close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 234. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne yuteveffevne minkum veyeżerûne ezvâcen yeterabbasne bi-enfusihinne erbe’ate eşhurin ve’aşrâ(an)(s) fe-iżâ belaġne ecelehunne felâ cunâha ‘aleykum fîmâ fe’alne fî enfusihinne bilma’rûf(i)(k) ve(A)llâhu bimâ ta’melûne ḣabîr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İçinizden biri ölür de arkasında kadın bırakırsa bu çeşit adamların kadınları dört ay, on gün beklerler. Bu müddeti geçirdikten sonra meşru bir surette kendiliklerinden dilediklerine varabilirler, bu hususta size bir suç yoktur artık. Allah, ne yaparsanız, hepsinden de haberdardır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İçinizden ölen (vefat eden) kimselerin (geride) bıraktığı eşler, kendi kendilerine dört ay on (gün) gözetleyip beklerler. Bu iddet bekleme süresi dolduğunda, artık onların kendileri hakkında ma’ruf (uygun ve meşru) bir şekilde (hür iradeleriyle) yaptıkları (meşru tercih ve davranışları)ndan dolayı size sorumluluk (ve engel olma hakkı) yoktur. Allah, işlediklerinizden haberi olandır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İçinizden ölenler geride eşler bırakırlarsa, bunların yeniden evlenebilmeleri için kendi başlarına dört ay on günlük bir bekleme süresi geçirmeleri gerekir. Bekleme süresinin sonuna vardıklarında, kendileriyle ilgili olarak, meşru şekilde ne yaparlarsa yapsınlar size bir suç yoktur artık. Allah tüm işlediklerinizden haberi olandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İçinizden vefat edip de, geride eşler bırakan kimselerin hanımları evlenmeyerek, kendi başlarına dört ay on gün beklerler. İddetlerini, bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendileriyle ilgili yaptıkları Kur'ân'ın ve sünnetin hükümlerine, meşrû, İslâmî kurallarla örtüşen örfe uygun işlerde size bir günah, bir vebal yoktur. Allah işlediğiniz gizli-açık bütün amellerden haberdardır
Ahmet Varol
swap_vert close
Aranızdan arkalarında eşlerini bırakarak ölenlerin karıları, kendi kendilerine, dört ay on gün beklerler. Bekleme sürelerini tamamlamalarından sonra onların kendi haklarında örfe uygun olarak yaptıklarından dolayı size bir sorumluluk yoktur. Allah yaptıklarınızı bilmektedir.
Ali Bulaç
swap_vert close
İçinizden ölenlerin (geride) bıraktığı eşler, kendi kendilerine dört ay on (gün) beklerler. Bu bekleme süresi dolduğunda, artık onların kendi haklarında maruf (meşru) bir şekilde yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah, işlediklerinizdenhaberi olandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sizden vefat edenlerin geride bıraktıkları zevceler, kendi kendilerine (süslenmeden) dört ay on gün beklerler (beklesinler). Bu müddeti doldurdukları zaman, meşru surette kendi başlarına (evlenmek için) süs takınmalarında size bir günah yoktur. Allah yaptığınız her şeyden tamamıyla haberdardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sizden, arkalarında hanımlar bırakıp da ölenler olursa, hanımları dört ay on gün beklerler. Bekleme sürelerini bitirdiklerinde, örfe uygun olarak eş aramalarında size bir günah yoktur. (Eğer hamile değillerse.) Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan çok iyi haberdardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları kadınların yeniden evlenmeleri için dört ay on günlük bir bekleme süresi geçirmeleri gerekir. Bekleme süresinin sonuna vardıklarında, kendileriyle ilgili olarak meşru şekilde ne yaparlarsa yapsınlar bir günah yoktur. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Sizden ölenler olup da,kadınları kalırsa, dört ay on gün beklerler, görenek olan yolda, kadınların sayası bittikten sonra töreye göre kadınlar kendi haklarında ne yaparlarsa, size bir günah yoktur; Allah bilir niderseniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sizden ölen erkeklerin geride bıraktıkları eşleri, (evlenmeden, görücüye çıkmadan, süslenmeden) kendi başlarına dört ay on gün (iddet süresi) beklerler. Bekleme süresini doldurunca artık kendi haklarında meşru biçimde (evlenmek, süslenmek, görücüye çıkmak gibi) yaptıklarından dolayı size de onlara da günah ve sorumluluk yoktur. Allah tüm yaptıklarınızdan haberdardır.
Burada dört ay on gün beklemekten maksat, bu süre içinde kadının hamile olup olmadığının tam belli olmasıdır. Yine bu süre içerisinde kadının evlilikle ilgili herhangi bir çalışma yapmaması da tavsiye edilmektedir. Eğer bu zaman zarfında kadının hamile olduğu tespit edilirse bebeğini doğurana kadar evlenemez. Âdetten kesilmiş olan kadınların bekleme süresi ise üç aydır.  
Cemil Said
swap_vert close
Eğer vefât idenler dul kadınlar bırakırlar ise bunlar dört ay on gün bekleyeceklerdir. Bu müddet mürûr itdikden sonra nefislerini nâmuskârâne başkalarına tevdî’ iylemelerinden hiç mes’ûl olmıyacaksınız, Allâh sizin yapdığınızı bilür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İçinizden ölenlerin bırakmış olduğu eşler kendi kendilerine dört ay on gün beklerler; müddetleri sona erdiğinde, onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah işlediklerinizden haberdardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru olanı yapmalarında size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri kendi başlarına (evlenmeksizin) dört ay on gün beklerler. Bekleme sürelerinin sonuna geldiklerinde kendileri hakkında, normal ölçülerde yapıp ettiklerinden size bir sorumluluk yoktur. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sizden ölenlerin, geride bıraktıkları eşleri, kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler. Bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, kendileri hakkında yaptıkları meşru işlerde size bir günah yoktur. Allah yapmakta olduklarınızı bilir.
 İddetin hikmeti, rahimin temiz olduğunun tesbitidir. Bunda vasıta, hayızdır. Dört ay içinde üç veya dört hayız vaki olur ki bu, kadının hamile olmadığını gösterir. Ölüm sebebiyle ayrılmada ayrıca matem durumu da vardır. Mühim olan, bu dört aylık müddet dolmadan kadının başkasıyla evlenmemesidir. Bu müddet içinde evlenme ile ilgili açık konuşmalar yapılmaması da tavsiye edilmiştir. Gerek boşanma, gerekse ölüm sebebiyle ayrılmadan sonra tekrar evlenme için iddet bekleme zorunluluğu hem kadın hem de onun yakınları için bir teselli ve alıştırma devresi olması sebebiyle psikolojik bakımdan faydalı bir uygulamadır. Bilhassa kadının yakınlarından meydana gelecek hoşnutsuzluklar belli ölçüde azaltılmış olur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İçinizden ölen erkeklerin geride bıraktığı eşleri, dört ay ve on (gün) beklerler. Sürelerini doldurunca artık kendileri için uygun olanı yapmalarında size sorumluluk yoktur. ALLAH yaptıklarınızdan Haberlidir.
Boşanmış kadınların bekleme süresi, bundan biraz daha kısa olup üç aybaşı hali görmesidir. Bak 2:228.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İçinizden vefat edip de geride eşler bırakan kimselerin hanımları, kendi başlarına dört ay on gün beklerler. İddet (bekleme) sürelerini bitirdikleri zaman, artık kendileri hakkında meşru bir şekilde yapacakları hareketten size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İçinizden vefat edib de arkalarına kadın bırakanların zevceleri nefsilerini dört ay on gün bekletecekler, ıddetlerini bitirdilermi artık kendi haklarında meşru' olarak ıhtiyar edecekleri haraketten size mes'uliyet yok, Allah her ne yaparsanız habîrdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
İçinizden ölen kimselerin, geride bıraktıkları zevceleri, evlenmeksizin dört ay on gün (iddet) beklerler. Bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, kendileri hakkında yaptıkları (şeriatın) uygun (gördüğü) işlerde size bir günah yoktur. Allah bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Bu süreyi tamamlayınca, kendi haklarında verecekleri meşru kararlarda sizin için bir sorumluluk yoktur. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İçinizden ölenlerin (geride) bırakdıkları zevceler kendi kendilerine dört ay on (gün) beklerler. İşte bu müddeti bitirdikleri zaman artık onların kendileri hakkında meşru' vech ile yapdıkları şeyden dolayı size günâh yokdur, Allah ne işlerseniz (hepsinden) hakkıyle haberdârdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sizden vefât edip de geride zevceler bırakanlar(ın zevceleri) ise, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Böylece bekleme müddetlerinin sonuna geldikleri zaman, artık kendileri hakkında meşrû' olarak yaptıklarında size bir günah yoktur.(1) Allah ise, ne yapıyorsanız hakkıyla haberdar olandır.
(1)Âyette zikredildiği gibi, kocası ölen kadının dört ay on gün evlenmeden beklemesi gerekir. Bu müddet içerisinde, koku sürünmekten ve süslenmekten kaçınmalıdır. Bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (asm)şöyle buyurmuşlardır: “Allah’a ve âhiret gününe îmân eden bir kadın için, ölüye üç geceden fazla yas tutması helâl olmaz; ancak kocası müstesnâ, ona dört ay on gün yas tutar.” (Ahkâmü’l-Kur’ân, Cessâs, c. 2, 125)Müfessirlere göre bu beklemenin hikmeti, kadının hâmile olması ihtimâline binâen, çocuğun nesebinin karışmaması için bir tedbirdir. Nitekim Sahîh-i Buhârî ve Müslim’de geçen bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (asm), dört ay on günlük süreyi îzah sadedinde, cenînin anne karnındaki durumunu şöyle ifâde buyurmuşlardır: “Sizden biriniz anne karnında yaratılırken kırk gün bir su damlası olarak kalır, sonra bu kadar süre içinde bir alaka (ana rahmi duvarına tutunmuş asılı bir hücre topluluğu) olur, sonra yine bu kadar sürede bir mudğa (dişle çiğnenmiş ete benzeyen bir cenin) olur. Sonra ona melek gönderilip ruh üflenir.” Hadîs-i şerîfte zikredilen safhaların tamâmı üç kırktır ki yüz yirmi gün, yani dört ay eder. Bundan sonraki on günlük süre ise, bazı ayların noksan olmasından ve rûhun cenîne üflenmesinden sonra hareketinin zuhûr etmesi için bir ihtiyattır. (İbn-i Kesîr, c. 1, 214)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve sizden vefat edenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on (gün) beklerler. İddet sürelerini doldurduklarında onların kendi haklarında (hür iradeleriyle) verecekleri meşru kararlardan dolayı size (ve onlara) bir sakınca yoktur. Allah ise yaptıklarınızı (hakkıyla) bilmektedir. *
(* ) İddet; boşanan kadınların “Mecburi bekleme süresi” için kullanılır. Bu süre dolmadan, başkasıyla evlenmesi haramdır. 1- Boşanıp da hamile olmayan kadınların iddeti; 3 hayız görme ve temizlenme müddeti (3 ay) kadardır. 2- Kocası ölen kadınların iddeti -bekleme süresi- ise; a- Eğer gebe ise, doğum yapıncaya kadar geçen zamandır. b- Şayet gebe değillerse 234. ayette de belirtildiği gibi iddetleri 4 ay 10 gün (130 gün) olacaktır. 3- Hayızdan kesilmiş yaşlı kadınların iddeti ise 3 aydır] (A-Ahmet Akgül Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri kendi başlarına dört ay on gün beklerler. Bekleme süreleri dolduğunda, örfe uygun meşru bir şekilde, dilediklerini yapmalarında size hiçbir sorumluluk yoktur. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İçinizden önlerin arkalarında bıraktıkları karılar kendi başlarına dört ay on gün bekliyeceklerdir. Artık süreleri sona erince kendi başlarına töre uyarınca işlediklerinden dolayı sizin için suç yoktur. Allah bütün işlediklerinizden bilgilidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İçinizden vefat edip zevceler bırakanların zevceleri özlerini dört ay on gün gözlesinler [¹]. İddetlerinin sonu erişince onların güzelce olarak [²] kendileri haklarında yaptıkları şeyden [³] dolayı size [⁴] vebal yoktur. Allah işlediğiniz şeylerden haberdardır [⁵].
[1] Buna «iddet» derler. Bundan maksat kadının gebe olup olmadığını anlamaktır.[2] Akla, şer'e, âdat-ı müstahseneye uygun olarak.[3] Zinetlenmekte, iddet beklediği evden çıkıp diğer bir eve gitmekte, yeniden evlenmekte size vebal yoktur.[4] Hâkimlere veya velilere ya müslümanlara hitaptır.[5] Emrettiğine muhalefet etmeyin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, dört ay on gün kendilerini gözetim altında tutarlar/beklerler. Süreleri bitince, kendileri için örfe uygun/meşru olarak yaptıklarından dolayı size/topluma bir günah yoktur. Allah yapmakta olduğunuz her şeyden haberdardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
İçinizden ölenlerin bırakmış olduğu eşler, kendi başlarına dört ay on gün beklerler. Bekleme müddetlerini (iddetlerini) tamamladıkları zaman, onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından (ve istedikleriyle evlenmelerinden) dolayı size günah yoktur. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İçinizden ölen birinin geriye bıraktığı hanımı, evlenmeden, süslenmeden, görücüye çıkmadan kendi başına dört ay on gün bekler. Bu arada kadının kocası, ölmeden önce, eşinin bir yıllık geçimini sağlayacak miktarda nafakayı vasiyet etmiş olmalıdır (2. Bakara: 240). Vasiyet edilmemiş olsa bile, hâkim, onun mirasından nafakayı alıp kadına verir.Bu bekleme süresinin asıl illeti, gerekçesi “kocanın ölümü” olduğundan, gerdeğe girmemiş olan, henüz âdet görmeyen, âdetten kesilen ve hamile olup da bu sürenin bitiminden önce doğum yapan kadınlar da, —kocaları öldüğü takdirde— evlenmeden önce dört ay on gün beklerler. Bekleme sürelerini bitirdiler mi, artık kendileri için uygun olanı yapmalarından dolayı ne onlara, ne de size bir günah yoktur. Unutmayın; Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sizden vefat edenler ve geride eşler bırakanlar, "kendilerini dört ay on gün bekleyip görürler / gözleyerek beklerler. Bekleme sürelerine ulaştıklarında, Örfe Uygun olarak kendi başlarına yaptıkları şeylerde size günah yoktur. Allah ne işliyorsanız habîrdir / haberlidir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Vefat eden erkeklerin bıraktığı dul hanımları, evlenmek için tamı tamına dört ay on gün beklemek zorundadırlar. Bu süreyi dolduran dul bayanların, artık kendi başlarına yasal olarak yaptıkları faaliyetlerine karışamazsınız. Allah, tüm yaptıklarınızdan haberlidir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün bekler. Bu süre; hem ölen kocalarından bir çocuğunun olup olmadığı, hem de kadının ölen kocasıyla geçirmiş olduğu evlilik hayatına göstereceği saygının ifadesidir. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru olanı yapmalarında bir günah yoktur. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İçinizden ölenlerin (geride bıraktıkları) eşleri, kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler. [*] (Bekleme) süresinin sonuna geldiklerinde, kendileri hakkında yaptıkları uygun (işlerde) size herhangi bir vebal yoktur. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
Bu cümle eşi ölen hanımların başka bir evlilik yapamama süresini “4 ay 10 gün” olarak belirlemektedir. Bakara 2:240’taki ifade ise bu hanımların evlerinden zorla çıkarılamama süresi olan “1 yıl”ı içermektedir. Sanıldığı gibi ayetler arasında “nesh” (hüküm iptali) söz konusu değildir. Çünkü Bakara 2:234 ve 240. ayetlerde farklı konular ele alınmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İçinizden ölenlerin (geride) bıraktığı eşleri, (tekrar evlenmek için) kendi kendilerine dört ay on gün beklerler.¹ İddet sürelerini doldurduklarında onların kendi haklarında verecekleri meşru kararlardan dolayı size bir sorumluluk yoktur.² Ve Allah, yaptıklarınızdan (tümüyle) haberdardır.
1 Yani başkalarıyla evlenemezler, süslenemezler ve görücüye çıkamazlar. Fakihlerin çoğunluğuna göre, eşi ölen hamile kadınların iddet müddeti, çocuğunu doğuruncaya kadardır. (Kurtubî)2 Yani bu durumdaki kadınlar, iddetten sonra meşru olmak şartıyla kendileri hakkında kendileri karar verirler. Bundan dolayı size bir sorumluluk, yoktur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
İçinizden biri ölür ve ardında kadınlar bırakırsa, yeniden evlenmeleri için ²²¹ dört ay on günlük bir bekleme süresi geçirmeleri gerekir; bekleme süresinin sonuna vardıklarında kendileri ile ilgili olarak meşru şekilde ne yaparlarsa yapsınlar bir günah yoktur. ²²² Ve Allah tüm yaptıklarınızdan haberdardır.
221 Lafzen, “kendi başlarına”.222 Lafzen, “size günah olmaz”. Burada bütün bir topluma hitab edildiği aşikar olduğundan (Zemahşerî), (genel anlamdaki) “... bir günah yoktur” çevirisi daha uygun görünmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İçinizden ölenlerin arkasında bırakmış olduğu hanımlar, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Müddetlerini tamamladıklarında, onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından dolayı size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. 2/240
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İçinizden ölen kimselerin geriye bıraktığı eşler dört ay on gün kendilerini gözetlesinler.[⁴³⁹] Bu süreyi tamamladıklarında kendileri için gerekli olan şeyleri meşru olmak kaydıyla[⁴⁴⁰] yapmalarında size herhangi bir vebal yoktur. Ve Allah yaptıklarınızın tümünden haberdardır.
[439] Mücâhid’in yorumuna göre bu âyetle aynı konudaki 240. âyet, iki ayrı durumun ifadesidir. Bu âyet, bir cahiliyye geleneğini kadınlar lehine sınırlar. Kocalar, ölmeleri hâlinde dul eşlerinin bir yıl evde kalıp yas tutmalarını vasiyet ederlerdi. Bu âyet ölen kocanın böylesine bir tasarrufta bulunamayacağını, kadın bunu istemezse âyette geçen sürenin yeterli olduğunu beyan eder. Ölen kocasının vasiyetini gönüllü olarak kabul eden kadının bekleme süresi bu sûrenin 240. âyetiyle belirlenmiştir. [440] Burada bâ edatı ile (bi’l-ma‘ruf) gelen ibare 240. âyette min edatı ile (min ma‘ruf) gelmektedir. Çünkü buradaki meşruluktan kasıt Allah’ın emrine göre olması, 240. âyette ise insan eylemlerinden bir eylem olarak kadının kendisi hakkında makul bir karar vermesidir. Bu nedenle de biz bu âyette “meşru” diye çevirdiğimiz ma‘rufu, 240. âyette “makul” şeklinde çevirdik. Ayrıca bu âyette belirsiz gelen kelime 240. âyette belirlilik takısıyla gelir. Müfessirler bundan yola çıkarak bu âyetin 240. âyetten sonra indirildiğini söylerler.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) İçinizden vefat edenlerin (geride) bıraktıkları eşleri, dört ay on gün beklerler! (Bu vefat iddetidir, bu süre dolmadan, evlerinden ayrılıp evlenemezler) Bekleme süresi dolduğunda ise, örfe uygun olarak yaptıkları işlerden (süslenmelerinden veya başkasıyla evlenmeye namzet olmasından) dolayı size bir günah yoktur. Allah yaptığınız her şeyden elbette haberdardır.
Osman Fırat
swap_vert close
İçinizden ölenlerin, geriye bıraktıkları eşleri, dört ay on gün (bekleyip) kendilerini (iddetlerini)gözetlerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için uygun olanı yapmalarında size bir günâh yoktur. Allâh yaptıklarınızı haber alır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve sizlerden vefat edip de geriye zevceler bırakanların zevceleri, nefisleri hakkında dört ay on gün intizarda bulunurlar. Sonra iddetlerinin sonuna erince artık nefisleri hakkında maruf veçhile yapacakları şeyden dolayı sizin üzerinize bir günah yoktur. Ve Allah Teâlâ yapacağınız şeylerden haberdardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sizden vefat eden erkeklerin eşlerinin evlenebilmeleri için dört ay on gün iddet beklemeleri gerekir. Onlar bu sürelerini tamamladıktan sonra, meşrû surette kendi haklarında verecekleri karardan ötürü size bir sorumluluk yoktur. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
Kocası vefat eden kadın, dört ay on gün süre ile görücüye çıkmaz, süslenmez, başka erkeğe nikâh edilmez. Bu süreyi kocasının evinde geçirmesi gerekir. Gerek boşanma, gerek ölüm sebebiyle ayrılmadan sonra, iddet bekleme zorunluluğu, hem kadın, hem de onun yakınları için bir teselli ve alıştırma devresi olması sebebiyle, psikolojik yönden faydalı bir uygulamadır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İçinizden ölenlerin, geriye bıraktıkları eşleri, dört ay on gün (bekleyip) kendilerini gözetlerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için uygun olanı yapmalarında size bir günah yoktur. Allah yaptıklarınızı haber alır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sizden vefât idenlerin bırakdıkları zevceleri nefisleriyle dört ay on gün beklesünler. 'İddetleri bitdikden sonra şer'an ve 'âdeten me'lûf ve müstahsen olan şeylerden nefislerinde işledikleri şeyden dolayı sizin üzerinize günâh yokdur. Allâh Te'âlâ işlediğiniz şeylerden haberdârdır.[¹]
[1] Bu âyet-i kerîme mûcibince 'iddet-i vefât olan dört ay on günün ikmâli içün kadını mecbûr tutmak vülât-ı umûrun, 'ulemânın, 'akd-i nikâha me'mûr olanların üzerine müretteb vazîfedir. 'İddetin dört ay on gün olmasındaki hikmet erkek çocuğın ekseriyâ üç ayda ve kız çocuğın dört ayda oynamağa başlamasıdır. Buna ihtiyâten on gün de 'ilâve olunmuşdur. (Ebû's Su'ûd)  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sizden ölen erkeklerin geride bıraktıkları eşleri, kendi başlarına dört ay on gün beklerler. Sürelerinin sonuna vardıklarında, (kadınların) kendileri için marufa uygun olarak yaptıkları şeyin size bir günahı olmaz.[*] Yaptığınız her şeyin iç yüzünü bilen Allah’tır.
[*] Kocası ölen kadın, iddeti bitince istediği kişiyle evlenebilir. Evliliği sadece marufa uygunluk açısından denetlenir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
İçinizden ölenlerin bırakmış olduğu hanımlar, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Müddetleri sona erdiğinde, onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından dolayı sizin üzerinize bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Vefat edenlerinizin arkalarında bıraktıkları hanımlar, evlenmeden önce dört ay, on gün iddet beklesinler. İddetlerini tamamladıktan sonra, kendileri hakkında meşru şekilde yapacakları şeyden(120) dolayı size bir günah yoktur. Allah ise sizin yaptıklarınızdan haberdardır.
(120) Süslenmek, damat adaylarıyla görüşmek gibi.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İçinizden ölüp de geriye zevceler bırakanların bu eşleri, dört ay on gün kendi başlarına beklerler. Sürelerini tamamladıklarında kendilerince uygun gördüklerini örfe uygun biçimde yapmalarında sizin için bir sakınca yoktur. Allah, yapmakta olduklarınızdan gereğince haberdardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim tamām olına ecelleri, sizden; daħı ķoyalar 'avratlar: göz dutalar, gendü nefslerine, dört aylar daħı on ya'nį on gün. pes ķaçan kim ireler müddetlerinüñ śoñına, yazuķ yoķdur üzerüñüze anuñ içinde kim işlediler gendü nefsleri içinde; şerį'atde bulınur nesene-y-ile. daħı Tañrı, anı kim işlersiz bilicidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler kim vefāt iderler sizden, ‘avratları ḳalsa ‘iddet çeksünler özleridört ay ve on gün, ḳaçan ‘iddetleri tamām olsa yazuḳ yoḳdur üstüñüze, herne kim işleseler nefslerinde yaḫşılıḳ bile. Daḫı Tañrı Ta‘ālā siz işlegeni bili‐cidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sizdən ölənlərin qoyub getdiyi qadınlar dörd ay on gün (başqa ərə getməyib) özlərini gözləməlidirlər. Bu müddət tamam olduqda, artıq onların öz barələrində şəriətə müvafiq surətdə etdikləri işdən sizə heç bir günah gəlməz. Allah etdiklərinizin hamısından xəbərdardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Such of you as die and leave behind them wives, they (the wives) shall wait, keeping themselves apart, four months and ten days. And when they reach the term (prescribed for them) then there is no sin for you in aught that they may do with themselves in decency. Allah is Informed of what ye do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If any of you die and leave widows behind, they shall wait concerning themselves four months and ten days:(267) When they have fulfilled their term, there is no blame on you if they dispose of themselves in a just and reasonable manner. And Allah is well acquainted with what ye do.
267 The 'Iddah of widowhood (four months and ten days) is longer than the 'Iddah of divorce (three monthly courses. 2:418). In the latter the only consideration is to ascertain if there is any unborn issue of the marriage dissolved. This is clear from 33:49, where it is laid down that there is no 'Iddah for virgin divorcees. In the former there is in addition the consideration of mourning and respect for the deceased husband. In either case, if it is proved that there is unborn issue, there is of course no question of remarriage for the woman until it is born and for a reasonable time afterwards. Meanwhile her maintenance on a reasonable scale is chargeable to the late husband or his estate.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
يُتَوَفَّوْنَ
vefat ettirilirler
مِنْكُمْ
sizden
وَيَذَرُونَ
ve geride bırakırlar
اَزْوَاجاً
eşler
يَتَرَبَّصْنَ
beklerler
بِاَنْفُسِهِنَّ
kendi kendilerine
اَرْبَعَةَ
dört
اَشْهُرٍ
ay
وَعَشْراًۚ
ve on (gün)
فَاِذَا
ve o zaman ki
بَلَغْنَ
sonuna geldiler
اَجَلَهُنَّ
bekleme müddetlerinin
فَلَا جُنَاحَ
artık günah yoktur
عَلَيْكُمْ
size
ف۪يمَا
o şey- de ki
فَعَلْنَ
yaptılar
ف۪ٓي اَنْفُسِهِنَّ
kendileri hakkında
بِالْمَعْرُوفِۜ
meşru işlerde
وَاللّٰهُ
ve Allah
بِمَا
o şey- lerden ki
تَعْمَلُونَ
yapıyorsunuz
خَب۪يرٌ
tamamen haberdardır
Sizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler. Bekleme müddetlerinin sonuna geldiklerinde kendileri hakkında yaptıkları meşru işlerde size bir günah yoktur. Allah yaptıklarınızdan tamamen haberdardır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
تَوَفّٰى
Fiil-V
و ف ي
Vefat ettirdi, canını aldı, alıp götürdü
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
وَذَرَ
Fiil-I
و ذ ر
Geride bıraktı, terk etti
زَوْج
İsim
ز و ج
Eş, koca, zevce, çift
تَرَبَّصَ
Fiil-V
ر ب ص
Bekledi, gözetledi
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اَرْبَعَة
İsim
ر ب ع
Dört
شَهْر
İsim
ش ه ر
Ay (gökteki değil, takvimdeki)
عَشْر
İsim
ع ش ر
On
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
بَلَغَ
Fiil-I
ب ل غ
Vardı, sonuna geldi, erişti, ulaştı, buluğa erdi
اَجَل
İsim
ا ج ل
Ecel, bekleme müddeti, belirli bir süre, bir vakit, vade, müddet (bir şey için belirlenmiş, tayin edilmiş bir vakit)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
جُنَاح
İsim
ج ن ح
Günah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
مَعْرُوف
Edilgen fiil
ع ر ف
Örfe uygun, iyilikle, münasip, güzel, meşru
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
خَبِير
İsim
خ ب ر
Habîr (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyden, herkesten haberdar olan demektir), haberdar