close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 32. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû subhâneke lâ ‘ilme lenâ illâ mâ ‘allemtenâ(s) inneke ente-l’alîmu-lhakîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Demişlerdi ki: Noksan sıfatlardan seni arı biliriz, bize bildirdiğin şeylerden başka bilgimiz yok. Şüphe yok ki sen, her şeyi bilirsin, hüküm ve hikmet sahibisin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Melekler ise mahcup olarak: "Ya Rabbi) Seni her türlü yanlışlıktan ve noksanlıktan tenzih ve tesbih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz, Sen her şeyi hakkıyla Bilensin, Hüküm ve Hikmet sahibisin" demişler (ve özür dilemişlerdi).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Melekler de: “Sen her yönden kusursuz ve eksiksizsin. Senin bize bildirdiğin dışında bir bilgimiz yoktur. Doğrusu, yalnız sensin herşeyi bilen ve herşeyi uygun biçimde yapan” diye cevap verdiler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Melekler: “Yücesin Sen ya Rabbi. Bizim Senin bize öğrettiklerinin dışında bir bilgimiz yok. Sen ilim sahibisin, hikmet ve hükümranlık sahibisin." dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Melekler: "Senin şanın pek yücedir. Biz senin bildirdiğinin dışında bir bilgiye sahip değiliz. Şüphesiz sen her şeyi bilen ve hikmet sahibi olansın" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dediler ki: 'Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Melekler: “Biz, (sana itiraz olunmaktan) seni tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka, hiç bir ilmimiz yok. Muhakkak sen her şeyi hakkıyle bilensin, üstün hikmet sahibisin.” dediler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Melekler. “Ey Rabbimiz! Seni tenzih ederiz. Bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Gerçek ilim ve hikmet sahibi yalnız Sensin!” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Melekler, “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız! Bizim senin öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Her şeyi bilen ve hikmet sahibi sensin” dediler.
Besim Atalay
swap_vert close
Dediler ki: «Sen kutsalsın, hangi şeyi bizlere bildirdinse, ancak onu biliriz, evet, sen bilginsin, evet, sen bilgesin»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Onlar) dediler ki: “Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Gerçekten (her şeyi) hakkıyla bilen, (her şeyi) hikmetle yapan yalnız Sensin.”
Cemil Said
swap_vert close
Melekler "SübhânAllâh biz senin öğretdiğin ilimden başka ilim bilmeyiz ’âlim ve hakîm sensin." didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Cevap verdiler: "Sen münezzehsin, öğrettiğinden başka bizim bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz Sen hem bilensin, hem Hakim'sin".
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Melekler, “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Seni tenzih ederiz! Bize öğrettiğinden başka hiçbir bilgimiz yoktur. En kâmil ilim ve hikmet sahibi şüphesiz sensin” cevabını verdiler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Melekler: Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alîm ve hakîm olan ancak sensin, dediler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dediler: "Sen Yücesin, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yok. Sen Bilensin, Bilgesin."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Dediler ki: "Yücesin sen (ya Rab!). Bizim, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen bilensin, hakîmsin".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Subhânsın Yarab! Bizim için senin bize bildirdiğinden başka ilim ne mümkin, o alîm, hakîm sen, şüphesiz sensin» dediler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Melekler, “Yâ Rabbi! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederiz. Bizim, senin bize öğrettiklerinden başka hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz ki sen, her şeyi hakkıyla bilen, hüküm ve hikmet sahibisin” dediler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Melekler de: “Sen subhânsın.¹ Bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz Sen her şeyi gerçeği ile bilensin.” dediler.
1- Sen her türlü kusur ve eksiklikten uzaksın  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Melekler) de: «Seni tenzih ederiz. Senin bize öğretdiğinden başka bizim hiç bir bilgimiz yok. Çünkü (her şey'i) hakkıyle bilen, hüküm ve hikmet sahibi olan şübhesiz ki sensin Sen» demişlerdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Melekler) dediler ki: “Seni (her türlü noksanlıktan) tenzîh ederiz; senin bize öğrettiklerinden başka bizim için bir ilim yoktur. Şübhe yok ki Alîm (herşeyi bilen), Hakîm(her işi hikmetli olan) ancak sensin!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Melekler) dediler ki: (Rabbimiz!) Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen (her şeyi hakkıyla) bilensin, Aziz (galip ve güçlü), Hakim (doğru hüküm veren)sin.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Melekler “Sen yüceler yücesisin, senin bize öğrettiğinden başka, hiç bir şey hakkında bilgimiz yok. Her şeyi bilen ve her şey hakkında hüküm veren ancak sensin” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Melekler dediler: « Seni ulularız. Senin bize bildirdiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Çünkü bilici olan da Sensin, doğruyu bildiren de Sen.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Melekler cevap verdiler: seni her türlü ayıptan tamamıyle tenzih ederiz. Senin öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur, çünkü hâkim sensin, âlim sensin [⁴].
[4] Yâni sana hiçbir şey hafi değildir, senin her fiilin hikmete uygundur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar da “Sen’i tenzih ederiz [Subhaneke], Sen’in bize öğrettiğinden başka bizim bir bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen Alîm’sin²¹ Hakîm’sin”²² (dediler).
21 Alîm: Çok bilen, her şeyi en iyi bilen 22 Hakîm: Hikmetle muttasıf olan, hikmet sahibi, yüce bilge  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar şöyle dediler: “Sen münezzehsin, öğrettiğinden başka bizim bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen bilensin ve hikmet sahibisin.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Melekler: “Hâşâ!” dediler, “Seni her türlü eksiklikten, noksanlıktan tenzih ederiz! Biz, Senin bize öğrettiklerinden başka hiçbir şey bilemeyiz; her şeyi bilen sonsuz ilim ve hikmet sahibi ancakSensin!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Seni tesbih ederiz. Bizim için senin bize öğrettiğinden başka bilgi yoktur. Sen, gerçekten Hakîm Alîm’sin” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
“ Fesüphanallah dedi melekler, senin bize öğrettiklerinden başka bilgimiz yok ki bizim, her şeye bilgi ile hakim olan sensin “.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin!" dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Melekler): “Sen yücesin; bize öğrettiklerinden başka bilgimiz yoktur. Yalnızca sen bilensin; doğru hüküm verensin.” demişlerdi.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Bunun üzerine) melekler: “(Ey Rabbimiz!) Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Sen bize ne öğrettiysen biz ancak onu biliriz. Şüphesiz Sen, her şeyi bilirsin ve hüküm (ve hikmet) sahibi olanın tâ kendisisin.” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar: “Sen kudret ve egemenlikte kusursuz ve eksiksizsin! Senin bize bildirdiğin dışında bir bilgimiz yoktur. Doğrusu yalnız Sensin her şeyi bilen, gerçek hikmet Sahibi!” diye cevap verdiler.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Sen yücelerden yücesin! Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Bilen de hüküm veren de sensin sen.” dediler. 2/255, 59/22-24
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Melekler) cevapladılar: “Sen tek otoritesin,[⁶²] bizim Senin bize öğrettiğinden başka bir ilmimiz olamaz;[⁶³] yalnızca Sensin her şeyi tam bilen, her hükmünde tam isabet kaydeden.”
[62] Burada “tenzih” ve “takdis” amaçlı kullanılmıştır. Tüm olumsuzluklardan mutlak olarak arındırma ve tüm olumlu özelliklerin en mükemmeliyle nitelendirme O’nun tartışılmaz otoritesine yapılan bir vurgudur. Bu nedenle “tek otoritesin” şeklinde çevirdik. [63] Bu âyet, meleklerin, insanoğlu gibi bilgi üretemediklerine, sadece kendilerine verilmiş bilgiyi kullandıklarına delâlet eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Melekler ise ya Rab!) "Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz; senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur, herşeyi hakkıyla bilen, hüküm ve hikmet sahibi olan şüphe yok ki ancak sensin Sen!" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen hakimsin" dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Seni tesbih ederiz, Senin bize bildirdiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphe yok ki alîm, hakîm olan Sen'sin.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Sübhansın ya Rab! Senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki? Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan Sensin. ” dediler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dediler ki: "Sen yücesin (ya Rab); bizim senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen bilensin, hakimsin (her şeyin içyüzünü bilen, her şeyi yerli yerince yapansın.)
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Bunun üzerine) Melekler: Yâ rabbî! Sen 'azamet ve kibriyâna lâyık olamayan bütün noksanlardan münezzehsin. Bizde, senin bize öğretdiğinden başka bilgi yokdur, sen işini bilir ve muktezâ-yı hikmeti icrâ iylersin didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Melekler, “Biz sana içten boyun eğeriz, bizde senin öğrettiğin dışında bilgi olmaz. Her şeyi bilen ve kararları doğru olan Sensin.” dediler.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Sen yücesin! Yalnız sen eksiklikten uzaksın senin bize öğrettiğinden başka bizim hiç bir bilgimiz yoktur. Bilen ve hüküm veren sensin, dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Melekler, “Seni her türlü noksandan yüce tutarız,” dediler. “Senin bize öğrettiklerinden başka bilgimiz yoktur. Herşeyi bilen ve herşeyi hikmetle yapan Sensin.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dediler ki: "Yücedir şanın senin. Bize öğretmiş olduğunun dışında bilgimiz yok bizim. Sen, yalnız sen Alîm'sin, her şeyi en iyi şekilde bilirsin; Hakîm'sin, her şeyin bütün hikmetlerine sahipsin."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler “arılıġuñ senüñ bilmegümüz yoķdur bizüm illā ol kim ögrettüñ bize. bayıķ senseñ bilici dürüst işlü.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Feriştehler eyitdiler yā Allāh sen münezzehsin barça ‘aybdan. Sen bizeögretgen nesneyi, taḥḳīḳ sensin ġāyetde bilici, ḥikmet eyesi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar: “Sən paksan, müqəddəssən! (Bütün eyib və nöqsanlardan kənarsan!) Sənin bizə öyrətdiklərindən başqa biz heç bir şey bilmirik. (Hər şeyi) bilən Sən, hikmət sahibi Sənsən”, - dedilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They said: Be glorified! We have no knowledge saving that which Thou hast taught us. Lo! Thou, only Thou, art the Knower, the Wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said: "Glory to Thee, of knowledge We have none, save what Thou Hast taught us: In truth it is Thou Who art perfect in knowledge and wisdom."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُوا
dediler
سُبْحَانَكَ
Sen Subhân'sın
لَا عِلْمَ
bir ilim yoktur
لَنَٓا
bizim için
اِلَّا
ancak
مَا
o şey- ler ki
عَلَّمْتَنَاۜ
bize öğrettin
اِنَّكَ
muhak- kak Sen
اَنْتَ
Sensin
الْعَل۪يمُ
Alîm
الْحَك۪يمُ
Hakîm
(Melekler) "Sen Subhân'sın (her türlü noksanlıktan münezzehsin ya Rabbi), Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen Alîm'sin, Hakîm'sin (her şeyi, herkesi bilen ve her işinde hikmet ve hayır olansın)" dediler.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
سُبْحَان
İsim
س ب ح
Subhân (her türlü noksanlıktan münezzeh olan)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
لَنَا
Zamir
لَنَا
Bizim için, bize, bizim
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَلَّمَ
Fiil-II
ع ل م
Öğretti, talim etti
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli