close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 223. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Nisâukum harśun lekum fe/tû harśekum ennâ şi/tum(s) vekaddimû li-enfusikum(c) vettekû(A)llâhe va’lemû ennekum mulâkûhu vebeşşiri-lmu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kadınlarınız, tarlalarınızdır. Tarlalarınıza dilediğiniz gibi girin ve kendiniz için de önceden hazırlıkta bulunun. Allah'tan sakının ve bilin ki ona ulaşacaksınız. Müjdele inananları.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kadınlarınız sizin tarlanızdır (onlar bebeklerinizin ve neslinizin analarıdır, huzur ve onurunuzun sigortalarıdır); tarlanıza (meşru yerden ve yöntemlerle, insani edep ve erdemle) dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak güzel davranışlar) takdim etmeye (bakın). Allah’tan korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakının ve bilin ki elbette O’na kavuşacaksınız. İman edenlere müjde ver (ki ahiret ve sonsuz saadet kendilerinindir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kadınlarınız sizin için nesil yetiştiren tarlalarınızdır. Tarlanıza nasıl isterseniz öylece varın. Önceden iyi davranışlarla kendinizi cinsel ilişkiye hazırlayın. Yolunuzu Allah ve kitabıyla bulun ve bilin ki, O'na mutlaka kavuşacaksınız. Ey peygamber! Bu gerçekleri inananlara müjdele.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kadınlarınız nesillerinizi devam ettiren, size hayat veren toprak ana gibidir. Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygunluk içinde tercihinizi isabetli kullanarak dilediğiniz tarzda neslin devamını sağlayan meşru yoldan hanımlarınızla ilişkiye girin. İlişkiden önce birbirinizin hayrına vesile olacak, maddî, manevî, cinsî hazırlıklar yapın. Allah'a sığınıp, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun, onun huzurunda hesap vereceğinizi bilmelisiniz. Mü'minlere dünyada, yardım, zafer ve devlet, âhirette cennet müjdesini ver.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kadınlarınız sizin tarlalarınızdır. Artık tarlalarınıza istediğiniz gibi varın. Kendiniz için de ileride yararlanacağınız şeyler hazırlayın. Allah'a karşı gelmekten de sakının ve bilin ki siz O'na kavuşacaksınız. Mü'minleri de müjdele.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kadınlarınız sizin tarlanızdır; tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olmak üzere güzel davranışlar) takdim edin. Allah'tan korkup-sakının ve bilin ki elbette O'na kavuşacaksınız. İman edenlere müjde ver.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kadınlarınız, çocuk yetiştiren ekin tarlanızdır. O halde tohum ekilen tarlanıza (ön tarafa), nasıl isterseniz öyle varın. Kendileriniz için ileriye hazırlık yapın, önceden iyi ameller gönderin. Allah'dan korkun ve muhakkak onun huzuruna varacağınızı bilin. Takvâ sahibi müminlere cenneti müjdele.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kadınlarınız sizin için tarladır. İstediğiniz yerden tarlalarınıza varın. Nefisleriniz için bir hazırlık yapın. Allah’tan sakının. Bilin ki siz, O’nunla karşılaşacaksınız. Artık (inanıp da Allah’ın emirlerine göre amel eden) müminlere müjde ver.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eşleriniz sizin için ürün veren topraktır. Öyleyse, toprağınızı dilediğiniz gibi işleyin. Kendiniz için önceden hazırlık yapın. Allah'tan sakının; bilin ki siz Allah'a kavuşacaksınız. Müminleri müjdele!
Besim Atalay
swap_vert close
Kadınlar sizlerin ekeneğiniz, nice isterseniz ekeneğe yaklaşınız, kendinize sununuz, Allahtan sakınınız, bilesiniz ki sizler, Allaha kavuşacaksınız, müjdele inanmış bulunanları
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kadınlarınız sizin (nesil yetiştirmek) için bir tarladır (döl ekme yeridir). O halde tarlanıza (adet halleri dışında) nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (birbirinizin hayrına olacak maddi ve manevi) hazırlıklar yapın. Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ve mutlaka ona kavuşacağınızı bilin. (Ey nebi!) İnananları müjdele!
Ayette geçen “kendiniz için önceden hazırlık yapın,” ifadesi, ilişkinin sadece kaba bir şehvet giderme olmaması için ilişkiye bedenen ve ruhen hazırlanmayı öneriyor. Ayrıca hayvanlarda olduğu gibi sadece şehveti gidermeyi amaçlamamak, soyun devam etmesini ve hayırlı bir neslin oluşmasını da hedeflemek gerektiğine vurgu yapılıyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Kadınlar sizin tarlanızdır ânlara istediğiniz tarzda yanaşabilürsiniz fakat Allâh’ın evâmirine muhâlefetden korkınız ve bir gün huzûrunda ictimâ’ ideceğinizi biliniz mü’minlere beşâretli haberler teblîğ it.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kadınlarınız sizin tarlanızdır, tarlanıza istediğiniz gibi gelin. İstikbal için hazırlıklı olun, Allah'tan sakının. O'na, hiç şüphesiz kavuşacağınızı bilin, bunu inananlara müjdele.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin. Allah’a karşı gelmekten sakının ve her hâlde onun huzuruna varacağınızı bilin. (Ey Muhammed!) Mü’minleri müjdele.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kadınlar sizin ekeneğinizdir; ekeneğinize nasıl isterseniz öyle yaklaşın. Kendiniz için de önceden hazırlık yapın. Allah’tan sakının ve bilin ki O’na kavuşacaksınız. Müminleri müjdele.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (uygun davranışlarla) hazırlık yapın. Allah'tan korkun, biliniz ki siz O'na kavuşacaksınız. (Yâ Muhammed!) müminleri müjdele!
 Cinsî temasın şekli sınırlı değildir. Yasak olan sapık ilişkidir. Temastan önce hazırlık hem maddî ve cinsî hem de besmele vb. gibi manevî olarak anlaşılmıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kadınlarınız, (tohum ektiğiniz) tarlalarınızdır. Tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için geleceğe hazırlanın. ALLAH'ı dinleyin ve onunla mutlaka karşılaşacağınızı bilin. İnananlara müjde ver.
Cinsel ilişkinin pozisyonu konusunda sınrlama koymayan bu ayet, kadını tohumların ekildiği tarlaya benzeterek dolaylı olarak anal ilişkiyi dışlar.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Allah'tan korkun ve bilin ki siz mutlaka O'nun huzuruna varacaksınız. Ey Muhammed, müminleri müjdele!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
kadınlarınız sizin için bir harsdir, o halde harsinize nasıl isterseniz varın ve kendileriniz için ileriye hazırlık yapın ve Allahdan korkun ve her halde onun huzuruna varacağınızı bilin, müjdele mü'minlere
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza (Allah’ın size emrettiği helâl ettiği yerden) nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (güzel ameller ile) hazırlık yapın. Allah’tan korkun ve şüphesiz ki siz, (hesap vermek üzere, zaman ve mekândan münezzeh olan) Allah (’ın manevî huzurun) a kavuşacaksınız. (Habibim!) Mü’minleri (âhiret nimetleriyle) müjdele!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kadınlarınız sizin için ürün veren kimselerdir.¹ O halde, kadınlarınızla istediğiniz gibi ilişkiye girin. Kendiniz için önceden hazırlık yapın. Allah'a karşı takvalı olun. Bilin ki muhakkak O'na kavuşacaksınız. Ve müminleri müjdele.
1- Çevirilerde; ayette yer alan “harsun” sözcüğüne, “tarla” anlamı verilerek, “Kadınlar sizin tarlanızdır” denmektedir. Bu anlam doğru değildir. “Harsun” sözcük olarak, ekin/mahsul/ürün/kazanç demektir. Kadınlarınız sizin için “ürün veren kimselerdir” anlamına gelen bir benzetme yapılmıştır. Üründen kasıt, çocuktur. “Harsun” sözcüğü Şura Suresi, 20. Ayette de geçmektedir. Burada da ekin/kazanç anlamını ifade etmektedir: “Kim Ahiret kazancını isterse, Biz onun kazancını arttırırız. Kim dünya kazancını isterse, ona da ondan arttırırız. Onun için ahirette hiçbir nasip yoktur.”(42/Şura, 20).  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kadınlarınız sizin (evlâd yetişdiren) tarlanızdır. O halde tarlanıza, dilediğiniz gibi, gelin. Kendiniz için önden (iyi ameller) gönderin (hayırlı evlâdlar yetişdirin). Bir de Allahdan korkun ve bilin ki her halde siz ona kavuşacaksınız. îman edenlere müjdele.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kadınlarınız sizin için bir tarladır; öyle ise tarlanıza dilediğiniz şekilde gelin ve kendiniz için (sâlih amellerle) hazırlık yapın! Hem Allah'dan sakının ve gerçekten siz O'na kavuşacak kimseler olduğunuzu bilin! (Ey Resûlüm!) O hâlde mü'minleri müjdele!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Kadınlarınız sizin için (toplum için en kıymetli) ürün veren kimselerdir (çocuk doğuran, neslinizi ve toplumunuzu yetiştiren, medeniyet ve kültürünüzün temelini oluşturanlardır). O hâlde sizin için ürün veren o kimselere (neslinizi yetiştiren kadınlarınıza karşı her türlü maddi ve manevi sorumluluğunuzu yerine getirmek amacıyla) istediğiniz zaman (sevgi, saygı, şefkat ve merhametle) varın. Ve (her zaman) kendiniz için (ilerisini düşünerek iyi amellerle) hazırlık yapın. Allah’a karşı gelmekten de sakının ve biliniz ki (yaptıklarınızdan dolayı ahiret günü sorguya çekilmek üzere) ona mutlaka kavuşacaksınız. (Resulüm!) O hâlde (Allah’a, bütün insanlara, canlılara, çevreye ve doğaya karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan) mü’minleri de müjdele! *
(*) Çevirilerde; ayette yer alan “harsun” sözcüğüne, “tarla” anlamı verilerek, “Kadınlar sizin tarlanızdır” denmektedir. Bu anlam doğru değildir. Zira Kur’an’ın hiçbir yerinde (حرث) hars, tarla anlamında gelmemiştir, ama ekin, mahsul, ürün, kültür ve kazanç gibi anlamlarda gelmiştir. Yani “harsun” sözcük olarak, ekin/mahsul/ ürün/kazanç / kültür demektir. Bu nedenle ayette topluma hitaben ‘’Kadınlarınız sizin için “ürün veren, kültürünüzü oluşturan kimselerdir” anlamına gelen bir benzetme yapılmıştır. Üründen kasıt çocuktur. “Harsun” sözcüğü Şûra Sûresi -20. ayette de geçmektedir. Burada da mahsul/ekin/kazanç anlamını ifade etmektedir. Şûra-20: Kim âhiret mahsulünü isterse, onun mahsulünü artırırız. Kim de (sadece) dünya mahsulünü isterse ona da ondan veririz, ama (ahirete inanıp ona yönelik bir şey yapmadığı için) ahirette onun hiç nasibi (mahsulü) olmaz.’’ (E. Aktaş Meali 223. Ayet Açıklaması) Bakara-205. ayette ise, (حرث)’’kültür’’anlamında gelmiştir. İşte Bakara-223. ayette de bu (حرث)’’hars’’ ifadesi geçiyor. Ama kadın bir mahsul olamayacağına göre, mahsul veren (çocuk doğuran), nesli yetiştiren, medeniyet ve kültürün temelini oluşturan anlamında olur… Hâlbuki Arapçada tarla kelimesinin asıl karşılığı ise, (- مزرعة - محرث (حقل’’hakl, mahres ve mezraa’ gibi ifadelerdir. Ayrıca ayetin aşağıdaki îrab metninde de: حرث أي ذوات حرث) ) (harsun, ey zevatu hârsın’’ yani ‘’kadınlar ürün sahibidir, ürün verendir, yetiştirendir’’şeklinde bir anlam verilmiştir. Lisan’ül- Arab ve Müfredat benzeri lügatlarda; tarla olarak çevrilen "hars" kelimesinin kültür anlamına geldiği yazılıdır... Arap dilbilimcileri semantolojide Hars/ Kültürlü manasında açıklar... Herkes çok iyi bilir ki ayetler Türkçeye çevrilirken birçok anlamlardan çevirmenler birini seçer, bu seçimlerdeki kelimeler bazen konunun ana ruhuna uymayabilir veya ters düşer. Yani hârs sözcüğünün en yakın karşılığının ekinlik veya tarla değil, ürün veren veya kültürdür. Hars; kökeni Arapça dilinden Türkçeye de geçmiştir. Kısaca anlamı ve tanımı şöyledir: Hars ekin, kültür, bireyin kazandığı. Kaynak: Hars - Nedir Ne demek – ile ilgili. org.) Aşağıda da ‘’hars’’ın lügat anlamına bakılabilir. ثقافة ، تربية ، عرفان ، معارف ، زراعة (ترجمة و معنى حرث في قاموس عربي تركي) = حرث [genel] ] = kültür (in)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kadınlar sizin tarlanızdır, o halde tarlanıza dilediğiniz yerden girin. Kendiniz için doğru, faydalı ameller ortaya koyun, Allah’dan korunun. Bilin ki mutlaka O’na kavuşacaksınız, inananları müjdele.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kadınlarınız sizin için ekilecek birer tarladır. Öyleyse, onları dilediğiniz gibi ekin. Kendiniz için iyilik işleyin. Allah’tan sakının. Bilin ki gerçekten sizler Allah’a kavuşacaksınız. İnananlara bunu müjdele.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Artık tarlanıza [⁹] dilediğiniz veçhile gidin. Kendileriniz için peşkeş gönderin [¹⁰]. Allah/tan sakının, O/na kavuşacağınızı bilin. Sen de [¹¹] mü/minleri müjdele.
[9] Ekin biten yere.[10] Sizden evvel kendiniz için iyi işler gönderin, yahut sevap biriktirin veyahut iyi çocuk isteyin.[11] Cenneti ile ebedî nimetler ile müjde et.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kadınlarınız sizin için bir tarladır.¹⁴⁴ Öyleyse tarlanıza dilediğiniz şekilde/biçimde varınız. Önce kendiniz için bir hazırlık yapınız. Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olunuz. Biliniz ki mutlaka O’na kavuşacaksınız. Artık inananlara müjdele!
144 Kadınların tarlaya benzetilmesi doğu toplumlarının kültürlerinde sıkça rastlanır. “Tarla”, bereketi, verimliliği temsil eder. Bereket ve verimlilik gibi nitelikler aynı zamanda kadında da vardır. Bu sebeple Kur’an, kadınlar hakkında tarla benzetmesiyle bir metafor kullanıyor.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Kadınlarınız sizin tarlanızdır; tarlanıza (haram kılınmış zamanlar müstesna) istediğiniz zaman varın. Kendiniz için (salih çocuklar edinerek) önceden (güzel ameller) takdim edin, Allah'tan sakının. O'na, hiç şüphesiz kavuşacağınızı bilin ve (bunu), iman edenlere müjdele.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kadınlarınız, sizin tarlanızdır. Size sağlıklı bir nesil yetiştirmeleri yönüyle, çiftçinin tohum ektiği bereketli ve güzel bir bahçeye benzerler. Öyleyse, tarlanıza dilediğiniz biçimde varın. Hedef üreme organı olmak şartıyla, cinsel ilişkiyi dilediğiniz şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Bir de, kendi iyiliğiniz için ileriye hazırlık yapın. İleride size fayda verecek sağlıklı bir nesil yetiştirin, âhirette sizi kurtaracak güzel davranışlarda bulunmayı da ihmal etmeyin! Allah’a karşı gelmekten de sakının ve sonunda O’nun huzuruna çıkacağınızı bilin. Ey Peygamber, bu ilkelere bağlı kalan müminleri dünya ve âhiret nîmetleriyle müjdele!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kadınlarınız sizin için bir ekindir. Nasıl dilediyseniz kendi ekininize öyle gelin! Kendi nefisleriniz için ön-hazırlık yapın! Allah’tan sakınıp korunun! Sizin, O’na kavuşacağınızı bilin! Müminler’i müjdele!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kadınlarınız sizin bahçenizdir, bahçenizi ise istediğiniz gibi sürüp ekebilirsiniz... Kendiniz için önden bir şeyler gönderin. Allah'a karşı kendinizi sağlama alın, çünkü eninde sonunda ona geleceksiniz. Resulüm! Müminlere bu vuslatı müjdele.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kadınlarınız nesilleriniz için ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde, aşkla, sevgiyle yaklaşın! Onlara güzel davranışlarla yaklaşın ki; aranızdaki muhabbet, sevgi, anlayış eksilmesin! Allah’a karşı gelmekten sakının! Her şekilde dünya hayatının hesabını vermek için Allah’ın huzuruna varacağınızı bilin! Resulüm! İnanarak güzel işler yapanları, Allah’ın yasalarına uyanları, Allah’ın hesabından sakınanları müjdele! Onlar ateşten uzak tutulacaklar, cennete yerleştirilecektir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kadınlarınız sizin için bir tarladır. [*] Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın! Kendiniz için (ileriye) hazırlık yapın! Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Bilin ki şüphesiz siz O’na kavuşacaksınız. Müminleri (büyük ödülle) müjdele!
Bu ifade ile kadın aşağılanmamış, aksine “insanın yaratıldığı öz” anlamında toprak benzetmesi ile yüceltilmiştir. İnsan kadında yaratılır; öyleyse kadın verimin, üretkenliğin ve değerin kaynağıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Kadınlarınız sizin tarlanız (gibi)dir. Tarlanıza nasıl isterseniz öyle varın.¹ Kendiniz için önceden hazırlık yapın² ve Allah’a karşı hata etmekten sakının. Bir gün mutlaka Allah’a kavuşacağınızı iyi bilin. Bunu Müslümanlara müjdele.
1 Hars: Kök anlamıyla, “ekin ekmek demek olup, tarla” anlamında bir isimdir. Bununla kadının kadınlık uzvu tarlaya, erkeğin nutfesi tohuma, doğacak çocuk da bitecek ürüne benzetilerek bir istiâre yapılmış ve kadınlara yaklaşma yeri, izah edilmiştir. Bu âyete göre kadınlara varılacak yer, aynı olmak kaydıyla, varış şekli serbest bırakılmıştır.2 Bu ifâde; sadece kendi şehvetinizi düşünmeyin, eşlerinize yaklaşmadan önce hazırlık yapın veya yaklaşırken “besmele” çekin, diye de anlaşılmıştır. (Taberî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Kadınlarınız sizin tarlanızdır; tarlanıza dilediğiniz şekilde girin, ama önce kendi ruhlarınız için bir hazırlık yapın. ²¹¹ Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve bilin ki O’na mutlaka kavuşacaksınız. Ve sen de (ey peygamber,) imana erişenleri müjdele.
211 Başka bir deyişle, kadın ile erkek arasındaki ruhsal ilişki, cinsel ilişkilerin vazgeçilmez esası olarak alınmıştır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kadınlar sizin soyunuzu devam ettirmeniz için birer tarla mesabesindedir! Tarlanıza istediğiniz (Allah’ın emrettiği) gibi gelin, kendiniz için de önceden hazırlık yapın. Allah’a karşı sorumlu davranın ve iyi bilin ki Ona mutlaka kavuşacaksınız. Bunu müminlere müjdele! 58/2, 65/5...7
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kadınlarınız, sizin için bir tür (ürün aldığınız) tarladır;[⁴²¹] tarlanıza nereden, nasıl ve ne zaman[⁴²²] isterseniz öyle varın! Fakat (cinsel ilişkide) kendiniz için (iyi amaçlar) önceleyin! Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve iyi bilin ki, mutlaka O’na kavuşacaksınız! Artık sen de mü’minleri (cennetle) müjdele!
[421] Harsundeki belirsizlik mânaya “bir tür” olarak yansımıştır. [422] Ennâ edatına, taşıdığı üç anlamı da verdik (İtkân II, 175). Tarla “mahsul veren yer” olması hasebiyle, ennâ edatının “nereden isterseniz oradan varın” anlamının, döl yolu olan cinsellik organıyla sınırlandığı yorumuna ulaşılır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kadınlarınız sizin için bir ekin mahallidir, (evlat yetiştirmek için bir tarla mesabesindedir) Tarlanıza dilediğiniz gibi varın kendiniz için önden (Rabbinizin adını anarak hayırlı evlat dileğini) gönderin ve Allah'tan korkun. (haram olan şeylerden sakının) Biliniz ki kuşkusuz O'nun huzuruna varacaksınız.
Osman Fırat
swap_vert close
Kadınlarınız sizin (çocuk) üretim yerinizdir. Üretime dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için ileriye hazırlık yapın ve mutlaka Allah’a kavuşacağınızı bilin. İman edenleri müjdele.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kadınlarınız sizin için bir ekin mahallidir. Binaenaleyh bu ekin yerinize nasıl isterseniz varın ve kendiniz için (güzel ameller) takdim edin. Ve Allah Teâlâ'dan korkunuz. Ve biliniz ki sizler şüphesiz O'nun huzuruna varacaksınızdır. Ve mü'minleri müjdele.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eşleriniz sizin nesil yetiştiren tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde varın. Kendiniz için ilerisini düşünerek hazırlık yapın. Allah'ın haram kıldığı şeylerden korunun ve O'nun huzuruna varacağınızı iyi bilin. (Ey Resulüm)! müminleri müjdele!
Sadece şehvet gidermeyi değil, iyi yetişmiş, hayırlı evlat sahibi olmayı hedefleyin. Âyet, soyu devam ettirmenin yanında, çocukları iyi yetiştirmek için birçok zorluklara katlanılacağını da hatırlatmaktadır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kadınlarınız sizin tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için ileriye hazırlık yapın ve mutlaka Allah'a kavuşacağınızı bilin. İnananları müjdele.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kadınlarınız sizin içün harsdır. (Ekin ekecek tarladır) Harsınızı istediğiniz gibi zer' idiniz ve kendiniz içün hayrı takdîm iyleyiniz. Allâh'dan ittikâ idüb sakınınız ve biliniz ki ona mülâkî olacaksınız. (Yâ Muhammed emre itâ'at ve muhâlefetden ictinâb iden) mü'minleri (cennet ve sevâb ile) müjde it. [¹]
[1] Takdîm-i hayırdan maksad hîn-i mübâşeretde hayırlı evlâd husûlüni du'â itmek ve besmele çekmekdir didiler.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kadınlarınız sizin için ekim yeridir. Ekim yerinize hoşunuza giden şekilde varın,[1] kendiniz için ön hazırlık yapın. Allah’tan çekinerek korunun ve bilin ki O’nun huzuruna çıkarılacaksınız. Bunu (bu iyileştirmeyi), inananlara müjdele.[2]
[*] Ekim yeri, ürün alınan yerdir. Dölyatağından olmak şartıyla hoşa giden şekilde ilişkiye girilebilir. [*] Tevrat'a göre adetli ve lohusa kadın kirlidir, kanaması bitip üzerinden yedi gün geçmedikçe dokunduğu ve üstüne oturduğu her şey kirlenir. Ona veya onun dokunduğu şeylere dokunan da akşama kadar kirli kalır. O kadınla cinsel ilişki haramdır (Levililer 15/1933, 18/19). Bu âyetler, bu konuda sorulan sorulara cevap olarak inince Nebîmiz: "Onlarla aynı evde bulunun, ilişki dışında her şeyi yapın (Tahavî, Ahkam'ul-Kur'ân)." dedi. Âyete göre bu sadece bir sıkıntıdır. Sıkıntı da namaza engel değildir. "Müminler! Sarhoşsanız, ne dediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın." (Nisa 4/43) buyurulması namazla ilgili tek yasağın sarhoşluk olduğunu gösterir. Orucu bozan yeme içme ve cinsel ilişkinin de adet görme ile bir ilgisi yoktur. Bu yüzden Adetli kadın, namazını kılmalı ve orucunu tutmalıdır. Bu konuda yasak koyan mezhepler, önceki durumdan etkilenmiş olabilirler.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Kadınlar sizin tarlanızdır! Tarlanıza istediğiniz gibi gelin, kendiniz için önceden hazırlık yapın. Ve Allah'tan korkun ve O'na kavuşacağınızı bilin, bunu müminlere müjdele!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kadınlarınız, tarlalarınızdır; tarlalarınıza dilediğiniz şekilde varın. Kendiniz için de hazırlık yapın.(111) Allah'tan korkun ve ona kavuşacağınızı unutmayın. Müjdele o mü'minleri!
(111) Âhiret için hazırlık yapın. Veya, “ruhlarınız için hazırlık yapın.” Yani, ilişkiden önce birbirinizi ruhen hazırlayın ki, bu, kabaca bir şehvet gidermeden ibaret kalmasın. Nitekim âyetteki “tarla” deyimi, evlât yetiştirmek gibi önemli bir amaçla bu iş arasında münasebet kurmakta ve dikkatleri, karı-koca ilişkisinin daha yüce ve anlamlı boyutlarına çekmektedir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kadınlarınız sizin tarlanızdır. O halde tarlanıza dilediğiniz şekilde varın. Öz benlikleriniz için önceden bir şeyler gönderin. Allah'tan sakının ve bilin ki, O'na mutlaka ulaşacaksınız. İman sahiplerine müjde ver.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
'avratlaruñuz ekindür sizüñ; pes gelüñ ekinüñüze, nite kim dilegüñüzdür ya'nį gereg ise göge baķduruñ, gereg ise yire baķduruñ; iki ḥalde daħı tercinden gerek. daħı ilerü dutuñ gendüziñüz içün ya'nį Tañrı’yı anmaķ cıma' vaķtında; yā murad bundan, eyü 'ameldür; yā oġul ķızdur; yā ŧıfl oġlan ölmekdür. daħı saķınuñ Tañrı’dan; daħı bilüñ kim bayıķ siz iricisiz aña. daħı muştıla mü’minlere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Sizüñ ‘avratlaruñuz, ekin ekecek yirlerüñüzdür sizüñ. Pes varuñuz ekinle‐rüñüze nice dileseñüz. Daḫı ḫayr taḳdīm idüñüz kendüñüze, daḫı Tañrıdanḳorḳuñuz, bilüñüz kim siz anuñ ḥażretine dursañuz gerek, daḫı muştılamü’minlere cenneti.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey mö’minlər!) Qadınlarınız sizin (övlad əkdiyiniz) tarlanızdır. İstədiyiniz vaxtda öz tarlanıza gəlin! Özünüz üçün qabaqcadan (yaxşı əməllər) hazırlayın! Allahdan qorxun və (qiyamət günü) Onun hüzuruna gedəcəyinizi bilin! (Ya Rəsulum!) İman gətirənlərə (Cənnətlə) müjdə ver!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Your women are a tilth for you (to cultivate) go to your tilth as ye will, and send (good deeds) before you for your souls, and fear Allah, and know that ye will (one day) meet Him. Give glad tidings to believers, (O Muhammad).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Your wives are as a tilth(249) unto you; so approach your tilth when or how ye will; but do some good act for your souls beforehand; and fear Allah. And know that ye are to meet Him (in the Hereafter), and give (these) good tidings(250) to those who believe.
249 Sex is not a thing to be ashamed of, or to be treated lightly, or to be indulged to excess. It is as solemn a fact as any in life. It is compared to a husbandman's tilth; it is a serious affair to him; he sows the seed in order to reap the harvest. But he chooses his own time and mode of cultivation. He does not sow out of season nor cultivate in a manner which will injure or exhaust the soil. He is wise and considerate and does not run riot. Coming from the simile to human beings, every kind of mutual consideration is required, but above all, we must remember that even in these matters there is a spiritual aspect. We must never forget our souls, and that we are responsible to Allah. It was carnal-minded men who invented the doctrine of original sin: "Behold," says the Psalmist, "I was shapen in iniquity, and in sin did my mother conceive me" (Psalms 51:5). This is entirely repudiated by Islam, in which the office of father and mother is held in the highest veneration. Every child of pure love is born pure. Celibacy is not necessarily a virtue, and may be a vice. 250 Our highest spiritual ambition should be the hope of meeting Allah, To uphold such a hope is to give glad tidings to people of faith. It would only be unrepentant sinners who would fear the meeting. Note how the most sensuous matters are discussed frankly, and immediately taken up into the loftiest regions of spiritual unliftment.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
نِسَٓاؤُ۬كُمْ
kadınlarınız
حَرْثٌ
bir tarladır
لَكُمْۖ
sizin için
فَاْتُوا
öyle ise gelin
حَرْثَكُمْ
tarlanıza
اَنّٰى
nasıl
شِئْتُمْۘ
dilediniz
وَقَدِّمُوا
ve hazırlık yapın
لِاَنْفُسِكُمْۜ
nefsiniz için
وَاتَّقُوا
ve takvâlı olun
اللّٰهَ
Allah'a karşı
وَاعْلَمُٓوا
ve bilin
اَنَّكُمْ
şüphe- siz siz
مُلَاقُوهُۜ
O'na kavuşa- caksınız
وَبَشِّرِ
ve müjdele
الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minleri
Kadınlarınız sizin için (çocuklarınızın doğup büyüdüğü) bir tarladır. Tarlanıza (Allah'ın çizdiği sınırlar çerçevesinde sevgi ve merhametle) nasıl dilerseniz öyle varın! (Öncesinde) Nefsinizin hoşuna giden hazırlık(lar) yapın! Allah'a karşı takvâ sahibi olun (kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışın) ve bilin ki şüphesiz siz O'na kavuşacaksınız. (Resulüm! Böyle yapan) Mü'minleri müjdele!
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
حَرْث
İsim
ح ر ث
Ekin, tarla
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
حَرْث
İsim
ح ر ث
Ekin, tarla
اَنَّى
İsim
ا ن ي
Nasıl, nereden, nerede, ne (fayda)
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
قَدَّمَ
Fiil-II
ق د م
Takdim etti, hazırlık yaptı, sundu
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
مُلَاقُوا
Etken fiil-III
ل ق ي
Kavuşacak kimseler
بَشَّرَ
Fiil-II
ب ش ر
Müjdeledi
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan