close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 193. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâtilûhum hattâ lâ tekûne fitnetun veyekûne-ddînu li(A)llâh(i)(s) fe-ini-ntehev felâ ‘udvâne illâ ‘alâ-zzâlimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bir fitne kalmayıncaya, din tamamıyla Allah'ın dini oluncaya dek onlarla çarpışın. Vazgeçtiler mi artık düşmanlık, yalnız zalimleredir, başkalarına değil.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bununla beraber, ülkenizde, bölgenizde ve yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya ve din yalnız Allah’ın oluncaya (herkese temel insan haklarını sağlayan bir düzen kuruluncaya; adalet ve hürriyet ortamını bozmaya kalkışan fesat odakları etkisiz bırakılıncaya) kadar onlarla (zulüm odaklarıyla) çarpışıp (Hakkı hâkim kılmaya çalışın!) ["Onlara (gizli, açık düşmanlara) karşı gücünüzün yettiği kadar (bütün imkânları kullanarak siyasi, askeri ve iktisadi her türlü) kuvvet ve bağlanıp beslenen atlar, (bugün ise üretilip devamlı bakımı yapılan uçaklar, füzeler ve tanklar) hazırlayın." (Enfâl: 60)] Eğer (kâfir ve hain odaklar saldırı ve fesatlıktan) vazgeçerlerse, artık zalimlerden başkasına karşı düşmanlık yoktur (saldırganlık ve zulümkârlık caiz değildir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Zulüm, baskı, bozgunculuk ve kavga kalmayıncaya ve sadece Allah'a kulluğa bir engel kalmayıncaya kadar onlarla savaşın, ancak savaştan ve küfürden vazgeçerlerse, varlık sebebine aykırı davranan kimseler dışında, tüm düşmanlıklar sona erecektir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Temel hak ve özgürlüklere yapılan tecavüz, baskı, zulüm, işkence, fitne yok oluncaya; Allah için şer'î-hukukî düzen, kamu düzeni, ülkede tamamen yerleşip işler hale gelinceye kadar onlarla savaşın. Eğer akıllarını kullanarak inkârdan, küfürden, işkence ve zulümden vazgeçerlerse, inkâr ile, isyan ile baskıya, aleyhte propagandaya devam eden zalimlerden başkasına düşmanca davranmayın.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 16/126; 42/40.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Fitne kalmayıncaya ve din Allah'ın oluncaya kadar [39] onlarla savaşın. Eğer onlar vazgeçerlerse, zalimlerden başkalarına düşmanlık edilmez.
39.Hakimiyet tam anlamıyla Allah`ın dininin oluncaya kadar.  
Ali Bulaç
swap_vert close
(Yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, artık zulüm yapanlardan başkasına karşı düşmanlık yoktur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Fitneden eser kalmayıncaya ve din de yalnız Allah'ın oluncaya kadar (ibadet yalnız Allah için oluncaya kadar) o müşriklerle savaşın. Vazgeçerlerse, artık düşmanlık ancak zâlimlere karşıdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Fitne kalmayıncaya, din ve hâkimiyet yalnızca Allah’ın oluncaya kadar, onlarla savaşın. Eğer son verirlerse, artık düşmanlık ancak zalimlere olur.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O halde zulüm ve baskı kalmayıncaya ve Allah'ın dini egemen oluncaya kadar onlarla savaşınız. Vazgeçerlerse siz de vazgeçiniz; zâlimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
Besim Atalay
swap_vert close
Fitne basılmadıkça, Hakka tapılmadıkça onlarla çarpışınız, onlar vazgeçerlerse, siz de vazgeçin, düşmanlık ancak zalimleredir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Artık (yaşadığınız yerde, yeryüzünde) zulüm ve baskı kalmayıncaya (herkese temel insan haklarını sağlayan bir düzen kuruluncaya) ve (din de yalnız Allah'ın iradesine uygun bir hale gelinceye ve barış ortamı tüm dünyada egemen) oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet (zulüm ve haksızlıklardan) vazgeçerlerse (bilinçli olarak) zulüm işleyenlerin dışındakilere karşı tüm düşmanlıklar sona erecektir.
Bkz.8/39Burada başlamış bir savaş vardır. Bu savaşın başlama sebebi de zulümdür, fitnedir, baskıdır. İnsani ve ahlaki değerleri yok etmektir; ibadet ve düşünce özgürlüklerine zincir vurmaktır ve de kötülük tohumları ekmektir. Müslümanların yurtlarını terk etmeye zorlanması, mallarının yağmalanması, hayat haklarının ve serbestilerinin ellerinden alınmasıdır.  
Cemil Said
swap_vert close
Fitneye nihâyet virilinceye kadar muhârebe idiniz. Tâ ki Allâh’ın dinini kabûl itsünler. Eğer yapdıklarına nihâyet virirler ise artık adâvet itmeyiniz. Yalnız zâlimler ile muhârebe idiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Fitne kalmayıp, yalnız Allah'ın dini ortada kalana kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse sataşmayın. Zulmedenlerden başkasına düşmanlık yoktur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Fitne ortadan kalkıncaya ve din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın; fakat vazgeçerlerse, artık zalimlerden başkasına saldırmak yoktur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Fitne tamamen yok edilinceye ve din (kulluk) de yalnız Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık ve saldırı yoktur.
Edip Yüksel
swap_vert close
Zulüm ve işkence ortadan kalkıncaya ve din ALLAH için oluncaya kadar onlarla savaşın. Son verirlerse, artık zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
Tanrı'nın dini (yasası), inanç ve düşünce özgürlüğünü temel prensip edinir. Tanrı'nın dini, bugünün terimiyle demakratik ve federal laik sisteme benzer bir toplumsal yapıyı öngürür.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hem bir fitne kalmayıp, din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla çarpışın . Vazgeçerlerse, düşmanlık ancak zalimlere karşıdır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
hem bir fitne kalmayıb din yalnız Allahın oluncıya kadar onlarla çarpışın vaz geçerlerse artık husumet ancak zalimlere karşıdır
Emrah Demiryent
swap_vert close
*Fitne kalmayıncaya ve *din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla (müşriklerle) savaşın. Eğer (saldırılarına, zulüm ve baskılarına) son verirlerse (artık onlara dokunmayın. Zira) zâlimlerden başkasına düşmanlık (ve saldırı) yoktur.
* “Fitne”; Türkçede genellikle fitne kavramından, birtakım söz ve eylemler ile kargaşa çıkarmak, insanları birbirine düşürmek gibi her türlü huzur bozucu davranış biçimleri anlaşılmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de ise kavramın geçtiği âyet-i kerîmelerin bağlamları değişik olduğu için kullanıldığı yerlerde farklı anlamları ifade edebilir. Müfessirlerimizin beyanı veçhile, bu âyet-i kerîmede geçen fitne kavramı; Müslümanlara karşı yapılan saldırı ve İslâm dininden döndürmek amacıyla, Müslümanlara uygulanan her türlü zulüm ve baskı manasında kullanılmıştır. * “...din yalnız Allah’ın oluncaya kadar”; İslâm dini hâkim oluncaya kadar manasındadır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Fitne¹ kalmayıp, din² tamamıyla Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
1- Baskı, zulüm, zorbalık ve kargaşa tamamen yok edilene dek. 2- Allah'ın yasaları tamamen egemen oluncaya kadar. (Dinin sözcük anlamlarından biri de “yasadır")  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fitne (den eser) kalmayıncaya, dîn de (şunun bunun değil) yalınız Allahın (dîni diye tanılmış) oluncaya kadar onlarla savaşın. Vaz geçerlerse artık zaalimlerden başkasına hiç bir husûmet yokdur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O hâlde bir fitne kalmayıncaya ve din sâdece Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Fakat (küfürden) vazgeçerlerse, o takdirde zâlimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (eğer size saldırmaya devam ederlerse) fitne (saldırı, temel hak ve özgürlüklere yapılan tecavüz, dinden döndürmek için yapılan baskı, şiddet, zulüm ve işkence gibi insanlık dışı eylemler) kalmayıncaya, din de (kulluk) Allah için oluncaya (özgürce ona kulluk edilebilinceye) kadar onlarla (o size saldıranlarla) siz de savaşın. Eğer (size saldırmaktan ve bu tür tutum ve davranışlardan) vazgeçerlerse, artık zulüm (saldırı) yapanlardan başkasına karşı düşmanlık (karşılık vermek) yoktur. *
(*) Burada yine, temel hak ve özgürlüklere yapılan tecavüz, din ve inançları yüzünden insanlara uygulanan şiddet, baskı, yapılan zulüm ve saldırılar söz konusudur. Bunun böyle olduğunu Buruc- 4-10, Nisa-101 ve Maide-49. ayetlerden öğrenmek mümkündür. Yani bu ayetin mesajı tamamen savunmaya yöneliktir. Bunun dışında, fetihler için izin veren tümceler bulunmuyor! Fitne ne demek? Kur’an’a göre fitne, insanları Allah yolundan uzaklaştırmak, Müslüman olmalarına engel olmak, insanları inandığı dinden ve inanç felsefesinden zorla döndürmek, insan hak ve hürriyetlerini ellerinden almak, zulüm ve haksızlık yapmak, şiddet ve baskı uygulamak, insanlara saldırmak, öldürmek, esir almak vs. Ayrıca 191. ayetin, “Onları ele geçirdiğiniz yerde öldürün.” cümlesi, İslam düşmanları ve art niyetli kimseler tarafından, bağlamından kopartılarak ve ayetin yalnızca bu cümlesi dikkate alınarak; “İslam dininin, Müslüman olmayanları öldürmeyi emrettiği” iddia edilmektedir. Oysaki bu cümlenin bağlamına bakıldığında, öldürülmeleri istenen kimselerin “Müslüman olamayanlar” değil; “Müslümanlara savaş açanlar, onlara saldıranlar; Müslümanlarla yaptıkları antlaşmayı bozarak, onlara ihanet edenler, onların düşmanlarıyla işbirliği ederek onları arkadan vuranlar” dır. Keza; Bakara-190, 191,192 ve 193. ayetler birlikte ele alındığında; Müslümanlara, sizinle savaşmayanlarla, size saldırmayanlarla savaşmayın; yalnızca sizinle saldıranlarla savaşın, savaşırken de sakın ileri gitmeyin, yani doğrudan savaşta yer almayanlara zarar vermeyin, saldırgan taraf siz olmayın, savaş kurallarını çiğnemeyin, esirlere kötü davranmayın, savaş bitince esirleri mutlaka serbest bırakın (Muhammed-4),eğer savaş ve saldırganlıktan vazgeçerlerse siz de vazgeçin uyarısının yapıldığı görülecektir. {وَقَـٰتِلُوهُمْ حَتَّىٰ لاَ تَكُونَ فِتْنَةٌ } قال عروة بن الزبير: كان المؤمنون في مبدأ الدعوة يفتنون عن دين الله، فافتتن من المسلمين بعضهم وأمر رسول الله صلى الله عليه وسلم المسلمين أن يخرجوا إلى الحبشة، وفتنة ثانية وهو أنه لما بايعت الأنصار رسول الله صلى الله عليه وسلم بيعة العقبة، توامرت قريش أن يفتنوا المؤمنين بمكة عن دينهم، فأصاب المؤمنين جهد شديد، فهذا هو المراد من الفتنة، فأمر الله تعالى بقتالهم حتى تزول هذه الفتنة : المصادر (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير - اللباب في علوم الكتاب) )وقال محمد بن إسحاق: بلغني عن الزهري عن عروة بن الزبير، وغيره من علمائنا: حتى لا تكون فتنة: حتى لا يفتن مسلم عن دينه،( تفسير القرآن العظيم - فتح القدير ) قال الربيع: حتى لا يفتن مؤمن عن دينه، { معالم التنزيل – البغوي - هميان الزاد إلى دار المعاد ) وقال ابن إسحاق: معناها حتى لا يفتن أحد عن دينه كما كانت قريش تفعل بمكة بمن أسلم كبلال وغيره، وهو مقتضى قول عروة بن الزبير في جوابه لعبد الملك بن مروان حين سأله عن خروج رسول الله صلى الله عليه وسلم من مكة مهاجراً، وقوله {ويكون الدين كله لله} أي لا يشرك معه صنم ولا وثن ولا يعبد غيره، (المحرر الوجيز في تفسير الكتاب العزيز – ابن عطية) (وَالْفِتْنَةُ أَشَدُّ مِنَ الْقَتْلِ) أي إن فتنتهم إياكم عن دينكم بالإيذاء والتعذيب والإخراج من الوطن ومصادرة المال أشد قبحا من القتل فيه، إذ لا بلاء على الإنسان أشدّ من إيذائه واضطهاده وتعذيبه على اعتقاده الذي تمكن من عقله ونفسه، ورآه سعادة له في عاقبة أمره. (وَقاتِلُوهُمْ حَتَّى لا تَكُونَ فِتْنَةٌ) أي وقاتلوهم حتى لا تكون لهم قوّة يفتنونكم بها في دينكم، ويؤذونكم في سبيله، ويمنعونكم من إظهاره والدعوة إليه  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Fitne kalmayıncaya ve din Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer Allah’ın diniyle savaşmaktan vazgeçerlerse, zulümlerine devam etmedikleri sürece, onlara düşmanlık yapmak yoktur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Karışıklık ortadan kalkıp da din olarak ortada yalnız Allah’ın dini kalıncaya kadar vuruşun. Onlar vuruşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız kıyıcılara karşı olabilir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Fitneden eser [⁴] kalmayıp din ve ibadetullah için ölünceye kadar onlar ile kıtal edip, onlar vazgeçerlerse onlara el uzatmak yoktur. El uzatmak yalnız zâlimleredir.
[4] Şirk, dinden döndürmek için eza ve cefa.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Zulüm ve baskı bitinceye ve din sadece Allah’ın oluncaya kadar¹²⁶ onlarla savaşınız. Eğer son verirlerse, zalimlerin dışında kimseye düşmanlık yoktur.
126 Tam bağımsız oluncaya kadar; hiçbir cezalandırılma korkusu yaşamadan, kimseye boyun eğmeden serbestçe ibadet edinceye kadar anlamındadır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Fitne kalmayıp din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, artık düşmanlık sadece zalimlere karşıdır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’ın dinine karşı savaş açan, insanî ve ahlâkî değerleri hiçe sayan, baskı ve işkencelerle inanç, ibâdet ve düşünce özgürlüğüne zincir vuran bütün fitne ve kötülük odakları tamamen yok edilip ortadan kaldırılıncaya ve hayatın her alanında mutlak otorite ve egemenlik anlamına gelen din, tamamen ve yalnızca Allah’ın irâdesine uygun bir hâle gelinceye ve böylece, Kur’an’ın belirlediği adâlet, özgürlük ve barış ortamı tüm dünyada egemen oluncaya kadar onlarla savaşın! Fakat zulüm ve haksızlıktan vazgeçerlerse, o zaman onlarla barış içinde yaşayın! Unutmayın ki, zâlimlerden başkasına düşmanlık yoktur. Fitne ve bozgunculuktan vazgeçenlere dokunulmayacaktır. Ancak ilâhî irâdeye baş kaldırarak haksızlık ve zulme devam edenler, hangi dine, hangi ırka, hangi toplumsal sınıfa bağlı olurlarsa olsunlar, gereken cezaya çarptırılırlar. Peki, bu savaş “kutsal aylarda” olursa?!..Arap geleneklerine göre; Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarında her ne sebeple olursa olsun, savaşmak haram kabul ediliyordu. Zaten temel amaçlarından biri yeryüzünde barış ve esenliği sağlamak olan İslâm dini, bizzat Allah tarafından Hz. İbrahim’e emredilen ve onun aracılığıyla bütün Arabistan’a yayılan bu güzel uygulamanın aynen sürdürülmesini ve bu aylarda savaş yasağına uyulmasını ister. Fakat bu yasaklar düşman tarafından çiğnendiğinde, onlara gereken karşılık verilmelidir:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlarla savaşın; tâ ki fitne olmaz; Din Allah’ın olur! Vazgeçtilerse, artık Zâlimler’den başkasına düşmanlık yoktur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Fitne sona erene ve meydan İslâm’a kalana kadar onlarla dövüşün. Fitneye son verirlerse, artık adlî olaylar dışında kimsenin kılına dokunulamaz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yeryüzünde zulüm baskı kalmayıncaya, insanlar arasında yaşanan düzen tamamen Allah’ın istediği şekilde; barışa, huzura, esenliğe ulaşıncaya kadar zalimlerle savaşın! Savaşmaktan vazgeçerlerse siz de vazgeçin! Bilin ki; düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır. İslam’ı inkâr edip zulme sapmayanlara düşmanlık yoktur. Onlarla barış içinde yaşamanın yolunu arayın!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
[Fitne] (zulüm ve işkence) kalmayıncaya ve kulluk da yalnızca Allah’a oluncaya kadar onlarla (saldıranlarla) savaşın! Vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur. [*]
Benzer mesaj: Enfâl 8:39-40.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey îman edenler!) Fitne ortadan kalkıp, Allah’ın dini (yeryüzüne) egemen oluncaya kadar,¹ o (kâfirlerle) savaşın.² Eğer (Allah’tan başkasına tapmaktan) vazgeçerlerse artık düşmanlık ancak zalimlere karşıdır.³
1 Peygamber (a.s): “Ben, bütün insanlar ‘Allah’tan başka ilâh yoktur’ deyinceye kadar onlarla savaşmakla görevlendirildim...” buyurmuştur. (Buhari, Müslim)2 Yani tüm bâtıl dinler, Allah’ın dini karşısında tamamen yok oluncaya ve hiç kimse Allah’tan başkasına itaate zorlanmayıncaya kadar, tüm kâfirlerle savaşın.3 Bu ve benzeri âyetlerden, İslâm’ın emrettiği cihadın bölgesel olmayıp, evrensel olduğu ve bunun da hiçbir mazeretle savsaklanamayacağı anlaşılmaktadır. Bk. (Âlu İmrân:19, 85, Mâide:3, Enfâl: 39, Ahzab: 27, Fâtır: 39)  
Muhammed Esed
swap_vert close
O halde, artık zulüm ve baskı kalmayıncaya ve yalnızca Allah’a kulluk edilinceye kadar ¹⁷⁰ onlarla savaşın; ancak vazgeçerlerse, [bilinçli olarak] zulüm işleyenlerin dışındakilere karşı tüm düşmanlıklar sona erecektir.
170 Lafzen, “ve din [yalnız] Allah’ın oluncaya kadar” -yani, hiçbir cezalandırılma korkusu duymadan Allah’a ibadet edilinceye ve hiç kimse başka bir insana korku ile boyun eğmek zorunda kalmayıncaya kadar. (Bkz. ayrıca 22:40.) Dîn teriminin bu bağlamda “kulluk” olarak çevrilmesi daha uygundur, çünkü bu karşılık, burada dînin hem akidevî hem de ahlakî yönlerini kapsamaktadır: yani insanın hem inancını, hem de bu inançtan doğan yükümlülüklerini.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İnanca yapılan baskı ve zulüm ortadan kalkıp hüküm yalnızca Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın, eğer savaşa son verirlerse saldırganlardan zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur. 8/39, 60/8-9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlarla inanca yönelik baskı ve anarşi kalmayıncaya ve din yalnız Allah’a ait oluncaya kadar savaşın![³⁸²] Eğer yaptıklarına bir son verirlerse, zulmedenlerin haricindekilere düşmanlık da sona erecektir.[³⁸³]
[382] Bu âyetten farklı olarak, Enfâl 39’da kulluhû ibaresi yer alır. Bunun sebebi de bu âyette savaşılması kastedilenler sadece Mekke müşrikleriyken, Enfâl sûresindekiler küfürde direnen tüm güçlerdir. Bu âyet En‘âm 35 ve özellikle Yunus 99 ışığında anlaşılmalıdır (Krş: 16:90). [383] Eğer yaptıklarına son verirlerse, bu yeterli addedilmektedir. Bizzat zulmedenler, eğer tesbit edilmişlerse elbette cezalarını çekecek, cezaları da işledikleri suçun dengi olan “âdil bir karşılık” şeklinde gerçekleşecektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) Onlarla (müşriklerle, o şekilde) savaşın ki, (Mekke'de) fitneden (şirkten) eser kalmasın; din (kulluk, şunun bunun değil) yalnız Allah için olsun. Şayet (şirk ve küfürden) vazgeçerlerse (İslam’ı kabul ederlerse), artık zalimlerden başkasına düşmanlık ve saldın yoktur.
(Nitekim Al-i İmran suresinin 19. ayetinde: "Allah katında gerçek din İslam'dır" buyurulmuştur. Bu ayetten anlaşılacağı üzere Arap müşrikleri ya İslam'a girmeye veya kılıca mahkumdurlar. Nitekim Resullullah s.a.s. "Ben bu insanlarla -la ilahe illallah- diyecekleri ana kadar savaşmakla emrolundum. ancak o zaman canlarını kurtarırlar" buyurmuştur.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Onlarla savaşın ki, fitne (baskı) ortadan kalksın, din yalnız Allâh’ın dini olsun. Eğer (saldırılarına) son verirlerse (sizde son verin) artık zâlimlerden başkasına düşmanlık olmaz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve bir fitne kalmayıp din yalnız Allah için oluncaya kadar onlar ile savaşa devam ediniz. Eğer onlar nihâyet verirlerse artık husumet ancak zalimlere karşı (olur).
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bu fitne (işkence) ortadan kalkıp din ve itaat yalnız Allah'a mahsus oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer inkârdan ve tecavüzden vazgeçerlerse, bilin ki zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur. [2, 191; 16, 126; 42, 40]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlarla savaşın ki, fitne (baskı) ortadan kalksın, din yalnız Allah'ın dini olsun. (Yalnız O'na tapılsın) Eğer (saldırılarına) son verirlerse artık zalimlerden başkasına düşmanlık olmaz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Hattâ şirk ve fitne ortadan kalkub dîn Allâh Te'âlâya hâlis oluncaya kadar (şirk ve küfri terk ile Allâh Te'âlâya 'ibâdet idilinceye değin) onlarla mukâtele idiniz. Eğer onlar ferâgat iderler ise (siz de onlardan vazgeçiniz) İmdi zulüm ve te'addî zâlimler üzerinedir. (Zâlimin cezâsı dûçâr-ı zulüm olmakdır)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlarla savaşın ki fitne (savaş ateşi) yok olsun ve Allah’ın koyduğu düzen[1] hâkim olsun. Savaşa son verirlerse, yanlış yapanlardan[2] başkasına düşmanlık edilmez.
[1] Dinde zorlama olamayacağı için istenen, herkesin Müslüman olması değil, Allah'ın düzeninin hâkim olmasıdır. [2] Zalim, yapmaması gerekeni yapana denir. Savaş bitince, yeni bir suç işleyenden başkasına düşmanlık edilmez.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Fitne kalmayıncaya, din/otorite de yalnız Allah'ın oluncaya kadar, onlarla savaşın, eğer savaşa son verirlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlarla, fitneden eser kalmayıncaya ve din Allah için oluncaya kadar(95) savaşın. Eğer vazgeçerlerse, artık zalimlerden başkasına düşmanlık etmek olmaz.
(95) Allah’tan başkasına kulluk edilmez oluncaya kadar. Veya, insanlar, herhangi bir baskı altında olmaksızın yahut inançlarından dolayı cezaya uğrama endişesi taşımaksızın, sadece Allah için kulluk edebilecek hale gelinceye kadar.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Fitne kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla çarpışın. Eğer çarpışmaktan vazgeçerlerse artık zulme sapanlardan başkasına düşmanlık edilmez.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
[15b] daħı çalışuñ anlaruñ-ile, tā olmaya fitne ya'nį şirk daħı ola ŧapmaķ Tañrı’nuñ. pes eger yıġlınalar, artuķlıķ yoķdur illā žālimler üzere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ṣavaşuñuz anlar‐ıla, ḥattā küfr ḳılmaya ve barça dīn Tañrınuñola. Pes eger ḳayıtsalar yol yoḳdur illā ẓālimler üstine.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Fitnə (müşriklərin fitnəsi) aradan qalxana qədər və din (ibadət) ancaq Allaha məxsus edilənədək onlarla vuruşun; əgər onlar (bu cür hərəkətlərə) son qoyarlarsa (siz də onlarla vuruşmaqdan vaz keçin!), çünki düşmənçilik ancaq zülm edənlərə qarşı olur.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And fight them until persecution is no more, and religion is for Allah. But if they desist, then let there be no hostility except against wrongdoers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And fight them on until there is no more Tumult or oppression, and there prevail justice and faith in Allah(207). but if they cease(208), Let there be no hostility except to those who practise oppression.
207 Justice and faith. The Arabic word is Din, which is comprehensive. It implies the ideas of indebtedness, duty, obedience, judgment, justice, faith, religion, customary rites, etc. The clause means: "until there is Din for Allah." 208 If the opposite party ceases to persecute you, your hostility ends with them as a party, but it does not mean that you become friends to oppression. Your fight is against wrong; there should be no rancour against men.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَاتِلُوهُمْ
ve onlarla savaşın
حَتّٰى
ta ki
لَا تَكُونَ
olmayın- caya dek
فِتْنَةٌ
bir fitne
وَيَكُونَ
ve olun- caya dek
الدّ۪ينُ
din
لِلّٰهِۜ
Allah'ın
فَاِنِ
fakat eğer
انْتَهَوْا
vazgeçer-lerse
فَلَا عُدْوَانَ
o takdirde düş- manlık yoktur
اِلَّا
ancak
عَلَى الظَّالِم۪ينَ
zalimlere
O hâlde fitne kalmayıncaya ve din (âbdiyet ve kulluk) da yalnız Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın! Eğer onlar (yine savaşmaktan) vazgeçerlerse o takdirde zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
قَاتَلَ
Fiil-III
ق ت ل
Savaştı, öldürdü, kahretti
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فِتْنَة
İsim
ف ت ن
İmtihan, fitne, bela
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اِنْتَهٰى
Fiil-VIII
ن ه ي
Vazgeçti, sakındı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عُدْوَان
İsim
ع د و
Düşmanlık
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden