(Erkek) karısını (üçüncü defa) boşadıktan sonra, (kadın) onun dışında bir başka erkekle evlenmedikçe ona helâl olmaz. Eğer (sonraki koca) o (kadını) boşar ve (birinci koca ile) Allah’ın sınırlarını gözeteceklerine inanırlarsa, tekrar birbirlerine dönmelerinde ikisi için de bir günâh yoktur.¹ İşte bütün bu (hükümler,) Allah’ın öğrenmek isteyen bir toplum için koyduğu kurallardır.
1 Hulle: Kelime olarak, yeni ve güzel elbise ve kadın demektir. Terim olarak; “üç talakla boşanmış olan bir kadının, eski kocasına yeniden dönebilmesi için, iddetini bekledikten sonra başka bir erkekle usûlüne göre evlenip, ölüm veya boşanma ile bu evliliğin sona ermesi ve kadının eski kocasına helâl hâle gelmesi” demektir. Bu âyette göre, meşrû bir hullenin şartları şunlardır: 1- Bir defada veya ayrı zamanlarda “bain talak”la boşanan kadın iddetini tamamlayacak. 2- Bundan sonra, başka bir erkekle, “sahih nikâh”la evlenecek. 3- Evlendiği ikinci kocasıyla zifaf meydana gelecek. 4- Ölüm veya boşama suretiyle bu ikinci evlilik sona ermiş bulunacak. 5- Kadın, ikinci kocadan olan iddetini tamamlamış olacak. Ancak bu şartlar yerine geldikten sonra bir erkeğin üç defa boşadığı karısıyla yeniden evlenmesi mümkündür. Üçlü boşama ile karısını boşayan koca, başka bir erkekle anlaşır, o da nikâhtan hemen sonra kadını boşayacağını taahhüt ederse, bu anlaşmalı nikâh geçersizdir. Kadın, bununla ilk kocaya helâl olmaz. Hz. Peygamber (s.a.v) anlaşmalı nikâh yapana ve yaptırana lânet etmiş ve birincisine “kiralık teke” tabirini kullanmıştır. (İbnu Mâce, Tirmizi, Nesaî, Ahmed)