close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 201. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veminhum men yekûlu rabbenâ âtinâ fî-ddunyâ haseneten vefi-l-âḣirati haseneten vekinâ ‘ażâbe-nnâr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öylesi de vardır ki Rabbimiz der, dünyada da iyilik, güzellik ver, ahirette de iyilik ve güzellik, bizi ateşin azabından koru.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlardan öylesi de vardır ki: "Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik (ver) ve bizi ateşin (cehennemin) azabından koru" diyerek (yalvarmakta ve dengeli davranmaktadır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama içlerinden öyleleri de var ki, “Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, ahirette de ve bizi ateş azabından koru” diye dua ederler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlardan bazıları da: “Ey Rabbimiz bize dünyada devlet, iyilik ve güzellik, bol servet, sağlık, emniyet, salih-sâliha eşler ve sâlih evlatlar ver. Âhirette de güzel mükâfatlar ver. Cennetini ver, rızana ulaşma mertebesine erenlerden eyle. Bizi ateşten, Cehennem azabından da koru." derler.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 22/72; Aziz Kur’an - M. Hamidullah, 2/201. âyet.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlardan kimi de: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyiliği ahirette de iyiliği ver ve bizi ateşin azabından koru" der.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlardan öylesi de vardır ki: 'Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik (ver) ve bizi ateşin azabından koru' der.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kimi de: “Ey Rabbimiz, bize dünyada iyi hal ver ve âhirette merhamet ihsan et; ve bizi cehennem azabından koru” der.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bazı insanlar da: “Ey Rabbimiz! Dünyada da bize güzellik ver, ahirette de… Ve (en önemlisi) bizi ateşten koru!” derler. (Bunlar da müminlerdir.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlardan bir kısmı da, “Ey Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver, âhirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru” derler.
Besim Atalay
swap_vert close
İnsanlardan bir nicesi: «Dünyada da, ahrette de Tanrımız! Bizlere iyilik vererek, cehennemden saklıyasın!» demektedir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onların kimi de: “Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik (ver) ve bizi ateşin azabından koru.” der.
Allah’tan hem dünya hem de ahiret saadetini istemek en doğru yakarıştır. Bu ayetten anlıyoruz ki insan hem dünya hem de ahireti için çalışmalıdır. Dünya ve ahiret kavramları aslında tek bir hayatı ifade eder. Dünya, gerçek hayatın başlangıç kısmı ve geçici olanı olup insanların tekâmül etmesi ve bazı sınavlardan geçmesi için de kısa süreli bir yaşama alanıdır. “Dünya için çalışmaya değmez.” diyerek dünyadan el etek çekmek ve dünyalıklardan tamamen arınmak doğru olmadığı gibi (Kasas, 28/77; Mülk, 67/15; A’râf, 7/3), ahireti unutup tamamıyla dünyaya ve dünyalıklara odaklanmak da doğru değildir. Dünya; ahiret yolculuğunda bir araçtır, amaç değil. Yani birer emanet olan evlat, mal, mülk, makam, şöhret gibi dünyalıkları kazanmak insan için ana gaye olmamalıdır. İnsan her iki âlemin de güzelliklerini istemeli, dünyasını imar ederken ahiretini, ahiretini inşa ederken de dünyasını berbat etmemelidir. Dünya-ahiret dengesini dikkate alarak bir hayat nizamı oluşturmalı ve bu nizamı oluştururken de Allah’ın istediklerini hayatının merkezine almalıdır. Yani hiç ölmeyecekmiş gibi güzel, faydalı ve kalıcı işler yapmalı; hemen ölecekmiş gibi ebedi hayat için hazırlıklı olmalıdır.  
Cemil Said
swap_vert close
Ba’zıları da "Ya rabbi dünyâda ve âhiretde bize hasenât ihsân it ve bizi âteş azâbından masûn it." dirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Rabbimiz! Bize dünyada iyiyi, ahirette de iyiyi ver, bizi ateşin azabından koru" diyenler vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlardan, “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru” diyenler de vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnsanlardan öyleleri de vardır ki, “Ey rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, öteki dünyada da iyilik ver; bizi cehennem azabından koru” derler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlardan bir kısmı da: Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru! derler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kimi de, "Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi ateşin azabından koru," der.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yine onlardan: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada bir güzellik ve ahirette de bir güzellik ver ve bizi ateş azabından koru!" diyenler vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
kimisi de «rabbena bize dünyada bir güzellik ver Ahırette de bir güzellik ve bizi ateş azabından koru» der
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve onlardan (insanlardan) kimileri de, “Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, âhirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru” derler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kimileri de: “Rabb'imiz, bize dünyada da iyilik, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru.” derler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kimi de «Ey Rabbimiz bize dünyada da iyi hal ver, âhiretde de iyi hal ver ve bizi o ateş (cehennem) azabından koru» der.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlardan bir kısmı da: “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik, âhirette de iyilik ver ve bizi ateş azâbından muhâfaza eyle!” der.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlardan öyleleri de var ki: (çalışıp çabalayarak) "Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru’’ ederler. *
(*) Allah’tan hem dünya hem de ahiret saadetini istemek en doğru yakarıştır. Bu ayetten anlıyoruz ki insan hem dünya hem de ahireti için çalışmalıdır. Dünya ve ahiret kavramları aslında tek bir hayatı ifade eder. Dünya, gerçek hayatın başlangıç kısmı ve geçici olanı olup insanların tekâmül etmesi ve bazı sınavlardan geçmesi için de kısa süreli bir yaşama alanıdır. “Dünya için çalışmaya değmez.” diyerek dünyadan el etek çekmek ve dünyalıklardan tamamen arınmak doğru olmadığı gibi (Kasas, 28/77; Mülk, 67/15; A’râf, 7/3), ahireti unutup tamamıyla dünyaya ve dünyalıklara odaklanmak da doğru değildir… İnsan her iki âlemin de güzelliklerini istemeli, dünyasını imar ederken ahiretini, ahiretini inşa ederken de dünyasını berbat etmemelidir. Dünya-ahiret dengesini dikkate alarak bir hayat nizamı oluşturmalı ve bu nizamı oluştururken de Allah’ın istediklerini hayatının merkezine almalıdır. Yani hiç ölmeyecekmiş gibi güzel, faydalı ve kalıcı işler yapmalı; hemen ölecekmiş gibi ebedi hayat için hazırlıklı olmalıdır. (C. Külünkoğlu Meali 201.Ayet Açıklaması) Yani istediğini elde etmek için dua yetmez, mutlaka çalışmak da gerekir. Çalışmadan, üretmeden, araştırmadan, okumadan ve mücadele vermeden laflayarak ve slogan atarak bir yere varamayacağımızı bilmeliyiz. Bu nedenle her iki dünyanın saadeti için önce çalışıp çabalamak, mücadele vermek gerekir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Birde insanlardan “Rabbimiz bize, dünyada ve ahirette güzellikler ver, bizi ateşin azabından koru” diyenlerde var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Öyleleri de vardır ki: « Ey çalabımız! Bize bu dünyada iyilik, güzellik, öbür dünyada da iyilik, güzellik ver, bizi ateşin azabından koru» derler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bazısı da «— Ey Rabbimiz! Bize dünyada da güzel bir nimet, âhirette de güzel bir nimet [¹¹] ver, bizi ateş azabından sakla» der.
[11] Dünyadaki güzel nimet; sıhhat, emniyet, düşmana galebe, hayra tevfik, âhirette güzel nimet-i sevap, rahmet.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlardan bazıları, “Rabbimiz bize dünyada da iyilik/güzellik ver, ahirette de iyilik/güzellik ver, bizi ateşin azabından koru!” derler.
Kadri Çelik
swap_vert close
İnsanlardan, “Rabbimiz! Bize dünyada güzellik, ahirette de güzellik ver, bizi ateşin azabından koru” diyenler de vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Buna karşılık, öyle insanlar da var ki:“Ey Rabb’imiz! Bize bu dünyada da, âhirette de iyilikler ver ve bizi cehennem azâbından koru!” diye yalvarırılar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlardan: “Rabbimiz! Bize Dünya’da güzellik ver, Âhiret’te de güzellik ver! Bizi Ateş’in azabından koru!” diyen kimseler de vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bazıları da: " Ya Rab! diyorlar, bize dünyada da iyilik ver; ahirette de iyilik ver. Cehennem ateşinden koru bizleri ".
Mehmet Çoban
swap_vert close
İçinizden "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi ateş azabından koru!" diyenler vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlardan bir kısmı da “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver; ahirette de iyilik ver! [*]Bizi cehennem azabından koru!” diye dua eder.
Bu dua cümlesi hac zamanında hem ahiret hem de dünya için istekte bulunulabileceğinin delilidir. Bu dua ayeti, A‘râf 7:156. ayetle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlardan öyleleri de vardır ki: “Ey Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik ver, âhirette de güzellik ver ve bizi cehennem azabından koru!” diye dua ederler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama içlerinde öyleleri de var ki: “Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, ahirette de ve bizi ateşin azabından koru!” diye dua ederler:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yine onlardan kimileri de, “Rabbimiz, bize bu dünyada iyilik ve güzellik ver, ahirette de iyilik ve güzellik ver ve bizi ateşin azabından koru!” derler. 7/156, 14/41
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat öyleleri de var ki, onlar “Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik güzellik ver, âhirette de iyilik güzellik ver[³⁹⁸] ve bizi ateşin azabından koru!” diye yakarırlar.
[398] Hasene, sıfat olarak kullanıldığında aynı hasen gibi hem fizik hem de metafizik güzelliği ifade eder. Fakat isim olarak kullanıldığında görünen güzelliğe delâlet eder ki, bu güzellik göze hitap eder. Bazen insana güzel gelen ve haz veren şeyler akıbeti itibarıyla çirkin ve acı verici olabilir. Husnâ ise yalnızca mânevî ve kalıcı güzellikler için kullanılır (Bkz: 10:26). Burada mücerret güzelliğe delâlet ettiği için dünya ve âhiret güzellikleri birbirinden ayrı olarak anılmıştır. İki güzelliğin birbirine vav ile atfedilmesi, aralarındaki mahiyet farkına delâlet eder. Bu âyet, Kur’anî bir hayatta fakirizme ve çileciliğe yer olmadığını beyan eder. İrfan ıstılahında fakr (fakirlik), insanı nimetlerden değil, kalbi dünya sevgisinden mahrum etmektir. Bağdatlı Cüneyd fakrı şöyle tarif eder: “Fakr, senin hiçbir dünyalığa sahip olmaman değildir. Dünyalara sahip olsan da, dünyalıkların sana sahip olmasına izin vermemendir.” Servet attır. Süvari atının sırtındaysa yol alır, atını sırtlanan süvari yolda kalır. Kendini vererek servet elde edenin hiçbir şeyi yoktur. Zira kendini vererek servet sahibi olduğu için, serveti sahipsiz kalmıştır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bir kısmı ise "Ey Rabbimiz, bize hem dünyada, hem de ahirette güzel bir hal ver ve bizi cehennem azabından koru" diye dua ve niyazda bulunurlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlardan, "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" diyenler de vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve nâstan öylesi vardır ki, «Ya Rabbenâ! Bize dünyada hasene ver, ahirette de hasene ver ve bizi ateş azabından muhafaza buyur,» der.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bazıları da, “Ey bizim (Yüce) Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ve güzellik ver, âhirette de iyilik ve güzellik ver, Ve bizi cehennem ateşinden koru! ” derler. [22, 72]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlardan kimi de: "Rabbimiz, bize dünyada da güzellik ver, ahirette de güzellik ver, bizi ateş azabından koru!" der.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlardan (nâsdan) ba'zıları vardır ki Yâ rabbî bize dünyâda lütuf ve ihsân it ve âhiretde in'âm ve 'inâyetde bulun ve bizi cehennem 'azâbından sakla dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kimileri de şöyle der: “Rabbimiz! Bize bu dünyada güzellik ver, ahirette de güzellik ver. Bizi o ateşin azabından koru!”
Şaban Piriş
swap_vert close
İnsanlardan:-Rabbimiz, bize bu dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru! diyenler vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlardan bazıları da şöyle der: “Rabbimiz, bize dünyada güzellik, âhirette güzellik ver; bizi ateş azabından koru.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlardan kimi de şöyle yakarır: "Ey Rabbimiz, bize dünyada da güzellik ver, âhirette de güzellik ver! Ve bizi ateş azabından koru!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bir nicesi anlardan oldur kim eydür: “iy çalabumuz vir bize dünyede eylük; daħı içinde eylük śaķla bizi od 'aźābından.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ba‘żı kişiler eydürler: İy Çalabumuz vir bize dünyāda ḫayra yitişmek,āḫiretde daḫı ḫayra yitişmek, daḫı ḳurtar bizi cehennem odından, ‘aẕābından.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bə’ziləri isə: “Ey Rəbbimiz, bizə dünyada da, axirətdə də gözəl nemətlər ver, bizi cəhənnəm əzabından qoru!” deyirlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And of them (also) is he who saith: "Our Lord! Give unto us in the world that which is good and in the Hereafter that which is good, and guard us from the doom of Fire."
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And there are men who say: "Our Lord! Give us good in this world and good in the Hereafter, and defend us from the torment of the Fire!"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمِنْهُمْ
ve onlardan vardır
مَنْ
o kim- se ki
يَقُولُ
der
رَبَّنَٓا
Rabb- imiz
اٰتِنَا
bize ver
فِي الدُّنْيَا
dünyada
حَسَنَةً
bir güzellik
وَفِي الْاٰخِرَةِ
ve âhirette
حَسَنَةً
bir güzellik
وَقِنَا
ve bizi koru
عَذَابَ
azabından
النَّارِ
ateş
Onlardan bir kısmı da, "Rabbimiz! Bize (El Esmâu'l Husnâ'n ile tecelli ederek) dünyada da güzellik ver, âhirette de güzellik ver ve bizi (cehennemdeki) ateş azabından koru!" der.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
حَسَنَة
İsim
ح س ن
Güzellik, iyilik
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
حَسَنَة
İsim
ح س ن
Güzellik, iyilik
وَقٰى
Fiil-I
و ق ي
Korudu
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
نَار
İsim
ن و ر
Ateş