close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 247. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâle lehum nebiyyuhum inna(A)llâhe kad be’aśe lekum tâlûte melikâ(en)(c) kâlû ennâ yekûnu lehu-lmulku ‘aleynâ venahnu ahakku bilmulki minhu velem yu/te se’aten mine-lmâl(i)(c) kâle inna(A)llâhe-stafâhu ‘aleykum vezâdehu bestaten fi-l’ilmi velcism(i)(s) ve(A)llâhu yu/tî mulkehu men yeşâ(u)(c) va(A)llâhu vâsi’un ‘alîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Peygamberleri, Allah size padişah olarak Talut'u gönderdi dedi. Nasıl olur da dediler, bize buyruk yürütür o? Bizim ondan ziyade padişahlığa hakkımız var, malca da bizden üstün değil. Peygamberleri, şüphe yok ki dedi, onu Allah seçmiş sizden üstün etmiş, ona bilgi ve vücut bakımından üstünlük vermiştir. Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah'ın rahmeti boldur, her şeyi bilir.
Samoil'in, İsrailoğullarına tâyin ettiği padişah, Saul'dur. Kur’ân, Saul'u, Tâlut diye anıyor. Tâlut'a, çok uzun boylu olduğu için bu adın verildiği söylenmiştir (Mecma'ül-Beyan, I, 149). Ahd-i Atıyk'te de kavmin ortasında dururken omuzundan yukarısı, herkesin başını aştığı anlatılır (Müluk-i evvel, 10, 23). Zâten âyette de buna işaret vardır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Peygamberleri (sözünde sadık kalanlara) dedi ki: "Allah (CC) Talut’u size Melik (cihad emiri ve yönetici) olarak tayin etti. (Haydi artık ona biat ve itaat edin.)" Bunun üzerine bazıları: "O bizim üzerimize nasıl komutan olabilir? Ki bizler liderliğe ondan daha layıkız. Halbuki ona geniş servet ve mal da verilmemiştir" diyerek (itiraz ettiler... Cihad sorumluluğundan kaçmak için komutanda kusurlar aramaya, nefsaniyet ve enaniyet yüzünden ortalığı bulandırmaya başladılar... O beş bin kişinin de üç bin kadarı böylece ayrıldı ve ayıklandı. Geride sadece iki bin kişi kadar kaldı. Ve peygamberleri onlara) şunları söyledi: "(Neden nefsinize uyup bu komutana itaatten kaçıyorsunuz?) Halbuki Allah (CC) onu sizin üzerinize seçti (ve başınıza gelmesini takdir etti), ona (psikolojik) genişlik (ve liderlik yeteneği verdi), onun ilmini (yeterli ve gerekli bilgiyle beraber hidayet, feraset ve dirayetini) ve bedeni (kuvvetini, zorluklarla mücadele becerisini) ziyadeleştirdi. (Bir cihad emirine ve devleti yönetenlere gereken sıfatlar da bunlardır.) Allah mülkünü dilediğine verir. Allah’ın (lütfu) geniştir ve her şeyi hakkıyla Bilendir... (Sizin bu meşru komutana itaatsizliğiniz, aslında Allah’ın takdirine ve taksimine itirazınız ve itimatsızlığınız yüzündendir.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve onların peygamberi onlara dedi: “Allah Tâlût'u size hükümdar olarak tayin etti.” Onlar: “Biz hükümdarlığa ondan daha çok layık iken ve ona fazla bir servet verilmemişken nasıl bizim üzerimize hükümdar olabilir?” dediler. Peygamberleri dedi ki: “Allah onu sizden daha üstün kılmış ve ona derin bilgi ve mükemmel bir beden vermiştir” Allah hükümranlığı istediğine verir. Allah'ın mülkü ve kudreti çok geniştir. Ve O herşeyi bilendir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Peygamberleri onlara: “Allah size Tâlût'u özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere tek başına güçlü, otoriteli kral, ordu komutanı olarak görevlendirdi" dedi. Bunun üzerine onlar: “Biz krallığa, komutanlığa daha layık olduğumuz halde, kendisine zenginlik ve servet de verilmemişken o bize nasıl kral, komutan olur?" dediler. Peygamber: “Allah size onu komutan seçti. Ona geniş kitlelere faydası dokunan ilim ve beden kudreti verdi. Allah mülkünü, saltanatını, devletini, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere verir. Allah'ın rahmeti geniştir, o her şeyi bilir" dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Peygamberleri onlara: "Allah sizin için hükümdar olarak Talut'u gönderdi" dedi. Onlar: "Biz hükümdarlığa ondan daha layık olduğumuz ve ona bir mal genişliği de verilmediği halde nasıl bizim üzerimize hükümdar olabilir?" dediler. Peygamberleri: "Doğrusu Allah onu sizin üzerinize seçti ve onun bilgisini ve bedensel gücünü artırdı. Allah mülkünü dilediğine verir. Allah lütfu geniş olan ve her şeyi bilendir" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlara peygamberleri dedi ki: 'Allah size Talut'u (melik olarak) gönderdi.' Onlar: 'Biz hükümdarlığa, ona göre daha çok hak sahibiyken ve ona bir mal (servet) bolluğu verilmemişken, nasıl bizi (yönetmek üzere) hükümdarlık (mülk) onun olabilir?' dediler. O (şöyle) demişti: 'Doğrusu Allah size onu seçti ve onun bilgi ve bedenî gücünü arttırdı. Allah, kime dilerse mülkünü verir; Allah (rahmeti ve gücü) geniş olandır, bilendir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İsrailoğullarının peygamberi kendilerine şöyle dedi: “- Allah size Talût'u padişah gönderdi.” Onlar ise: “- Biz padişahlığa ondan daha münasip iken ve ona maldan da bir bolluk verilmemişken padişahlık nasıl onun olur?” dediler. Onlara şu cevabı verdi: “- Allah onu üstünüze beğenip seçmiş ve ona bilgi ile vücud kuvveti bakımından bir üstünlük vermiştir.” Allah mülkünü dilediğine verir, Allah'ın rahmet ve ihsanı geniştir; her şeyi kemâliyle bilicidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Peygamberleri onlara. “Allah, Talut’u size hükümdar olarak gönderdi” dedi. Onlar: “Nerden bize hükümdar olabilir?” Biz iktidara daha layıkız, o zengin de değildir” dediler. Peygamberleri: “Allah onu sizin içinizden seçkin kıldı. Ona fazla ilim ve kuvvet verdi” dedi. Hiç şüphesiz Allah, iktidarı istediğine verir. Allah, imkânları bol olan ve sonsuz ilim sahibidir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onların peygamberi, toplumunun önde gelenlerine, “Bakın” dedi; “Allah, Tâlût'u size hükümdar olarak tayin etti!” Onlar, “Biz hükümdarlığa ondan daha lâyık iken ve ona fazla bir servet de verilmemişken nasıl bizim üzerimize hüküm sahibi olabilir?” dediler. Peygamber, “Bakın” dedi; “Allah onu sizden daha üstün kılmış, ona derin bilgi ve mükemmel bir beden bahşetmiştir. Allah hükümranlığı istediğine verir; zira Allah, her şeyi kuşatan ve her şeyi bilendir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Peygamberleri dedi ki onlara: «Allah size, Tâlût'u hâkan kıldı», dediler ki: «O bizlere nice baş olur? Bizler hakanlığa ondan daha haklıyız, malca da o bizden geniş değildir», peygamber de dedi ki: «Allah size onu seçti, hem bilgide, hem vücutta onu size üstün kıldı, Allah verir ülkesini istediği kimseye» Allah geniştir, Allah bilici
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nebileri onlara: “Allah, size Tâlût'u hükümdar olarak gönderdi.” dedi. Onlar da: “Biz hükümdarlığa ondan daha layık iken ve ona mal (servet) yönünden geniş imkân verilmemişken, o bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir?” dediler. Nebileri onlara: “Allah onu hükümdar olarak seçerek başınıza getirdi, ona bilgi ve vücut gücü bakımından üstünlük bağışladı.” dedi. Allah otoriteyi dilediğine verir. Allah, rahmeti ve ihsanı bol olandır, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
Tâlût kelimesi, Kur’an’da sadece iki yerde (Bakara 2/247 ve 249) geçmektedir. Birkaç yerde de ona işaret eden zamirler bulunmaktadır. Mısır’la Filistin arasında yaşayan Amalikalılar, kralları Câlut kumandasında bir ordu ile İsrailoğullarına saldırarak onları yurtlarından çıkarmıştı. İsrailoğulları da peygamberlerinden, kendilerine bir kumandan tayin etmesini istemişti. O da nesli Hz. Yakup’un oğlu Bünyamin’e dayanan Tâlût isminde birini başlarına kumandan olarak tayin etmişti. Bunun üzerine, bir sonraki ayette de görüldüğü üzere onlar, “Biz hükümdarlığa ondan daha layık iken ve ona mal (servet) yönünden geniş imkân verilmemişken, o bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir?” diye yakınmışlardı.  
Cemil Said
swap_vert close
Nebî ânlara: "Allâh size Tâlût’ı hükümdar intihâb itdi" didiği zamân "O nasıl bize hükm idebilür? Biz ândan daha lâyıkız. Hattâ o bizden zengin bile değil" didiler. Nebî "Allâh ânı size hâkim nasb itdi, Âna vâsi’ ’ilim ve kuvvet ihsân iyledi. Allâh kime ister ise âna iktidâr virir" cevâbını virdi. Allâh vâsi’ ve ’alîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Peygamberleri onlara "Allah size şüphesiz, Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. "Biz hükümdarlığa ondan layık iken ve ona malca da bir bolluk verilmemişken bize hükümdar olmağa o nasıl layık olabilir?" dediler, "Doğrusu Allah size onu seçti, bilgice ve vücutça gücünü artırdı" dedi. Allah mülkü dilediğine verir. Allah her şeyi kaplar ve bilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Peygamberleri onlara, “Allah, size Tâlût’u hükümdar olarak gönderdi” dedi. Onlar, “O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha lâyığız. Ona zenginlik de verilmemiştir” dediler. Peygamberleri şöyle dedi: “Şüphesiz Allah, onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı.” Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Peygamberleri onlara “Allah size Tâlût’u hükümdar olarak gönderdi” dedi. “Biz hükümdarlığa ondan daha lâyık iken ve ona servet bakımından bir zenginlik de verilmemişken onun üzerimize hükümdarlığı nasıl olur?” dediler. Peygamber “Allah onu sizin için seçti, kendisini ilimde ve bedende daha güçlü kıldı” dedi. Allah mülkünü dilediğine verir ve Allah (zât ve sıfatlarında) sınırsızdır, her şeyi bilir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Peygamberleri onlara: Bilin ki Allah, Tâlût'u size hükümdar olarak gönderdi, dedi. Bunun üzerine: Biz, hükümdarlığa daha lâyık olduğumuz halde, kendisine servet ve zenginlik yönünden geniş imkânlar verilmemişken o bize nasıl hükümdar olur? dediler. «Allah sizin üzerinize onu seçti, ilimde ve bedende ona üstünlük verdi. Allah mülkünü dilediğine verir. Allah her şeyi ihata eden ve her şeyi bilendir» dedi.
 İsrailoğullarının ileri gelenlerine göre iktidar, servet ve sermaye sahiplerinin olmalıdır. Halbuki bu fikir, toplum menfaatine ve adalete aykırıdır. Doğru olan iktidara zenginlerin değil, ehil olan kimselerin gelmesidir. Kişinin ehliyetini, onun manevi gücü, bilgisi ve görgüsü ile beden kuvveti ve cesareti temsil eder.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Peygamberleri onlara, "ALLAH size kral olarak Talut'u atadı," dedi. Onlar, "Biz yönetime ondan daha layık olduğumuz halde nasıl olur da üzerimize buyruk sahibi olabilir? Üstelik zengin biri de değil," dediler. O da, "ALLAH onu üzerinize seçti. Onun bilgi ve beden gücünü arttırdı," dedi. ALLAH mülkünü dilediğine verir. ALLAH Cömerttir, Bilendir.
Liderde bulunması gereken niteliklerin arasında bilgi ve vücut sağlığının önemli olduğu anlaşılıyor.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Peygamberleri onlara: "Allah, size hükümdar olmak üzere Talût'u gönderdi." demişti. Onlar: "Ona bizim üzerimize hükümdar olmak nereden geldi? Oysa hükümdarlığa biz ondan daha lâyıkız, ona maldan bir genişlik, bir bolluk da verilmemiştir." dediler. Peygamberleri de "Onu sizin başınıza Allah seçmiş ve ona bilgi ve vücut bakımından bir güç, bir genişlik vermiştir." dedi. Hem Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah'ın rahmeti geniştir, o her şeyi bilir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Peygamberleri onlara işte, demişti: Allah size melik olmak üzere Talutu gönderdi, A! dediler, ona bizim üzerimize melik olmak nereden? melikliğe biz ondan daha lâyık iken; malce bir genişliğe de nail edilmiş değil, onu, dedi: sizin üzerinize Allah intihab etmiş ve ilimde, cisimde ona ziyade bir vüs'at vermiş, hem Allah mülkünü dilediğine verir, Allah vasi'dir alîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Peygamberleri onlara, “Allah, Tâlût’u size hükümdar olarak tayin etti” dedi. Onlar, “O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha lâyığız. (Ona) zenginlik de verilmemiştir!” dediler. (Peygamberleri,) “Şüphesiz ki Allah, onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti, onun ilmini ve gücünü artırdı” dedi. Allah, mülkünü (dünyalık hâkimiyeti/ hükümdarlığı) dilediğine verir. Allah, lütfu ve rahmeti bol olandır, her şeyi hakkıyla bilendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Nebileri onlara: “Allah size Tâlût'u komutan olarak tayin etti.” dedi. Onlar: “Biz komutanlığa ondan daha layık olduğumuz ve o fazla bir servete de sahip değilken, bize nasıl komutan olabilir?” dediler. O da: “Allah, onu üzerinize seçti, ona geniş bir bilgi ve üstün bir güç verdi.” dedi. Zira Allah, gücü dilediğine verir. Allah, Her Şeyi Kuşatan ve Her Şeyi Bilen'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlara peygamberleri: «Hakıykat, Allah size bir pâdişâh olarak Taalût'u göndermişdir» dedi. Dediler ki: «Biz hükümdarlığa ondan daha lâyık iken ve ona maldan da bir bolluk verilmemişken nasıl olur da bizim başımızda padişahlık onun olabilir?» (Peygamber) dedi: «Şübhesiz Allah onu sizin üstünüze beğenib seçmişdir. Ona bilgice, vücudca (kuvvetçe) de bir üstünlük vermişdir. Allah mülkünü kime dilerse ona verir. Allah (in rahmeti, ilmi her şey'e yaygın ve lutf-ü keremi) boldur. Gerçek bilicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bunun üzerine peygamberleri onlara şöyle dedi: “Şübhesiz ki Allah, size hükümdar olarak doğrusu Tâlût'u göndermiştir.” Dediler ki: “Biz hükümdarlığa ondan daha lâyık olduğumuz hâlde ve mal cihetiyle (kendisine) bir genişlik verilmemişken, üzerimize onun hükümdar olması nasıl olur?”(2) (Peygamberleri ise) şöyle dedi: “Muhakkak ki Allah, onu üzerinize seçti ve ilim ve cisimde bir genişlik (ve kuvvet) cihetiyle onu (sizden) fazla kıldı. Çünki Allah, mülkünü dilediği kimseye verir.” Ve Allah, Vâsi' (lütfu geniş olan)dır, Alîm(hakkıyla bilen)dir.
(2)İsrâiloğulları neslinde, biri peygamberlik, diğeri hükümdarlık olmak üzere iki kol vardı. (Kader-i İlâhî’nin taksîmi ve hikmetiyle) Lâvî neslinden gelenler, nübüvvet; Yehûdâ’dan gelenler ise, hükümdarlık kolunu teşkîl ediyorlardı. Kendi üzerlerine bu iki kolun hâricinde olan başka bir koldan gelen Tâlût’un, hükümdar ta‘yîn edildiğini görünce şaşırdılar. (Celâleyn Şerhi, c. 1, 303)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onların peygamberi, toplumunun önde gelenlerine, ’Allah sizin için hükümdar olarak Talut’u gönderdi’ dedi. Onlar: ’Biz hükümdarlığa ondan daha layık olduğumuz ve ona bir mal ve servet genişliği de verilmediği halde nasıl bizim üzerimize hükümdar olabilir?’ dediler. (Bunun üzerine) Onların Nebileri: ’Doğrusu (hükümdarlığa layık olduğu için) Allah size onu seçti ve onun bilgisini ve bedensel gücünü artırdı. Ve Allah mülkünü (egemenlik yetkisini) isteyene (hak edene, uygun gördüğüne) verir. Allah lütfu geniş olan ve her şeyi bilendir’ dedi. *
(*) Beni İsrailin ileri gelenlerine göre, iktidar, servet ve sermaye sahiplerinin olmalıdır. Hâlbuki bu fikir, toplum menfaatine ve adalete aykırıdır. Doğru olan iktidara zenginlerin değil, adil ve ehil olan kimselerin gelmesidir. Kişinin ehliyetini, onun manevi gücü, adaleti, bilgisi ve görgüsü ile beden kuvveti ve cesareti temsil eder. (Kuran Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Nebîleri onlara “Kesin olarak Allah size, melik (komutan) olarak Talut’u seçti.” dedi. Onlar da “O, nasıl olurda bizim üzerimize melik (bize emir verme yetkisine) olabilir. Hâlbuki o’na fazla mal verilmemiş olduğu için, biz emir verme yetkisine (Melik olmaya) ondan daha layığız.” dediler. Nebîleri onlara “ Elbette ki Allah onu sizin üzerinize seçti ve o’na sizden daha çok, ilim ve fiziki yönden üstünlük vermiştir. Çünkü Allah mülkü dilediği kimseye verir. Allah her şeyi kuşatan ve bilendir” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Peygamberleri: « Doğrusu Allah Talut’u size hakan gönderdi» deyince onlar da dediler: « Nasıl olur da o bize hakanlık edebilir? Biz hakanlığa ondan daha elverişliyiz. Hem ona malca da bolluk verilmemiştir.» Peygamberleri dedi: « Gerçekten Allah onu sizden seçkin kıldı. Bilgece de güçce de Allah onun genliğini artırdı.» Allah hakanlığı kime dilerse ona verir. Allah her nesneyi kaplayıcıdır, bilicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Peygamberleri onlara «Allah size Talut-u padişah gönderdi» dedi. Onlar ise «biz padişahlığa ondan daha lâyık iken, ona malca da bolluk verilmemiş iken nasıl bize padişah olur?» dediler [⁴]. Peygamberleri de dedi ki «Allah onu sizin üzerinize güzide kıldı. Bilgide, iri yarı olmada ona vüs/at verdi [⁵] Allah mülkü dilediğine verir. Allah vâsidir, hakkiyle âlimdir [⁶].
[4] Yâni hanedan-ı saltanattan değildir. Çünkü saltanat Yahuda sıptında, nübüvvet ise Lâvi sıptında idi. Talut Bünyamin sıptından olmakla nübüvvet veya saltanat hanedanından değil idi. Bundan başka züğürt idi. Çoban veya sucu veya debbağ idi.[5] Talut Beni İsrail'in en âlimi, en güzeli, en güçlü ve kuvvetlisi idi. Siyasete ait ilimde, cesamet-i bedende onlardan ziyade idi.[6] Bir züğürdü zengin eder. Ehlini de bilir, saltanatı dilediğine verir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Peygamberleri onlara: “Muhakkak ki Allah, Tâlût’u¹⁵⁶ size hükümdar olarak gönderdi” dediğinde onlar da “O bizim başımıza nasıl hükümdar olabilir? Hâlbuki biz yönetime daha layıkız. Ona bol servet [mal] de verilmemiş” şeklinde karşılık verdiler. O da: “Muhakkak ki Allah onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti ve onu ilim ve fizik [cism] bakımından üstün kıldı” dedi. Allah mülkü/hükümranlığı dilediğine verir. Allah Vâsi’dir¹⁵⁷, Alîm’dir.
156 Tâlût, Samuel Peygamber zamanında İsrailoğullarının başına atanan komutandır. Tevrat’ta Saul olarak geçer. 157 El-Vâsi’: İlmi, merhameti ve ihsanıyla her şeyi kuşatan demektir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Peygamberleri onlara, “Allah size şüphesiz Talut'u hükümdar olarak gönderdi” dedi. “Biz hükümdarlığa ondan layık iken ve ona malca da bir bolluk verilmemişken, bize hükümdar olmaya o nasıl layık olabilir?” dediler. “Doğrusu Allah size onu seçti, bilgice ve vücutça gücünü artırdı Allah, mülkünü (hükümdarlığı) dilediğine verir. Doğrusu Allah her şeyi kuşatandır her şeyi bilendir” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Peygamberleri, onlara: “Allah size komutan olarak Talut’u seçti” deyince, onlar:“Biz bu göreve ondan daha lâyık olduğumuz hâlde, o nasıl bizim başımıza komutan olabilir? Üstelik onun malı mülkü de yok!” diye itiraz ettiler. Peygamber:“Doğrusu, onu size komutan olarak ben değil, bizzat Allah seçti ve hem bilgi ve hikmet, hem de bilek gücünde onu hepinizden üstün kıldı. Doğrusu Allah, yeryüzünde egemenlik gücünü kullarından dilediğine verir. Allah’ın lütuf ve merhameti pek geniştir ve O, her şeyi bilendir.” dedi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara nebiyy’leri: “Allah, kesinlikle size melik olarak Tâlût’u seçip gönderdi” dedi. “Biz Mülk’e / Yönetim’e ondan daha çok layık (hak eden) iken, ona Mal’dan genişlik verilmemiş iken, üzerimizde Mülk / Yönetim Yetkisi nasıl onun olabilir?" dediler. Dedi ki: -“Allah, size onu süzerek seçti; Ona İlim’de ve Cisim’de üstünlük verdi. Allah, mülkünü dileyeceği kimseye veriyor. Allah bilen vâsi’dir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Aralarında şöyle bir konuşma geçti: Resul: " Allah size Talût'u komutan atadı ". Halk: " O bizi nasıl yönetebilir? Biz yönetime ondan daha lâyıkız. Baksana onun doğru dürüst malı bile yok " Haberci: " Onu size lâyık gören Allah’tır, üstelik onu bedenen ve ilmen güçlendirmiştir " Allah, mülkünü yönetebilecek olana verir. Çünkü her şey, Allah'ın engin bilgi alanı içindedir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Nebileri onlara, "Allah size Talut’u hükümdar olarak gönderdi." dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha lâyığız. O’na zenginlik de verilmemiştir." dediler. Nebileri şöyle dedi: "Şüphesiz Allah O’nu sizin üzerinize hükümdar seçti. O’nun bilgisini ve gücünü artırdı." Allah mülkünü dilediğine verir. Allah lütfu geniş olandır, her şeyi hakkıyla bilendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Peygamberleri onlara “Elbette Allah, Talut’u [*] size hükümdar olarak gönderdi (görevlendirdi)” deyince, onlar “Biz hükümdarlığa daha layık olduğumuz hâlde, kendisine servet ve zenginlik yönünden geniş imkânlar verilmemişken, nasıl o bize hükümdar olur?” demişlerdi. (O peygamber) şöyle demişti: “Allah onu sizin üzerinize seçti, ilimde ve bedende ona üstünlük verdi. Allah, hükümdarlığı dilediğine (layık olana) verir. Allah, (imkânları) geniş olandır, bilendir.”
[Talut], hükümdar olarak belirlenen, uzun, kuvvetli bir şahıs olarak tanımlanabilir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Peygamberleri onlara: “Allah, size hükümdar olarak Tâlût’u¹ tayin etti” deyince: “O bize nasıl hükümdar olabilir?² Hâlbuki biz, hükümdarlığa ondan daha çok layığız. Sonra ona servet ve zenginlik yönünden geniş imkânlar da verilmemiştir.” dediler. Peygamberleri onlara: “Onu size hükümdar olarak Allah tayin etti ve ona bilgi ve beden üstünlüğü verdi. Çünkü Allah geniş (nîmet sahibi) dir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.” dedi.
1 Tâlût isminin Arapçada, uzunluk (طُولٌ) kelimesiyle ilgisi düşünülürse; “kudret ve uzunlukta mübalağa” anlamını içerir. Buna göre Tâlût, özel isim olabileceği gibi bir sıfat veya lakap da olabilir. Bu şahsın, ismi ile ilgili olarak Süryani ve İbrani dillerinde bir kısım kelimeler kullanılmışsa da bunlar, alınmaya değerde görülmemiştir.2 Âyetin bu bölümü, “onun, bizim üzerimize hükümdar tayin edilmesi nasıl olur?” diye de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve onların peygamberi, toplumunun önde gelenlerine, ²³⁷ “Bakın,” dedi, “Allah Tâlût’u size kral olarak tayin etti.” Onlar: “Biz hükümranlığa ondan daha çok layık iken ve ona fazla bir servet de verilmemişken nasıl bizim üzerimizde hüküm sahibi olabilir?” dediler. [Peygamber] “Bakın,” dedi, “Allah onu sizden daha üstün kılmış ve ona derin bilgi ve mükemmel bir beden bahşetmiştir. Ve Allah, hükümranlığı istediğine verir: ²³⁸ zira Allah her şeyi kuşatan, her şeyi bilendir.”
237 Lafzen, “onlara” -ama bir sonraki cümle, Câlût tarafından seslenilenlerin toplumun önde gelenleri olduğunu göstermektedir.238 Her türlü hükümranlığın ve insanların “sahiplenebilecekleri” her şeyin yalnız Allah’a ait olduğu ve insanın onları sadece Allah’ın bir emaneti olarak elde edebileceği şeklindeki Kur’ânî akideye bir atıf.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nebileri onlara dedi ki: “Allah, Talût’u size hükümdar gönderdi.” Onlar da: “O bize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layığız üstelik. Ona, malca da bir bolluk verilmemiştir.” dediler. Nebileri de: “Allah, onu size seçti, zira onu bilgi ve fiziki açıdan size üstün kıldı. Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah’ın lütfu geniştir. O, her şeyi bilendir.” dedi. 3/125...127, 43/31
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nebileri onlara, “İşte, Allah size Tâlût’u hükümdar tayin etti”[⁴⁵⁶] deyince şöyle karşı çıktılar: “Biz yönetime ondan daha lâyıkken ve ona büyük bir servet de verilmemişken, nasıl ve nereden o bizim üstümüzde otorite sahibi olacakmış?” Cevap verdi: Çünkü Allah, onu size tercih etti; hem bilgi hem de fizik olarak ona sıradışı bir üstünlük verdi. Kaldı ki Allah otoriteyi isteyene/istediğine bahşediyor: hem Allah sınırsız güç sahibidir, her şeyi bilendir.
[456] Samuil Peygamber döneminde MÖ 1020 civarında İsrailoğullarına komutan olarak atanan Tâlût, Hz. Dâvud ve Süleyman’la gücünün zirvesine çıkan devletin de kurucusu sayılmaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Nitekim savaş hükmü gelip de) Peygamberleri onlara: "Allah, size Tâlûtu emir olarak gönderdi." dediğinde onlar karşı çıktılar ve "O, bizim üzerimize nasıl emir alacak? Biz hükümdarlığa ondan daha layıkız. (O bizim gibi bir peygamber ve bir hükümdar sülalesinden gelmiş değildir) Malca da kendisine (bizim kadar) fazla servet verilmemiştir" dediler. Bunun üzerine peygamberleri onları: "Allah, üzerinize emir olarak onu seçti, ilimde ve maddi güçte ona üstünlük verdi, (bilmeniz gerekir ki) Allah, mülk ve hükümranlığı dilediğine verir. Allah'ın rahmeti geniştir, herşeyi hakkıyle bilendir O!
Osman Fırat
swap_vert close
Nebileri onlara, "Allah, size Tâlût’u Melik/Komutan olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl Melik olabilir? Biz Melikliğe ondan daha lâyığız. Ona zenginlik de verilmemiştir" dediler. Nebileri şöyle dedi: "Şüphesiz Allah, onu sizin üzerinize seçti, onun bilgisini ve cismini artırdı. " Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlara peygamberleri dedi ki: «İşte Allah Teâlâ size hükümdar olmak üzere Tâlut'u gönderdi.» Dediler ki: «Bizim üzerimize onun hükümdar olması nasıl olabilir? Halbuki, biz mülke ondan daha haklıyız. Kendisine malca da bir genişlik verilmiş değildir.» Peygamberleri de dedi ki: «Şüphesiz Allah Teâlâ onu sizin üzerinize intihap etmiştir ve ona ilim ve cisim itibariyle de bir ziyâde vüs'at vermiştir. Ve Hak Teâlâ mülkünü dilediğine verir. Ve Allah-ü Azîmüşşan vâsidir ve alîmdir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Peygamberleri onlara dedi ki: “Allah size hükümdar olarak Talut'u tayin etti. ” Onlar ise: “Biz hükümdarlığa ondan daha lâyık iken nasıl olur da o bize hükmedebilir ki! Üstelik servetten de nasibi fazla değil! ” dediler. Peygamber şöyle cevap verdi: “Allah onu size üstün kıldı, ona geniş ilim ve sağlam bir vücut verdi. Allah hakimiyeti dilediğine verir. Allah'ın lütfu boldur, her şey gibi kabiliyet ve liyakatlari de bilir. ” [KM, I Samuel 9, 17; 10, 27; 9, 2]
Bu olay, müminlere cihadın zorluklarını anlatmak, dolayısıyla onları bu işi omuzlamaya hazırlamak için anlatılmaktadır. İşaret edilen durum, muhtemelen Samuel Peygamberle ilgilidir. M.Ö. 1000 yıllarında Amalika’lılar İsrailoğullarına saldırıp ülkelerinin bir kısmını işgal etmişlerdi. Halk Samuel’e başvurmuştu. (Bkz. KM, Eski Ahit, I. Samuel, 7,8 ve 12. bölümler)  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Peygamberleri onlara dedi ki: "Allah Talut'u size hükümdar gönderdi." Dediler ki: "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layıkız, ona bol mal da verilmemiştir." Dedi: "Allah onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı." Allah mülkünü dilediğine verir. Allah(ın lutfu) geniştir, (O, herşeyi) bilendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara peygamberleri: Allâh Te'âlâ size "Tâlût"ı melik nasb itdi didi. Onlar, O (Tâlût) bizim üzerimize nasıl pâdişâh olur? Biz hükümdârlığa ondan daha ziyâde müstehakız, onun malı da yokdur didiler. Nebî: Allâh onı sizin üzerinize mümtâz kıldı ve ona 'ilimde ve cisimde fazlalık virdi. Allâh mülküni dilediğine virir. Onun lütuf ve ihsânı geniş ve her şeyi bilicidir didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Nebîleri onlara “Size başkomutan olarak Allah, Tâlût’u çıkardı.” dedi. “O bize nasıl komutan olabilir? Başkomutanlık ondan çok bizim hakkımızdır. Onun fazla bir malı da yok!” dediler. Nebî, “Onu, sizin üzerinize Allah seçti. Ona, bilgi ve vücut bakımından üstünlük verdi. Allah yetkiyi, tercih ettiğine verir.” dedi. İmkânları geniş olan ve her şeyi bilen Allah’tır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Peygamberleri onlara, dedi ki:-Allah, Talût'u size hükümdar gönderdi.-O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layıkız. Ona, malca da bir bolluk verilmemiştir, dediler. Peygamber de:-Allah, onu sizin üzerinize seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı. Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah'ın lütfu geniştir. O, her şeyi bilendir, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Peygamberleri onlara “Allah size Tâlût'u hükümdar tayin etti” dedi. Onlar ise, “O bize nasıl hükümdar olabilir ki?” dediler. “Biz hükümdarlığa ondan daha lâyıkız; çünkü onun servetten fazla bir nasibi yok.” Peygamber dedi ki: “Allah onu size üstün kıldı, ilmini ve gücünü arttırdı. Allah egemenliği dilediğine verir. Ve Allah'ın lütfu geniş, ilmi sonsuzdur.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Peygamberleri onlara dedi ki: "Allah, Tâlût'u size kral gönderdi." Şöyle konuştular: "O bizim üzerimizde nasıl saltanat kurabilir? Yönetimde biz ondan daha çok hak sahibiyiz. Ona bir mal genişliği de verilmemiştir." Peygamber dedi ki: "Allah onu seçip size üst olarak gönderdi. Onu bilgi ve beden gücü yönünden üstün kıldı." Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, mülkü genişletendir, her şeyi bilendir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyitti anlara peyġamberleri: bayıķ Tañrı viribidi sizüñ içün ŧālūt'ı, pādişāḥ.” eyittiler: “nite ola anuñ pādişāhlıķ üzerümüze biz yigrek iken [20b] pādişāhlıġa andan? daħı virinilmedi çoķlıķ maldan.” eyitti: “bayıķ Tañrı üyürdi anı üzerüñüze; daħı arturdı aña giñlik, 'ilm içinde daħı gövde içinde. daħı Tañrı virür pādişāhlıġını aña kim diler. daħı Tañrı giñ raḥmetlüdür, bilicidür.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyitdi anlara nebīleri: Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā gönderdi sizüñ üstlerüñüze Ṭālūtı sulṭān. Eyitdiler: Nice olur ol melik bizüm üstümüze? Bize ḥaḳdur me‐lik bizüm olmaḳ anuñ olmaḳdan. Daḫı virilmedi giñlik māldan, ya‘nī faḳīr‐dür. Eyitdi nebīleri: Tañrı Ta‘ālā iḫtiyār eyledi Ṭālūtı sizüñ üstüñüze, daḫıarturdı anuñ ḳuvvetini ‘ilmde ve tende. Tañrı Ta‘ālā virür mülkini kime kime dilese. Daḫı Tañrı Ta‘ālā ġanīdür, her nesneyi bilicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(İsrail övladının) peyğəmbəri onlara dedi: “Allah Talutu sizə padşah göndərdi”. Onlar isə: “Biz hökmdarlığa daha layiq ikən və ona var-dövlət verilmədiyi halda, o, necə bizə padşah ola bilər?” – deyə cavab verdilər. (Peyğəmbər onlara) dedi: “Allah sizdən ötrü onu (bəyənib) seçmiş, elm və bədəncə (qüvvəcə) ona üstünlük vermişdir. Allah Öz mülkünü (səltənətini) istədiyinə verər. Allah (Öz lütfü və kərəmi ilə) genişdir, (Allah hər şeyi) biləndir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Their Prophet said unto them: Lo! Allah hath raised up Saul to be a king for you. They said: How can he have kingdom over us when we are more deserving of the kingdom than he is, since he hath not been given wealth enough? He said: Lo! Allah hath chosen him above you, and hath increased him abundantly in wisdom and stature. Allah bestoweth His sovereignty on whom He will. Allah is All Embracing, All Knowing.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Their Prophet said to them: "(Allah) hath appointed Talut(280) as king over you." They said: "How can he exercise authority over us when we are better fitted than he to exercise authority, and he is not even gifted, with wealth in abundance?" He said: "(Allah) hath Chosen him above you, and hath gifted him abundantly with knowledge and bodily prowess: Allah Granteth His authority to whom He pleaseth. Allah careth for all, and He knoweth all things."
280 Talut the Arabic name for Saul, who was tall and handsome, but belonged to the tribe of Benjamin, the smallest tribe in Israel . His worldly belongings were slender, and it was when he went out to search for some asses which had been lost from his father's house that he met Samuel and was anointed king by him. The people's fickleness appeared immediately after he was named. They raised all sorts of petty objections to him. The chief consideration in their minds was selfishness: each one wanted to be leader and king himself, instead of desiring sincerely the good of the people as a whole, as a leader should do.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالَ
ve dedi
لَهُمْ
onlara
نَبِيُّهُمْ
nebîleri
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
قَدْ
ger- çekten
بَعَثَ
gönderdi
لَكُمْ
size
طَالُوتَ
Tâlût'u
مَلِكاًۜ
bir hüküm- dar olarak
قَالُٓوا
dediler
اَنّٰى
nasıl
يَكُونُ
olur
لَهُ
onun için
الْمُلْكُ
hükümdarlık
عَلَيْنَا
üzerimize
وَنَحْنُ
biz iken
اَحَقُّ
daha layık
بِالْمُلْكِ
hükümdarlığa
مِنْهُ
ondan
وَلَمْ يُؤْتَ
ve verilmedi
سَعَةً
bir genişlik
مِنَ الْمَالِۜ
maldan
قَالَ
dedi
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
اصْطَفٰيهُ
onu seçti
عَلَيْكُمْ
üzerinize
وَزَادَهُ
ve onu arttırdı
بَسْطَةً
genişlik cihetiyle
فِي الْعِلْمِ
ilimde
وَالْجِسْمِۜ
ve bedende
وَاللّٰهُ
ve Allah
يُؤْت۪ي
verir
مُلْكَهُ
mülkünü
مَنْ
o kim- seye ki
يَشَٓاءُۜ
diler
وَاللّٰهُ
ve Allah
وَاسِعٌ
Vâsi''dir
عَل۪يمٌ
Alîm'dir
Nebîleri onlara, "şüphesiz Allah, size Tâlût'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "biz hükümdarlığa daha layık olduğumuz hâlde mal (ve servet) cihetiyle (kendisine) bir genişlik (ve zenginlik) verilmemişken o bize nasıl hükümdar olur?" dediler. (Nebîleri) "Muhakkak ki Allah sizin üzerinize (hükümdar olarak) onu seçti, ilimde ve bedende ona üstünlük ver(ip gücünü arttır)dı. Allah mülkü(nde hükmetme gücü)nü dilediğine verir. Allah Vâsi''dir, Alîm'dir (ilmi ve rahmetiyle her şeyi ve herkesi kuşatan ve bilendir)" dedi.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
بَعَثَ
Fiil-I
ب ع ث
Diriltti, gönderdi, ulaştırdı, kaldırdı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
طَالُوت
Özel isim
طَالُوت
Tâlût (Hz. Musa (a.s.)'dan sonra, Hz. Davut (a.s.)'ın gençlik döneminde Allah'ın, İsrailoğullarına gönderdiği hükümdar, komutan)
مَلِك
İsim
م ل ك
Melik (Allah'ın ismi, esmasıdır. Mülkündeki herkesi ve her şeyi idare eden demektir), hükümdar, efendi, kral
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَنَّى
İsim
ا ن ي
Nasıl, nereden, nerede, ne (fayda)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
مُلْك
İsim
م ل ك
Hükümranlık, mülk, hükümdarlık, hakimiyet, saltanat
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَحْنُ
Zamir
نَحْنُ
Biz
اَحَقّ
İsim
ح ق ق
Daha fazla hak sahibidir, daha layıktır, daha gerçektir
مُلْك
İsim
م ل ك
Hükümranlık, mülk, hükümdarlık, hakimiyet, saltanat
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
سَعَة
İsim
و س ع
(Maddi veya manevi nimette) Genişlik
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِصْطَفٰى
Fiil-VIII
ص ف و
Seçti, üstün kıldı, tercih etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
زَادَ
Fiil-I
ز ي د
Arttı, ziyade kıldı, ziyadeleşti
بَسْطَة
İsim
ب س ط
Genişlik cihetiyle, bir genişlikle
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
جِسْم
İsim
ج س م
Beden, kalıp
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مُلْك
İsim
م ل ك
Hükümranlık, mülk, hükümdarlık, hakimiyet, saltanat
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
وَاسِع
Etken fiil
و س ع
Vâsi' (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmi ve rahmetiyle her şeyi ve herkesi kuşatan demektir), geniş
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim