kimselerdir ki sana indirilmiş ve senden evvel indirilmiş kitaplara da imân ederler ve onlar ahirete de yakînen kani olurlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hem sana indirilen kitabı, hem de senden önce indirilen kitapları tasdik ederler. Âhirete de kesin olarak onlar inanırlar.
Burada Tevrat, İncil, Zebur gibi kitapların asıllarının Allah tarafından gönderildiğine iman etmenin, dinin temellerinden olduğu bildiriliyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar; ahirete de kesinlikle iman ederler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve onlar ki (Yâ Muhammed) sana indirilen şeye (kitâb ve dîne) ve senden evvel gönderilen şeylere (kitablara ve dinlere) îmân ider ve âhiret günlerine şübhesiz olarak inanırlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sana indirilene de senden önce indirilenlere [*] de inanıp güvenenler ve ahiret konusunda kesin bir kanaate varanlar,
[*] Kur'ân, önceki kitapları onaylar ve ana metinlerini korur. Bu sebeple onların ana metinlerine inanmak gerekir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere ve ahirete de kesin olarak inanırlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar sana indirilene de inanırlar, senden önce indirilene de. Âhirete de onların tam ve kesin bir imanı vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hem sana vahyedilene hem de senden önce vahyedilene inananlardır onlar. Âhireti gereğince kavrayıp anlayanlar da onlardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim inanurlar aña kim indürinildi senüñ dapa daħı aña kim indürinildi senden ilerü ya'nį tevrįt, incįl. dahı ķıyāmet günini anlar gümānsuz bilürler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Onlar ki hem senden evvel indirilenlere hem āḫirine hem saña indirilene īmāniderler, yaḳīni de onlar idinirler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslərki, sənə göndərilənə (Qur’ana) və səndən əvvəl göndərilənlərə (Tövrat, İncil, Zəbur və s.) iman gətirir və axirətə də şəksiz inanırlar,
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And who believe in that which is revealed unto thee (Muhammad) and that which was revealed before thee, and are certain of the Hereafter.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And who believe in the Revelation sent to thee, and sent before thy time, and (in their hearts) have the assurance of the Hereafter(28).
28 Righteousness comes from a secure faith, from sincere devotion to Allah, and from unselfish service to humankind.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve onlar ki
يُؤْمِنُونَ
iman ederler
بِمَٓا
o şe- ye ki
اُنْزِلَ
indirildi
اِلَيْكَ
sana
وَمَٓا
ve o şeye ki
اُنْزِلَ
indirildi
مِنْ قَبْلِكَۚ
senden önce
وَبِالْاٰخِرَةِ
ve âhirete
هُمْ
onlar
يُوقِنُونَۜ
kesinkes inanırlar
Yine onlar, sana indirilen (bu Kur'ân)a ve senden önce indirilen (diğer kitap)lara da iman ederler. Âhirete de kesinkes (görüyormuşçasına) inanırlar.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
أيْقَنَ
Fiil-IV
ي ق ن
Kesinkes inandı, kesin olarak iman etti, kesin olarak ikna oldu