close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 31. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve’alleme âdeme-l-esmâe kullehâ śumme ‘aradahum ‘ale-lmelâ-iketi fekâle enbi-ûnî bi-asmâ-i hâulâ-i in kuntum sâdikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Âdem'e bütün adları bildirmişti de meleklere o adlarla anılan şeyleri gösterip hadi demişti, doğrucuysanız bunların adlarını haber verin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunun arkasından Allah CC) Adem’e isimlerin tümünü talim etti. (Varlıkların ne olduklarını, nasıl yaratıldıklarını, nasıl kullanılacaklarını, hepsinin yararlı ve şifalı yanlarını ona öğretti.) Sonra onları meleklere sorup: "(Haydi bakalım, şayet teklifinizde haklı olup yanılmıyorsanız ve) Eğer doğru söylüyorsanız şunların isimlerini (bütün varlıkların gayelerini ve görevlerini) Bana haber verin (de görelim)!" diye emretti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah, Adem'e herşeyin ismini öğretti. Sonra onları meleklere sunup: “Dedikleriniz doğruysa, haydi bu şeylerin isimlerini bana söyleyin bakalım” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah Âdem'e, yaratılışa ve değerlerine uygun, varlıklara verdiği isimleri, isimlendirilen varlıkları, varlıklar hakkındaki bilgileri, varlıklarla bilgilerin irtibatını; harfleri, kelimeleri, lafızları, mânaları, cümleleri, lehçeleri; davranışları, ferdin ve toplumun ihtiyaçlarını, uyum kurallarını, gerek duyacağı bütün bilgileri öğretti. Sonra da onları meleklerin önüne koydu. “Yeryüzünde Âdem'e ihtiyaç olmadığı iddiasında haklı iseniz, bana bunların isimlerini, varlıklar hakkındaki bilgileri, varlıklarla bilgilerin irtibatını; harfleri, kelimeleri, lafızları, mânaları, cümleleri, lehçeleri; davranışları, ferdin ve toplumun ihtiyaçlarını, uyum kurallarını, tek tek ortaya koyun" buyurdu.
bk. et-Tefsîru’l-Kebîr, 2/175-208.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Adem'e bütün adları öğretti. Sonra onları meleklere arzederek: "Eğer doğru sözlü iseniz şunların adlarını bana bildirin" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve Adem'e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip: 'Eğer doğru sözlüyseniz, bunları bana isimleriyle haber verin' dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah, Hz. Âdem Aleyhisselâma bütün isimleri öğretti. Sonra eşyayı meleklere gösterip: “- Eğer (her şeyin iç yüzünü bilen) sâdıklarsanız bunların isimlerini bana haber verin.” buyurdu.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Allah, Âdeme (insanoğluna) bütün isimleri (her şeyin mahiyet ve ismini veya her şeyin öz hakikati olan Allah’ın isimlerini) öğretti. Sonra onları meleklere arz etti: eğer doğru iseniz, bu varlıkların isimlerini (mahiyetlerini dile getiren kelimeleri ve dilleri) bana söyleyin” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, Âdem'e bütün isimleri öğretti. Sonra o varlıkları ve nesneleri meleklerin karşısına çıkarıp “Görüşünüzde doğru iseniz, bunların adlarını bana söyleyiniz” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Âdeme öğretip her şeyin adın, sonra da onları meleklere gösterip: «Haydin gerçekseniz bunların adların söyleyin» deyince Allah
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah, Âdem'e bütün varlıkların isimlerini/özelliklerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek: “Dedikleriniz doğruysa haydi bunların özelliklerini bana söyleyin bakalım!” buyurdu.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh Adem’e tekmîl mahlûkâtın isimlerini öğretdi. Ba’dehû mahlûkâtı meleklerin önüne götürerek eğer sâdık iseniz bunların isimlerini söyleyiniz didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ve Adem'e bütün isimleri öğretti, sonra eşyayı meleklere gösterdi. "Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, Âdem’e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ve Âdem’e bütün isimleri öğretti. Sonra bunları meleklere gösterip “Sözünüzde doğru iseniz şunların isimlerini bana söyleyin” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah Âdem'e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arzedip: Eğer siz sözünüzde sadık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin, dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Adem'e tüm isimleri (nitelemeleri) öğretti, sonra onları meleklere sunup, "Doğru iseniz, şunların isimlerini (özelliklerini, niteliklerini) siz bana bildirin," dedi.
Hayvanlar, bitkiler, aletler, kimyasal bileşikler vs.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve Âdem'e isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterip: "Haydi davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin." dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve Ademe bütün esmayı ta'lim eyledi, sonra o âlemîni melâikeye gösterip «Haydin davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin» buyurdu
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve (Allah, Âdem’i yarattı, sonra) Âdem’e bütün (varlıklara/eşyaya ait) isimleri öğretti. Sonra onları (varlıkları/ eşyayı) meleklere göstererek, “(Hâlâ, ‘dünyada bozgunculuk çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?’) sözünüze sadıksanız haydi, bana bunların isimlerini söyleyin” buyurdu.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, Âdem'e bütün isimleri¹ öğretti. Sonra onları meleklere sunup: Eğer doğru söyleyenlerden iseniz bunların isimlerini bana bildirin.” Dedi.²
1- Varlıkların özelliklerini bilmeyi; onları tanımlamayı, özelliklerine göre isimlendirmeyi yapabilecek bilgi, yetenek ve akıl verdi. Varlığa isim vermek; onun ne olduğunu tanımak ve bilmek demektir. Bu bilgi, aynı zamanda onu nasıl kullanacağını da sağlayacaktır. İnsanın bir şeyi yaparken “araç” kullanabilmesi, bu isimlendirmenin/içeriğini bilmesinin sayesindedir. 2- Allah ile melekler arasında geçen bu diyalog, bizatihi olmuş bir görüşme olarak değil; mesajın, “temsili bir dille somutlaştırılarak anlatılması” olarak anlaşılmalıdır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Âdeme bütün isimleri öğretmişdi. Sonra onları (onların delâlet etdikleri âlemleri, eşyayi) meleklere gösterib: «Doğrucular iseniz (her şeyin iç yüzünü biliyorsanız) bunları adlarıyle bana haber verin» demişdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve Âdem'e isimlerin hepsini öğretti,(1) sonra onları meleklere arzederek: “Eğer(iddiânızda) doğru kimseler iseniz, haydi şunların isimlerini bana bildirin!” buyurdu.
(1)“Şahs-ı Âdem’e ta‘lîm-i esmâ (isimlerin öğretilmesi) ünvânıyla nev‘-i benî Âdem’e (Âdemoğullarına)ilhâm olunan bütün ulûm ve fünûnun (ilimlerin ve fenlerin) ta‘lîmini ifâde eder.” (Zülfikār, 25. Söz, 32)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah Âdem’e (varlıkların) bütün isimlerini (anlam, görev ve yaratılış hikmetleriyle birlikte özelliklerini) öğretti. Sonra onları (o varlıkları) meleklere gösterdi. Ve buyurdu ki: Eğer siz bunda (halife yapacağım bu insan hakkında söylediklerinizde) doğru iseniz, haydi şunların isimlerini (anlam görev ve yaratılış hikmetleriyle birlikte özelliklerini) bana bildirin dedi.*
(*) Aşağıya metni alınan İbni Kesir tefsirine göre de yüce Allah Âdem’e sadece eşyaların isimlerini değil, bütün sıfatlarını, özelliklerini, kanunlarını, anlam ve önemlerini de öğretmişti. Bkz: والصحيح أنه علمه أسماء الأشياء كلها : ذواتها وأفعالها (تفسير ابن كثير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Âdeme (yeryüzünde ihtiyacı olan her şeyi) bütün isimleri öğretti ve onları (eşyayı) meleklerle karşı karşıya getirdi. Allah meleklere “Eğer doğru sözlülerdenseniz şunların isimlerini bana haber verin” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah Adem’e bütün varlıkların adlarını öğretti, sonra o varlıkları meleklere gösterip buyurdu: « Eğer sözünüz doğru ise bunların adlarını bana söyleyin.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah Âdem/e bütün eşyanın isimlerini öğretti, sonra o eşyayı meleklere gösterip «— eğer müddeanızda gerçek iseniz [²] bunların isimlerini [³] bana bildirin» dedi.
[2] Her şeyin sır ve hikmetini biliyoruz zannında iseniz.[3] Esmanın dalâlet ettiği mânâlarının isimleridir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Bunun üzerine) Âdem’e bütün isimleri²⁰ öğretti. Sonra onları meleklere sundu ve ardından “Haydi, sözünüzde doğruysanız şunların isimlerinden bana haber verin bakalım” dedi.
20 Allah’ın Âdem’e bütün isimleri öğretmesinden; insana konuşma, düşünme, araştırma, öğrenme ve öğretme, icat etme gibi vasıfları verdiğini anlıyoruz. Varlıklara isim verme, kavramsal düşünmenin ve bilim yapma kapasitesinin göstergesidir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve Âdem'e bütün isimleri öğretti, sonra onları meleklere sunarak, “Eğer doğru sözlü kimseler iseniz bunların isimlerini bana söyleyin” dedi.
(İsimler ve kavramlar insanoğlunun eşyayı algılamasına yarayan araçlardır. Gerçekte insanoğlunun eşya ile ilgili tüm bilgisi, onlara isimler vermesine dayanır. Bu nedenle Hz. Âdem’e (a.s) her şeyin isimlerinin öğretilmesi, onlarla ilgili bilginin de öğretilmesi anlamına gelir.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve Allah, Âdem’e bütün isimleri öğretti. Adem’e eşyayı değerlendirme imkanı verdi. Varlıklar ile semboller arasında zihinsel bağ kurma yeteneği bağışladı; varlıkların niteliklerini, işlevlerini araştırıp öğrenme, eşyayı kullanma ve böylece varlıklar üzerinde tasarruf edebilme gücü verdi. Sonra onları, yani bu isimlerin karşılığı olan varlıkları meleklere göstererek:“Eğer sözünüzde haklı iseniz, haydi bu varlıkların isimlerini ve özelliklerini bana söyleyin!” dedi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Âdem’e bütünüyle İsimler’i öğretti. Sonra onları Melekler’e gösterip sundu: “Eğer sadık / doğru söyleyen iseniz, bana şunların isimlerini bildirin!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Adem’e bütün varlık isimlerini tanıttı. Sonra aynı nesneleri meleklere gösterdi: “ Şayet itirazınızda samimi iseniz şu nesnelerin isimlerini bana söyleyin ” dedi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah yaratılan insana bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Allah) Âdem’e bütün isimleri öğretmiş, sonra onları meleklere yöneltip “Doğruysanız şunların isimlerini bana bildirin.” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve (Allah) Âdem’e (insan için gerekli)¹ isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları, meleklere göstererek:² “Eğer dediklerinizde samimi iseniz, haydi şunların isimlerini Bana söyleyin bakalım.” dedi.³
1 Bu parantez (الأَسْمَاءُ) kelimesinin belirli olarak kullanılmasından dolayı eklenmiştir. Yani Allah insana bildiklerinin tümünü değil, insan için gerekli olanını öğretmiştir. 2 Allah’ın, Âdem’e bütün isimleri veya meleklerin isimlerini öğretmesi; Âdem’in ilim ve kelâm sıfatlarına mazhar kılındığını göstermekte ve İslâm’a göre bilginin kaynağının Allah olduğunu ifâde etmektedir. (عَرَضَهُمْ) deki (هُمْ) zamiri akıllılar için kullanıldığından; Hz. Âdem’e ve meleklere arz edilenler sadece eşya olmayıp, Âdem’in zürriyetinden gelenler de olabilir.3 Bk. (Bakara: 37, Mâide: 31)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve O, Âdem’e her şeyin ismini ²³ öğretti, sonra onları meleklerin önüne koydu ve “Dedikleriniz doğruysa ²⁴ haydi bu [şey]lerin isimlerini bana söyleyin bakalım!” dedi.
23 Lafzen, “bütün isimleri”. Bütün dilbilimcilere göre isim terimi, “bir maddenin, bir eylemin veya bir niteliğin bilgisini temsîl eden ayırd edici ifadeler”e (Lane IV, 1435); felsefe terminolojisinde ise “kavram”a işaret eder. Buradan hareketle, “tüm isimlerin bilgisi”nin, bu anlam örgüsü içinde, mantıkî tanımlama ve dolayısıyla kavramsal düşünme melekesine delalet ettiği sonucuna varabiliriz. Burada “Âdem” ile bütün bir insan soyunun kasdedilmiş olması, daha önce geçen, meleklerin “orada bozgunculuğa ve yozlaşmaya yol açacak birini mi” şeklindeki itirazlarıyla ve ayrıca 7:11 ile iyice pekiştirilmiştir.24 Yani, safiyetinizden dolayı kendinizi “yeryüzüne sahip çıkma”ya daha layık gördüğünüz iddiasında haklıysanız.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah, Âdem’e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere sunarak “Eğer sözünüzde samimi iseniz şunların isimlerini bana haber verin.” dedi.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve Âdem’e[⁵⁸] tüm isimleri öğretti,[⁵⁹] bunun ardından onları meleklere takdim etti ve dedi ki: “Hadi, eğer sözünüzün arkasında duruyorsanız şunların isimlerini[⁶⁰] bana bir bir haber verin!”[⁶¹]
[58] Kur’an’da 25 yerde geçen Âdem ismi 7 yerde Âdemoğlu (beni âdem) şeklinde gelir. el-Edeme Ferrâ’ya göre “aracı, vesile” demektir. Zemahşerî ise bu kelimenin “bir toplumun lideri, öncüsü” anlamına kullanıldığını söyler (Esâs I, 7). 30. âyetin dipnotunda da belirtildiği gibi bu kıssada Âdem soyunu temsilen yer almaktadır. Bu kıssanın nakledildiği âyetlerde kullanılan zamirler şaşırtıcı bir değişkenlik gösterir. 29. âyette yeryüzündeki her şeyin insan için yaratılmasından söz edilirken ikinci çoğul şahıs (siz) kullanılırken, müteakip âyetlerde Âdem’e işaretle ikinci tekil şahsa (sen) geçilmekte. Daha da ilginci bu kıssanın detaylı bir biçimde aktarıldığı A’râf 11’de Âdem’in yaratılışı ikinci çoğul zamirle, “siz: Âdem” diyebileceğimiz bir formüle yol vermektedir. Kur’an, Âdem için kullandığı ifadeleri insan için de kullanır (23:12, 13). İnsan sûresinin 2. âyetinde nutfeden yaratıldığı söylenen ve türün tüm üyelerini içeren el-insan lafzı Âdem’i de kapsar. [59] Öğrenme yeteneğine, hassaten eşyaya isim koyma yeteneğine delâlet eder. Talim, kalıp olarak bir süreç içinde öğrenmeyi ifade eder. Ta‘limu’l-esmâ’yı en güzel Rahmân 3-4 açıklar: “O insanı yarattı; ona kendini ifade etmeyi öğretti”. Sözün özü: Bilmek içkin değil aşkın bir eylemdir. Bilgi “elde edilmiş” değil “verilmiş” bir şeydir ve kaynağı Allah’tır. İnsanın şerefi Allah’ın öğrencisi olmaktan kaynaklanır. Bu âyet, insanın da meleğin de bilgisinin “yoktan var edilmiş” (ibda) değil, alınmış ve keşfedilmiş (ahz ve keşf) olduğunu gösterir. Alınan her bilgi sonradandır, geçicidir, sınırlıdır. Ayrıca, bu âyetten yola çıkılarak dilin ilk nüvesinin fiiller değil isimler olduğu sonucuna varılabilir. [60] Buradaki ‘aradahum eğer esmâya dönseydi ‘aradahâ (ve bi-esmâihâ) şeklinde gelmesi gerekirdi. Fakat bilinçli varlıklar için kullanılan formla gelmiş. Bu şu anlama gelir: burada meleklere sunulanlar “isimler” değil, o isimlerin bizzat müsemmalarıdır. Bunların bilinçli varlıklar olması hâlinde, insan dışında da birçok bilinçli varlığın olması gerekirdi ki biz bunları bilmiyoruz. Bilinçliler için kullanılan zamir ve işaret isimleri, onların aklına delâlet eden nitelikler için de kullanılır (Msl: 17:36). Bu mânada esmâ’ akıl, gönül, duyma, işitme ve konuşma gibi bilinçli varlıkta bulunan yeti ve niteliklere delâlet edebilir. Daha temelde, insana yaratılıştan verilmiş “ben idrakine” ve “hudûrî bilgiye” delâlet edebilir. Allah en doğrusunu bilir. [61] Akla ilk gelen soru şudur: Melekler nasıl bildi? Allah’ın, görünmez varlıkları (cinler), insanlardan daha önce yarattığı Hicr 27’de ifade edilir. Bu durumda cinlerin, yeryüzünde insandan önce halife kılındığı sonucuna varılır. Cinler insandan önce böyle şeyler yapmış olmalıdırlar ki, melekler bu tecrübeye dayanarak itiraz etmiş olsunlar. Zaten şeytanın durumu da bu açıklamayı güçlendirmektedir. Bir başka açıklama da şöyle yapılabilir: Kur’an’da beşerin insanlaşma sürecinin sudan başlayıp çok uzun bir aşamada (etvâr) gerçekleştiği ifade edilir (71:14). İnsan bu sürecin sonunda beşerliğini geride bırakmamıştır. Aksine potansiyel olarak yanında taşıdığı beşerliğiyle birlikte ‘insan’ vasfını kazanmıştır. İnsan adlı canlı, kendisini insan yapan “ruh” üflenmeden önce kan dökmüş fesat çıkarmış olabilir. Eğer durum böyleyse, melekler bu tecrübeye dayanarak bunları söylemiş olmalıdırlar. Allahu a‘lem.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Rabbin bir taraftan da) Adem'e bütün isimleri öğretti; sonra da onları (o isimlerin delalet ettikleri şeyleri) meleklere gösterip, “Eğer sözünde sadıklardan iseniz, şunları isimleriyle bana bildirin!" dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Âdem’e isimlerin tümünü öğretti, sonra onları meleklere sunup: "Haydi, doğru iseniz onların isimlerini bana söyleyin, " dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve (Allah Teâlâ) bütün eşyanın isimlerini Âdem'e bildirdi. Sonra bu eşyayı meleklere göstererek, «Bunların isimlerini Bana haber veriniz, eğer siz sâdık iseniz» diye buyurdu.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ve Âdem'e bütün isimleri öğretti. Müteakiben önce onları meleklere göstererek: “İddianızda tutarlı iseniz haydi Bana şunları isimleriyle bir bildirin bakalım! ” dedi. {KM, Tekvin 2, 20}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Adem'e isimlerin tümünü öğretti, sonra onları meleklere sunup: "Haydi, doğru iseniz onların isimlerini bana söyleyin," dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve Âdem'e (yaradıldıkdan sonra) bütün mevcûdât ve mahlûkâtın isimlerini öğretdi ve sonra onları meleklere göstererek eğer (biz insândan eşrefiz didiğinizde) sâdık iseniz bunların isimlerini bana haber viriniz buyurdı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Âdem’e her varlığın ismini (neye yaradığını) öğretti, [*] sonra onları meleklere gösterdi: “İddianızda haklıysanız bana şunların isimlerini söyleyin!” dedi.
[*] El - esma = الاسماء'daki el (ال) takısı muzafun ileyhten ıvazdır; esmâ'ul-mevcûdât = varlıkların isimleri anlamındadır. Allah Âdem'e varlıkların isimlerini, neye yaradıklarını ve onlardaki gizli bilgiyi öğretmişti.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah, Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere göstererek: -Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve Âdem'e bütün isimleri öğretti,(20) sonra da onları meleklere gösterip, “Sözünüzde doğru iseniz, haydi, bunların isimlerini Bana söyleyin” buyurdu.
(20) Hz. Âdem’e Allah tarafından öğretilen isimlerin neler olduğu konusunda farklı yorumlar yapılmıştır. Bundan daha önemli olan, insan üzerinde (1) konuşma, (2) öğrenme olmak üzere iki büyük mucizenin gerçekleşmiş olmasıdır. Bu özellikleriyle insan nesli, diğer bütün yaratıklardan farklı bir işlev görecek ve yeryüzünde “halife” ünvanına lâyık bir yer işgal edecektir. Konuşma konusuna, 55:4 ile ilgili açıklamada değinilecektir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve Âdem'e isimlerin tümünü öğretti. Sonra onları meleklere göstererek şöyle buyurdu: "Hadi, haber verin bana şunların isimlerini, eğer doğru sözlüler iseniz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ögretti ādem’e adları dükelin. andan, 'arż eyledi firiştelere pes eyitti “ħaber virüñ baña şunlaruñ adlarını eger olursañuz girçekler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālā ögretdi Ādeme cemī‘ nesnelerüñ adlarını. Andan ṣoñra ‘arżeyledi ol adları feriştehler üstine. Pes eyitdi Tañrı Ta‘ālā feriştehlere: Ḫaber virüñüz baña uşbu nesnelerüñ adlarını, eger siz girçeg‐iseñüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allah Adəmi yaratdıqdan sonra) Adəmə bütün şeylərin adlarını (ismlərini) öyrətdi. Sonra onları (həmin şeyləri) mələklərə göstərərək: “(İddianızda) doğrusunuzsa, bunların adlarını Mənə bildirin!”- dedi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And He taught Adam all the names, then showed them to the angels, saying: Inform me of the names of these, if ye are truthful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And He taught Adam the names(48) of all things; then He placed them before the angels, and said: "Tell me the nature of these if ye are right."
48 "The names of things:" according to commentators means the inner nature and qualities of things, and things here would include feelings. The particular qualities or feelings which were outside the nature of angels were put by Allah into the nature of man. Man was thus able to love and understand love, and thus plan and initiate, as becomes the office of vicegerent. The angels acknowledged this. These things they could only know from the outside, but they had faith, or belief in the Unseen. And they knew that Allah saw all - what others see, what others do not see, what others may even wish to conceal. Man has many qualities which are latent or which he may wish to suppress or conceal, to his own detriment. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَعَلَّمَ
ve öğretti
اٰدَمَ
Âdem'e
الْاَسْمَٓاءَ
isimleri
كُلَّهَا
hepsini
ثُمَّ
sonra
عَرَضَهُمْ
onları arzetti
عَلَى الْمَلٰٓئِكَةِ
meleklere
فَقَالَ
sonra buyurdu
اَنْبِؤُ۫ن۪ي
Bana ha- ber verin
بِاَسْمَٓاءِ
isimlerini
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
şunların
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
صَادِق۪ينَ
doğru söyleyenler
Ve (Allah) Âdem'e (ve her biri bir Âdem olan insana) bütün isimleri (El Esmâu'l Husnâ'yı talim ettirip) öğretti sonra o (tecelli ettiği esmâ)ları meleklere arz edip, "eğer doğru söyleyenlerden iseniz, (haydi) şunların isimlerini bana haber verin" buyurdu.
عَلَّمَ
Fiil-II
ع ل م
Öğretti, talim etti
اٰدَم
Özel isim
اٰدَم
Hz. Âdem (a.s.)
اِسْمٌ
İsim
س م و
Ad, isim
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
عَرَضَ
Fiil-I
ع ر ض
Arzetti, teklif etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَنْبَاَ
Fiil-IV
ن ب ا
Haber verdi
اِسْمٌ
İsim
س م و
Ad, isim
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
صَادِق
Etken fiil
ص د ق
Doğru söyleyen, sadakat gösteren, sadık