close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 34. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iż kulnâ lilmelâ-iketi-scudû li-âdeme fesecedû illâ iblîse ebâ vestekbera vekâne mine-lkâfirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani meleklere, Âdem'e secde edin demiştik de İblisten başka bütün melekler secde etmişlerdi. O, secde etmekten çekinmiş, ululanmak istemişti de kafirlerden olmuştu.
İblis kelimesinin, şiddetli sıkıntıya, kedere uğramak anlamına gelen "iblâs" kelimesinden geldiği söylendiği gibi bu sözün Arapça olmayıp yabancı bir dilden Arapça'ya geçtiği de söylenmiştir (al-Müfredât, s. 59, Mecma'-ül-Beyan, c.1, s.35).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve Biz bütün meleklere: "(O halde şimdi emrime itaaten ve hürmeten) Adem’e secde edin! (Onun üstünlüğünü kabullenin!)" demiştik. Onlar da hemen secde etmişlerdi. Yalnız İblis diretmiş, kibirlenmiş ve kâfirlerden (inatçı ve inkârcı nankörlerden) olup (gitmişti).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sonra meleklere “Haydi Adem'in önünde secde edin” dediğimizde İblis dışında hepsi yere kapandı. O ise, reddetti bunu, kibrine yediremedi ve hakkı görmezlikten gelerek inkârcılardan oldu.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hani biz meleklere: “Âdem'e secde ederek saygı gösterin" demiştik. Melekler hemen secde ederek saygı gösterdiler. Yalnız İblis dayattı. Büyüklük taslayıp serkeşlik etti, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerden, kâfirlerden oldu.
Bu âyetteki Âdem’e saygı niyetiyle secde, Âdem’e, Âdemoğlu’na hizmeti kabul ederek Allah’a secde etme manasında da anlaşılabilir.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Meleklere: "Adem'e secde edin" dediğimiz zaman da hepsi secde ettiler. Ancak İblis secde etmedi. O bundan kaçındı, büyüklendi ve kâfirlerden oldu. [5]
5.Tefsirlerde ifade edildiğine göre burada kastedilen secde Hz. Adem`in önünde eğilmek şeklinde gerçekleştirilen bir selam secdesidir. Yüce Allah, halifelik görevi ile yarattığı insanın bu yönüyle meleklerden ve cinlerden üstün olduğunu bildirmek için meleklere ve cinlere Hz. Adem`e secde etmelerini emretmiştir. Bütün melekler bunu kabul ettiği halde İblis kendisinin daha üstün olması gerektiği düşüncesine kapılarak secde etmekten kaçınmıştır. Kendi kişisel düşüncesiyle Yüce Allah`ın ilahi hükmünü reddettiği ve bundan dolayı O`nun emrini yerine getirmekten kaçındığı için de kâfirlerden olmuştur.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve meleklere: 'Adem'e secde edin' dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kafirlerden oldu.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onu hatırla ki, meleklere: “-Âdem'e (hürmet olarak) secde edin.” demiştik de bütün melekler secde etmişlerdi. Ancak İblis secde etmekten yüz çevirip kibirlendi ve kâfirlerden oldu.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yine bir vakit, meleklere: “Âdem için secde edin!” dedik. Şeytan hariç hepsi secde etti. O büyüklendi ve kâfirlerden oldu.
[Bu ayet, kâinattaki bütün yararlı yaratıklarla onlara müekkel olan meleklerin insanoğluna hizmet ettiğini, bir çeşit secdeye gittiğini bildirdiği gibi yılan, mikrop gibi şerli şeylerin ve onların binicileri olan şeytanların da insanoğlu demek olan Âdeme ram olmadıklarını, ona zarar verdiklerini hatırlatır.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Meleklere, “Âdem'e secde ediniz” dediğimiz vakit İblis'ten başka hepsi secde ettiler. İblis secde etmedi, kibirlendi ve kâfirlerden oldu.[14]
[14] İblîs hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 320-332.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ne zaman ki meleklere: «Âdeme secde edin!» dediğimizde, hemen hepsi secde etti, ancak iblis kasalarak çekindi, kâfirlerden idi o
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O vakit biz meleklere: “Âdem'e secde edin.” (Onun varlığını kabul edin/önünde hürmetle eğilin) demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişti. İblis ise yan çizmiş, kibre sapmış ve küstahça böbürlenmişti. Böylece kâfirlerden olmuştu. 
Bkz. 7/11, 17/61, 18/50, 20/116, 38/76“Âdem’e secde edin.” ifadesindeki “secde” emri, Âdem’in topraktan yaratılmış iskeletine/bedenine değil, Allah tarafından ona üflenen ruhadır. İnsan, kendisine Allah tarafından üflenen ruhla birlikte, anlama kabiliyeti, idrâk etme becerisi, şuur, kavramsal düşünme ve görebilme melekeleri ile donanmıştır. Ruh, maddeden yaratılmamıştır. Yani o, atomların bir araya gelmesiyle oluşmuş bir varlık değil, Allah’ın emriyle meydana gelen şuur sahibi bir kanundur. Böyle olunca da o, çözülmez ve iyonlaşmaya doğru gitmez. Ruhun varlığı Allah ile kaimdir. Allah şuurlu bir kanun olarak ruhu kendi kudretine dayamıştır. Nitekim Hicr 15/29 ve Sad 38/72 ayetlerinde Allah, insanın yaratılışından sonra meleklere hitaben; “Ona belirli bir biçim verip de ruhumdan üflediğim zaman ona secde edin!” buyurmuştur. Buradaki “Ruhumdan üflediğim zaman” ifadesinin hemen arkasından gelen “onun için secde edin” emri ile secde, üflenen ruha bağlanıyor. Buradan da anlıyoruz ki; secde emri, ruhun bu dünyaya geliş ve gidiş sürecindeki refakatçisi ve taşıyıcısı durumunda olan beden elbisesine değil, geçici süreliğine beden elbisesiyle bir araya gelen ruhadır. Yani secde; kendisine üflenen “İlahi Ruh” sayesinde yücelen, şuur sahibi insanadır.   
Cemil Said
swap_vert close
Meleklere Adem’e secde itmelerini emr itdiğimiz vakit iblisden gayri hepsi secde itdiler. İblis istikbâr itdi, itâ’at iylemedi ve kâfirler meyânına dâhil oldı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Meleklere, "Adem'e secde edin" demiştik, İblis müstesna hepsi secde ettiler, o ise kaçındı, büyüklük tasladı ve inkar edenlerden oldu.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Meleklere, “Âdem’e secde edin” dediğimizde İblîs dışındakiler derhal secde ettiler; o direndi, büyüklendi ve kâfirlerden oldu.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hani biz meleklere (ve cinlere): Âdem'e secde edin, demiştik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kâfirlerden oldu.  
 Bundan sonra Hz. Âdem ve nesli, aslı cinlerden olup, sonra şeytanların başı olan İblis ve nesline uyup uymamakta sınanacaklardır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Meleklere, "Adem'e secde edin," dedik. İblis hariç hepsi secde ettiler, o ise diretti, büyüklük tasladı ve nankörlük etti.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve o zaman meleklere: "Âdem'e secde edin!" dedik, hemen secde ettiler. Yalnız İblis dayattı, kibrine yediremedi, inkârcılardan oldu.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve o vakit melâikeye «Adem için secde edin» dedik, derhal secde ettiler, ancak İblis dayattı, kibrine yediremedi, zaten kâfirlerden idi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hani, meleklere (ve cin taifesinden olup da meleklerin arasında bulunan iblîse), “Âdem’e (hürmet kastı ile) secde edin!” buyurmuştuk da iblîs hariç hepsi (Âdem’e, hürmet kastı ile) secde etmişlerdi, iblîs (emirden) kaçınarak (Âdem’e secde etmeyerek) kibirlenip (üstünlük tasladı ve) kâfirlerden oldu.
İblis (şeytan), meleklerden değil, cin taifesindendir. Bu husus Kehf Sûresi 50. âyet-i kerîmesinde bildirilmiştir. Şâyet iblîs (şeytan), meleklerden olsaydı, Allah Teâlâ’nın emrine karşı çıkarak, âsilik yapmazdı. Zira meleklerin Allah Teâlâ’nın emirlerine asla âsilik yapmayacakları ve kibre kapılmayacakları, Enbiyâ Sûresi 19 ve 27. âyet-i kerîmeleri ve Tahrîm Sûresi 6. âyet-i kerîmesi ile sabit iken, iblîsin kibirlenerek, Allah Teâlâ’nın emrine karşı geldiği ve isyan ettiği, Bakara Sûresi 34. âyet-i kerîmesi, A‘raf Sûresi 11, 12, 13, 16, 17 ve 18. âyet-i kerîmeleri, Hicr Sûresi 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38 ve 39. âyet-i kerîmeleri, Kehf Sûresi 50. âyet-i kerîmesi ve Tâhâ Sûresi 116. âyet-i kerîmesi ile sabittir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra meleklere: “Âdem için secde edin”¹ dedik. İblis² hariç hemen secde ettiler. O, yüz çevirip büyüklük tasladı. O kâfirlerdendi.³
1- Ademi yarattığım için bana secde edin. 2- Şeytanın bir tür başka özelliğini ifade eden bir sıfattır. Şeytan-i racîm, İblis olarak anılmaktadır. 3- İblis, secde etmediği için kâfir olmadı; o, zaten kâfirdi; kâfir olduğu için secde etmedi. Bu nedenle “kâfir oldu” şeklinde yapılan çeviriler doğru değil.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hani meleklere: «Âdeme (yahud: Âdem için Allaha) secde edin» demişdik de (şeytanların reisi olan) iblisden başkası hemen secde etmişlerdi. O ise dayatmış, kibirlenmek istemişdi. (Zâten de) o kâfirlerdendi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O vakit meleklere: “Âdem'e secde edin!”(2) demiştik; (cinlerden olan) İblis hâriç, hemen secde ettiler. (O) dayattı ve büyüklük tasladı, böylece kâfirlerden oldu.
(2)Buradaki secde emri, Allah’a itâat, Âdem (as)’a selâm ve hürmet içindir. (İbn-i Kesîr, c. 1, 53)“Âdem’e melâikenin secde etmesi ve şeytanın etmemesi hâdisesiyle nev‘-i insana, semekten (balıktan) meleğe kadar ekser mevcûdât (varlıklar) musahhar (itâatkâr) olduğu gibi, yılandan şeytana kadar muzır (zararlı)mahlûkātın dahi ona itâat etmeyip düşmanlık ettiğini ifâde ediyor.” (Zülfikār, 25. Söz, 32)Ayrıca bakınız; (sahîfe 141, hâşiye 1; sahîfe 145, hâşiye 2; sahîfe 151, hâşiye 2; sahîfe 165, hâşiye 2; sahîfe 257, hâşiye 1; sahîfe 429, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve o zaman meleklere Âdem için (Âdem’i yaratıp seçkin ve saygın bir konuma getirdiğim için bana) secde edin demiştik. Bunun üzerine (cinlerden olup melekler içinde bulunan) iblis hariç, hepsi de secde ettiler. O (iblis) ise (secde etmekten) imtina edip büyüklük tasladı ve (hakikati) inkâr edenlerden (karşısındakinin hakikatini görmeyenlerden) oldu.*
(*) Yüce Allah, halifelik görevi ile yarattığı insanın bu yönüyle meleklerden ve cinlerden üstün olduğunu bildirmek için meleklere ve cinlere Âdem için (onun saygın ve değerli bir konuma getirildiği için Allah’a) secde etmelerini emretmiştir. Bütün melekler bunu kabul ettiği halde İblis kendisinin daha üstün olması gerektiği düşüncesine kapılarak secde etmekten kaçınmıştır. Kendi kişisel düşüncesiyle Yüce Allah`ın Âdem’in hakikati ile ilgili ilahi hükmünü reddettiği ve bundan dolayı O`nun emrini yerine getirmekten kaçındığı için de kâfirlerden olmuştur. Yani buradaki kâfirden kasıt Âdem’in hakikatini ve saygınlığını inkâr edip kabullenmemektir, yoksa haşa Allah’ı veya ahireti inkâr etmek anlamında değildir. İblis’in anlamı ise: Şeytanca işler çeviren kimse, kötü kimse, düzenci ve yaratıcıya asi olan ruhani bir varlık. Yani kötülüğün sembolüdür. Burada (كان)’’ kâne’’ise (صار) ‘’sare’’yani ‘’oldu’’anlamındadır, deniliyor. Not: Hangi amaçla olursa olsun hiçbir surette yüce Allah’tan başkasına secde edilemez, çünkü Allah’tan başkasına secde etmek şirktir. Peki ilgili ayetlerle Âdem’in şahsına mı secde emri verilmiş, yoksa Âdem’i üstün bir varlık olarak yaratan Allah’a mı? İşte ne yazık ki gelenekselciler bunu Âdem’in şahsı için düşünmüşler, ama bu defa büyük bir sorunla karşılaştıkları için secde kelimesine iki anlam vermek, yani tevil etmek zorunda kalmışlardır. Oysa secdeye iki anlam vermek ve tevil cihetine gitmeye hiç gerek yoktur. Çünkü biri doğrudan, diğeri de durum ve hususiyet için, yani dolaylı olmak üzere iki (ل)’’lâm’’ vardır. Örneğin: (فاسجدوا لله)’’Allah’a secde edin’’ buradaki (الله)’’Allah’’ lafzı üzerindeki, (ل) cümleye doğrudan anlamını katmakta olduğundan secde emrinin gerekçesi anlaşılmıyor. Ama (فاسجدوا لادم)‘ ise, ‘’Onun için (Âdem’i üstün bir varlık olarak yarattığım için, zatım olan Allah’a) secde edin’’ şeklinde anlaşılır. Yani secde yaratılana değil, yaratanadır. Ayrıca meallerde ‘’Âdem’e secde edin’’ şeklindeki tercüme uygun değildir. Yani bu ayetin doğru anlamı: ‘’Âdem için secde edin’’ şeklindedir. Zaten yüce Allah’tan başkasına secde edilemeyeceğine göre bu vb. ayetlerde ‘’Âdem (Âdem’i üstün olarak yaratan Allah) için secde edin’’ şeklinde olur. Bu nedenle İblisin itirazı Allah’a secde için değil, bilakis, buradaki secde ile Âdem’in üstün bir varlık olarak değerlendirilmesinden dolayıdır. Çünkü Âdem’in üstün olarak yaratılışı için secde etseydi, onun saygınlığını ve üstünlüğünü de kabul etmiş olurdu. Yani sanki burada meleklere: şöyle bir mesaj verilmiştir: ‘’Değerli ve saygın bir varlık olarak Âdem’i yarattığım için haydi bana secde edin’’ buyurmuş. Zaten melekler de Allah’tan başkasına secde edilemeyeceğini bildiklerinden dolayı ‘’Ey Rabbimiz! Bize, senden başkasına mı secde etmemizi emrediyorsun?’’ şeklinde bir soru sormamışlardır. Hâlbuki Allah Âdem’i halife olarak seçeceğini söyleyince melekler bunun sebebini öğrenmek için soruyorlar. Eğer buradaki secde Âdem’in şahsına olsaydı mutlaka halifelik konusunda olduğu gibi burada da melekler secdenin gerekçesini de öğrenmek amacıyla yüce Allah’a bunun sebebini soracaklardı. Ama hiç sormadan meleklerin secdeye kapılmaları, bu secdenin Âdem’in yaratılışı için yüce Allah’a olduğunu göstermektedir. ثم اختلفوا بعد ذلك على ثلاثة أقوال: الأول: أن ذلك السجود كان لله تعالى وآدم عليه السلام كان كالقبلة ومن الناس من طعن في هذا القول ...الجواب لمن طعن في هذا القول أنه كما لا يجوز أن يقال صليت إلى القبلة جاز أن يقال صليت للقبلة والدليل عليه القرآن والشعر، أما القرآن فقوله تعالى: { أَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِدُلُوكِ ٱلشَّمْسِ } [الإسراء: 78] والصلاة لله لا للدلوك. فإذا جاز ذلك فلم لا يجوز أن يقال صليت للقبلة مع أن الصلاة تكون لله تعالى لا للقبلة، وأما الشعر فقول حسان : أليس أول من صلى لقبلتكم وأعرف الناس بالقرآن والسنن : فقوله صلى لقبلتكم نص على المقصود. (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) لتحليل التركيبي والدلالي لفعل السجود في القرآن الكريم : نعم ، السجود علىٰ الأعضاء السبعة منحصر بالله عزَّ وجلَّ ولا يجوز أن يكون لغير الله تعالىٰ حتّىٰ وان لم يكن بنحو التأليه ؛ لأنّه سيكون من قبيل تسوية العبد بخالقه ، وهو عين “الضلال حتّىٰ وان قصد بها الاحترام لما فيها من جعل المخلوق بمرتبة الخالق وتنزيل الخالق إلىٰ منزلة المخلوق... الرأي الثاني: إن سجود الملائكة كان لله تعالى، وإنما كان آدم قبلة لهم، كما يقال: صل للقبلة أي إليها. وقد أمر الله الملائكة بالتوجه إلى آدم في سجودهم تكريما له وتعظيما لشأنه وهو ما نسب إلى أبي علي الجبائي وأبي القاسم البلخي وجماعة ((٤) بحار الأنوار ١١: ١٤٠ / 6 باب سجود الملائكة ومعناه) وتقوم الفرضية التي نعمل على إثباتها على أنّ اللام في عُبيرة “سجد لـ” تحمل معنيين متمايزين حسب السياق: ففي “فاسجدوا لله”، تفيد اللام المباشرة، أي السجود المباشر لله سبحانه وتعالى؛ أما في عبارة “اسجدوا لآدم” فإنها لا تفيد أبداً السجود المباشر أمام آدم، أو تحت قدميه، أو السجود “له” بالمعنى الذي نفهمه الآن، بل تفيد السجود بشأن آدم أو بخصوصه. إن لللام هنا معنىً آخر بعيداً كل البعد عن المعنى الذي نفهمه في عربيتنا في طورها صميم من معاني اللام نجده مبثوثاً في آيات عديدة في القرآن الكريم:لنتأمل مدلول عبارة “قالوا للحق”، في سورة سبأ، الآية 43، “وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَاءَهُمْ إِنْ هَذَا إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ”. فهو لا يعني أن الذين كفروا وجهوا حديثهم للحق وخاطبوه وقالوا له أنت سحر مبين؛ إذ إنّ اللام هنا ليست “لام المباشرة”، بل يعني أنهم قالوا عن الحق وبشأنه وبخصوصه إنه سحر. إنهم بلتأكيد يتحدثون عن الحق ولا يخاطبونه إذن فإن هناك لامين: لام المباشرة ولاماً أخرى، هي لام الشأن، أو لام الأجل، أو لام الخصوص،. وبهذا يكون المعنى المراد في قوله تعالى “اسجدوا لآدم” هو: اسجدوا بخصوص آدم، أي أنا ربكم وقد خلقت آدم، فاسجدوا لي لخلقي آدم - وبناء على كل ما تقدم يصبح آدم في عبارة “اسجدوا لآدم” ليس هو المسجود له، بمعنى المسجود تحت قدميه، بل هو المسجود لله عز وجل بشأنه وبخصوصه. وبالتالي فإن قولنا “سجد الملائكة لآدم” ليس إجابة عن“لِمَنْ سجد الملائكةبل هو إجابة عن“لماذا سجد الملائكة” فتكون تلك الإجابة سجدوا لأجل خلق الله آدمَ (القرآن لساناً وعربياً: الفهم الصحيح لسجود الملائكة عند خلق)) انظر: المحرر الوجيز (1/ 124)، وتفسير البحر المحيط) (1/ 302) وقال الشعبي: السجود كان لله تعالى...  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Meleklere âdem için (Rabbinize) secde edin demiştik. İblisin dışında, meleklerin tamamı secde ettiler. İblis secde etmemekte diretti ve büyüklendi. Bundan dolayı inkârcılardan oldu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün Biz meleklere: « Adem’e secde edin» dedik. Onlar da secde ettiler. Yalnız İblis bundan kaçındı, büyüklük taslamak istedi. Böylece Allah’ı tanımaz oldu.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani meleklere « Âdem/e secde edin, demiştik, onlar hemen secde etmişlerdi, yalnız İblis secdeden çekinmiş, bunu kibirine yedirememişti. O zaten kâfirlerdendi [⁵].
[5] İlm-i İlâhide kafirlerdendi. Yahut emr-i İlâhiyi kabih görmekle kâfirlerden oldu, demektir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani o zaman meleklere: “Âdem’e secde²³ edin” demiştik de İblis²⁴ hariç hepsi secde etmişlerdi. O ise çekindi, kibirlendi ve inkâr edenlerden²⁵ oldu.
23 “Âdem’e secde edin” ibaresi “Âdem için secde edin” şeklinde de tercüme edilebilir. O zaman “Âdem’den dolayı Allah’a secde edin” anlamı çıkar. Çünkü Kur’an’da secdenin iki anlamı vardır. Biri ibadet anlamında olup dindeki bildiğimiz secdedir. Diğeri ise, “itaat etmek, emrine amade olmak, üstünlüğünü kabul etmek” anlamındadır. Yani biri ibadet anlamında secdedir, diğeri de ta’zim etme, yüceltme anlamında secdedir. Kur’an bu iki anlamı da kullanır. Âdem’e yapılan secde bu ikinci anlamdadır. Bazı müfessirler, burada birinci anlamı kabul ederler. İslam’da Allah’tan başkasına secdenin şirk olduğunu bildikleri için burada asıl secde Allah’adır, Âdem ise kıbledir yorumunu yaparlar. Burada her iki tercüme de ayet metnine uygun gözükmektedir. Meleklere ve İblis’e secde emri doğrudan ibadet anlamında bir secde olsaydı, o zaman Âdem’le ilgili bu secdeler, secde ayetleri içinde değerlendirilirdi. Onun için Âdem’i yüceltme, ona itaat etme anlamında bir secde olduğu düşüncesi ağır basmaktadır. Zaten Âdem’in şahsında bütün insanlığın “halife” oluşu, meleklerin gıpta edişi ve İblis’in de haset edişi bu görüşü doğrular. Öte yandan, Kur’an’a göre meleklerin itaat etme anlamında insana/insan türüne iki defa secde ettikleri gibi; birincisi insana/insan türüne “Allah’ın ruhundan üfürmesi” metaforiyle verilen akıl ve idrak yeteneğinden sonra, ikincisi de “Âdem’e/insana isimler öğretilince” secde etmişlerdir. Buradan anlaşılan; bütün bu varlıkların, Allah’ın akıl ve bilimle donattığı insanın önünde secdeye/saygıya durmalarıdır. İnsanın emrine ve onun hizmetine verilmiş olmalarıdır. İblis her iki emirde de secde etmemiştir. Kur’an’da ibadet anlamında Allah’a yapılan secdelerin 7’si “tekvinî”, 7’si de “teklifî” anlamda olup cem’an 14 ayette geçer. Secdenin böyle iki anlamda olması, namaz ibadetinde de her rekatte iki defa secde edilmesinin sebebidir kanaatindeyim. (Geniş bilgi için bkz. Kur’an’ı Anlamak isimli kitabımızın ilgili kısmı). 24 Şeytanın atası olarak veya şeytanı temsil olarak belirtilir. Ancak Ragıp, “Belânın şiddeti karşısında ümidini kaybeden, ümitsiz olan veya umudunu kaybeden” olarak tanımlar. Kur’an’da Allah’la ilişkisinde İblis, Âdem veya insanoğluyla ilişkisinde ise şeytan olarak anılır. 25 “Nankörlerden oldu” şeklinde de çevirilebilir. İblis’in kâfir olması, çekindiği veya kibirlendiği için değildir. Yoksa her çekinen veya kibirlenen kâfir olur anlamı taşır. Onun kâfir oluşu Allah’a zulm isnat etmesinden dolayıdır. Yani Allah’a adaletli olmamakla ithamda bulunmasıdır. Zira o, “Ben ondan hayırlıyım. Onu topraktan beni ateşten yarattın” (A’râf, 7/12), aslında onun bana secde etmesi gerekiyor anlamında Allah’a cevr ve zulm ithamında bulunmasındandır. Ünlü müfessir Karafî’nin tespiti bu anlamda Kur’an semantiğine daha uygundur.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani meleklere, “Âdem'e secde edin” demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişlerdi. O ise şiddetle kaçınmış, büyüklük taslamıştı ve kafirlerden olmuştu.
(İblis, sözlükte çok aşırı karamsar olan, ümitsiz anlamına gelir. Aynı zamanda Allah’a isyan eden, insan soyuna boyun eğmemenin sembolik göstergesi olarak Hz. Âdem’e (a.s) secde etmeyi reddeden ve kıyamet gününe kadar insanları saptırmak için Allah’tan mühlet isteyen cinne verilen addır. Bu cinne şeytan da denir. O sadece kötü ve soyut bir güç değil, insan gibi belli bir kişiliğe sahip bir varlıktır. Genelde bilindiği gibi o bir melek değil, melekler gibi özel bir tür olan cinlerden biridir.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani meleklere: “Karşısında saygıyla eğilmek sûretiyle, Âdem’e secde edin!” demiştik. Bunun üzerine, melekler Allah’ın emrine boyun eğerek secde ettiler; ancak meleklerin arasında yaşayan ve aslen bir cin olan İblis emrimize karşı geldi, kendisini Âdem’den üstün görerek kibre kapıldı ve bu nankörlüğünün sonucunda, ilâhî emre başkaldıran kâfirlerden biri oldu!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, Melekler’e dedik: “Âdem’e secde edin!”. Hemen secde ettiler; ancak İblîs kaçındı, kibirlendi / büyüklük tasladı; Kafirler’den oldu.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bunun üzerine meleklere: “ Adem’e selâm durun “ dedik. İblis dışında hepsi saygılarını gösterdiler, İblis ise, Ademi kabullenemedi, kibirlendi, inkarcı olup çıktı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani Meleklere, "Yarattığım insan önünde saygı ile eğilin! Onun yaratılışını yücelterek kutsayın!" Demiştik. İblis hariç bütün Melekler hemen saygıyla eğilmişler, insanın yaratılışını yüceltip kutsamışlardı. İblis büyüklük taslamış ve insanın yaratılış gerçeğini inkâr edenlerden olmuştu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani meleklere “Âdem için (Allah’a) secde edin.” demiştik; onlar da hemen secde etmişti. İblis hariç. [*] Yüz çevirmiş, kibirlenmiş, kâfirlerden olmuştu.
Buradaki hitabın meleklere yönelik olması ile İblis’in hariç tutulma durumu birbirine karıştırılmamalıdır. Zira Kehf 18:50’de belirtildiği üzere o, cinlerdendi. Ayrıca A‘râf 7:12’de “Âdem için (Allah’a) secde etme” emri meleklerden ayrı olarak doğrudan İblis’e hitaben de yer almaktadır. Ayetteki “İblis hariç” kısmını ayrı bir cümle olarak tercüme etmemizin sebebi Hicr 15:31 ve Sâd 38:74. ayetlerin başındaki kullanımlardır. Benzer mesajlar: A‘râf 7:11; Hicr 15:31; İsrâ 17:61; Kehf 18:50; Tâhâ 20:116; Sâd 38:74.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve Biz, meleklere:¹ “Âdem’e secde² edin.” deyince İblis’in³ dışında hepsi secde ettiler. O ise (secde etmekten) kaçındı, büyüklük tasladı ve o, kâfirlerden oldu.⁴
1 Burada iblis’in Âdem’e secde etmesi emredilmemişse de (A’raf:12, Hicr: 32, Sâd: 75)’de emredilmektedir.2 Secde: Lügatte son derece tevazu ile alçalıp baş eğmektir ki, "kibr"in zıddıdır. Dînen de alnı yere koymaktır ki, ta’zîm ve itaat etmenin en yüksek şeklidir. Şeriata ait her secdede bir alçalma, ta’zim ve itaat vardır. Bunun için Allah’tan başkasına secde etmek dinî bakımdan küfürdür. Bununla beraber meleklerin Âdem’e secdesini; kendi hakikatleri ile uygun olarak düşünmek ve hilafet gereği Âdem’e ilâhî emirle bir hizmetçi olmak için fiilî bir tasdik olarak kabul etmek daha uygundur. Asıl mabud, yüce Allah’tır ve bu secde Âdem’e bir ibadet değildir.3 İblis: Pişmanlık duyup mahzun olmak ve ümidini kesmek demektir. Bundan dolayı “iblis” kelimesi bu şeytanlaşan varlığın ismi olmayıp, sıfatı olabilir.4 Âyetin son bölümü: “O ise, (secde etmekten) kaçındı, büyüklük tasladı ve zâten o, kâfirlerden idi.” diye de tercüme edilebilir. Buna göre; “Allah’ın emir ve yasaklarını beğenmeyenin” kâfirliğine, hükmedilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Sonra Meleklere “(Haydi!) Â-dem’in önünde yere kapanın!” dediğimizde ²⁵ İblis dışında hepsi yere kapandı, o ise reddetti ve (üstelik) küstahça böbürlendi: böylece hakkı inkar edenlerden oldu. ²⁶
25 İnsanın, kavramsal düşünme yeteneğinden dolayı, bu konuda meleklerden bile üstün olduğunu göstermek için.26 Kovulan Meleğin (the Fallen Angel) ismi ile ilgili bir açıklama için bkz. sure 7, not 10. Kur’an’da sıkça vurgulanan bu “isyan” olayı, bazı müfessirleri, İblis’in bir melek olamayacağı, çünkü meleklerin günah işleme özelliğine sahip olmadıkları kanaatine vardırmıştır: “Onlar kendilerini büyüklük duygusuna kaptırmazlar... ve kendilerine ne buyurmuşsa onu yaparlar” (16:49-50). Buna karşılık öteki müfessirler, Allah’ın meleklere emri ve İblis’in itaati reddetmesi ile ilgili Kur’ânî beyana işaretle bunun, sözkonusu emir sırasında İblis’in cennet sakinlerinden biri olduğunu kesinlikle gösterdiğini iddia ederler. O halde, İblis’in “isyan”ının tamamiyle sembolik bir anlama sahip bulunduğunu ve aslında Allah tarafından kendisine verilen özel bir fonksiyonun sonucu olduğunu söyleyebiliriz (bkz. 15:41, not 31).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Meleklere “Âdem için secde edin/emre amade olun” demiştik de onlar da hemen emre amade oldular. Sadece İblis kaçınmış, büyüklenmiş ve kâfirlerden olmuştu. 7/11, 15/29, 17/61, 20/116
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte o zaman meleklere demiştik ki: “Âdem(oğlu) için emre âmâde olun![⁶⁶] İblis[⁶⁷] hariç, hepsi emre âmâde olmuştular. O (ise) emre karşı geldi, büyüklük tasladı ve nankörlerden oldu.
[66] Âdem’i “Âdemoğlu” olarak çevirimiz ve bu secdenin mahiyeti için bkz: 7:11, not 6 ve 7. [67] İblis, şeytanın ismi değil içine düştüğü açmazı en güzel bir biçimde ifade eden sıfatıdır. el-İblâs, “belanın şiddeti karşısında düş kırıklığına uğrayarak umutsuzluğa kapılmak” anlamına gelir (Râğıb). Kur’an’da kelime bu anlamda kullanılmıştır (6:44; 30:12, 49). Zira onu iblisleştiren, umutsuzluktur. Allah’la ilişkisinin anlatıldığı yerlerde İblis, Âdem’le ilişkisinin anlatıldığı yerlerde şeytan olarak anılır (şeytan için bkz: 81:25, not 21). Sözün özü: Allah’tan umut kesmek insanı iblisleştirir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, hatırla ki) Biz bir vakit meleklere: "Adem'e secde edin!" diye emrettik de; İblis’ten başkası hemen secde ettiler! O ise dayattı ve büyüklük tasladı. (Adem'i küçümsedi; nitekim Sad suresinin 76. ayetinde buyurulduğu üzere "Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten onu ise topraktan yarattın deme küstahlığında bulundu) Ve kafirlerden oldu.
(Aslında Kehf suresinin 50. ayetinde belirtildiği gibi İblis, cin tayfasından idi! ki bunların kafirleri de vardır; İblis melekler cinsinden olmadığı halde - hikmete binaen- onların arasında bulunuyordu. Meleklerin secdesine gelince; meleklerin secdesini, -hilafet gereği- Adem'e bir saygı, fakat aslında emrini yerine getirerek; bizzat Allah Teala'ya yapılan bir ibadet kabul etmek gerekir., görülüyor ki iblis; Rabbini inkar ettiği için değil, emrine itaat etmediği için kafir olmuştur ve suçunu kabul etmediği, tevbe ve Rabbinden bağışlanma dilemediği için de, ilahi huzurdan kovulmuştur. Buraya kadar İblis'in durumu anlatıldıktan sonra; Adem'in durumuna geçilecek ve aralarında ne kadar büyük fark olduğu belirtilecektir ki; Adem de bir itaatsizlikte bulunmuştur, fakat suçunu kabul ederek tevbe ettiği için Rabbinin bağışlanmasına mazhar olmuştur.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Meleklere: "Âdem’e secde edin" demiştik, hemen secde ettiler: Yalnız İblis diretti, böbürlendi ve kafirlerden oldu.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hani Biz meleklere demiştik ki: «Âdem'e secde ediniz.» Onlar da hemen secde edivermişlerdi. Yanlız İblîs (Şeytan) kaçınmış, kibirlenmiş ve kâfirlerden olmuştu.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O vakit meleklere: “Âdem'e secde edin! ” dedik. İblis dışındaki bütün melekler secde ettiler. İblis bunu yapmadı, kibrine yediremedi ve kâfirlerden oldu [7, 11; 15, 29; 20, 116; 38, 72]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik, hemen secde ettiler: Yalnız İblis diretti, böbürlendi, nankörlerden oldu.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve biz meleklere Âdem'e secde idiniz didiğimizde derhâl secde itdiler ancak iblîs (emre itâ'atden) imtinâ' itdi ve büyüklük gösterdi. Ve kâfirlerden oldı (yâhud kâfirlerden idi) [¹]
[1] Bu âyet-i kerîme 'ilmin şerefine delâlet ider. Çünki Cenâb-ı Hak Âdem'in şerefini melâikeye 'ilmiyle göstermiş ve isbât buyurmuşdur. Sonra melâikeye Âdem'e secde ile emir buyurulması 'ilmin ta'zîm ve tevkîre lâyık büyük bir fazîlet oldığını gösterir. Bu secde secde-i 'ibâdet değil secde-i ta'zîm idi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Meleklere “Âdem’e secde edin!” dediğimizde hemen secdeye kapandılar ama İblis öyle yapmadı, büyüklenerek direndi ve kâfirlerden [*] oldu.
[*] "Kâfirlerden oldu" sözü, İblis'ten önce de bazı meleklerin kâfir olduklarını gösterir. Melek, elçi anlamındadır (Müfredât). Onlar Allah'ın, birçok konuda elçi olarak görevlendirdiği cinlerdir. Allah Teâlâ şöyle demiştir: "Cinleri ve insanları, sadece bana kulluk etsinler diye yarattım." (Zariyat 51/56) Şu âyet bunu açıkça anlatmaktadır: "Bir gün meleklere, 'Âdem'e secde edin!' dedik. İblis'in dışındakiler hemen secdeye kapandılar. O da o cinlerdendi ama Sahibinin (Rabbinin) emrinden çıktı." (Kehf 18/50) Bu âyeti doğru anlamak için: "Rabbinin emrinden çıkmayan cinler hangileriydi?" diye sormak gerekir. Bunun tek cevabı "melekler" olur. O zaman, meleklerin cinlerden olmadığı, sorumsuz varlıklar olduğu ve günah işleyemeyeceği şeklindeki algı yönetiminin önü kesilir. Burada emirden çıkan meleğin adı İblis'tir. İblis, meleklerden olmasaydı secdeden sorumlu tutulamazdı. Âyete göre secde etmemesinin tek sebebi kendini büyük görüp direnmesidir. Bu suçu hangi melek işlese aynı cezaya çarptırılır. İlgili âyetler şöyledir: "Mesih, Allah'a kul olmaktan geri durmaz. Mukarreb (Allah'a akın) melekler de öyledir. Kim O'na kulluktan geri durur da büyüklük taslarsa (bilmeli ki) Allah, onların hepsini huzuruna toplayacaktır. İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlara hem ücretlerini tastamam verecek hem de ikramda bulunacaktır. Kul olmayı kendine yakıştıramayıp büyüklük taslayanları da acıklı bir azaba çarptıracaktır. Onlar, kendileri için Allah ile aralarına girecek ne bir dost (veli) ne de yardımcı bulacaklardır." (Nisa 4/172-173)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Meleklere:-Adem için secde edin, demiştik de onlar da hemen secde edivermişlerdi. Sadece İblis kaçınmış, büyüklenmiş ve kafirlerden olmuştu.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Meleklere, “Âdem'e secde edin” dediğimizde,(21) İblis'ten başka hepsi secdeye kapandı. O ise bundan kaçındı ve büyüklük taslayarak kâfir oldu.(22)
(21) Secde emri, Hz. Âdem’in şahsında, insan nesline verilmiş olan yetenek ve görevlerin büyüklüğünü ve bu özellikleriyle insanın diğer bütün varlıklardan üstün bir duruma erişmeye aday bulunduğunu göstermektedir.(22) Veya “O zaten kâfirlerden idi.” Kehf Sûresinde geçeceği gibi, İblis, cinlerden idi. Bk. 18:50.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O vakit biz meleklere, "Âdem'e secde edin" demiştik de İblis dışında tümü secde etmişti. İblis yan çizmiş, kibre sapmış ve nankörlerden olmuştu.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim eyiddük firiştelere: “secde ķıluñ ādem’e. pes secde ķıldılar illā iblįs, onamadı; daħı tekebbürlik eyledi daħı oldı kāfirlerden.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol vaḳt ki eyitdük feriştehlere secde eyle kim Ādeme. Pes secde eyle‐diler feriştehler, līkin şeyṭān men‘ oldı secdeden. Büyüklendi, kāfirlerden oldı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) Biz mələklərə: “Adəmə səcdə edin! – dedikdə İblisdən başqa (hamısı) səcdə etdi. (Yalnız) o, lovğalanaraq (səcdə etməkdən) imtina etdi və kafirlərdən oldu.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when We said unto the angels: Prostrate yourselves before Adam, they fell prostrate, all save Iblis He demurred through pride, and so became a disbeliever.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And behold, We said to the angels: "Bow down to Adam" and they bowed down. Not so Iblis(49): he refused and was haughty: He was of those who reject Faith.
49 The Arabic may also be translated: "They bowed down, except Iblis.” In that case Ibl i s (Satan) would be one of the angels. But the theory of fallen angels is not accepted in Muslim theology. In 18:50 , Iblis is spoken of as a Jinn. We shall discuss later the meaning of this word. (R). ( Cf. n.2392, n. 2393, and n. 929).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذْ
ve o vakit
قُلْنَا
buyurduk
لِلْمَلٰٓئِكَةِ
meleklere
اسْجُدُوا
secde edin
لِاٰدَمَ
Âdem'e
فَسَجَدُٓوا
hemen secde ettiler
اِلَّٓا
hariç
اِبْل۪يسَۜ
iblis
اَبٰى
diretti
وَاسْتَكْبَرَ
ve kibirlendi
وَكَانَ
böylece oldu
مِنَ الْكَافِر۪ينَ
kâfirlerden
Hani Biz, bir vakit de meleklere, "Âdem'e secde edin!" buyurmuştuk. Onlar hemen secde ettiler, (cinlerden olan) iblis hariç. O, (secde etmemek için) diretti ve kibirlendi, böylece (Allah'ın Âdem'e nefhettiği rûhu görmezden gelip secde etmediği için) kâfirlerden oldu.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
سَجَدَ
Fiil-I
س ج د
Secde etti
اٰدَم
Özel isim
اٰدَم
Hz. Âdem (a.s.)
سَجَدَ
Fiil-I
س ج د
Secde etti
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اِبْل۪يس
Özel isim
اِبْل۪يس
iblis
اَبَى
Fiil-I
ا ب ي
Diretti, kaçındı, reddetti, sakındı, kabul etmedi
اِسْتَكْبَرَ
Fiil-X
ك ب ر
Kibirlendi, büyüklük tasladı
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler