Ve (eğer size saldırmaya devam ederlerse) fitne (saldırı, temel hak ve özgürlüklere yapılan tecavüz, dinden döndürmek için yapılan baskı, şiddet, zulüm ve işkence gibi insanlık dışı eylemler) kalmayıncaya, din de (kulluk) Allah için oluncaya (özgürce ona kulluk edilebilinceye) kadar onlarla (o size saldıranlarla) siz de savaşın. Eğer (size saldırmaktan ve bu tür tutum ve davranışlardan) vazgeçerlerse, artık zulüm (saldırı) yapanlardan başkasına karşı düşmanlık (karşılık vermek) yoktur. *
(*) Burada yine, temel hak ve özgürlüklere yapılan tecavüz, din ve inançları yüzünden insanlara uygulanan şiddet, baskı, yapılan zulüm ve saldırılar söz konusudur. Bunun böyle olduğunu Buruc- 4-10, Nisa-101 ve Maide-49. ayetlerden öğrenmek mümkündür. Yani bu ayetin mesajı tamamen savunmaya yöneliktir. Bunun dışında, fetihler için izin veren tümceler bulunmuyor! Fitne ne demek? Kur’an’a göre fitne, insanları Allah yolundan uzaklaştırmak, Müslüman olmalarına engel olmak, insanları inandığı dinden ve inanç felsefesinden zorla döndürmek, insan hak ve hürriyetlerini ellerinden almak, zulüm ve haksızlık yapmak, şiddet ve baskı uygulamak, insanlara saldırmak, öldürmek, esir almak vs. Ayrıca 191. ayetin, “Onları ele geçirdiğiniz yerde öldürün.” cümlesi, İslam düşmanları ve art niyetli kimseler tarafından, bağlamından kopartılarak ve ayetin yalnızca bu cümlesi dikkate alınarak; “İslam dininin, Müslüman olmayanları öldürmeyi emrettiği” iddia edilmektedir. Oysaki bu cümlenin bağlamına bakıldığında, öldürülmeleri istenen kimselerin “Müslüman olamayanlar” değil; “Müslümanlara savaş açanlar, onlara saldıranlar; Müslümanlarla yaptıkları antlaşmayı bozarak, onlara ihanet edenler, onların düşmanlarıyla işbirliği ederek onları arkadan vuranlar” dır. Keza; Bakara-190, 191,192 ve 193. ayetler birlikte ele alındığında; Müslümanlara, sizinle savaşmayanlarla, size saldırmayanlarla savaşmayın; yalnızca sizinle saldıranlarla savaşın, savaşırken de sakın ileri gitmeyin, yani doğrudan savaşta yer almayanlara zarar vermeyin, saldırgan taraf siz olmayın, savaş kurallarını çiğnemeyin, esirlere kötü davranmayın, savaş bitince esirleri mutlaka serbest bırakın (Muhammed-4),eğer savaş ve saldırganlıktan vazgeçerlerse siz de vazgeçin uyarısının yapıldığı görülecektir.
{وَقَـٰتِلُوهُمْ حَتَّىٰ لاَ تَكُونَ فِتْنَةٌ } قال عروة بن الزبير: كان المؤمنون في مبدأ الدعوة يفتنون عن دين الله، فافتتن من المسلمين بعضهم وأمر رسول الله صلى الله عليه وسلم المسلمين أن يخرجوا إلى الحبشة، وفتنة ثانية وهو أنه لما بايعت الأنصار رسول الله صلى الله عليه وسلم بيعة العقبة، توامرت قريش أن يفتنوا المؤمنين بمكة عن دينهم، فأصاب المؤمنين جهد شديد، فهذا هو المراد من الفتنة، فأمر الله تعالى بقتالهم حتى تزول هذه الفتنة : المصادر (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير - اللباب في علوم الكتاب) )وقال محمد بن إسحاق: بلغني عن الزهري عن عروة بن الزبير، وغيره من علمائنا: حتى لا تكون فتنة: حتى لا يفتن مسلم عن دينه،( تفسير القرآن العظيم - فتح القدير ) قال الربيع: حتى لا يفتن مؤمن عن دينه، { معالم التنزيل – البغوي - هميان الزاد إلى دار المعاد ) وقال ابن إسحاق: معناها حتى لا يفتن أحد عن دينه كما كانت قريش تفعل بمكة بمن أسلم كبلال وغيره، وهو مقتضى قول عروة بن الزبير في جوابه لعبد الملك بن مروان حين سأله عن خروج رسول الله صلى الله عليه وسلم من مكة مهاجراً، وقوله {ويكون الدين كله لله} أي لا يشرك معه صنم ولا وثن ولا يعبد غيره، (المحرر الوجيز في تفسير الكتاب العزيز – ابن عطية) (وَالْفِتْنَةُ أَشَدُّ مِنَ الْقَتْلِ) أي إن فتنتهم إياكم عن دينكم بالإيذاء والتعذيب والإخراج من الوطن ومصادرة المال أشد قبحا من القتل فيه، إذ لا بلاء على الإنسان أشدّ من إيذائه واضطهاده وتعذيبه على اعتقاده الذي تمكن من عقله ونفسه، ورآه سعادة له في عاقبة أمره. (وَقاتِلُوهُمْ حَتَّى لا تَكُونَ فِتْنَةٌ) أي وقاتلوهم حتى لا تكون لهم قوّة يفتنونكم بها في دينكم، ويؤذونكم في سبيله، ويمنعونكم من إظهاره والدعوة إليه